PİRHA- Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) Konyaaltı Belediye Başkan adayı olarak gösterilen Cem Kotan basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Antalya’daki Alevi kurum temsilcileri de katıldı.
Antalya’da CHP belediye başkan adayları içerisinde tek Alevi başkan adayı olan Konyaaltı Belediye Başkan adayı Cem Kotan, adaylığıyla ilgili ilçe başkanlığında bir açıklama yaptı. Aynı zamanda Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Konuksever Cemevi‘nin aktif üyelerinden olan Kotan’ın basın açıklamasına, Antalya’da örgütlü bulunan Alevi Kurum temsilcileri de katılıldı.
Kotan, yaptığı açıklamada, “Bu sokaklarda büyük emeklerim var. Bu zor görevi hep birlikte yapacağız. O yüzden herkese ihtiyacımız var. Burayı aday açıklaması olarak değil yol arkadaşlığının başlangıcı olarak düşünün. Yeni bir süreç başlıyor, yeni başlangıçlar yapıyoruz. Bu süreç herkesin süreci olacak” dedi.
PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şubeleri’nde Muharrem Orucunun sona ermesiyle birlikte aşure lokması paylaştırıldı.
Aleviler, 12 gün boyunca tuttukları Muharrem (Yası Kerbela) Orucunu tamamladı ve aşure lokmaları paylaştırılıyor.
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi’nde Muharrem Orucunun sona ermesiyle birlikte aşure lokması paylaştırıldı.
Antalya Muratpaşa kaymakamı Dr. Orhan Burhan HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, PSAKD Antalya Şube Başkanı Adnan Arslan ve YK üyeleri HDP Antalya il YK üyeleri İyi parti il, ilçe YK üyeleri, Antalya Tahtacılar Derneği Başkan ve YK üyeleri çok sayıda yurttaşın katıldığı Aşure lokması Arzuman ocağı mensuplarından Şehriban Acar Mutluer’in okuduğu gülbeng ve ardından yakılan çerağlarla başladı.
“MATEM ORUCU SADECE KERBELA’DA YEZİD’İN ZULMÜYLE KATLEDİLEN 72 CAN İÇİN DEĞİLDİR”
Alevilerin matem ayında olduğunu belirten HBVAKV Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “Aleviler Kerbelayı anlatmak, günümüzün Kerbela’larına dikkat çekmek, zalimler ile mazlumlar arası yaşanmış ve yaşanan hakikatleri göstermek için, her yıl Matem ayını muhabbet içinde yaşarlar. Kerbela’da Hüseyni duruş direnişin, Hür ise Yezid’e biat ederek ölmek yerine, haklının ve mazlumların yanında hak ve adalet için ölümü göze almanın adıdır. Zeyneb ise KerBela’nın dilidir. Zalimin zulmüne zalimin sarayında haykıran cesaretin adıdır. Akıl ile vicdanın, masumiyet ile mazlumun, geçmişin acılarından geleceğin aydınlık kapılarına açılan muharrem erkanlarındaki muhabbettir. Matem orucu sadece Kerbela’da Yezid’in zulmü ile canlara zalimce kıyılmış yetmiş iki can için değildir. Bu yeryüzünde keder-acı-hüzün ve zulmün ve belaların buluştuğu, Dersim, Sivas, Çorum, Maraş, Suruç, Ankara Garı, Taksim 1 Mayıs, Gezi, Roboski, 6-7 Eylül olayları, Ortadoğu, Afrika, Asya’da ve son günlerde yaşadığımız bölgelerdeki yangın ve sel felaketlerinde yitirdiğimiz canların, yeryüzünde yaşanmış ve yaşanan tüm KerBela’larda katledilmiş insanlar ve tüm canlıların davası içindir. Bu niyetle; Kerbela’da yitirdiğimiz Hüseyin ve yoldaşları için, Kerbelalaşan tüm coğrafyalarda yitirdiğimiz canlar için, zalimlerin zulmüne karşı, mazlumun, adaletin, barışın, sevginin ve insan haklarının yanında olanlar için, tuttuğumuz yas ve orucumuz, aydınlık bir gelecek için yaptığımız muhabbetler, paylaştığımız hak lokmaları kabul ve makbul olsun” dedi.
