Etiket: HDP 25. dönem milletvekili Ali Kenanoglu

  • Kenanoğlu, Kirazlı Köyü’nde kesilen 195 bin ağacı meclise taşıdı

    Kenanoğlu, Kirazlı Köyü’nde kesilen 195 bin ağacı meclise taşıdı

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Doğu Biga Madencilik A.Ş tarafından Çanakkale merkeze bağlı Kirazlı Köyü yakınlarında kurulan Kirazlı Altın Madeni’nin kuruluş işlemleri sırasında kesilen 195.000 ağacı hazırladığı soru önergesiyle meclis gündemine taşıdı. 

    ÇED raporunda kesilmesi planlanan ağaç sayısının 45.000 olarak tebliğ edildiğini ancak gerçekte 195.000 ağacın kesildiğine dikkat çeken Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Kenanoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a maden ocağının faaliyetlerine devam edip etmediğini sordu.

    Öte yandan, Kenanoğlu, altın madeninin siyanürle çıkarılacağı hatırlatmasını yaparak hem bölgedeki doğal yaşamın hem de bölge halkının sağlığının tehdit altında olacağına vurgu yaptı.

    “YIKICI, GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN ETKİLERİ OLACAK”

    Kenanoğlu, bu kapsamda Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a şu soruları yöneltti:

    Kanadalı Alamos Gold’un yerli taşeronu Doğu Biga Madencilik A.Ş tarafından Çanakkale merkeze bağlı Kirazlı Köyü yakınlarında kurulan Kirazlı Altın Madeni’nin kuruluş işlemlerinden bu yana ağaç katliamı 195.000’i bulmuştur.

    ÇED Raporu’nda, maden faaliyeti kapsamında 45.000 ağacın “yerinden edileceği” (katledileceği) belirtilmekte iken gerçekte belirtilen sayının 4 katı büyüklüğünde bir katliam gerçekleştirildiği yakın zamanda ortaya çık(arıl)mıştır.

    Maden havzasının yer aldığı alan, birbirinden farklı 283 bitki ve 186 hayvan türüne ev sahipliği yapmaktadır. Bu türlere ev sahipliği yapan ve yine bu türlerle beraber bölge ekosisteminin özgün işleyişini mümkün kılan ağaçların katledildiği düşünüldüğünde, kurulan maden ocağının son derece yıkıcı, geri dönüşü mümkün olmayan etkileri olacaktır.

    Öte taraftan, maden 180.000 insanın su ihtiyacını karşılayan Atikhisar Barajı ve çok sayıda yeraltı ve yerüstü su kaynakları ile aynı su havzasında yer almaktadır. Doğadan maden gasp etme işlemi sırasında Doğu Biga Madencilik A.Ş tarafından siyanürün kullanıldığı ve havzadaki su kaynaklarına siyanürün sızma ihtimalinin son derece güçlü bir ihtimal olduğu göz önünde bulundurulduğunda bölgedeki doğal yaşam ve insan sağlığı tehdit altındadır.

    Tüm bunlar düşünüldüğünde;

    * ÇED raporunda belirtilenden yaklaşık 4 katı büyüklüğünde ağaç katliamına imza atarak yasadışı bir süreç işleten Doğu Biga Madencilik A.Ş hala faaliyetlerini sürdürmekte midir? Bu şirket hakkında bir işlem başlatılmış mıdır?

    *Kirazlı Maden Ocağı’nın bölge halkının içme suyu ihtiyacını karşılayan Atikhisar Barajı ile aynı su havzasında kurulmasına hangi gerekçelerle izin verilmiştir?

    *%98,7’si ormanlık alan içerisinde kalan Kirazlı Maden Ocağı’nın kurulmasına Bakanlığınız tarafından hangi gerekçelerle izin verilmiştir?

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine tepki: Hükumet, iyileştirmek varken kolaycılığı seçiyor – VİDEO

    Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine tepki: Hükumet, iyileştirmek varken kolaycılığı seçiyor – VİDEO

    PİRHA – Şeker fabrikalarının özeleştirilmesine karşı Galatasaray Meydanı’nda açıklama yapan Tokat, Yozgat, Amasya, Kastamonu, Erzincan yöre derneği, “Devlete ait ve halkımızın vergileri ile kurulmuş işletmelerin özelleştirmesinden vazgeçilmelidir” dedi. 

    Tokat, Yozgat, Amasya, Kastamonu, Erzincan yöre dernekleri şeker fabrikalarının özelleştirilmesini protesto etmek için İstanbul’daki Taksim Tünel Meydanında bir araya gelerek Galatasaray Lisesine yürüyüş gerçekleştirdi. “Şeker fabrikaları halkındır satılamaz. Özelleştirmelere yabancı şirketlere peşkeş çekilmesine hayır” pankartı açan kitle yürüyüş boyunca “Şeker vatandır vatan satılamaz”, “Fabrikalar halkındır satılamaz”, “Glikozlu şeker yemeyeceğiz”, “Şekerde yalana, talana hayır”, “Glikoz lobisi ülkemizden defol”, “Şekerin tadını kaçırma sabrımızı taşırma”, “Vatanı satanı biz de satarız” sloganları attı. Yürüyüşe yöre derneklerinin yanı sıra Emek Partisi, CHP, HDP ile çok sayıda yurttaş destek verdi.

    “HÜKÜMETİN ÖZELLEŞTİRME POLİTİKALARINDAN KURTULMASINI İSTİYORUZ”

    Galatasaray Lisesi’ne gelen kitleden ilk konuşan Tüm-Tok Derneği Başkanı Hasan Bayrak, 14 tane şeker fabrikasının yağmasına karşı çıkmak için toplandıklarını söyledi.  Bayrak, “Dün iki tane daha fabrika satıldı. Biz şeker fabrikalarının satılmasına karşı çıkıyoruz. Hükumetin özeleştirme politikalarından kurtulmasını istiyoruz” dedi.

    Bayram’ın ardından konuşan CHP Sivas Milletvekili Ali Akyıldız,  Türkiye’deki bütün şeker fabrikalarını gezdiğine değinerek, “Şeker fabrikaları sorunu siyasi bir sorun değildir. Bunu siyasete alet etmedik, etmiyoruz. Şeker fabrikaları sorunu bir vatan sorunudur. Bu, sağlık sorunudur. Gelin uluslararası sermayeye taşeronluk yapmayın yerli ve milli olun” dedi.

    MÜCADELE VURGUSU YAPILDI

    Akyıldız’ın ardından söz alan HDP 25. dönem milletvekili Ali Kenanoğlu da daha önce özelleştirmeler yapıldığını  ve bunların hata olduğunun hükumet tarafından kabul edildiğini söyledi. Kenanoğlu, HDP olarak özelleştirmelere karşı olan mücadele edeceklerini söyledi.

    Kenaoğlu’nun ardından CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İlgin, cumhuriyetin değerleri olan şeker fabrikalarının satıldığına dikkat çekti.  İlgin, “Özelleştirmeyi istemiyoruz. Kim istiyor? Evet biliyoruz isteyen bir kişi var. O da hiç fabrika inşa etmemiş” dedi.

    Aşkale Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Murat Demir de, “Hükumetin her şeyi özel sektöre devrediyor. Her şeyi satıyor. İyileştirmek varken kolaycılığı seçiyor. Biz buna karşıyız. Şeker fabrikaları milli kurumlardır” dedi.

    “ŞEKER FABRİKALARI TEMEL ÜRETİM TESİSLERİNDENDİR”

    Konuşmaların ardından Tokat İl Dernekleri Federasyonu Başkanı Halil Bakan basın açıklamasını okudu. Bakan, 21 Şubat 2018 tarihli Resmi Gazete sayısında  Bor, Çorum, Kırşehir, Yozgat, Erzincan, Erzurum, Ilgın, Kastamonu, Turhal, Afyon, Alpullu, Burdur, Elbistan ve Muş Şeker fabrikalarının satışının gündeme geldiğini söyledi.

    Bakan, “Şeker fabrikaları en temel üretim tesislerindendir. Fabrikaların özelleştirilmesi satılması ya da kapatılması pancar üreticisi köylüleri, mevsimlik tarım işçileri, esnaf ve nakliyeciler ile hayvancılık işletmeleri açısından bakıldığında tam bir çöküş demektir” dedi.

    En büyük tehlikenin ise şeker pancarından üretilen şeker yerine nişasta bazlı şekere (NBŞ) geçilmesi olduğunu aktaran Bakan, “Nişasta bazlı şekerin ithal edildiğini hesaba kattığımızda yabancı ülkelere döviz ödeyerek hem ekonomik bağımlılığımız artmakta hem de dış ticaret açığımız büyümektedir” dedi.

    “20 YILDA ŞEKER PANCARI ÜRETİCİSİ SAYISI 300 BİN AZALDI”

    Şeker fabrikasına ilişkin sayısal veriler de paylaşan Bakan, son 20 yılda 405 bin olan şeker pancarı üretici sayısının 105 bine düştüğünü anlattı. Bakan, “31 şeker fabrikası aynı zamanda dört alkol fabrikası, beş makine fabrikası, bir elektromekanik aygıtlar fabrikası, bir tohum işleme fabrikası ve bir araştırma Enstitüsü’nün kurulmasına önayak  olmuştur” dedi.

    Daha önce özelleştirilen Tekel Sigara Fabrikasının akıbetine de değinen Bakan, “Bu iktidar tarafından özelleştirilerek satılan, sonra kapatılan ve daha sonrada yıkılan Tekel Sigara Fabrikasının enkazı halen taş yığını olarak duruyor. Tokat Turhal Şeker Fabrikasının sonucu da farklı olmayacaktır” ifadelerine yer verdi.

    TALEPLER

    Fabrika satışlarının engellenmesinin uluslararası NBŞ tekellerinine “dur” demek olduğuna işaret eden Bakan, son olarak taleplerini sıraladı:

    -Şeker fabrikasını özelleştirmesinden vazgeçilmelidir

    -Devlete ait ve halkımızın vergileri ile kurulmuş işletmelerin özelleştirmesinden vazgeçilmelidir.

    -Üretim özendirilmeli halkın işsizliği önlenmelidir.

    -Halkımızın işine aşına el sürmekten vazgeçilmelidir.

    -Yeni fabrikalar açılmalıdır. (HABER MERKEZİ)