PİRHA-2022 yılının her açıdan bir kabus yılı olduğunu belirten HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, “2023 yılı ezilen hakların, ezilen inançların, yok sayılanların, sömürülen emekçilerin kurtuluş yılı olsun” dedi.
2022 yılı, Türkiye’de her alanda hak ihlallerinin yaşandığı, baskının, şiddetin, saldırıların ve kadın cinayetlerinin artarak devam ettiği bir yıl oldu.
HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, 2022 yılının nasıl geçtiğini ve 2023 yılından beklentilerini PİRHA’ya anlattı.
“2023 YILI FAŞİST İKTİDARDAN KURTULUŞ YILI OLSUN”
2022 yılının her açıdan bir kabus yılı olduğunu belirten HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, “Siyasi ve ekonomik krizin yoğunlaştığı, toplumsal krizin çok ciddi boyutlara vardığı bir kriz yılı olarak karşımıza çıktı. 2023 yılı bu krizlerden kurtuluş yılı olsun, 2023 yılı bu faşist iktidardan kurtuluş yılı olsun, 2023 yılı ezilen hakların, ezilen inançların, yok sayılanların, sömürülen emekçilerin kurtuluş yılı olsun” dedi.
PİRHA-HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, seçim dönemine girdiklerini ve AKP-MHP iktidarının şiddet dalgasını yaygınlaştırıp, savaş politikalarında ısrar ettiğini belirtti. Temelli, “Buna karşı yapmamız gereken, savaşa karşı çıkmak ve anti-faşizm mücadelesini örgütleyerek demokrasi cephesinde buluşmaktır” dedi.
AKP-MHP iktidarı 2015 Haziran seçimlerinden sonra 1 Kasım seçimlerine gidildiğinde uyguladığı savaş politikalarını 2023 seçimlerine girildiği bir süreçte Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki birçok bölgeye hava saldırısı, bir polisin HDP İstanbul İl Eş Başkanı Ferhat Encü’ye tokat atması ve Paris’te Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne silahlı saldırı düzenlenmesiyle tekrar uygulamaya başladığını görüyoruz.
HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, AKP-MHP iktidarının son zamanlarda Kürtlere yönelik saldırıların artarak devam etmesini PİRHA’ya değerlendirdi.
“HER YERDE ŞİDDET HER YERDE SAVAŞ POLİTİKALARINI DAYATIYORLAR”
Son zamanlarda saldırıların giderek arttığını belirten Sezai Temelli, “Hafızamızı biraz zorladığımızda bu iktidar cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle birlikte ve masayı devirdiği günden bugüne Kürt meselesinde çözümsüzlük üzerinden kendisini dayatmaya devam ediyor. Bu yol rasyonel bir yol değil fakat AKP iktidarı bunda ısrar ettikçe ellerinde tek bir şey kalmış durumda o da şiddet ve savaş. Dolayısıyla her yerde şiddet her yerde savaş politikalarını dayatıyorlar. Özellikle Kürt düşmanlığı ve Kürt halkının temsilcilerine yönelik şiddet dalgasının içinde yaşadığımızı söyleyebilirim. Başur’dan Rojava’ya, Rojava’dan Paris’e ve Türkiye’de ki her yere Taksim’de ki saldırıdan İstanbul il eş başkanımız Ferhat Encü’ye tutun da her türlü yöntemle bu anlayışta ısrar ediyorlar. Seçimleri kazanabilmek adına 2015 Haziran seçimlerinden sonra 1 Kasım seçimlerine gidildiğinde ülkenin bütün sokaklarında devlet terörünü yaymaktan geri kalmadılar ve çok ciddi katliamlar yaşadık” dedi.
Seçim dönemine girdiklerini ve AKP-MHP iktidarının şiddet dalgasını yaygınlaştırıp, savaş politikalarında ısrar ettiğini vurgulayan Sezai Temelli, şöyle devam etti:
“Buna karşı yapmamız gereken savaşa karşı çıkmak ve anti-faşizm mücadelesini örgütleyerek demokrasi cephesinde buluşmaktır. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz ki Cumhur İttifakı bu yöntemden vazgeçmeyecek çünkü kendi bekasını bunun üzerine yapılandırmış bir anlayışla karşı karşıyayız. Yapılmak istenen Kürt meselesinin çözümsüzlüğü üzerine siyaset inşa etmektir. Neden bunda ısrar ediyorlar? Çünkü Kürt meselesi çözüldüğünde Türkiye demokratikleşecek ve demokratikleşmiş bir Türkiye’de savaş politikası ve ona bağlı bir sermaye aklını ayakta tutabilir misiniz? O yüzden bu iktidar talandan, yolsuzluktan ve savaştan beslenen haramilerdir. O yüzden bu haramilere son vermenin yolu önce savaşa karşı çıkmaktan, tecrite karşı çıkmaktan ve Türkiye’yi demokratikleştirecek her alanda ortak mücadeleyi örgütlemekten geçiyor.”
PİRHA- Deniz Poyraz davası öncesi adliye binası önünde yapılan açıklamalarda, katil Onur Gencer’in arkasındaki güçlerin açığa çıkarılması çağrısı yapıldı.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü binasına 17 Haziran 2021’de silahlı saldırı gerçekleştirerek Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer hakkında açılan davanın 4’üncü duruşması öncesi İzmir Adliyesi önünde açıklama yapıldı. “Katillerden hesap soracağız. Faşizm yenilecek, biz kazanacağız” ve “Suruç için adalet Deniz için adalet” pankartlarının açıldığı açıklamada sık sık “Deniz Poyraz ölümsüzdür” ve “Yaşasın devrimci dayanışma” sloganları atıldı.
Deniz Poyraz’ın ailesi, HDP milletvekilleri Serpil Kemalbay, Sezai Temelli, Hüda Kaya ve Züleyha Gülüm, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, kadın ve insan hakları örgütleri ile çok sayıda kişi açıklamaya katıldı.
KEMALBAY: DERİN KUŞKULARIMIZ VAR
HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, davanın bugüne kadar görülen 3 duruşmasını “adalet fiyaskosu” olarak nitelendirdi. Kemalbay, “Adaletin sağlanmayacağına dair derin kuşkularımız var. Suruç Katliamı’nın da yıl dönümüne giriyoruz. Türkiye’de siyasi katliamların ardının gelmemesinin arkasındaki en temel neden bu katliamlarla yüzleşilmemesidir. Biliyoruz ki Deniz Poyraz katliamını gerçekleştirenlerin ulaşmak istedikleri hedef, Türkiye’de kaos yaratmaktır. HDP şahsında demokrasi güçlerine karşı saldırıyı harekete geçirmek amaçlanmıştır. Bu amacın arkasında bulunanlar bugün ortaya çıkarılmamıştır. Bu handikabı ve kısır döngüyü aşamadığımız sürece Türkiye’de birlikte yaşamı, demokrasiyi, barışı kuracak bir yol çizemeyiz” şeklinde konuştu.
“MAHKUM EDİLECEKSİNİZ”
Halen katil Onur Gencer’in arkasındaki güçlerin sırtının sıvazlandığına dikkati çeken Kemalbay, “Katil içeride annelerimize, partimize, milletvekillerimize yönelik saldırgan tutumunu sürdürüyor. Sırtının sıvazlanmasından aldığı güçle mahkeme heyetine hakaret ve tehdit edebilme cüretini gösteriyor. Ama açıkça şunu söylüyoruz ki bunun karşısında en ufak bir geri adım atmayacağız. Bu davayı sonuna kadar takip edeceğiz. Türkiye’de gerçek bir barış demokrasi ve adalet sağlanıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Onur Gencer’in burada sırtını sıvazlayan, katili kollayan bu sistem yakası ilikli savcılar, hakimler ve saraydan talimat alan yargı mekanizması eninde sonunda mahkum edilecek” ifadelerini kullandı.
TEMELLİ: CİNAYETİN ORTAĞISINIZ
Ardından konuşan HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, yargılamada olayın üstünün örtülmeye çalışıldığını aktardı. Çok büyük bir adaletsizlik olduğunu belirten Temelli, “Bu topraklarda yüzyılı aşkın bir süredir Kürt düşmanlığı dayatan, nefret söylemiyle toplumu adeta ayrımcılığa tabii kılan bu zihniyet, burada yaratılan adaletsizliğin üstünü örtme çabasında. Elini kolunu sallayarak tam 115 kez keşif yapan bir katile engel olmayan zihniyet, bu cinayetin ortağıdır. İltisak mı arıyorsunuz? Onlarca iltisak var ortada. Sanki münferit olaymış gibi bu olayı önümüze getiriyorlar. Büyük suçlarını gizlemeye çalışıyorlar. Ama bu suçlardan kaçamayacaksınız. Burada bir adalet nöbetini var ettik. Tıpkı Emine Şenyaşar’ın, barış annelerinin yaptığı gibi bütün adliye binalarının önünde adalet nöbetini var etmeye devam edeceğiz. Adalet ve barış mücadelesi bu ülkenin özlemini duyduğu bir arada yaşama iradesini var edecek” diye konuştu.
“ÖRTÜYÜ PARÇALAYACAĞIZ”
“Deniz’in hesabını sormak hepimizin boynunun borcudur” diyen Temelli, şöyle devam etti:
“Deniz’in ve onlarca katledilen arkadaşımızın hesabını sormak toplumsal barışı var etmektir. Barış içinde bir arada yaşamak istiyorsak bu katillerden ve katliamcı zihniyetten hep birlikte hesap sormalıyız. İşte o yüzden buradayız, yan yanayız. Suruç’un, Ankara Gar katliamının, Cizre’nin, Silopi’nin hesabını sormak için öfkemizle mücadele azmimizle yan yana geldik. İktidara ve küçük ortağına sesleniyoruz; Büyük bir panikle bu cinayetin üstünü örtmeye çalıştınız. Ama bu örtüyü parçalayacağız, bundan kurtulamayacaksınız.”
TANRUKULU: AKP DERİN DEVLETİN SAHİBİ OLDU
CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Bu cinayet canı sıkılan birinin yaptığı bir cinayet değil. Katliam öncesi aşamaya, cinayet sırasında güvenlik güçlerinin tutumu ve cinayetten sonra yargının tutumuna bakmak lazım. Bu 3 aşamaya baktığımızda bu cinayetin derin devletin derin ilişkileriyle işlenmiş olduğu görülüyor. 115 kez keşif yapılmış, binanın önünde karakol var ama bu cinayet engellenmemiş. Cinayetten önce nefret söylemleri bu cinayetin zeminini hazırladı. Katliamdan sonra bu katile ‘görevini yerine getiren vatansever’ muamelesi yapıldı. Hem müdahale edilmedi hem de müdahaleden sonra el bebek gül bebek ağırlandı. Bu ortamda bir sosyal medya paylaşımı yaparsanız 4-5 gün gözaltında kalırsınız. Ama bu katil sadece 24 saat gözaltında kaldı” dedi.
“Bu tablo bize bu ilişkilerin sosyal ortağı ve sahibinin AKP olduğunu gösteriyor” diyen Tanrıkulu, “AKP, işkenceden, ölümlerden uzak bir ortam yaratacağı iddiasıyla iktidara geldi. Ama sonra derin devletin sahibi kendisi oldu. Bu cinayetlerden ve kendisinden önce işlenen cinayetlerin beraat ile sonuçlanmasından AKP sorumludur. Bu hesabı sandıkta soracağız” diye belirtti.
PİRHA-HDP Dersim Gençlik Meclisi, parti binasında ‘Gençler geleceğini konuşuyor’ konulu panel düzenledi. Kapitalist sistemin halkların dillerini, kültürlerini ve yaşamlarını yok sayarken böyle bir sistemde özgürlük beklemenin mümkün olmadığını belirten HDP Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ, “Bugün geleceğimizi tartışıyorsak bu gelecek gençlerindir. Bu nedenle en fazla gençlerin alanlarına saldırılar gerçekleştiriliyor ve bu anlamda da esasında en fazla direngenlik gösterip mücadele edende gençlerdir” dedi.
HDP Dersim Gençlik Meclisi, parti binasında ‘Gençler geleceğini konuşuyor’ konulu panel düzenledi. Panele HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, HDP Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ ve çok sayıda genç katıldı.
Türkiye’de ve Kürdistan’da gençlerin başka ülkelere göç etmesinin teşvik edildiğini söyleyen HDP Dersim İl Eşbaşkanı Ferhat Yıldız, “Bu yüzden gençliğe çok büyük bir iş düşüyor. 8 Mart, Newroz, 1 Mayıs ve Aysel Doğan’ın cenazesinde yaşananlarla birlikte Dersim özüne dönüp direniş gösterdi” diye belirtti.
“EN FAZLA MÜCADELE EDEN GENÇLERDİR”
Kapitalist sistemin halkların dillerini, kültürlerini ve yaşamlarını yok sayarken böyle bir sistemde özgürlük beklemenin mümkün olmadığını belirten HDP Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ, “Bugün geleceğimizi tartışıyorsak bu gelecek gençlerindir. Bu nedenle en fazla gençlerin alanlarına saldırılar gerçekleştiriliyor ve bu anlamda da esasında en fazla direngenlik gösterip mücadele edende gençlerdir. Bugün alanlar konserlere, festivallere, tiyatro ve birçok şeye kapatılıp yasaklanıyor. Bu da aslında gençlerin geleceğine yönelik yapılan yasaklamaların göstergesidir” dedi.
“ABDULLAH ÖCALAN’IN TEZLERİ BİZİ GENÇ SİYASETE DAVET EDİYOR”
Statükonun üretilmesini engelleyecek siyaset var edilebilirse genç siyasetin hâkim kılınacağını vurgulayan HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, “Evde, okulda, sokakta ve iş yerinde statüko kendini yeniden üretiyor. Bizim paradigmamız statükoya, kapitalist iktidara en can alıcı yerinden saldırıyor. Kapitalist üretim tarzını ve onun pazarı olan ulus devleti yeniden üretip karşımıza çıkartıyor. Genç siyasetin dışlanmasının en önemli sebebi de bu. Çünkü anti-kapitalist ve ulus devlete saldıran anlayıştan kendini kurtaramamış bir siyaset var. Genç başladık, genç başaracağız dediğimizde başarı meselesinin formüle edilmesi çok önemli. Aslında Abdullah Öcalan’ın tezleri bizi genç siyasete davet ediyor. Genç siyaset, statükoya tutsak olmadan dönüştüren, değiştiren ve onun mücadelesini örgütleyen bir şey” diye konuştu.
PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, baskılar ve yasaklamalara karşı Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Tek adam yönetiminin bu yasakçı politikalarına karşı yan yana omuz omuza mücadeleye devam edeceğiz” dedi.
Açıklamada, ‘Baskılar ve yasaklamalar bizi yıldıramaz’ pankartı açıldı. Basın açıklamasına HDP milletvekilleri Alican Önlü, Dersim Dağ ve Sezai Temelli de katıldı. Basın açıklamasını platform adına EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu.
“MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
İki hafta içerisinde ülkenin her yanından yasak haberlerinin geldiğini vurgulayan Tekin, “Müzik yasakları, festival yasakları dışında, siyasetçilere siyaset yasağı, partilerin mitinglerinin yasaklanması, üreticilerin eylemlerinin yasaklanması ve daha birçok yasakla karşı karşıya kalmış durumdayız. İlimizde de valilik, şehre geldiği gün ilan ettiği eylem etkinlik yasaklarını sık aralıklarla devam ettiriyor. Geçtiğimiz gün uzun süre kanserle mücadele eden Kürt siyasetçi, Barış Grubu üyesi Aysel Doğan’ın cenazesinde yaşananlar herkesin malumu. İsrail polisini, Filistinli kadın muhabir Şirin Ebu Akile’nin naaşının omuzlarda taşınmasına izin vermeyerek cenazeye katılanlara cop, kauçuk kaplı mermi ve ses bombalarıyla saldırmasını eleştirenlerin, tepki gösterenlerin bu olaya karşı sessiz kaldığını da belirtmek istiyoruz. Gelişmeler, tek adam yönetimini muhalif partilere ve tüm muhalif gördüğü toplumsal kesimleri ezerek etkisizleştirme, itibarsızlaştırma adımlarını sıklaştıracağı ve baskı ve şiddetin bin bir türünü kullanmaktan imtina etmeyeceğini göstermektedir. Tek adam yönetiminin bu yasakçı politikalarına karşı yan yana omuz omuza mücadeleye devam edeceğiz” dedi.
“TÜRKİYE’DE ŞİDDETİN DOKUNMADIĞI YER KALMADI”
Türkiye’de yaşamın her alanının şiddetle kuşatıldığını söyleyen HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, “Şiddetin dokunmadığı bir yer kalmamış durumda çünkü iktidar şiddet, savaş ve yolsuzlukla ayakta duruyor. Dünyanın hiçbir yerinde düşmanlar bile cenazeye Dersim’de yapılanı yapmaz çünkü bütün toplumlarda ölüye saygı vardır. Ama bugün karşı karşıya olduğumuz iktidar, cenazelerimize bile saldırıyor. En temel haklardan birini yok sayarak bütün inançlara saldırmış oluyor. Biz şiddete, savaşa karşı olarak yan yana gelmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.