Etiket: heykel

  • Pertek Belediyesi, ‘Her zaman özgür çocuk, özgür kadın’ yazılı heykeli kaldırıyor

    Pertek Belediyesi, ‘Her zaman özgür çocuk, özgür kadın’ yazılı heykeli kaldırıyor

    PİRHA-Pertek Belediyesi, Yaşar Kemal Caddesi’nde bulunan ve üzerinde ‘Her zaman özgür çocuk, özgür kadın’ yazılı heykeli yol yapımı ve trafikte görüş açısını kapatmasından dolayı kaldırıyor. 

    Pertek Belediyesi, Yaşar Kemal Caddesi’nde bulunan ve üzerinde ‘Her zaman özgür çocuk, özgür kadın’ yazılı heykeli kaldırıyor.

    Belediyede aldığımız bilgilere göre; yol yapımı ve trafikte görüş açısını kapatmasından dolayı heykelin kaldırılıp daha sonra başka bir yere koyulacağı belirtildi.

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • Aleviler ve Gültekin ailesi, Çilehane’de Hasret Gültekin heykelinin açılışını yaptı-VİDEO

    Aleviler ve Gültekin ailesi, Çilehane’de Hasret Gültekin heykelinin açılışını yaptı-VİDEO

    PİRHA- Hacıbektaş’ta Çilehane önünde bir araya gelen Alevi yurttaşlar ve kurumlar ile Gültekin ailesi, Hasret Gültekin heykelinin açılışını yaptı. Hasret Gültekin’in eşi Yeter Gültekin, “Sivas’ta düşümüz, bugünümüz ve yarınımız yakıldı. Asla unutulmasın. Biz yitirdiklerimizi Serçesme’ye emanet ediyoruz” dedi.

    59. Ulusal 33. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında Hacıbektaş’ta bir araya gelen Alevi yurttaşların ve kurumların çalışmaları devam ediyor.
    Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın yakınında tepelik bir alanda yer alan Çilehane önünde bir araya gelen Alevi yurttaşlar ve kurumların temsilcileri, Hasret Gültekin heykelinin açılışını yaptı.
    Açılışa çok sayıda Alevi yurttaşın ve kurumun yanı sıra Hasret Gültekin’in ailesi ile Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok da katıldı.

    Açılış töreni Hasret Gültekin’in öz geçmişi okunarak başladı. Ardından Hasret Gültekin nezdinde Sivas Katliamı’nda hayatını kaybeden canlar için saygı duruşu yapıldı. Saygı duruşu sırasında katliamda yaşamını yitirenlerin isimleri okunarak ‘Yaşıyor’ diye haykırıldı.

    “BU HEYKELİ AÇMAK ONUR VERİCİ “

    Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok açılış konuşmasını yaptı. Altıok konuşmasında, “Bu heykeli açmak çok onur verici. Katledilen 33 canımızı Hacıbektaş’ta misafir etmek çok güzel. Madımak, utanç müzesi olana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

    “ONLARIN YAKTIKLARI IŞIK BİZLERİ AYDINLATMAYA DEVAM EDİYOR”

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Onların yaktıkları ışık bizleri aydınlatmaya devam ediyor. 33 canımıza verdiğimiz sözün arkasındayız. Eşit yurttaşlık hakkının kazanıldığı özgür, laik, demokratik bir ülke kuracağız.”

    “YİTİRDİKLERİMİZİ SERÇESME’YE EMANET EDİYORUZ”

    Hasret Gültekin’in eşi Yeter Gültekin de, “Sivas’ta düşümüz, bugünümüz ve yarınımız yakıldı. Asla unutulmasın. Unutmamamız çok önemli. Bu tür katliamlar bir daha yaşanmasın, diye unutmamalıyız. Bu anıtta emeği geçen herkese teşekkürler. Biz yitirdiklerimizi Serçesme’ye emanet ediyoruz” dedi.

    Konuşmaların ardından Hasret Gültekin’in heykelinin açılışı yapıldı.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • PSAKD: Bir olmaya, diri olmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız var

    PSAKD: Bir olmaya, diri olmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız var

    PİRHA- PSAKD Genel Merkezi, Hasret Gültekin heykeli üzerinden yaşanan tartışmalara ilişkin yeni bir açıklama yaptı. PSAKD açıklamasında, DAD ile yapılan görüşmede sorunun çözümü noktasında samimi bir iletişim içine girilerek sürece özeleştirel bakıldığı ve Alevilerin birliğinin öne çıkarıldığı belirtilerek, gelinen aşamada bu müşkülü ortadan kaldırmanın Alevi kurumlarının ortak görev sorumluğunda olduğu kaydedildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Sanatçı Hasret Gültekin’in anıt heykeli üzerinden başlayan tartışma sonrasında bir açıklama yayınlayarak sorunun çözümü için birlik çağrısı yapan Demokratik Alevi Dernekleri’nin çağrısına olumlu yanıt verdi.

    Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi‘nin, Hasret Gültekin’in anıt heykeli üzerinden başlayan tartışmalar sonrasında 16 Haziran tarihinde yaptığı açıklamada, “Bu süreçte musahip kurumlarla yaşanan tartışma, birbirini itham etme, çözüm konusunda daralma, kurumsal iletişimde eksik kalma, çözüm üretecek müdahalelerde gecikme, bilerek bilmeyerek sorunun büyümesine ortak olmak gibi bir süreci yaşadık. Bu eksiklerimizin bilincinde olarak bir araya gelip ortak akıl ile hareket ederek; inancımıza karşı, Sivas şehitlerine, özelde Hasret Gültekin canımızın aziz hatırasına, Sivas şehitleri ailelerine,  toplumumuza, demokratik kamuoyuna karşı sorumlu olduğumuzu ve bu sorumluluğun bilincinde olarak özür dilediğimizi belirtiriz” ifadelerine yer verilmişti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi tarafından yayınlanan açıklamada çözüm çağrıların değerli olduğu kaydedilerek, tüm bu yaşanılan süreçler içerisinde gelinen aşamada bu müşkülü ortadan kaldırmanın ortak görev sorumluğunda olduğu belirtildi.

    Açıklamanın devamında Alevi kurumlarının ortak iradesi ile birlikte bir araya gelerek ikrarlaşmak gerektiğinin ve hak mücadelesinde Alevilerin bir olmasına her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç olduğunun altı çizilerek, DAD ile ilişkileri askıya alan kararını kaldırılarak normalleşme sürecini başlatıldığı kamuoyuna deklere edildi.

    “HİÇ ARZU ETMEDİĞİMİZ MÜŞKÜLLERLE KARŞILABİLİYORUZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi’nin açıklama şöyle:

    Her geçen gün inancımıza, kutsallarımıza yönelik baskılar ve asimilasyon politikaları sistemli bir şekilde ve artarak devam etmektedir. Tüm Alevi ocakları ve süreklerine yönelik asimilasyon politikaları sürmekte, kutsal mekanlarımız, dergahlarımız, ziyaretlerimiz elimizden alınmış, kontrol ve denetim altında tutulmaktadır. Alevi toplumumuza ve Alevi değerlerine yönelik baskılar sürmekte, nefret suçları en üst seviyede yaşanmaktadır. Bütün bunlara bağlı olarak,  Alevilerin eşit haklar talebi ve mücadelesi daha bir önem kazanmaktadır. Tüm bu uygulamalara ve saldırılara karşı durabilmenin yolu öğretimizde bellidir. Bir olalım, iri olalım, diri olalım.

    Ne yazık ki bazen mücadelemizde hiçte arzu etmediğimiz “müşküllerle” karşılaşmak durumunda kalabiliyoruz. İki yıla yakın bir süredir hepimizi derinden yaralayan ve üzen bir durumla karşı karşıya kaldık. Bir canımız tarafından yapılıp Düzgün Baba Cemevi yakınlarına konulan Hasret Gültekin canımızın heykelinin sökülüp bir depoya konulması olayı. Bu durum başta Hasret canımızın ailesi olmak üzere her bir Alevinin canını yakmıştır. PSAKD olarak kendimizi, olayın kendisine ve sonuçlarına, hiçbir Alevi canın ve kurumunun rızalık vermediği bir sürecin içinde bulduk. Doğal olarak  taraf olduk. PSAKD’nin heykelin yapımı, yerine montajı ve sökülmesi süreçlerinden hiçbir şekilde bilgisi olmamış ve dolayısı ile dahil de değildir.

    Bütün tartışmalar dışında, Hasret Gültekin elinde bağlamasıyla çarkı pervaz olup evliyalar yurduna, Düzgün Baba’ya konmuştu. Sorun, “Harde Dewreş” denilen bu topraklara mihman olan Hasret canımızın suretini batini olarak yorumlamak yerine, zahirde heykel olarak görmelerinden kaynaklanmaktadır.

    “SORUN ORTADA BIRAKILMIŞTIR”

    Konuyu kısa olarak detaylandırmak gerekirse;

    16 Temmuz 2020 günü açılışının yapılacağı duyurulan ”Sivas Katliamı Şehitleri Anı Ormanı-Anıt Projesi” kapsamında, 33 canımızın isimlerinin de yerleştirildiği Hasret Gültekin heykeli 15 Temmuz 2020 gecesi yerinden sökülmüştü. Sökülme gerekçesi olarak ise bölgenin kutsal olduğu dolayısı ile heykelin dikilemeyeceği yönünde açıklamalar yapılmıştı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şubesi Sivas’ta katledilen Hasret Gültekin‘in anıtının Düzgün Baba Cemevine dikilmesi ve ardından yerinden sökülmesi üzerine yaşanan tartışmalara çözüm bulmak amacıyla 25 Temmuz Cumartesi günü Düzgün Baba Cemevinde toplantı çağrısı yapmıştı.

    26 Temmuz 2020 tarihinde yapılan toplantıya, PSAKD Dersim Şubesi ve Genel Merkez yöneticileri, DAD Genel Merkez yöneticileri, DEDEF yöneticileri, Pirler ve halkın yoğun katılımı olmuştur. Bu toplantı sonucunda, PSAKD yöneticileri ve Hasret Gültekin Canımızın eşi Yeter Gültekin, Heykelin tekrar yerine konulması veya depoda bırakılmasını, başka bir yere götürülmesine rızalık vermediklerini beyan etmişlerdir.

    Bu kabul görmediğinden sorun ortada bırakılmıştır. Daha sonra Nazimiye Belediyesi tarafından heykelin Nazımiye meydanında bir parka dikilmesinden sonra, Genel Merkez yöneticilerimiz tarafından heykel yerinden sökülerek Hacıbektaş İlçesinde dikilmek üzere taşınmıştır.

    “SORUNUN ÇÖZÜMÜNDE SAMİMİ İLETİŞİM İÇİNE GİRİLMİŞ, ÖZELEŞTİREL BAKILMIŞTIR”

    Sorunun uzunca bir süre çözümsüz kalması ve Alevi Kurumları arasında gerilime neden olmasından dolayı Alevi Kurumları tarafından görüşmelerin yapılması için bir çağrı yapıldı.

    6 Alevi çatı örgütünün, 3 Mart’ta “Gün ayrı düşme günü değildir” diyerek yaptığı çağrı, her iki örgütümüz tarafından da değerli görüldü.

    09 Mart 2022 tarihinde Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda yapılan toplantıya taraflardan Gani Kaplan, Özgür Kaplan, Onur Kaya, Müslüm Metin, Ercan geçmez, Musa Kulu, Murat Işık, Zeynel Kete, Mustafa Karabudak  katılım sağlamışlardır.

    Toplantı sonrasında, DAD, darda olduklarını beyan eden bir açıklama yapmış ve ardından da PSAKD önceki dönem Genel Sekreterimiz Özgür Kaplan;

    DAD yöneticileri ‘Hasret canımızın özelinde Madımak şehitlerinin darındayız’ demişler. Dardayız demek bizler için, Alevi dilinde çok önemli. Bir insan darda ise tamamdır, artık yola teslim olmuş olarak algılarız. Biz ‘dardayız’ diyen bir örgüte Alevice yaklaşırız. Alevilik öğretisinin gereğini yerine getiririz. Biz Aleviyiz sonuçta, yan yana gelip sorunlarımızı çözeriz.” Diyerek görüşmelerin devam edeceğini belirtmiştir.

    PSAKD Genel Kurul sonrası DAD tarafından Genel Merkezimize yapılan hayırlı olsun ziyaretinde konu tekrar gündeme gelmiştir. Bu ziyaret sonrası görüşmeler yapılmış ve belli ilerlemeler sağlanmıştır. Sorunun çözümü noktasında samimi bir iletişim içine girilmiştir. Sürece özeleştirel bakılmış ve Alevilerin birliği öne çıkarılmıştır.

    “NİYETLERİNİ SAMİMİ OLARAK ORTAYA KOYMUŞLARDIR”

    DAD, 2 Temmuz arifesinde 16 Haziran 2022 günü başına ve Alevi Kamuoyuna dönük bir  açıklama daha yapmış ve bu açıklamada: daha önce Hasret Gültekin canımızın anıt heykeli ile ilgili yaşanan sürecin gündeme geldiğini, yaşanan süreçle ilgili Alevi kurumlarının dar-didar olup ortak açıklama yapma konusunda ikrarlaştıklarını belirtmişlerdir. Açıklamanın bir bölümünde ise,

    “Bu süreçte musahip kurumlarla yaşanan tartışma, birbirini itham etme, çözüm konusunda daralma, kurumsal iletişimde eksik kalma, çözüm üretecek müdahalelerde gecikme, bilerek bilmeyerek sorunun büyümesine ortak olmak gibi bir süreci yaşadık. Bu eksiklerimizin bilincinde olarak bir araya gelip ortak akıl ile hareket ederek; inancımıza karşı, Sivas şehitlerine, özelde Hasret GÜLTEKİN canımızın aziz hatırasına, Sivas şehitleri ailelerine, toplumumuza, demokratik kamuoyuna karşı sorumlu olduğumuzu ve bu sorumluluğun bilincinde olarak özür dilediğimizi belirtiriz” diyerek, niyetlerini samimi olarak ortaya koymuşlardır.

    “MÜŞKÜLÜ ORTADAN KALDIRMAK İÇİN BİR ARAYA GELEREK İKRARLAŞMALIYIZ”

    PSAKD olarak; tüm bu yaşanılan süreç içerisinde gelinen aşama, Alevi öğretisi gereğince ortada bir müşkülümüzün varlığıdır. Bu müşkülü ortadan kaldırmak hepimizin ortak görev sorumluğundadır. DAD Genel Merkezinin yapmış olduğu; “ Bu eksiklerimizin bilincinde olarak bir araya gelip ortak akıl ile hareket ederek; inancımıza karşı, Sivas şehitlerine, özelde Hasret GÜLTEKİN canımızın aziz hatırasına, Sivas şehitleri ailelerine,  toplumumuza, demokratik kamuoyuna karşı sorumlu olduğumuzu ve bu sorumluluğun bilincinde olarak özür dilediğimizi belirtiriz” açıklamasının çok değerli olduğunu, müşkülü ortadan kaldırmak üzere tüm Alevi kurumlarının ortak iradesi ile birlikte bir araya gelip ikrarlaşmak gerektiğini ve eşit haklar mücadelesinde bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımızın olduğu belirtmek istiyoruz.

    “DAD İLE İLİŞKİLERİMİZİ ASKIYA ALAN KARARI KALDIYORUZ”

    Bu bağlamda, daha önceki GYK’mız tarafından DAD ile ilişkilerimizi askıya alan kararını kaldırıyor ve normalleşme sürecini başlatıyoruz. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak, Sorunun tümü ile çözümünü sürece yayarak ve her türlü oyunu ve hesabı bozarak yol alacağımızın bilinmesini istiyoruz. Alevileri kategorize ederek, bölerek ve birbirine düşürerek farklı niyet ve kişisel ikbal peşinde olanlara izin vermeyeceğiz. Hakkın ve hakikatin yolunda olanlara aşk olsun.

    Hak- Muhammed – Ali Yardımcımız, Hızır Yoldaşımız olsun!

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gürsel Erol’a tepki: Ana Fatma Ziyaretinin dokusunu bozarken kimden izin alındı?-VİDEO

    Gürsel Erol’a tepki: Ana Fatma Ziyaretinin dokusunu bozarken kimden izin alındı?-VİDEO

    PİRHA-CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol tarafından Ana Fatma Ziyaretinin girişine yapılan aslan heykeli büyük tepki topluyor. Ziyaretin doğal dokusunun bozulduğunu belirten HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil ve PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Birileri kendi reklamını yapmak için kutsal yerlerimizi kullanıyor, hepimiz ziyaretlerimize yapılan asimilasyon politikalarına karşı sesimizi yükseltmeliyiz” dedi. 

    Alevi inancında ziyaret yerleri önemli bir yere sahip. Devletin Alevilerin inanç yerlerine müdahalesi devam ediyor. Munzur Gözeleri’ndeki peyzaj projesinde olduğu gibi Ana Fatma Ziyaretinin de yenileme adı altında doğal dokusuna zarar veriliyor.

    CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol tarafından Ana Fatma Ziyaretinde yapılan çalışma büyük tepki çekti. HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Ana Fatma Ziyaretinde yapılan düzenlemeyi PİRHA’ya değerlendirdiler.

    “ANA FATMA ZİYARETİ Mİ GÜRSEL EROL ZİYARETİ Mİ BELLİ DEĞİL”

    Son zamanlarda ocaklarda ve ziyaretlerde yenileme adı altında devam eden bir talan projesinin olduğunu söyleyen HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “Kutsal yerlerimizdeki yenileme çalışmalarının asimilasyona ve özünü unutturmaya yönelik olduğunu biliyoruz. Gürsel Erol’un Tunceli Cemevi ile başlayıp ziyaretlerde yaptığı yenileme çalışmalarına adını yazarak inancımızı özünden uzaklaştırmaya yönelik çalışması var. Ana Fatma ziyareti tamamen özünden uzaklaştırılıp betona gömülerek oraya ait olmayan yenilikler yapılmış. Gürsel Erol birçok yere ismini yazdırmış, bilmeyen biri o ziyarete gitse oranın Ana Fatma ziyareti mi Gürsel Erol ziyareti mi olduğunu anlayamaz” dedi.

    “ASİMİLASYONA KARŞI SESİMİZİ YÜKSELTMELİYİZ”

    Yeşil şunları kaydetti:

    “Dersim Alevi inancı doğayla bütünleşmiştir o yüzden inanç yerlerimizin olduğu gibi kalması gerekiyor. İçişleri Bakanlığı ve Gürsel Erol’un çalışmaları asimilasyon ve bizi inancımızdan uzaklaştırmaya yönelik çalışmalardır, hepimiz ziyaretlerimize yapılan asimilasyon politikalarına karşı sesimizi yükseltmeliyiz.”

    “KUTSALLARIMIZA DOKUNULMASINI İSTEMİYORUZ”

    Ziyaretlerin doğal haliyle kutsal olduğunu vurgulayan PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Ziyaretlerimize insan eliyle bir şeyler yapılması orayı daha fazla kutsal yapmaz, aksine kutsiyetini bozar. Kutsallarımıza dokunulmasını istemiyoruz, insan eli güzelleştirmez aksine doğal dokusunu bozar” diye konuştu.

    “KİMDEN İZİN ALDILAR; OCAKLARIMIZDAN İZİN ALINDI MI?”

    Kaya, şöyle devam etti:

    “Birileri kendi reklamını yapmak için kutsal yerlerimizi kullanıyor, bizim inancımızda hizmet reklam için yapılmaz. Ana Fatma ziyaretinin bizim inancımızda bir hikâyesi var ve olduğu gibi kutsaldır. O yüzden biz ziyaretlerimize insan elinin değmesini istemiyoruz. Kendi reklamını yapmak için kutsal yerlerimizi değiştirenler kimden izin aldılar, bizim ocaklarımızdan rızalık mı alındı mı? Bunun iznini kim veriyor? Bunların araştırılması lazım.”

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:

    -Aday: Ana Fatma Ziyaretinde yapılan yeleli aslan heykeli kaldırılmalıdır

    -Kete: Hakk aşkına bu zulümden vazgeçin!

    Ana Fatma Ziyaretinde Gürsel Erol yazılı tabletler kaldırıldı

    Sinan Kırmızıçiçek’ten Gürsel Erol’a tepki: Dersim halkının rızalığını aldınız mı?

  • Aday: Ana Fatma Ziyaretinde yapılan yeleli aslan heykeli kaldırılmalıdır

    Aday: Ana Fatma Ziyaretinde yapılan yeleli aslan heykeli kaldırılmalıdır

    PİRHA-Alevilerin inanç yerlerinin düzenleme adı altında doğal dokusuna zarar veriliyor. CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol tarafından Ana Fatma Ziyaretinde yapılan yeleli aslan heykeline HDP Parti Meclisi Üyesi, Halklar ve İnançlar Komisyonu Alevi Masası Eşsözcüsü Nesimi Aday tepki gösterdi. Aday, “Halkın kutsalları üzerinden kişisel piar yapmak etik değildir. Ana Fatma Ziyaretinde yapılanların kabul edilemez” dedi.

    Alevi inancında ziyaret yerleri önemli bir yere sahip. Devletin Alevilerin inanç yerlerine müdahalesi devam ediyor. Munzur Gözeleri’ndeki peyzaj projesinde olduğu gibi Ana Fatma Ziyareti’nin de yenileme adı altında doğal dokusuna zarar veriliyor.

    CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol tarafından Ana Fatma Ziyaretinde yapılan çalışma büyük tepki çekti. HDP Parti Meclisi Üyesi, Halklar ve İnançlar Komisyonu Alevi Masası Eşsözcüsü Nesimi Aday, Ana Fatma ziyaretinde yapılan düzenlemeye bir açıklama yaparak tepki gösterdi.

    “HALKIN İNANÇ MERKEZLERİ ÜZERİNDEN KİŞİSEL RANT ELDE EDİLİYOR”

    Halkın kutsalları üzerinden kişisel piar yapmak, yani halkla ilişkiler fırsatına dönüştürmenin etik olmadığını belirten Aday, “Maalesef Türkiye’de bu yönlü bir gelenek oluşmuş durumda. İnsanlar kendi ekonomik güçlerini kullanarak, halkın inanç merkezleri üzerinden kişisel rant elde ediyor. Bu yaklaşım sadece Alevilerde yok elbet, tüm inanç merkezleri ya devletin olanaklarını kullanıp kişisel reklam yapan kurum temsilcilerinin ya da ekonomik, sosyal gücü olanların istismarı altında. Bu yapılanlar inanç istismarıdır. Başta Alevi Ocakları olmak üzere tüm Alevi dünyası benzeri tüm istismar edilen kutsalları bu nahoş durumdan kurtarmalıdır. Dersim’deki Anafatma Ziyaretinde yaşanan da budur. CHP Milletvekili Gürsel Erol siyasal kimliği için halkın kutsalını araçsallaştırmıştır” dedi.

    “GÜRSEL EROL, KİŞİSEL REKLAM VE ERKEK SİMGESİ ASLAN HEYKELİ KALDIRMALIDIR”

    Ana Fatma ziyaretinde yapılanların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Aday, “Gürsel beye önerim derhal kişisel reklamı yapılan tabelaları ve erkek simgesi olan yeleli aslan heykelini kaldırmasıdır. Fatma Ana elbette Hz. Ali’nin eşitidir ve Ali’nin simgesi de aslandır. Ama Hz. Muhammed’in kızı olan Fatma Ana’yı neden bir erkek -heykel erkek aslan olarak tasarlanmış çünkü- üzerinden tarif edelim. Alevi yol düsturu ‘’Birimiz kırk, kırkımız bir’’ demiyor mu? Dolayısıyla kadını, anayı erkek üzerinden simgeleştirmek, öyle ifade etmek hem Alevi hakkaniyetine hem de yola zarardır. Şah Hatayî ‘’Özün eğri ise yola zararsın’’ der. Bu kişilerin yola hürmeti var ise şayet özünü dara çekip, kendileriyle yüzleşsinler, belki o zaman yaptıkları yanlışın farkına varırlar” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • DAD’dan çağrı: Gelin Düzgün Baba mekanında kutsallarımızın darına duralım, biz hazırız

    DAD’dan çağrı: Gelin Düzgün Baba mekanında kutsallarımızın darına duralım, biz hazırız

    PİRHA- Dersim’de Düzgün Baba Cemevi bahçesine dikildiği ve sonradan kaldırıldığı için tartışmalara yol açan Hasret Gültekin heykeline ilişkin Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi yazılı bir açıklama yaptı. Heykelin Dersim’de dikilebileceğini vurgulayan DAD, kendilerine yönelik sarfedilen sözleri eleştirdi. DAD, “Gelin Düzgün Baba mekanında yolda birlik için kutsallarımızın darına duralım, hak meydanında cemal cemale gelelim. Biz dara durmaya hazırız” çağrısında bulundu. 

    Dersim’de Düzgün Baba Cemevi bahçesine dikildiği ve sonradan kaldırıldığı için tartışmalara yol açan ve geçtiğimiz hafta Pir Kureyş Baba Cemevine dikilen Hasret Gültekin’in heykeli son olarak geçen hafta sonu Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan’ın da aralarında bulunduğu bir heyet tarafından teslim alınarak Dersim merkezdeki bir mekana kaldırıldı.

    Gerekli görüşmeler sonrasında Hasret Gültekin’in ailesinin de rızalığı alınarak heykel belirlenen bir noktaya dikilecek.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi bugün heykele ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

    “Yol Kardeşlerimize Ve Demokratik Kamuoyuna” başlığıyla yapılan açıklamada “Gelin Düzgün Baba mekanında yolda birlik için kutsallarımızın darına duralım, hak meydanında cemal cemale gelelim. Biz dara durmaya hazırız” denildi.

    DAD Genel Merkezi’nin tam metni şöyle:

    “Bilindiği üzere yaklaşık bir yıldır Düzgün Baba Cemevi ve Hasret Gültekin heykeli üzerinden tartışmalar yürütülmektedir. Bu tartışmalar Alevi edep-erkânı dışına taşırılmış olup merkeze Demokratik Alevi Dernekleri ve Düzgün Baba Cemevi yönetimi konularak adeta bir linç kampanyasına dönüştürülmüştür. Yola bağlı canların sorun ve meseleleri ele alış ve çözümleyiş yöntemi belliyken ciddi bir bilgi kirliliği yaratılmış, adeta bir algı operasyonuna dönüştürülmüştür. Birçok açıklama yapılmasına rağmen bu linç ve algı operasyonu derinleştirilerek sürdürülmüş, kurumumuzun halkımızdan ve diğer musahip kurumlardan tecrit edilme, yalnızlaştırma politikasına dönüştürülmüştür.

    Yaşanan süreç ve gelişmeler nedeniyle Yol Kardeşlerimiz ve demokratik kamuoyuna süreci bir kez daha izah zorunluluğu doğmuştur.

    Süreç Nasıl Başladı?

    Öncelikle belirtmek isteriz ki, heykelin yapılışı, Düzgün Baba Cemevinin bahçesine dikiliş ve kaldırılışı süreçlerine dair Demokratik Alevi Dernekleri’nin bilgisi ve dahili olmamış, gelişmeler üzerine bir Alevi kurumu olarak müdahil olma zorunluluğu doğmuştur.

    Nasıl müdahil olduk?

    Düzgün Baba Cemevi yönetimi tarafından heykelin açılışı için kurumumuza bilgi  verilmesiyle bu durumdan haberdar olduk. Bu gelişme üzerine Düzgün Baba veya bir başka ziyaretgâhımıza heykel dikilmesine kutsal mekânla ilgili ileride olabilecek tartışmaları görerekten ve toplumsal geleneğimiz, inancımız gereği rızamız olmadığını belirttik. Kendileri tarafından da bu mekâna heykel konulmasını doğru bulmadıklarını, heykeli yaptıran ve mekâna getirten iş insanının ısrarlı tutumu nedeniyle sıkıntılı bir süreç yaşadıklarını ve o bölgedeki Ocak evlatlarının, halkın da rıza göstermediğini söylediler.

    Sonraki birkaç gün içerisinde heykelin önce dikildiğini, sonrasında halkın rıza göstermemesi nedeniyle kaldırıldığını öğrendik. Bu birkaç günlük gelişmelere fiili ya da telkin biçiminde bir dahiliyetimiz olmamıştır.

    Bu gelişmelerin ardından tartışmalar gelişmiş, Yol aklı ve dili dışında bir mecraya düşülmüştür.

    Çözüm Girişimleri

    Bu meselenin çözüme kavuşturulması amacıyla PSAKD Genel Merkezi adına bir heyet gelerek Dersim ve Nazımiye ilçesinde birkaç günlük temas ve girişimlerde bulunmuştur. Bu heyette, PSAKD Genel Başkan Yardımcısı ve Erzincan Şube Başkanı Erol Yeter, PSAKD İnanç Kurulu üyeleri Efe Engin, Hasan Doğan, Dersim PSAKD Şube Başkanı Ali Ekber Kaya, PSAKD Sivas, Malatya, Varto şube başkanları bulunmaktaydı. Heyetin yürüttüğü çalışmalar neticesinde, Düzgün Baba Cemevinde bir Muhabbet Cemiyle bu meselenin görüşülerek çözüme kavuşturulacağı duyuruldu.

    PSAKD heyetinin organize ve çağrısıyla Düzgün Baba Cemevinde gerçekleştirilen bu Muhabbet Cemine; Ocak evlatları pirlerimiz, halk müziği sanatçımız Süleyman Yıldız, Akademisyen-Yazar Daimi Cengiz, Yaşar Kaya, Ali Tamaç (Kureyşan evladı) ve bölge halkının yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.

    Bu muhabbet sırasında, PSAKD heyeti tarafından oluşturulan divanda heyetten Efe Engin ve Hasan Doğan görev aldılar. Erkânımız üzeri, Dar Gülbangı verilerek meydan açıldı. Divandaki canlar “Bu meydandan çıkacak karara herkes razı mıdır” söylemiyle çıkacak karara rızalık istediler. Tüm canlar çıkacak karara razı olacaklarını beyan ettiler.

    Demokratik Alevi Dernekleri adına Eş Genel Başkanımız Musa Kulu, ziyaretgâhlarımıza heykel dikmeyi doğru bulmadığımızı fakat bu meydandan çıkacak karara razı olacağımızı belirtti. PSAKD heyeti, Ocak evlatları, kurum yöneticileri ve halktan katılımcılar neredeyse her can söz alarak görüş bildirdi.

    Saatlerce süren bu muhabbetin sonunda heykelin Düzgün Baba Cemevi veya çevresine değil de Nazımiye ya da Dersim merkezinde belirlenecek uygun bir mekâna dikilmesi, bunun için çalışmaların başlatılması kararı alındı.

    Bu kararlaşmanın oluşturulan komisyon tarafından ve katılımcıların da imzasıyla yazılı hale getirilerek basın metni biçiminde kamuoyuna deklare edilmesi kararlaştırıldı. Bu sırada PSAKD heyetinden Efe Engin ve Hasan Doğan canlarımız “genel merkezle telefon görüşmesi yapmamız gerekiyor” diyerek telefon görüşmesi için meydandan ayrıldılar.

    Kısa bir süre sonra geri gelerek bu karara uymayacaklarını ve imzacı olmayacaklarını belirterek meydanı terk ettiler. Kendileri tarafından kurulan Haq Meydanını terk etmek, alınan karara itiraza etmek Alevi Erkânında görülmüş müdür? Ertesi gün meydanda hazır bulunan ve komisyon olarak görevlendirilen canlar bu Muhabbet Ceminden çıkan kararı yazılı hale getirerek pirlerimiz ve halkın da katılımıyla halk müziği sanatçımız Süleyman Yıldız tarafından okunarak kamuoyuyla paylaşıldı.

    Buraya kadar süreç bu şekilde cereyan etmiştir.

    DAD Olarak Çözüm Girişimlerimiz 

    Meselenin Yol ve Erkâna uygun biçimde çözümü için DAD olarak; öncelikle Dersim’deki Ocak evlatlarını ve STK’ları ziyaret ederek, görüşmeler yaparak çözüm önerilerini ve katkılarını istedik. Özellikle Alevi Federasyonları ve bağlı kurumlarda hizmet yürütmekte olan Ocak evlatlarını da tek tek ziyaret ederek meselenin çözümü için tekrar cem olmayı önerdik. Bu canlarımızdan ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül (Kureyşan Ocağı evladı), Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat (İmam Rıza Ocağı evladı), Alevi-Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Hasan Kılavuz (Sey Sabun Ocağı evladı), HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez ile görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde başta PSAKD genel merkezi olmak üzere, heykeli yaptıran iş insanı Sinan Samat, Hüseyin Mat ve Celal Fırat heykel ile ilgili Alevi camiasından ve Hasret Gültekin canımızın değerli eşi Yeter Gültekin canımızdan yetki aldıklarını beyan ettiler. Hatta PSAKD Genel Merkezi ve Sinan Samat Sivas Şehit ailelerini hepsiyle tek tek görüşüp rızalık aldıklarını beyan ettiler. Bize ulaşan bilgilere göre bir çok ailenin bilgisi yoktur.

    Fakat PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan görüşme talebimize olumlu yanıt vermesine karşın HBVAKV Genel Merkezinde yapacağımız bu görüşmeye gelmemiştir.

    Ayrıca, Aşure Ayında Munzur Ovacık gözelerinde Alevi Kurumlarının katıldığı Aşure lokmasında, ADFE Başkanı Celal Fırat, Eş Genel Başkanımız Musa Kulu’yu arayarak heykel meselesiyle ilgili Alevi federasyonlarının rızalığını alarak konuyla ilgili DAD’dan görüşme talebinde bulunmuştur. Bu talebe istedikleri yer ve zamanda olmak üzere olumlu cevap verilmesine rağmen bu görüşme hala gerçekleşememiştir. Nedenini de bilmiyoruz.

    Son Olarak 

    Bu meselenin Alevi ve Demokratik kamuoyuna “Sivas Şehitleri ve Hasret Gültekin canımız” karşıtlığı biçiminde yansıtılması vicdani ve ahlaki değildir. Hasret ve Sivas şehitleri Yolumuzun, tüm süreklerimizin ve demokratik mücadele hattının değerleridir. Tartışmaz ve tartıştırmayız.

    Sivas’ta gerçekleştirilen saldırı sadece bir Alevi örgütlülüğüne değil, Aleviliğe, tüm Alevilere ve demokratik mücadeleyedir.

    Heykelin Dersim’e değil, Düzgün Baba Ziyaretine dikilmesi doğru bulunmamıştır. Buradan yola çıkarak adeta bir DAD ve Dersim düşmanlığı geliştirmeye çalışmak hangi aklın ürünüdür? PSAKD Genel Merkez düzeyinde aldıkları karar gereği üyeleri ve yöneticilerinin DAD üye ve yöneticileriyle görüşmemesi, etkinliklerine katılmamaları, beraber etkinlik yapmamaları bu kuralı ihlal edenlerin cezalandırılacağı kamuoyunca duyuldu.

    Demokratik Alevi Derneklerini İŞİD zihniyetli, feodal, bölgesel milliyetçi, Yezit, bir siyasetin arka bahçesi olarak nitelemek, meseleyi Yol dili ve kemaleti üzerinden ifade etme biçimimizi “ne olduğu belli olmayan bir dil” olarak itham etmek Alevice bir akıl, yaklaşım ve söylem midir? Bu yaklaşım İttihatçı zihniyetin Alevilere yönelik raporlarındaki ötekileştiren, ayrıştıran, yok sayan, hedef gösteren, inkâr eden, kriminalize eden zihniyet ve dilin devamı değil midir?

    Bir algı yaratmayı amaçlayan “heykel yıkıldı, heykel devrildi, bir depoya atıldı, Hasret’e Dersim’de de yer yok, Dersim’e de sığmıyor” gibi ifadeler ne kadar vicdanidir?

    Alevi ve demokratik kamuoyunda heykel meselesi üzerinden Harde Dewreş Dersim topraklarına, Ocaklarına ve kurumumuza dair kullanılan dil bir üst akıl ürünü müdür ya da bir manipülasyon mudur? Yoksa bir görevlendirme midir?  Ayrıca bu söylemlerle Koçgiri / Dersim hattının karşı karşıya getirilmesi tarihsel ve kültürel direniş hattına aykırıdır. Kurum olarak bu ayrıştırma müsaade etmeyeceğimiz bilinmelidir.

    Kurum ve yöneticilerimizin, musahip kurumumuz Düzgün baba Cem evi yönetiminin sürekli gündeme getirilmesi ötekileştirici hedef gösterici bir dil kullanılması inancımızın neresine sığmaktadır? Yolumuzun kemaletine uyuyor mu?

    Bu kurumda emek veren canlarımız bulundukları her alanda emek ve duruşlarıyla bilinen, tanınan canlardır. Atılan çamurlar bilindikleri alanda zerrece bulaşamaz fakat kurumumuzu ve canlarımızı tanımayan geniş kesimlere hedef kitle olarak belirlenmiştir. DAD olarak doğrudan-dolaylı pek çok yönelimle karşı karşıyayız bu durum tesadüfî değildir.

    Perspektifimizin kaynağı Yol’dur, öğretimizdir, herhangi bir yerel için değil tüm Alevi sürekleri içindir. Yol cümleden uludur…

    Hasret canımızın heykelinin Dersim’den götürülmesi kabul edeceğimiz bir yaklaşım değildir, Kureyş Baba Cemevinin bahçesinde kalması doğru olurdu. İddianın aksine bu tutum ve yaratılan tartışmalar sadece Dersim’in değil tüm Alevi halkımızın vicdanını yaralamıştır

    Düzgün Baba mekânında sayısız Pir ve Ana’mız hizmet etmiş, bazılarının vasiyetine rağmen bu mekânda toprağa sırlanmaları Ocak sahipleri ve bölge halkınca uygun görülmemiştir. Dahası, hemen Cemevinin yakınında yüzlerce çocuk, kadın, yaşlı, genç insanımız topluca katledilmiş, bu canlarımızın anısına dahi kimse “buraya bir heykel veya anıt dikelim” önerisinde bulunmamıştır. Saygı bekliyoruz canlar!

    Tüm şehitlerimiz yüreğimizi mekân tutmuştur, anılarına ve Yolumuza bağlıyız. Sadece Yolumuzun şehitlerinin değil, cümle mazlum ve hakikat ehlinin Dersim’de yeri vardır, tamamı bu topraklara ve yüreğimize sığar.

    “GELİN DÜZGÜN BABA MEKANINDA KUTSALLARIMIZIN DARINA DURALIM”

    Söz konusu bu yaşanmışlıkların bütün seyri boyunca kurum olarak yaptığımız bütün açıklamalar Alevi Hakikati, Yol Edep- Erkan dışında bir kelamımız asla olmamıştır ve olmayacaktır. Ancak bütün süreç boyunca başta PSAKD genel merkezi olmak üzere bir çok alevi kurumu, yöneticileri, Alevilikle ilgili söz kuranlar hakkımızda kullandıkları sözler, iddialar, ithamlar, yakıştırmalar inancımızın kemaletine uymadığını belirtiriz. Çünkü yolumuz der ki “ YOL TAŞINI YOL KUŞUNA ATMA” bizler bu yolun talibi olmaktan asla vazgeçmeyeceğiz…

    Bütün bu yaşananlardan sonra sürece dahil olan, söz söyleyen bütün canlara çağrımızdır; “Gelin Düzgün Baba mekanında yolda birlik için kutsallarımızın darına duralım, hak meydanında cemal cemale gelelim. Biz dara durmaya hazırız.”

    Bir olalım, iri olalım, diri olalım ve yar olalım, yar kalalım… Yolumuzun kemali bunu söyler.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Hasret Gültekin’in heykeli PSAKD heyetince alınarak bir mekana kaldırıldı

    Hasret Gültekin’in heykeli PSAKD heyetince alınarak bir mekana kaldırıldı

    PİRHA-Nazimiye merkezde bulunan Pir Kureys Baba Cemevine dikilen Hasret Gültekin’in Heykeli PSAKD tarafından bugün öğlen saatlerinde alınarak korunaklı bir mekana kaldırıldı.

    Düzgün Baba Cemevi bahçesine dikildiği ve sonradan kaldırıldığı için tartışmalara yol açan ve geçtiğimiz hafta Pir Kureyş Baba Cemevine dikilen Hasret Gültekin’in heykeli ile yeni bir gelişme yaşandı.

    Hasret Gültekin’in heykeli bugün öğlen saatlerinde aralarında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan’ın da bulunduğu heyet tarafından teslim alınarak Dersim merkezdeki bir mekana kaldırıldı.

    Gerekli görüşmeler sonrasında Hasret Gültekin’in ailesinin de rızalığı alınarak heykel belirlenen bir noktaya dikilecek.

    Düzeltme

    Yerel kaynakların aktardığı bilgiler doğrultusunda Nazimiye Pir Kureys Baba Cemevine dikilen Hasret Gültekin’in heykelinin dün gece alınarak bir mekana kaldırıldığı bilgisi ile girdiğimiz haberi gerekli uyarılar sonrasında düzeltmiş bulunuyoruz.

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • 28 isimden çağrı: Sorunun çözümü için her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazırız

    28 isimden çağrı: Sorunun çözümü için her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazırız

    PİRHA- Alevi dünyasının tanınmış isimlerinden aralarında pirlerin de olduğu 28 isim yazılı bir açıklama yaparak, Hasret Gültekin’in Dersim Nazımiye Düzgün Baba’da dikilen heykelinin kaldırılması sonrası yaşanan sorunun çözümü için her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazır olduklarını duyurdu. 

    Aralarında Aydın Deniz, Kazım Genç, Musa Kazım Engin, Vedat Kara, Zeynep Yıldırım, Ali Koçak, Erdal Sağır’ın da olduğu 28 isim, ortak yazılı bir açıklama yaparak, Hasret Gültekin’in Dersim Nazımiye Düzgün Baba’da dikilen heykelinin Düzgün Baba cemevi tarafından kaldırmasından bu yana yaşanan tartışma ve yaklaşımları kaygıyla izlediklerini ancak seyirci kalamayacaklarını duyurdular. Açıklamada, sorunun çözümü için her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazır oldukları vurgulandı.

    Açıklamanın tamamı şöyle:

    “2 Temmuz 1993’te Sivas Katliamı’nda yitirdiğimiz değerli ozanımız Hasret Gültekin’in Dersim Nazımiye Düzgün Baba’da dikilen heykelinin Düzgün Baba Cemevi tarafından kaldırmasından bu yana yaşanan tartışma ve yaklaşımları kaygıyla izliyoruz.
    Aleviler yüz yılardır türlü baskı ve katliamlara rağmen bütün sürekleriyle varlığını korumayı başarmış bir toplumdur. Bu başarının arkasında Yol’un insana yakışan güçlü sistemi vardır. Talibin Pir’e, Pir’in talibe ve her bir Alevinin birbirine karşı sorumlulukları vardır. Öyle ki Alevi kurumlarının her birinin toplumumuza karşı sorumlulukları vardır.
    Alevileri yok sayan, taleplerini kabul etmeyip baskı, zulüm ve asimilasyonla parçalamaya, yok etmeye çalışanlara karşı verdiğimiz mücadeleden daha fazlasını toplumumuzun birliğine, dirliğine ve insanca yaşamına vermek zorundayız.
    Canlı bir hayatı yaşıyorsak mutlaka sorunlarımız da olacaktır. Bireyler ya da kurumlar özellikle toplumumuzun hassas olduğu konularda ‘ben-biz düşündük oldu’ deme hakkına ve lüksüne sahip değildir. Özellikle Alevi kurumlarımızın böylesi bir hataya düşme hakkının olmadığını belirtmek isteriz.

    “YAKLAŞIMLAR KUTUPLAŞTIRMAYA DAVETİYE ÇIKARAN NİTELİKTE”

    Hasret Gültekin canımızın heykelinin dikilme ve kaldırılma süreçleri içinde birçok hatayı barındırmaktadır. Yanlış atılan adımlar, izlenen yol, yürütülen tartışma ve yaklaşımlar Alevi Yol erkanından uzak, ötekileştirici, ayrıştırıcı ve kutuplaştırmaya davetiye çıkaran niteliğe sahiptir.
    Bizler; Hasret Gültekin canımızın (ve ailemizin), ziyaretgahımız Düzgün Baba’nın, serçeşmemiz Hace Bektaş-ı Veli’nin, kurumlarımız PSAKD (Pir Sultan Abdal Kültür Derneği), DAD (Demokratik Alevi Dernekleri) ve Düzgün Baba Cemevinin yersiz ve ölçüsüz tartışmaların parçası haline getirilmesine razı değiliz. Hiçbir değerimizin bu seviyede tartışılmasına, karşı karşıya getirilmesine müsaade edemeyiz. Yürütülen tartışmaları izlerken hayrete düşsekte seyirci kalamayız.
    Yaşanan bu sorun aynı zamanda bize Alevi hareketinin geldiği noktayı işaret etmektedir. Sorunların çözümü, yapılan açıklamaların üslubu, ayrıştırıcı ve ötekileştiren dilin kullanılması yolumuzdan ve öğretilerimizden uzaklaştığımızın göstergesidir.

    “İZLENEN YÖNTEM YOL’A ZARAR VERİYOR”

    Bizler bu konunun taraflarının yaptıkları açıklama ve izledikleri yöntemin Alevilerin mücadelesine, birliğine ve Yol’a zarar verdiğini düşünüyoruz.
    Öncelikle kurumların yaptığı bütün açıklamaları yukarıda ifade etmeye çalıştığımız kaygılar hasebiyle geri çekmelerini, sorunun çözümüne dair yapıcı yaklaşım geliştirmelerini talep ediyoruz.

    “DÜZGÜN BABA DA, HASRET GÜLTEKİN DE ALEVİLERİN ORTAK DEĞERİDİR”

    Nasıl Düzgün Baba sadece Dersim’dekilerin değil tüm Alevilerin ortak değeri ise Hasret Gültekin’de tüm Alevilerin ortak değeridir. Tüm Alevilerin vicdanını rahatlatacak ve Alevice yol yöntemlerle çözüme ulaşarak kararların alınmasını önemli buluyoruz. Hasret Gültekin Can’ımızın heykelinin söküldüğü yere tekrar dikilerek gönüllerin birlenmesi ve sürecin kapatılmasını öneriyoruz.

    “İTİDALLİ DAVRANMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Aşağıda imzası bulunan bizler öncelikle PSAKD, DAD, Düzgün Baba Cemevi ve daha sonra bütün canlara sesleniyoruz; ötekileştirici, ayrıştırıcı dil ve yaklaşımlardan, değerlerimizin tartışma konusu yapılmasından lütfen uzak durmanızdır. Bugüne kadar yaşananlar bizler gibi Alevi toplumuzu derinden üzmektedir. Bu acı duruma daha fazla katkı sunmamanızı dilerken, itidalli davranma çağrısını yapıyoruz.
    Sorunun çözümüne dair Yol’un bizlere sunduğu yöntemlerin dışına çıkmadan adım atmanızı bekliyoruz.
    Bizler sorunun çözümü için her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğumuzu konunun taraflarına ve kamuoyunun bilgisine sunarız.
    GELİN CANLAR BİR OLALIM, İRİ OLALIM, DİRİ OLALIM”

    Açıklamayı yapan isimler şöyle:

    Aydın Deniz
    Vedat Kara
    Kazım Genç
    Ali Aktaş
    Erdal Sağır
    Özgür Gülşen
    Sakine Dağıdır
    Dursun Önal
    Fevzi Can
    Zeynep Yıldırım
    Hasan Bayrak
    Dursun Şahin
    Songül Tunçdemir
    Ali Kaya
    Erdal Yıldırım
    Ali Koçak
    Musa Kazım Engin
    Seyit Karahalil
    İsmail Pehlivan
    Gürbüz Deniz
    Şehzade Boyalı
    Haydar Yıldırım
    Mehmet Çoban
    Halil Aksu
    Kezban Bektaş
    Alaaddin Değirmenci
    Halil Boyalı
    Kayhan Yüksel

    PİRHA/ İSTANBUL

  • PSAKD Yol Erkan Kurulu üyeleri Hasan Doğan ve Efe Engin’den heykel açıklaması

    PSAKD Yol Erkan Kurulu üyeleri Hasan Doğan ve Efe Engin’den heykel açıklaması

    PİRHA- Dersim’de Düzgün Baba Cemevinde 25 Temmuz’da yapılan toplantıya katılan PSAKD Yol Erkan Kurulu üyeleri Hasan Doğan ve Efe Engin yazılı bir açıklama yaparak, Hasret Gültekin heykeli konusunda yapılan tartışmaların sonlandırılması gerektiğini belirterek, Alevi kurumlarını sorumluluğa davet ettiler.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Yol Erkan Kurulu üyeleri Cemal Abdal Ocağı’ndan Hasan Doğan ve Bawa Qureş Ocağı’ndan Efe Engin, Düzgün Baba Cemevi bahçesinden kaldırılan Hasret Gültekin heykeli ile ilgili yapılan tartışmalara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

    Dersim’de 25 Temmuz’da Düzgün Baba Cemevinde yapılan toplantıya katılan Hasan Doğan ve Efe Engin, oluşturulan bir heyetle incelemelerde bulunduklarını, önce mekanın Bawa Qureş Ocağı hizmet evlatları ile sonra Bawa Qureş ve Bawa Düzgün’ün Mürşiti Bawa Mansur Ocağı hizmet evlatları ile görüştüklerini belirterek, her iki Ocağın beyanının, anıtın ne konulmasında ne de kaldırılmasında rızalık alınmadığı hatta cemevi yapımında dahi rızalık alınmadığı şeklinde olduğunu kaydettiler.

    Tüm Alevi kurumlarının sorumluluğa davet edildiği açıklamanın tam metni şöyle:

    “Düzgün Baba Cemevinde iş insanı Sinan Samat’ın talebi, Yönetim Kurul kararı ile Sivas Madımak’ta serini verip sırlanan 33 can adına dikilen 33 fidan ve ailelerin rızalığı alınarak yapılan Hasret Gültekin anıtı, açılışa bir gün kala cemevi yönetimince yerinden sökülüp bir odada bekletilmeye alınmıştır. İş insanı Sinan Samat ve Madımak’ta serini verenlerin ailelerinin Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Yönetim Kurulu’na yetki vermesi nedeniyle Düzgün Baba Cemevi ile bir görüşme yapılıp 25.07.2020 tarihinde toplantı kararı alınmıştır.
    PSAKD-Yol Erkan Kurulu’ndan Hasan Doğan ve Efe Engin ayrıca GM ve Şube yöneticilerinden oluşan bir heyet ile incelemelerde bulunduk. Önce mekanın Bawa Qureş Ocağı hizmet evlatları ile görüştük. Sonra Bawa Qureş ve Bawa Düzgün’ün Mürşiti Bawa Mansur Ocağı hizmet evlatları ile görüştük. Her iki Ocağın beyanı; Anıtın ne konulmasında ne de kaldırılmasında rızalık alınmadığı hatta Cemevi yapımında dahi rızalık alınmadığı şeklindedir. Yapılan bu görüşmeler rızalıkla kayıt altına alınmıştır.

    Yapılan toplantıda cemevi yönetimi ortak yapılacak toplantıdan vazgeçip sadece savunma yapacaklarını belirterek PSAKD’yi yalnız bırakmışlardır. Toplantıda cemevi yönetimi hatalı olduklarını beyan etmişlerdir. Yol Erkan Kurulu olarak düşüncemiz Düzgün Bawa Cemevi yönetimi bu yanlıştan vazgeçip Düzgün Bawa’ya emanet edilen anıtı yerine dikmelidir ve gönülleri birlemelidir. Kaldırılması gereken reklam panolarıdır. Ekolojik zenginliği ile dünya mirası olan Dersim topraklarında Munzur Gözeleri işgal altındadır. Munzur Vadisi yapılaşma ile yüz yüzedir. Alevilerin birçok Dergah, Ocak ve kutsallarında bir çok tahribat ve müdahale ortada durmaktadır. Alevilerin enerjilerini birbirlerine değil, bu değerleri yok eden tahribata yöneltmeleri gerekir. İnancımız, varlığın birliği gereği cümle varlığı Hak bilmektedir. Sevginin, dayanışmanın, birliğin inancıyız. Aleviler bu yüzden egemenlerin sürekli hedefi olmuştur.

    “TÜM ALEVİ KURUMLARINI SORUMLULUĞA DAVET EDİYORUZ”

    Ülkemizde yaşanan anti demokratik uygulamalar karşısında birliğe her zamankinden daha çok ihtiyaç varken medyada Alevi kurumlarının ve kişilerin birbirlerine kullandıkları ifadeler ise kabul edilemez. Bazı Alevi Kurumları yaptıkları açıklamalarda Alevi değerlerini tartıştıran ve etnisite ayrımı yapan sorumsuz bir dil kullanmaktadır. Alevi hareketini yeni sorunlarla baş başa bırakacak tarihi bir hata yapılmaktadır. Çok kısa bir süre önce başka bir konuda yan yana resim vermelerine rağmen bu konuya el atmayıp çözümsüz bıraktıkları için tüm Alevi kurumlarını sorumluluğa davet etmekteyiz. Aydınlar, akademisyenler, hizmet ehilleri, Pirler(ana-dede) kısaca yol için emek sarf edenlerin bir an önce bu yanlış gidişatın düzeltilmesi için ses vermelerini beklemekteyiz. Aşk ile.
    “GÖNÜL KALSIN YOL KALMASIN”, “YOL CÜMLEDEN ULUDUR.”

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Düzgün Baba Cemevi’nden Hasret Gültekin açıklaması

    Düzgün Baba Cemevi’nden Hasret Gültekin açıklaması

    PİRHA – Düzgün Baba Cemevi bahçesine 1993 yılında 33 sanatçı ve aydınla birlikte yakılarak katledilen sanatçı Hasret Gültekin’in heykeli dikildi. Ancak Hasret Gültekin’in heykelinin sökülerek kaldırıldığı haberleri sonrası Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu tarafından bir açıklama yapıldı. Açıklamada, “Düzgün Baba’da heykelin kurulmasına toplumumuz tarafından rızalık verilmemiştir. Heykel Nazımiye ilçesine dikilecek ” denildi. 

    Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu tarafından sanatçı Hasret Gültekin’in heykeline yönelik ‘saldırı’ iddialarına yapılan açıklama şöyle:

    “KAMUSAL KİMLİĞİMİZE YÖNELİK BİR SALDIRI”

    18.07.2020 tarihinde Düzgün Baba’da yıkıldığı, saldırıya uğradığı gibi akla ve mantığa uymayan ahlak ve vicdanla bağdaşmayan bir takım asparagas haberler servis edildiğini üzüntüyle görmekteyiz. Bu konunun birinci derece muhatabı olan başkanı ve yönetim kurulunun bilgisi ve görüşü alınmadan bu konunun aslı sorulmadan bu haberlere itibar edip sosyal medya ve basında kurumsal kimliğimize dönük bir saldırı ve karalama kampanyasına dönüştürülmek istenmektedir. Bu durumun açığa kavuşturulması halkımızın doğru bilgilendirilmesi hususunda bir açıklama yapmak zaruriyeti doğmuştur. Dersimli iş insanı Sinan Samat iki yıl önce Düzgün Baba Cem Evi eski başkanıyla görüşme yapıyor. Cemevinin yan tarafında kendisine bir alan tahsis ediliyor. Bu alanda Sivas Şehitleri hatıra ormanı kuruluyor ve bu mekanda kendi eşinin ismiyle bir tabela dikiliyor. Ayrıca bu alana Hasret Gültekin canımızın heykelinin kurulacağı bir duvar örülüyor.

    “ORTAK KANAAT DÜZGÜN BABA’DA HEYKEL YAPILMAMASI YÖNÜNDE”

    11.06.2019 tarihinde Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu ve Başkanlığında bir değişim yaşanmıştır. Düzgün Baba Raa Haq-Hakk Yol Aleviliğinin serçesmesidir. Toplumumuzun en önemli inanç ve itikat merkezidir. Bu mekanın kutsiyeti, maneviyatı, doğallığını korumak burada hizmet veren canların temel görevidir. Sivas Şehitleri bizim ve halkımızın temel değerleridir. Bugün gerek Türkiye gerekse Avrupa da varolan Alevi kurumları, cemevleri bu şehitlerimizin külleri üzerinden varolmuşlardır. Bunu reddetmek kendi varlık gerekçemizi inkar etmek anlamına gelir. Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu olarak sosyal, kültürel ve toplumsal anlamda önemli çalışmalar yapmaktayız. Hizmet verdiğimiz bu dönem içerisinde gerek Düzgün Baba’ya gelen ziyaretçi canlar gerek Nazımiye halkı gerekse birçok ocağımız, pirlerimiz, analar ve toplumsal kurumlarımızın görüşleri alınmış tarafımızca bir kamuoyu yoklaması yapılmış ortak kanaat Düzgün Baba’da heykel yapılmaması yönünde bir irade açığa çıkmıştır.

    “TOPLUM TARAFINDAN RIZALIK VERİLMEMİŞTİR”

    Düzgün Baba’da heykelin kurulmasına toplumumuz tarafından rızalık verilmemiştir. Bütün bu süreci ve eğilimi heykeli dikmek isteyen iş insanı Sinan Samat’a defalarca ısrarla iletmemize rağmen bu konuda kendisini ikna edemedik. Kendisi de Avrupa’da birçok görüşme aldığını ve insanların çoğunun olumlu karşıladığını beyan etmiştir. Ayrıca üç yıllık bir çalışma olduğunu emek verdiğini bu konuda var olan tepkilerin kısa sürede yatışacağını ifade etmiştir. Son olarak kendisine cemevi yönetimi olarak Dersimde bulunan ocaklarımızı, pirler, analar, yerel yönetimler, inanç önderlerimiz ve sivil toplum örgütlerinin hazır bulunduğu Düzgün Baba’da bir muhabbet cemi yapalım, buraya gelen bütün bu canların ortak akıl, konsensüs ve rızalıklarını alarak bu canımızın heykelini dikelim dedik. Bu önerimizde dikkate alınmadı. Kısa bir süre önce Hasret Gültekin canımızın heykeli getirildi. Bizler de yönetim olarak Düzgün Baba’daydık. Heykel rızasız dikildi. Bizler de gerek bu değerlerimize gerek şehit ailelerimize gerekse verilen emeğe duyduğumuz saygı gereği herhangi bir olumsuz tavır içine girmedik.

    “HEYKEL NAZIMİYE İLÇE MERKEZİNE DİKİLECEK”

    Yönetim kurulumuzla bu durumu değerlendirdik. Düzgün Baba’da Hasret Gültekin ve diğer şehitlerimizi tartıştıracak ve değer ailelerimizi incitmemek adına bir açılış planlamasını başlattık. Fakat heykelin dikildiği günden itibaren gerek Düzgün Baba’ya gelen ziyaretçiler gerek ilçe halkı Türkiye’nin her tarafından ve Avrupa’dan yoğun bir eleştiri ve tepkiyle karşı karşıya kaldık. Bunun üzerine heykeli dikmek isteyen Sinan Samat ile yeniden bir görüşme yaptık. Kendisini bir kez daha toplumsal kurumlarımız ve halkımızdan rızalık alıp bu süreci böyle yürütelim dedik. Bu konuda irademiz bir kez daha dikkate alınmadı. İyi niyetimiz suistimal edildi. Tepkiler yoğunlaşınca Sinan Samat bizimle görüşme talebinde bulundu. Yaptığımız görüşme neticesinde kendisine Hasret Gültekin canımızın h heykelinin Dersim merkez veya Nazımiye ilçe merkezine taşıyalım. Bütün kurumlarımızın katılacağı şehitlerimize ve onların anısına yakışır bir etkinlikle bu çalışmayı taçlandırmak gerektiğini önerdik. Sinan Samat bu konuda bize heykelin taşınması konusunda insiyatifin Düzgün Baba cemevi yönetim kurulunda olduğunu söyleyerek rızalık verdiğini beyan etmiştir. Biz de rızalık aldıktan sonra Nazımiye belediye başkanı ile görüşme aldık. Heykelin Nazımiye’de dikilmesi konusunda talebimiz oldu. İlçe merkezinde kurulabileceği konusunda onay aldık.

    “HASRET GÜLTEKİN’İN EŞİ BİZİMLE İLETİŞİME GEÇMEDİ”

    Değer ailemiz olan Hasret Gültekin canımızın eşi bu çalışmanın ilk gününden son gününe kadar bizi aramamış fikrimizi görüşümüzü sormamış ve rızalığımızı almamıştır. Yeter Gültekin canla heykelin taşınacağı gün bir görüşmemiz olmuş kendisine bu konuda tarafımızca bilgi verilmiş toplumumuzun Düzgün Baba’da heykel dikilmesine rızalık vermediği kendisine aktarılmıştır. Düzgün Baba’nın kutsallığı ve maneviyatına saygı duyulması konusunda toplumun beklentilerinin dikkate alınması gerektiği söylenmiştir. Hasret Gültekin canımızın heykeli Düzgün Baba’da bulunan canların itinalı bir çalışmayla kaldırılmış yeni kurulacak yere götürülmek amacıyla cemevimizde bulunan cem salonumuzda bekletilmektedir.

    Şehitlerimizin anısına yakışır bir açılış planlaması yapılırken ve heykeli yaptıran iş insanının rızalığı alınmışken bugün basında ve sosyal medyada aslı astarı olmayan bir haber yayılmıştır. Düzgün Baba Cemevi yönetim kurulu olarak gerek Sivas Şehitleri gerekse hak ve hakikat uğruna şehit düşmüş bütün canlarımızın takipçileriyiz. Bize dönük bu karalama kampanyasının sistemden bağımsız olmadığını bir merkezden bilinçli ve planlı organize edildiğini bilinmesini istiyoruz. Bu konuda dostlarımızın ve duyarlı halkımızın daha duyarlı olmasını istiyoruz. Dost düşman herkes bilsin ki gücümüzü halkımızdan ve haklılığımızdan alıyoruz. Sırtımızı ne gerici sisteme ne de herhangi bir siyasi güce dayamamışız. Yönümüzü, yüzümüzü Bawa Duzgın’e dönmüşüz. Onun adaletine sığınmışız. Sinan Samat ve onun gibileri çok zengin olabilirler çok paraları olabilir. Değerlerimiz üzerinden reklam yapma ve rant elde etmelerine müsaade etmeyiz. Zemin olmayız tahammül etmeyiz. Sermayenin gücüyle her istedikleri şeyi yapamayacaklarını, yereldeki halkın iradesinin yok sayılmasına ve rızalığının alınmamasına karşı duruşumuzdan taviz vermeyiz. Aşk ile…”

  • PSAKD’den Düzgün Baba Cemevine çağrı: Hangi kurumlar projeyi istemiyor açıklayın

    PSAKD’den Düzgün Baba Cemevine çağrı: Hangi kurumlar projeyi istemiyor açıklayın

    PİRHA -Düzgün Baba Cemevinin bahçesine Sivas Katliamı’nda hayatını kaybeden sanatçı Hasret Gültekin’in dikilen heykeli kimliği henüz belirlenemeyen kişilerce sökülerek, cemevinin arkasına atılmasına ilişkin yazılı açıklama yapan PSAKD, cemevine bu kararından geri adım atması çağrısında bulunarak, projeyi istemeyen kurumların isimlerini açıklamasını istedi. 

    Dersim’in Nazımiye İlçesindeki Düzgün Baba Cemevinin bahçesine dikilen Sivas Katliamı’nda hayatını kaybeden sanatçı Hasret Gültekin’in heykeli kimliği henüz belirlenemeyen kişilerce sökülerek, cemevinin arkasına atıldı. PSAKD Genel Merkezi, yazılı bir açıklama yaparak Hasret Gülteki’nin heykeline yapılan saldırıyı kınadı.

    Açıklama, “Madımak şehitlerine hakaret etmek kimsenin haddi değildir! Hasret Gültekin Onurumuzdur..!” başlığıyla yayımlandı.

    2018’de Nazımiye Düzgün Baba Cemevi yönetiminin onayladığı ”Sivas Katliamı Şehitleri Anı Ormanı-Anıt Projesi” kapsamında, 33 canın isimlerinin de yerleştirildiği Hasret Gültekin heykeli açılışının yapılacağının duyurulduğu belirtilen açıklamada, 16 Temmuz’da açılışının yapılacağı duyurulan  Hasret Gültekin heykelinin 15 Temmuz gecesi yıkılmasına tepki gösterildi.

    “KARARINIZDAN GERİ DÖNÜN”

    Düzgün Baba Cemevine kararından geri dönme çağrısı yapılan açıklamada, şunlar belirtildi:

    “Bilinmelidir ki, 33 canımızın isimlerini sökenler, Hasret Gültekin heykelini indirenler adeta madımak otelini bir kere daha ateşe vermiştir. Düzgün Baba Cemevi yönetimi bilmelidir ki, yeryüzünde hiçbir kuvvet 33 canımızın ismini milyonlarca Alevinin yüreğinden silemez. Heykeli yıkma kararı verenler, Pir Sultan Abdal’a ihanet eden hınzır paşadır. Düzgün Baba Cemevi başkanı, kendisi ile yapılan telefon görüşmesinde, ismini veremeyeceği kurumların karşı çıktığını belirtmiştir. Düzgün Baba bizim kutsalımızdır ve Pir Sultan Abdal ile de yol müsahibidir. Cemevi yönetimindeki canlar bu sorumluluk ile hareket etmelidir.

    Madımak katilinin serbest bırakıldığı, davaların zaman aşımına uğratılmaya çalışıldığı bir süreçte cemevi yönetiminin bu davranışı başta şehit aileleri olmak üzere milyonlarca Aleviyi derinden yaralamıştır. Zira böylesi bir saygısızlığın ne mantıklı bir açıklaması vardır ne de bahanesi.
    Hasret Gültekin 2 Temmuz 1993 günü, tıpkı diğer canlarımız gibi, Pir Sultan Abdal’ı anmak ve onun yolunu ve öğretilerini savunmak üzere Sivas’a gitmişti. Cemevi yönetimine sesleniyoruz, bu kararınızdan geri dönün, projeyi istemeyen kurumlar hangileridir hemen açıklayın.
    Böylesi bir yıkım kararını veren vicdanın Alevi dünyasındaki yeri bellidir. Biz 33 canımızı Düzgün Baba’nın topraklarına emanet edemeyecek miyiz?”

    (HABER MERKEZİ)

  • Emekli-Sen üyeleri Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan 2019 bütçesine itiraz etti

    Emekli-Sen üyeleri Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan 2019 bütçesine itiraz etti

    PİRHA- Emekli-Sen üyeleri, bu ilk kez Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanılan 2019 yılı bütçesinde emekli ve emekçi halkın olmadığını belirterek, hazırlanan bütçeye itiraz etti.

    Ankara’da Ulus Heykel’de bir basın açıklaması yapan Tüm Emekliler Sendikası (Emekli-Sen) üyeleri, Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanılan 2019 yılı bütçesinde emekli ve emekçi halkın olmadığını belirterek, hazırlanan bütçeye itiraz etti. Basın açıklamasını Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Salman Hürkardeş okudu.

    Hürkardeş, 2019 bütçesinin ilk kez Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlandığını hatırlatarak, ” Sistem başkana vergi koymaktan, istenildiği kalemde keyfi harcama yapmaya kadar demokratik bir toplumla bağdaşmayan yetkiler tanıyor. Ayrıca bunun hesabını Meclis dahil hiçbir organa vermek zorunda değil. Parlamentonun bütçe teklifini reddetmesi halinde bile, bir önceki yılın yeniden değerleme oranına göre ayarlanarak sunulan bütçe yürürlüğe giriyor” dedi.

    Hazırlanan 2019 yılı bütçesinde gelirlerin yüzde 88’nin vergilerden oluştuğunu kaydeden Hürkardeş, “Toplanan verginin %62 si dolaylı vergi, yani tüketim üzerinden alınıyor. Ülkemizde vergi gelirlerinin, toplam istihdamın 2/3 ü, yani %65 i ücretli emekçilerden karşılandığı dikkate alındığında, 2019 bütçesinde de vergi yükünün yine emekçi, emekli ve dar gelirlilerin sırtına yıkılacağı anlaşılıyor. ÖTV ve KDV oranları yetmiyormuş gibi, artan oranlı vergi dilimi uygulamasının sürdürülmesi nedeniyle 2019 ücret/maaş zamları daha verilmeden uçup gitmiştir” diye belirtti.

    Hürkardeş, tasarruf öngörülürken Cumhurbaşkanlığı bütçesinin yüzde 29, Diyanet bütçesinin yüzde 34.5 oranında arttırılmasını, Sanayi Bakanlığı bütçesinin ise yüzde 4.5 oranında azaltılmasının hükümetin önceliklerini ortaya koyduğunu vurguladı.

    Hürkardeş emeklilerin taleplerini ise şöyle sıraladı:

    1- 2019 yılı içinde Anayasada yapılacak değişiklikle emeklilerin sendika hakkının tanınıp, parlamentoda emekli sendikaları statü yasasının çıkartılıp, 2020 yılı zammı için sendika ile toplu sözleşme yapılmalı

    2- 2019 bütçesinde emekli yok, emekçi yok, halk yok, diyoruz ki emekliye, emekçiye, eğitime ve sağlığa bütçe ayrılmalı

    3- Maaşlarımız %26 oranında artırılsın, 2 maaş tutarında ikramiye verilmesi, Milli gelirden emeklilere pay verilmesini ve intibak yasası çıkarılmalı

    4- Diğer sorunlarımızın çözümü için hükumetle TİS masasına oturarak çözüm bulunulmalı

    5- Son çıkan 5510 sayılı yasada ortaya çıkan belirsizliklerin giderilerek, aradaki kayıpların giderilmeli

    6- Temel tüketim mallarında vergi alınmamasına, her türlü kamusal ulaşımdan emekli ve eşlerinin ücretsiz faydalanmalı

    7- Sağlıkta yapılan kesintiler kaldırılsın, erişilebilir sağlık hizmetleri sağlansın ve hastanelerde Geriatri kliniklerinin açılmalı

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Gülsüm, Handan ve Gülender’in heykelleri yapılacak-VİDEO

    Gülsüm, Handan ve Gülender’in heykelleri yapılacak-VİDEO

    PİRHA PSAKD’nin yapmış olduğu 2 Temmuz Sivas Şehitleri Müze’si için Gülsüm Karababa, Handan Metin ve Gülender Akça’nın heykeli yapılacak. Bunların yapımını üstlenen CHP Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak, “Biz sanatı sanatla yaşatmaya, inancın ve ideolojinin hiçbir şekilde yok edilemeyeceğini, buradan bu mesajı geleceğe evrensele taşıyarak sürdürmüş olacağız” dedi. 

    2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenlerden Sivas şehidi Asım Bezirci’nin, 3 aylık ortak çalışması sonucu yapılan heykelinden sonra Madımak Müze Komitesi’nin daveti üzerine Gülsüm Karababa, Handan Metin ve Gülender Akça’nın heykelinin yapımını üstlenen Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak ve CHP örgütlemeden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya PSAKD Genel merkezine bir ziyaret gerçekleştirdi.

    PSAKD Genel Merkez binasında biraraya gelen ve aralarında ABF Genel Başkan Yardımcısı Müslüm Metin, PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan ve MYK, GYK üyeleri, CHP örgütlemeden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, bir önceki dönem CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlı Aka, Avcılar Belediye Başkanı aynı zamanda Gülsüm Karababa’nın Kuzeni Handan Toprak ve 2 Temmuz aileleri katıldılar. Kısa bir değerlendirme toplantısından sonra 2 Temmuz Şehitleri Müze bölümüne geçilerek burada bir açıklama gerçekleştirildi.

    Açılış konuşmasını yapan Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa, Sivas Katliamı’nın üzerinden 25 yıl geçtiğini belirterek, 2 Temmuz Şehitleri Müzesi için Asım Bezirci ile birlikte somut adımların atıldığını söyledi. Karababa, Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak’a sunduğu katkılardan dolayı teşekkür etti.

    “EN KIYMETLİ SANATÇILAR, CUMHURİYETİN KURULDUĞU YERDE KATLEDİLDİ”

    Avcılar Belediye Başkanı aynı zamanda Gülsüm Karababa’nın kuzeni olan Handan Toprak da kısa bir konuşma yaptı. Toprak, “Sanatı sanatla yaşatan inancı ve ideolojisini yüz yıllardan beri sürdürmenin en önemli temsilcilerinden biri olan Pir Sultan Abdal’ın anma etkinliğinde Sivas’ta Türkiye Cumhuriyeti’nin yetiştirdiği en kıymetli sanatçıların olduğu bir yerde  cumhuriyetin kurulduğu yerde yok edilmek için bir katliam gerçekleştirdi” dedi.

    “SANATLA TAŞINAN HİÇ BİR İDEOLOJİ VE İNANÇ YOK EDİLEMEZ”

    Güzel bir girişimin yapıldığını, yapılan müzeyle sanatçıların başka bir sanat dalı olan heykelle yaşatılmasının ve sanatın hiç bir zaman yok edilemeyeceğini belirten Toprak, “Hayatlarını kaybetmiş olanların burada başka bir sanat dalıyla buluşmasını sağlamak, onlar için yapılabilecek en güzel şeyin yapılacak bir müzeyle, sanatla buluşmasını sağlayarak yaşatmak olacaktır ” diye konuştu.

    Toprak, inancın ve ideolojinin hiçbir şekilde yok edilmeyeceğini belirterek şunları söyledi:

    “Bu odaya girdiğim zaman ben sanki Asım Bezirci’yi görmüş gibi oldum. Heykeli o kadar güzel yapılmış ki; onlar hep yaşamaya devam edecekler ve sanatını sürdürmeye, kitabını imzalamaya, türkülerini söylemeye ve semahlarını dönmeye devam edeceklerdir. Kaybettiğimiz çok değerli sanatçıların değerlerin arasında benimde yakınlarım vardı. Gülsüm Karababa, Handan Metin ve Gülender Akça’nın heykelinin sorumluluğunu da alarak müzeye bundan sonra yapılacak olanları da, yapılacak her şeyi de beraber sürdürmeye devam edeceğiz. Biz sanatı sanatla yaşatmaya inancı ve ideolojinin hiçbir şekilde yok edilemeyeceğini, buradan bu mesajı geleceğe evrensele taşıyarak sürdürmüş olacağız. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”

    “KERBELA’YI YAŞAMAYA DEVAM EDİYORUZ”

    Daha sonra söz alan Gülsüm Karababa’nın annesi Sultan Karababa, “Bu halk olmasa biz buralara gelemezdik. Ama bu acı hiçbir acıya benzemiyor. Kerbela’dan beri aynı Kerbela’nın yaşadığını biz de aynı şekilde Kerbela’yı yaşıyoruz” dedi.

    “BU ACI HİÇ UNUTULMUYOR

    Sivas şehitleri aileleri olarak kimi zaman yalnız kaldıklarını belirten Karababa, Sivas davasının zaman aşımına uğradığının altını çizdi. Karababa, “Garda ölenler de benim çocuklarım, Hüseyin’in de, Yusuf’un da, Deniz’in de hepsinin de annesiyim. Hatta Pir Sultan’ın da annesiyim. Onunda bir annesi vardı, bu acı bambaşka bir acı hiç unutulmuyor” dedi.

    Handan Metin’in annesi Sultan Metin de duygusal anlar yaşadı. 25 yıl sonra Asım Bezirci ve kızı Handan Metin’in burada olduğunu söyledi. Metin, “Şu Allah’ın işine bak. İkisi de Sivas’ta ölüyor, burada resim çektiriyorlar, burada ikisi aynı masada. Asım Bezirci’yi gördüğümde canlı dedim. Handan’ım ölmedi yaşıyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA