Etiket: HDP Milletvekili Zeynel Özen

  • HDP’li Özen: Maraş Katliamı sanıklarının hepsi yerli ve milli!- VİDEO

    HDP’li Özen: Maraş Katliamı sanıklarının hepsi yerli ve milli!- VİDEO

    PİRHA- Meclis bütçe görüşmelerinde Maraş Katliamı’na  dair konuşan HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, devletin halen katliamla yüzleşmemekte ısrarcı olduğuna vurguda bulunarak, ” Bugün geldiğimiz noktada cenazelerin ve mezarların yerleri belli değil. Devlet onları toplu olarak gömmüş. Katliam için yabancı güçlerin tezgahı ve parmağın var denildi. İddianamede 804 sanık var, hepsi yerli ve milli” ifadelerini kullandı.

    HDP’nin Alevi vekillerinden Zeynel Özen Meclis’te 2020 bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmada Maraş Katliamı’nı gündeme getirdi. Katliamdan örnekler vererek konuşmasına başlayan Özen, devletin bu katliam ile yüzleşmesi ve katillerin gün yüzüne çıkarılması çağrısında bulundu.

    Kürsüye Maraş Katliamı’nda katledilen Gıjık Dede’nin (Sabri Özkan) fotoğrafı ile çıkan Özen, katliamda yitirilenleri andı.

    “12 EYLÜL FAŞİST CUNTASININ TAŞLARI ÖRÜLÜYORDU”

    Sözlerine devlet kurumları için ayrılan bütçenin ne hakça nede halklar için olmadığını belirten Özen, bütçelerin yandaşlara rant dağıtma aracı haline geldiği ifade etti.

    Özen, Dersim’den Maraş’a ve Gezi’ye kadar gelen tüm katliamların ülkenin tarihine kara bir leke olarak eklendiğini ifade ederek, “Tarihimiz katliamlarla dolu. Dersim, Ağrı, Zilan, Sivas, Başbağlar, Çorum, Maraş, Gazi ve Gezi katliamları tarihimizin kara lekeleridir. Kontrgerilla ve MİT’in içinde örgütlenen grup bir proje yapmıştı. Bu proje yeşil hat projesiydi. Bu proje Dersim, Erzincan, Sivas, Malatya, Çorum ve Hatay hattı idi. Bu ne yazık ki Alevilerin payına düştü. Maraş’ta Alevilerin ve solcuların yoğunlukla gittiği bir kahve önce bombalandı, sonra otomatik silahlarla tarandı. 90 yaşındaki kanaat önderimiz Gıjık Dede orada katledildi.  Daha sonra Malatya’da 8 can kaybı oldu ve yüzlerce işyeri, ev tahrip edildi. 12 Eylül faşist cuntasının taşları örülüyordu” diye konuştu.

    Özen konuşmasında katliamın dava sürecine de değinerek, “22’si idam, 7’si müebbet, 321’i de bir yıl ile 24 yıl arasında ceza aldı. 68 önemli sanık mahkeme huzuruna çıkarılmadı. Bugün geldiğimiz noktada cenazelerin ve mezarların yerleri belli değil. Devlet onları toplu olarak gömmüş. Mezar yerleri dahi gösterilmiyor. Devlet bu katliam ile yüzleşmeli ve katiller gün yüzüne çıkarılmalı” dedi.

    Özen konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “ALEVİLER NE YAZIK Kİ SÜNNİ KOMŞULARI TARAFINDAN KATLEDİLDİ”

    15 Nisan’da Ali Çevik adlı yüzbaşının Maraş’a silah ve bomba sevkiyatı yaptığı görülüyor. Bu bombalar 15 Nisan’da Maraş’ta yapılan operasyon ile ele geçirildi. Bu bombaların üzerinde nerelere atılacağı tek tek yazılıyordu.

    19 Aralık’a gelindiğinde Çiçek Sineması’na bomba atıldı. 21 Aralık’ta iki solcu öğretmen öldürüldü. Cenazeleri devlet hastanesi baştabibi tarafından zamanında verilmedi. Cuma günüydü ve ikindi namazına denk getirildi. Maraş Merkez Ulu Camii’nde iki grubun karşı karşıya gelmesi sağlandı. Binlerin toplandığı kortejde belediye hopörlerinden, ‘Kızılbaşlar, komünistler camileri bastı. Allah için savaşa’ diye anonslar yapılıyordu. Bazı camilerde de, ‘Oruç tutmak ve namaz kılmak ile camiye gidemezsiniz. Bir Alevi Kızılbaş öldürürseniz ondan saha büyük sevap kazanırsınız’ diye duyurular yapılmaya başlandı. Ayın 23’ünde gerici, faşist güruhun Yörükselim Mahallesi’ne saldırıları başladı. Yerini terk etmeyen Alevi aileler, ‘Bizim Sünni komşularımız bize bir şey yapmaz, bizi korur’ demişlerdi ama ne yazık ki komşuları tarafından katledildiler.

    “SANIKLARIN HEPSİ YERLİ VE MİLLİ”

    Bugün geldiğimiz noktada cenazelerin ve mezarların yerleri belli değil. Devlet onları toplu olarak gömmüş. Mezar yerleri dahi gösterilmiyor. Devlet bu katliam ile yüzleşmeli ve katiller gün yüzüne çıkarılmalı. 23 yıl süren dava sonucu 20 kişi idam, 7 kişi müebbet aldı ve birçok kişi hapis cezaları ile kurtuldu. En önemlisi 68 sanık mahkeme huzuruna çıkarılmadı. Katliam için yabancı güçlerin tezgahı ve parmağın var denildi. İddianamede 804 sanık var, hepsi yerli ve milli. Günümüzde ise Aleviler fiziken katledilmiyor ama Alevilik katlediliyor. Alevilerin yoğun yaşadığı yerlere maden ocakları, hesler, kirlilik yaratan fabrikalar yapılıyor. Biz Aleviler eşit yurttaşlık hakkımızı alana kadar teslim olamayacağız, boyun eğmeyeceğiz. Haklarımızı savunmaya devam edeceğiz.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Özen: Halkı yoksulluğa mahkum ettiniz, bunun hesabını vereceksiniz!-VİDEO

    Özen: Halkı yoksulluğa mahkum ettiniz, bunun hesabını vereceksiniz!-VİDEO

    PİRHA-TBMM Genel Kurulu’nda Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkındaki Kanun Teklifi yasalaştı. HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, yasayı eleştirerek, “Bir ülkede tarım gelişmemişse sanayisi ve endüstrisi de gelişmez çünkü tarımda üretilen maddeler endüstrinin ve sanayinin ham maddesidir” dedi. Özen, halkın yoksullaştırıldığını ve açlığa mahkum edildiğini kaydetti. 

     TBMM Genel Kurulu’nda Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkındaki Kanun Teklifi yasalaştı. HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen meclisteki konuşmasında yasayı eleştirdi.

    Özen konuşmasına, “Bir söz vardır. Deveye sormuşlar ‘Boynun niye eğri?’ diye. Deve demiş ki ‘Nerem doğru ki boynum da doğru olsun?’ diyerek başladı.

    “BİR ÜLKEDE TARIM GELİŞMEMİŞSE SANAYİSİ VE ENDÜSRTRİSİ DE GELİŞMEZ”

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Şimdi, biz demokraside, hukukta, insan haklarında, ifade özgürlüğünde nasılsak tarım ve hayvancılıkta da öyleyiz. Ama kavramadığımız şu: Bir ülkede tarım gelişmemişse sanayisi ve endüstrisi de gelişmez çünkü tarımda üretilen maddeler endüstrinin ve sanayinin ham maddesidir arkadaşlar. Eğer tarım gelişmemişse sanayi de gelişmez. Tarım nasıl gelişsin? Girdiler yüzde 100, yüzde 200 artarken; tüm gübre, mazot, ilaç, her şey artarken taban fiyatlar yerinde sayıyor ya da yüzde 5, yüzde 10 artıyor. Bu şartlarda tabii ki çiftçi tarlasını ekmiyor ve ekili alanlarımız, tarım alanlarımız gittikçe küçülüyor. Öbür taraftan, tarım alanları madenciliğe açılıyor, imara açılıyor, HES yapımına açılıyor. İşte bunun en ibretlik örneğini ocak ayında bir soru önergesi ile ilgili bakana sorduk. Memleketim Maraş’ta Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Çiğli, Çınarlı ve Fituşağı köylerinin, Alevi köylerinin arasında, senede 3 ürün alınabilen 3 bin dönüm verimli arazi, sanayi tesisleri yapılması için kamulaştırıldı. Fakat idare mahkemesi köylülerin direnişi ve mahkemeye gitmesiyle bunu bozdu, Yargıtay da bu bozma kararını onayladı ama Türkiye’de maalesef artık tuz koktu. Mahkemelerin kararları uygulanmıyor, uygulanmadığı gibi şimdi o inşaat, o proje maalesef devam ediyor.”

    “HALKI YOKLUĞA VE AÇLIĞA MAHKUM ETTİNİZ”

    Özen, “Değerli milletvekilleri, şimdi, saraydan bakınca bu iş böyle gözüküyor ama Cumhurbaşkanımız diyor ki Birleşmiş Milletler için: “Dünya 5’ten büyüktür.” Evet, dünya 5’ten büyüktür ama şunun da iyi bilinmesi gerekiyor: O halkımızın alın terini sömüren, onlara peşkeş çekilen 5 şirketten de Türkiye büyük. Türkiye, o 5 şirketten büyüktür arkadaşlar. Onun için halkımızın alın terini bu şirketlere peşkeş çekip halkın aklıyla dalga geçmemek gerekiyor” diye konuştu.

    Milletvekili Zeynel Özen şöyle devam etti:

    “Damat diyor ki, “Dolarla işiniz ne, maaşınızı dolarla mı alıyorsunuz?” Buğday ithal ediyoruz arkadaşlar, et ithal ediyoruz. Bunlar neyle alınıyor? Dolarla alınıyor. Maalesef, bugün, asgari ücret 300 dolara düşmüştür arkadaşlar, doların yükselmesiyle. Bu, ancak üçüncü dünya ülkelerinde görülen bir ücrettir. Halkı yokluğa ve açlığa mahkûm ettiniz, bunun hesabını vereceksiniz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Dersim’de polisten HDP’li Vekil Özen’in konuşmasına engelleme-VİDEO

    Dersim’de polisten HDP’li Vekil Özen’in konuşmasına engelleme-VİDEO

    PİRHA – Dersim’de polisin engellemelerine rağmen açıklama yapan HDP Milletvekili Zeynel Özen, Türkiye’nin Kuzey Doğu Suriye’ye askeri operasyonuna tepki göstererek, yapılan ateşkes kararının da kalıcı çözüm olmadığını belirtti. 

    Haberin videosu

    Halkların Demokratik Partisi Dersim İl ve ilçe örgütleri, Türkiye’nin Kuzey Doğu Suriye’ye yönelik başlattığı operasyon ve ateşkese ilişkin merkez Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yapmak istedi.

    Ancak açıklama, Tunceli Valiliği’nin 30 gün süreyle basın açıklaması, gösteri ve yürüyüşlere yasak getirmesi gerekçe gösterilerek engellenmek istendi.

    Çevik kuvvet polisleri, TOMA ve zırhlı araçların hazır bulunduğu açıklamada polis amiri kitleye açıklama yaptırmayacaklarını, yapıldığı taktirde müdahale edileceğini belirtti.

    Tüm tartışma ve engellemelere rağmen HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, bir vekilin nerede nasıl konuşması gerektiğine Vali veya Emniyetin karar veremeyeceğini hatırlatarak müdahale edilse dahi açıklama yapacaklarını söyledi. Zeynel Özen engellemelere rağmen açıklamayı gerçekleştirdi.

    “KÜRTLERİN KAZANIMLARINA SAVAŞ AÇILDI”

    Özen, inkar ve imha politikasının Türkiye’de yıllardır sürdüğünü belirterek Türkiye devletinin başta Kürt halkı olmak üzere hakların ve inançların kazanımlarını kabul etmediğini ve bu nedenle saldırdığını söyledi. Özen, “Ceberut iktidar içerideki Kürt halkının kazanımlarına saldırmakla yetmedi. Kürt halkının Kuzey Doğu Suriye’deki kazanımlarına savaş ve işgal girişiminde bulundu. Kürtlerin kazanımlarına savaş açtı. 81 ilin camilerinde fetih sürelerini okuttu. Fetih süresi başka bir ülkenin topraklarına girersin orayı işgal edersin anlamına geliyor. Bu işgalin ta kendisidir. Bunun kabul etmiyoruz” dedi.

    “ATEŞKES ÖNEMLİ AMA KALICI ÇÖZÜM DEĞİL”

    ABD ve Türkiye arasında yapılan ateşkes kararına değinen Özen, “Bu ateşkes elbetteki önemlidir. Ancak kalıcı bir çözüm değildir. Kalıcı çözüm halklar arasında yapılır. Ceberut iktidar bunu yapacağına her gün biraz daha saldırganlaşıyor. içeride dışarıda Kürt halkına saldırıyor. Uyduruk nedenlerle belediye eş başkanlarımızı tutuklayarak, yerlerine kayyum atıyor. Ne yaparlarsa yapsınlar tek bir kişi dahi kalsak onurumuz için bu direnişi büyüteceğiz. Mutlaka haklı ve mazlumlar olarak kazancağız” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Turgut Öker’in yaşadığı hukuksuzluklar meclis gündemine taşındı

    Turgut Öker’in yaşadığı hukuksuzluklar meclis gündemine taşındı

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Onursal Başkanı ve 25. Dönem İstanbul Milletvekili Turgut Öker’in yaşadığı hukuksuzluklarla ilgili Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Özen, “Turgut Öker’in yaşadığı mantık sınırlarını aşan hukuksuzluklar daha ne kadar devam edecek?” diye sordu.

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen verdiği soru önergesi ile ilgili şu gerekçeleri sundu:

    “Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Onursal Başkanı ve 25. Dönem İstanbul Milletvekili Turgut Öker 23 Ocak 2019 Çarşamba günü Sabiha Gökçen Havalimanında gözaltına alındı. Bu gözaltı; Öker’in Avusturya’da Aleviliğin resmi olarak “İslam Yasası” kapsamına alınmasına karşı Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun itirazı üzerine görülen davanın duruşmasına katılmak için gitmek üzereyken gerçekleşmiştir.
    Turgut Öker hakkında hazırlanan sosyal medya paylaşımlarından oluşan 35 sayfalık polis ve savcılık fezlekesinde: suç sayılan sosyal medya paylaşımların içerisinde Alevilikle ilgili yürüttüğü mücadeleye dair paylaşımların ve Yol TV’nin kapatılmasına yönelik paylaşımların dahi “terör örgütü üyeliği” şüphesi yaratması, mantık sınırlarının bir hayli zorlandığını göstermektedir.
    Ankara’dan İstanbul’a uçakla gelirken bir yakalama kararı yokken, Viyana’ya hareket etmek üzereyken bir yakalama kararı çıkarılması, Viyana’daki davaya direkt müdahale çabası olduğuna dair ciddi şüphelere sebep olmaktadır.”

    Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün yanıtlaması istemiyle yöneltilen sorular ise şöyle:

    1. Türkiye’de Turgut Öker’in 3 yıldır bulunduğu sabit ikamet adresi devletin ilgili tüm resmi birimlerinde mevcut olmasına ve daha önce yargılandığı 5 davanın tebliğlerinin hepsi bu ikamet ettiği adresine gelmesine rağmen 23 Ocak’ta Viyana’ya gitmek üzereyken bildirilen tebligat neden resmi ikamet ettiği adres dikkate alınmadan, hiçbir zaman ikamet etmediği İzmir neden esas alınmıştır?

    2. Turgut Öker, Ankara Esenboğa Havalimanından İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanına uçakla geçerken herhangi bir yakalama kararı bildirilmemesine rağmen, Viyana’ya hareket etmek üzereyken bir yakalama kararı çıkarılmasının nedeni nedir?

    3. Turgut Öker’in 23 Ocak’ta alınan ifadesinin ardından isnat edilen suçların dayanaksızlığından ötürü serbest bırakılmasına karşın, hangi gerekçeyle Avusturya’dan Türkiye’ye dönüşünde havaalanında saatlerce bekletilmiştir? Havaalanlarındaki bu keyfi uygulama daha ne kadar devam edecektir?

    4. Havaalanlarında yaşanan bu keyfiyete sebep olanlarla ilgili adli ve idari soruşturma başlatılacak mıdır?

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Özen: İç ve dış göçlerin sebebi yoksulluk ve katliamlardır- VİDEO

    HDP’li Özen: İç ve dış göçlerin sebebi yoksulluk ve katliamlardır- VİDEO

    PİRHA- Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen meclis kürsüsünde yaptığı konuşmada,  iç ve dış göçlerin başlıca sebeplerinin yoksulluk ve katliamlar olduğunun altını çizerek, Sivas, Başbağlar, Çorum, Gazi ve Roboski katliamlarının bunlara örnek olduğunu vurguladı. Özen, demokratik mücadelenin güçlü olması nedeniyle İMF ve emparyalist güçlerin 24 Ocak kararlarını  uygulayamadıklarının altını çizerek “Bu programın uygulanabilmesi için 12 Eylül faşist diktatörlüğünün hazırlıkları yapıldı. Bunun için iç çatışmalar körüklendi, kurban olarak da Aleviler seçildi” dedi.

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, mecliste görüşülen göç idaresi hakkında söz aldı. 12 Eylül süreci ile birlikte gelişen katliam sürecinin sonucu olarak iç ve dış göçün arttığına dikkat çekti.

    Özen’in konuşmasının başlıkları şöyle:

    “12 EYLÜL FAŞİZMİ KURBAN OLARAK ALEVİLERİ SEÇTİ”

    “1980 öncesi devlet yönetilemez duruma gelmişti” diye konuşan Özen, 24 Ocak kararların uygulanmasının önünde toplumsal mücadelenin güçlü bir etken olduğunu hatırlatarak 12 Eylül darbesinin planlı olarak toplumu çatışmalara sürüklediğini belirtti. Özen 12 Eylül faşizminin kurban olarak Alevileri seçtiğini vurgulayarak konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Yakın tarihimizde 19 Aralık-26 Aralık arasında Maraş katliamı yapıldı, sol ve Aleviler katledildi. Bu hazırlıkların nasıl yapıldığını biliyoruz. Özellikle Amerikan Büyükelçisi Birinci Kâtibi Alexander Pack’ın Maraş’ta sağ partilerle faşist gruplarla, iş adamlarıyla yaptığı toplantıları biliyoruz. Aynı zamanda Edem Yağ Fabrikasında yapılan toplantılarda Maraş’ın Alevilerden ve solculardan temizlenmesi kararı alındığını biliyoruz. Ve süreç başlamıştır.”

