Etiket: HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu

  • Dersim Mebusu Hasan Hayri Bey idamının yıldönümünde Meclis’te anıldı-VİDEO

    Dersim Mebusu Hasan Hayri Bey idamının yıldönümünde Meclis’te anıldı-VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, 1920-23 yıllarında Dersim Milletvekili olan Hasan Hayrı Bey’i Meclis’te andı. Kenanoğlu, “Hasan Hayri Bey özellikle Koçgiri’de Topal Osman’nın uyguladığı kırım tecavüz ve yağmayı mecliste teşhir ettiği için hükümetin düşmanlığını kazanmıştır.” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu Meclis’te yaptığı konuşmasında şu ifadeleri kullandı.

    “1920-1923 yılları Dersim Milletvekili olan Hasan Hayri bey, İsmet İnönü’nün Lozan görüşmeleri sırasında mecliste yer alan Kürt mebuslardan Lozan’a Kürt ve Türk halkının birlik ve beraberlik içerisinde yaşadıklarına dair bir telgraf çekmesi üzerine bu telgrafa imza atmış ve yine  talep üzerine mecliste yerel kıyafet giyerek gelmiştir. Ancak Hasan Hayri Bey özellikle Koçgiri’de Topal Osman’nın uyguladığı kırım tecavüz ve yağmayı mecliste teşir ettiği için hükümetin düşmanlığını kazanmıştır. Hasan Hayri Bey 1923’te biten milletvekilliğine sonra da siyasetle uğraşmış ve bölge halkının çeşitli hak taleplerini dile getirmiş olduğu için hükümetin düşmanlığından kurtulamamıştır. Bu durumun sonucu olarak İstiklal Mahkemelerinin bugünlerde de çok bildiğimiz suç uydurma yöntemi ile cezalandırılarak 23 Kasım 1925’te ilginçtir ki yerel kıyafetin meclise gelmesi gerekçe gösterilerek 44 yaşında idam edilmiştir.

    Bu meclisin bir üyesi ve Dersim halkının vekili olan Hasan Hayri Bey’i saygıyla anıyorum.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Aleviler siyaset ile hak taleplerini içeren bir mücadele ittifakı kurmalı’- VİDEO

    ‘Aleviler siyaset ile hak taleplerini içeren bir mücadele ittifakı kurmalı’- VİDEO

    PİRHA- Narlıdere Cemevi’nde düzenlenen ‘Aleviler ve Sosyalistler, Sosyalistler ve Aleviler’ sempozyumunun son gün oturumunda, ”Siyasal Karşılaşmalar-Sosyalist Partiler ve Alevilik Sorunu” başlığı tartışıldı. Son oturumda konuşan HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, “Alevi kurumları Alevi dinamiğinin hassasiyeti, hak ve özgürlük taleplerini içeren bir mücadele ile siyasette ittifak kurmalı” dedi.

    Haberin Videosu

    Narlıdere Cemevi ve Munzur Akademi Kültür Sanat ve Turizm Derneği, ‘Aleviler ve Sosyalistler’ teması kapsamında Narlıdere Cemevi’nde düzenlediği sempozyum son gününde, ‘Siyasal Karşılaşmalar-Sosyalist Partiler ve Alevilik Sorunu’ oturumu ile devam etti.

    Oturum başkanlığını Ayhan Ali Duran Topuz’un yaptığı sempozyumun son oturumuna Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi’nden ( SYKP) Canan Yüce ve Emek Partisi (EMEP) adına İhsan Çoralan konuşmacı olarak katıldı.

    “ALEVİLER TALEPLERİ DOĞRUSUNDA İTTİFAK KURMALI”

    Alevi kurumlarının siyaset ile ile ilişkisinin Alevi toplumuna kazandırmadığını vurgulayan Ali Kenanoğlu, Alevi kurumlarının Alevilerin hak ve taleplerini içeren bir mücadele yöntemi ile ittifak geliştirmesi gerektiğinin altını çizdi. Kenanoğlu, “Alevi kurum başkanlar doğal bir vekil adayıdır. Alevi kurum başkanları milletvekilliğini kendilerine bir hedef koydular. Genel yaklaşım bunun üzerineydi. Bunu eleştirdik. Bunun yolu yöntemi yanlış kuruluyordu. Siyasi özne olamayı başarabilmek üzerinden bunu kurmayı başarabilmeliyiz. Sürekli bir sapmalar içinde bocalarsınız. Bunun doğru bir ilişki ve Alevi toplumuna bir faydası olmadığı ortada. Alevi hareketinin doğrudan bir parti kurmamasını ifade ettim. İttifaklar üzerinden bu ilişki kurulmalı. Doğrusu Alevi dinamiğinin hassasiyeti, hak ve özgürlük taleplerini içeren bir mücadele ile ittifaklaşma üzerine kurulmalı” diye konuştu.

    “ALEVİLERİN TALEPLERİ HDP’NİN PARTİ PROGRAMINA ALINDI”

    Kenanoğlu, HDP’nin zorunlu din derslerinden, diyanetin kaldırılması ve cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesine kadar Alevi toplumun hak ve taleplerini parti programına aldığına dikkat çekti. Alevi sorununu tıpkı Kürt sorunu gibi demokratikleşme sorunu olarak gördüklerini ifade eden Kenanoğlu, bütün bu sorunların çözümünün demokratik cumhuriyet olduğuna vurgu yaptı. Kenanoğlu şunlara dikkat çekti:

    “HDP Alevi toplumunun demokratik mücadele doğrultusunda verdiği hak mücadelesini parti programına koydu. Zorunlu din derslerine dava açıp kazanan ilk kişiyim. Diyanet kaldırılsın, devlet inançlardan elini çeksin diyen biri olarak bunu partide bunun savunuculuğu yapmadan olmazdı. Bunun için HDP içerisinde yer aldım. Şeyh Sait’in torunu olan Hişyar Özsoy, Diyarbakır milletvekili olan Nimetullah Erdoğmuş, başörtüsü mücadelesi ile tanınan ve ölümle tanınan Hüda Kaya bizim milletvekilimiz. Bunlar ile birlikte mücadele ediyoruz. Buda tabi yoğun eleştiri malzemesi haline getiriliyor. Diyarbakır’da şafi melleler ile bir toplantı yaptık ve ortam bir metin kaleme aldık. Diyanetin kaldırılmasından, zorunlu din dersine Alevi toplumun savunduğu bütün taleplere hepsi imza attı. Bizi HDP çatısı altında ortaklaştıran işte bu demokrasi mücadelesidir. HDP’nin Alevi politikasını belirlemek için Alevi kurum temsilcileri, kanaat önderleri le konferans düzenledik. Bir sonuç bildirgesi çıktı. Bu sonuç bildirgesi yok sayılmadan parti programına ekledik. Zorunlu din derslerinin kaldırması, Diyanet’in kapatılması olduğu gibi parti programına konuldu. Bu metinler bizim için yeterli değildir elbet. Alevi sorununun tıpkı Kürt sorunu gibi bit demokratikleşme olarak ele alıyoruz. Demokratik bir cumhuriyet ile bu sorunun çözüleceğine inanıyoruz.”

    “ARAP ALEVİLER KİMLİKLERİNE SAHİP ÇIKMAYA BAŞLADI”

    Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi’nden (SYKP) Canan Yüce ise, Aleviliğin tarihsel gerçekliği ve öz değerleri ile buluşmasını istediklerini dile getirdi. Aleviler ile emek bağını kuran bir kurtuluş paradigması kurmak istedikleri ifade eden Yüce, “Tarihi hep devletler yazar ama yazılmayan bir devletsiz tarih var. Alevilik felsefik öğeler taşır. Komünal ve özgün yönleri var. Genelde karşıladığımız eleştiriler Aleviliğin araçsallaştırıldığı. Laiklik üzerinden Aleviliğin CHP’de yedeklenmesi var. Aleviliğin tarihsel gerçekliğini kavrayarak, öz değerleri ile buluşmasını savunuyoruz. Bir sosyalist parti olarak bunu programımıza alıyoruz. Devlet tüm inançlara eşit yaklaşmalı. Bu mücadeleyi kendi mücadelemizin bir parçası olarak görüyoruz. Alevi hareketinin emek bağını kuran ortak bir kurtuluş paradigmasını kurmak istiyoruz. Arap Aleviler içerisinde sosyalist hareketler oldukça örgütlü. Yani sosyalist hareketi beslemiş diyebiliriz. Arap Alevi olan sosyalistler Aleviliğe çok yönelmemişler. Ulus devletler sürekli toplumu baskı altına almış. Buna Arap Alevileri de çok maruz kalmış. Ama 2011 yılı ve sonrasında Arap Aleviler bu kimliğe sahip çıkmaya, bir araya gelmeye başladı” diye konuştu.

    “KAPİTALİZM KARŞISINDA DEĞERLER DAYANIKLI KALMIYOR”

    “Alevilik ve sosyalizm fikri eşitlenerek yerine göre Alevilik suçlanırken komünizm, yerine göre de komünizm suçlanırken Aleviler suçlandı” diyen Emek Partisi’nden İhsan Çoralan, “Yani bir politik bölünme durumu yaratılmıştır. 90’lı yıllarda da Kürt ilerici siyaseti ile bağının kesilmesi durumunu farklı şekillerde yaşadık. Büyük yığınları kazanmayan devrim hareketlerinin başarılı olamadığını gördük. Alevileri sınıfsız bir toplum olarak görür isek yanılgıya düşeriz. Kapitalizmin araya girmesi ile Aleviliğin komünal değerleri de yıkıldı. Gelenekler toplumsal değişimler karşısında çokta dayanıklı kalamıyor. Alevi toplumundaki ayrışma gelecek dönemlerde kendini daha da çok hissettirecek” ifadelerini kullandı.

    PİRHA / İZMİR

  • Harabati Dergahını camiye çeviren İslam Birliği Meclis gündeminde

    Harabati Dergahını camiye çeviren İslam Birliği Meclis gündeminde

    PİRHA- Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanaoğlu, Makedonya’da bulunan 500 yıllık Bektaşi Harabati Baba Dergahına, İslam Birliği’nin yaptığı baskıyı Meclis gündemine taşıdı. 

    Makedonya’da bulunan 500 yıllık Harabati Baba Tekkesi, İslam Birliği ve Tetova Müftülüğü’nün baskısıyla karşı karşıya. Harabati Dergahını camiye çevirip, Bektaşi’leri Sünni’leştirmek isteyen İslam Birliği örgütünün baskısı meclis gündemine taşındı.

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması talebiyle  soru önergesi verdi.

    2002 yılından itibaren Harabati Dergahı’nın çeşitli kundaklama ve saldırı girişimlerine maruz kaldığını hatırlatan Kenanoğlu, Selefi gruplar tarafından dergahın işgal altında olduğunu aktardı.

    Kenanoğlu, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı’nın (TİKA) dergahın mimarisinde yer alan Bektaşilere ait hafıza unsurlarını yok edecek müdahaleleriyle restorasyon çalışmalarına başladığını vurgulayarak “Uluslararası kurumlar tarafından iade-i hak yönünde alınan kararlar ne sebeple TİKA tarafından yok sayılmakta ve restorasyon süreci işletilmeye devam etmektedir? Bakanlığınızın bu konudaki tavrı TİKA ile paralellik mi taşımaktadır?” sorusunu yöneltti.

    Kenanoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a şu soruları yöneltti:

    “DERGAH, SELEFİ GRUPLAR TARAFINDAN İŞGAL ALTINDA”

    “1538 yılında, Makedonya’nın Kalkandelen (Tetova) kentinde kurulan Harabati Baba Dergahı (Sersem Ali Dede Baba Tekkesi) Alevi-Bektaşi’ler tarafından asırlar boyu ibadet mekanı olarak kullanılmıştır. 2002 yılı itibariyle ise, Selefi gruplar tarafından gerçekleştirilen silahlı bir baskınla dergahın tamamına tekabül eden 24.000 m2’lik alan işgal edilmiş ve Alevi-Bektaşiler silah zoru ile dergahta türbelerin bulunduğu 80 m2’lik bir alanda ibadet etmek zorunda bırakılmışlardır. Bununla birlikte, dergahta bulunan post, çerağ gibi Bektaşiliğin kutsal simge unsurları dışarı atılmış ve peşi sıra da bir Alevi-Bektaşi dergahı olan Harabati Baba Dergahı’nın ibadet yeri olan meydan evine işgal ile birlikte hoparlörler takılarak ezan yayını başlatılmıştır. 2010 yılında gerçekleştirilen kundaklama ile Bektaşilerin yaşadıkları türbelerde yangın çıkmış ve türbe yapıları ciddi hasar görmüştür.

    “SİLAHLI TETİKÇİLER ZİYARETÇİLERE SALDIRIYOR”

    2002 yılında dergahı işgal eden silahlı grubun üyesi olan ve dergahı ziyarete gelenlere birçok yerde savaşmış bir komando olduğunu ifade eden C.S., dergahtaki varlığını sürdürmekte ve hem dergaha ibadet etmeye gelen hem de dergahta faaliyet yürüten Alevi-Bektaşiler için ciddi bir tehdit teşkil etmektedir. İbadet etmek için dergaha gelen Alevi Bektaşiler ile birlikte yapıyı turistik amaçlı ziyarete gelen kişiler zaman zaman bu şahsın direkt saldırısına maruz kalmışlardır. Fakat, yaşananlara rağmen Makedon polisi bu saldırgan hakkında tutanak tutmanın ötesinde herhangi bir girişimde bulunmamıştır. Makedonya İslam Dini Birliği, Makedon yetkili kurumlarına başvuruda bulunarak Harabati Baba Dergahı’nın kendilerinin bir birimi olduğunu belirterek adeta dergahtaki silahlı şahsın kendilerine çalışan bir tetikçi olduğunu itiraf etmiştir. Harabati Baba Dergahı’nda işgalci olan yapıyı birimi olarak addeden Makedonya İslam Dini Birliği, dergahın arazilerini parselleyip para karşılığı mezarlık yeri olarak satışa sunmaktadır.

    “TİKA’NIN RESTORASYONU BEKTAŞİ HAFIZASINI YOK ETMEYE YÖNELİK”

    TİKA, Makedonya İslam Dini Birliği ile ortak yürüttüğü restorasyon sürecinde bu grupların dergahtaki işgalci varlığına rağmen herhangi bir sorunla karşılaşmadan restorasyon faaliyetlerini sürdürebilmiştir. Bu süreç, Alevi-Bektaşilerin talep ve ısrarları sonucunda BM tarafından alınan, dergahın Alevi-Bektaşilere iade edilmesi yönündeki karara rağmen yürütülmüştür.

    Bu sebeplerden ötürü, başta Makedonya’da ve bölgede yaşayan Alevi-Bektaşiler olmak üzere, dünya üzerindeki bütün Alevi-Bektaşiler için yaklaşık beş yüz yıl öncesine kadar uzanan geçmişiyle hafıza-mekan ve ibadethane olma özelliği taşıyan Harabati Baba Dergahı’nın, ortaya çıkan tablo itibariyle, taşıdığı geleneğin korunabilmesinin ve bu geleneğin yeniden üretilebilmesinin koşulları her geçen gün yitip gitmektedir ve beş asrı devirmenin arifesinde olan bir toplumsal-tarihsel bellek bir çeşit kırım tehlikesiyle karşı karşıya bırakılmış durumdadır.

    Bütün bunlar düşünüldüğünde,

    • Uluslararası kurumlar tarafından iade-i hak yönünde alınan kararlar ne sebeple TİKA tarafından yok sayılmakta ve restorasyon süreci işletilmeye devam etmektedir? Bakanlığınızın bu konudaki tavrı TİKA ile paralellik mi taşımaktadır?
    • TİKA da, icraatları ve ortaklıkları düşünüldüğünde, tıpkı Makedon İslam Dini Birliği ve bu birliğin silahlı üyeleri gibi, dergahı tümüyle Alevi-Bektaşilerin elinden alma çabası içerisinde midir?
    • İşgal sonucunda bölgeye yerleşen ve ziyaretçileri tehdit eden silahlı grubun üyesi C.S. ile TİKA arasında da herhangi bir ilişki ya da iş birliği söz konusu mudur?
    • TİKA’nın son günlerde yürütülen kazı çalışmalarıyla bir ilişkisi bulunmakta mıdır?
    • TİKA’nın bahsi geçen restorasyon faaliyetleri dikkate alındığında, TİKA eliyle Balkanlar coğrafyasında yaşayan Alevi-Bektaşilerin hafızasızlaştırılmasına yönelik bir girişim mi söz konusudur?

    (HABER MERKEZİ)

  • Peri Belediyesi aşure lokması pay etti- VİDEO

    Peri Belediyesi aşure lokması pay etti- VİDEO

    PİRHA- Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Peri Beldesi’nde Muharrem ayı dolayısıyla belediye tarafından halka aşure lokması dağıtıldı. 

    Haberin videosu

    Aşure lokmasına Orhan Çelebi ve Songül Doğan, HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Pertek Belediye Başkanı Ruhan Alan ve yüzlerce belde halkı katıldı.

    Lokma gülbengi veren Ali Kenanoğlu ve belediye eşbaşkanları halka hitaben birer konuşma yaptılar. Aşure lokmasının kardeşliğe, barışa ve beraberliğe vesile olması temennisinde bulundular.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Kenanoğlu: Elazığ 2 No’lu Cezaevi’nde namaz kılmayan siyasi tutsaklara işkence yapılıyor

    HDP’li Kenanoğlu: Elazığ 2 No’lu Cezaevi’nde namaz kılmayan siyasi tutsaklara işkence yapılıyor

    PİRHA- Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ndeki siyasi tutsaklara gardiyanlar tarafından işkence uygulandığını söyleyen HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, konuyu meclis sıralarından dile getirdi.  

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ndeki siyasi tutsaklara gardiyanlar tarafından koğuş araması bahanesiyle sistematik bir şekilde işkence uygulandığını meclis sıralarından dile getirdi.

    NAMAZ KILMAYAN TUTSAKLARA İŞKENCE YAPILIYOR”

    Fiziki işkencenin yanı sıra, yeni bir işkence yönteminin eklendiğini ifade eden Kenanoğlu, tutsakların namaz vakitlerinde gardiyanlar tarafından namaz kılmaya zorlandığını ve namaz kılmayan tutsakların ise gardiyanlarca darp edildiklerini belirtti.

    Konunun acilen Meclis Cezaevi Komisyonu’nun gündemine alınması gerektiğini belirten Kenanoğlu,gardiyanların ve gardiyanlara göz yuman cezaevi müdürünün derhal görevden alınmaları; akabinde de insanlığa karşı suç işlediklerinden ötürü bir an önce yargılanmaları yönünde çağrıda bulundu.

    Kenanoğlu, konunun takipçisi olacaklarını söyleyerek sözlerini noktaladı.

    HABER MERKEZİ

  • Kenanoğlu, Diyarbakır Cemevi’ndeki elektrik kesintisini Adalet Bakanı’na sordu

    Kenanoğlu, Diyarbakır Cemevi’ndeki elektrik kesintisini Adalet Bakanı’na sordu

    PİRHA- Halkların Demokratik Partisi İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, AİHM’in cemevleri kararına rağmen borcundan dolayı Diyarbakır Pir Sultan Abdal Cemevi’nde yaşanan elektrik kesintisini Adalet Bakanlığına sordu.

    HDP İstanbul Miletvekili Ali Kenanoğlu, PSAKD Diyarbakır Cemevi’nin elektriğinin fatura ödemesinin gecikmesi nedeniyle kesilmesini meclis gündemine taşıdı.

    Kenanoğlu, Adalat Bakanı Abdulhamit Gül tarafından yanıtlanması istemiyle cemevleri hakkındaki soru önergesini, TBMM Başkanlığı’na sundu. Kenanoğlu, Diyarbakır Cemevi’nin elektriklerinin Ekim 2018’te aşure etkinliği sırasında DEDAŞ tarafından kesildiğini ve borcun ödenmesi gerektiği yönünde cemevi yönetimine bildirimde bulunulduğunu hatırlatarak, “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır Cemevi’nde hala sürmekte olan elektrik kesintisinin hızlıca sona erdirilmesi adına bakanlığınızca bir girişimde bulunulacak mıdır?” dedi.

    Kenanoğlu, soru önergesinde şu soruları yöneltti:

    “AİHM KARARI İLE CEMEVİLERİ İBADETHANE KABUL EDİLDİ  “

    2002 yılında yayınlanan 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, ibadethanelerin elektrik parası ödemekten muaf tutulacağı yönünde bir karar alınmış, cemevleri ise bu kararın dışında bırakılmıştır. Bu kararı onaylarcasına, 2012 yılında Yargıtay 7.Hukuk Dairesi cemevlerinin ibadethane olmadığı yönünde karar vermiştir.

    İç hukuk yollarının tükenmesi üzerine konu 7 Mayıs ve 31 Ağustos 2010 tarihlerinde (32093/10 ve 62649/10 başvuru numaralı dosyalar ile) AİHM’e taşınmıştır. AİHM’in bu başvurulara 2014 ve 2016 tarihlerinde verdiği cevap ise cemevinin ibadethane olduğu yönündeydi.

    AİHM kararı paralelinde, 2015 yılında, BEDAŞ tarafından elektrik faturalarının ödenmediği gerekçesiyle Cem Vakfı aleyhine başlatılan icra süreci Yargıtay 3.Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur. 29 Kasım 2018 tarihinde, 2018/3515 esas no ve 2018/10602 karar no’lu dosya ile birlikte,  yine Yargıtay 3.Hukuk Dairesi tarafından alınan karar ise cemevinin ibadethane olduğu ve devletin diğer ibadethanelere –  cami, mescit, kilise ve sinagog – sağladığı imkanların cemevlerine de sağlanması gerektiği yönündeydi.

    “AŞURE DAĞITIMINDA ELEKTRİKLER KESİLMİŞ”

    Tüm bunlara rağmen, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Derneği Diyarbakır Cemevi’nin elektrikleri Ekim 2018’te, aşure etkinliği sırasında, DEDAŞ tarafından kesilmiş ve borcun ödenmesi gerektiği yönünde cemevi yönetimine bildirimde bulunulmuştur.

    Cemevi yönetimi tarafından DEDAŞ Diyarbakır İl Müdürlüğü’ne yapılan başvuruda Yargıtay kararlarına atıf yapılmış ve cemevinin sahip olduğu ibadethane statüsünden ötürü elektrik sarfiyat bedelinden muaf tutulduğu belirtilmiştir.

    DEDAŞ tarafından başvuruya cevaben yazılan yazıda cemevlerinin elektrik sarfiyat bedelinin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından karşılanacağını ve bu sebeple de Diyarbakır Bağlar İlçesi Müftülüğü’ne konuya ilişkin yazılı olarak müracaatta bulunulması gerektiği işaret edilmiştir. Sözleşme iptal tarihinden bugüne kadar tahakkuk eden elektrik tüketim ücretinin ilgili müftülük tarafından ödendiği takdirde cemevinin elektrik hizmetinden yeniden faydalanacağı belirtilmiştir.

    Cemevi yönetimi, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve/veya Bağlar İlçesi Müftüllüğü’nün adres gösterilmesinin Yargıtay 3.Hukuk Dairesi’nin almış olduğu karara ayak diremek olduğunu ve böylece cemevlerinin statüsünün muğlak bırakılmaya çalışıldığını ifade etmektedir.

    Bu örnekten de görüleceği üzere, AİHM’in ve Yargıtay 3.Hukuk Dairesi’nin aldığı kararlara koşut düzenlemelerin İç Hukuk’ta acilen yapılması gerekmektedir. Aksi takdirde Diyanet İşleri Başkanlığı ve bağlı bulunan kurumlar adres gösterilerek sorun çözümsüz kalmaya devam edecektir. Aynı zamanda, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın konuya ilişkin muhatap olarak addedilmesi, başkanlığın – Aleviliğin özgünlüğü göz ardı edilerek – Alevilik ve Aleviler üzerinde belirleyici, karar verici bir mekanizma olarak varlık göstermesine yol açacaktır. Böyle olduğu ölçüde ise hangi ibadethanelerin cemevi olmaya “layık görüldüğü” ve hangi imkanlardan, ne ölçüde yararlanılacağı Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenecektir.

    Ali Kenanoğlu, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün cevaplaması için verdiği önergede şu soruları yöneltti:

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır Cemevi’nde hala sürmekte olan elektrik kesintisinin hızlıca sona erdirilmesi adına bakanlığınızca bir girişimde bulunulacak mıdır?

    Yargıtay ve AİHM kararları doğrultusunda İç Hukuk’ta – Aleviliğin özgünlüğü gözetilerek – cemevleri giderlerinin karşılanması yönünde gerekli düzenlemelerin yapılması süreci ne zaman başlatılacaktır?

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Tutuklu TV10 çalışanları ve PSAKD yöneticisine hukuk skandalı yaşatılıyor’-VİDEO

    ‘Tutuklu TV10 çalışanları ve PSAKD yöneticisine hukuk skandalı yaşatılıyor’-VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan PSAKD Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım ile kapatılan TV10 yöneticileri Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ve kameraman Kemal Demir’in durumunu meclise taşıdı. 

    PSAKD İstanbul Şubelerinin ve TV10’un eski çalışanlarının Silivri Cezaevi önünde yapmak istedikleri basın açıklamasının engellendiğini hatırlatan Kenanoğlu, sözkonusu Alevi tutukluların mahkeme sürecinde bir hukuk skandalının yaşandığını söyledi.

    “HUKUK SKANDALI YÜZÜNDEN HUKUKSUZCA İÇERİDE TUTULUYORLAR” 

    Kenanoğlu, hukuksuzca cezaevinde tutuklu bulunan Zeynep Yıldırım, Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ve Kemal Demir’in hala iddianamelerin hazırlanmadığını belirtti. Bir hukuk skandalı yaşandığına dikkat çeken Kenanoğlu, tutuklu bulunan Alevilerin bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulundu. Kenanoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

    “Pir  Sultan Abdal Derneği yöneticilerinin ve Alevilerin sesi olan TV 10 emekçilerinin Silivri Cezaevi’nde tutulduklarını dile getirmiştik. Silivri Cezaevi’nde Pir Sultan Abdal Derneği üyeleri ve kimi Alevi kurumları bir açıklama yapmak istediler. Dün bu açıklamaya müsaade edilmedi. Çünkü haksız, hukuksuz bir şekilde tutulduklarını ifade etmek istediler. TV10’dan Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç, Kemal Demir arkadaşlarımız yargılanıyor ve bir hukuk skandalı. 1 yıldır cezaevindeler ve iddianame 3-4 kez gitmiş gelmiş. Yani iddianame hazırlanıyor, savcı mahkemeye veriyor ve hakim savcıya geri gönderiyor. Bir üst mahkemeye gidiyor, eksik diye savcıya geri gönderiyor. Aradan 1 yıl geçmiş, bir yargılama söz konusu oldu. Bunların kendi arasındaki tutarsızlıklar ve dosyadaki eksiklerden  bir türlü iddianame hazırlanmaması yüzünden de haksız ve hukuksuz şekilde tutuluyorlar. Bir an önce serbest bırakılmalarını talep ediyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • HDP’li Kenanoğlu mecliste Şeyh Bedreddin ve yoldaşlarını andı- VİDEO

    HDP’li Kenanoğlu mecliste Şeyh Bedreddin ve yoldaşlarını andı- VİDEO

    PİRHA- Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, idam edilişinin yıl dönümünde Şeyh Bedreddin ve yoldaşlarını mecliste andı.

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu idam edilişinin 598’nci yıl dönümünde Şeyh Bedreddin ve yoldaşları olan Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal’i andı.

    “ŞEYH BEDREDDİN VE YOLDAŞLARININ DÜŞÜ BİZİM MÜCADELEMİZDİR”

    Meclis konuşmasında söz alarak Şeyh Bedreddin ve yoldaşlarını anan Kenanoğlu şöyle konuştu:

    “Bundan 598 yıl önce 21 Aralık 1420’de Şey Bedreddin Serez’de idam edildi. Yarin yanağından gayrı her şeyde ve her yerde hep beraber diyerek yaşadığımız coğrafyada kardeşliği savunan ve İzmir Karaburun’da Alevilerin dünya tahallülü olan rıza şehrini kuran ve  kardeşliği tesis eden Şeyh Bedreddin ile Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal’i saygıyla ve aşk ile anıyorum. Devirleri daim olsun. Onları düşü olan ortak yaşam ve halkların kardeşliği oluşturmakta bizim mücadelemizdir. Onlara selam olsun.”

    HABER MERKEZİ

     

  • Kenanoğlu’ndan, Amasya Valiliği’nin Alevileri yok sayan etkinliğine tepki-VİDEO

    Kenanoğlu’ndan, Amasya Valiliği’nin Alevileri yok sayan etkinliğine tepki-VİDEO

    PİRHA- Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Onursa Başkanı, HDP’li Vekil Ali Kenanoğlu, Amasya’da Alevilik ile ilgili düzenlenecek etkinlikte Alevilerin yer almamasına tepki gösterdi. Kenanoğlu, asıl öznelerin yok sayan iktidarın ‘Aleviler anılacaksa bunu da biz yaparız’ yaklaşımının yansıması olduğunu söyledi. 

    HDP’nin Alevi Milletvekili Ali Kenanoğlu, Amasya’da valiliğin, belediyenin ve üniversitenin desteği ile “Horasandan Anadolu’ya, Hacı Bektaş Veli’den Keçeci Baba’ya, Aziz Baba’dan Er Mahmut Dede’ye Alevilik Bektaşilik Kültür Günü” adı altında düzenlenecek etkinlikten hiçbir Alevi kurumunun bilgisinin olmamasına tepki gösterdi.

    Ali Kenanoğlu, “Bu hükümetin ve devletin yaklaşımını sergileyen örneklerden bir tanesi olmuş. Onlar çünkü bütün televizyonlara, basına, kamuoyuna baktığınızda HDP’nin olmadığı yerde HDP’lileri, Kürt’ün olmadığı yerde Kürtleri, Alevilerin olmadığı yerde Alevileri, kadınların olmadığı yerde kadınları tartışıyorlar. Amasya’da da bunun bir örneğini sergilemişler” dedi.

    “GERÇEK AKTÖRLER YOK SAYILIYOR”

    Alevilerin olmadığı yerde Alevilerin anıldığını söyleyen Kenanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Alevi kurumları adına anma düzenledikleri, kültür günü düzenledikleri kurumlar pirlerimizin adına kurulmuş kurumlardır. Bugün onların temsiliyetinde bulunan kurumların olmadığı bir yerde pirlerimizin adına anma günü düzenliyorlar. Bu, bunları asimilasyoncu yaklaşım diye tanımladığımız, aslında özneleri yok sayan, gerçek temsiliyetleri yok sayan, bu konu ile ilgili gerçek aktörleri, aktivistleri ve temsilcileri yok sayan, bu ülkede ‘Kürt konuşulacaksa Kürtsüz ben konuşurum, kadın meselesi konuşulacaksa bunu da biz konuşuruz, Aleviler anılacaksa bunu da biz yaparız’ yaklaşımından öte bir şey değil.”

    “MEŞRULAŞMA ÇABASI”

    Bu yaklaşımların hiçbir zaman istenen sonucu vermediğini belirten Kenanoğlu, “Amasya bölgesinde ve etrafındaki Alevi şahsiyetleri bellidir. Bu şahsiyetlerin temsiliyetleri bellidir, onların mücadelesini yürütenler bellidir, oradaki pirlerimizin adı ile kurulmuş ve mücadele yürüten, onların yolunu erkanını yürüten kurumlarımız var. O kurumlar yok sayılarak, o kurumlarla bu konular istişare edilmeden, onların onayı ve dahiliyeti olmadan yapılacak anmalar, etkinlikler onların adını kullanarak meşrulaşma çabası yürütüyorlar. Bunların hiçbirisi sonuç alamaz” ifadelerini kullandı.

    “KABUL EDİLEMEZ”

    O bölgede yeni aktörler oluşturulmaya çalışıldığına dikkat çeken Kenanoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bu bir siyaset tarzıdır. İç Anadolu, Orta Karadeniz’in bir bölümü önemli bir Alevi deposudur. Orada kendi akıllarınca yeni temsiliyetler yeni aktörler ortaya çıkartmaya çalışıyorlar. Bunları yaparken de bizim pirlerimizin isimleri ile bunu oluşturmaya çalışıyorlar. Gerçek mücadele verenler, yol yürütenler, bu temsiliyetin içerisinde olanlar olmadığı sürece bu anmaların etkinliklerin bir karşılığı ve kıymeti yoktur. İstedikleri sonucu alamayacaklardır. Alevi kurumları böyle bir çalışmanın içerisinde olmadıklarını ve bundan bilgilerinin dahi olmadığını ifade ediyorlar. Tüm bunlara rağmen yapılacak çalışmanın başarıya ulaşması mümkün değil. Başarılı olsalar da doğru olmayan bir şeydir. Çünkü bu bizim kabul edeceğimiz bir şey değil. Alevi toplumunun ve kurumlarının kabul etmediği bir durumu bizler de kabul etmiyoruz.”

    İsmet SEFER/İSTANBUL