“BUGÜNDE HER YER KERBELADIR”
HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ise şunları söyledi:
“Aşure lokmasının hizmetini ve de aşure lokmasını pay etmek üzere burada bulunmak ibadetlerden birisidir. Yatsı Kerbela hizmeti niyeti ve ibadeti yürütülürken günümüz tabiriyle final hizmeti, final ibadeti niyetinde aşuremizi pay edeceğiz. Canlar lakin aşureyi pay etmeden önce şu hakikati ifade etmek lazım. Kerbela‘nın Abbasi döneminde yasaklandığında nasıl ki her yer kerbela her yer aşure idiyse bugün de her yer Kerbela her yer aşuredir. Antalya hakkın, hakikatin, aşıklarının, sadıkların yurdudur. Şah Kulunun yurdu, Aptal Musa’nın yurdu, hakka hizmet için, hakka vasıl olmuşların yurdu, bu hakikati de bilmek lazım. Bu anlamda 72 millete bir nazarda bakan Hünkâr Hacı Bektaş Veli aşkına Türkiye’nin tüm halklarına, tüm inanç gruplarına, eşit bakan, eşit algılayan, özgürlüklere, varlığa, birliğe, hizmet edenler aşkına hepinizin sevgi ve saygıyla selamlıyorum” dedi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şubesi’nde aşure lokması paylaştırıldı. Buradaki ekinliğe HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, HBVAKV Antalya Şube başkanı Nurettin Erdoğan ve YK üyeleri HDP Antalya İl YK üyeleri ve kurum temsilcileri katıldı.
Pandemi koşullarından dolayı sınırlı sayıda Alevi canların katılım gösterdiği aşure lokması Baba Mansur mensuplarından dede Hüseyin Moğultay lokma gülbengi ardından çerağ uyandırtılmasıyla başlayan etkinlik Zakir Cemil Perin söylediği nefeslerle devam etti.
“KERBELA’DA VAHŞET YAŞANDI”
Pir Sultan Abdal Altınova Şubesi başkanı Adnan Arslan yaptığı konuşmada, “Takvimlerle 10 Ekim 680’i gösterdiğinde Kerbela’da vahşet yaşandı. Kerbela’dan Hz. Muhammed’in torunları Fatma anamızın ciğer pareleri şehit edildi. O günden bugüne biz onların yasını tutmaya devam ediyoruz, edeceğiz de. 2 senedir pandemiden dolayı Muharrem etkinliklerimizi, cemlerimizi ve aşurelerimizi gerçekleştirememiştik. Umarım ülkemiz bu koronavirüs belasından kurtulur ondan sonra etkinliklerimizi yapabiliriz” dedi.
“KERBELA HER AN, HER DAKİKA OLUYOR”
Kerbela ile olan uzaklığımız yüreğinizle diliniz arasındaki mesafe kadar kısa olduğunu belirten Kemal Bülbül, “Aklınızla ve duygunuzla mesafeyi kapsayacak kadardır. Kerbela her an, her dakika oluyor Kerbela’da sadece 72 insanın katledilmesinden ibaret bir katliam değil, o Kerbela’da hakikat, adalet, metamet, inayet ve insanlığa dair ne varsa o zalimler tarafından katledildi. Kerbelada katledilenleri, Hüseyin’i anmak öyle bir şey ki susamış bir çocuğun dilinde yarattığı duygunun su ile buluşması, bir ananın yüreğinde evladını acını yaşamasıdır, sıradan bir şey değildir. Kerbela‘nın devri daimleri vardır şu anda içinde bulunduğumuz makamla, mekanla çok ilgisi vardır. Sivas’ta katledilen 33 canımız Hüseyin’in devri daimleridir. O katliamda yaşamını yitirenlerin en küçüğü olan Koray Kaya masumu parktır. Bugün Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz günümüzün masunu parklardır. Bu mazlumu parklara zulmedenler, katledenler günümüzün yezitleridir diyerek konuşmasını tamamladı.
Ardından Hüseyin Moğultay Dede tarafından okunan lokma gülbenginin ardından lokmalar gelen canlara pay edildi.
PİRHA-HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, pandemi sürecinin Alevi inançlarının gereklerini yerine getirmeyi kısıtlamasına rağmen birlik ve dayanışmayı sürdürdüklerini söyledi. Erdoğan, “Yardımlaşma ve dayanışma konusunda, çocuklarımız erkanlarını öğretilerini unutmasın, bilgileri tazelensin diye çevrimiçi görüşmeler yapıyoruz. Çok yararı oluyor” dedi.
Antalya Muratpaşa’da bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Pandemi sürecinde cemevlerinde yürüttükleri faaliyetler üzerine PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, pandemi sürecinde belli kısıtlamalar oluştuğunu, özellikle gençlerin bu süreçte cemevlerine kısıtlamalardan dolayı gelemediğini belirtti. Ancak çocukların ve gençlerin Alevi kültüründen uzak kalmaması için hocalarla birlikte çevrimiçi görüşmeler yaptıklarını anlattı.
“ALEVİ CANLARLA BİRLİKTE CEMEVİMİZİ KURDUK”
Konuşmasına Antalya’da bulunan cemevinin yapım sürecini ve tarihini anlatarak başlayan Erdoğan şunları aktardı:
“Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı olarak bizim ana tarihçemiz 1994 yılında arsa tahsisi ile başlamış bulunmakta olup o dönemin belediye başkanın ve Alevi canların dernek üzerinden girişimleriyle Antalya da bir eksikliğin tamamlanması açısından bir arsa talebinde bulunuldu. Araştırmalar sonucunda Alevi canların yoğun olduğu bölge olmasından dolayı bu mahalle (Gebizli) tercih edildi ve 2 dönüm arsa üzerinde bir inşaat çalışması başlatıldı. O dönemde canlarımızın böyle bir yerin özlemi ve heyecanıyla canlarımızın lokmalarıyla, yemek ve dayanışma faaliyetleri etkinlikler yardım ve bağışlarıyla birlikte inşaat çalışmaları başladı. O süre zarfında o dönemden bu güne kadar hizmet yürüten, yönetimde bulunan, emek üreten ve katkı koyan tüm canların emekleri çok büyük ve takdire şayandır.”
“CEMEVİMİZİN AÇILMASIYLA RİTÜELLERİMİZİ DAHA RAHAT YERİNE GETİRİYORUZ”
‘Cemevimizi belli bir aşamaya getirdik’ diyen Erdoğan canlarla birlikte Alevi inancına uygun hizmetleri yürütmeye başladıklarını ifade ederek şunları kaydetti:
“Daha önceleri Alevi canların cenazelerinin camilerden kaldırılması sürecini geçmişte çok fazla yaşadık. Bu cemevimizin açılması ile hakka yürüyen canlarımızı Alevi erkânına göre kendi ritüellerimize uygun yapılması açısından çok güzel bir girişim oldu. 1994 yılında başlayıp 2000’li yıllara kadar süren çalışmadan sonra bu hizmetleri vermeye başladık. 6 kişilik bir morgumuz var. Cenaze yıkama yerimiz, cenaze mekânlarını yapacak alanımız var. Dedelerimiz bu erkanı yürütecek bilgiye sahip. Babalarımız var ve bu alanda hizmetler yürütüyor, canlarımızın bu ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Herkesin kendi ritüellerine göre cenazelerini kaldırmasından canlarımız son derece memnun kalmaktalar. Cenazeye lokma vermek isteyen canlar için burada alt yapımızı oluşturduk. Bir yemekhanemiz, mutfağımız, kafeteryamız var. Bu hizmetleri yerine getirirken canlarımızın hiçbir şeyine ihtiyaç duymadan kendimiz karşılıyoruz. Onlar da karşılığında bedelinde lokmalar ne ise getirip lokmalarıyla katkıda bulunuyorlar.”
“KURSLAR, KÜTÜPHANE, ATÖLYELER AÇTIK”
İnşa ettikleri cemevinde kurslar ve kütüphane de açtıklarını anlatan Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:
“Belli kurslar oluşturduk, kütüphanemiz, müzik atölyelerimiz var. Bu müzik atölyelerimizde gençlerimize, çocuklarımıza Alevi felsefesi, öğretisi bazında belirli kurslar veriyoruz. Bağlama kursları, onun akabinde farklı enstrüman çalmak isteyen gençlerimize hocalarımızı temin edip onlara gereksinimi olan kurs ihtiyaçlarını temin ediyoruz. Bu aşamada kütüphanemizde belli kurslar da açtık. Matematik, İngilizce ve Rusça dil kursu. Bir dönem Alevi felsefesi üzerine gençlerimizi bilgilendirmek, Alevi yolunu ve edep erkan öğretme bazında kurslar oluşturduk onları vermeye başladık.”
“PANDEMİDE KISITLAMA OLSA DA ÇALIŞMALARIMIZA DEVAM ETTİK”
Pandemi sürecinde ise belli kısıtlamalar oluştuğunu ve gençlerin artık bu süreçte cemevlerine kısıtlamalardan dolayı gelemediğini vurgulayan Erdoğan şu bilgileri verdi:
“Onları hocalarımızla beraber online (çevrimiçi) olarak aradık, görüştük. Belli yardımlaşma olsun, çocuklarımız erkanlarını öğretilerini unutmasın diye bilgi tazelemek açısından online üzerinden yapmaya çalıştık. Hala bu tür hizmetlerimizi vermeye devam ediyoruz. Yine bu aşamada cenaze hizmetlerimizde hiçbir aksama oluşmadı. Sürekli ve 7/24 telefonlarımız da açık, hiçbir zaman cemevimizi kapatmadık. Hangi saatte olursa olsun canlarımızın acı gününü paylaşmak için sürekli onlara bu hizmeti sunmaya çalıştık. Gerek Antalya merkezi, gerekse de çevresi olsun her türlü hizmeti ulaştırmaya çalıştık ve ulaştırdık, gerekli destek ve yardımlarımızı yaptık.”
“BİRÇOK ŞEY KADINLAR SAYESİNDE YAPILDI”
Cemevine kadınların çok büyük katkısı olduğunu da söyleyen Erdoğan şunları aktardı:
“Bu hizmetlerin doğrultusunda kadınlarımız bize çok büyük katkılar oluşturdular. Kadın kollarımız var. Kadın kollarımız emeklerini belli üretim şekillerinde tasarım, ekmek, yufka yapımı, kendi aralarında yemek etkinliklerinden topladıkları maddi birikimleri ve bilgileriyle cemevimize belli katkıları oluşturmaya çalıştılar. Cemevinin asansörü yoktu. Cemevimizin batı bölümünde bulunan konferans salonu, cem salonumuz ve kütüphanemize engelli ve yaşlı canlarımız çıkmakta sorun yaşadığı için asansör gerekliydi. Bir çalışma yaptık 2018’de kadın canlarımızla birlikte ve asansör eksikliğimizi giderdik. Emeği geçen tüm canlara teşekkür ediyorum. Kadın kollarımızın müzik atölyelerinden sosyal faaliyetlere kadar birçok noktada ciddi emekleri ve katkıları var.”
“ANTALYA’DA ALEVİ-SÜNNİ DAYANIŞMA İÇERİSİNDEYİZ”
1970’ten bu yana 50 yıldır Antalya’da yaşadığından ve Antalya’yı çok iyi bildiğinden bahseden Erdoğan anlatımlarına şöyle devam etti:
“Antalya’yı iyi bilenlerden biriyim. Antalya’nın etnik, siyasal, kültürel, inançsal yapısını ve bölgeyi çok iyi biliyorum. Antalya bölgesinde canlarımızla sürekli istişare halindeydik. Hiçbir zaman Alevi olduğumuzu inkar etmedik. Arkadaşlarımla birlikte inancımızın gereğinin ne olduğunu buradakilere ifade ettik ve bizleri yanlış tanımamaları açısından. Çünkü yıllardan beri Alevilerin asimilasyona uğratılmak istenmesi, Alevilerin üzerinde oynanan oyunlardan dolayı bizler üzerinde büyük baskı var. Aleviliğin ne olduğunu, öğretisini onlara gereken dilde bildiğimiz doğrultuda anlattık. Sünni canlarımızla birlikte içi içe yaşayarak birbirimizi Alevi Sünni ayrımı yapmadan, birbirimizi çok iyi tanıyarak ve inancımıza kültürümüze saygılı yaşam süreci yürüttük.”
Alevilerin her yerde kendilerini rahat ve doğru ifade etmesi gerektiğini dile getiren Erdoğan, “Bizler kendimizi çok iyi tanıtabilirsek çok rahat kabullenebiliyorlar. Biz o bilgileri, birikimleri de kendimizde görmemiz gerekiyor, kendimizi yetiştirmemiz gerekiyor. Araştırmamız, okumamız gerekiyor. Alevilik üzerinde belli bilgilerimizi aktarmamız gerekiyor. Bu konuda da kesinlikle baskılar üzerine kendimizi sindirilmiş pozisyonuna sokmamamız gerekiyor. Bu konuda çok özverili ve cesur davranmak gerekiyor. Üzerimize düşen görev neyse Alevi can olarak bunları yansıtmak gerekiyor. Bizim Sünni dostlarımız var. Onlarla 40- 50 yıldır bu süreçte bir kardeş gibiyiz, bir aile gibiyiz. Bunları her ortamda dile getirebiliyorlar onlar. Özgüvenle kendinizi iyi tanıtabilirseniz, insanlar görüşünüze ve inancınıza saygı duyacaklardır.”