Etiket: hhb

  • Eren Yılmaz’ı öldürmek isteyen iki kişi hapis cezası alırken, azmettiren beraat etti

    Eren Yılmaz’ı öldürmek isteyen iki kişi hapis cezası alırken, azmettiren beraat etti

    PİRHA-Mahallesinde uyuşturucu satışına karşı çıktığı için çete üyeleri tarafından silahlı saldırıya uğrayan Eren Yılmaz davasında mahkeme iki sanığa 18 yıl hapis cezası, azmettiren sanık için ise beraat kararı verdi. 

    İstanbul İkitelli’de 11 Ocak 2021 tarihinde Eren Yılmaz’a silahlı saldırı gerçekleştiren çete üyeleri Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Sanıklardan ikisi için “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 18 yıl hapis cezası verilirken, azmettiren sanık hakkında ise beraat kararı çıktı.

    AZMETTİREN SANIK BERAAT ETTİ

    Halkın Hukuk Bürosu (HHB) duruşma sonrası yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “Müvekkilimiz Eren Yılmaz’ı katletmeye çalışan çeteci sanıklardan ikisine kasten öldürmeye teşebbüsten 18 yıl hapis cezası verilerek, tutuk hallerinin devamına karar verildi. Azmettiren sanık hakkında ise beraat kararı verildi. Sanıkların faaliyetlerini çete kapsamında işledikleri açıkken bu nedenle ayrıca cezalandırılmadılar. Çeteler cezalandırılmadan, faaliyetleri ortaya çıkarılmadan uyuşturucu satışının önüne geçilemez.”

    NE OLMUŞTU?

    Eren Yılmaz, uyuşturucu satışına karşı çıktığı için 11 Ocak’ta çete üyesi kar maskeli kişiler tarafından silahlı saldırıya uğramıştı. Vücuduna isabet eden 12 kurşunla ağır yaralanan Yılmaz, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Yılmaz uzun süren tedavi sürecinden geçmişti.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Halkın Hukuk Bürosu: Gökhan Yıldırım hakkındaki infaz erteleme kararı kaldırıldı

    Halkın Hukuk Bürosu: Gökhan Yıldırım hakkındaki infaz erteleme kararı kaldırıldı

    PİRHA-Müvekkilleri Gökhan Yıldırım hakkındaki infaz erteleme kararının kaldırıldığını duyuran Halkın Hukuk Bürosu, Yıldırım’ın Silivri Cezaevine götürüldüğünü açıkladı.

    Halkın Hukuk Bürosu (HHB) sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama ile müvekkilleri Gökhan Yıldırım hakkında infaz erteleme kararının kaldırıldığını duyurdu. Yıldırım’ın Silivri Cezaevine götürüldüğü kaydedildi. Yıldırım, adil yargılanma talebiyle 255 gün ölüm orucu eylemi yapmış ve sağlık durumu nedeniyle hakkında infaz erteleme kararı verildikten sonra ölüm orucunu bırakmıştı.

    “GÖKHAN YILDIRIM SERBEST BIRAKILSIN”

    HHB tarafından yapılan açıklama şöyle:

    “255 gün ölüm orucu direnişin sonucunda 6 ay süreyle infaz ertelemesi ile tahliye edilen müvekkilimiz Gökhan Yıldırım hakkında Tekirdağ Savcılığı tarafından infaz erteleme kararı kaldırıldı. Gökhan Yıldırım’ın Silivri Cezaevine götürüldüğünün bilgisi verildi.

    Gökhan Yıldırım hakkında 5 Şubat tarihinde ATK muayene randevusu olmasına rağmen tedavisi devam ederken infaz erteleme kararının kaldırılması yasadışıdır. Gökhan Yıldırım infaz erteleme kararında herhangi bir adli kontrol tedbiri altına alınmamıştır. Nöropatik ağrıları devam ederken evinin önünden gözaltına alınmıştır. İnfaz erteleme kararının kaldırılması için herhangi bir şart oluşmamıştır. Bu durum Gökhan Yıldırım’ın sağlığını riske atmaktadır. Gökhan Yıldırım serbest bırakılsın.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • ÇHD Davası duruşmasında tutukluğa devam kararı verildi

    ÇHD Davası duruşmasında tutukluğa devam kararı verildi

    PİRHA-ÇHD VE HHB üyesi 22 avukatın yargılandığı davanın bugün görülen duruşmasından tahliye çıkmadı. Duruşmada konuşan Av. Oğuzhan Kara, “Bu davada Ebru Timtik’in kanı var. Siz şimdi tahliye ederseniz kapıdan başka mahkeme alacak” dedi. Bir sonraki duruşma esas hakkındaki karar duruşması olarak belirlenerek, 7 Kasım’a ertelendi.

    Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) üyesi 22 avukatın yargılandığı davanın duruşmasına İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Marmara Ceza ve İnfaz Kurumu Kampüsü’ndeki salonda yapılan duruşmaya tutuklu bulunan ÇHD Genel Başkanı Avukat Selçuk Kozağaçlı ile ÇHD üyesi Av. Barkın Timtik ve Av. Oya Aslan getirildi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekillerinin yanı sıra Almanya, Fransa, Belçika, İtalya ve İsviçre baroları ile uluslararası hukuk örgütlerinden çok sayıda avukat da duruşmayı takip etti.

    “BU DAVADA EBRU TİMTİK’İN KANI VAR”

    Kozağaçlı, Timtik ve Aslan salonda alkışlar ile karşılanırken, mütalaasını açıklayan savcı üç avukatın tutukluluk hallerinin devamını istedi. Türkiye Barolar Birliği (TBB) adına savunma yaptığını belirten Av. Fehmi Demir, “Bu yargılama saf bir şiddete dönüştürüldü. Bir tek mesaj veriliyor. Polis, savcı, heyet yekpare davranmış ve şiddeti yansıtan aynı gerekçelerle karar veriyor. Savunma ve sanıklar da tekleştirildi bu yargılamada. Karşımızda hukuksuz devleti görüyoruz” dedi. Demir’in ardından söz alan Av. Oğuzhan Kara ise “Bu davada Ebru Timtik’in kanı var. Siz şimdi tahliye ederseniz kapıdan başka mahkeme alacak” şeklinde konuştu.

    “HUKUK ADINA YÜREKLİ OLMANIZI TALEP EDİYORUM”

    Duruşmada savunma yapan İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu da mahkeme heyetine yönelik “Hukuk adına yürekli olmanızı talep ediyorum” diyerek, şu ifadeleri kullandı:

    “Burada avukatlar yargılanıyor, aynı isimlerin yargılandığı ilk duruşmada bu salonda bir karar verildi. Suçun niteliğinin değişmesinden, AİHM kararlarından, yargılananların avukat olmasından bahsedilerek tahliye kararı verilmişti. Bir avukatın tutuklu olması için çok özel nedenlerin var olması gerektiği yazılmıştı. O tahliye kararının uygulanmasından hemen sonra, cumartesi günü aynı yargıçlara geri aldırdılar. Yakalama yönünde tutuklama kararı çıkarıldı. Oysa ben bu ilin baro başkanı olarak, 3 nolu ara kararı nedeniyle yargıca mesleğim adına teşekkür etmeyi düşünmüştüm. Pazartesi günü, asliye ticaret mahkemesinin hâkimi oldu. Kuvvetli suç şüphesi var mı? Kaçma şüphesi var mı? Yok. Adam dışardayken geldi zaten. Tahliye talep etmiyorum. Hukuk adına yürekli olmanızı talep ediyorum. Tarihe not düşmenizi talep ediyorum.”

    “İLGİSİZ DAVRANDIĞINIZ İÇİN EBRU’YU KAYBETTİK”

    Av. Selçuk Kozağaçlı ise şunları söyledi:

    “Avukatlar neden bu kadar kızgın. Sanıklar ile hakimler daha samimi. Ben bu yüzden daha samimi olacağım. Ebru’yu kaybettik. İlgisiz davrandığınız için kaybettik. Ebru’yu anıyorum. Yaşamımı Ebru’nun mücadelesini anlatmakla geçireceğim. Sizin davanızı da anlatacağım. Belki bir parça kendinizi düşünmenizin vakti gelmişti. Yüz avukatın öfkesinden kurtulmanızı da düşünmeniz gerekiyor. Neden bu genç insanlar ölüm orucuna giriyorlar. Adil yargılanma talebi için. On senedir tahliye talebi istemedim. Onu yapabilecek yargıç vardır, yapamayacak yargıç vardır. Yapabilen yargıç zaten dosyayı görür ve tahliye eder. Yapamayan yargıç için ise tahliye talep etmek faydasız.”

    Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutukluluğun devamına hükmederken, bir sonraki duruşmayı esas hakkındaki karar duruşması olarak belirleyerek, 7 Kasım’a erteledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Savcılık itirazını yandaş basın duyurdu; HHB’den tepki: Hakim ve Savcılara talimat mı var?

    Savcılık itirazını yandaş basın duyurdu; HHB’den tepki: Hakim ve Savcılara talimat mı var?

    PİRHA- İbrahim Gökçek’in cenazesinden gözaltına alınan ve 4 günlük gözaltı süresinin ardından dün serbest bırakılan 17 kişiden 15’i için verilen serbestlik kararına savcılık itiraz etti. Avukatlar savcılık itirazını a Haber’den duydu. 

    Grup Yorum üyesi Bas Gitarist İbrahim Gökçek, 323’üncü gününde ölüm orucu eylemini sonlandırmasının ardından tedavi gördüğü hastanede geçen hafta hayatını kaybetti.

    Gökçek’in Kayseri’ye götürülecek olan cenazesine, Gazi Cemevinde bir uğurlama yapılmak istendiği sırada polis saldırarak çok sayıda kişiyi gözaltına almıştı.

    Gözaltına alınan aralarında avukatların da bulunduğu 17 kişi, 4 günlük gözaltı sürecinin ardından dün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 17 kişiden 15’i “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmişti.

    AKP’nin yayın organlarından Yeni Şafak, Star, Habertürk ve A Haber, savcılığın tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen 15 kişi hakkındaki serbestlik kararına itiraz ettiğini duyurdu.

    SAVCILIK İTİRAZINI YANDAŞ BASIN DUYURDU

    Halkın Hukuk Bürosu, sosyal medya hesabından yaptı açıklamada, “İbrahim Gökçek’in cenazesinden alınıp dün serbest bırakılanlar hakkında bu sabah Yeni Şafak, Star, Habertürk ve A Haber’den savcının itirazı olduğunu öğrendik! Sulh Hakimliği ise dosya hakkında bilgi verme yetkisi olmadığı gerekçesiyle vekil olarak tarafımıza bilgi vermemiştir.

    “SAVCININ İTİRAZINI BASINA KİM SERVİS ETTİ?”

    İlgililerinin inceleme yapamadığı dosyada şüpheli sıfatıyla bulunanlar ve müdafiileri bilgi alamıyorsa, savcının itirazı olduğunu basına kim servis edebilir? Yoksa sözde basın yayın organları aracılığıyla siyasi iktidar tarafından hakim ve savcılıklara talimat mı veriliyor?

    PİRHA /İSTANBUL

  • HHB: Avukat ve müvekkillerimizi serbest bırakın, işkence insanlık suçudur

    HHB: Avukat ve müvekkillerimizi serbest bırakın, işkence insanlık suçudur

    PİRHA – Halkın Hukuk Bürosu, yaptığı açıklamada İbrahim Gökçek’in cenazesinde gözaltına alınanlara ağır işkence gördüklerini belirterek gözaltıların derhal serbest bırakılması için çağrıda bulundu.

    Konser yasakları ve Grup Yorum üstündeki baskının kaldırılması talebiyle 323 gün boyunca ölüm orucu direnişi ve eylemini sonlandırdıktan 2 gün sonra hayatını kaybeden İbrahim Gökçek’in cenazesinin uğurlanması öncesinde Gazi Cemevi polis ablukası altına alındı.

