Etiket: hdp istanbul milletvekili erdal ataş

  • HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş 10 Ekim Ankara Katliamı’yla ilgili soru önergesi verdi

    HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş 10 Ekim Ankara Katliamı’yla ilgili soru önergesi verdi

    PİRHA -HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya, 10 Ekim Ankara Katliamında savcının ilgili dört CD/DVD’yi izlememesini ve katliama göz yuman kamu görevlileri hakkında soruşturma başlatılıp başlatılmadığını sordu.

    25-26 Eylül 2017 tarihinde Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Ankara katliamı davasının 5. duruşmasında bazı kolluk kuvvetlerinin katliamla direk ve dolaylı olarak bağlantılarının olduğu ve bazı kamu görevlilerinin katliamın önlenme imkanı varken gerekli tedbirleri almadığı ve katliamla ilgili istihbarat raporlarının ilgili kamu kurumlarından saklandığı belirtilmişti.

    Duruşmada ayrıca, katliam esnasında görevli personelin görevini kötüye kullanmasına yönelik açılan soruşturmada ilgili savcının dosyada yer alan dört (4) adet CD/DVD’yi açmadığı ve görevi kötüye kullanan personellerle ilgili etkin bir soruşturma yürütülmediği ifade edilmişti.

    HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, konuyla ilgili Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlamaları istemiyle soru önergesi verdi.

    Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e “Sorumlu kamu personelinin soruşturulmasına yönelik, görevli savcının dört adet CD/DVD’yi dahi açmaması ve ilgili CD/DVD görüntülerini izlememesinden dolayı sorumlu savcı hakkında, görevi ihmale yönelik herhangi bir tahkikat başlatıldı mı?” sorusunu soran Ataş, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya da şu soruları yöneltti:

    -Katliamla ilgili, dönemin Ankara Valisi hakkında görevi ihmal ettiğine yönelik yürütülen bir soruşturma var mıdır?

    -Katliamla ilgili, dönemin Ankara Emniyet Müdürü, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Ankara TEM amiri H.Ö. GÜR, İstihbarat Şube Müdürü, TEM Şube Müdürü, Güvenlik Şube Müdürü ve Çevik Kuvvet Şube Müdürü hakkında görevi suistimal etme ve kötüye kullanmayla ilgili yürütülen bir soruşturma var mıdır? (HABER MERKEZİ)

  • Erdal Ataş: Tekçi zihniyete karşı Aleviler, Kürtler ve emekçiler eskisi gibi yaşamak istemiyor- VİDEO

    Erdal Ataş: Tekçi zihniyete karşı Aleviler, Kürtler ve emekçiler eskisi gibi yaşamak istemiyor- VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, Vicdan ve Adalet Nöbeti’ni değerlendirdi. Ataş, Aleviler, Kürtler ve diğer bütün demokrasi güçlerinin sürdürdüğü bu mücadele başarıya ulaşırsa iktidarda olan bu tekçi zihniyet mağlup olacak ve kazanmamız yakındır” diye belirtti.  Ataş ayrıca, “Baskıyla, zorla, şiddetle her ne kadar ayakta tutunmaya çalışıyorsa da biz işin sonuna geldiğini düşünüyoruz. Çünkü toplum Sünniler ve Aleviler eskisi gibi yaşamak istemiyor” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Diyarbakır, İstanbul ve Van’ın ardından İzmir’e devrettiği Vicdan ve Adalet Nöbeti’ni İstanbul Milletvekili Erdal Ataş PİRHA’ya değerlendirdi.

    Ülkenin yarı açık hapishane haline getirildiğini kaydeden Erdal Ataş, “Aleviler, Kürtler ve diğer bütün demokrasi güçleri başta olmak üzere sürdürülen bu mücadele başarıya ulaşırsa iktidarda olan bu tekçi zihniyet mağlup olacak ve kazanmamız yakındır” diye belirtti.

    “VAR OLAN ADALET ADALET DEĞİL”

    Bu coğrafyada yaşayan halkların ve inançların dışlanan bir siyasetle karşı karşıya kaldığını dile getiren Ataş şöyle konuştu:

    “Türkiye’de yüzyıllardır devam eden haksızlıklar, temel problemler sürekli devam etti. Asıl olarak adalet insanın temel hak ve özgürlüklerine yönelik yaklaşımla belirlenen bir durum. Yoksa şu an var olan hukukun işletilmemesi gerçek anlamda bizim için adalet değil. Bilindiği gibi adalet birkaç temel şey üzerinden şekilleniyor. Bir tanesi insanın temel sosyal kimliklerine yönelik tam hak eşitliğidir. Eğer orada eşitlik yoksa orada adalet yok demektir. Bu sosyal kimlikler insanın inanç kimliğidir, dil kimliğidir, ulusal kimliğidir, cinsiyet kimliği ve rengidir. Adaletin esas olarak ölçüldüğü noktalardan bir tanesi de var olan ekonominin adaletli olarak bölünmesi üzerine şekilleniyor. Bu da işçi ve emekçilerin varolan ekonomiden doğru pay almaları hem de bu noktada örgütlenme ve diğer haklarının önündeki engellerin kaldırılması meselesidir. Üçüncüsü ise demokratik yönetimdir. Bu ülkede yaşayan halkların uluslararası evrensel yasalara dayalı olarak hakları hem de onların yönetimdeki payları ile alakalı bir durum oluyor.”

    “CEMEVLERİ YASAK, DİN DERSLERİ ZORUNLU VE KATLİAMLARIN HESABI SORULMADI”

    Alevi toplumu üzerindeki katliamlar ve inkarın adaletsizliğin en büyük göstergesi olduğunu ifade eden Ataş şunları belirtti:

    “Malesef bizim ülkemizde bu hakların tümü gasp edilmiş durumda. Bu ülkede sözde laiklik adı altında Alevilere ve diğer inanç kimliklerine ayrımcılık uygulandı. Bin yıllardır bu coğrafyada yaşayan halklar inançları ile birlikte malesef tarih kitaplarında aşağılanan, dışlanan bir siyasetle karşı karşıya kaldılar. Hala zorunlu din dersleri dayatılıyor. Bu ülkede Alevilere yapılan katliamların hiçbirinin hesabı hala sorulmadı. Cemevleri ve ibadethanelerine yönelik yasaklar hala devam ediyor. El koyulan değerlerinin tümü tahribat yaşıyor. Dillere yönelik yaklaşımda bu şekildedir. Lazcası, Arapçası, Kürtçesi, Çerkezcesi yasak durumda. Kadın kimliği tamamen siyaset ve politika dışında tutulmuştur. Bütün bu eşitsizliklerin olduğu yerde zaten adaletten bahsedilemezdi. Kazanılmış ne kadar hak varsa bunların tümüne yoğun bir saldırı gerçekleşmeye başladı. İnkar, asimilasyon politikası şiddet ile birleştirilerek ülke açık hapishaneye çevrilmiş durumda.”

    “TALEPLERİMİZE TEKÇİ ZİHNİYETLE SALDIRIYORLAR”

    Baskıyla, zorla, şiddetle her ne kadar ayakta tutunmaya çalışıyorsa da kazanmamız yakındır” diyen Ataş,
    “Bizler bu ülkede 40 yıldır demokratik mücadele yürüten, haklarını isteyen Alevilerin, Kürtlerin, emekçilerin ve demokratik çevrelerin savunduğu bir anayasa yapılırsa belki bir nebze çözülebilir” dedi.

    KHK ve  OHAL kaldırıldığı taktirde, altından 12 Eylül Anayasası’nın, onun altından da 12 Mart Anayasası’nın ve tekçi siyasetlerin tümünün çıkıcağını belirten Ataş, şunları kaydetti:

    “Adalet ve Vicdan Nöbeti bu toplumun sürdürdüğü mücadelenin küçük bir dayanışmasından bir tanesidir. Bu mücadele önemli adımlar katetti. Aleviler, Kürtler ve diğer bütün demokrasi güçleri başta olmak üzere sürdürülen bu mücadele başarıya ulaşırsa iktidarda olan bu tekçi zihniyet mağlup olacak. İktidarını kaybedecek, olanaklarını kaybedecek. Bunu bildikleri için tekrar bir saldırı sürecine geçtiler. Bu taleplerimize tekçi zihniyetle saldırıyorlar.
    Adım adım gelişen bir mücadele var ve hızla kitlelerde yankı buluyor. Baskıyla, zorla, şiddetle her ne kadar ayakta tutunmaya çalışıyorsa da biz işin sonuna geldiğini düşünüyoruz. Çünkü toplum Sünniler ve Aleviler eskisi gibi yaşamak istemiyor. Toplumun yüzde 70’i iktidar tarafından zorla durdurulmaya çalışılıyor. İnanıyoruz ki bu bariyer ve barikatlar sürdüğümüz mücadele sayesinde aşılacaktır. Bütün demokrasi güçlerine çağrımız şudur: İnsan haklarından kaynaklanan hakları için bir araya gelmeli ortak mücadele yürütmelidir. Kazanmamız yakındır.”

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR