Etiket: hayvan hakları

  • AKP’li Baykal’ın ‘Asıl sizi uyutmamız lazım’ sözlerine tepki yağdı – VİDEO

    AKP’li Baykal’ın ‘Asıl sizi uyutmamız lazım’ sözlerine tepki yağdı – VİDEO

    PİRHA – AKP Milletvekili Mehmet Baykal’ın TBMM’ye sunulan, Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’ndaki “Gece telefonum çaldı, hanım da yanımda. Açtım. Hayvan hakları yasası için diyor… Dedim ki asıl sizi uyutmamız lazım bu saatte uyanıksanız” cümleleri büyük tepki topladı.

    AKP milletvekillerinin imzasıyla TBMM’ye sunulan, Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’ndaki görüşmeleri sürüyor.

    AKP Milletvekili Mehmet Baykal’ın Komisyonda sarf ettiği sözler ise hayvan hakları savunucuları ve katliam yasasını reddeden milletvekilleri tarafından büyük tepki topladı.

    “BU SAATTE ASIL SİZİ UYUTMAMIZ LAZIM”

    AKP Milletvekili Mehmet Baykal’ın komisyonda sarf ettiği cümleler ise şöyle:

    “Gece telefonum çaldı, hanım da yanımda. Açtım. Hayvan hakları yasası için diyor… Dedim ki asıl sizi uyutmamız lazım bu saatte uyanıksanız.”

    PİRHA/ANKARA

  • Sokakta yaşayan hayvanları uyutarak ‘öldürme’ yasasına karşı eylem

    Sokakta yaşayan hayvanları uyutarak ‘öldürme’ yasasına karşı eylem

    Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi, sokakta yaşayan hayvanların uyutularak öldürülmesine dair yasa teklifi hazırlığına tepki göstererek, “Hayvanlar için tek ses olalım” çağrısı yaptı.

    Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi, iktidarın sokakta yaşayan hayvanların uyutularak öldürülmesine dair hazırlıklarını yaptığı yasa teklifine dair Meclis Parkı’nda açıklama yaptı. İnisiyatifi üyelerinin yanı sıra çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi de açıklamaya katıldı. Farklı hayvanların resimlerinin yer aldığı dövizler taşınırken, sık sık “Hayvana, insana, yeryüzüne, özgürlük” sloganı atıldı.

    Yerel Hayvan Koruma Gönüllüsü Güliz Gündüz, yasa tasarısının “katliam odaklı” olduğunu söyledi. Gündüz, yasa tasarısının bugün Meclis’in Tarım Komisyonu’nda tartışılacağı bilgisini vererek, “Köpekler için ‘ölüm fermanı’ anlamına gelen tasarı görüşülecek. AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik’in dün gazetecilerle paylaştığı bilgiye göre; bahsi geçen düzenleme önümüzdeki birkaç hafta içinde komisyon toplantıları sonrası oylanmak ve yasalaşmak üzere Meclis Genel Kuruluna sunulacak” dedi.

    “HAYVANLAR YALNIZ DEĞİLDİR”

    “Yasa tasarısına karşı sokakta yaşayan köpekleri, yani mahalle sakinlerimizi savunmak için buradayız, tek bedeniz” diyen Gündüz, şunları söyledi:

    “Ötenazi, uyutma, doğal yaşam alanı, Avrupa modeli gibi yumuşatılmış ifadeler ile sokakta yaşayan köpeklerin ömür boyu hapsedilmesine ve öldürülmesine yönelik etik dışı ve kanun dışı uygulamaları protesto etmek, hayvanların yalnız olmadığını haykırmak için buradayız. Dostlarımızla paylaştığımız sokaklarda varlık göstererek, diğer il ve ilçelerde de direniş ve eylemler başlatmaya çağırıyoruz. Yarın ve her gün gelin, hayvanlar için tek ses olalım.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Önlü, Dersim’de ‘av turizmi’ adı altında hayvanların katledilmesini Meclis’e taşıdı

    Önlü, Dersim’de ‘av turizmi’ adı altında hayvanların katledilmesini Meclis’e taşıdı

    PİRHA-Halkların Demokratik Partisi Dersim Milletvekili Alican Önlü, “av turizmi”ne ilişkin Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Önergede, “Av turizmi ve spor adı altında masum canlıların avlanmasının yasaklanması ve bu vahşete son verilmesi adına bakanlık olarak herhangi bir çalışmanız var mıdır? Son 1 yıl içerisinde Dersim’de katledilen Dağ Keçisi sayısı kaçtır?” soruları yer aldı.

    Dersim coğrafyası, inanç merkezlerine yapılan saldırılar, barajlar, HES’ler, maden projeleri, orman yangınları ve avcılık faaliyetleri adı altında çeşitli saldırılara maruz kalıyor.

    Yaban hayvanları katletmek için Dersim’e getirilen kalabalık bir avcı grubu, Tunceli Öğretmenevi’ne yerleştirildi.

    Konuya ilişkin HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi verdi.

    “AV TURİZMİ BİR İNSANLIK SUÇUDUR”

    Önergenin gerekçesinde şu ifadeler yer aldı:

    “Dersim Raye Haq inancı, doğayı yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak kutsallaştırır. Dersim Raye Haq inancına göre dağ keçilerinin, akarsuların, ağaçların, taşların bir ruhu olduğuna inanılır.  Harde Dewreş coğrafyasında doğa, inanç, kültür ve kimlikler iç içe geçmiştir ve birbirinden bağımsız düşünülemez. Bu yüzdendir ki Dersim halkı, doğasına yapılan bir saldırıyı inancına ve kültürüne yönelik bir saldırı olarak değerlendirmektedir.

    Özellikle son yıllarda Dersim’de “Av Turizmi” adı altıda Dağ Keçilerine ve yaban hayvanlarına, restorasyon ve düzenleme adı altında inanç mekanlarına, yatırım adı altında da doğasına yani bir bütün olarak Dersim kültürüne yönelik sistematik bir saldırı politikası gerçekleştirilmektedir. Bu saldırılardan sonuncusu dün kamuoyu gündemine yansımıştır. Av Turizmi adı altında ilimize gelen avcıların kutsal dağ keçilerini avladığına yönelik iddialar sonucu STK’lar, parti temsilcileri, doğa ve hayvan severler yoğun bir tepki göstererek açıklama yaptılar.

    Bilindiği gibi Türkiye’de avlanılmasına izin verilen yaban hayvanları, türlerine ve avlanma sürelerine göre yıldan yıla değişmektedir. Söz konusu av hayvanları Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce belirlenmektedir. Nasıl ki kaçak avcılıkla hayvanların katledilmesi kabul edilemez ise aynı şekilde bakanlığın “av turizmi” adı altında ihale açması ve bunu “popülasyon kontrolü” ile gerekçelendirmesi de asla kabul edilemez bir durumdur. Av turizmi adı altında hayvanların katledilmeleri aynı zaman da bir insanlık suçudur. Bakanlığın Türkiye faunasını belirleyecek, tür sayımını yapacak kalifiye personeli dahi yokken bu tür yasal izinlerin verilmesi geri dönüşü olmayan zararların oluşmasına ve yaban hayatın tehlikeye girmesine neden olacaktır.”

    Bu bağlamda Önlü, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye şu soruları yöneltti:

    1-Bakanlığınız “spor” ve “av turizmi” adı altında canlıların öldürülmesini sadece bir gelir kalemi olarak mı görmektedir?

    2-Av turizmi ve spor adı altında masum canlıların avlanmasının yasaklanması ve bu vahşete son verilmesi adına bakanlık olarak herhangi bir çalışmanız var mıdır?

    3-Av turizminden yılda ne kadar gelir elde edilmektedir? Bu gelir hangi amaçlar için kullanılmaktadır?

    4-Av turizmi kapsamında yılda kaç yabani hayvan öldürülmektedir? Bu hayvanların türlere göre sayısı kaçtır?

    5-Dersim ili sınırları içerisinde hangi hayvanlar için avlanma izni bulunmaktadır?

    6-Dersim’de dağ keçilerinin koruma altına alınması noktasında ne tür çalışmalar yapmaktasınız?

    7-Son 1 yıl içerisinde Dersim’de katledilen Dağ Keçisi sayısı kaçtır?

    8-Son 1 yıl içerisinde Dersim’de dağ keçisi katleden kaç kişi yakalanmıştır? Bu yakalananlar hakkında ne tür işlemler yapılmıştır?

    9-Bakanlığınıza bağlı kurum ve kuruluşlarda tür sayımı yapabilecek personel sayısı kaçtır? Bu personellerin eğitim durumu nedir? Yılda kaç yabani hayvana yönelik tür sayımı yapılmaktadır?

    10-Son 1 yıl içerisinde Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne bağlı bölge müdürlüklerince av turizmi adı altında kaç ihale yapılmıştır? Bu ihaleler sonucu hangi yabani hayvanların avlanacağı belirtilmiştir?

    PİRHA/ ANKARA

  • Meclis’te ‘Hayvanları Koruma Kanunu’nun görüşmelerine başlandı

    Meclis’te ‘Hayvanları Koruma Kanunu’nun görüşmelerine başlandı

    PİRHA- ‘Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ üzerindeki görüşmeler Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı. Kanun Meclis tatile girmeden yasalaşacak.

    AKP tarafından hazırlanan ve Meclis Başkanlığı’na 117 milletvekillinin imzasıyla sunulan “Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” görüşmeleri, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda başladı. Teklifteki, “hayvanlarla cinsel ilişkide bulunma” ibaresi tartışmalara neden oldu.

    CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal; ‘Bunlar zihinsel değişikliğin olmadığını ortaya koyuyor’ derken, CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, ‘Ne demek cinsel ilişki? Hayvanların rızası mı var? ‘Tecavüz’ denilmesi gerekir’ dedi.

    Komisyon Başkanı AKP Kars Milletvekili Yunus Kılıç, ‘Hayvanların Haklarının Korunması ile Hayvanlara Eziyet ve Kötü Muamelenin Önlenmesi için Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’nun 2019 yılında hazırlanan ve Genel Kurul’da kabul edilen raporunu anımsattı. Kılıç; “Bu rapordan yararlanıldı. Toplumsal duyarlılıklarının tamamını karşılayacak mı? Bizce büyük kısmının karşılayacak. Sivil toplum kuruluşlarının ve toplumun genel kanaatini yansıtacak bir kanun teklifi ile karşınızda olacağız. 2013-2014’te Çevre Komisyonu’nda görüşülmüş olmasına rağmen yoğunluk nedeniyle kadük kalmış ama bugün görüşmelerine başlayacağımız bu kanunun beklentileri karşılamasını umuyorum” diyerek görüşmeleri başlattı.

    Teklif sahibi AKP Tekirdağ Milletvekili Mustafa Yel, teklif hakkında bilgilendirme yaptı. Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı (TBB) ve Antep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, TBB olarak teklife destek verdiklerini söyledi.

    “ZİHNİYETTE DEĞİŞİKLİK YOK”

    CHP Grubu adına söz alan Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Geç kalmış olduğunu hepimiz biliyoruz. Mesele bitmiyor. Katılımcı olmaması, sivil toplum örgütlerinin kanun yapma içinde etkilerinin olmaması, diğer siyasi partilerin etkilerinin olmaması, hafta sonu bize iletilmesi ve çalışma imkanı olmadan bu komisyona gelmemizin ciddi sıkıntı olduğunu paylaşmak isterim. ‘Bu canlıların mal olmasını kanundan çıkardık’ ama adına bakıyoruz ‘Hayvan Haklarının Korunması Kanunu.’ Siz hayvan haklarının korunması dediğiniz andan itibaren onları mal olmaktan çıkaramıyoruz. Alım satımını engelleyemiyoruz. Bu kanunun adı ne olmalı? ‘Hayvan Hakları Kanunu olmalı.’ Ceza meselesi. Bir hayvanın neslini yok eden bir fiilde bulunmuşsanız ona 6 ay gibi hapis cezası öngörüyorsunuz ama hayvana ciddi dehşet uygularsanız ceza yok. Bu kanunda ‘hayvanlarla cinsel ilişkiye girme.’ Bu ne demek? ‘Cinsel istismar’ demeliyiz. Bunlar zihinsel değişikliğin olmadığını ortaya koyuyor. Değiştirilmesi gereken önemli noktalar. Her şey hapis, para cezası… Bunlar bir sonuç. Bu işi buralara getirenlere bakalım. Sokak hayvanlarının en büyük problemi kısırlaştırma. Mutlaka adını koymak lazım. Tarım ilçe müdürlükleri var, hayvansal alanları var. Buralara veteriner koyarak bir kısırlaştırma merkezi, yani anında ulaşılabilecek bir alana ihtiyaç var. Mutlaka okullara hayvan hakları dersini koymak lazım.”

    “CİNSEL İLİŞKİ DEĞİL TECAVÜZ”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı, Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, beş partinin imza attığı araştırma komisyonu raporuyla kanun teklifi arasındaki farklılıklara dikkat çekerek şunları ifade etti:

    “Bu kanun teklifi, komisyon raporumuzun birçok düzenlemesini içermiyor. Kanun adı ‘Hayvan Hakları Kanunu’ olarak değiştirilmelidir. Hayvanlara karşı şiddet, taciz, tecavüz suçlarının para cezasına çevrilmeyecek hapis cezası olacağı söylenmişti. Bu yok. ‘Hayvanlar mal değil can olacak’ diye kamuoyuna duyurmuştunuz. ‘Cinsel ilişki…’ Hayvanların mal olarak gördüğü kanun da böyle. ‘Mal değil can olacak’ dediysek ne demek cinsel ilişki? Hayvanların rızası mı var? ‘Tecavüz’ denilmesi gerekir. Bu kanun teklifin zihniyet değişikliği öngörmediği açıktır. Cezai yaptırımlar 6 ay. Mahkeme kararı verir, iyi hal indirimden 5 aya düşer, o da paraya çevrilir. Bir canlıya işlememesi gereken her türlü suçu işleyen kişi, elini kolunu sallaya sallaya gezer. Eğer hayvanın nesli tükenmiyorsa bir hayvanı öldürmek meşru mu olacak? Yunus parkları için 25 bin lira idari para cezası. O işletmeciler, yeni yunus kazanmak 25 bin lirayı umursar mı? Caydırıcı olması lazım.”

    “SUÇ İŞLEYENLER CEZA YATMAYACAK”

    HDP Grubu adına konuşan Mersin Milletvekili Rıdvan Turan ise, “Bir tarafta hayvan neslini tüketenlere yatarı olan ceza hükmedilmiş. Acaba soyu tükenmekte olan hayvanların avlanmasına cevaz veren Merkez Av Komisyonu bunun neresinde? Avcılık katilliktir. ‘Hayvanlar mal değildir’ demişsiniz; ‘pet shop’lar hayvan bulundurmayacak, katalogdan hayvan seçilecek, üretme çiftliklerinden hayvan getirilerek mal gibi satılacak. Yatarı olmayan kanun teklifi… Her şey sınıra getirilmiş, bu suçu işleyenlerin ceza yatmayacağı açık şekilde görülüyor” şeklinde konuştu.

    ‘YASAKLI’ KÖPEKLER TARTIŞILDI

    Komisyonda sık sık hayvan hakları savunucuları ile Başkan Kılıç arasında tartışma yaşandı. Söz isteyen sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Başkan Kılıç’ın milletvekillerini öncelemesine tepki gösterdi.

    Bir başka tartışma da Pitbull Terrier, Japanese Tosa, Dogo Argentino ve Fila Brasilerio cinsi köpeklerine yönelik sahiplenme, barındırma ve besleme yasağı üzerine oldu. Hayvan hakları savunucuları, barınaklarda yasaklı kapsamına giren 4 bin köpek olduğunu söyledi ve “Onlar can değil mi? Hiçbir şart altında sahiplenme yolu açılmıyor” diyerek tepki gösterdi.

    MHP’Lİ HABERAL MUHALEFETE DESTEK DESTEK

    MHP Ankara Milletvekili Erkan Haberal da muhalefete destek vererek; “Konuşmamakta kararlıydım, dayanamadım. ‘Tehlikeli ırk’ neye göre? Burada bizim ilk yapmamız gereken şey, ‘tehlikeli ırk’ kavramını kaldırmamız lazım” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Kenanoğlu, Adıyaman’da dağ keçilerinin öldürülmesini meclis gündemine taşıdı

    HDP’li Kenanoğlu, Adıyaman’da dağ keçilerinin öldürülmesini meclis gündemine taşıdı

    PİRHA – HDP’li Kenanoğlu, Adıyaman’da iki yabancının koruma altında bulunan dağ keçilerini öldürmesini meclis gündemine taşıdı. Kenanoğlu, Bakan Pakdemirli’ye “Avcılığın yasaklanması hakkında bakanlığınızın bir çalışması var mıdır?” diye sordu ve avcılığın yasaklanması gerektiğini belirtti. 

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Adıyaman’a gelen iki yabancının dağ keçilerini öldürmesi üzerine, yaban hayatına ve yaşam hakkına aykırı olan avcılığın da av turizminin de yasaklanması gerektiğini belirterek, yanıtlanması istemiyle Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’ye soru önergesi verdi.

    2020-2021 av turizmi kapsamında Adıyaman’a gelen Emieblcek Harris, Sincik Devlet Avlağında avlanmıştır. Harris, 11 yaşında ve 130 santimetre boynuz uzunluğuna sahip keçiyi öldürürken, eşi Michael Shaun Harris ise Akdağ Devlet Avlağında 9 yaşındaki 118 santimetre boynuz uzunluğundaki keçiyi öldürmüştür.

    Söz konusu avın Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından yapılan ihaleyle Harris’e verildiği, avcıların öldürdüğü 130 santimetre boynuz uzunluğu olan dağ keçicisine ait deri ve boynuzu alıp, kentten ayrıldığı belirtilmektedir.

    “AVCILAR TARAFINDAN 2 BİN 546 YABAN HAYVANI ÖLDÜRÜLDÜ”

    Hayvan Hakları İzleme Komitesi’ne göre, avcılar tarafından her yıl yüzbinlerce hayvanın öldürüldüğünün raporlara yansıdığı kaydedilen önergede, “Bakanlığınızdan bilgi edinme yoluyla elde edilen bilgilere göre, öldürülen hayvanların Avlak Yönetimi Bilgi Sistemi’ne (AVBİS) avcılar tarafından sağlıklı bir şekilde girilmediğinden, 2018-2019 av sezonunda öldürülen yaban hayvanı sayısının kayıt altına alınamadığı anlaşılmaktadır” denildi.

    Önergede yerli avcıların haricinde, yurt dışından gelen avcıların da Türkiye’de avlandığı belirtilen önergede, 2018’de yapılan av turizmi kapsamında, bin 26 yabancı uyruklu avcı Türkiye’ye gelerek avlanmış ve yaban keçisi, yaban domuzu, çengel boynuzlu dağ keçisi, karaca, kızıl geyik, Anadolu yaban koyunu ve ceylan olmak üzere 2 bin 546 yaban hayvan öldürüldüğü kaydedildi.

    “KANLI BİR GELİR KAPISI OLAN AVCILIK YASAKLANMALI”

    Ayrıca ihale yoluyla yaban hayvanlarının öldürülmesinin yaban hayatına ve yaşam hakkına aykırı olduğunun altı çizilen önergede,gerek  yaban keçileri gerekse çengel boynuzlu dağ keçileri Bern Sözleşmesine göre koruma altında olduğu hatırlatılan önergede avcılığın büyük bir katliam olduğu belirtilerek, “Avcıların keyfi için yüz binlerce yaban hayvanı, korkunç şekillerde öldürülmekte, hatta avcılıkta birçok yöntemin yasak olmasına rağmen yaban hayvanlarının işkence ile öldürüldükleri izleme komitesi raporlarına yansımaktadır. Avcılık bir cinayettir, savunmasız hayvanların canını alan bir insan hobisi olarak karşımıza çıkan ve bakanlık için de kanlı bir gelir kapısı olan avcılık da av turizmi de derhal yasaklanmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

    HDP’li Ali Kenanoğlu, bu bağlamda Bakan Pakdemirli’ye şu soruları yöneltti:,

    • Adıyaman’da öldürülen dağ keçileri yabancı avcılara kaç liraya ihale edilmiştir?
    • 2019 yılı içerisinde ihale ile bedeli karşılığında avlanarak öldürülen hayvan sayısı kaçtır?
    • Son kayıtlarınıza göre Türkiye’de kaç kayıtlı avcı bulunmaktadır?
    • Avcılığın yasaklanması hakkında Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır?
  • ‘Hayvan sevmeyen insan sevmez, sorumluluk sahibi olamaz’-VİDEO

    ‘Hayvan sevmeyen insan sevmez, sorumluluk sahibi olamaz’-VİDEO

    PİRHA-Türkiye’de hayvanlara karşı şiddet ve hak ihlalleri her geçen gün artıyor. Yılın 364 gününde hayvanların aç, susuz bırakılarak, acı çektiklerini ve işkence gördüklerini söyleyen Patileri Koruma Derneği Başkanı Arzu Zeytinci, 4 Ekim’i kutlamanın bir anlamı olmadığını kaydetti. 

    Türkiye’de hayvanlara karşı taciz, tecavüz ve şiddet olayları her geçen gün devam ediyor. Dolayısıyla hayvan severler de sadece 4 Ekim Hayvan Haklarını Koruma Günü’nde barınakların ziyaret edilmesi ya da kutlamalar yapılmasını samimi bulmuyor. Hayvan Haklarını Koruma Günü ile ilgili düşüncelerini PİRHA ile paylaşan Patileri Koruma Derneği Başkanı Arzu Zeytinci ve derneğin başkan yardımcısı Çiğdem Mavili, hayvanları sevmeyenlerin insanları da sevemeyeceğini belirtti.

    “BOŞA KÜREK ÇEKMİŞ OLUYORUZ”

    20 yıldır hayvanlar adına mücadele eden Patileri Koruma Derneği Başkanı Arzu Zeytinci, 4 Ekim’in kendisi için bir anlam ifade etmediğini belirterek, “364 gün işkence görüyorlar, acı çekiyorlar, aç kalıyorlar, susuz kalıyorlar bir gün kutlamanın anlamı yok. Şu anda biz bunu burada kutlarken kim bilir nerede bir hayvanın kuyruğu, kulağı, bacağı kesiliyor. Kedinin olsun, köpeğin olsun, atın, eşeğin olsun tecavüze uğramadığı olmuyor. O yüzden eşya gibi görülmekten çıkmadıkları sürece boşa kürek çekmiş oluyoruz” dedi.

    Seçimler döneminde hayvan haklarıyla ilgili kendilerine verilen sözlerin tutulmadığını hatırlatan Zeytinci, giderek umutlarını yitirdiklerini ama yine de bu mücadeleyi bırakmadıklarını ekledi.

    TELLERİN ARKASINDAN SEVGİ

    4 Ekim’de öğrencilerin barınaklara akın etmesini eleştiren Patileri Koruma Derneği Başkan Yardımcısı Çiğdem Mavili de “Tellerin arkasından köpeklere sevgi vermeye çalıştılar. Böyle bir sevgi yok. Tellerin arkasında bütün köpeklerin özgürlükleri ellerinden alınmış, hiç bir yaşam hakları yok. Zaten maalesef konuşamıyorlar, dertlerini anlatamıyorlar. Onların yoldaşı olarak sizleri bu kafeslere tıksalar, ne kadar durabilirsiniz?” ifadelerini kullandı.

    “EMPATİ BİTMİŞ”

    Yurttaşlar da hayvan sevgisi diye bir bilincin olmadığını söyleyen Mavili, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yollarda hayvanlar yatıyor bizim vatandaşımız yatan köpeğe tekme atıyor. Sana ne yaptı? Sen bir vatandaş olarak Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre duran bir insana vurabiliyor musun? Kanunumuzda böyle bir şey var mı.  Direk hapis cezası, vatandaşa vurmak, darp etmek, hakaret etmekten karakola çekiliyorsunuz. Bu hayvanlar işkence görüyor, tecavüz ediliyor, kulakları kolları kesiliyor. Adam eşeğe tecavüz ediyor, arabasına binip gidiyor. Ayıptır bunun savunması karım yoktu böyle bir şey olabilir mi. Bu empati bitmiş.”

    Hayvanların yaşam haklarının da en az insanlarınki kadar kutsal olduğunu ifade eden Mavili, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde parti temsilcileriyle görüşerek hayvan haklarıyla ilgili adımlar atılması gerektiği konusunda söz ve imza aldıklarını ancak hiçbir partinin verdiği sözde durmadığını dile getirdi.

    Türkiye’de her apartmana bir tane köpek verilse sokakta köpek kalmayacağını belirten Mavili, bu sorunun sadece yurttaşların çözebileceği bir sorun olmadığını, hükümetin bu işe el atması gerektiğini vurguladı.

    “HAYVAN SEVMEYEN İNSAN SEVEMEZ”

    “Hayvan hakkı yok, insan hakkı yok, çocuklara tecavüz ediliyor. Hayvan kesmeyen, hayvana tecavüz etmeyen insan, emin olun bir çocuğa tecavüz edemez. Bir köpeği kesmeyen bir kediyi kesmeyen bir vatandaş bir insan kesemez. Bilimsel olarak açıklanmış bir şeydir” diyen Mavili, şunları kaydetti:

    “Çocuklarınız için hayvan sevin. Çocuklarınızı sorumluluk sahibi olarak yetiştirin. Hayvan sevgisi merhamet ve vicdan meselesidir. Kendiniz korkuyorsanız kendiniz tedavi görün, eğitimler alın. Bu yamyam değil, bir tek istediği sevgi, kafasının okşanması. Adam duran hayvanın üzerinden arabayla geçiyor. ‘Niye geçiyorsun’ diye polis çağırıyorsun. ‘Niye geçiyorsun?’ dediğinde ‘Ölmedi bir daha geçeyim’ diyor. Böyle bir şey olabilir mi. Bunun nasıl cezası olmaz bir ülkede. Biri durduk yerde arabayla senin üzerinden geçebiliyor mu? Can bu can. Kimsenin, hiçbir kimsenin hakkını gasp etmeye hakkı yok. Hayvanlar en az sizin kadar yaşama hakkına sahiptir. Hayvan sevmeyen insan sevmez, hayvan sevmeyen sorumluluk sahibi olamaz, imkanı yok.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA