Etiket: hekimhan

  • Yarım kalan umutlar: Alevi köyü Başkavak’ta 3,5 yıllık bekleyiş sürüyor!-VİDEO

    Yarım kalan umutlar: Alevi köyü Başkavak’ta 3,5 yıllık bekleyiş sürüyor!-VİDEO

    PİRHA- 2023 yılında yaşanan asrın felaketinin ardından Hekimhan’ın Başkavak Mahallesi’nde 2024 yılında 47 köy evinin yapımı başladı. 288 günde tamamlanması planlanan köy evlerinden 36’sı tam bitirilmeden bırakılırken, kalan konutlara ise hiç başlanmadı. Aradan geçen zamana rağmen değişen bir şey olmayınca mahalle sakinleri seslerini duyurmaya çalıştı.

    “AMELİYATTAN SONRA NEREYE GİDECEĞİM?”

    Mahallede çadırda kalan Necmiye Takmaz, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle dile getirdi:

    “Burada yaşıyoruz. Evimiz yıkıldı. Burada hak sahipliğim yok, Malatya’da var ama orada tamamlanmadı. Bir ay sonra ameliyata gideceğim, geri geldiğimde ben burada nasıl yaşayacağım.”

    “YUVAMDA ÖLMEK İSTİYORUM”

    Bir başka mahalle sakini Mercan Takmaz ise barınma mücadelesini şu sözlerle anlattı:

    “Konutlarımız yapılmadı. Burada çocuğumun yanında kalıyorum. Evimin yapılmasını istiyorum yetkililerden. Burada çocuklarıma yük oluyorum. Evimi yapsınlar, içine soksunlar, yuvamda öleyim.”

    YAZIN SICAK, KIŞIN DONDURUCU SOĞUK

    Çadırda yaşamaya çalışan mahalle sakinlerinden biri ise hayat şartlarının zorluğunu şöyle ifade etti:

    “Geldiniz ve yaşantımızı gördünüz. Yazın sıcakta, kışın soğukta burada durulmuyor. Yazın ağaç diplerinde yatıyoruz. Dizlerimiz romatizma oldu. Çadırın içerisinde ne kadar odun yakarsan yak kış aylarında fayda etmiyor.”

    “KENDİ İMKANLARIMIZLA YAŞAMAYA ÇALIŞIYORUZ”

    Ali Hikmet Takmaz da deprem sonrası yaşadıkları süreci şu sözlerle özetledi:

    “Depremden sonra gelip evleri yıktılar, konteynerde alamadık. Mecbur kendimize çadırdan böyle bir yer yaptık. Burada yaşamaya çalışıyoruz. Büyüklerimizden bir an evvel evlerimizi teslim etmelerini istiyoruz.”

    “BU MİLLİ SERVET ÇÜRÜMEYE TERK EDİLDİ”

    Yarım bırakılan konutların yanında konuşan Fenali Takmaz ise tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

    “Bu devletin bir serveti. İlgilenen, soran yoktur. Depremden sonra konteynerde kalıyoruz. Yazın sıcaktan, kışın soğuktan duramıyoruz. Biz buraya göçsek bile hayvanlarımıza yer yoktur. Devlet bize bir an önce el uzatsın.”

    YARIM KALAN EVLERDE BÜYÜK SORUNLAR

    Tamamlanmayan konutların içinde yaşanan sorunlar da dikkat çekiyor. Bir mahalle sakini Senanur Takmaz ise şöyle anlattı:

    “Görüyorsunuz, parkeler çizikler içerisinde, yağmur suları akıyor. Çadırda yaşıyoruz ve çadırda yaşamak zor. Yaşayan bilir. Büyüklerimize sesleniyoruz, gelip bizi görsünler ve bir an evvel evlerimize bizi soksunlar.”

    “3,5 YILDIR PERİŞANIZ”

    Deniz Takmaz ise yaşanan mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi:

    “Halimizi görüyorsunuz. Konteynırlarda yaşamak zor. Bir an önce evlerimizi yapıp bizlere teslim etsinler. 3,5 yıldır neler çekiyoruz. Yapılan evlerde hep akıyor, parkeler kalkmış, çizilmiş durumda.”

    “KALP HASTASIYIM, SOĞUKTAN KURTARIN”

    Mahalle sakinlerinden Satı Ercan da sağlık sorunlarına dikkat çekerek yardım çağrısında bulundu:

    “Kimsem yoktur. Konteynırlarda suların içerisindeyim. Kalp hastasıyım. Soğuklardan bizi kurtarsınlar. 4 yıldır perişanız. Vicdanları varsa gelsinler. Yaptıkları evlerde hep akıyor. Bıktık usandık artık.”

    “İŞÇİLİK SIFIR, BEKLEYİŞ SONSUZ”

    Ali Ekber Takmaz ise yapılan işçiliğe tepki göstererek şunları söyledi:

    “Evlerimizin halini gördünüz. Burada yapılan işçilikler sıfır. Acaba buralar yeniden elden geçecek mi? Biz yetkililerden bunları istiyoruz. İşin bitimi 288 gün olarak belirlendi. Biz 3,5 yıldır açıktayız, perişanız. Konteynırlarda ve çadırlarda kalıyoruz. Bir an önce yapılmasını istiyoruz.”

    TERK EDİLEN MALZEMELER, BÜYÜYEN TEPKİ

    Mahalle sakinleri, yarım bırakılan konutların yanı sıra dışarıda bırakılan inşaat malzemelerinin de kaderine terk edildiğini belirterek, “Bunlar milli servet, yazık oluyor” diyerek tepkilerini dile getirdi.

    Mehmet YALMAN/MALATYA

  • 3 gündür haber alınamayan İbrahim Alıcı’nın cansız bedenine ulaşıldı-VİDEO

    3 gündür haber alınamayan İbrahim Alıcı’nın cansız bedenine ulaşıldı-VİDEO

    PİRHA- Malatya Hekimhan’ın Dereköy Mahallesi’nde yaşayan ve 3 gündür haber alınamayan İbrahim Alıcı’nın odunluk içerisinde göçük altında kaldığı belirlendi.

    %80 engelli kız kardeşi ile birlikte yaşayan İbrahim Alıcı’dan 3 gündür haber alınamıyordu.

    Kayınbiraderinin kaldıkları köye gitmesi sonucu, odunluk içerisinde göçük altında kaldığını gördü. Kayınbiraderinin 112 acil yardım ekiplerine ihbarı üzerine Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri ve acil sağlık ekiplerinin müdahalesiyle İbrahim Alıcı’nın cansız bedeni mahsur kaldığı yerden çıkarıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Kış Yarısı’ etkinliği Tuzluçayır’da yapıldı-VİDEO

    ‘Kış Yarısı’ etkinliği Tuzluçayır’da yapıldı-VİDEO

    PİRHA- Hekimhan Başkınık Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından “Kış Yarısı” etkinliği Mamak Tuzluçayır’da düzenlendi. Etkinlikte evler dolaşılarak lokmalar toplandı, toplanan lokmalar dernek binasına getirilerek pay edildi. 

    Hızır ayının gelişini kutlamak amacı ile yapılan ve yüzyıllardır süregelen  “Kış Yarısı” etkinliği  Hekimhan Başkınık Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından Mamak Tuzluçayır Mahallesi’nde yapıldı.

    Yapılan etkinlikte, evler dolaşılarak lokmalar toplandı. Dernek yönetiminden Yoldaş Mustafa Ceylan’ın okuduğu gülbengin ardından toplanan lokmalar pay edildi.

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • Malatya Başkavak’ta yurttaşlardan yıkım tepkisi: Önce yapın sonra yıkın-VİDEO

    Malatya Başkavak’ta yurttaşlardan yıkım tepkisi: Önce yapın sonra yıkın-VİDEO

    PİRHA- Hekimhan’a bağlı 50 yerleşim yeri bulunan ve 45 tanesi için yıkım kararı verilen Başkavak Mahallesi’nde yurttaşlar, konteyner ve hayvan çadırları verilmeden yıkımların kışın en soğuk günlerinde yapılmasına tepki gösterdi. Mahalle sakinleri, yıkımların hava ısınana kadar ertelenmesini ya da ihtiyaçların acil olarak giderilmesini talep ettiler.

    6 Şubat’ta yaşanan yıkıcı depremde Hekimhan ilçesine bağlı Başkavak Mahallesi’nde bulunan 50 konuttan 45 tanesi zarar gördü ve bu konutlar için yıkım kararı verildi. Konteynerın yetersiz olduğu mahallede yurttaşlar, konteynır ve hayvanları için barınak çadırları talep ediyor. Soğuk hava şartlarında dışarıda kalan mahalle sakinleri, yetkililere seslenerek, yardım çığlıklarının duyulmasını istiyor.

    Yaşadıkları sorunları ve sıkıntıları anlatan Başkavak Mahallesi Muhtarı Kamil Kisiloğlu, “6 Şubat depreminde köyümüzün yüzde 90’ı hasar gördü. Vatandaşlar kendisini barındırmaya, eşyalarını koymaya yer arıyor fakat yer yoktur. Zaten yıkım fazla olmasa insanlar birbirlerini idare eder. Almancılar 8 tane konteyner getirdi, 8-9 tane de devletimizin bize verdiği var. Ama katlamalı konteyner. Dışarıdan bakınca içeri görünüyor. Bir de bunun dışında vatandaş konteynerlara eşyasını yerleştirdi. Eşyasını koysa kendi dışarıda, kendisi girse eşyası dışarıda. Hayvanlarımızı koyabileceğimiz yer yok. İnsanlarımız mağdur. Yıkımın yaza kalması için bayağı uğraştık. Geçen valimize gittik. Sayın valimiz ‘yıkım olacak ama mağdur etmeyeceğiz’ demişti. Konteyner 1 tane geldi. Hayvan çadırları şu an ellerinde yoktur. Sorunlarımıza çözüm bekliyoruz” dedi.

    Muhtar Kisiloğlu şöyle devam etti:

    “Devletimize saygımız sonsuzdur. Ama mağduriyetimiz ortada. Yıkım devam ediyor. Vatandaşlarımız 65-70 yaş üstünde genelde. Eşyasını taşıyamıyor. Gerçekten mağdur durumdayız. Bu hafta boyunca kar gösteriyor, karlı günlerde vatandaş ne yapacak? Yüzde 90 hasar olduğu için insanlarımızın barınacakları yerleri yoktur. Diyorlar ki ‘Vatandaş kira yardımı aldı’ kira yardımı alsa dahi köy yerinde nerde ahır bulacak, köy yerinde kiralık yer yok ki, kiralık yer bulup da hayvanlarımızı dolduralım. Onun dışında insanlar burada yaşamıyorlardı. Depremden kaçtı buraya geldiler. Eşyalarını buraya getirdi, fakat kalacak yer olmadığı için gittiler. Burada şimdi hem eşyaları hem de kendisi mağdur. Devlet büyüklerimizden bu sorunu çözmelerini talep ediyoruz.

    HAZİRAN AYINA KADAR SÜRE İSTEDİ

    Hekimhan Belediye Başkanı Turan Karadağ ise yıkımların Haziran ayında yapılmasını talep ettiklerini hatırlatarak, “İlçemize bağlı 65 mahallemizin 20 mahallesinde deprem olduktan sonra büyük bir hasar oluştu. Bu hasarın en fazla yer alan kısmı da Başkavak köyüdür. İlçe başkanlarımız ve muhtarlarımızla birlikte valiye gittik. Sayın valimize dedik ki, ‘evet devletimizin aldığı karar önemlidir, içerisinde hiç kimse ölmeden bunları yıkalım’ dedik. Kış geldi burada bir zorluk var, hiç kimsenin ne kalacak, ne yatacak yerleri var. Bunun 3 ay ertelenmesini istedik. Valimiz ‘Yarın bir deprem olursa bu sıkıntı yaratır yıkacağız’ dedi. ‘Aracın girmediği ev yıkılmayacak, konteyner gelmeden kimsenin evi boşaltılmayacak, hayvan çadırları olmadan olmayacak’ dedi. Ama geldik gördük ki, yıkım ekibi buraya bir tane eleman koymuş ‘bize böyle talimat geldi yıkarım’ diyor. Yine söylüyoruz, yarın kar yağacak, vatandaşlarımız zorda. En azından Haziran ayına kadar yıkımın ertelenmesini istiyoruz. Vatandaşların mağdur edilmemesi lazım. Burada yaşlı insanlarımız var boşaltacak kimseleri yok” diye konuştu.

