Etiket: helin kaya

  • Suriye’deki Alevi katliamına Adana ve Hatay’dan tepki: Katliama sessiz kalınmasın!- VİDEO

    Suriye’deki Alevi katliamına Adana ve Hatay’dan tepki: Katliama sessiz kalınmasın!- VİDEO

    PİRHA- HTŞ’ye bağlı grupların Suriye’de Alevileri katletmesine Adana ve Hatay’dan tepki gösterildi. Yapılan basın açıklamalarında tüm dünyanın gözü önünde Alevilerin katledildiği ve tüm dünyanın buna sessiz kaldığına dikkat çekildi.  İktidarın Suriye’deki mezhepsel politikalarına tepki gösterilerek, katliamların durdurulması için Türkiye hükümetine çağrı yapıldı.

    HTŞ’ye bağlı güçlerin, Suriye’nin birçok bölgesinde çok sayıda katliam yapmasına karşı Adana ve Hatay’da basın açıklaması yapıldı. Adana’daki eyleme çok sayıda Alevi örgütü, siyasi parti temsilcileri ve demokratik kitle örgütleri katıldı.

    Hatay’ın Samandağ ilçesindeki eyleme ise Alevi Değerleri Derneği, Samandağ Cemevi Derneği, Hatay Alevi Kültür merkezi ve Cemevi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Samandağ Kalkındırma Derneği, DEM Parti, CHP, TİP, sendikalar ve çok sayıda demokratik kitle örgütleri katıldı.

    Eylemlerde “Katliama karşı omuz omuza”, “Katil Colani Suriye’den defol” sloganları atıldı.

    HATAY’DAN SESLENDİLER: KATLİAMI DURDURUN

    Hatay’da yapılan eylemde ise konuşan Milletvekili Nermin Kara AKP iktidarını eleştirerek, “Suriye’deki gruplara verdikleri destekler sebebiyle, taraf oldukları savaş sebebiyle defalarca iktidarı uyardık. Sebep olduğunuz bu savaşlar Hatay en küçük problem burayı yakından ilgilendirecek dedi. Bugün ne kadar haklı çıktığımız yaşanan katliamda gördük. Dış İşleri Bakanının bu katliamları gerginlik olarak adlandırmasını büyük bir talihsizliktir” dedi.

    Cumhurbaşkanına katliamların durdurulması için seslenen Kara, “Ey AK Parti iktidarı bugün birleşme günüdür. Her dinden, her milletten insanın dahil olacağı bir yönetim şekli önemli dedik ama siz Colani’yi desteklemeye devam ettiniz. Yaşananlar ortada. Suriye’deki işkenceleri, katliamları kabul etmemiz, sessiz kalmamız mümkün değil. Cumhurbaşkanı, Dış İşleri Bakanı, hepiniz inisiyatif alacaksınız demokratik bir yönetim oluşması için. Alevilerin, Türkmenlerin, gayrimüslimlerin, tüm farklı etnik ve dini kesimin başına geleceklerden siz sorumlusunuz” şeklinde konuştu.

    “ŞU AN TEK HEDEF ALEVİLER”

    Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay, Alevilerin hedef alındığını belirterek şunları söyledi:

    “Bugün öfkeliyiz, üzgünüz. 13 yıl süren savaştan sonra rejim değişikliği oldu. Buna sevinen ilk Alevi halkıydı çünkü savaşın bittiğini düşündük. Ama maalesef kötü günlerin başlangıcıydı. Suriye’deki katliamlar soykırıma doğru gidiyor. Bütün dünyanın gözü önünde, kimseyi umursamadan sivilleri katlediyorlar. Bütün dünya ise Alevi katliamına susuyor. İnsanların kahraman gibi gösterdiği Colani IŞİD, El Nusra, El Kaide’nin içinde olan biri. Bu katliamları kabul etmiyoruz. Şu an tek hedef Aleviler. Çünkü hiçbir yerden destek almıyorlar. Aleviler ne Esad ne de rejim kalıntıları değildir. Yüzyıllar sonra bile Alevileri katletmek için hortladınız. Buradaki herkes de biliyor ki yıkılan rejimin faturası Alevilere kesiliyor. Bunun hesabını verecekler.”