    “MİT, KONTRGERİLLA VE SİVİL FAŞİSTLERE KATLİAM ŞARTLARI HAZIRLANDI”

    4 Nisan 1978’de ilk olarak 80 yaşındaki dedemiz katledildi bir kahvehane taranarak. 7 Nisanda “Süper Yüzbaşı” denilen Ali Çeviker, Maraş’a silah ve bomba sevkiyatı yaptı. Bu bombaların üzerinde, dikkatinizi çekerim, hangi camiye atılacağı, hangi imamın evine atılacağı, hangi partiye atılacağı bile yazılıydı. MİT’in, kontrgerillanın ve sivil faşistlerin rol aldığı katliam şartları hazırdı. 19 Aralıkta ülkücülerin getirdiği bir sinemaya ses bombası atıldı. 20 Aralıkta solcuların ve Alevilerin devam ettiği Akın Kıraathanesi bombalandı ve tarandı. 21 Aralıkta TÖBDER üyesi 2 öğretmenimiz, Hacı Çolak ve Mustafa Yüzbaşıoğlu katledildi. 22 Aralıkta cenazeler bilinçli olarak Çetin Diker tarafından cuma günü namaz vaktine denk getirildi, iki toplum karşı karşıya getirildi. Ve her şey hazırdı.

    “HER YERDE ‘ALLAH İÇİN SAVAŞA’ YAZIYORDU”

    Orada ‘Allah için savaşa’ her yerde yazılıyordu. Ve bu resimleri görüyorsunuz. Bu resimler her iş yerine asılmıştı. 23 Aralıkta katliam başladı. Olaylar sonucu 111 ölü, yüzlerce yaralı oldu ama resmi kayıtlar böyle. Biz bu ölülerin, bu katliamda ölenlerin sayısının daha çok olduğunu biliyoruz çünkü halen cenazelerinin akıbetini bilmeyen aileler var. Fidan Suna’nın bebeğiyle katledildiği resim. Ercan Köse’nin on sekiz aylık bebeğinin resmi. Bese ve Esma’nın, hamile kadının karnı deşilerek çıkarılan çocuğunun resmi, o ceninin resmi. 11 yaşındaki Ali Tıraş’ın kolları ve bacakları kesilerek kazanda kaynatılıp katledildiği resim ve şu da kamyonun arkasına yüklenip taşınan cesetler.

    PİRHA / HABER MERKEZİ

  • HDP’li Vekil Özen: Diyanet’in tek yaptığı Alevileri asimilasyondur-VİDEO

    HDP’li Vekil Özen: Diyanet’in tek yaptığı Alevileri asimilasyondur-VİDEO

    PİRHA-HDP Milletvekili Zeynel Özen, Diyanet’in onanan bütçesini eleştirerek, “Bu vebalden kurtulmak istiyorsanız tüm inançları tanırsınız, her inancın kendi bütçesini oluşturması için bir sistem kurarsınız” dedi.

    HDP Milletvekili Zeynel Özen, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın cemevlerine ilişkin bütçe kararıyla ilgili mecliste konuşma yaptı .

    Tüm gruplar adına konuşan sözcülerin Alevi kelimesini, Alevilerin sorunlarını dillendirmekten imtina ettiklerini belirten Özen, “Bu ülkedeki 15-16 milyon insan Diyanet’e de vergi veriyor. Bu vergilerle Diyanet’in tek yaptığı Aleviler için, asimilasyondur. Kurduğu çakma dernekler, gri pasaportlu dedeler ve açtığı kurslarla tek yaptığı iş, Alevileri asimilasyondur” dedi.

    “HER İNANCIN KENDİ BÜTÇESİ OLUŞSUN”

    “Biz hizmet beklemiyoruz ama o verdiğimiz vergileri de helal etmiyoruz” tepkisini gösteren Özen,  “AKP’ye şöyle bir çağrıda bulunuyoruz: İktidardasınız, eğer inançlara eşit yaklaşıyorsanız, bizim verdiğimiz vergilerin bu şekilde kullanılmasının vebali sizin üzerinizdedir. Bu vebalden kurtulmak istiyorsanız tüm inançları tanırsınız, her inancın kendi bütçesini oluşturması için bir sistem kurarsınız” diye konuştu.

    “DÜŞÜK GELİRLİDEN DAHA FAZLA VERGİ ALINIYOR”

    Özen onaylanan bütçe ile ilgili eleştirilerini ise şöyle dile getirdi:

    “Bu bütçe gerçekten de eşitliğe dayalı, millî gelirin adil paylaşılması üzerine kurulan bir bütçe değil; zengini zengin, yoksulu daha yoksullaştırma üzerine olan bir bütçe yani azgın kapitalizmin kurallarının bugün işlediği gibi daha da azgınlaştırılarak uygulanmasıdır. Bu bütçede aynı zamanda iş ve işçi güvenliği de yok. Her ölen işçiye biz diyoruz ki: Kendi kabahatidir, kendi güvenliğini almamış. İşte, üçüncü havaalanında olduğu gibi. Biz işçiyi suçluyoruz, oysaki demokratik ülkelerde bu kadar işçi ölümü olsun devlet bile bunun tazminatının altından kalkamaz; dikkatinizi çekerim. Yani ekonomik düzenimiz tamamen talana, soyguna… Düşük gelirliden daha fazla vergi almaya dayalı bir yapımız var. Yaptığımız tüm yatırımlar insana değil, teknolojiye değil, sadece kâra, betona dayalı yatırımlardır. Bunun sonucu olarak yap-işlet-devret sistemi… Bu sistem aynen bir domino gibi çok tehlikeli bir sistemdir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Özen: Kerbela’nın acısı saray siyasetine malzeme edilemez!- VİDEO

    HDP’li Özen: Kerbela’nın acısı saray siyasetine malzeme edilemez!- VİDEO

    PİRHA- Kerbela’da şehit olan Hz. Hüseyin ve yoldaşlarının yaşadıklarını Haçlılara, Endülüse ve 15 Temmuz’a dayandıran AKP’li vekile tepki gösteren HDP Milletvekili Zeynel Özen, “Kerbela ile bir benzerlik kurulacaksa; Yezit ve Muaviye zihniyetinin devamı olanların yaptığı; Maraş, Çorum, Sivas, Suruç ve Ankara Gar katliamlarını sayabiliriz” dedi.

    AKP Maraş Milletvekili Habibe Öçal, 10 Ekim 680 yılında Hz. Hüseyin ve 71 yoldaşı ile Kerbela’da şehit edilmesinin 1338’inci yıl dönümü nedeniyle TBMM’de gündem dışı konuşma yapmıştı.

    HDP’nin Alevi milletvekili Zeynel Özen, Hüseyin ve yoldaşlarını anarken Haçlılar, Endülüs ve 15 Temmuz’a dayandırmasına tepki gösterdi. Özen, Hüseyin ve yoldaşlarının böyle bir şekilde siyasete alet edilmesini, bu katliamın acısını ve yasını yaşayan Alevileri yaraladığını söyledi.

    “MARAŞ, ÇORUM, SİVAS, SURUÇ KERBELA’DIR”

    Özen, “İnancımızın ve acılarımızın siyasete malzeme edilmesini doğru bulmuyoruz ve kınıyoruz” dedi.

    Özen sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Mazlumun zalime karşı mücadelesi olan Kerbela’da katledilen ehlibeytin inancını sürdürenler; saraydakiler değil, sarayların zulmüne karşı direnen Hallacı Mansur’dur, Pir Sultan Abdal’dır, Pir Seyit Nesimi’dir, Şeyh Bedreddin’dir.  Kerbela ile bir benzerlik kurulacaksa; Yezit ve Muaviye zihniyetinin devamı olanların yaptığı; Maraş, Çorum, Sivas, Suruç ve Ankara Gar katliamlarını sayabiliriz.” (HABER MERKEZİ)