    Karadağ’dan sonra yurttaşlar da yardım elinin uzatılmasını ve yeteri kadar konteyner, hayvan çadırı verilmesini istedi. Bir yaşlı çift ise yaşadıkları mağduriyeti ağlayarak anlattı ve “Önce yapın sonra yıkın” dedi.

    Mehmet YALMAN/MALATYA

  • Alevi köyü Hasançelebi’de megafonla ezan okutuluyor, ancak ne cemaat ne de imam var

    Alevi köyü Hasançelebi’de megafonla ezan okutuluyor, ancak ne cemaat ne de imam var

    PİRHA – Malatya’da Hasançelebi köyünde megafonla ezan okutulmasına tepkiler büyüyor. Köye imam atandığı bilgisini alan köylülerin, bu yönlü girişimlere karşı olacakları belirtiliyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş, Hasançelebi’de ezan okutulmasının ardından köylülerle görüştüğünü, halkın, yaşananlardan ötürü tepkili olduğunu kaydetti.

    Malatya’nın Hekimhan ilçesine bağlı Alevi köyü Hasançelebi’de ezan okutulması bölge halkının tepkisini büyütüyor.

    Köydeki harabe haldeki caminin uzun yıllardır kapısının kapalı olduğunu belirten köy sakinleri, dört gün önce söz konusu camiye imam atandığı bilgisini vererek durumdan rahatsız olduklarını belirttiler.

    ULUTAŞ: ALEVİ KÖYÜNDE EZAN OKUNMASI KABUL EDİLEMEZ!

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş, Alevi yerleşkesinde ezan okutulmasını eleştirdi. Ulutaş, Hasançelebi’de ezan okutulmasının ardından köylülerle görüştüğünü, halkın, yaşananlardan ötürü tepkili olduğunu belirtti.

    “KÖYLÜLER TEPKİLİ”

    Ulutaş, atanan imamın, muhtarı arayarak, kalabileceği bir lojman ya da ev talebinde bulunduğunu da aktararak “Köylüler henüz atanan imamı görmemiş, ancak gün içerisinde okunan ezandan ötürü rahatsızlıklarını dile getiriyorlar. Alevi köyünde ezan okunması kabul edilemez. Bu konuda köylülerin de bir rızalığı, talebi yok” diye konuştu.

    Latife Ulutaş, hafta sonu PSAKD Genel Yönetim Kurulu toplantısında konunun görüşüleceğini ifade ederek, “Yapılanlara dair bir eylemimiz olacaktır. Halkla bir dayanışma içerisinde olup bu konunun takipçisi olacağımızın da bilinmesini isterim” dedi.

    YILDIRIM: HASANÇELEBİ BU TÜR GİRİŞİMLERE PRİM VERMEZ

    Hasançelebi’nin belde belediyesi olduğu dönemde 20 yıl belediye başkanlığı yapan Mehmet Şerif Yıldırım da konuya ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “Burası son 20 yıldır imamı, hocası olmayan, ezan okunmayan bir yer” diyen Yıldırım, şu bilgileri paylaştı:

    “Geçtiğimiz günlerde ezan okunduğunu ben de duydum. ‘Bu ne iş?’ diye de sordum. İmam atandığı konusunda bilgi sahibi değilim ancak imam atansa dahi burada oturabileceği bir ev de yok. Türkiye’de her tarafta bir karışıklık yaratmaya çalışıyorlar ama Hasançelebi sağduyuludur, bu tür şeylere prim vermez. Burada imamın gelip görev yapacağını, caminin faal olacağını zannetmiyorum. Belediye başkanlığı yaptığım dönemlerde böyle bir şey olmadı. Şimdi bu nereden çıktı bilemiyor, yorum yapamıyorum.”

    “SAMİMİYETTEN BAHSETMEK MÜMKÜN DEĞİL”

    Mehmet Şerif Yıldırım, hükümetin kurduğu Alevi Bektaşi Cemevi ve Kültür Başkanlığı projesinin de samimi olmadığını ifade ederek şöyle devam etti:

    “Geçtiğimiz yıllarda Ballıkaya köyünde hükümet, bir toplantı yaptı. O toplantıda devlet yetkilisi isimlerin yanı sıra Ali Arif Özeybek de vardı. Alevi Dernek yöneticileri ile muhtarları toplamışlardı. Vatandaş, bu toplantının ‘Alevilere şirin görünmek için’ yapıldığının bilincindeydi. Sonrasında köyün ortak kullanım alanlarına masa, sandalye, klima gibi yardımların yapıldığını da duydum. Ama Hasançelebi ve çevre köyleri bu tür girişimlere prim vermez. Hekimhan’da Alevi-Sünni ayrımı olmaz. Bu konu kaşınmak mı isteniyor bilmiyorum ama Hasançelebi bu konuda duyarlıdır. Birkaç yerde bu duruma benzer olaya da rastladım.”

    Eren GÜVEN/MALATYA

    İLGİLİ HABERLER:

    Alevi köyündeki harabe camiye ikinci kez imam atandı

  • Alevi köyündeki harabe camiye ikinci kez imam atandı

    Alevi köyündeki harabe camiye ikinci kez imam atandı

    PİRHA – Hekimhan ilçesinin Alevi köyü Hasançelebi’ye halkın talebi olmadan imam atandı. Muhtar Ali İhsan Durak, benzer girişimin yıllar önce de olduğunu belirterek, “Geçmişte yine bir imam atadılar ancak cemaat olmadığı için 1 yıl kalıp gitti. Üç gün önce aniden ezan sesi duyunca tuhaf olduk. Köylüler bu duruma itirazlarını dile getirecektir” dedi.

    Devletin/AKP hükümetinin, Alevi inancını yok sayma politikasının bir örneği de Malatya’nın Hekimhan ilçesinde görüldü. Tümüyle Alevilerin yaşadığı Hasançelebi köyüne imam atandı. Köy içerisinde uzun yıllardır kapısı kapalı halde olan harabe haldeki camiye, 3 gün önce imam gönderildi. Camiye, ses sistemi kurularak günde 1 kez ezan okutulmaya başlandı.

    İMAM, MUHTARA DAHİ GÖRÜNMEDİ!

    Köyün Muhtarı Ali İhsan Durak, “Benim de bu durumdan haberim yoktu. Köye imam atandığını ezan sesinden öğrendik” dedi.

    Muhtar Durak, köyde 15 senedir ezan sesi duymadıklarını belirterek ,“Cumhurbaşkanlığı seçim arefesinde beni 20-25 imam arayarak ‘oraya tayin isteyeceğim, yeriniz nasıl, lojman var mı, yol şartları nedir?’ gibi şeyler söylemişti. Ben de bu köyde bir cemaatin olmadığını belirtmiştim. Bu köyün bir Alevi köyü olduğunu da söyledim. Arayanlar tepkisizce sadece ‘Aleviler iyi insanlardır’ demişlerdi” diye konuştu.

    “GÜNDE 1 VAKİT EZAN OKUYUP ORTADAN KAYBOLUYOR”

    Köylerinde eski bir cami olduğunu belirten muhtar Ali İhsan Durak “Cami vardı ancak megafonu da kendileri ayarlamış. Caminin anahtarını nereden aldıklarını da bilmiyorum. Gelen hoca ile benim bir görüşmem de olmadı. Ayrıca gelen imam sabah ezan okumuyor, yani günde 5 vakit yerine sadece bir kere okuyor ve ardından ortadan kayboluyor. Ezanı ilk duyduğumuzda da bir tuhaf olduk. Köyde eski bir cami vardı ancak bu zamana kadar ne hoca geldi ne de başka biri. Bu köy oldu olası Alevi yerleşkesiydi. Daha önceden sadece bir hoca gelmişti o da bir sene kaldı ve gitti çünkü cemaat yoktu” dedi.

    KÖYLÜLER, İMAM DAYATMASINA KARŞI!

    Muhtar Ali İhsan Durak, köylülerin, imam atanmasına karşı itirazda bulunabileceklerini belirterek şöyle devam etti:

    “Cemaat yok, hoca neden gelmiş anlamış değilim. Böyle bir durumda muhtara danışılması gerekirdi ancak ben adamı görmedim. Bizim burada doktor yoktu, bırakın imamı. 600 nüfusluk bu köye daha bir buçuk ay önce doktor gelebildi. Yetkililer, Hasançelebi’de bir sağlık ocağının olduğunu dahi bilmiyorlardı! Sonuç olarak bu imam atanmasına ilişkin köylüler kitlesel bir itirazda bulunacaktır.”

    Eren GÜVEN/MALATYA

  • Dede Celal Abbas Alıcı: Depremzedeler konteynerlerde donarak ölebilir!

    Dede Celal Abbas Alıcı: Depremzedeler konteynerlerde donarak ölebilir!

    PİRHA – Hekimhan ilçesinin Hacılar köyünde yaşayan Dede Celal Abbas Alıcı, 6 Şubat depreminin ardından mağduriyetlerin sürdüğüne dikkat çekti. Kış mevsimi nedeniyle büyük bir tehlikenin oluştuğunu söyleyen Alıcı, “Yaraların sarıldığını kimse söyleyemez. Konteynerlerde kışı geçirmek çok zor. Bu sene insanlar donarak ölebilir” uyarısında bulundu.

    6 Şubat depremi ülke genelinde 14 milyon kişinin yaşamını olumsuz etkiledi. 35 binden fazla bina yıkıldı. 300 bine yakın bina ağır hasar aldı. Afet sonrası 2 milyondan fazla kişi barınma sorunu yaşarken en az 5 milyon kişi de farklı bölgelere göç etti.

    Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), depremler sonucu Türkiye’de 658 bin çalışanın, geçim olanaklarını kaybettiğini duyurdu.

    2023 Meclis Deprem Araştırma Komisyonu’nun raporuna göre depremin toplam maliyeti Türkiye’de 148.8 milyar dolar oldu. Bu maddi zararın 1999 Marmara Depremi’nin yol açtığı maddi kaybın yaklaşık 6 katından fazla olduğuna dikkat çekildi.

    6 Şubat’ta Pazarcık’ta meydana gelen ilk deprem, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kaydedilen en büyük deprem olarak kayıtlara geçti. Depremin ardından oluşan mağduriyetler ise halen giderilmedi.

    “İNSANLAR KONTEYNERLERDE DONARAK ÖLEBİLİR”

    Malatya’nın Hekimhan ilçesi Hacılar Köyü’nde yaşayan Dede Celal Abbas Alıcı, deprem bölgesinin unutulduğunu ifade etti.

    Köylerinde 4 evin ağır hasar aldığını belirten Alıcı, ilerleyen süreçte hasarlı evlerin yıkılacağını, ancak mağduriyet yaşayanlara hala bir el uzatılmadığını söyledi.

    Celal Abbas Alıcı, Hacılar köyü yakınlarında çok sayıda köyde yıkılan evlerin olduğunu belirterek, “Kış geldi ve halen o sac konteynerlerin altında çok sayıda insan yaşıyor. Umarım ben yanılırım, ancak öngörüm bu sene donarak insanlar ölebilir. Henüz daha kara kış başlamadı Aralığın 13’ünden Mart 13’üne kadar çok soğuk bir süreç var” dedi.

    “HENÜZ HARFİYATI DÖKECEK YER BULAMADILAR”

    Celal Abbas Alıcı, deprem bölgesine yönelik devletin yeteri yardım yapmadığını söyleyerek “Daha Malatya’nın yarısı olan 250 bin bina yıkılacak. Henüz harfiyatı dökecek yer bulamamışlar. Halen enkazlar ortada, cesetler çıkıyor. Yani buralar halen çok sıkıntılı. Doğanşehir’in köylerinde ya da Adıyaman’ın köylerinde halen durum çok kötü” diye belirtti.

    “YARALAR SARILMIŞ DEĞİL”

    Celal Abbas Alıcı, Alevi örgütlerinin deprem bölgesine olan yardımlarına da değindi. Bölgede en çok ihtiyaç duyulanın barınma olduğunu söyleyen Alıcı, şöyle devam etti:

    “İlk süreçte insanların her şeye ihtiyacı vardı. Her türlü giyecek ve yiyeceğe ihtiyaç vardı ancak şimdi öyle değil. Artık barınma söz konusu olmaya başladı. Geçmişte örgütlerimiz çok sayıda yardım topladı, hatta bunların bir kısmı depolarda çürüdü, korunamadı. Depremden sonra Aleviler iyi organize olup örgütlendi ama dağıtımı yapamadık. Çünkü bölgede olan bizlerin de her şeye ihtiyacı vardı. Kesinlikle yaralar halen sarılmış değil. Bunun aksini söyleyen de yalan konuşmuş olur. Bölgede ihtiyaçları tespit ederek yardım yapmak gerekir ancak bizim örgütlerimiz ‘bölge tespit etsin’ diyor. Ancak bizim de öyle geniş çevreleri dolaşabilecek bir olanağımız yok. Bunun için gün boyu gezmek gerekir. Örneğin benim hayvanlarım var ve akşam olduğunda bakım için ahıra girmek zorundayım. Her şeye ihtiyacımız var gibi muamele yapılmasını da doğru bulmuyorum. Önümüz kış, insanların kışlık giysiye, az da olsa yiyeceğe ve en çok yakacağa ve barınmaya ihtiyacı var. İnsanlar donarak ölmesin.”

    “10 ARALIK MİTİNGİNDE BU KONU İYİ İŞLENMELİ”

    Celal Abbas Alıcı, eskiye nazaran köylerde kalabalıkların oluştuğuna da dikkat çekti. Köy nüfuslarının ikiye katlandığını söyleyen Alıcı, “Malatya Merkez’de dükkanı yıkılan esnafların Darende ilçesine göçtüğünü söyleyebilirim. Esnaf, bir şekilde göçüp yaşamını idame ediyor ama esnaf olmayan halk için bu geçerli değil. Bu nedenle geldiğimiz evrede Alevi örgütlerine büyük iş düşüyor. 10 Aralık İstanbul mitinginde bu konu iyi işlenmeli. 10 paragraf konuşma varsa iki paragrafı deprem bölgesine ayrılmalı. Burası unutturulmamalı. Ayrıca ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte konuşma hazırlanmalı” diye belirtti.

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Malatya’daki maden faaliyetleri nedeniyle Alevi ocak ve ziyaretleri tehlike altında!-VİDEO

    Malatya’daki maden faaliyetleri nedeniyle Alevi ocak ve ziyaretleri tehlike altında!-VİDEO

    PİRHA – Malatya Çevre Platformu Ankara Sözcüsü Yoldaş M. Ceylan, madenlerle birlikte kültürel ve inançsal kıyımın da söz konusu olduğunu belirterek “Örneğin Başkınık köyü Alevi Kızılbaş inancı ile bilinen ve birçok ocağın, ziyaretgahların mevcut olduğu bir köy. Burada bir yağma, katliam, göç ve talan oluşacak” dedi.

    Maden faaliyetleri sebebiyle Alevi coğrafyasındaki talan hız kesmeden sürüyor. Doğanın katledilerek toplumun yaşam alanlarının daraltıldığı bir bölge de Malatya oldu.

    Malatya Çevre Platformu Ankara Sözcüsü Yoldaş M. Ceylan, bölgede süren maden faaliyetlerine işaret ederek yaklaşık 30 köyün yok olacağını söyledi. Ceylan, madenlerle birlikte kültürel kıyımın da söz konusu olduğunu belirterek “Örneğin Başkınık köyü Alevi Kızılbaş inancı ile bilinen ve birçok ocağın, ziyaretgahların mevcut olduğu bir köy. Burada bir yağma, katliam, göç ve talan oluşacak” dedi.

    30 KÖY YOK OLACAK!

    Yoldaş Ceylan, madenler sebebiyle çok vahim bir durumun söz konusu olduğunu söyleyerek, özellikle Malatya, Sivas, Elazığ, Dersim, Erzincan, Maraş ve Adıyaman gibi illerde “çok yoğun bir vahşi maden projeleri mevcut” dedi. Ceylan, Malatya Çevre Platform olarak 3 yıldır madenlere karşı mücadele yürüttüklerini belirterek şu bilgileri paylaştı:

    “Şu an binlerce projenin hayata geçmesi için hazırlık aşamasında olduğunu biliyoruz. Özellikle Malatya’da binin üstünde, iki yüzlü faal olmak üzere proje var. Bugün dahi Hekimhan‘ın Çulhalı köyünde bir maden için ÇED süreci başlatıldı. Hekimhan’dan Kangal bölgesine doğru giden güzergahta özellikle Alevi köyleri yer alıyor. Madenler de bütünüyle bu köylerde bulunuyor. Yaklaşık 30 köyün yok olacağı anlamına geliyor.

    OCAK VE ZİYARETGAHLAR DA TEHLİKE ALTINDA!

    Söz konusu demir ve altın madenleri nedeniyle Alevi ocak ve ziyaretgahları da tehlike altında bulunuyor. Ceylan, amaçlananın sadece maden faaliyeti olmadığını ifade ederek şunları söyledi:

    “Örneğin Başkınık köyü Alevi Kızılbaş inancı ile bilinen ve birçok ocağın, ziyaretgahın mevcut olduğu bir köy. Burada Hacım Sultan Ocağı, 12 Kardeş Ocağı ile Vaylo Dede ve Salih Dede ziyaretgahı var. Alevilerin özellikle gelip burada adak adadığı, birlikte dayanışma içinde olduğu, çoğu zaman cem ve muhabbetlerini yürüttüğü bir alan. Alevilerin her dağın başında, her taşın altında, her ağacın yanında bir ziyaretgahı, bir kutsalı vardır. Bu bir gerçektir.”

    “İNSANLARIN MAL VARLIĞINA EL KOYMAK, GASP ETMEK DEMEKTİR”
    “Atma bölgesinden Arapgir ilçesine, Sarı Çiçek Yaylası’ndan Kemaliye ve Munzur dağlarına uzanan çok büyük bir felaket bizi bekliyor. Biz bunu 3 yıldır söylüyoruz. Cumhurbaşkanlığının bir hafta önce yayınladığı acil kamulaştırma belgeleri de var. Bu hepimizin de bildiği gibi bütün insanların mal varlığına el koymak, gasp etmek demektir.
    Madem projeleri önce küçük ölçekli başlıyor ve daha sonra kapasite artırımına gidiliyor. Bu anlamda çok uyanıklar, bir alana tamamen birden girmiyorlar. Önce bir bölgenin cevherini aldıktan sonra devlete başvurarak kapasiteyi arttırıyor ve öteye gitmek istiyor. Ekonomik olarak sıkışan ve krize yol açan bu egemen sistem bir an önce bu madenleri çıkarmak ve kendini maddi olarak kurtarmaya çalışıyor.”

    “BÖLGE İNSANI HALEN TEHLİKENİN FARKINDA DEĞİL”
    Söz konusu maden faaliyetleri içerisinde yerli ve yabancı birçok şirketin olduğunu ifade eden Ceylan, Kolin İnşaat, İngiltere merkezli Starex şirketlerinin asıl büyük talanda pay sahibi olduğunu dile getirdi. Yoldaş M. Ceylan, yabancı şirketlerin iş ortaklarının ise Kolin İnşaat olduğunu söyleyerek şunları aktardı:
    “Maden sahalarının faaliyete sokulduğu yerlerde insanlar rahatsız olmaya başladılar. Çevre platformları etrafında insanlar toparlanmaya başladı. Biraz geç kalındı. Çünkü çoğunun şu an bahçeleri, evleri, hayvanların otlandığı yerler toz duman içerisinde. Yine de şu an oralarda yaşamaya çalışıyorlar. Ama bölge insanı halen tehlikenin farkında değil. Tehlike çok büyük. Yani orada dumanı tüten bir maden var ve etrafa toz dağıtıyor. O toz görünüyor ama tamamen köylere ulaşmadığı için insanlar şu an sessiz. Ancak maden sahaları bunlarla sınırlı kalmayacak. Kapasite arttırımına gidiyorlar ve zaten bölge tamamen acil kamulaştırmaya sokuluyor.”

    “VAHŞİ MADEN PROJELERİNE HEP BİRLİKTE KARŞI DURALIM”

    Yoldaş Ceylan, Malatya ve civar illerdeki maden faaliyetleri nedeniyle “Burada bir yağma, katliam, göç ve talan var” diyerek topluma duyarlılık çağrısı da yaptı. Ceylan, tehlikenin önüne geçilmemesi durumunda kültürel ve çevresel yıkım yaşanacağını ifade ederek şunları söyledi:

    “Bugüne kadar Alevileri, Kürtleri yok edemeyen, kültüründen, inancından vazgeçiremeyen sistem, ekonomik olarak da tabii ki halkları çöküntü içerisine uğrattı. Şimdi de diyor ki ‘Hem bunları yerlerinden ederim hem de ekonomimi düzeltmek için buradaki cevheri alırım’.
    Eğer bugün Malatya ilini dört taraftan bu maden şirketlerine teslim etmiş olursak ardından o dağlardan Sivas’a, Erzincan’a ve Dersim’e de gideceklerdir. Bu anlamda insanların Malatya’daki çevre mücadelesine omuz vermelerini istiyoruz. Bizler Malatya Platformu olarak birçok basın açıklaması yaptık. Açılan birkaç da davamız var. Ayrıca destek için İliç’e de gittik. Bütün çevre örgütlerini, siyasi partileri, demokratik kitle örgütlerini, yazarları, sanatçı dostlarımızı, hep birlikte çevre mücadelesine omuz vermeye, bu vahşi maden projelerine hep birlikte karşı durmaya çağırıyorum.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • PSAKD Hekimhan Şubesi Genel Kurula gidiyor

    PSAKD Hekimhan Şubesi Genel Kurula gidiyor

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin Hekimhan Şubesi, 28 Ocak günü 9. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirecek.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Hekimhan Şubesi, 21 Ocak’ta yapmayı planladığı 9. Olağan Genel Kurul toplantısını çoğunluk sağlanamadığı için gerçekleştirememişti. Ertelenen genel kurul, 28 Ocak Cuma günü saat 10.00’da Turgut Özal Mahallesi’nde bulunan Eski Belediye pasajında yapılacak.

    Genel kurul açılış konuşmasıyla başlayacak. Açılışın ardından derneğin gerçekleştireceği faaliyetler görüşülerek kararlar alınacak.

    PİRHA/HEKİMHAN

     

     

  • Güvenç Mahallesi’nde içme suyunda arsenik tespit edildi

    Güvenç Mahallesi’nde içme suyunda arsenik tespit edildi

    PİRHA- Malatya’nın Hekimhan ilçesi Güvenç Mahallesi’nde içme suyunda arsenik tespit edildi.

    Uzun yıllar maden şirketlerine karşı çevre mücadelesiyle gündeme gelen Malatya’nın Hekimhan ilçesi Güvenç mahallesinde, içme suyuna kimyasal madde karıştığı belirtildi. Bir süredir Hekimhan’da siyanürle altın ve cevher aranmasına karşı çıkan ve sürekli olarak konuyu kamuoyuna duyuran Han Yolu Doğa Ve Kültür Varlıklarını Koruma Platformu tarafından yapılan açıklamada ilçeye bağlı Güvenç mahallesinde içme suyuna arsenik kimyasal maddesi karıştığının tespit edildiği belirtildi.

    Konu ile alakalı yapılan açıklamada Han Yolu Doğa Ve Kültür Varlıklarını Koruma Platformu tarafından yapılan açıklamada “Hekimhan Güvenç Mahallesi muhtarı Feyzullah Çelebi Mahallesindeki ölümlerin büyük bölümünün kanserden olduğunu gerekçe göstererek içme sularının maden sahasından geldiğini belirterek sağlık açısından uygun olup olmadığının araştırılması ve su analizinin yapılması için 08/01/2021 tarihinde Malatya Sağlık İl Müdürlüğüne dilekçe ile başvuruda bulunmuş. Hiçbir zenginlik bir canlının hayatından daha değerli değildir. Platformu olarak olayın takipçisi olacağız” dedi.

    Malatya ve Kayseri Halk sağlığı laboratuvarlarında yapılan au analiz sonuçlarının kendisine ulaştığını bildiren Muhtar Feyzullah Çelebi de ” içme sularında yüksek oranda arsenik tespit edildiğini” söyledi. Sağlık İl Müdürlüğünün ilgili raporları MASKİ ye bildirdiğini ve kendisinin de MASKİ yetkilileri ile görüştüğünü Çelebi, MASKİ yetkililerinin gerekli çalışmaları yapacağını açıkladı.

    Mehmet YALMAN/MALATYA

     

  • Alevi köyü Başkınık’ta bulunan binlerce yıllık Dipsiz Göl’ün suyu boşaltılıyor-VİDEO

    Alevi köyü Başkınık’ta bulunan binlerce yıllık Dipsiz Göl’ün suyu boşaltılıyor-VİDEO

    PİRHA- Malatya’nın Hekimhan ilçesine bağlı Alevi köyü Başkınık sınırları içerisinde bulunan ve binlerce yıllık doğal krater gölü olan Dipsiz Göl’ün suyu Yama Dağları’na yol çalışması gerekçesiyle boşaltılıyor. Dipsiz göl Türkiye’deki ender göllerden. 

    Malatya’nın Hekimhan İlçesine Bağlı Hasançelebi Beldesi sınırları içinde bulunan binlerce yıllık doğal krater gölü olan Dipsiz Göl’den bir haftadan bu yana tankerlerle günde 60 ton su çekiliyor. Gerekçe ise Malatya Yama Dağları’na yapılan yol çalışması.

    Dipsiz Göl, Alevi köyü olan Başkınık sınırları içinde bulunuyor.

    Köylülerin bu duruma müdahale etmesi üzerine şirket çalışanlarının, Hekimhan Kaymakamı, Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından yol yapımında kullanılmak üzere gerekli suyun bu doğal gölden temin edilmesine izin verdiklerini söyledikleri belirtildi.

    Dipsiz Göl’ün boşalan suyunun yerine ise Başkınık köyüne içme suyu olarak giden su şebekesinden yeniden su doldurulacağı kaydedildi.

    GÖLÜN ÇEVRESİNE BETON DÖKÜLDÜ, DOĞALLIĞI TAMAMEN YOK EDİLDİ

    Köylülerden alınan bilgiye göre, yaklaşık 10 yıl önce Hekimhan Kaymakamı Nurettin Dayan tarafından çevre düzenlemesi adı altında yapılan çalışmalarda gölün çevresine beton döküldü ve gölün doğallığı ve güzelliği tamamen yok edildi.

    Ayrıca Erdemir Maden tarafından Malatya’nın Hekimhan ilçesi mevkiinde yer alan Alevi yerleşim alanlarında yılda 3 milyon ton demir cevherini çıkarmak için çalışmaların yürütüldüğü, ÇED süreci ile birlikte Ekim ayı başında başlatılan projenin devam ettiği ifade edildi.

    Buna karşı ise çevrecilerin köy halkını bilgilendirmek için toplantılar yaptığı kaydedildi.

    Dipsiz Göl suyu kaplumbağaların üreme alanı olmakla birlikte Angut kuşlarının yavrularını bıraktığı, leyleklerin ve diğer birçok kuş çeşidinin de burada barındığı, su ihtiyaçlarını buradan giderdiği, göl çevresinde bulunan kayalıklarda barındığı ve yuva yaptığı biliniyor.

    Ayrıca Dipsiz Göl, içinde bulunan iki çeşit sülük nedeniyle insanların tedavi merkezi olarak da kullanılıyor. Bunun dışında alabalık yetişiyor ve Dipsiz Göl ve çevresinde tarihi ve kültürel birçok yapı bulunuyor.

    Krater gölü, çevresi 256,66 m, alanı 4260,21 metre kare, yüksekliği 1730 m, derinliği bilinmiyor. Bu göl oluşum bakımından Türkiye’deki ender göllerden.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

     

     

  • PSAKD Hekimhan Şube Başkanlığına yeniden Celal Abbas Alıcı seçildi

    PSAKD Hekimhan Şube Başkanlığına yeniden Celal Abbas Alıcı seçildi

    PİRHA- PSAKD Malatya Hekimhan Şubesi 8. olağan kongresini gerçekleştirdi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) olağan kongresini yaptı. Kongreye Eğitim-Sen Hekimhan temsilciliği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Hekimhan Belediye başkan vekili Hasan Avşar ve çok sayıda yurttaş katıldı. Okunan mali ve faaliyet raporlarının ardından tek liste ile yapılan seçimde Celal Abbas Alıcı yeniden şube başkanlığına seçildi.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Hekimhanlılardan HDP’ye yoğun ilgi -VİDEO

    Hekimhanlılardan HDP’ye yoğun ilgi -VİDEO

    PİRHA -Halkların Demokratik Partisi, Malatya Hekimhan ilçesini ziyaret ederek büyükşehir belediye başkanlığı için oy istedi. Büyük bir ilgiyle karşılanan HDP’liler en büyük projelerinin demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü bir belediyecilik yapmak olduğunu söyledi. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hekimhan ilçesine ve ilçeye bağlı mahallelere ziyaretler gerçekleştirdi. Bundan önceki seçim döneminde Hekimhan’da HDP’lilere saldırı girişiminde bulunulmuş ve partililer saldırıya uğramıştı. Fakat bu seçimde Hekimhanlılardan HDP’ye yoğun ilginin olduğu görüldü.

    HDP’liler Hekimhan merkezi ile ilçeye bağlı birçok mahalleye ziyaret gerçekleştirdiler. Gerçekleştirilen ziyarette HDP Malatya il Eş Başkanı Kemal Gedik, HDP Malatya Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Yusuf Bozkuş, Battalgazi Belediye Başkan Adayı Hüseyin Kılınç, Yazıhan Belediye Eş Başkan Adayları Yusuf Aziz Sertkaya ve Eş Başkanı Kadriye Bayar ve DBP İl Eş Başkanları Mahmut Bilginç ve Nermin Tuncel ile partililer katılım sağladı.

    “BÜYÜKŞEHİRDE DESTEK VERİN”

    Başak Mahallesi’nde yapılan toplantıda ilk olarak bir değerlendirmede bulunan HDP Malatya İl Eş Başkanı Kemal Gedik, büyükşehir belediyesi için HDP’ye destek isteyerek şunları söyledi:

    “HDP olarak CHP’nin kazanmaya yakın olduğu 5 ilçede aday çıkartmak hedefindeydik. Biliyorsunuz bizler 9 Büyükşehir’de, sadece İstanbul’da 3 milyon oyumuz varken, AKP’yi geriletmek için aday çıkartmadık. Hekimhan’da da aday çıkartmadık çünkü Hekimhan’da bizler bir çalışma yapmıştık. Burada 780 oyumuz vardı. Biz burada 100, 200 oy alsak CHP burada kaybediyordu. Bizlerin buna gönlü razı olmadı. Çünkü burada yaşayan demokrat ve sosyalist arkadaşlarımızı 5 yıl MHP’nin zulmüne bırakamazdık. Ama büyükşehirde aday çıkarttık. Burada aday çıkartmamızdaki sebeplerden birisi her gün bir seçim kanunu değişiyor. Büyükşehir’de aday çıkartmadığım zaman bir sonraki seçimde buradan sandık görevlisi görevlendiremiyoruz. Diğer bir sebebi ise Türkiye genelinde oylarımızı saydırmaktır. Malatya’da şu an iyi gidiyoruz ve güçlüyüz. Malatya’da çok güzel şeyler olabilecek bir durumda. Halkın ne yapacağını önceden kimse kestiremez. Daha önceki seçimlerde sahalarda çok büyük tepkiler ile karşılaşabiliyorduk. Ama bu seçimlerde gördük, inanın MHP’liler bizlerle oturup sohbet etti ve çay içirtmeden bırakmadılar. Özellikle bunu Arapgir’de gördük. Halk nezdinde büyük bir kırılma var. Şu an iddialıyız ve Büyükşehir için desteklerinizi bekliyoruz. Biz Hekimhan’da aday çıkartmadık, CHP’lilerden büyükşehirde bizleri desteklemelerini bekliyoruz.”

    “SÜREKLİ ALANLARDAYIZ”

    HDP Malatya Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayı Yusuf Bozkuş ise, “24 Haziran seçimlerinde de Başak’a geldik, sizleri unutmadık ve sizleri çok seviyoruz. En büyük projemiz demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü belediyecilik. Yerelde halkla, muhtarlarla, kent meclisleri ile kadınlarla gençlerle yönetileceği için demokratiktir. Biz doğayı, hayvanları, bitkileri, ağaçları çok seviyoruz ve doğanın bu şekilde bozulmadan sürüp gitmesini istiyoruz bu da ekolojimizdir. Malatya’da birçok yeri gezdik, inanın kanalizasyon suları akarsulara akmakta. Burada büyük bir doğa katliamı vardır. Belediyelerin zorlanarak yapacağı projeler değil aslında küçük dokunuşlarla bu katliamların önüne geçilebilir. Organize sanayi bölgesinden gelen kimyasal atık suların Tohma çayına karıştığını gördük. Hem ulusal, hem de yerel basını ele geçiren AKP zihniyeti, bizlere yer vermiyor. Ama buna rağmen şu an Malatya’da AKP ile yarışıyoruz. Bunun nedeni Malatya’da Kürt kökenli vatandaşların çok olmasından dolayıdır. Bizler bu insanlarımızla diyalog kurabiliyoruz, projelerimizi anlatabiliyoruz. Bizler 24 Haziran’dan beri sürekli alanlardayız. Sokak sokak, köy köy gezdik” dedi.

    YURTTAŞ’IN DEMİRTAŞ SEVGİSİ

    Ziyaretlerde bir kadın ise Demirtaş’ın biran evvel cezaevinden çıkmasını dileyerek; “Kurbanım senin çıkmanı, yollarını bekliyoruz. Allah’ım sana yardım eylesin. Beş oğlum var bir tanesi de sensin. Selahattin Demirtaş selam söylüyorum sana gözlerinden de öpüyorum” derken yaşlı bir erkek yurttaş ise Demirtaş için şiir okudu.

    Mehmet YALMAN/MALATYA

     

  • Malatya Hekimhan’da HDP’lilere ırkçı saldırı: 7 yaralı-VİDEO

    Malatya Hekimhan’da HDP’lilere ırkçı saldırı: 7 yaralı-VİDEO

    Malatya’nın Hekimhan ilçesinde seçim çalışması yürüten Halkların Demokratik Partisi (HDP) üyelerine ırkçılar demir sopalarla saldırdı. Irkçı sloganlar atan grup, 7 HDP’liyi yaraladı.  

    HDP Malatya İl Yönetimi ve milletvekili adaylarının da aralarında bulunduğu yaklaşık 20-25 kişilik grup, seçim çalışmaları kapsamında geldikleri Hekimhan ilçesinde ırkçı sloganlar atan bir grubun, demir sopalı saldırısına uğradı.

    İlçeye gelen HDP’liler bildiri dağıtırken, yanlarına gelen 4-5 kişi, Hekimhan’da HDP çalışması yürütemeyeceklerini söyledi. HDP’liler çalışmalarını sürdürünce önceden organize oldukları öğrenilen ırkçılar HDP’lilere demir sopalarla saldırdı.

    7 HDP’linin yaralandığı saldırı esnasında olay yerine gelen polis, HDP’lilere müdahale ederek olay yerinden uzaklaştırmak istedi.

    Polisin müdahale etmediği grup, bir süre daha bekledikten sonra dağıldı. Yaralı HDP’liler ise ilçe devlet hastanesinde tedaviye alındı.

    Kaynak: ETHA