Etiket: hayvan katliamı

  • Hayvan hakları savunucuları Adalet Bakanlığına seslendi: Katliam yasası acilen iptal edilmeli!

    Hayvan hakları savunucuları Adalet Bakanlığına seslendi: Katliam yasası acilen iptal edilmeli!

    PİRHA- Adalet Bakanlığı önünde bir araya gelen yaşam savunucuları, Adalet Bakanlığı ve yargı mercilerinin en az hayvan katilleri kadar suçlu olduğunu ifade etti. 

    Hayvan hakları savunucuları, hayvanların katledilmesini içeren yasa tasarısının Meclis’ten geçmesinin ardından artan hayvan katliamlarına dikkat çekmek için Adalet Bakanlığı önünde açıklama yaptı.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Ekoloji Meclisi, Hayvan Yaşam Hakları Konfederasyonu, Ankara Barosu, Hayvan Hakları Merkezi, Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi ve Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi üyelerinin katıldığı eylemde, “Cezasızlığa son verin hayvan katliamlarını durdurun” yazılı pankart açıldı.

    Konuya ilişkin açıklama yapan Ankara Barosu Hayvan Hakları Merkezi Üyesi Neşe Özkanoğlu Türkiye’de son aylarda artarak devam eden hayvanlara yönelik şiddet ve katliamları yakından takip ettiklerini söyledi. Özkanoğlu, “Ağustos ayında Niğde Barınağında zehirli iğnelerle katledilerek ölüm çukurlarına atılan, Altındağ’da işkence edilerek katledilen, Gebze’de iğne yapılıp yarı canlı poşetlere koyulan ve boğularak öldürülen hayvanlarla ilgili yasal olarak neler yapıldığını soruyoruz” diye sordu.

    Hayvan katliamlarından yalnızca katledenlerin suçlu olmadığının altını çizen Özkanoğlu, “Bu katliamlar hepinizin eseridir. Suç işleyenler kadar buna sebep olan, seyirci kalan, soruşturulmasına engel olarak örtbas eden ve yeterli cezayı vermeyen kamu kurumları, bakanlık ve yargı mercileri de en az onlar kadar suçludur” ifadelerini kullandı.

    “KATLİAM YASASI ACİLEN İPTAL EDİLMELİDİR”

    Hak, hukuk ve adalet arayışlarını sürdüreceklerini ifade eden Özkanoğlu, şunları kaydetti:

    “Hak savunucusu hukukçular olarak Adalet Bakanlığına sesleniyoruz. İsminde adalet kelimesi geçen bakanlığınızdan, bunun gereğini yerine getirmesini ve hayvanları katledenlerin yargılanmalarının önünün açılmasını talep ediyoruz. Niğde katliamı örtbas edilemez, bizzat barınak çalışanlarından 3 kişinin tanık olduğu olayda bin civarında hayvanın ölüm fermanını verenler yargılanmak zorundadır. Bunun önünü kesenlerin de kime veya neye hizmet ettiğini sorgulayarak gereken ceza verilmelidir. Bir kez daha Anayasa Mahkemesi’ne de katliam yasasını acilen iptal etmesi gerektiğini hatırlatıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Hayvanseverler, yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi önünde nöbette -VİDEO

    Hayvanseverler, yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi önünde nöbette -VİDEO

    PİRHA- Hayvanseverler, “Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle açılan dava nedeniyle Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde nöbete başladı. Hayvanseverler hayvan katliamına neden olan yasanın iptalini istiyor.  

    Sokaktayım Yanındayım İnisiyatifi ve Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi sokak hayvanları düzenlemesinin görüşülmesi sebebiyle Anayasa Mahkemesi önünden bir araya geldi.

    Anayasa Mahkemesi (AYM), AKP hükümetinin çıkardığı “Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle açılan davada ilk incelemesini yapacak.

    Hayvan hakları savunucuları, hayvan katliamının durdurulması için Anayasa Mahkemesi önünde yasanın iptalini talep ediyor.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Özgür özel: Bu kanunu Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğiz

    Özgür özel: Bu kanunu Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğiz

    PİRHA –CHP Genel Başkanı Özgür Özel, sokak köpeklerine yönelik kanun teklifinin Meclis’te kabul edilmesinin ardından konuyu yüksek yargının gündemine taşıyacaklarını söyledi. Özel, “En kısa zamanda yürütmeyi durdurma talebiyle bunu yapacağız” dedi.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kamuoyunda “katliam yasası” olarak bilinen ve sahipsiz köpeklerin öldürülmesine yol açabileceği eleştirilerinin yapıldığı kanun teklifinin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından açıklama yaptı.