    “TÜM DÜNYA ALEVİ KATLİAMINA SESSİZ”

    Adana‘da yapılan açıklamada ilk olarak söz alan Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği Başkanı Hamit Karaoğullarından, Alevi katliamına tepki göstererek, ” Soyumuzu kurturmaya çalışanlara lanet olsun” dedi. Karaoğullarından sonra ortak basın metnini Adana Alevi Platformu Sözcüsü Hüseyin İncesu okudu. İncesu, Suriye’de yürütülen politikaların ve bölgeye silah ve destek sağlayan güçlerin, insanlık suçu işlediğini vurgularken, “Sistemli yürütülen Alevi katliamınız istendiğini noktaya geldi mi? Vicdanınız rahat mı?” ifadelerini kullandı.

    Daha sonra ise Adana Emek ve Demokrasi Güçleri adına İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi Başkanı Avukat Yakup Ataş, Alevi katliamını kınayarak, “Bugün Suriye’de Aleviler katlediliyor. Dünya kamuoyuna bakıyoruz sessiz. Bir katliama ses çıkarmak için tepki koymak için Alevi olmaya gerek yok, sadece insan olmak yeterli. Bizler özellikle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, iktidarına sesleniyoruz. Bu katliama karşı en yüksek perdeden tepkisini ortaya koymalı. Ama Dışişleri Bakanlığı sözcüsü bir açıklama yapmıştı. Ne demiş? Türkiye Suriye halklarının ve yönetiminin yanındayız diyor. Hem Suriye halkının hem de yönetiminin yanında olamazsınız. Bu katliamı derhal durdurun ve Suriye halklarının barış içerisinde bir gelecek inşa etmesine yardımcı olun diyoruz” diye konuştu.

    DEM Parti Adana İl Eş başkanı Helin Kaya ise Suriye’de yaşananların insanlık dışı olduğunu ve bu vahşete karşı mücadele çağrısında bulundu. CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut ise iktidara Suriye’deki Alevi katliamını durdurma çağrısında bulundu. CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer de iktidarı Alevi katliamının durdurulması ise göreve çağırdı. CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu da katliamlara karşı ses çıkararak, mücadele etme çağrısında bulundu.

    PİRHA/ ADANA-HATAY

  • Adana’da kadınlar belediyelere kayyım atanmasını protesto etti- VİDEO

    Adana’da kadınlar belediyelere kayyım atanmasını protesto etti- VİDEO

    PİRHA- Adana Kadın Platformu, hükümetin belediyelere kayyım atamasını protesto etti. Eylemde “Kayyım kadın kazanımlarına ve eş başkanlığa karşı bir tehdittir. Kadınların direnişi ve mücadelesiyle bu irade gaspına asla geçit vermeyeceğiz” denildi.

    Adana Kadın Platformu, İnönü Parkı’nda yaptıkları basın açıklaması ile belediyelere kayyım atanmasını protesto etti. Açıklamada, Adana Kadın Platformu adına basın metnini okuyan DEM Parti Adana İl Eş Başkanı Helin Kaya, belediyelere atanan kayyımlara tepki gösterip, kadınların direnişi ve mücadelesiyle bu irade gaspına asla geçit vermeyeceklerini vurguladı.

    “KAYYIM EŞ BAŞKANLIĞA ZARAR VERİYOR”

    “Halkın iradesi gasp edilerek kayyım atayan kadın ve LGBTİQ+ düşmanlarına karşı, belediye eş başkanları; Gülistan Sönük, Devrim Demir ve Saniye Bayram’ın yanındayız” diyen Kaya, kayyımın eş başkanlığı da hedef aldığını belirtti.

    Kaya, “İktidarın kayyım atamaları, yerel demokrasiyi hedef almanın yanı sıra kadınların yönetimdeki varlığını da tehdit ediyor. Bu atamalar, kadın kurumlarını kapatarak eş başkanlık sistemine zarar vermeyi hedefliyor. Kadınların kendi kentlerinde söz sahibi olma hakkını gasp etmeye çalışan bu anlayış, kadın özgürlük mücadelesine ve toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik açık bir saldırıdır. Kadınların eşitlik mücadelesi inkâr edilmektedir. Onlar bunu dayatabilir ama halklar yüzyıllardır eşitlik ve özgürlük mücadelesi vererek bugünlere geldi. Bugünden sonra hiç kimse ama hiç kimse bize köle gibi yaşatmayı dayatmasın” sözlerini kullandı.

    Kaya, “Bu zorba politikalara karşı, biz kadın örgütleri olarak, toplumsal barışı ve bir arada eşit yaşamı savunmaya devam ederek en iyi bildiğimiz şeyi yapacağız, irademize sahip çıkıp mücadeleye çoğalarak devam edeceğiz” dedi.

    PİRHA/ ADANA

     

  • Adana’da gözaltı sayısı 35’e yükseldi

    Adana’da gözaltı sayısı 35’e yükseldi

    PİRHA- Adana’da Binevş Kültür Sanat Derneği ve birçok eve sabah saatlerinde baskın yapıldı. HDP İl Eşbaşkanları Helin Kaya ve Mehmet Karakış’ın da olduğu 35 kişi gözaltına alındı.

    Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, Binevş Kültür Sanat Derneği’yle ilgili yürüttüğü bir soruşturmayı gerekçe göstererek 38 kişi hakkında gözaltı kararı verdi. Soruşturma kapsamında Binevş Kültür Merkezi ile Adana, Mersin ve Diyarbakır’da bazı adreslere baskınlar düzenlendi. Baskınlarda, polislerin evlerin kapılarını kırdığı ve yurttaşları darp ettiği belirtildi.
    Baskınlarda yapılan aramaların ardından aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya ve Mehmet Karakış, HDP PM Üyeleri Abdurrahman Oral ve Ahmet Yıldız, DBP Çukurova Bölge Eş Sözcüleri Şilan Turğa ve Enver Güler, Seyhan Belediyesi Başkan Yardımcısı Funda Buyruk ile Binevş Kültür Merkezi çalışanları İlyas Arzu, Murat Gürbüz, Suat Ekin ve Jiyan Savcı, HDP Adana İl Yöneticisi Ahmet Akdoğan, HDP Gençlik Meclisi üyesi Mazlum Gök, TJA aktivisti Emetullah Akçaray ve Sever Uzun, Akdeniz Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (AYKAY-DER) Eşbaşkanı Süphiye Bayav ile Jiyan Aslan, Mahsum Uzun, Zilan Çiçek, Mehmet Saruhan, Hayrettin Öz, Mehmet Sait Dikmen, Vakkas Durgut, Evin Özbay Dilan Yiğit, Gülbahar Akman, Yaşar Akman, Mehmet Solmaz, Bedri Şengül, Zilan Taş, Ayşe Solmaz, Mehmet Aykut, Ramazan Demirhan ve isimleri öğrenilemeyen 2 kişi gözaltına alındı.
    Binevş Kültür Sanat Derneği’ndeki aramalar ise sona ererken Seyhan Belediyesi Başkan Yardımcısı Funda Buyruk’un belediyedeki odasında da arama yapıldı. Gözaltına alınanların Adana Emniyet Müdürlüğü’nde tutuluyor. Hakkında gözaltı kararı olup, gözaltına alınmayan kişilerden biri de TJA aktivisti Zana Çoban. Çoban’ın Mersin’deki ailesinin de evi basıldı.
    Gözaltı kapsamında Mersin’de evi basılan Nafiye Çoban, Zana Çoban’ın evde olmamasına rağmen evi basıldı. Polisler tarafından küfür, hakaret ve darpa maruz kalan Çoban, şikayetçi olacağını belirtti.
    Mardin Kızıltepe’de gözaltına alınan Abdullah Ayav’ın da Adana’ya getirileceği öğrenildi. Savcılık, dosyaya iki gün kısıtlılık kararı getirdi.
    (HABER MERKEZİ) 

     

     

  • Erdoğan’ın ‘dünyayı gezin’ dediği gençler: Bir sallama çayı üç kez içiyoruz

    Erdoğan’ın ‘dünyayı gezin’ dediği gençler: Bir sallama çayı üç kez içiyoruz

    PİRHA- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençlere verdiği ‘imkanınız olursa dünyayı gezin, aromalı kahve eşliğinde sosyalleşin’ tavsiyesine ilişkin konuşan gençler, “Her günüm gelir gider hesaplarıyla geçiyor. Bu gelirle temel ihtiyaçlarımı bile karşılayamıyorum. Bize bu hayatı sunanlar gezin, tozun, yiyin, için dedikçe açıkçası öfkeleniyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gençlere yaptığı ‘Yakın çevrenizden başlayarak ülkemizi, imkanınız olursa dünyayı gezip görmek, farklı kültürleri tanımak için şartlarınızı zorlayın. Aromalı kahve, çay eşliğinde sosyalleşin’ çağrısı, ekonomik sorunlar yaşayan gençler arasında tepkilere neden oldu.

    Ankara’da iki farklı üniversitede okuyan Helin Kaya ve Ali Dursun, yaşadıkları ekonomik sorunları anlatarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tavsiyelerinin gerçeklikle bağdaşmadığını belirtti.

    Temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta çok zorlandıklarını vurgulayan gençler, bu tavsiyelerin tanıdıkları hiçbir genç için bir şey ifade etmediğini dile getirdiler. Bir sallama çayı bile üç kez içtiklerini söyleyen gençler, günümüz şartlarında dünyayı gezme gibi bir durumun gündemlerinde olmasının imkansız olduğunu aktardılar.

    “BİZE BU HAYATI SUNANLAR GEZİN, TOZUN, YİYİN, İÇİN DEDİKÇE AÇIKÇASI ÖFKELENİYORUM”

    Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi 24 yaşındaki Helin Kaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençlere yönelik yaptığı tavsiyeye ilişkin, “Ben emekçi bir aileden geliyorum. Sınırlı bir miktar gelir ile geçinmeye çalışan bir gencim. Bu gelirle temel ihtiyaçlarımı karşılamakta bile sıkıntılar yaşıyorum. Kitaplarımı alamıyorum. Her günüm gelir gider hesaplarıyla geçiyor. Bununla birlikte eğitim sisteminin de getirdiği bir stres var. Bunca sıkıntı ve baskının altında dünyayı gezmek, kahve içmek bizim için lüks. Fırsat eşitsizliğinin olduğu sistemde bu hayatı bize dayatıyorlar. Bu hayat benim tercihim değil. Bize bu hayatı sunanlar gezin, tozun, yiyin, için dedikçe açıkçası öfkeleniyorum. Eşitsizliği yaratanlar, yaşadığım sıkıntılar sanki benim suçummuş gibi konuşunca duyduğum tek duygu öfke oluyor” dedi.

    “DEVLETE DAHA ŞİMDİDEN 40 BİN TL CİVARINDA BORÇLUYUM”

    Ülkemizde belirli bir kesimin lüks içinde yaşadığını, büyük bir çoğunluğun ise açlık sınırında yaşam mücadelesi verdiğini kaydeden Kaya sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Ay başında ödeyeceğim kira ve faturayı düşünürken gezmem, eğlenmem nasıl mümkün olabilir? Daha şimdiden 40 bin TL civarında borçluyum devlete. Bunu nasıl ödeyeceğimin derdindeyim ben. Bir kahve içerken hangi ihtiyaçlarımdan kısmam gerektiği düşüncesi beni rahatsız ederken o kahvenin tadını nasıl çıkarabilirim? Bunlar bizim yarattığımız sorunlar değil bize dayatılanlardır, yaşatılanlardır. Bizi bu hayatın içine atanların bize hiçbir şey yokmuş, her şey bizim suçumuzmuş gibi tavsiyelerde bulunmaları bana komik geliyor ve dediğim gibi öfke yaratıyor.”

    “GELİRİMİN YÜZDE 70’iyle KİRA VE FATURALARI ÖDÜYORUM, KİTAPLARA PARA KALMIYOR”

    Okuldan birkaç arkadaşıyla birlikte evde kaldığını, Ankara’ya okumak için Diyarbakır’dan geldiğini belirten Kaya, “Ailemden belli bir miktar destekle birlikte burs da alıyorum ancak KYK bursu değil, KYK kredisi. Bu gelir tabii ki yetmiyor. En nihayetinde hayat pahalılığı her geçen gün artıyor ve biz öğrenciler bu durumu çok yoğun bir şekilde hissediyoruz. Okul için kitap, kırtasiye, okula gidiş geliş ulaşım masrafı derken temel ihtiyaç masraflarının yanına barınma masrafları da ekleniyor ve bu liste uzadıkça uzuyor. Zaten gelirimin yüzde 70’iyle kira ve faturalarımı ödüyorum. Açıkçası kitaplarıma para yetmiyor. Bu kadar giderim varken değil dünyayı gezmek, dışarda kahve içmek bile düşündürüyor beni. Bu kadar ders yoğunluğu varken kalan zamanımda gelir elde edeyim diye çalışmayı düşünüyorum. Dünyayı gezmeye ne para ne de zaman var” şeklinde konuştu.

    “BU GEÇİM SIKINTISI OKUMAMA ENGEL OLDU”

    Yaşadığı ekonomik sorunların olumsuzluklarını her alanda hissettiğini dile getiren Kaya, zamanının çoğunu nasıl geçineceğini düşünmekle geçirdiğini ifade etti.

    Bu durumun ders çalışırken odaklanmasına engel olduğunu da aktaran Kaya, “Ders kitaplarımın kenarında hesaplamalar var. Gelir gider hesabı yapmak zorunda kalıyorum. Rekabetçi eğitimin bizim üstümüzdeki baskısı yetmezmiş gibi geçim sorunu dertlerimizin üzerine gökdelenler inşa ediyor ve açıkçası kendimi altında eziliyor hissediyorum. Bununla birlikte masraflarımı karşılamak için zaman zaman çalıştığım oldu. O dönemlerde derslerime çalışmak için vakit de bulamıyorum. Part time çalışsam da 6 gün çalıştırıyorlar. Benim yaşımdaki birinin şuanda çalışıyor olması gerekirken ben hala okuyorum. Hala okuyorum çünkü aynı zamanda çalışmak zorundaydım. Bu geçim sıkıntısı okumama engel oldu. Ve ben hala üniversitedeyim. Bu benim suçum değil. Ben yaşamaya çalıştım. Geç kalıyorum hayata ama baskıya inat yaşıyor, mücadele ediyorum” cümlelerini kurdu.

    “BİR GENÇ OLARAK GELECEKTEN UMUTLU DEĞİLİM”

    Bir genç olarak gelecekten umutlu olmadığını vurgulayan Kaya son olarak, “Çalışma hayatıma başladığımda 40 bin TL civarında borcum gerçeği yüzüme tokat gibi çarpacak. Bu borcu nasıl ödeyeceğim? İş bulabilecek miyim? Bu sorular şu anda bile kafamı meşgul ederken umutlu olmak zor. Ancak tablonun böyle devam etmeyeceğini de biliyorum. İşte benim umudum burada canlanıyor. Değiştirme iradesine sahip olduğumuz müddetçe umutlu olacağız tabii ki. Biz gençler en temel ihtiyaçlarımız için endişelenmediğimiz, sokaklarda rahatça, korkmadan dolaşabileceğimiz, kendimizi kültürel anlamda ilerletebileceğimiz bir hayat istiyoruz ve bunun da ancak bahsettiğim değiştirme iradesiyle olacağının farkındayım” dedi.

    “BEN BİR SALLAMA ÇAYI ÜÇ KEZ İÇİYORUM”

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) matematik bölümü okuyan 22 yaşındaki Ali Dursun ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençlere yönelik tavsiyelerine ilişkin; “Açıkçası çok şaşırdım. Tanıdığım hemen hiçbir genç için bir şey ifade etmiyor bu tavsiyeler. Bırakın dünyayı gezip farklı kültürleri tanımayı, aromalı kahve eşliğinde sosyalleşmeyi, ben bir sallama çayı üç kez içiyorum. Dünyayı gezme ile ilgili hayal kurmam çok mantıksız olurdu. Böyle bir şeyin gündemimde olması bile mümkün değil. Arkadaşlarımla birlikte veya tek başıma ise dışarıda ara sıra yiyebiliyorum. Çoğu arkadaşımın durumu daha kötü ama. Okulun kendi yurdunda kalıyorum, Yozgat’tan geldim. Aylık gelirim temel ihtiyaçlarıma yetiyor. Öte yandan, örneğin bir iki hafta önce resim çizmeye başlayayım kendi halimde dedim, boya ve tuval fiyatlarını görünce vazgeçtim” ifadelerini kullandı.

    “UMUDUM YOK DEYİP KENARA ÇEKİLME LÜKSÜM YOK”

    Hayat pahalılığını hayatının normali olarak kabul ettiğini ve artık hiçbir alanda olumlu beklentilere girmediğini söyleyen Dursun şunları kaydetti:

    “Son zamanlarda duygusal veya psikolojik açıdan bana bir etkisi olmuyor kendi ekonomik durumumun. Öte yandan kötü durumda olan insanları, özellikle çocukları görmeye dayanamıyorum. Örneğin bir süre önce sosyoekonomik anlamda dezavantajlı çocuklara destek olmak için kurulmuş bir toplulukta görev aldım ancak gördüklerime dayanamadığım için çekildim. Kısa süre içinde ciddi bir iyileşme beklemiyorum. Umutsuzluğu uzunca bir süre yaşadım da. Ancak umutlu olmak zorundayım. Artık bunun, benim topluma karşı sorumluluğum olduğuna inanıyorum. Umudum yok deyip kenara çekilme lüksüm yok.

    Gençler refah içinde ve özgür bir hayat istiyor, yani bireysel kurtuluşlarını. Bunun için de bir yolunu bulup yurt dışına yerleşmek istiyorlar. Çünkü bu ülkede bir şeylerin değişebileceğine olan inançlarını yitirmiş haldeler. Genç diye sınıflandırılabilecek neredeyse her insanda bunu gördüm.”

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA