Etiket: hdp milletvekili ömer faruk gergerlioğlu

  • Gergerlioğlu: Mutabakat Metni yeni bir inşa değil, bir restorasyon metni-VİDEO

    Gergerlioğlu: Mutabakat Metni yeni bir inşa değil, bir restorasyon metni-VİDEO

    PİRHA-Altılı Masa tarafından paylaşılan Ortak Politikalar Mutabakat Metni’nin yeni bir inşa olmadığını belirten HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, “AKP-MHP zulüm ittifakının yıktıklarının restorasyonu gibi bir amaç hedeflenmiş ve bir takım vaatlerde bulunulmuş. Aslında mutabakat metninde olmayanları tartışmak gerekiyor” dedi.

    Millet İttifakı’nı oluşturan altı siyasi parti, “demokrasi ve özgürlük manifestosu” olarak nitelendirdikleri Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni kamuoyu ile paylaşmıştı.

    HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Altılı Masa tarafından paylaşılan Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni PİRHA’ya değerlendirdi.

    “MUTABAKAT METNİ’İNDE KÜRT KELİMESİ YOK”

    Millet İttifakı’nın Mutabakat Metni’nde yeni bir inşanın olmadığını belirten Ömer Faruk Gergerlioğlu, “AKP-MHP zulüm ittifakının yıktıklarının restorasyonu gibi bir amaç hedeflenmiş ve bir takım vaatlerde bulunulmuş. Aslında mutabakat metninde olmayanları tartışmak gerekiyor. Mutabakat metninde Kürt meselesi yok bırakın Kürt kelimesi bile yok. Çok önemli bir konu ama bunun için hangi teklifi getirdin olacak bir şey değil” diye belirtti.

    “ALEVİLERİN SORUNLARINA İLİŞKİN ÇÖZÜM YOLU YOK”

    Alevilere yönelik ayrımcılık, eşit yurttaşlık hakkının verilmemesi, din ve vicdan özgürlüğünün kısıtlanması hakkında da tek bir kelimenin olmadığını vurgulayan Gergerlioğlu, “Bu ülkede Alevilere yönelik ayrımcılık nedeniyle birçok Alevi yurttaşın yıllarca kendi kimliğini rahatça söyleyememesine ve kendi kültürünü yaşayamamasına yol açtı. Devlet Alevilere bir din belirlemeye çalıştı, Alevilerin köylerine cami yaptırıldı, okullarda din dersini zorunlu kıldı ancak bu doğru değil devlet vatandaşına bir din tayin etme hakkına sahip değildir. Alevilerin sorunlarına ilişkin de mutabakat metninde bir çözüm yolu yok” dedi.

    “HAK İHLALLERİNİ GİDERİCİ BİR ÇALIŞMA OLMAMIŞ”

    Mutabakat Metni’nde azınlıklar ve kadınlarla ilgili de hiçbir şeyin olmadığını ifade eden Gergerlioğlu, “Her gün kadınlar öldürülüyor, altı yaşındaki çocuklara tecavüz ediliyor bunları değiştirecek hak ihlallerini değiştirecek, İstanbul Sözleşmesi’ni hukuka aykırı bir şekilde yürürlükten kaldıran bir iktidara alternatif olduğunu söylüyorsun ancak mutabakat metninde yazılı olarak İstanbul Sözleşmesi ile ilgili tek bir kelime yok. Özetle, Millet İttifakı’nın Mutabakat Metni bir restorasyon metni, yeniden inşa ve temelden hak ihlallerini giderici bir çalışma olmadığını görüyoruz” diye konuştu.

    Cihan BERK/PİRHA

  • Ayşenur Zarakolu ödülleri Boğaziçi’nde direnenlere ve Gergerlioğlu’na verildi

    Ayşenur Zarakolu ödülleri Boğaziçi’nde direnenlere ve Gergerlioğlu’na verildi

    İHD kurucularından Ayşenur Zarakolu adına verilen “19. Ayşe Nur Zarakolu Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülleri” sahiplerini buldu.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) kurucularından ve yöneticilerinden Ayşenur Zarakolu adına verilen “19. Ayşe Nur Zarakolu Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülleri” Beyoğlu’nda bulunan İHD İstanbul Şubesi’nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Törene Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Musa Piroğlu, gazeteci Tuğrul Eryılmaz, İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri katıldı. Tören pandemi nedeniyle sadece ödül sahipleri ve ödülü verenlerin katılımıyla sınırlı tutuldu. Zarakolu’nun fotoğrafı masanın üzerine konulup, etrafı karanfil ve mumlarla süslendi.

    Tören Zarakolu’nun hayatını anlatan sinevizyon gösterimi ile başladı. İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri açılış konuşmasını yaptı.  Zarokolu’nun gerisinde bir mücadele mirası bıraktığının altını çizen Yoleri, “Bugün hala biz ondan öğrendiğimizi düşünüyoruz. Onun cesaretinden, ısrarından öğreniyoruz” dedi.  Ödüllerin her yıl farklı temalarla verildiğini söyleyen Yoleri, bu yıl ki temanın ise “İnsan Hakları, Adalet ve Özgürlükçü Demokrasi İçin Acil Eylem” olarak belirlendiğini söyledi.

    ENERJİYE İHTİYACIMIZ VAR

    Sedat Peker’in videolarında yatan gerçeklerin olduğuna değinen Yoleri, “İnanılmaz şeyleri itiraf ya da ifşa ediyor. Biz bunları dinliyoruz, oturuyoruz. İzleyip yatıyoruz, rüyamızda bile görmüyoruz. Bu durgunluğu sorgulamak gerekiyor. Biz ne zaman bu kadar kötürümleştik” dedi.

    Yurttaşların en temel hakkı için bile insanların bir araya gelerek mücadele etme gücünün zayıfladığını gördüklerini söyleyen Yoleri, yaşanan sürecin insanların kendine değene kadar söz söylemediği noktaya doğru evirildiğini dile getirdi. Yoleri, “Bu da bir ataletin sonucu. Devlet en baskıcı olduğu dönemlerde bile, kaçırılmaların, kaybetmelerin olduğu dönemde bile mücadele sürdürüldü. Yeniden böyle bir enerjiye ihtiyacımız var” diye belirtti.

    HAK SAVUNUCULUĞU

    Cezaevinde olan HDP eski milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun yerine HDP Milletvekili Musa Piroğlu ödülü aldı. Gergerlioğlu’nun hayat hikayesi ve cezaevinden gönderdiği mesaj okundu. İnsan hakları mücadelesi yürüttüğünün altını çizen Gergerlioğlu, siyasette olmasa bile insan hakları mücadelesi yürütmeye devam edeceğini dile getirdi. Gergerlioğlu, “Hak savunuculuğu meşakkatlidir ama en güzeli de sonunda haklı çıkmamızdır. Zorba yönetimlere rağmen hak savunuculuğu bakidir” ifadelerini kullandı.

    SEBEP İNSAN HAKLARI SAVUNUCULUĞU

    Ödülü Gergerlioğlu’nun yerine alan Piroğlu ise, devletlerin egemenlerin elinde bir baskı aracı olarak kaldığı sürece insan hakları arayışının devam edeceğini söyleyerek, insan hakları arayışının yurttaşların kendi kaderlerini eline alması mücadelesiyle paralel ilerleyeceğinin altını çizdi. Gergerlioğlu’nun iki sebeple tutuklandığını söyleyen Piroğlu, “Bunların birincisi yılmaz bir şekilde insan hakları savunucusu olarak ortaya koymasıdır. İkincisi ise siyasi görüşüdür. HDP milletvekili olması onun insan hakları savunuculuğunu devlet açısından tehlikeli hale getirmiştir” diye belirtti.

    KUKLA KAYYUMLARI KABUL ETMİYORUZ

    Ardından Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri adına Nazlıcan Doğan ödülü aldı. Ödüle layık görüldükleri için teşekkürlerini ileten Doğan, “Bu korku ve baskı iktidarına söyleyeceklerimiz var. Kırılgan yönetim, idareleri, itibarları kendilerinin karşısında olan herkese düşman olmalarına sebep oluyor. Susturmaya rağmen öğrenci dayanışması Boğaziçi direnişi ile 21’inci yüzyılda ilk defa her ilden, üniversitelerden ses buldu.  Darbe ürünü olan YÖK’ü, eğitimde fırsat eşitsizliğinden faydalanan ve çanak tutan ÖSYM’yi, korku iktidarının atadığı kukla kayyumları tanımıyoruz. Direnişimizi kırmaya, eylemlerimizi sönümlendirmeye çalışan hiçbir gücü meşru kabul etmiyoruz. Gözaltı ve tutuklamalardan yılmıyoruz. Demokratik haklarımız ve özgürlüğümüz için mücadeleden vazgeçmiyoruz” ifadelerini kullandı.

    ÜNİVERSİTELER BİAT ETMEYECEK

    Öğrencilerin ardından Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri adına Kuban Altınel, ödülü akademisyenler adına almanın onur verici olduğunu söyleyerek, yaptıkları mücadelenin akademik özerklik ve özgürlük mücadelesi olduğunun altını çizdi. Altınel, bu mücadelenin onlarca yıldır devam ettirildiğini ve mücadelede ağır bedeller verildiğine dikkat çekti. Altınel, “Defalarca söyledik, söz verdik. Ben bir kez daha söz veriyorum. Öğrenciler ve velileri, asla endişe etmesinler. Biz eğitim kalitesinden asla ödün vermeyeceğiz” diye belirtti.

    Boğaziçi Üniversitesi çalışanları adına ödülü ise Eğitim Sen 6 No’lu Şube Boğaziçi temsilciliği adına Esra Şener aldı. Bu ödülü asla teslim olmayan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine, direnişi ile güzelleşen kadınlar adına aldığını söyleyen Şener, “Üniversiteler biat etmeyecek, üniversitelere kelepçe vurulamayacak” dedi.

    VAZGEÇMEYECEĞİZ

    Son ödülü ise Boğaziçi Üniversitesi İçin Mezunlar Girişimi adına Nurbanu Tekol aldı. Bütün mezunlar adına ödülü aldığını söyleyen Tekol, “Bulu eylemlerin 6 ay süreceğini söyledi.  6 ay doluyor. Ama biz direneceğiz. Vazgeçmeyeceğiz” diye belirtti.

    Son olarak Ragıp Zarakolu’nun mesajı okundu. Zarakolu mesajında, Ayşe Zarakolu’nun insan hakları fedaisi olduğunun altını çizerek, “Eli silaha değmedi ama silahın yapamadığını yapmayı başardı. Direnenlerin yanında oldu” şeklinde konuştu.

    Etkinlik ödüllerin verilmesinin ardından çekilen toplu fotoğraf ile son buldu.

    (MA)

  • Ömer Faruk Gergerlioğlu’ndan şiir: Çıplak kafeslerden yükselen ses-VİDEO

    Ömer Faruk Gergerlioğlu’ndan şiir: Çıplak kafeslerden yükselen ses-VİDEO

    PİRHA-Milletvekilliği düşürülüp tutuklanan HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu cezaevinde “Çıplak kafeslerden yükselen ses” adını verdiği bir şiir kaleme aldı. 

    Bir haber sitesinin tweetini paylaştığı için hakkında ‘örgüt propagandası yapmak’ iddiasıyla hapis cezası verildikten sonra milletvekilliği düşürülen HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, 2 Nisan’dan bu yana tutuklu bulunduğu Sincan Kapalı Cezaevi’nde bir şiir kaleme aldı.

    “Çıplak kafeslerden yükselen ses” adını verdiği şiiri haftalık telefon görüşmesinde okuyan Gergerlioğlu’nun şiiri oğlu Salih Gergerlioğlu tarafından Twitter’dan paylaşıldı.

    Gergerlioğlu’nun şiiri şöyle:

    Çıplak kafeslerden yükselen ses

    Çıkar ya akbabalar üstüne

    Yakalar ya zincirler güvercini

    Alır elinden kanatlarını

    Atar seni uzun duvarların

    Homurdanan çelik kapıların arkasına

    Avuçlar da o çırpınan yüreğini

    Koparıp ram etmek ister

    Kanatlanınca kuşu

    Çekiştirir o zalim el kuyulara

    Hangi taş yener

    Serçelerin cıvıltısını

    Hangi kelepçe sıkar ruhunu

    Hangi kapı kapatır sevdanı

    Hangi duvar aşar hülyanı

    Hangi mengene tutar

    Ruhu bedene sığmayanları

    (HABER MERKEZİ)

  • Gergerlioğlu yaşadıklarını anlattı: Polis, ‘Bravo, iyi iş çıkardınız’ diyordu

    Gergerlioğlu yaşadıklarını anlattı: Polis, ‘Bravo, iyi iş çıkardınız’ diyordu

    Vekilliği düşürülüp tutuklanan HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu, hastaneden cezaevine kaçırıldığı süreci mektupla anlattı. Polislerin düşmanca hislerle yaklaştığını anlatan Gergerlioğlu, “Anlaşılan darp edilmem, gördüğüm çirkin muamele onları memnun etmiş ki bir polis arkadaşlarına ‘Bravo, iyi iş çıkardınız, elinize sağlık’ diyordu” dedi.

    Hakkında verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının Yargıtay tarafından onanması üzerine milletvekilliği düşürülüp 2 Nisan’da evinden darp edilerek çıkarılan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, tutuklanarak Ankara Sincan Cezaevi’ne gönderilmişti.

    Gergerlioğlu, bu süreçte maruz kaldıklarını sosyal medya hesabından paylaştığı mektupla duyurdu.

    Gergerlioğlu, “İhlal dolu gece” başlıklı mektubunda şunları anlattı:

    İnsan hakları bir gün size de lazım olabilir diyorum, 4 polisin ortasında, evimden zorba yöntemler kullanılarak alınmış, sağlık muayenesi için yoldayız. Bana hakaret ediyorlar, altta kalmıyorum, cevaplarını veriyorum. Uzun saçlı polis yumruğunu kaldırıyor, yüzüme indirme tehdidini gösteriyor, boyun eğmiyorum. ‘Terörist, terbiyesiz, b…k’ diyor. ‘Asıl terörist insan kaçıranlardır, işkence edenlerdir’ diye haykırıyorum. Ayrım yapmayan bir insan hakları savunucusu olarak yoluma devam edeceğimi söylüyorum ve suç duyurusuyla bütün bunların hesabını soracağımı, bir gün meclise dönecek milletvekilliği gasp edilmiş bir kişiye bunu yaptıklarını söylüyorum. ‘Bizi tehdit mi ediyorsun’? diye bağırıyor öndeki polis. ‘Evet, hukukla tehdit ediyorum, bizim başka hangi dayanağımız vardır ki’ diyorum onlara.

    KALP KRİZİ ŞÜPHESİ

    Artık ellerindeyim, istediklerini yapabilirler. Darp edebilir, sağlıkla ilgili doktor tavsiyesini geciktirebilir, hakaret edebilir, evrakta tahrifat yapabilirler. Vatandaşın güvenliğini sağlamakla görevli olanlar ne hale gelmiş? İntikam, nefret hisleri hakimdi onlarda. Hastaneye geldiğimde Doktor Bey darp raporu düzenledi. Meclisten getirildiğimde de aynı hastane aynı doktor idi. Onun karşısına yine darp edilmiş olarak getiriliyordum. ‘Nasılsın’ diye sorduğunda göğsümde ağrı olduğunu hissettim. ‘Biraz oksijen  alayım’ dedim. Oksijen açarak beni müşahedeye aldı. Açılamıyordum. Doktor tekrar muayene edince çarpıntım olduğunu anladı ve ayrı bir bölüme alarak Elektrokardiyografi (EKG) ve Tansiyon ölçüm (TA) ölçümü yaptırdı. Nabız 148 idi ve doktor tedirgin olarak kalp krizi araştırması olan Troponin için kan aldırdı. Durumu takip ediyordu ve yükselen tansiyonum için verdiği dilaltı ve Aspirin ilaçlarından sonra Kardiyolog ile görüştüğünü ve Anjio çekilmek üzere sevkim için karar aldığını söylüyordu.

    POLİSLER OYUN OYNADI

    Geniş kan tahlilleri tekrar aldırıyordu ama acilde bile başımda bekleyen polisler acele ediyor, biran evvel doktor tavsiyesi dışında başka bir şey yapmak istiyorlardı. Doktor ile son görüşmeyi yaptırmadan bana ‘Doktorun hastası var, gidiyoruz’ dediler. ‘Doktor ile görüşeyim, kalp krizi göstergesi Troponin çıkmadan bir doktor beni sevk etmemeliydi, burada bir hata var, böyle olmaz, meslektaşım bu yanlışı yapmaz’ diyorum. Ama aceleyle arabaya bindiriyor beni polisler.

    ‘BRAVO İYİ İŞ ÇIKARDINIZ’

    Adliyeye varıyoruz ama karşısına çıkmam gereken savcının yanına götürmüyorlar beni. Arabada bir polis arkadaşları arabaya geliyor ve ‘Bravo, iyi iş çıkardınız, elinize sağlık’ diyor onlara. Anlaşılan darp edilmem, gördüğüm çirkin muamele onları memnun etmiş. Aldığım ilaçlar ve ağız kuruluğumu gidermek için içtiğim su nedeniyle küçük abdestime sıkışıyorum. Araçtayız ve ihtiyaç belirttiğim halde WC’e götürmüyorlar. ‘Bekle, bir başka yere gideceğiz’ diyorlar. Zaten ağız kuruluğu nedeniyle bakılan kan şekeri sonuçları açıklanmamış, kendimi iyi hissetmiyorum, sıkışıyorum ve halen WC’e götürmüyorlar. Sonunda ‘Yahu altıma kaçıracağım, lütfen beni WC’e götürün’ diyorum. Nihayet adliye içi WC’e götürüyorlar. Tuvalete girmemi engelliyorlar illa pisuvara yapacaksın dayatmasında bulunuyorlar. Sanki tuvaletten bir yere kaçacağım? WC’den çıktığımda eşyalarımı not alıp alıyorlar.

    NİYE YAPTINIZ BUNU?

    O sırada avukatlarımı görüyorum. Şahsi avukatım ve parti avukatım tesadüfen beni görüyorlar, WC’ye gitmek için alt kata inmişler. Yoksa onlara nerede olduğum hakkında bilgi veren bir savcı ve polis yok ortada! Avukatlarıma bana yapılan ihlalleri, darp ve hakaretleri anlatıyor ve polis tutanağını kabul etmiyorum, tutanağa şerh düşerek bunları yazıyorum. Hastaneye gitmemiz gerekirken adliyeye getirilmiş, tüm tıbbi usul çiğnenmişti. ‘Niye bunu yaptınız’ diye sorduğumda, ‘Adliyeden sonra sevke gideceğiz’ dediler ama yola çıkınca bir müddet sonra Sincan Cezaevine doğru gittiğimizi anladım ve yine itiraz ettim ama nafileydi, ellerindeydim.

    DÜŞMANCA HİSLER

    Bana karşı yapılan bu muameleler 2.5 yıllık milletvekilliğimdeki polis ihlallerine karşı durmamdandı. Bana karşı oldukça öfkeli olduklarını her söz ve fiillerinden anlıyordum. Sincan Cezaevi’ne vardığımda yine küçük abdeste sıkışıyordum ve yine geciktiriliyordum. Cezaevinde uzun süren işlemlerden sonra bu kez ambulansla ancak sevke götürülüyordum. Anlaşılan polisler ve diğer yetkililer her sağlık riskini göze alarak ve düşmanca hislerle beni geciktirerek cezaevine bırakmış ve gayet rahat bir şekilde ayrılmışlardı!

    ‘KAÇIRIR GİBİ ARKA KAPIDAN ÇIKARDILAR’

    Hastaneye geldiğimizde girişte vekil arkadaşlarım ve oğlum Salih, jandarmalar vardı. ‘Hastaneye gitmem gerekirken cezaevine götürdüler, bu rezalettir’ diyordum. Beş buçuk saatlik gecikmede kalp krizi geçirip ölsem sorumlusu kim olacaktı? Doktorlar iyi davrandı, güler yüzlüydü. Anjio kararı aldılar. Anjio iyi çıktı. Yoğun bakıma alındım. EKG çekilirken bile yoğun bakıma girip başımda bekleyen jandarmaya ‘Yaptığınız bu nedir? Ayıptır’ diyorum. ‘Emir böyle’ dedi. Sabahın ilk ışıklarıyla uyandığımda servise naklimi beklerken gelip giden bir rütbeli asker sonrasında taburculuğuma karar verildiğini öğrendim. Yoğun bakım odasından çıkmadan kelepçe taktılar, aslında bir sürü jandarma vardı ama kelepçe takıp kaçırır gibi hızla arka kapıdan bir araca bindirdiler. Meğer ön kapıda bekleyen avukat, vekil ve yakınlarımı atlatmakmış niyetleri. Vekilliği haramilikle gasp edilmiş bir milletvekilinin 2 Nisan 2021 akşamı evinden alınıp, saatlerce yaşatılan ihlaller sonrası konulduğu cezaevine gidişinin öyküsü budur. Kamuoyu bilsin ki, çiğnenen sadece benim haklarım değildir, halkın hakları çiğnenmiştir, çünkü ben hala halkın vekiliyim.

    (HABER MERKEZİ)

  • Britanya Alevi Federasyonu: Ülkemiz adına endişeliyiz!

    PİRHA-Britanya Alevi Federasyonu, AKP-MHP ortaklığı ile yürütülen diktatörlük rejimine tepki göstererek açıklama yaptı. AKP-MHP programına uymayan herkesin terörist olarak tanımlandığı belirtilen açıklamada, “Hilafet özlemiyle her gün biraz daha gericileşen ve tüm halkları teslim almak isteyen bu anlayış geleceğimizi karanlığa gömüyor” denildi.

    Britanya Alevi Federasyonu (BAF), yaptığı açıklamayla AKP-MHP ortaklığı ile yürütülen diktatörlük rejimine tepki gösterdi. Hünkar H. Bektaş’ların, Yunus Emre’lerin ve Abdal Musa’ların yüzlerce yıl önce aydınlattığı toprakları karanlığa hapsetmek istedikleri belirtilen açıklamada, “Ülkemizde Osmanlıdan Cumhuriyete sürekli aydınların cezalandırıldığı, devrimcilerin katledildiği, gericiliğin diyanet eli ile kurumsallaştırıldığı ve karanlıktan beslenenlerin mükafatlandırıldığı bir tarih gerçeği var. Yüzyıllar önce ‘Gelin Canlar bir olalım’ diyen Pir Sultan Abdal’ı idam eden anlayış dün semahımızı, bağlamamızı yaktı aynı zihniyet bugün seçilmiş siyasetçileri derdest ediyor, kadını öldürüyor ve öğrenciye işkence yapıyor. Hilafet özlemiyle her gün biraz daha gericileşen ve tüm halkları teslim almak isteyen bu anlayış geleceğimizi karanlığa gömüyor” denildi.

    “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN İPTALİ YILLARDIR ASKIYA ALINAN İNSAN HAKLARININ ORTADAN KALDIRILDIĞININ AÇIK ÖRNEĞİDİR”

    Açıklamanın devamında şunlar dile getirildi:

    “AKP-MHP ortaklığı ile yürütülen diktatörlük rejimi kadınları, çocukları ve LGBT bireyler başta olmak üzere savunmasız mağdur insanları korumakla yükümlü insan hakkı sözleşmesini iptal etti. Özellikle bazı gerici cemaatlerin talebi üzerine İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen anlaşmanın iptali yıllardır askıya alınan insan haklarının tek tek ortadan kaldırıldığının açık örneğidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, Türkiye için verdiği kararlar uygulanmıyor. Alevi çocuklarını asimile eden ve sadece İslam’ın öğretildiği zorunlu din dersleri ile de insan hakkı ihlalleri devam ediyor.”

    “TAM DEMOKRATİK BİR SİSTEM TALEP EDİYORUZ”

    “AKP-MHP programına uymayan herkesin terörist olarak tanımlandığı bu günlerde Ömer Faruk Gergerlioğlu gibi seçilmiş siyasi kimliklerin milletvekilliği düşürülerek hapse atılıyor. Demokrasinin en önemli maddelerinden biri olan seçme ve seçilme hakkını iptal edebilecek kadar ileri giden bu rejim, ülkemizi iç savaşa sürüklüyor. Meclis’te alınan kararlar iktidarın hoşuna gitmezse değiştiriliyor. Boğaziçi Üniversitesinde öğrencileri düşman ilan ettiler. Ancak diktatörlüklerde görülecek şekilde öğrencilere dayatılan rektör atanması ile başlayan itirazlara işkenceler ve gözaltılarla karşılık verildi. Yüzlerce polisin soğuk kış günlerinde öğrencilere yönelik akıl almaz zulümler yaptığına şahit olduk. Kız öğrencilerin gözaltına alınma bahanesiyle polisler tarafından taciz edildiğini televizyonlardan izledik, gazetelerden okuduk. Bunları dile getiren öğrencilerin evlerine kadar polis baskınları yapıldı ve tüm aileleri tehdit edildi. Öğrencilere destek çıkan siyasiler terörist olarak ilan edildi. Demokrasiden ve barıştan yana olan cümle canlar kardeşimizdir ve bunca zulüm karşısında birleşmelidir! Ne darbe, ne AKP MHP, tam demokratik bir sistem talep ediyoruz!”

    (HABER MERKEZİ)

  • Demokrasi İçin Birlik: Gergerlioğlu’nu savunmak, halkın iradesini savunmaktır

    Demokrasi İçin Birlik: Gergerlioğlu’nu savunmak, halkın iradesini savunmaktır

    PİRHA-Demokrasi İçin Birlik, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliği düşürüldükten sonra evinden darp edilerek cezaevine götürülmesine, “Tamamen hukuk dışı bir süreç sonunda, ifade özgürlüğü, seçme seçilme hakkı ve hastaneden doktor raporuna rağmen zorla hapishaneye götürülen Gergerlioğlu’nun yaşam hakkı da çiğnenmiştir” diyerek tepki gösterdi.

    Demokrasi İçin Birlik, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliği düşürüldükten sonra evinden darp edilerek cezaevine götürülmesine tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun, bir sosyal medya paylaşımı nedeniyle mahkûm edilmesi, milletvekilliğinin düşürülmesi ve sonuçta evden darp edilerek gözaltına alınıp adeta kaçırılarak Sincan Cezaevi’ne götürülmesiyle devam eden süreç o kadar hukuk dışıdır ki, bunu kayıtsız şartsız millet iradesinin çiğnenmesi olarak görmek dışında hiçbir adım demokrasi mücadelesi açısından meşru değildir” denildi.

    “GERGERLİOĞLU’NUN YAŞAM HAKKI ÇİĞNENMİŞTİR”

    Açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Tamamen hukuk dışı bir süreç sonunda, ifade özgürlüğü, seçme seçilme hakkı ve hastaneden doktor raporuna rağmen zorla hapishaneye götürülen Gergerlioğlu’nun yaşam hakkı da çiğnenmiştir Bu zalimane muamelenin ve intikam gösterisinin nedeni, Gergerlioğlu’nun başta KHK’lılar olmak üzere işkence ve kötü muamele gibi hak ihlallerine uğrayanların sesi olması ve bu sesin daha güçlü duyulmasını sağlamasıdır. Bu yüzden cezalandırılmaktadır.”

    “BURADA ÇİĞNENEN HALKIN İRADESİDİR”

    “Ömer Faruk Gergerlioğlu’yla ilgili bütün süreç, tek adam rejiminin hak savunucularına karşı aldığı saldırgan, hukuk tanımaz tutumu ve milletin iradesinin Saray için hiçbir anlam ifade etmediğini göstermektedir. Anayasa’nın ve hukukun temel hükümleri açıkça çiğnenerek temsil görevi ve yetkisi engellenen ve saldırıya uğrayan bir Meclis üyesinin, Meclis içi ve dışı tüm muhalefet tarafından kayıtsız şartsız savunulması gerekir.  Burada çiğnenen halkın iradesidir. Yara alan Meclis’in varlığıdır. Temsili demokrasi koşullarında Meclis, halkın iradesinin gerçekleştiği yer olarak ayağa kalkmalıdır. Bu irade savunulmadığı ya da yerel yönetimlere kayyım atamalarında olduğu gibi kararlı davranılmadığında açık seçik ortadadır ki kaybeden demokratik yaşam umutlarımız olacaktır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Gergerlioğlu’nu almaya ‘işkenceci’ dediği polisi göndermişler

    Gergerlioğlu’nu almaya ‘işkenceci’ dediği polisi göndermişler

    HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu yaka paça gözaltına alan polisin, daha önce Gergerlioğlu tarafından işkenceleri Meclis gündemine taşınan polis olduğu iddia edildi. 

    Vekilliği düşürülen Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, dün evinde darp edilerek gözaltına alındıktan sonra kaldırıldığı hastaneden apar topar Sincan 2 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. HDP’li Gergerlioğlu’nu evde yaka paça gözaltına alan polislerden birisinin, Gergerlioğlu’nun daha önce işkence yaptığı iddiasıyla Meclis gündemine taşıdığı polis olduğu iddia edildi.

    SAÇILIK: ORGANİZE SUÇ VAR

    HDP MYK üyesi Veli Saçılık, sosyal medya hesabı üzerinden konuya ilişkin şu paylaşımı yaptı: “Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun meclis kürsüsünden işkenceci olmakla itham ettiği polis şefini gözaltı yapmak üzere Gergerlioğlu’nun evine göndermişler ve bu şahıs gözaltı işlemi sırasında Gergerlioğlu’nu darp etmiş. Ortada organize bir suç var.”

    GERGERLİOĞLU’NUN AÇIKLAMASI  

    Gergerlioğlu, 30 Kasım 2019’da Meclis gündeminde işkenceye ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı: “Ankara Emniyeti’nde kaç gündür işkence var. Avukatın tuttuğu tutanak şu; Abülkadir Yılmaztürk, eline plastik eldiven geçirerek gözaltında bulunan kişinin göğüs uçlarını ve kulak memesini defalarca sıkarak işkence edip bu sırada hakaretler ettiğini bir soda şişesi getirerek bu şişeyle kendisini tehdit ettiğini söylüyor.”

    (MA)

  • Anjiyo olan Gergerlioğlu bugün yoğun bakımda kalacak

    Anjiyo olan Gergerlioğlu bugün yoğun bakımda kalacak

    Gözaltına alındığı sırada darp edilen HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu, kaldırıldığı hastanede anjiyo oldu. Gergerlioğlu’nun oğlu, babasının bugün yoğun bakımda kalacağını belirtti.

    Vekilliği düşürülen Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun gözaltına alındıktan sonra göğüs ve kalp ağrısı nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Gergerlioğlu’nun gözaltına alındığı sırada polisler tarafından darp edildiği görüntülere yansımıştı.

    Gergerlioğlu’nun avukatı Bişar Abdi Alınak, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Ömer Faruk Gergerlioğlu az önce adliyeye getirildi. Göğüs ve kalp ağrısı sebebiyle hastane doktoru anjiyo önerip kardiyoloji bölümüne götürülmesi gerektiğini belirtmiş. Şimdi hangi hastanede ve ne gibi bir tıbbi müdahalede bulunulduğunu bilmemekteyiz. Tarafımıza bilgi verilmiyor” dedi.

    DARP RAPORU PAYLAŞILDI

    Avukat Alınak, Gergerlioğlu’ya ait darp raporunu da paylaştı. Raporda,”Sol baş parmak eklem dış yüzünde yırtık, dirsek içi ve boyunda kızarıklık ve nefes darlığı” gibi doktor gözlemleri yer alıyor.

    ANJİYO YAPILDI 

    Twitter’dan “Babam hastanede. Kalp ve göğüs ağrısından dolayı anjiyo olacak” diyen Gergerlioğlu’nun oğlu Salih Gergerlioğlu, “Babamın anjiyosu yapıldı. Tansiyonunun yüksek olmasından dolayı yoğun bakıma alındı. Bugün yoğun bakımda kalacak. Durumu iyi” dedi.

    SAVCILIKTAN AÇIKLAMA

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, hakkındaki kesinleşmiş hapis cezası nedeniyle milletvekilliği düşürülen HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun, kendisine yapılan çağrıyı almış olmasına rağmen 10 günlük yasal süre içinde gelmemesi üzerine gözaltına alındığını duyurdu.

    Açıklamada, “Anayasanın 84/2. maddesi gereğince milletvekilliği düşen Ömer Faruk Gergerlioğlu, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 19/1 maddesi gereğince kendisine yapılan çağrıyı tebliğ almış olmasına rağmen 10 günlük yasal süre içinde gelmemesi üzerine yasal zorunluluk olarak hakkında yakalama emri çıkarılmış, çıkarılan yakalama emrine istinaden de ikametinde yakalanmıştır” ifadelerine yer verildi.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda Gergerlioğlu’nun ceza infaz kurumuna sevk işleminin devam ettiği bildirildi.

    HDP’DEN AÇIKLAMA

    HDP’den yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: “Milletvekilimiz Ömer Faruk Gergerlioğlu, bugün akşam saatlerinde Ankara’daki evinden polis zoruyla alınmıştır. Tutuklama sonrası sağlık kontrolü yapılmak üzere Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesi’ne götürülmüştür. Hastaneye nakli yapıldıktan sonra vücudundaki darp izleri sebebiyle hakkında darp raporu düzenlenen milletvekilimiz, muayene sırasında kalp ve göğüs ağrısı şikâyetleri  ile nefes darlığı problemi olduğunu iletmiştir.

    Parti yöneticilerimizin Sağlık ve Adalet Bakanlıklarına yaptığı ısrarlı başvurulara rağmen milletvekilimizin şu anda nerede olduğuna ve sağlık durumuna ilişkin bilgi alamamaktayız. Milletvekilimiz Gergerlioğlu’nun durumuna ilişkin derhal kamuoyunu bilgilendirilmelidir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP Dersim İl Başkanı: Tekçi siyasal erkin demokratik muhalefete tahammülü yok-VİDEO

    HDP Dersim İl Başkanı: Tekçi siyasal erkin demokratik muhalefete tahammülü yok-VİDEO

    PİRHA-HDP Dersim İl Eş Başkanı İbrahim Kasun, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi ve HDP’nin kapatılması için açılan davayı PİRHA’ya değerlendirdi. Kasun, “Tekçi, ırkçı siyasal erkin kendi dışındaki hiçbir siyasete, hiçbir demokratik muhalefete tahammülü yoktur” dedi.

    HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi ve HDP’ye açılan kapatma davasını HDP Dersim İl Eş Başkanı İbrahim Kasun, PİRHA’ya değerlendirdi.

    Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi Türkiye siyasal politikasına, Türkiye’nin siyasi karakterine bağlı bir durum olduğunu belirten Kasun, “Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana ülkeye damgasını vuran tekçi, ırkçı siyasal erk kendi dışındaki hiçbir siyasete, hiçbir demokratik muhalefete tahammülü yoktur. Bunun dışında kalan tüm muhalifler üzerinde baskı ve sindirme politikasını devam ettirmektedir” dedi.

    “BASKI VE SİNDİRME POLİTİKASI UYGULANIYOR”

    Bunun sadece HDP’ye yönelik olmadığını söyleyen İbrahim Kasun, şunları kaydetti:

    “Cumhuriyetin kuruluşundan beri sol ve sosyalistlere, komünistlere, demokratlara, emekçilere ne kadar muhalif kitle varsa onun üzerine baskı ve sindirme politikası uygulamıştır. Günümüzde de HDP Türkiye’nin tekçi, inkârcı karakteri karşısında Türkiye halklarının birlikte yaşamasını, özgür bir Türkiye’de yaşamasını, emekçinin hakkını savunan, inançlarını özgürce ifade etmesini sağlayan tüm halkların kendi diliyle kendisini ifade etmesini sağlayan demokratik bir Türkiye modelini savunmaktadır. Tekçi ve inkârcı bir karakterin dışında bir karakter sergilediği için şimdiye kadar partimize ve milletvekillerimize yönelim olmaktadır. Ömer Faruk Gergerlioğlu partimizin önemli neferlerinden biri. Türkiye’de ne kadar anti-demokratik uygulama varsa açığa çıkaran ve kamuoyuna açıklayan önemli bir milletvekilimiz, önemli bir insan hakları savunucusudur. O yüzden devlet sisteme koydu ve Gergerlioğlu’nu uyduruk gerekçelerle mahkemeye verdi ve yargıyı manipüle ederek ceza almasını sağladı ve mecliste anayasa sürecini beklemeden hukuka uygun olmayan bir oylamayla Gergerlioğlu’nun milletvekilliğini düşürdü. Tabi biz parti olarak devletin bu yönelimini kınıyoruz.”

    “TÜRKİYE SİYASAL PARTİ MEZARLIĞINA DÖNDÜ”

    Türkiye’de şimdiye kadar birçok siyasal parti kapatıldığını ifade eden Kasun, “Türkiye adeta siyasal parti mezarlığına döndü. Devletin tekçi karakteri dışında kalan bütün muhaliflere ve siyasal partilere yönelim var. Şu an AKP’nin devamı olan refah ve fazilet partisi de kapatıldı. Partilerin kapatılmasına biz o dönemde de karşı çıkmıştık” diye konuştu.

    Kasun, HDP Türkiye’deki tüm inançları, halkları ve özgürlükleri savunan bir parti olduğu için partimize karşı bir yönelim olmaktadır” diyerek,  şöyle devam etti:

    “Parti kapatmanın anlamsız olduğunu, Türkiye’nin artık biraz demokrasiyle tanışması gerekiyor. Parti kapatmanın anlamsız olduğunu, kapatırlarsa da yeni partiyle yola devam edeceğimizi vurguluyoruz. Elbette bu kapatmada da, ne kadar siyasal kadrosu varsa, bu kadroya yönelik de siyasi yasaklama kararı verilmesi için anayasa mahkemesine başvuruldu. Partimizi işlevsiz bırakmak istiyorlar ama bu konuda yanılacaklar. Bu kadar kadroyu yasaklasalar da yeni bir kadroyla yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Kılıçdaroğlu’ndan Gergerlioğlu’na telefon

    Kılıçdaroğlu’ndan Gergerlioğlu’na telefon

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan HDP’li Gergerlioğlu’nu aradı.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis’te “Adalet Nöbeti”nin 5’inci gününde zorla gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu telefonla aradı.

    Gergerlioğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Sayın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, beni aradı, skandalı kınadı. Sağolsun, teşekkür ederim. Zulme karşı ortak payda çok önemlidir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • AABK: Newroz/Nevruz farklı kültürlerin, renklerin eşit haklarla bir arada yaşamasıdır

    AABK: Newroz/Nevruz farklı kültürlerin, renklerin eşit haklarla bir arada yaşamasıdır

    PİRHA- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), 21 Mart Newroz Bayramı’nı kutladı. Farklı coğrafyalarda farklı anlamlar yüklense de Newroz’un özünde insanlığın, doğanın huzura ve barışa uyanış daveti olduğuna vurgu yapılarak, “21 Mart farklı kültürler kimliklerin/renklerin eşit haklarla, eşit koşullarda, birarada yaşamasıdır. Yunus Emre’nin dediği gibi ‘Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim, sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz’ dediği gündür” denildi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Newroz/Nevruz Bayramı’na dair yazılı açıklama yaptı.

    Alevi inancında Sultan-ı Nevruz/Newroz’un evrensel bir varoluş, insan, Hakk ve doğa birliğinin uyanışı olduğu ifade edilen açıklamada, canlı cansız tüm varlıkların bu günde yenilerek uyandığı ifade edilerek, “Newroz/Nevruz Alevilerin, Türklerin, Kürtlerin, Farsların, Arapların, Afganların, Urduların, Asya, Mezopotamya, Balkanlar ve Ortadoğu gibi bir çok coğrafyanın kadim halkların asırlara yayılmış bir şenliği ve barış bayramı olarak kutlanır” diye belirtildi.

    Açıklamada ayrıca AKP-MHP iktidar blokunun demokrasi, hak ve hukuk ihlalleriyle muhalefete, farklı düşünenlere ve farklı kültürel kimliklere yönelik ayrımcı, baskıcı ve inkarcı politikalar izlediğine vurgu yapılarak, iktidarın kamuoyuna duyurduğu insan hakları eylem planının tümüyle bir aldatmacadan ibaret olduğuna dikkat çekildi.

    Geçtiğimiz günlerde vekilliği düşürülen HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun gözaltına alınmasının hukuk dışı olduğu dile getirilen açıklamada, HDP’ye açılan kapatma davası ile birlikte kadınları koruyan İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin,  iktidarın kendisini korumak için uyguladığı hukuk dışılığın göstergesi olduğu belirtirdi.

    “NEWROZ/NEVRUZ FARKLI KÜLTÜRLERİN-RENKLERİN İBR ARADA YAŞAMASIDIR”

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    Newroz/Nevruz Alevilerin, Türklerin, Kürtlerin, Farsların, Arapların, Afganların, Urduların, Asya, Mezopotamya, Balkanlar ve Ortadoğu gibi bir çok coğrafyanın kadim halkların asırlara yayılmış bir şenliği ve barış bayramı olarak kutlanır. Her halk ve coğrafyalarda bu güne dair farklı anlamlar yüklensede ve değişik uygulamalar görülsede, özünde insanlığın ve doğanın huzura ve barışa uyanış davetidir.

    Alevi inancında Sultan-ı Nevruz/Newroz evrensel bir varoluştur. İnsan, Hakk ve doğa birliğinin uyanışıdır. Doğanın bereketini insanlığa hakça sunmasıdır. Yani doğa ile insanın ve Hakk’ın vahdet oluşudur. Canlı cansız tüm varlıkların yenilenmeye uyanış günüdür.

    21 Mart farklı kültürler kimliklerin/renklerin eşit haklarla, eşit koşullarda, birarada yaşamasıdır. Yunus Emre’nin dediği gibi “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim, sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz” dediği gündür.

    21 Mart halkların kardeşliğidir. Hace Bektaşi Veli’nin “Yetmiş iki millete bir gözle bakmayan halka müderris olsa da; Hakk’a âsîdir” dediği toplumsal barış günüdür.

    “İNSANIN, DOĞANIN VE TOPLUMSAL BARIŞIN YENİLENMESİNE DAVETTİR”

    Newroz/Sultan-ı Nevruz halayların çekilip, barış türkülerinin söylendiği, ateş üstünden atlayanların dileklerini tuttuğu, Alevilerin Sultan Nevruz ile Cem olup, lokmaların paylaştığı binlerce yıllık geleneğin adıdır.

    Halklara ve haklara saygıdır. Evrenseldir çünkü, Nevruz, Newroz, Novruz, نوروز , Nooruz, Noruz, Nawrız, Navro, Nowruz ve Navrez ve Sultan-ı Nevruz Cemi gibi isimleri vardır.

    Evrenseldir. Çünkü her dilde şarkılar ve türkülerle kutlanır. Alevi, Bektaşi ve Kızılbaş inancında Şahı Merdan Ali’nin doğum günü ve cem olunurken, Kürtler’de direnişin, başkaldırının simgesi Demirci Kawa efsanesiyle birlikte yeni günün bir bayramıdır. Newroz kadimden bugüne uzanan bahara uyanmanın ve “yenilenmenin” mesajıdır.

    İnsanın, doğanın ve toplumsal düzenin barış ve huzur için yenilenmesine davettir. Zalimlere mazlumların, kötülere iyilerin, ezenlere ezilenlerin, sömürenlere sömürülenlerin hak ve adalet çağrısıdır. Eşitliğe, paylaşıma, dayanışmaya, ortaklaşamaya ve sevgiye davettir. Newroz doğayı tahrip edenlere, doğayla, tabiatla, börtü böcekle uğraşmayın mesajıdır.

    “AKP-MHP BLOĞU MUHALEFETİ VE İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI HEDEF ALIYOR”

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu olarak 21 Mart Newroz/ Sultan Nevruz mesajımız var; İnsanlık onuru ve hakları için adalet ve hukukun evrensel değer ve ilkelerine uyulmasını istiyoruz. Bu nedenle çağrımız öncelikle demokrasi, hak ve hukuk ihlalleriyle muhalefeti, farklı düşünenleri ve farklı kültürel kimliklere yönelik ayrımcı, baskıcı ve inkarcı AKP-MHP iktidar blokunun Türk İslam Sentezi politikalarınadır.

    AKP-MHP iktidarının kamuoyuna duyurduğu “insan hakları eylem planı” tümüyle bir aldatmacadan ibaret olup, insan haklarına ve savunucularına yöneliktir. HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi keyfi ve hukuk dışıdır. Bu kararın ardından zaman geçirmeden, HDP hakkında kapatma davasının açılması, İnsan Hakları Derneği Başkanı Avukat Öztürk Türkdoğan’ın gözaltına alınması, hukuki değil, AKP-MHP iktidarının siyasi kararıdır.

    İnsan hakları savunucularına uygulanan baskılar, HDP’li Gergeroğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi ve HDP’ye açılan kapatma davası, Kadınları şiddetten ve tecavüzlerden koruyan İstanbul Sözleşmesini fesih etmesi, iktidarın krizinin derinleştiği ve iktidarlarını korumak için hukuk dışılığın ayyuka çıkmasının göstergesidir.

    “HALKIN İRADESİNE YÖNELİK SALDIRILARI KINIYORUZ”

    AABK olarak, AKP-MHP iktidarının etnik ve dinci milliyetçiliğine dayalı biat toplumunu dayattığı, “Eylem Planı”nın, farklı kimliklerin ve düşünenlerin bir arada yaşama hakkına yönelik olduğunu biliyoruz. Toplumu etnik ve dinsel temelde bölmeye yöneliktir. Halkın iradesine, örgütlenme ve düşünce özgürlüğü haklarına yönelik saldırıları ve kararları kınıyoruz.

    21 Mart Newroz/Nevruz gününde, ülkeyi krizlerin ateşlerine sürükleyenlere inat, Newroz ateşinin üzerinden atlayarak, Newroz dileklerimizi adalet, barış, özgürlükler, demokrasi, laiklikten yana tutacağız.

    AABK olarak zalimin karşısından, mazlumların yanında duran anlayışımızla, kapatılma davasına ve milletvekilleri düşürülen HDP ile dayanışma içinde olacağız. Kürt sorununda demokratik ve siyasi zeminde barışçıl çözümü savunmaya devam edeceğiz.

    Newroz zalim krallardan kurtuluşun ve insanlığın ilkbaharına uyanış günü olması dileğiyle Nevruz, Newroz, Novruz, نوروز , Nooruz, Noruz, Nawrız, Navro, Nowruz ve Navrez ve Sultan-ı Nevruz!un kutlu olsun. Newroz ateşi üzerinden atlarken tuttuğunuz dilekleriniz kabul görsün.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gergerlioğlu’nun o anlarını anlattı: 1994’ten beter

    Gergerlioğlu’nun o anlarını anlattı: 1994’ten beter

    Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Meclis’ten zorla gözaltına alınmasına tanıklık eden HDP’li vekil Hüseyin Kaçmaz, yaşananların 1994’ten beter olduğunu belirterek, “Üstünü giymesine ve namaz kılmasına dahi müsaade edilmedi, sürükleyerek götürdüler” dedi.

    Milletvekilliği düşürüldükten sonra Meclis’te “Adalet Nöbeti” tutan HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun bu sabah zorla gözaltına alınmasına tanıklık eden HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, o anları anlattı. Kaçmaz, Gergerlioğlu’nun zor kullanılarak gözaltına alındığını kaydetti.

    Kaçmaz, o anları şöyle anlattı: “Sadece abdest almasına izin verildi. Üstünü giymesine ve namaz kılmasına dahi müsaade edilmedi, sürükleyerek götürdüler. Yüzlerce polis gelmişti. Namaz kılmak istedi sadece ama buna izin vermediler. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yalan yanlış beyanların olduğu bir tutanakla Gergerlioğlu’nu zor kullanarak tuvaletten çıkararak götürdüler.

    1994’TEN BETER

    Maalesef ki 1994’teki o Türkiye ve dünya kamuoyuna yansıyan çok kötü görüntülerin daha ağırı bugün yine Meclis’te yaşandı. Bana ve Filiz Kerestecioğlu vekilimize de müdahale edildi. Kolumdan çektiler, önümü kestiler, çelmeler takmaya çalıştılar. Görüntü almamız, bu durumu teşhir etmemiz engellenmek istedi. Engellemek için her şeyi yaptılar. HDP grubunu kapattılar, her odanın başına polis koydular, grup danışmanı arkadaşlarımızın dışarıya çıkmalarına dahi müsaade edilmiyor. Ömer hocamız neredeyse merdivenlerden düşecekti.

    ZORLA POLİS ARACINA BİNDİRİLDİ 

    Onlarca polis çekiştirip duruyordu. Dışarıda zorla polis aracına bindirip emniyete götürüldü. Bizlerde bu hukuksuzluğa, zulme karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu faşist uygulamayı yapanları da kamuoyuna şikayet ediyoruz. Ömer hocamızla emniyete götürüldü, orada ifadesi alınacak. Biz de dayanışmak için emniyete gideceğiz.

    (MA)

  • Gergerlioğlu mecliste zorla gözaltına alındı

    Gergerlioğlu mecliste zorla gözaltına alındı

    Vekilliği düşürüldükten sonra Meclis’te “Adalet Nöbeti” tutan HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu gözaltına alındı. 

    Meclis’te “Adalet Nöbeti”ni sürdüren HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, sabah saatlerinde uyuduğu odadan lavaboya gittiği sırada Meclis polisler tarafından gözaltına alınmak istendi.

    Üzerinde eşofmanları olan Gergerlioğlu, lavabodan çıkarılarak zorla gözaltına alındı. 100’ü aşkın polisin geldiği Meclis’ten zorla çıkarılarak gözaltına alınan Gergerlioğlu’nun gözaltına alınmasının nedeninin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan yeni bir soruşturma kapsamında olduğu belirtildi.

    MECLİS’TE OLMASI SUÇ!

    Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düştüğü 17 Mart tarihinden itibaren Meclis’te “Adalet Nöbeti” tutması soruşturmaya gerekçe yapıldı. Soruşturmada, “Gergerlioğlu’nun Meclis’i terk etmemesi, hala milletvekili gibi davranması, sosyal medya üzerinden basın açıklamaları yapması, canlı yayınlar yapması, kamu binasında hakkı olmadan durması” suç unsurları olarak gösterildi.

    Gergerlioğlu bu suç iddialarının olduğu soruşturma kapsamında gözaltına alınmadan önce polis tüm personelleri odaya kilitledi.

    (HABER MERKEZİ)