Etiket: haziran hareketi

  • ’33 binden fazla çocuk cinsel istismara uğradı’

    ’33 binden fazla çocuk cinsel istismara uğradı’

    Birleşik HAZİRAN Hareketi eğitim raporuna göre, 33 binden fazla çocuk cinsel istismara uğradı.

    Birleşik HAZİRAN Hareketi Eğitim Komisyonu, haftalık eğitim raporunun 33. sayısını yayımladı.

    Adalet Bakanlığı verileri ile Türkiye’de çocuklara uygulanan cinsel istismarı gözler önüne seren raporda, 14-20 Mayıs haftasında basında çıkan haberlere dair hazırlanan raporda eğitim panoraması çıkarıldı.

    Rapor şöyle:

     

  • Bu akşam milyonlar havuz medyasını KAPATıyor

    Bu akşam milyonlar havuz medyasını KAPATıyor

    Birleşik Haziran Hareketi, dezanformatif haberlerle nefret ve yalan saçan havuz medyasını protesto için kapatma çağrısı yaptı.

    Havuz Medyası Yalan Makinası! çok yakında KAPATıyoruz ! Bunları izlemeye devam etmeyin!” diyen HAZİRAN, OHAL döneminde kapatılan yayın kuruluşlarını hatırlattı.

    Çağrıda TRT için “Halkın parasıyla halka yalanlar anlatıyor” denilirken, AKP’nin çeşitli dönemlerde ele geçirdiği medya kuruluşları sıralandı. HAZİRAN, “Bunları izlemeye devam etmeyin” diyerek çağrıda bulundu.

    HAZİRAN’ın çağrısında şu ifadelere yer verildi:

    “Öyleyse #TamamKapatıyoruz

    Türkiye, AKP-MHP eliyle baskın bir seçime giderken medyada tek seslilik hakim kılınmaya çalışıyor. AKP medyanın yüzde 96’sını kontrol ediyor. Televizyonlar tek bir adayın propaganda araçlarına dönmüş durumda. Göstermelik birkaç haber hariç cumhur ittifakının adayları dışındaki sesleri duymak imkansız. Referandumda bu ülkenin en az yarısının oy verdiği hayır seçeneği nasıl yok sayıldıysa şimdi de tamam diyenlerin sesi kısılıyor.

    Öyleyse tamam! Biz bu ülkede üreten, düşünen, emeği ile geçinen, vergisini ödeyen milyonlarız. Gücümüzün farkındayız. İktidardan rant kapma telaşı ile susturulmuş, havuza atlamış patronların televizyonlarına gücümüzü gösteriyoruz.

    18 Mayıs Cuma akşamı saat 20.00’de milyonlar olarak televizyonları kapatıyoruz.

    Bu ülkede milyonların siyasi tercihlerini yok saydınız madem, #TamamKapatıyoruz”

  • ‘Cuma akşamı havuz medyasını KAPATıyoruz’

    ‘Cuma akşamı havuz medyasını KAPATıyoruz’

    Birleşik Haziran Hareketi, dezanformatif haberlerle nefret ve yalan saçan havuz medyasını protesto için çağrı yaptı.

    Havuz Medyası Yalan Makinası ! çok yakında KAPATıyoruz ! Bunları izlemeye devam etmeyin!” diyen HAZİRAN, OHAL döneminde kapatılan yayın kuruluşlarını hatırlattı.

    Çağrıda TRT için “Halkın parasıyla halka yalanlar anlatıyor” denilirken, AKP’nin çeşitli dönemlerde ele geçirdiği medya kuruluşları sıralandı. HAZİRAN, “Bunları izlemeye devam etmeyin” diyerek çağrıda bulundu.

    HAZİRAN’ın çağrısında şu ifadelere yer verildi:

    “Öyleyse #TamamKapatıyoruz

    Türkiye, AKP-MHP eliyle baskın bir seçime giderken medyada tek seslilik hakim kılınmaya çalışıyor. AKP medyanın yüzde 96’sını kontrol ediyor. Televizyonlar tek bir adayın propaganda araçlarına dönmüş durumda. Göstermelik birkaç haber hariç cumhur ittifakının adayları dışındaki sesleri duymak imkansız. Referandumda bu ülkenin en az yarısının oy verdiği hayır seçeneği nasıl yok sayıldıysa şimdi de tamam diyenlerin sesi kısılıyor.

    Öyleyse tamam! Biz bu ülkede üreten, düşünen, emeği ile geçinen, vergisini ödeyen milyonlarız. Gücümüzün farkındayız. İktidardan rant kapma telaşı ile susturulmuş, havuza atlamış patronların televizyonlarına gücümüzü gösteriyoruz.

    18 Mayıs Cuma akşamı saat 20.00’de milyonlar olarak televizyonları kapatıyoruz.

    Bu ülkede milyonların siyasi tercihlerini yok saydınız madem, #TamamKapatıyoruz”

  • Diyanetin çocuk yaşta evlilik fetvasına tepkiler artıyor: Diyanet kapatılsın

    Diyanetin çocuk yaşta evlilik fetvasına tepkiler artıyor: Diyanet kapatılsın

    Diyanet’in çocuk evliliği tanımına tepkiler çığ gibi. CHP’li 31 milletvekili çocuk evliliklerinin araştırılması için önerge verdi. Sosyal medyada ise “Diyanet kapatılsın” çağrıları yapıldı. Nar Kadın Dayanışması, “Sesimiz sözümüz geleceğimiz karanlık fetvalarınıza sığmaz” yorumunda bulundu. 

    Diyanet’in internet sitesinde yer alan Dini Kavramlar Sözlüğü’ndeki kızların 9 yaşında gebe kalabilecekleri, erkeklerin de 12 yaşına girdiklerinde baba olabileceklerini belirten tanıma toplumun her kesiminden tepkiler artıyor.

    Diyanet İşleri Başkanlığı tepkiler üzerine “Haberler asılsız, gerçeği yansıtmamaktadır” sözleriyle kendisini savunmaya çalışsa da yurtiçi ve yurtdışından tepkiler devam ediyor. Birçok ünlü ismin yanı sıra politikacı, yazar ve aydının da destek verdiği diyanet kapatılsın etiketiyle sosyal medyada başlatılan kampanya kısa sürede gündemin en tepesine çıkarak Twitter’da en çok konuşulan konu oldu.

    CHP’li 31 VEKİLDEN ÇOCUK EVLİLİKLER ARAŞTIRILSIN ÖNERGESİ

    CHP’li 31 milletvekili çocuk evliliklerinin araştırılması için önerge verdi. CHP Milletvekili Murat Bakan tarafından hazırlanan ve otuz CHP’li milletvekilinin imzasıyla Meclis Başkanlığı’na sunulan meclis araştırma önergesinde, “Erken yaşta yapılan evlilikler kadınların toplumdaki eşitsiz konumunu pekiştirmektedir. Çocuk yaşta yapılan evlilikler, çocuk hakkı, kadın hakkı ve insan hakkı ihlalidir. Ruhsal ve bedensel gelişimini henüz tamamlamamış, haklarını bilmeyen yüzlerce genç kız, kendi istekleri dışında ve ailelerinin zorlamasıyla evlendirilmektedir. Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılması konusunda gereğini arz ederiz” denildi.

    CHP’Lİ VEKİLDEN DİYANET’E SUÇ DUYURUSU

    CHP Milletvekili Namık Havutça da, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın internet sitesinde yer alan Dini Terimler Sözlüğü’nde kız çocuklarının 9 yaşında evlenmelerine yönelik ifadelerin yer almasıyla ilgili Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusuna bulundu.

    “18 YAŞINDA KÜÇÜK OLAN HERKES ÇOCUKTUR”   

    Sosyal medyada Diyanet’in yaptığı tanıma tepki yağdı. Eğitim Sen, “BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre 18 yaşından küçük olan herkes çocuktur. Çocuk yaşta evlendirmeyi özendirmek, çocukların istismar edilmesini açıkça teşvik etmektir” sözleriyle Diyanet’e tepki gösterdi.

    İlahiyatçı yazar İhsan Eliaçık, Diyanet’in fetvasını Nisa 6. ayet ile açıkladı. Eliaçık Twitter hesabından “Diyanet’e sorulan soruya cevap: Kur’an’da evlilik şartı Nisa 6. ayette açıklanır; buluğ (bedensel ergenlik) ve rüşd (zihinsel ergenlik). Evlilik yaşı için 9, 12 diye sayı verilmez. Muhammed Peygamber evlendiğinde Aişe 9 değil; 19-21 yaşında idi.” açıklamasını yaptı.

    “TAMAMEN BARBARLIK”

    Diyanet’in çocuk yaşta evliliğin önünü açan tanımına yurt dışından da tepki geldi.

    Hollanda’da ana muhalefetteki aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) Lideri Geert Wilders, durumu ‘barbarlık’ olarak değerlendirdi. Wilders, ‘9 yaşındaki kız çocuklarının evlenebileceği’ yönündeki tartışmalı ifadeyi ‘barbarlık’ olarak nitelendirerek, bütün Batı ülkelerini Türk büyükelçileri sınır dışı etmeye çağırdı. Wilders, Türkiye ve Hollanda medyasındaki ilgili haberleri Twitter hesabından paylaştı, “Türk Diyanet İşleri Başkanlığı, 9 yaşındaki kız çocukların evlenebileceği ve hamile kalabileceğini söylüyor. Tamamen barbarlık” diye yazdı. PVV Milletvekili Machiel de Graaf da, Türkiye ile ilişkilerin kesilmesini savundu, bu konuda bir yazılı soru önergesi verdi.

    AKP’NİN 15 YILLIK İKTİDARINDA EN BÜYÜK ZARARI ÇOCUKLARIMIZ GÖRDÜ”

    Haziran Hareketi yaptığı açıklamada, “AKP’nin 15 yıllık geçmişinde en büyük zararı çocuklarımız gördü” dedi.

    Eğitimden günlük yaşama gerici ve yıkıcı politikalarla her geçen gün çocuklarımızın akılları, duyguları, bedenleri örselendi” denildi. İstanbul Barosu Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada ise Diyanet’in tanım ve açıklamalarının fetva gibi yerleştirilmeye çalışıldığına dikkat çekilerek laik devlette bunun kabul edilemez olduğu vurgulandı.

    “GELECEĞİMİZ KARANLIK FETVALARINIZA SIĞMAZ”

    Nar Kadın Dayanışması da Diyanet’in tepki çeken açıklamasına ilişkin “Sesimiz sözümüz geleceğimiz karanlık fetvalarınıza sığmaz” yorumunda bulundu. Nar Kadın Dayanışması’nın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

    “Diyanet’in kadınları ve toplumu yok sayan açıklamalarına teslim olmayacağız. Kadınlarını kurtuluşu gericilere karşı ayağa kalkmakla mümkün olacak. Mor düdüklerimizle peşinizdeyiz.”

  • ‘İşimizi geri alamadığımız her gün kıştır’-VİDEO

    ‘İşimizi geri alamadığımız her gün kıştır’-VİDEO

    PİRHA – KHK ile ihraç edilen KESK üyelerinin eylemi 37. haftasında devam etti. İhraç edilen öğretmen Muhammet Sevinçtekin, geçen kış oturma eylemine başladıklarını hatırlatarak, “Bizim için mevsimlerin bir önemi yok. Bizim için işimizi geri almadığımız her gün kıştır. Bizim yazımız ve ilkbaharımız işçinin emekçinin alın teri sömürülmediği zamandır” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    OHAL kapsamında çıkarılan KHK’lerle ihraç edilen KESK üyeleri 37 haftadır oturma eylemi yapıyor. Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda gerçekleşen eyleme Bakırköy Haziran Hareketi ve Akkim işçileri destek verdi.

    “YAZIKLAR OLSUN SİZE”

    Eylemde ilk olarak ihraç edilen öğretmen Muhammet Sevinçtekin konuştu. Direnişte olan Akkim işçilerinin çalışma koşullarına ve mücadelelerine dikkat çeken Sevinçtekin, “Bunlar biyokimya fabrikasında çalışan zararlı gazlarla iletişim halinde olan emekçi arkadaşlarımız. Onların giysilerinin özel olması lazım, ayakkabısının özel olması lazım, iş güvenliğinin alınması lazım. Ama ne yazık ki paraya tapanlar iki metrelik çukura sığacak olanlar bir ayakkabı almıyor. Yazıklar olsun size” şeklinde konuştu.

    “EMEK VE EMEKÇİNİN HAKKI SAVUNULMUYOR”

    Sevinçtekin’in ardından konuşan direnişçi Akkim işçisi, haklarını alamadıkları için sendikalı olduklarını ve ardından işten atıldıklarını belirterek “Bu ülkede sermaye çok ön planda. Emek ve emekçinin hakkı savunulmuyor. Hem siyasi iktidar hem de muhalefet adına kimse bizi savunmuyor” dedi.

    “İŞÇİNİN, EMEKÇİNİN ALIN TERİNİN SÖMÜRÜLMEDİĞİ ZAMANDIR YAZ”

    Ardından tekrar konuşan Sevinçtekin, direnişte olan Akkim işçileriyle aynı davada olduklarını, Akkim işçilerinin de kendileri gibi haksız yere işlerinden atıldıklarını vurguladı. Eylemlerine kışın başladıklarını baharı ve yazı bitirerek sonbahara geldiklerini söyleyen Sevinçtekin, “Mevsimlerin bir önemi yok. Bizim için işimizi geri almadığımız her gün kıştır zaten. İşlerimize geri dönmediğimiz her gün soğuktur zaten. Bizim yazımız ve ilkbaharımız özelde olsun devlette osun haksızlıklar son bulduğu zaman, adalet tesis edildiği zaman, işçinin emekçinin alın teri sömürülmediği zamandır yaz” dedi.

    “EMEĞİN DİLİ, DİNİ, IRKI OLMAZ”

    Konuşmasında 241 gündür açlık grevinde olan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya da değinen Sevinçtekin, şunları belirtti:  “Semih dışarıda, Nuriye içeride zulmün zindanlarında adeta zulme direnen bir İsa gibi, bir Musa gibi, bir Pir Sultan Abdal gibi darağacına giderken bile, bir Şeyh Bedrettin gibi aslanlar gibi direniyor. Niye? Çünkü güç aldığı nokta şu dünyada görüp görebileceğiniz en kutsal noktadır. Nedir o? Emek mücadelesidir. Emek mücadelesinden daha kutsal bir mücadele yoktur. Çünkü emeğin dini, dili, ırkı olmaz. Bu ekmek kavgasıdır. Bu zulüm karşısında hakkı tutup kaldırma kavgasıdır. Onlar bizim direniş öncülerimiz ve tastamam ayakta güçlerinin son noktasına kadar zulme karşı dayanıyorlar. Biz de onlar gibi dayanacağız.”

    “HAZİRAN TÜRKİYE’SİNİ KURACAĞIZ”

    Ardından konuşan Bakırköy Haziran Hareketi temsilcisi Didem Koryürek, binlerce işçi ve emekçinin KHK’lerle haksız yere işlerinden atıldıklarını belirterek eğitim müfredatına da değindi: “Çocuklarımız gerici, bilimsel olmayan müfredatlarla eğitiliyor. Dünya düzdür diyenler çocuklarımızı eğitiyorlar” diyen Koryürek, iktidara karşı olan herkesin bir şekilde susturulmaya çalışıldığını vurguladı. Koryürek “Ama biz diyoruz ki bu böyle gitmez. Biz diyoruz ki Haziran Türkiye’sini kuracağız. Siz isteseniz de kuracağız, istemeseniz de kuracağız.”

    “OHAL’DEN KURTULMANIN YOLU DİRENEN KAMU EMEKÇİLERİNE SAHİP ÇIKMAK”

    Koryürek’in ardından konuşan BES 1 Nolu Şube Başkanı Dursun Doğan, tüm demokratik kurumlara ve sendikalara çağrıda bulundu. “Sizin susmanız sizi kurtarmayacaktır. AKP zulmüne karşı susmayı değil direnmeyi örgütlemelisiniz” diyen Doğan, Nuriye ve Semih’e değindi. OHAL’den kurtulmanın yolunun Nuriye’yi özgürlüğüne kavuşturarak işine geri döndürmek olduğu, direnen kamu emekçilerine sahip çıkmak ve alanları güçlendirmek olduğunu vurgulayan Doğan, faşizmle mücadele etmenin yolunun Nuriye ve Semih’in yolundan gitmek olduğunu ifade etti. Mücadeleyi birleştirme vurgusu yapan Doğan “Bugün hep birlikte sokağa çıkarsak Nuriye’yi de Semih’i de işine geri döndürür, direnen tüm kamu emekçilerinin haklarını geri alırız” dedi.

    “Direne direne kazanacağız”, “Nuriye, Semih onurumuzdur”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “KHK’ler gidecek biz kalacağız”, “İşimizi geri istiyoruz”, “Akkim işçisi yalnız değildir” sloganlarıyla devam eden eylem halaylarla son buldu.

    Suay ABAK – İsmet SEFER
    İSTANBUL