Etiket: HDP İzmir Milletvekilleri Serpil Kemalbay

  • İzmir Newroz’u: Asrın hesaplaşması geldi; kaçacak yeriniz yok!-VİDEO

    İzmir Newroz’u: Asrın hesaplaşması geldi; kaçacak yeriniz yok!-VİDEO

    PİRHA- İzmir Newrozunda yaşanan depremlere dikkati çeken DTK Eş Başkanı Berdan Öztürk, depremin sebebinin iktidar ve kirli sistemi olduğunu belirterek, “Sorumlulardan hesap soracağız. Kaçacağınız bir yer yok. Sırtınızı dayayacağınız bir yer kalmadı. Depreme felaket diyorlar. Yalan söylüyorlar. Çürümüş sistemleri depremde ortaya çıktı” dedi.

    İzmir’de, “Her der Newroz, her dem azadî” ve “Newroz ateşiyle özgürlüğe” şiarıyla gerçekleştirilen Newroz kutlaması, Konak Gündoğdu Meydanı’nda binlerce kişinin katılımıyla başladı. Sabahın ilk saatlerinden itibaren alana  gelen yurttaşlar, “Biji Newroz”, “Jin jiyan azadi”, “Biji berxwedana zindana”, “Faşizme karşı omuz omuza” “Biji tekoşina gela” ve “Direne direne kazanacağız” slogan ve zılgıtları eşliğinde alana giriş yaptı. Her yıl Newroz’un başladığı saatlere kadar polis kontrol noktalarında bekletilen yurttaşlar, bu yıl üst aramasının ardından alana giriş yaptı.

    AKP iktidarına isyan ve öfkenin hakim olduğu Newroz’da sahneye çıkan Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Eş Başkanları Berna Çelik ve Çınar Altan, Barış Anneleri, Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) temsilcisi Salih Tekin, Yeşil Sol Parti MYK üyesi Ahmet Asena, HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay sahneye çıkarak, Newroz’un önemine dair kısa konuşmalar yapıp, Newroza katılan halklara teşekkür etti.

    BAŞ: DİKTATÖRLÜĞÜN SONU GELDİ 

    Ardından konuşan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, 20 yıllık diktatörlüğün sonuna gelindiğini belirterek, “Bunun umudu ve inancıyla bu alandayız. Halklarımızı enkaz altında ve yoksullukla karşı karşıya bırakanlara karşı alandayız. Yılladır sevdiklerimizi esir aldılar. Bizi bir birimize düşürmeye çalışanlara buradan sesleniyoruz. İşte buradayız bir aradayız. Çok ağır bir depremi yaşadık. Biz halkın canıyla uğraşırken, onlar saraylarda izlediler. Bir tane bile çadır vermediler. Bir tas çorba getirmediler. Yoğun acı günlerimizde bizi yalnızlığa terk ettiler. Ama halklar bir birine el uzattı. Bir birimizin ellerini tutarak hayatta kaldık. Asrın felaketine karşı asrın dayanışmasını ördük” dedi.

    Asrın hesaplaşmasının zamanı geldiğine dikkati çeken Baş, “Bu sülale devrini bitireceğiz. İzmir eşitlik, özgürlük barış ve halkların kardeşliği diyor. Bu zafer işareti barış, özgürlüğün işareti. Kürt ve Türk halkların yan yana geldiğinin işareti. Deniz Gezmiş ile Deniz Poyraz’ı işareti. HDP’yi kapatmaya, susturmaya çalışıyorlar. Ey Tayyip Erdoğan; HDP asla yalnız kalmayacak. Kürt halkı asla yalnız kalmayacak. Kürt halkının iradesini kapatamazsınız. Ama biz sizin sömürünüzü kapatmaya geliyoruz” ifadelerini kullandı.

    KEMALBAY: BİRLEŞİK MÜCADELEYİ GÜÇLENDİRECEĞİZ”

    HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, konuşmasına cezaevinde bulunan vekilleri ve eski eş başkanları selamlayarak başladı. Kemalbay, “Acımız çok büyük. Binlerce yurttaşlarımız adeta katledildi, katleden ise sarayda oturuyor. Acımız çok büyük ama öfkemiz de bir o kadar da büyük. Katledenleri asla affetmeyeceğiz. Asla unutmayacağız ve helalleşmeyeceğiz. Deprem bir kez daha gösterdi ki hayatlarımızın canlarımızın sarayda oturanlar için en ufak bir kıymeti yok. O haramileri tarihin çöplüğüne göndereceğiz” dedi.

    Kemalbay, yaşanan selin ardından Tarım Bakanı’nın “Yurttaşlarımızı kaybettik ama toprak da suya doydu” açıklamasını hatırlatırken, kitle hükümeti yuhaladı.

    TÜMÜKLÜ: İSYAN HARLANIYOR

    Ezilenlerin Sosyalist Partisi (EMEP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü de şunları söyledi: “Bir yanımız Newroz’un ateşin ve isyanıyla harlanıyor. Newroz’un ruhu budur. Yüreğimiz her daraldığında ruhumuzu sıktıklarında Newroz ateşiyle ısınıyoruz. Rahşan Demirel, Zekiye Alkan’ın yaktığı ateşle ısınıyoruz. Özgürlük ve adalet için kendi gücümüze güveneceğiz. Kendi geleceğimizi inşa edeceğiz. Biji Newroz biji azadi.”

    ÖNDER: PAZARLIK YAPMAYAN BİR TEK BİZ VARIZ

    HDP önceki dönem Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise Deniz Poyraz şahsında mücadelede yaşamını yitirenleri anarak konuşmasına başladı. Kitlenin sık sık attığı slogana karşılık Önder, “Eminim ki Sayın Öcalan da bu görüntüleri izliyordur. Barış bu topraklarda kaldığı yerden devam edecek. Barışı ve eşitliği getireceğiz” dedi.

    Cezaevlerindeki siyasi tutuklulara da selam gönderen Önder, “Memlekette bu günlerde enflasyonu olan en çok iki şey var. Koltuk ve masa. Koltuk ve masadan geçilmiyor. Bu masalardan bir şey istemeyen, pazarlık yapmayan sadece biz varız. Biz o masalardan bir bardak çay istemeyiz. Alın kime ne lazımsa onun fazlalığını yapın. Sizin yaptığınız 19’uncu yüzyıl siyaseti çöp olmuştur. Siyasetleri gibi onlar da tarihin çöp sepetine gidecekler. Geriye insanlık, umut kalacak. Biz o zaman masa, koltuk, sandalye hesabı yapmadan bu memleketi bir yeryüzü bahçesine dönüştüreceğiz. O güne olan inancımla hepinizi selamlıyorum” sözleriyle konuşmasını bitirdi.

    ÖZTÜRK: KİMİN BİTİP BİTMEDİĞİNİ GÖRÜYORUZ

    Daha sonra Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk konuştu. Yaşanan depremlere dikkati çeken Öztürk, depremin sebebinin iktidar ve kirli sistemi olduğunu belirterek, “Sorumlulurdan hesap soracağız. Hesap verecekler. Kaçacağınız bir yer yok. Sırtınızı dayayacağınız bir yer kalmadı. Depreme ‘felaket’ diyorlar, yalan söylüyorlar, çürümüş sistemleri depremde ortaya çıktı. Akılları Kürt düşmanlığı üzerine çalışıyor. İktidar sadece 2 partiden oluşmuyor. Yüzyıllık sistem Kürtleri, Alevileri yok sayıyor. Yeni bir seçime giriyoruz. Bu seçim bizimle AKP-MHP arasında olan bir seçim değil, yüzyıllık bir sistem sorunudur. Erdoğan ve Bahçeli yüzyıllık bu inkar sisteminin zihniyetini taşıyorlar” ifadelerini kullandı.

    MUHALEFETE UYARI 

    Muhalefete de seslenen Öztürk, “Bizim derdimiz hükümetin değişmesi değil. ‘Bu sistemden kurtulup yeni koltuklara biz oturacağız’ demeyin, böyle bir şey olmayacak. Sonunuz Erdoğan ve Bahçeli’den daha kötü olur, aklınızı başınıza alın” dedi. Öcalan üzerindeki tecride dikkati çeken Öztürk, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Tecrit işkencedir, hukuk dışıdır. Muhalefet olarak buna sözünüz olmayacak mı? Bunu dile getirmezseniz, samimiyetinize inanamayız. İstanbul’daki demokrasi, Amed’te demokrasi değil mi? Kürt halkının iradesini nasıl yok sayıyorsunuz?” diye belirtti.

    İzmir Newrozu, Dengbêj Xalîde ve Koma Hevra’nın seslendirdiği şarkıların ardından sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

  • Kırıklar Cezaevi’ne heyet ziyareti: Talepler karşılansın-VİDEO

    Kırıklar Cezaevi’ne heyet ziyareti: Talepler karşılansın-VİDEO

    PİRHA- Yaşanan hak ihlallerine karşı 3 ağır hasta tutuklunun başlattığı açlık grevine ilişkin Kırıklar Cezaevi savcısıyla görüşen HDP, İHD, ÖHD ve İzmir Barosu, tutuklulara yönelik tecridin kaldırılarak taleplerin karşılanmasını çağrısında bulundu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, İnsan Hakları Derneği (İHD), Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) ve İzmir Barosu temsilcilerinden oluşan heyet, Kırıklar Cezaevi’nde yaşanan hak ihlalleri ve buna karşı 3 ağır hasta tutuklu yazar Zeki Bayhan, Ramazan Çelik ve Yücel Kızmaz’ın başlattığı açlık grevine ilişkin cezaevi savcısıyla görüştü. Heyet görüşmenin ardından cezaevi önünde açıklama yaptı.

    “İDARE KENDİSİNİ MAHKEMENİN YERİNE KOYUYOR”

    AKP iktidarı ile cezaevlerinde tutsak sayısının 6 kat artığını, bu durumun güvenlikçi politikalardan kaynaklandığını dile getiren HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, “Cezaevlerinde şuan 600’den fazla hasta tutuklu var. Kırıklar Cezaevi’nde yaşananlardan kaynaklı 3 hasta tutuklu açlık grevinde.  Açlık grevlerinin cezaevi idaresinden kaynaklandığı kadar mevzuat ve uygulamadan da kaynaklanıyor. Kendisini mahkeme yerine koyan idare ve gözlem kurularının aldığı kararlar, infazların yakılması bu hukuksuzlukların başında geliyor. Abdullah Ece 73 yaşında bir hasta tutukluydu. İnfazı 2 defa ertelendi ve daha sonra  covite yakalandı ve yoğun bakımda yaşamını yitirdi. Son 7 ayda 48 tutuklu yaşamını yitirdi. Cezaevlerinden tabutların çıkmasını engelleyip, yaşanan insan hakları ihlallerini durdurmak istiyoruz” dedi.

    “KRİZ CEZAEVİNE DE YANSIYOR”

    Türkiye’de yaşanan ekonomik krizin cezaevlerine de yansıdığını belirten Kemalbay, “Tutsaklara çok ciddi elektrik faturaları geliyor. Kendilerini sosyal devlet olarak nitelendiriyorlar, ancak elektrik faturalarını tutuklulara ödetiyorlar. Yemekler sağlıksız ve besleyici olmaktan uzak. Uzun zamandır cezaevlerinde tecrit uygulanıyor. Mahpusların 10 saat olması gereken sosyal aktiviteleri pandemi gerekçesiyle iptal edilmiş ve yaptırılmıyor.  Aile ziyaretlerinin aramalarında görüşçülere engeller çıkarıyorlar” ifadelerini kullandı.

    Cezaevinde kitaplarda kısıtlama getirildiğini, infazların yakıldığını,  odaların üzerinin tellerle kapatıldığını, hasta tutsakların hastanelere sevk edilmediğini belirten Kemalbay, tüm bu ihlallerle ilgili cezaevi savcısı ile olumlu bir görüşme gerçekleştirdiklerini kaydetti. Serpil Kemalbay, son olarak ihlallerin ve tecridin son bulmasını istedi.

    DİĞER PARTİLERE TUTUM ALMA ÇAĞRISI

    Ardından söz alan HDP Hukuk Komisyonu üyesi Alişan Şahin ise ailelerden gelen talepler üzerine ziyareti gerçekleştirdiklerini belirterek çözüme katkı sağlayabilmek amacıyla görüşme sağladıklarını ifade etti. Şahin, “Yanlış uygulamaların önüne geçmek ve kamuoyuna duyurmak için buradayız. Siyasetten alınan kararları uygulama yanlışlığı bu ülkenin karanlık günlerine yelken açılmasına neden oluyor. Sayın Abdullah Öcalan üzerinde başlayan ve tüm cezaevlerinde yaşanan tecrit işkence boyutuna vardı. Yeni yapılan cezaevleri insanları yalnızlaştırma ve konuştuklarını hatırlamayı engelleyecek sorunları meydana getiriyor. Biz 2022’nin başından yılın başından bu yana 48 tutuklunun hayatını kaybetmesine ilişkin özeleştiri vermek gerekiyor. Biz diğer siyasi partilerle eğer yeterli derecede kamuoyu oluştursaydık ölümlerin önüne geçebilirdik. Buradan bu yaşananlara karşı siyasi partileri de tutum almaya çağırıyorum” diye konuştu.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Deniz Poyraz davası: Cinayetin üstünü örtemezsiniz, ortaklarını açığa çıkarın-VİDEO

    Deniz Poyraz davası: Cinayetin üstünü örtemezsiniz, ortaklarını açığa çıkarın-VİDEO

    PİRHA- Deniz Poyraz davası öncesi adliye binası önünde yapılan açıklamalarda, katil Onur Gencer’in arkasındaki güçlerin açığa çıkarılması çağrısı yapıldı. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü binasına 17 Haziran 2021’de silahlı saldırı gerçekleştirerek Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer hakkında açılan davanın 4’üncü duruşması öncesi İzmir Adliyesi önünde açıklama yapıldı. “Katillerden hesap soracağız. Faşizm yenilecek, biz kazanacağız” ve “Suruç için adalet Deniz için adalet” pankartlarının açıldığı açıklamada sık sık “Deniz Poyraz ölümsüzdür” ve “Yaşasın devrimci dayanışma” sloganları atıldı.

    Deniz Poyraz’ın ailesi, HDP milletvekilleri Serpil Kemalbay, Sezai Temelli, Hüda Kaya ve Züleyha Gülüm, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, kadın ve insan hakları örgütleri ile çok sayıda kişi açıklamaya katıldı.

    KEMALBAY: DERİN KUŞKULARIMIZ VAR

    HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, davanın bugüne kadar görülen 3 duruşmasını “adalet fiyaskosu” olarak nitelendirdi. Kemalbay, “Adaletin sağlanmayacağına dair derin kuşkularımız var. Suruç Katliamı’nın da yıl dönümüne giriyoruz. Türkiye’de siyasi katliamların ardının gelmemesinin arkasındaki en temel neden bu katliamlarla yüzleşilmemesidir. Biliyoruz ki Deniz Poyraz katliamını gerçekleştirenlerin ulaşmak istedikleri hedef, Türkiye’de kaos yaratmaktır. HDP şahsında demokrasi güçlerine karşı saldırıyı harekete geçirmek amaçlanmıştır. Bu amacın arkasında bulunanlar bugün ortaya çıkarılmamıştır. Bu handikabı ve kısır döngüyü aşamadığımız sürece Türkiye’de birlikte yaşamı, demokrasiyi, barışı kuracak bir yol çizemeyiz” şeklinde konuştu.

    “MAHKUM EDİLECEKSİNİZ”

    Halen katil Onur Gencer’in arkasındaki güçlerin sırtının sıvazlandığına dikkati çeken Kemalbay, “Katil içeride annelerimize, partimize, milletvekillerimize yönelik saldırgan tutumunu sürdürüyor. Sırtının sıvazlanmasından aldığı güçle mahkeme heyetine hakaret ve tehdit edebilme cüretini gösteriyor. Ama açıkça şunu söylüyoruz ki bunun karşısında en ufak bir geri adım atmayacağız. Bu davayı sonuna kadar takip edeceğiz. Türkiye’de gerçek bir barış demokrasi ve adalet sağlanıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Onur Gencer’in burada sırtını sıvazlayan, katili kollayan bu sistem yakası ilikli savcılar, hakimler ve saraydan talimat alan yargı mekanizması eninde sonunda mahkum edilecek” ifadelerini kullandı.

    TEMELLİ: CİNAYETİN ORTAĞISINIZ

    Ardından konuşan HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, yargılamada olayın üstünün örtülmeye çalışıldığını aktardı. Çok büyük bir adaletsizlik olduğunu belirten Temelli, “Bu topraklarda yüzyılı aşkın bir süredir Kürt düşmanlığı dayatan, nefret söylemiyle toplumu adeta ayrımcılığa tabii kılan bu zihniyet, burada yaratılan adaletsizliğin üstünü örtme çabasında. Elini kolunu sallayarak tam 115 kez keşif yapan bir katile engel olmayan zihniyet, bu cinayetin ortağıdır. İltisak mı arıyorsunuz? Onlarca iltisak var ortada. Sanki münferit olaymış gibi bu olayı önümüze getiriyorlar. Büyük suçlarını gizlemeye çalışıyorlar. Ama bu suçlardan kaçamayacaksınız. Burada bir adalet nöbetini var ettik. Tıpkı Emine Şenyaşar’ın, barış annelerinin yaptığı gibi bütün adliye binalarının önünde adalet nöbetini var etmeye devam edeceğiz. Adalet ve barış mücadelesi bu ülkenin özlemini duyduğu bir arada yaşama iradesini var edecek” diye konuştu.

    “ÖRTÜYÜ PARÇALAYACAĞIZ”

    “Deniz’in hesabını sormak hepimizin boynunun borcudur” diyen Temelli, şöyle devam etti:

    “Deniz’in ve onlarca katledilen arkadaşımızın hesabını sormak toplumsal barışı var etmektir. Barış içinde bir arada yaşamak istiyorsak bu katillerden ve katliamcı zihniyetten hep birlikte hesap sormalıyız. İşte o yüzden buradayız, yan yanayız. Suruç’un, Ankara Gar katliamının, Cizre’nin, Silopi’nin hesabını sormak için öfkemizle mücadele azmimizle yan yana geldik. İktidara ve küçük ortağına sesleniyoruz; Büyük bir panikle bu cinayetin üstünü örtmeye çalıştınız. Ama bu örtüyü parçalayacağız, bundan kurtulamayacaksınız.”

    TANRUKULU: AKP DERİN DEVLETİN SAHİBİ OLDU

    CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Bu cinayet canı sıkılan birinin yaptığı bir cinayet değil. Katliam öncesi aşamaya, cinayet sırasında güvenlik güçlerinin tutumu ve cinayetten sonra yargının tutumuna bakmak lazım. Bu 3 aşamaya baktığımızda bu cinayetin derin devletin derin ilişkileriyle işlenmiş olduğu görülüyor. 115 kez keşif yapılmış, binanın önünde karakol var ama bu cinayet engellenmemiş. Cinayetten önce nefret söylemleri bu cinayetin zeminini hazırladı. Katliamdan sonra bu katile ‘görevini yerine getiren vatansever’ muamelesi yapıldı. Hem müdahale edilmedi hem de müdahaleden sonra el bebek gül bebek ağırlandı. Bu ortamda bir sosyal medya paylaşımı yaparsanız 4-5 gün gözaltında kalırsınız. Ama bu katil sadece 24 saat gözaltında kaldı” dedi.

    “Bu tablo bize bu ilişkilerin sosyal ortağı ve sahibinin AKP olduğunu gösteriyor” diyen Tanrıkulu, “AKP, işkenceden, ölümlerden uzak bir ortam yaratacağı iddiasıyla iktidara geldi. Ama sonra derin devletin sahibi kendisi oldu. Bu cinayetlerden ve kendisinden önce işlenen cinayetlerin beraat ile sonuçlanmasından AKP sorumludur. Bu hesabı sandıkta soracağız” diye belirtti.

    PİRHA/İZMİR

     

  • HDP’li Kemalbay’dan Adalet Nöbetine ziyaret: Tutsaklara fiili idam cezası uygulanıyor-VİDEO

    HDP’li Kemalbay’dan Adalet Nöbetine ziyaret: Tutsaklara fiili idam cezası uygulanıyor-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de hasta ve infazları yakılan tutuklu yakınlarının sürdürdüğü Adalet Nöbeti eylemini ziyaret eden HDP Milletvekili Serpil Kemalbay, hükümetin hasta tutuklulara yönelik izlediği politikanın bir çeşit fiili idam cezası olduğunu söyledi. Kemalbay, “Gözlerini, annelerin adalet nöbetine kapatan bir demokratik kamuoyu olamaz” diye konuştu.

    İzmir’de hasta ve infazları yakılan tutuklu yakınlarının sürdürdüğü Adalet Nöbeti eylemi 45’inci gününde süütyor. Aileleri, Halkların Demokratik Partisi İzmir İl Örgütü, HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay ziyaret etti.

    Ziyarette konuşan Kemalbay, cezaevlerindeki işkence, ölüm ve hak ihlallerinin 12 Eylül dönemini aratmayacak boyutlarda olduğunu kaydederek, demokratik kamuoyunun annelerin adalet nöbetine ses vermesi gerektiğine işaret etti.

    “HAK İHALLERİ 12 EYLÜL DÖNEMİNİ ARATMIYOR”

    Kemalbay, hükümetin hasta tutuklulara yönelik izlediği politikanın bir çeşit fiili idam cezası olduğunu ifade ederek, “Cezaevlerindeki sorunlar 12 Eylül dönemini aratmayacak boyutlarda. Son günlerde işkence iddiaları çok fazla artmış durumda ve pek çok kanıt var. Hasta mahpuslar cezaevlerinde adeta ölüme mahkum ediliyorlar. Kamuoyunun, cezaevlerindeki bu kıyım politikalarının kendisine yönelik olduğunu görmesi gerekiyor. Toplumu sindirmek için cezaevlerindeki tutsakları sindirmek istiyorlar. Bütün kamuoyunun annelerin sesine kulak vermesini istiyoruz. Hükümetin hasta tutuklulara yönelik izlediği politikanın aslında bir çeşit fiili idam cezası olduğunun farkındayız. Tutsaklar toplu halde intihar edecek pozisyona sürükleniyor. Psikolojik baskının da çok arttığını gözlemliyoruz” diye konuştu.

    “ANNELERİN NÖBETİNE GÖZÜNÜ KAPATAN BİR KAMUOYU OLAMAZ”

    Demokratik kamuoyunun, ülkenin birçok ilinde hasta ve infazları yakılan tutuklu yakınlarının sürdürdüğü Adalet Nöbeti eylemlerine ses vermesi gerektiğine işaret eden Kemalbay, şöyle devam etti:

    “Politik tutsaklar yanında adli tutuklulara da benzer tutumlar sergileniyor. Garibe Gezer’e tecavüz ve işkence edilerek intihara sürüklendiğini biliyoruz. İnfazlar yakılarak ATK’nin raporlarına rağmen hasta tutsakların tedavi hakkı engelleniyor. Adli Tıp Kurumu, adeta kolluk kuvvetlerinin raporlarını tekrarlayan raporlarla Aysel Tuğluk’un serbest bırakılmasının önüne geçti. Bu aslında bir düşman hukuku ve intikamcı bir anlayış. Annelerimiz de bu adalet nöbeti ile kamuoyunun dikkatini buraya çekiyor. Faşizm koşullarında adalet nöbetini tutuyorsunuz. Gözlerini, annelerin adalet nöbetine kapatan bir demokratik kamuoyu olamaz. Demokrasi adına konuşanlar hapishanelerdeki bu ağır koşulları görmüyor, bir çift söz söylemiyor.”

    Kemalbay, cezaevlerindeki ağır koşulların ortadan kaldırılarak, adaletin sağlanması için daha çok mücadele edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

    PİRHA/İZMİR

     

  • ‘Yargı eliyle HDP’yi siyasetten tasfiye etmeyi hedefliyorlar’-VİDEO

    ‘Yargı eliyle HDP’yi siyasetten tasfiye etmeyi hedefliyorlar’-VİDEO

    PİRHA-HDP İzmir İl Örgütü HDP’nin kapatılma davası olarak adlandırılan Kobani Davası’na ilişkin Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması düzenledi. Yapılan açıklamada, “Fikren, politik olarak ve sandıkta üstünlük sağlayamadıkları HDP’yi, şimdi yargı eliyle demokratik siyasetten tasfiye etmeyi hedeflemektedirler” denildi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü HDP’nin kapatılma davası olarak adlandırılan Kobani Davası’na ilişkin Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması düzenledi. ‘HDP Kapatılamaz Halkların İradesi Teslim Alınamaz’ yazılı pankartın açıldığı basın açıklamasında sık sık, “HDP halktır halk burada”, Faşizme karşı omuz omuza”, “Kobani Sönmedi Sönmeyecek”, “Savaşa Hayır Barış Hemen Şimdi” sloganları atıldı. Basın açıklamasını HDP İl Eşbaşkanı Besriye Tekgür tarafından okundu. Çeşitli parti temsilcilerinin de katıldığı basın açıklamasında HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay da söz aldı.

    “KOBANİ DAVASI BİR KUMPAS DAVASIDIR”

    Davanın AKP-MHP ittifakının topluma dayattığı rejimi tahkim etmek amacıyla siyasi talimatla hazırlanmış bir kumpas davası olduğun değinen Tekgür davanın demokrasiyi boğmayı amaçladığını ve IŞİD zihniyetinin sürdüğünü gösterdiğini dile getirdi.

    Davanın HDP’nin tasfiye edilmesini amaçladığını ifade eden Tekgür, “Protestolar yaşandıktan 6 yıl sonra dava açılması bu hakikati ortaya koymaktadır. AKP-MHP iktidarı bugün her alanda Kürtlere ve demokrasi güçlerine saldırmakta, bu saldırı ve inkar politikası da mafyalaşma ve çeteleşmeyi yeniden üretmektedir. Siyaset mafya ortaklığı Susurluk’ta kamyon kazasıyla ortaya saçılmıştı bugün mafya liderinin itiraflarıyla ortaya dökülmektedir. Bunların sonlanması ancak savaş ve inkar politikalarının sonlanmasıyla mümkündür” diye konuştu.

    ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI

    Tekgür, yaşananların AKP-MHP iktidar blokunun içine düştüğü derin acizliği gösterdiğini sözlerine ekleyerek, “Fikren, politik olarak ve sandıkta üstünlük sağlayamadıkları HDP’yi, şimdi yargı eliyle demokratik siyasetten tasfiye etmeyi hedeflemektedirler. Bu saldırganlıkları yaşadıkları derin korkudan kaynaklanmaktadır. HDP, sadece bir parti değil aynı zamanda bir fikriyattır. Bu fikir etrafında milyonlarca insan kenetlenmiş durumdadır. Milyonlarca insan siyasi iradesine ve geleceğine sahip çıkacaktır” dedi.

    Tekgür, son olarak tüm demokrasi güçlerini, toplumsal ve siyasal muhalefeti ve yurttaşları ortak mücadeleye çağırdı.

    “HDP’YE SALDIRININ AMACI RANTLARINI SÜRDÜRMEK İSTEMELERİDİR”

    Açıklamada söz alan HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay ise 7 Haziran sürecinden sonra AKP iktidarının HDP’yi yok etmek için elinden geleni yaptığına dikkat çekti. Kemalbay, AKP iktidarının HDP’ye yönelik saldırılarının altında rantlarını sürdürmek olduğuna işaret ederek, “AKP iktidarı çete mafyasıyla koalisyon kurarak HDP’yi tasfiye etmeye çalışıyorlar. Düşman gördükleri Kürt halkına karşı baskı politikalarını sürdürüyorlar. HDP’ye siyasi olarak yenemeyenler kumpas kurarak siyasetten uzaklaştırmak için darbe yapıyorlar. Biz her türlü bedeli göze almış bir parti olarak diyoruz ki; elinizden geleni ardınıza koymayın. AKP gırtlağına kadar suça bulaşmış durumdadır. HDP’ye yönelik olan saldırının sebebi rantlarını sürdürebilmek içindir” şeklinde konuştu.

    PİRHA/İZMİR

     

  • İzmir’de Roboski anması: F-16’lar gökten ölüm yağdırdı- VİDEO

    İzmir’de Roboski anması: F-16’lar gökten ölüm yağdırdı- VİDEO

    PİRHA- Roboski Katliamı’nın 8. yıl dönümünde İzmir’de düzenlenen anmada katliamda hayatını kaybedenler anıldı, sorumluların ortaya çıkarılması ve cezalandırılması istendi.

    Haberin Videosu

    Roboski Katliamı’nın 8. yıl dönümünde İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri öncülüğünde katliamda hayatını kaybedenler anıldı. Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yapılan açıklamada, “Roboski’yi Unutma, Unutturma” pankartı açıldığı anmada sık sık, ‘Roboski’yi Unutma Unuturma’, ‘Dersim, Maraş, Roboski Unutulmaz Hiçbiri’, ‘Faşizme Karşı Omuz Omuza’ sloganları atıldı.

    HDP İzmir Milletvekilleri Serpil Kemalbay, Murat Çepni, SYKP Eş Genel Başkanı Cavit Uğur, Eğitim-Sen, KESK, TMMOB, Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi, EMEP, ESP, ve çok sayıda yurttaşın katıldığı anmada katliamda sorumluluğu olanların ortaya çıkarılması ve cezasızlık politikasından vazgeçilmesi istendi.

    İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri adına açıklamayı okuyan TMMOB İl Koordinasyon Dönem Sözcüsü Melih Yalçın, Roboski katliamının üzerinden seneler geçmesine rağmen kimse yargılanmadığına vurgu yaparak, “Roboski Katliamı insanlığa karşı suçtur ve insanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı yoktur. Katliamla ilgili bütün dosyalar açılsın, gerçek ortaya çıkarılsın”diye konuştu.

    “F-16’LAR GÖKTEN ÖLÜM YAĞDIRDI”

    Roboski’de, 28 Aralık 2011 tarihinde 28’i aynı aileden 34 kişinin savaş uçaklarının bombardımanıyla hayatını kaybettiğini hatırlatan Yalçın, “34 can, 34 çiçek koparıldı dalından. Kimisi okul için harçlık çıkarmak, kimisi yeni defter almak, kimisi de eve ekmek götürmeyi düşlemişti. Her birisinin ayrı ayrı güzel hayalleri vardı. Bütün hayalleri o gece bombardıman altında bedenleri gibi paramparça oldu. O gün kaçağa çıkan çocukların nefeslerinin buharı, aynı yazgıyı paylaştıkları katırların nefeslerinin buharlarıyla birleşti. Avuçlarının etleri katırlarının etlerine karıştı. 34 kişi böyle can verdi Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde. 28 Aralık 2011 günü ölüm onları soğuk bir gecede yakaladı. F- 16’lar gökten ölüm yağdırdı. Kar, kana boyandı. Toprağın üstündeki ölüler, Roboski ölüleridir” dedi.

    “DOSYALAR AÇILSIN, GERÇEKLER ORTAYA ÇIKARILSIN”

    Yalçın, devletin halkın geçim kaynağı olarak kaçakçılık yaptığını bildiğine dikkat çekerek, katliam sonrası dosya hakkında verilen takipsizlik kararının vicdanlarını sızlattığını dile getirdi.

    Roboski Katliamı’nın insanlığa karşı işlenen bir suç olduğunu ve  insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olamayacağını vurgulayan Yalçın, katliamla ilgili bütün dosyaların açılarak gerçeklerin ortaya çıkarılması çağrısında bulundu. Yalçın şunları söyledi:

    “Roboski katliamının üzerinden sene geçmesine rağmen hiç kimse yargılanmadı ya da adaletin karşısına çıkmadı, çıkarılmadı. Bütün soruşturmalar kapatıldı. Katliama ilişkin Uludere Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve daha sonra Genelkurmay Askeri Savcılığı’na gönderilen dosya hakkında “takipsizlik” kararı verildi. Ardından Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşınan dosya “eksik evrak” gerekçesiyle reddedildi. Bunun üzerine 281 başvurucu ile dosya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AÌHM) taşındı. AİHM ise, yaklaşık 2 yıl boyunca beklettiği dosya başvurusunu ‘iç hukuk yolları tüketilmedi’ gerekçesiyle reddetti.  İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak bizler de bir daha tekrarlıyoruz Katliamla ilgili bütün dosyalar açılsın, gerçek ortaya çıkarılsın. Bu davanın peşini bırakmayacağız ve “Roboski İçin Adalet” demeye her koşulda devam edeceğiz. Unutmadık, unutmayacağız. Unutursak kalbimiz kurusun.”

     “MÜCADELEMİZ, KATLİAMLA YÜZLEŞİLİNCEYE KADAR DEVAM EDECEK”

    Anmada konuşan Halkların Demokratik Partisi İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, katliam faillerinin yargılanmadığını hatırlatarak, “Acılarımız ilk günkü kadar sıcak. Bugüne kadar adalet sağlanmadı. Ne askeri ne de siyasi sorumlulular hesap vermedi. Ölen çocuklar Türkiye Cumhuriyet’i vatandaşı. Bu çocuklar yaşam mücadelesi vermek üzere o sınırda bulunuyorlardı. Bu çocuklara karşı sorumluluğu olan Türkiye Cumhuriyeti devletiydi. Biz ne yazık ki tarihte olduğu gibi bir kez daha katliam ile karşılaştık ve bir kez daha bu katliam ile yüzleşilmedi. Hukuk önünde hesabı verilmedi” şeklinde konuştu.

    Roboski ile yüzleşilmesi çağrısını yineleyen Kemalbay sözlerini, “Mücadelemiz sorumlular bulununcaya kadar, bu suçu siyasi ve askeri olarak işleyenler hukuk ve Türkiye halkları olarak bizler bu katliamlar ile yüzleşinceye kadar devam edecektir. Mücadelemiz halkların birlikte barış içerisinde özgürce yaşaması için. Sürdürülen savaşa politikalarına karşı barışı savunmamız bunun için. Eğer bir gün Roboski’yi hukuk önünde açığa çıkartabilirsek, Roboski ile yüzleşebilir isek inanıyoruz ki Türkiye’de yaşam hakkını da, doğamızı da, kadınları da koruyabileceğiz” diyerek sonlandırdı.

    PİRHA/İZMİR