    Görüşmelerin sonuna kadar TBMM’de bulunan ve düzenlemeye ‘ret’ oyu veren Özel, teklifin Anayasa’ya aykırı olduğunu, Anayasa Mahkemesi’nin kapısını çalacaklarını söyledi. Özel, “Öncelikle teklifin, yaşam hakkını savunmadığı çok ortada. O yüzden Anayasa Mahkemesi ile ilgili süreci hep birlikte değerlendireceğiz. Sağlıklı bir çevre hakkı insanlar için gerekli ve özellikle aşılı sokak köpeklerinin vahşi yaşamla kent yaşamı arasında özellikle kuduz gibi hastalıklara karşı bir bariyer olması da göz önünde bulundurularak halk sağlığı açısından, toplum sağlığı açısından da çok büyük bir risk alındı. Hepsini birden değerlendirip Anayasa Mahkemesi’ne kanunu götüreceğiz. Bu bizim zaten görevimiz. En kısa zamanda ve yürütmeyi durdurma talebiyle bunu yapacağız” dedi.

    “İLK HALİ DOĞRUDAN KATLİAM YASASIYDI”

    Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, kanun teklifi hakkındaki açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Dört buçuk yıldır bütün başvurularımızda Anayasa Mahkemesi önemli bir kazanım olan yürütmeyi durdurma kararını uygulamıyor. Burada bundan vazgeçmelerini ümit ediyoruz. Ben özellikle tabi buna itiraz eden herkese, muhalefet milletvekillerine ve özellikle Cumhuriyet Halk Partisi grubuna çok teşekkür ediyorum. Hatta çok yaşanmayan bir şey olacak biz sabah 4’te bir kapalı grup toplantısı yapacağız. Çok uzun sürmeyecek ama grubumuz iki buçuk aydır inanılmaz bir performansla doğru bildiklerini savunuyorlar. Yanlışlara engel oluyorlar. Bu yasa da Cumhuriyet Halk Partisi’nin Grubunun, Grup Başkanvekillerinin, yönetiminin ve tüm milletvekillerimizin üstün gayretleri ve kararlığı olmasaydı ötanazi olarak geçip gitmişti. O kararlılıkla geldiler. Buradaki muhalefet toplumsal duyarlılık ile birleşti. Bir sürü geri adım atıldı. Yasanın bütünü yine çok tehlikeli ama ilk geldiği hali doğrudan katliam yasasıydı.

    CHP’li belediyeler bu kanunun üstü örtük, yani ‘Sen bu işi çözemezsin, çözemezsen ceza alırsın, gel katliam yap’ çağrısına elbette direnecekler ve bu kanunun o örtülü talimatına uymayacağız. Bundan sonraki süreçte daha çok barınak yapmaya, aşılamaya, kısırlaştırmaya ve sahiplendirmeye yönelik üzerimize ne düşüyorsa fazlasıyla yapacağız ama bu yükün belediye gücüyle ve bu kadar olanaksızlıklar içinde tam olarak yerine getirilmesi mümkün değil. Bundan sonra çıkacak her olumsuzluktan bugünkü sorumsuz yaşama anlayışı sorumludur. Ama bizim belediyelerimiz kendi üzerine düşenlere bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapmaya devam edeceklerdir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği: Yaşam hakkına dokunmayın ve yasanızı geri çekin

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği: Yaşam hakkına dokunmayın ve yasanızı geri çekin

    PİRHA-Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, AKP’nin sokak hayvanlarını katletmeyi yönelik ‘Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne tepki göstererek yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Yaşam her canlı için kutsaldır. AKP hükümetini yaşamı sonlandırmaya değil çözüm üretmeye davet ediyoruz” denildi.

    AKP’nin sokak hayvanlarını katletmeyi öngören ‘Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’, TBMM Başkanlığı’na sunuldu.

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, AKP’nin sokak hayvanlarını katletmeyi yönelik Kanun Teklifi’ne tepki göstererek yazılı açıklama yaptı.

    “DOĞADA YAŞAYAN HER CANLININ YAŞAMA HAKKI VARDIR”

    Yapılan açıklamada, “Alevi inancı doğadaki tüm canlıları ve cansızları kutsayan ve değer veren bir inançtır. Sokak hayvanlarını yok etme, doğanın dengesiyle oynama konusunda net ve kararlı bir hükümet ile karşı karşıyayız. Doğanın asıl sahibi olma fikrini size kim verdi. Hangi canlının yaşayıp hangisinin yaşamayacağına siz karar veremezsiniz. Bu doğada her yaşayan canlının yaşam hakkı vardır. Yaradandan ötürü dersiniz ama inanmadığınızı bir kez daha gösterdiniz. Yaşam hakkına dokunmayın ve yasanızı geri çekin. Ötenazi rızalık üzerinden olur diğer türlü katilliktir. Hayvanların rızalığını alamayacağınıza göre bu yasadan derhal vazgeçin. Ülkenin acil sorunlarına çözüm üretemeyenler her şey bitmiş gibi sokak hayvanlarına yönelmelerini asla kabul etmiyoruz. Yaşam her canlı için kutsaldır. AKP hükümetini yaşamı sonlandırmaya değil çözüm üretmeye davet ediyoruz” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Özel: Çamaşır suyu enjekte edip öldürme niyeti var, bu caniliğe sebebiyet vermemeli

    Özel: Çamaşır suyu enjekte edip öldürme niyeti var, bu caniliğe sebebiyet vermemeli

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AKP hükümetinin tepki toplayan sokak hayvanlarını ‘uyutma’ adı altında katletme önerisine tepki gösterdi. Özel, “Esas tehlike şu çamaşır suyu enjekte edip öldürme gibi bir niyet var. Çamaşır suyu enjeksiyonu saatler süren çok acılı bir ölüm biçimi. Böyle bir caniliğe de sebebiyet vermemek lazım” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, iktidar partisi AKP’nin, kamuoyunun geniş kesimlerinde tepkilere neden olan İngiliz modeli örnek alınarak uyutma adı altında sokak hayvanları hakkındaki yasal düzenlemeye tepki gösterdi.

    Özel, “Bu öldürme işi daha maliyetli bir kere. Esas tehlike şu: Çamaşır suyu enjekte edip öldürme gibi bir niyet var. Çamaşır suyu enjeksiyonu saatler süren çok acılı bir ölüm biçimi. Böyle bir caniliğe de sebebiyet vermemek lazım” dedi.

    Halk TV’de İsmail Küçükkaya’nın sorularını yanıtlayan Özgür Özel, partililere ‘cumhurbaşkanı adaylığını konuşmayın’ talimatı verdiğini söyledi ve “Benim cumhurbaşkanı adayı olmak gibi bir hedefim bir niyetim yok” dedi.

    “CUMHURBAŞKANI ADAYI OLMAK GİBİ BİR HEDEFİM BİR NİYETİM YOK”

    Özel, seçimlerin ardından partililere ‘cumhurbaşkanı adaylığı konuşmayacaksınız’ talimatı verdiğini doğruladı ve “Benim cumhurbaşkanı adayı olmak gibi bir hedefim bir niyetim yok. Benim bir niyetim var, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini birinci parti yapmak, bir CHP’liyi cumhurbaşkanı yapmak” dedi.

    Özel, “Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidar yapamazsam o gece buraya çıkıp istifa edeceğim, siyaseti o gün bırakacağım” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Sokak hayvanlarının katledilmemesi için iki günde 100 binin üzerinde imza toplandı

    Sokak hayvanlarının katledilmemesi için iki günde 100 binin üzerinde imza toplandı

    PİRHA- Sokakta yaşayan köpekler hakkında hazırlanan yasa teklifinin meclise sunulması bekleniyor. Sokak hayvanlarının barınaklara toplatılıp, 30 gün içinde sahiplendirilmeyenlerin öldürüleceği yönünde yasa hazırlığına karşı Change.org’da ‘Katliama Hayır’ başlığıyla başlatılan kampanyayı iki günde 100 binin üzerinde kişi imzaladı. 

    Sokak hayvanlarının barınaklarda toplatılıp, 30 gün içinde sahiplendirilmeyenlerin öldürüleceği yönünde bir yasa hazırlandığı haberleri üzerine Change.org’da başlatılan kampanyayı iki günde 100 binin üzerinde kişi imzaladı. Hayvanseverler, öldürmek yerine kısırlaştırma seferberliği başlatılması ve hayvan satışının yasaklanmasını talep ediyor.

    Sokak köpekleri hakkında hazırlanan yasa teklifinin meclise sunulması bekleniyor. Teklifin içeriğinde sokak köpeklerinin toplatılıp, 30 gün süre zarfında sahiplenilmeyen köpeklerin uyutulmasının planlandığı iddiasının basına yansımasının ardından, hayvan hakları savunucuları teklife tepki gösterdi. Change.org’da ‘Katliama Hayır’ başlığıyla başlatılan kampanyayı iki gün içerisinde 100 binin üzerinde kişi imzaladı.

    Sokak köpeklerinin popülasyonunun artışında, belediyelerin 20 yıldır kısırlaştırma görevini gerektiği gibi yapmamasının da rolü olduğu vurgulanan kampanyada, hayvanları öldürmenin sorunu çözmeyeceği vurgulanıyor.

    Kampanyayı başlatan Didem Kurtoğlu “Hayvanları öldürmek popülasyon sorununu çözmeyeceği gibi bizim ülkemize yakışan bir yöntem de değil. Bize acilen kalıcı çözümler lazım, katliam değil” dedi. Kurtoğlu, çözümün kısırlaştırma seferberliği yapılması ve evcil hayvan satışının yasaklanmasından geçtiğini kaydetti.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Yayladere’de yine bir hayvan katliamı!-VİDEO

    Yayladere’de yine bir hayvan katliamı!-VİDEO

    PİRHA- Avcılar tarafından Bingöl’ün Yayladere ilçesine bağlı Korlu (Şixan) köyünde yaban hayvanları katledildi.

    Ülke genelinde “Avcılık sporu” adı altında yapılan hayvan katliamının son örneğine Bingöl’ün Yayladere ilçesi Şixan (Korlu) köyünde rastlandı.

    Bölge ekolojisi, yakılan ormanların ardından öldürülen yaban hayvanlarıyla birlikte adeta talan edilmekte. Tahrip edilen doğada zor koşullar altında yaşamaya çalışan hayvanlar, dün de avcıların kurşunlarına hedef oldu. Yöre halkının aktardığı görüntülerde en az altı domuzun vahşice katledildiği görüldü.

    “AVCI GÖRMEK İSTEMİYORUZ”

    Peri Suyu Özgür Köylü Hareketi de konuya ilişkin yazılı açıklama yaparak şu ifadelere yer verdi:

    “Yaşam alanlarını savunan bizler her seferinde yetkililere seslendik ve seslenmeye devam ediyoruz. Ve bir daha haykırıyoruz ki;

    Avcılık bir spor değil cinayettir. Keyif ve zevk işidir. Zevk için hayvan katletme mesleğidir. Dili olmayan bu hayvanları ateşli silahlarla katletmek insanlığın yüz karasıdır.

    Valilikler ve kaymakamlıklar ve ilgililer derhal bu işe el atmalı yönetmelikte kurala bağlı olsa bile yörelerin şartları gereği yasaklamalıdır.

    STK’lar doğayı koruma ve dili olmayan bu canlıların katledilmesine karşı sesini daha da yükseltmelidir.

    Yeter artık yaban hayatı sona ermeden bu katliamlara artık bir son verilsin. Hayvan katili avcılara dur diyelim. Doğada avcı görmek istemiyoruz.”

    PİRHA/BİNGÖL

  • Dersim’de avcılığa Ankara’dan tepki: Bu katliama söyleyecek sözünüz olsun!-VİDEO

    Dersim’de avcılığa Ankara’dan tepki: Bu katliama söyleyecek sözünüz olsun!-VİDEO

    PİRHA- Ankara’daki demokratik kitle örgütleri, Dersim’de, devlet tarafından ihale açılıp avcıların yaban hayvanlarını katletmesine ilişkin basın açıklaması yaptı. “Avcılık spor değil cinayettir” denilen açıklamada ilgili bakanlıklara çağrı yapılarak av faaliyetlerinin durdurulması talep edildi.

     

    Ana Fatma Cemevi DAD Ankara Şube, Ankara Dersimliler Derneği, Ankara Vartolular Derneği, Karakoçan ve Yöresi Yardımlaşma Derneği ile İnsan Hakları Derneği Ankara Şube, Dersim’de devam eden av faaliyetlerine karşı basın açıklaması yaptı. Dersimliler Derneği’nde yapılan açıklamada yaban hayvanlarının katledilmemesi için çağrı yapılırken “Avcılık spor değil cinayettir” mesajı verildi.

    “BU KATLİAMA SÖYLEYECEK SÖZÜNÜZ OLSUN”

    Kurumlar adına ortak basın açıklamasını Ankara Dersimliler Derneği Başkanı Yaşar Kılavuz okudu. “Doğamızdan, kutsallarımızdan, inancımızdan, yaşamımızdan ellerinizi çekin” diyen Kılavuz, şu açıklamayı yaptı:

    “Dersim coğrafyasına barajlar, HES’ler, maden projeleri, orman yangınları ve avcılık faaliyetleri adı altında yapılan çeşitli saldırılar, devletin yürüttüğü özel bir politikadır.

    Dersim’de, devlet tarafından ihale açılıp avcılar getirilerek yaban hayvanları katlediliyor. Avcılık adı altında başlatılan katliama sessiz kalmıyoruz. Canlı cansız cümle cana ikrar veren, ‘taşın bile canı vardır’ diyen düsturumuzla, can alana ‘katil’ diyor, bu katliama sessiz kalan, destek sunan ve teşvik eden sorumluları da kınıyoruz.

    Dersim’in doğası, kutsal mekanları, inanç yerleri, ziyaretleri, nişangâhları, yaban hayatı, yaşam alanları kuşatılmış durumdadır. Doğal ortamları barajlarla, madencilikle, orman yangınlarıyla, türlü saldırılarla yok edilen yaban hayvanları yetmezmiş gibi avcılık adı altında katliamla tehdit edilmektedir.

    İnancımıza göre toprak mülk değil, Hakk’ın görünür olduğu yerdir. Doğadaki her şey birbiri ile ikrarlı ve rızalıkla ilişki hâlindedir; Rêya Hakk coğrafyası ormanlarımız, doğamız, kurdu kuşu börtü böceği ile kutsal mekânlarımız Hakk’ın cemalidir. Aleviler içinde Dersim coğrafyası Herda Derweştir.

    Başta bütün Dersimlilere, inanç kurumları, ekolojistler, insan hakları, hayvan hakları savunucularına, demokratik kamuoyuna sesleniyoruz; bu katliama, devletin bu politikalarına söyleyecek sözünüz olsun. Hepinizi Dersim coğrafyasına sahip çıkmaya çağırıyoruz.

    Zaman sahipsiz, mekan rızasız mazlum çaresiz değildir.”

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER:

    1-İzmir’deki ekolojistler Dersim’deki avcılık faaliyetlerine tepki için sokağa çıkıyor

    2-Önlü, Dersim’de ‘av turizmi’ adı altında hayvanların katledilmesini Meclis’e taşıdı

    3-Munzur Çevre Derneği’nden Dersim’de avcıların katliamına tepki: İzin verenler de sorumlu!

    4-Dersimli yurttaşların, avcılara tepki göstermesini polis engelledi

    5-Dersim’e, yaban hayvanların katletmek için çok sayıda avcı geldi

     

  • Bursa’da bir kangal köpeği balta ile katledildi

    Bursa’da bir kangal köpeği balta ile katledildi

    PİRHA- Bursa’nın İnegöl Şehitler Köyü’ndeki kangal köpeği belirsiz kişi veya kişilerce katledilmiş halde bulundu. 

    Şehitler Köyü yakınlarındaki bölgede kimliği belirsiz kişi ya da kişiler,  kangal köpeğini balta ile vurarak katletti.

    Hayvancılık yapan Abidin Yeşilırmak çocuklarından ayırt etmediği çoban köpeği Zalım’a yapılan saldırının kendilerini üzüntüye boğduğunu dile getirdi.

    “DAHA ÖNCEDE 3 KÖPEĞİMİZE KIYDILAR”

    Abidin YeşilIrmak, köpeğinin başına balta vurularak katledildiğini ifade ederek, ’’Çok sevdiğimiz Sivas Kangalı olan Zalım, vahşi bir şekilde katledildi. Başına balta vurularak öldürülmüş. Bunu yapan insan olamaz. Engelli olduğumdan dolayı devlet destekli kırk koyun hibe verildi. Zor koşullarda hayvanlarımıza bakıyoruz. Bizim geçim kaynağımız baktığımız koyunlardır. Daha öncede üç köpeğimize kıydılar. Bizim burada kimseyle husumetimiz yoktur. Nasıl kıydılar vicdansız insandan daha sadık, koruyup kollardı benim kızımla oynardı mazlumdu yapan kişilerin Allah beter etsin inşallah. Bundan öncede üç köpeğimizi öldürdürler” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Maraş Pazarcık’ta hayvanları yakılan aile: Can güvenliğimiz yok- VİDEO

    Maraş Pazarcık’ta hayvanları yakılan aile: Can güvenliğimiz yok- VİDEO

    PİRHA-Maraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Narlı Bahçelievler Mahallesi’nde yaşayan ve hayvancılıkla uğraşan Eldeş ailesinin hayvanları, aynı köyden Ali Gök tarafından yakıldığı iddia edildi. Eldeş ailesi, can güvenlikleri olmadığını belirterek şahsın tutuklanmasını istiyor.

    Maraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Narlı Bahçelievler Mahallesi’nde yaşayan ve hayvancılıkla uğraşan Maviş Eldeş ve Veysel Eldeş’in hayvanları yakıldı.

    21 Ağustos Cuma günü gerçekleşen olayda ailenin iddiasına göre, komşuları Ali Gök,  Maviş Eldeş’i önce tehdit ederek evlerine saldırdı. Ardından içinde hayvanların olduğu ahırı yakarak hayvanların ölümüne sebep oldu.

    “CAN GÜVENLİĞİMİZ YOK”

    Olayın gerçekleştiği sırada evde olmayan Veysel Eldeş, “Geldiğimde camları kırmış bütün asmaları ateşe vermiş, eşimi tehdit etmiş. Ben yakıyorum demiş, yakmış çıkmış. 5 tane hayvan diri diri ateşin içinde bağırarak can vermiş. Böyle adalet olmaz, götürüp tutukluyorlar sonra geri bırakıyorlar. Bizim can güvenliğimiz yok. Bu kadar zarar vermiş bana, geliyor saz çalıp türkü söylüyor” diyerek yaşanan duruma tepki gösterdi.

    Daha önceden de annesini tehdit ettiğini söyleyen Elif Eldeş ise, “Anneme bu çöpü kullanamazsınız, bu yolu kullanamazsınız demiş. Köy yeri, herkes hayvancılık yaparak geçiniyor. Ama bu adamın kavgasının sebebi, hayvancılık yapmamızı istemiyor”dedi.

    “HAYVANLARIN YAKILMASI KATLİAMDIR”

    Annesinin ve babasının can güvenliğinin olmadığını belirten Elif Eldeş, “Bizim hazmedemediğimiz hayvanların yanması. Bu katliamdır. Bu adamı kim koruyor. Biz mağduruz. Vicdanınız yok mu?” diye konuştu.

    HAYVANLARI YAKAN ŞAHIS SERBEST

    Olay günü gözaltına alınan Ali Gök tekrar serbest bırakıldı.

    Dün akşam saatlerinde Ali Gök’ün yine kendilerini tehdit ettiğini öne süren Elif Eldeş, “Dün jandarma onu tekrar karakola götürdü. Evinde silah olduğu söyleniyor. Dün alındı, bugün tekrar serbest bırakıldı” dedi.

    Can güvenlikleri olmadığını söyleyen aile, adaletin yerini bulması için yetkililerden yardım istiyor.

    Burcu ANIL/MARAŞ

     

  • Silivri’de hayvan katliamı devam ediyor

    Silivri’de hayvan katliamı devam ediyor

    PİRHA- Silivri’de köpeğe tecavüz edilmesi ile başlayan olaylar şimdi de kedilerin zehirlenerek katledilmesiyle devam ediyor. 

    Silivri Kiptaş 2. Etap konutlarında yaklaşık 40 gün önce bir köpeğe tecavüz ettiği iddia edilen şahıs şahitlerin ifadesine rağmen serbest bırakılmıştı. Bu olayın ardından o mevkide bulunan kedilerin tek tek kaybolduğu ve zehirlendiği iddia ediliyor.

    Bölgede yaşayan yurttaşlardan gelen bilgilere göre onlarca kedi sokaklarda ölü bulundu. Kedilerden 3 tanesini veterinere götüren yurttaşlara kedilerin zehirlendiklerini bildirildi.

    Geçtiğimiz gün bir toplantı yapan hayvanseverler, yerel demokrasi güçleri 17 Kasım Pazar günü kitlesel bir basın açıklamasıyla konuyu kamuoyuna anlatmaya karar verdi. (HABER MERKEZİ)

  • Kepezaltı hayvan bakımevinde neler oluyor?

    Kepezaltı hayvan bakımevinde neler oluyor?

    PİRHA-Antalya Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakımevi’ne ait olduğu iddia edilen görüntüler sosyal medyada tartışmalara sebep oldu. Hijyenden uzak olduğu görünen barınakta ölü hayvanların üst üste atılması hayvanseverlerin tepkisini yükseltti.

    Antalya Büyükşehir Belediyesi Kepezaltı Hayvan Bakımevi’ne ait olduğu söylenen görüntülerde toplu katliam yapıldığı resmedildi. Sosyal medyada paylaşılan o fotoğraflarda ölü köpeklerin üst üste dizildiği görüldü.

    “Yapılan zulme sessiz kalmayın” çağrısında bulunan hayvanseverler, kafesler içerisindeki hayvanların yaralı hallerini fotoğraflayarak kamuoyu ile paylaştı. Hayvanseverler, bakımevindeki kötü koşulları daha önceden belediye yönetimine ilettiklerini hatırlatarak “Sessizlerin sesi olalım” çağrısında bulundu.

    Paylaşılan fotoğraflarda kafesler içerisinde çok sayıda köpeğin bir arada tutulduğu ve temizliklerinin yapılmadığı görüldü.

    PİRHA/ANTALYA

  • Haydar Özkan: Hayvanlarla birlikte insanlık da zehirlendi

    Haydar Özkan: Hayvanlarla birlikte insanlık da zehirlendi

    PİRHA- HayKonfed Başkan Yardımcısı Haydar Özkan, ülke genelinde artan hayvan katliamlarına dikkat çekti. Toplumun, doğadaki canlılara yaklaşımını eleştiren Özken, zehirlenme vakalarına yönelik, “Hayvanlarla birlikte insanlar da zehirlendi.” dedi.

    Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu (HayKonfed) Başkan Yardımcısı Haydar Özkan, başta Ankara olmak üzere ülke genelinde yapılan hayvan katliamlarını eleştirdi.

    Sokakta yaşam süren canlılara dönük şiddet uygulayanların yargılanması gerektiğini belirten Özkan, “Bu caniler TCK 181/4’den yargılanmalıdır. Çünkü o zehirli etlerden çocuklar da yiyebilirdi. Ayrıca çevreyi de tehlikeye attılar” dedi.

    “GÖREVİNİ İHMAL EDENLER VAHŞETE SEBEP OLDU”

    Özkan, çevre koruması konusunda yetkililerin de görevlerini yerine getirmediğine dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Türkiye’de en yoğun zehirleme yapılıp kedi – köpek katliamları ile anılır hale gelen Ankara’da cani vatandaşlar tarafından yapılan zehirleme vahşetlerinin bir sebebi de görevini ihmal eden Doğa Koruma Ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) ve belediyelerdir. Belediyeler kısırlaştırma yapmadı, hayvanlar çoğalıp, vatandaş şikayet ettikçe de toplarken öldürdü, dağa taşa bozkırlara attı ve çoğunu da diğer ilçelere bıraktı. Hem öldürme hem üreyip çoğalma devam etti. Belediye üremeyi önlemeyince, bazı caniler de kendi vahşi çözümlerini zehir atmakta buldular. Kanunu uygulamayan kısırlaştırma yapmayan belediye üzerinde irade koyamayan Tarım Orman Bakanlığı da yetersiz kalmıştır. Her iki kurum da yasal uyarı, afiş ve tabela koymamışlardır. Yasada belediyeler üzerinde bakanlığın idari yaptırım ve cezası olmalı. DKMP Bölge ve İl Müdürlükleri mevcut yetkileri içinde daha etkin çalışmalıdır.”

    Eren GÜVEN-Cebrail ARSLAN / ANKARA

  • Batıkent Dayanışma Platformu’ndan eylem: Hayvan katliamı politiktir

    Batıkent Dayanışma Platformu’ndan eylem: Hayvan katliamı politiktir

    PİRHA- Ankara’da Batıkent Dayanışma Platformu, Batıkent’teki köpek katliamının cezasız kalmasıyla ilgili olarak bu akşam bir yürüyüş gerçekleştirerek, basın açıklaması yaptı. 

    Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde Batıkent semtinde 16 sokak köpeğinin zehirlenerek öldürülmesi ile ilgili soruşturmada gözaltına alınan 3 şüpheli adliyedeki işlemlerinin ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Şüphelilerin serbest bırakılmasına ise tepkiler gecikmedi.

    Batıkent Dayanışma Platformu bu akşam Batıkent’teki hayvan katliamının cezasız kalmasıyla ilgili olarak bir yürüyüş gerçekleştirdi.

    Yürüyüş sonrası yapılan basın açıklamasında, köpekleri zehirleyerek öldürenlerin serbest bırakılmasına tepki gösterildi.

    “HAYVANLARA ZARAR VERENLER HEPİMİZE ZARAR VERİYOR”

    “Batıkent’te sokak köpeklerini zehirleyerek öldürenler, mevcut yasaların hayvanları bir mal veya bir eşya gibi kabul etmesinden dolayı serbest bırakıldılar” denilen açıklamada şunlar dile getirildi:

    “Hayvanlara dönük şiddetle ilgili yasal düzenleme yapılması talebine iktidar yetkilileri ısrarla kulak tıkamaktadırlar. Eğer hayvanlarla ilgili yasal bir düzenleme yapılmazsa ve caydırıcı cezalar verilmezse, hayvanlara dönük katliamların ve eziyetlerin önüne geçmek mümkün olmayacaktır. Birlikte aynı yaşam ortamını paylaştığımız hayvanların daha fazla zarar görmelerini engellemenin yolu, hayvan katliamlarına ve hayvanlara eziyet edilmesine imkan veren yasaların değiştirilmesinden geçmektedir. Bu yüzden sessiz hayvanların sesi olmalı ve hayvanlar için adalet talebini haykırmalıyız. Şunu asla unutmamalıyız ki; biz insanlar doğanın efendisi değil onun bir parçasıyız. Hayvanlar da bizim malımız veya eşyamız değil kendi başına değere sahip olan canlılardır. Biz insanlar bütün canlılarla birlikte bize hayat veren ekolojik bütünlüğü paylaşıyoruz. Doğadaki bütün varlıklar gibi hayvanlar da bize hayat veren bu ekolojik bütünlüğün “olmazsa olmaz” parçalarıdır. Hayvanlar olmazsa bu ekolojik bütünlüğün ve dolayısıyla da yaşamın devam etmesine imkan yoktur. O yüzden de hayvanlara düşüncesizce ve vicdansızca zarar verenler aslında hepimize ve ötesinde doğadaki bütün varlıklara zarar vermektedirler.

    “İKTİDAR, EZİYETLER VE KATLİAMLAR KARŞISINDA SESSİZ KALIYOR”

    Ancak iktidar yıllardır hayvanlara dönük gerçekleştirilen bu eziyetler ve katliamlar karşısında sessiz kalmaktadır. Bizler iktidarın bu sessizliğinin tesadüfi olduğunu düşünmüyoruz. Tam tersine bu sessizliğin iktidarın bütünsel politikalarının bir parçası ve mantıki bir sonucu olduğuna inanıyoruz. AKP hükümeti uzun yıllardır rantı, çıkarı ve parayı doğanın ve insanın önüne geçiren bir anlayış çerçevesinde hareket etmektedir. Bu anlayışta doğa kendi başına değeri olan ve bütün varlıklara hayat veren ekolojik bir bütünlük olarak değil, sömürülecek ve talan edilecek bir hammadde ve rant kaynağı olarak görülmektedir.

    “AKP İZLEDİĞİ POLİTİKALARLA TAHRİP EDİYOR”

    AKP izlediği politikalarla bir avuç yandaş kapitalistin çıkarları için Artvin’den Kaz Dağları’na, Mersin Akkuyu’dan Sinop’a, Dersim’den Divriği’ye kadar ülkenin dört bir yanında HES projeleriyle, siyanürlü maden çıkarma çalışmalarıyla, nükleer santraller yaparak, bakir ve el değmemiş arazileri sermayenin kullanımına açarak Doğayı içinde bulunan varlıklarla birlikte sistematik olarak tahrip etmektedir. Şehir merkezlerimizde kalan ve şehirlerin nefes borusu olan bir avuç yeşil alanı dahi gözüne kestirip çeşitli bahanelerle ranta açıp talan etmek isteyen iktidar, Gezi’de doğanın talanına karşı canı pahasına mücadele eden halkımızın onurlu direnişiyle geri adım atmak zorunda kalmıştır. Kısaca iktidar toplumsal ve siyasal alandaki tahakkümcü, rantçı ve çıkarcı uygulamalarını doğaya ve doğanın içindeki canlılara kadar genişleterek yaşanan çevre sorunlarının ve hayvanlara dönük olumsuz uygulamaların önünü açmıştır. İzlenen bu neo-liberal talan politikaları yüzünden yaşam alanlarımız hızla daralmaktadır. Bizler bu yüzden iktidar yetkililerinden bir merhamet beklemiyoruz. Çünkü sorun kişisel değil politik bir sorundur. Bizler hem kendimiz için, hem de aynı ekolojik bütünlüğü paylaştığımız canlılar için ve bütün doğa için adalet istiyoruz. Gerekli yasal düzenlemelerin bir an evvel yapılmasını talep ediyoruz. Bütün halkımızı da dilsiz doğanın dili, sessiz canlıların sesi olmak için mücadeleye davet ediyoruz.

    (HABER MERKEZİ)