Etiket: HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç

  • Antalya Demokrasi Güçleri: AKP iktidarını kaybederek daha da saldırganlaşıyor-VİDEO

    Antalya Demokrasi Güçleri: AKP iktidarını kaybederek daha da saldırganlaşıyor-VİDEO

    PİRHA- Yeşil Sol Parti’nin Antalya Milletvekili adayları ve HDP Antalya temsilcileri, Attalos Heykeli önünde bir araya gelerek Diyarbakır merkezli yapılan gözaltı operasyonlarına tepki gösterdi. Basın açıklamasında konuşan HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Süleyman Soylu’ya tepki göstererek yapılan operasyonun siyasi amaçlar taşıdığını söyledi.

    HDP Antalya İl Örgütü, Diyarbakır merkezli soruşturma kapsamında 21 ilde yapılan ev baskınlarında aralarında çok sayıda gazeteci, siyasetçi, hukukçunun da bulunduğu 100’ün üstünde kişinin gözaltına alınmasına ilişki basın açıklaması yaptı.

    Açıklamaya, siyasi parti, emek ve demokrasi güçleri ve  çok sayıda yurttaş katıldı. Attalos Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklamayı Yeşil Sol Parti Antalya Milletvekili Adayı Saruhan Oluç okudu.

    “Bugün Diyarbakır’da bir gözaltı operasyonu gerçekleştirildi, 150’ye yakın arkadaşımız gözaltına alındı. Seçim çalışması sürdüren partililer, gazeteciler ve sanatçılar gözaltında. Bu gözaltı operasyonu neden yapıldı? Bu gözaltı operasyonunu kim yaptırdı, emrini kim verdi?” diye soran Oluç, emri Süleyman Soylu’nun verdiğini ve amacının seçimlere az bir zaman kala Yeşil Sol Parti’ye zarar vermek olduğunu söyledi.

    “14 MAYIS SEÇİMLERİNE YÖNELİK DARBE”

    Oluç, gözaltı furyasının 14 Mayıs seçimlerine dönük darbe süreci olduğunu söyleyerek, “AKP iktidarı ve güdümündeki yargının gerçekleştirdiği bu saldırının nedenini toplum da biz de gayet iyi biliyoruz. 2015’ten bu yana siyasi darbeler, katliamlar, kara propaganda, özel savaş yöntemleri, tehdit, şantaj ve her türlü saldırıyla ömrünü uzatmaya çalışan iktidar, bu sabah gerçekleştirdiği gözaltı furyasıyla da 14 Mayıs seçimlerine yönelik yeni bir darbe sürecini başlatmıştır. Bu operasyon sandıkları ve halkın iradesini çalma operasyonudur. Bu operasyon topluma ve onun siyasi tercihlerine açık bir gözdağı ve tehdittir” dedi.

    “AKP-MHP İKTİDARINI KAYBEDEREK SALDIRGANLAŞIYOR”

    AKP-MHP iktidarının kaybederek daha da saldırganlaştığını ifade eden Oluç, “Kaybettikçe saldırganlaşan, saldırganlaştıkça kaybeden AKP-MHP iktidarı asla kendisini bekleyen akıbetten kurtulamayacaktır. Bu saldırılar AKP’nin son çırpınışlarıdır ve asla sonuç vermeyecek beyhude çabalardır. Bu saldırılara en büyük cevabı da halkımız ve iradesi tehdit edilen toplumsal kesimlerin tamamı sandıklarda verecektir. AKP, Diyarbakır merkezli operasyon ile tarihin akışını tersine çeviremeyecektir, aksine Diyarbakır merkezli halk iradesiyle bir daha geri gelmemek üzere siyasi sahneden silinecektir” diye konuştu.

    “DARBEYE KARŞI MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    Saruhan Oluç, son olarak sandıklara sahip çıkma çağrısında da bulunarak, şunları ifade etti:

    “Bu tehdit ve şantaj düzeninin sona ermesini isteyen, yıllardır uygulanan hukuksuzluklarla hesaplaşma iradesi gösteren herkesi bu saldırılara karşı açık tutum almaya çağırıyoruz. Gözaltına alınan her bir kişinin yerine binleri, on binleri sorumluluk üstlenerek seçim çalışmalarına katılmaya, sandıklara sahip çıkmaya ve darbeye karşı aktif mücadeleye çağırıyoruz. Biz buradayız ve mutlaka kazanacağız.”

    PİRHA/ANTALYA

     

  • Deniz Poyraz davası davası başladı; fail Onur Gencer duruşmaya getirilmedi-VİDEO

    Deniz Poyraz davası davası başladı; fail Onur Gencer duruşmaya getirilmedi-VİDEO

    PİRHA- HDP İzmir il binasına yönelik saldırıda Deniz Poyraz’ı katleden fail Onur Gencer’in yargılandığı davanın duruşması başladı. Fail Onur Gencer duruşma salonuna getirilmedi. 

    17 Haziran 2021’de HDP İzmir il binasını basarak Deniz Poyraz’ı katleden fail Onur Gencer’in yargılandığı davanın 3’ncü duruşması İzmir Bayraklı Adliyesi 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başladı. Duruşmaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ile HDP Milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin, İHD Onursal Başkanı Akın Birdal’ın yanı sıra Emek ve Demokrasi Güçleri, demokratik kitle örgütleri, sendika temsilcileri, kadın örgütleri, hukuk örgütleri siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü binasına yönelik 17 Haziran 2021’de gerçekleştirdiği silahlı saldırıda Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer’in yargılandığı davanın 3’üncü duruşması Bayraklı Adliyesi 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Dava öncesi adliye önünde bir araya gelenler açıklamalarda bulundu. HDP İzmir İl Örgütü, “Katillerden hesap soracağız. Faşizm yenilecek. Biz kazanacağız” yazılı pankart açtı.

    “TETİKÇİYİ AZMETTİRENLERLER KİMLERDİR?”

    Duruşma öncesinde konuşan HDP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Saruhan Oluç, Türkiye’deki siyasi saldırıların ve katliamların arkasında devletin içinde odaklanmış olan çeşitli çetelerin ve karanlık odakların organizasyonu olduğu belirterek, “Bu tek kişinin hazırlayıp yaptığı bir cinayet, bir suikast, bir katliam girişimi değildir dedik. Türkiye’de her zaman bu tür siyasi saldırıların ve katliamların arkasında devletin içinde odaklanmış olan çeşitli çetelerin ve karanlık odakların organizasyonu olduğu bilinir. İlk kez değildir bu. Bütün bu tür saldırılarda ve katliamlarda her zaman böyle olmuştur ve devletin içinde odaklanmış olan o karanlık çeteler her türlü koruma ve kollama faaliyetini eğitim, azmettirme ve planlama faaliyetini gerçekleştirmişlerdir. İşte Deniz Poyraz arkadaşımızın katledilmesi de böyle bir iştir. Biz o nedenle ilk gün dedik ki, tetikçi belli, katil belli, o alçağın teki, onun önemi yok. Ama esas önemli olan o tetikçiyi azmettirmiş olanlar kimlerdir, o cinayeti, o suikastı planlamış olanlar kimlerdir? O tetikçiyi eğitmiş olanlar kimlerdir? O tetikçiyi azmettirenlerin içindeki siyasi ve bürokratik odaklar kimlerdir? Bunların açığa çıkarılması gerek dedik ilk gün ve ilk günden beri, ilk duruşmadan beri bugüne kadar da aynı talebimizi ileri sürdük. Ve ne yazık ki mahkeme heyeti bugüne kadar bu konuda herhangi bir adım atılması doğrultusunda gereken işlemleri yapmadı. Neden? Neyi gizliyorsunuz? Neyi koruyor ve kolluyorsunuz? Bu soruyu ilk gün sorduk sonuna kadar sormaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    “TOPLUMSAL VE SİYASİ MUHALEFETİN BÜTÜN ODAKLARINA SALDIRIYORLAR”

    İktidarın korku imparatorluğuna karşı mücadeleye devam ettiklerini kaydeden Oluç, şöyle devam etti:

    “O nedenle HDP’ye, toplumsal ve siyasal muhalefetin bütün odaklarına saldırıyorlar. Hukuk, yargı diye bir şey bırakmadılar. Daha geçtiğimiz Gezi davasında bir karara vardılar. Ortada delil yok, ama Osman Kavala hakkında ağırlaştırılmış müebbet cezası verdiler. Ortada delil yok arkadaşlarımız hakkında 18’er yıl ceza verdiler. Kim verdi, bir ağır ceza mahkemesi heyeti. Kim var bu heyette. O heyette daha önce AKP’den milletvekili aday adayı olmuş bir kişi var. Diyeceksiniz bir kişinin ne önemi var. 3 kişiden biri böyleyse ve o mahkeme heyetinin başkanı da her türlü hukuku çiğniyorsa, o zaman işte 3 kişiden iki kişiyle bu kararı verebiliyorlar. Daha önce iki kez yargılandığı beraat ettiği davadan 3’üncü kez tekrar yargılayıp ağırlaştırılmış müebbet cezası verecek kadar hukuksuzluk yaptılar. Çünkü onlar cüppelerine ilik açmışlar. Açtıkları ilik sayesinde iktidarın karşısında el pençe divan duruyorlar.”

    Duruşma öncesi çok sayıda polis “güvenlik tedbirleri” gerekçesiyle adliye koridorunda bulundu.

    Katledilen Deniz Poyraz’ın annesi Fehime ve babası Abdüllillah Poyraz ile birlikte kardeşleri de duruşmaya katıldı.

    FAİL DURUŞMAYA GETİRİLMEDİ

    Duruşma mahkeme heyetinin gelmesiyle başladı. Fail Onur Gencer tutulduğu cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.

    Duruşma kimlik tespitiyle devam ediyor.

    PİRHA/İZMİR

  • HDP, Gülistan Doku için Meclis araştırması açılmasını istedi

    HDP, Gülistan Doku için Meclis araştırması açılmasını istedi

    PİRHA-HDP Grup Başkanvekilleri Meral Danış Beştaş ve Saruhan Oluç, 5 Ocak 2020 günü kaybolan Gülistan Doku’nun akıbetinin araştırılmasını, Doku’nun kaybolmasına karışan veya suç işleyenlerin tespit edilerek haklarında gerekli soruşturmaların yapılması amacıyla Meclis araştırması açılmasını istedi.

    5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamayan Gülistan Doku 763 gündür kayıp. Doku’ya ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılsa da Doku’nun kaybolmasında şüpheli olan Zainal Abakarov’un şimdiye kadar kapsamlı bir ifadesine başvurulmadı.

    Cadde ve sokakları mobese kameralarıyla donatılmış kentte, Doku’ya ilişkin bir ize rastlanmazken, ailesi ve kadın örgütleri kapsamlı bir çalışma yapılarak Doku’nun bulunmasını ve faillerin cezalandırılmasını istiyor.

    HDP Grup Başkanvekilleri Meral Danış Beştaş ve Saruhan Oluç, 5 Ocak 2020 günü kaybolan Gülistan Doku’nun akıbetinin araştırılmasını, Doku’nun kaybolmasına karışan veya suç işleyenlerin tespit edilerek haklarında gerekli soruşturmaların yapılması amacıyla Meclis araştırması açılmasını istedi.

    “GÜLİSTAN DOKU’NUN DURUMUNUN AYDINLATILMASI GEREKİYOR”

    HDP Grup Başkanvekilleri Meral Danış Beştaş ve Saruhan Oluç’un Gülistan Doku için verdiği araştırma önergesinde şu ifadeler yer aldı:

    -Kayıp; kaybolan kişinin akıbetinin bilinmemesinden ötürü bünyesinde beklemeyi de barındırdığından tarifi olanaksız manevi eza niteliğindedir. Tüm kamuoyunun malumu olduğu üzere Gülistan Doku, iki yılı aşkın bir süredir kayıptır ve yaşadığına yahut öldüğüne dair tek bir bulguya dahi ulaşılamamış olması meselenin vahametini ortaya koymaktadır. Bu süreç Doku’nun ailesi başta olmak üzere bütün sevenleri için bir işkence niteliğindedir. Kamuoyunun tepki ve beklentilerine, ailenin çabalarına ve taleplerine karşın Gülistan Doku’nun bulanamamış olması, yoğun bir üzüntünün yanı sıra endişe ve korkuları da artıran bir olgudur.

    -Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi iken kaybolan Gülistan’ın son olarak UzunçayırBaraj Gölü üzerindeki Dinar Köprüsü yakınlarında görüldüğü ihbarı yapılmış ancak arama çalışmaları neticesiz kalmıştır. Yeterli düzeyde yapılmayan arama faaliyetleri en son 2020 yılının 18 Ağustos günü sonlandırılmıştır.

    -Gülistan’ın hala bulunmamış olmasında en büyük etkenin, ilk anda gerekli müdahalelerin yapılmamış olması ve yargı sürecinin hızlı refleks göstermemiş olması aşikârdır. Öte yandan valilikçe yapılan açıklamalar Doku’nun intihar etmiş olduğu yönündeyse de cenazesine ulaşılamamış olması soru işaretlerini artırmakta ve bu olasılığı azaltmaktadır.

    -Gülistan Doku’nun kaybolması ile ilgili kritik olan husus, Tunceli’de görev yapan bir polisin oğlu olarak bilinen ve harp akademisi mezunu olan Rus asıllı Zaynal Abakarov ile olan arkadaşlığıdır. Nitekim, Gülistan’ın bu zat tarafından darp edilerek bir minibüse konulduğuna dair beyanlar mevcuttur. Ancak ne emniyet ne de yargı bu iddiaları araştırmaya dönük ciddi bir çalışma yürütmemiştir. Ayrıca, Gülistan’ın kayıpilanını veren kişinin Abakarov olması ve Abarakov’unyurtdışına çıkmış olması gibi son derece kritik gelişmeler,kayıp olayında Abrakov’un dahli olduğuna delalettir. Yine Gülistan’ın kaybolduğu bölgedeki mobese ve HTS kayıtlarına ulaşılamıyor oluşu, Tunceli alınan yoğun güvenlik önlemleri nazara alındığında hayatın olağan akışına aykırıdır.

    -Gülistan’ın ailesi çeşitli kereler oturma eylemleri gibi çeşitli araçlarla seslerini duyurmaya çalışmışlar ancak her seferinde kolluk şiddeti ve yargı baskısı ile karşılaşmışlardır. Gülistan’ı en son gören Zaynal Abakarov’un bu olaydaki dahli hiçbir şekilde sorgulanmazken; Gülistan’ın aile fertlerine yönelik baskı; Abakarov’un kolluk ve yargı tarafından korunduğu şüphesini artırmaktadır.

    -Ülkede üniversite öğrencisi genç bir kadının tam 2 yıldır kayıp olması, toplumda, bilhassa kadınlar açısından büyük bir endişe, korku ve umutsuzluk yaratmıştır. Gülistan’ın anne ve ablası yaşadıkları acıyı ve manevi ezayı dile getirmekten geri durmamış ancak onların bu sesleri artık duyulmaz olmuştur. Gülistan’ın yaşayıp yaşamadığının, hangi şartlarda kaybolduğunun 2 yılı aşkın bir süredir bilinemiyor oluşu, gerçek manada bir trajedidir. Üstelik olayda dahli olduğu ortaya konulan delillerden açıkça anlaşılan Zaynal Abarakov’un ifade dahi vermeksizin yurtdışına çıkmış olması, meselenin emniyet ve yargı organlarında sahiplenilmediğinin de ifadesidir. Olaydaki tek şüpheli şahsın, emniyet mensubu olan üvey babası tarafından koruma altına alındığına işaret eden gelişmeler, kayıp hadisesine dair ailenin de bilgi sahibi olduğuna dair kuşkuları artırmaktadır. Ancak tüm bunlara rağmen Gülistan’ın bulunmasına yarayacak araçların yargı ve emniyet tarafından irdelenmiyor oluşu, olası başka kayıp vakaları açısından da tehlike içermektedir. Gülistan’ın ailesinde ve toplumda oluşan derin kaygının bir yönünü de bu tehlike oluşturmaktadır.

    -Bunca zamandır ülke gündeminde olan Gülistan Doku’nun kaybolması hadisesinin parlamento gündemine derhal getirilmesi ve bir komisyon kurularak meselenin aydınlatılması elzemdir. Bu bahisle bir komisyon kurulmasını talep zarureti hasıl olmuştur.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hatay Samandağ’da Res-el Seni kutlandı-VİDEO

    Hatay Samandağ’da Res-el Seni kutlandı-VİDEO

    PİRHA- HDP Samandağ İlçe Örgütü’nün, Res-el Seni (yılbaşı) dolayısı ile düzenlediği halk buluşmasında konuşan Tülay Hatimoğulları, anadilin önemine vurgu yaparak, Türkiye’nin dil yönünde zengin bir ülke olduğunu ancak Türkçe dışındaki dillerin resmi alanlarda kullanılmasının yasak olduğunu ifade etti.

    Arap Alevilerin kutladığı Ras-el Seni Rumi-(Şemsi) miladi takvime göre ayın birine denk gelen 14 Ocak’ta kutlanıyor.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Samandağ İlçe Örgütü Antakya’nın Samandağ ilçesinde bulunan Yeniçarşı By Aslan Toplantı ve Konferans Salonu’nda, Res-el Seni (yılbaşı-yeni yıl) dolayısı ile halk buluşması etkinliği düzenledi. Gerçekleşen etkinliğe, HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı, Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü ve Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları’nın aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

    İlk olarak sanatçı Mehmet Menni’nin sahne aldığı etkinlikte konuşan Tülay Hatimoğulları, anadilin önemine vurgu yaparak, Türkiye’nin dil yönünde zengin bir ülke olduğunu ancak Türkçe dışındaki dillerin resmi alanlarda kullanılmasının yasak olduğunu ifade etti.

    Tülay Hatimoğulları, HDP’nin bu anlayışla mücadele ettiğinin altını çizerek, “İşte HDP mücadelesi, herkesin kendi anadili ile beraberce barış içinde yaşaması içindir” diye konuştu.

    Tülay Hatimoğulları’nın ardından söz alan HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç da, barış vurgusunda bulunarak, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bugün Vakıflı’ya da gittik bir masada oturduk. Masada Ermeni, Arap Alevi Sünni vardı. HDP işte o masadır. HDP tüm halkların birlikte oturduğu masadır. Sadece Türkiye için değil tüm bölge için barış istedik. Hükûmet ne yaptı; yüzyıllardır bir arada yaşayan halkları düşman etti. Komşudaki savaşın ortasına girerek,  her türlü çeteyi besledi. Kürt düşmanlığı, Arap, Alevi düşmanlığı yaptı. Bu kadar işsizlik yoksulluğun sebebi de hükümetin savaşın içinden olmasından kaynaklı. Bu iktidar savaş istiyor biz de buna karşı bölgesel barış için mücadele ediyoruz. Suriye’de savaşa değil barışa ihtiyaç var.”

    Etkinlik, Kaldırım Müzik Topluluğu sanatçıları ile Abdal Haluk Tolga İlhan’nın sahne almasının ardından sona erdi.

    PİRHA/HATAY