    Yurttaşların cemevine girmesine izin vermeyen polis, cenazeyi almak için bekleyenlere biber gazıyla saldırdı.

    Gökçek’in cenazesinin Kayseri’ye uğurlanması öncesinde Gazi Mahallesi’nde yapılmak istenen yürüyüş engellendi. Gazi Cemevi polis ablukasına alınırken, yüzlerce polis cemevine girişlere izin vermedi. Yine cemevine gazlı saldırıda bulunan polis, Gökçek’in cenazesini cemevi morgundan aldı.

    Saldırıda çok sayıda kişi gözaltına alındı, bir kısmı serbest bırakıldı.

    Halkın Hukuk Bürosu resmi Twitter hesabından hala gözaltında olanların isimlerini açıkladı.

    Gözaltına alınanlar şunlar:

    Av. Didem Baydar Ünsal, Av. Seda Şaraldı, Stajyer Av. Doğa İncesu, Fırat Kıl, Hasan Karapınar, Rıdvan Akbaş, Tuğçe Tayyar, Elif Tayyar, Dilan Ekin, Beyhan Gün, Sevda Kurban, Baki Can Işık Bahar Ertürk, Cemil Kurt, Serkan Yağız ve Ekrem Çimen.

    “GÖZALTINDA İŞKENCE”

    Halkın Hukuk Bürosu tarafından yapılan açıklamada, gözaltında tutulan avukatlar ve müvekkillerin işkence gördükleri belirtildi.

    Açıklama şöyle:

    “Büromuz avukatı Seda Şaraldı’nın sağ kaşında şişlik meydana gelmiş, gözlüğü kırılmıştır.

    Müvekkillerimiz Tuğçe Tayyar ve Elif Tayyarın vücudunda, işkenceden kaynaklı morluklar ve çizikler meydana gelmiştir.

    Müvekkilimiz Bahar Ertürk çok ciddi işkence görmüş, hakaret eşliğinde darp edilmiştir. Gözaltına alınırken yerdeki camlara kafası bastırılarak camları yalatmak istenmiş ve bu esnada ayakkabısı yırtılmıştır.

    Bahar Ertürk’e üst araması sırasında, 9 kadın ve 1 erkek polis tarafından üst araması yapılmış 3 ayrı oda gezdirilerek işkence yapılmıştır. Bunun yanında bir cisimle boğulmaya çalışılmıştır. Bu işkenceden dolayı, müvekkilimizle olan görüşmemizde sesi çıkmıyor ve öksürüyordu.

    Müvekkilimiz Beyhan Gün’ün vücudunun sağ tarafında alnından boğazına işkence izleri, morluk ve şişler yoğun biçimde gözlemlenmektedir. 1 saat boyunca, siyasi şubede işkence dövülerek işkence görmüş, işkence sırasında ayakkabısını ve montunun polislerce alındığını beyan etmiştir.

    Müvekkillerimiz Ridvan Akbaş, Hasan Karapınar ve Cemil Kurt ağır işkence görmüşler, Cemil Kurt’un gözlerinde şişlik meydana gelmiş, Rıdvan Akbaş ve Hasan Karapınar ise kafalarına darbeler almışlardır.

    “CENAZAEYE KATILMAK SUÇ DEĞİL, GÖZALTILAR SERBEST BIRAKILSIN”

    Müvekkillerimize ilk alındıkları andan itibaren, Gözaltı aracında, emniyet müdürlüğü bahçesinde, otoparkında, üst araması sırasında, avukat görüşü sonrasında sistematik işkence yapılmıştır. Cenazeye katılmak suç değildir! İşkence İnsanlık Suçudur! Gözaltılar Serbest Bırakılsın!

    Avukatlarımızı ve müvekkillerimizi serbest bırakın! İnanç özgürlüğü, “ibadet etmek amacı ile toplanma hakkı”nı da içerir. Bu hak inanç özgürlüğü hakkının özüdür. Devlet otoritesi söz konusu hakkı tanımakla yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılmaz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Tutuklu Avukat Ebru Timtik’in ailesi de açlık grevinde-VİDEO

    Tutuklu Avukat Ebru Timtik’in ailesi de açlık grevinde-VİDEO

    PİRHA – Tutuklu bulundukları cezaevlerinde 5 Şubat’ta başladıkları açlık grevi eylemini 5 Nisan’da ölüm orucuna çeviren Halkın Hukuk Bürosu (HHB) Üyeleri Av. Ebru Timtik ve Av. Aytaç Ünsal için Timtik’in ailesi de 5 günlük açlık grevine başladılar.

    Haberin Videosu

    https://youtu.be/Z0u1OA4f0Jk

    5 Nisan Avukatlar Günü’nde adil yargılama taleplerinin karşılık bulması adına açlık grevlerini ölüm orucuna çeviren Av. Ebru Timtik ile Av. Aytaç Ünsal’a destek gelmeye devam ediyor. Av. Ebru Timtik’in teyzeleri de Av. Ebru Timtik’in serbest bırakılması ve adil yargılama talebinin kabul edilmesi için 5 günlük açlık grevine başladılar.

    “İÇİMİZ KAN AĞLASA DA HAKLI MÜCADELELERİNİ DESTEKLİYORUZ”

    Av. Ebru Timtik’in 4 teyzesi ve 4 kuzeni de verilen mücadeleye destek amaçlı 5 günlük açlık grevine başladılar. Açlık grevindeki teyzesi Nuray Deniz “İçimiz kan ağlasa da mücadelelerinin haklılığına olan inancımızla onların yanındayız ve talepleri bir an önce kabul edilsin. Çünkü adalete ve adil yargılanmaya bir gün herkesin ihtiyacı olacak. Talepleri talebimizdir” dedi.

    “PAYLAŞMAK İÇİN BİZ DE AÇLIK GREVİNDEYİZ”

    Av. Ebru Timtik’in teyzesi Yıldız Deniz, “Ölüm orucundaki Ebru Timtik, Aytaç Ünsal, İbrahim Gökçek ve Mustafa Koçak için onların açlığını paylaşmak için, onlara ses olmak için 5 günlük açlık grevindeyim” dedi.

    TUTSAK AVUKATLARA DESTEK HER YERDEN

    Avukatların adil yargılama taleplerine karşılık başlattıkları ölüm orucuna birçok kişiden destek gelmeye devam ediyor. Ailelerinin yanında Sivil toplum kuruluşları, barolar, meslek odaları ve avukat meslektaşları da süreli açlık grevlerine katılarak mücadeleyi destekliyorlar. (HABER MERKEZİ)

  • Kanser hastası tutuklu Umut Şeker tahliye edildi

    Kanser hastası tutuklu Umut Şeker tahliye edildi

    PİRHA- İzmir’in Aliağa ilçesinde bulunan Şakran Cezaevi’nde tutuklu kanser hastası Umut Şener tahliye edildi.

    Meclis’ten geçen 70 maddelik infaz paketinin Resmi Gazete’de yayınlanmasının ardından tahliyeler başladı. Şakran Cezaevi’nde bulunan ve hasta tutuklular listesinde yer alan Umut Şeker’in tahliye edildiği Halkın Hukuk Bürosu (HHB) tarafından duyuruldu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Kozağaçlı ile birlikte 17 avukata hapis cezası

    Kozağaçlı ile birlikte 17 avukata hapis cezası

    Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) avukatlarının yargılandığı davada ara sona erdi. Davada 17 avukat da hapis cezasına çarptırıldı. Avukat Selçuk Kozağaçlı, 11 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    Evrensel’den Cansu Pişkin’in aktardığına göre, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan ÇHD ve HHB üyesi 6’sı tutuklu 20 avukatın “Terör örgütü yöneticiliği” ve “Terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davaya 3. gününde de devam edildi.

    İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri Cezaevi Kampüsünde görülen duruşmada mahkeme tutuklu avukatların ve müdafilerinin esasa ilişkin beyanlarını dinlemeden hükmünü açıkladı.

    17 kişiye 3 yıl 1 aydan 18 yıl 9 aya kadar hapis cezası verildi.

    Ceza verilen tutuklu avukatlar şöyle:

    • Barkın Timtik 18 yıl 9 ay
    • Özgür Yılmaz 13 yıl 6 ay
    • Ebru Timtik 13 yıl 6 ay
    • Behiç Aşçı ve Şükriye Erden 12 yıl

    HÜRRİYET’TEN YİNE TEPKİ ÇEKEN BAŞLIK

    HDP lideri Sezai Temelli hakkındaki çarpıtma haberiyle büyük tepki çeken Hürriyet, avukatların yargılandığı davayı “DHKP/C sanıklarına ceza yağdı” başlığıyla duyurdu.

    Hürriyet’in bu başlığına birçok sosyal medya kullanıcısı tepki gösterdi.

  • İHD’den Adalet Bakanlığı’na çağrı: Yargıya müdahaleden uzak durulsun

    İHD’den Adalet Bakanlığı’na çağrı: Yargıya müdahaleden uzak durulsun

    PİRHA- İnsan Hakları Derneği (İHD), tahliye edildikten sonra haklarında yeniden yakalama kararı çıkarılarak tutuklanan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) üyesi avukatlara dair bir açıklama yaptı.

    İnsan Hakları Derneği tutuklanan ÇHD ve HHB üyesi avukatlara dair, “Savunma Yoksa Hukuk da Yok: Tutuklu Avukatlara Özgürlük!” başlığıyla yazılı açıklama yaptı.

    Açıklamada, “20 Kasım 2017 tarihli 696 sayılı KHK’nın 93. maddesiyle getirilen tahliye kararlarına itiraz yetkisi, kolluğun yargıya doğrudan müdahalesinin önünü açmıştır” ifadelerine yer verildi.

    Açıklamanın devamında şunlar belirtildi:

    “Türkiye’de yıllardır hak ve adalet mücadelesi veren Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Av. Selçuk Kozağaçlı ile birlikte ÇHD üyesi ve Halkın Hukuk Bürosu’ndan 16 avukat, yaklaşık bir yıldır tutuklu yargılanmaktayken 10-14 Eylül 2018 tarihlerinde İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşmaya çıktılar ve 14 Eylül günü duruşma sonunda tahliye edildiler. OHAL ortamında gittikçe artan yargı baskısının hak savunucusu avukatlar üzerindeki etkisinden 1 Haziran 2018 tarihli raporumuzda bahsetmiş ve mesleki, savunmanlık ve insan hakları faaliyetlerinden dolayı soruşturma ve kovuşturmaya maruz kalan ve tutuklu yargılanan tüm avukatların serbest bırakılmasını talep etmiştik. 17 avukatın tutukluluğunun hukuka aykırılığı, tahliye gerekçesinde de yazılmıştı: Suçun vasıf ve mahiyetinin değişmesi ihtimali yani yargılananların suç işlemediği kanaati, AHİM’in tutukluluk kriterleri ve ihlal kararları ve sanıkların avukat olması. Bu gerekçeleri hukuk camiasından pek çok isim takdirle karşılamaktaydı ki savcılığın tahliye kararına itiraz etmesi ve bu itirazın aynı mahkemece kabul edilmesiyle 12 avukat hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Bu karar üzerine adliyeye kendisi giden Av. Selçuk Kozağaçlı ve 5 avukat tutuklandı.”

    “SİYASET YARGIYA MÜDAHALEDEN UZAK DURMALI”

    Görülmektedir ki 20 Kasım 2017 tarihli 696 sayılı KHK’nın 93. maddesiyle getirilen tahliye kararlarına itiraz yetkisi, kolluğun yargıya doğrudan müdahalesinin önünü açmıştır. Tahliye kararının ardından henüz 24 saat bile geçmeden aynı hakimler tarafından yeniden tutuklama kararı verilmesi, yargının nasıl bir baskı altında olduğunu, hatta baskıdan öte emir-talimat ilişkisi içerisinde çalıştığını, siyasetin yargıya tam anlamıyla hakim olduğunu ve yargıçların bağımsızlığını yitirdiğini bir kez daha ortaya koymuştur. Yargıçlar, Türkiye’nin hızla değişen siyasetinde hukukun herkese bir gün lazım olacağını unutmamalıdır. Adalet Bakanlığı’nı yargıçların her türden baskıdan uzak tutulması için harekete geçmeye davet ediyoruz. Bu hukuksuzluğa karşı, tüm kamuoyunu daha duyarlı olmaya davet ediyor, tutuklu avukatların biran önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz.”

    HABER MERKEZİ

  • ÇHD’li avukatlar tahliye edildi

    ÇHD’li avukatlar tahliye edildi

    ÇHD ve HHB’den 17 avukatın tutuklu yargılandığı davanın ilk kısım duruşmalarında mahkeme, tüm tutukluların adli kontrol uygulamasıyla tahliyesine hükmetti.

    Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu’ndan (HHB) 17’si tutuklu 20 avukatın yargılandığı davanın ilk duruşmalarında, tüm tutuklu avukatlar tahliye edildi.

    10 Eylül’de Çağlayan’daki İstanbul Adliyesinde başlayan duruşmalar, ara karar öncesi “güvenlik gerekçesiyle” Silivri Kampusuna nakledilmişti.

    İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi, dün görülen son duruşmada tutuklu avukatlar Ahmet Mandacı, Aycan Çiçek, Ayşegül Çağatay, Aytaç Ünsal, Barkın Timtik, Behiç Aşçı, Didem Baydar Ünsal, Ebru Timtik, Engin Gökoğlu, Naciye Demir, Özgür Yılmaz, Selçuk Kozağaçlı, Süleyman Gökten, Şükriye Erden, Yağmur Ererken, Yaprak Türkmen, Zehra Özdemir’in tahliyesine hükmetti.

    AVUKATLARI MESLEKTAŞLARI VE AİLELERİ KARŞILADI

    Sadece avukat Ezgi Çakır’ın tutuksuz yargılandığı davada, mahkeme, bu kararı, “suç vasfının değişmiş olması, tutuklamanın tedbir olması, sanıkların avukat olması, tutuklulukta geçen süre ve AİHM içtihatlarını” dikkate alarak verdi.

    Tahliye kararının ardından aileleri ve meslektaşları, tahliye edilen avukatları karşılamak için Silivri ve Bakırköy Cezaevi’nin önüne gitti.
    Bakırköy Cezaevi’nde tutuklu bulunan kadın avukatlar gece 03.00 gibi serbest bırakılırken, Silivri Cezaevi’ndeki erkek avukatlar ise ancak sabah 07.30 sıralarında tahliye edildi. Avukatları meslektaşları ve aileleri karşıladı.

    BİR SONRAKİ DURUŞMA 19-20 ŞUBAT’TA 

    Tahliye edilen avukatlara adli kontrol uygulanacak. Davada firari sanık olarak yer alan avukatlar Günay Dağ ve Oya Aslan hakkındaki yakalama kararı devam ediyor. Bir sonraki duruşma 19-20 Şubat’ta İstanbul Adliyesi’nde görülecek.

    Avukatların çoğu, 12 Eylül 2017’de bürolarına yapılan polis baskının ardından gözaltına alındı, 20 Eylül’de tutuklandı. Kozağaçlı da 13 Kasım 2017’de tutuklanmıştı. (HABER MERKEZİ)

  • ÇHD ve HHB üyesi avukatların yargılandığı duruşma 3. gününde

    ÇHD ve HHB üyesi avukatların yargılandığı duruşma 3. gününde

    Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) üyesi 17’si tutuklu 18 avukatın yargılanmasına üçüncü gününde devam ediliyor.

    Tutuklu avukatlardan Barkın Timtik, Oya Aslan ve Özgür Yılmaz’ın “örgüt yöneticiliği” 17 avukatın ise “örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Bakırköy Adliyesi’ndeki Konferans Salonunda görülüyor.

    Tutuklu avukatlar, Ahmet Mandacı, Aycan Çiçek, Ayşegül Çağatay, Aytaç Ünsal, Barkın Timtik, Behiç Aşçı, Didem Baydar Ünsal, Ebru Timtik, Engin Gökoğlu, Naciye Demir, Özgür Yılmaz, Selçuk Kozağaçlı, Süleyman Gökten, Şükriye Erden, Yağmur Ererken, Yaprak Türkmen, Zehra Özdemir ve tutuksuz avukat Ezgi Çakır duruşmada hazır bulundu.

    Duruşmayı aralarında HDP Milletvekilleri Erkan Baş ve Barış Atay ile CHP Milletvekili Mahmut Tanal’ın da bulunduğu çok sayıda kişi izliyor.

    “SAVCI TARAFGİR, HIRSLI VE BİLGİSİZ”

    ÇHD ve HHB üyesi avukatların yargılandığı davanın üçüncü günü, tutuklu avukat Naciye Demir’in savunmasıyla başladı. Çocukluğundan beri haksızlığa karşı direndiğini söyleyen Demir, ilk tutuklandığında 15 yaşında olduğunu belirtti. 1 senedir tutuklu kalmasına sebep olan iddianameye ilişkin söyleyebileceği bir şey olmadığını ifade eden Demir, “İddianamede bana ilişkin hiçbir şey yok. Sadece bir tanık varmış. Neymiş, müvekkillerimi ziyarete gitmişim. Gideceğim tabii benim mesleğim bu. 1 yıldır hiçbir şey olmamasına rağmen tutukluyum. Buna üzüldüm mü, hayır. Tek üzüldüğüm şey evladımdan ayrı kalmak” dedi. Demir iddianameyi hazırlayan savcıyı ise, “tarafgir, hırslı ve bilgisiz” olarak tanımladı. Demir, “Bu belge, iddianameden başka her şey. Ağaç israfı. Hukuk fakültesi mezunu olan birinin hazırlayacağı bir şey değil bu iddianame. Bu kadar cahilce hazırlanmış. Örgüt üyesi olduğuma dair bir bilgi, belge, kanıt var mı? Yok. Tanık diyor ki ‘davalara giriyor, müvekkilleri ziyaret ediyor’. E doğru. Ben avukatım. Peki buradan benim örgüt üyesi olduğuma dair kanıt ne?” diye konuştu. Beraat ya da tahliye talebi olmadığını belirten Demir mahkemeye şöyle seslendi:

    “Devletin size dediğini mi yaparsınız vicdanınızı mı dinlersiniz o size kalmış.”

    “GARDİYANLARIN KIRDIĞI KOLUM SAKAT KALDI”

    Demir’in ardından tutuklu avukatlardan Engin Gökoğlu’nun savunmasına geçildi. 2008’den bu yana avukatlık yaptığını kaydeden Gökoğlu, mesleki faaliyetleri sebebiyle daha önce de birçok kez gözaltına alındığını, gözaltında işkenceye maruz bırakıldığını, işkence uygulayan polislerce kolunun kırıldığını anlattı:

    “12 Eylül’de gözaltına alınıp İstanbul’a getirildik. Gözaltındaki işkence sırasında kaburgam kırıldı, gözüm morardı. Aynı polisler muayeneye götürdüğünde, yılmadığımız için bize saygı duyduklarını söylediler. Arkadaşlarımız işkenceye dair suç duyurusunda bulundu ancak 1 senedir hâlâ açılan bir soruşturma yok.”

    Tutuklu bulunduğu Tekirdağ T Tipi Cezaevi’nde de gardiyanlar tarafından maruz bırakıldığı işkence sonucu kolunun kırıldığını anlatan Gökoğlu, “Hapishanede kolumu kırdılar, kolum kırıldıktan sonra yerlerde sürüklediler, çıplak soydular, tekmelediler, kafamdan kan iç çamaşırıma damlıyor. Saatler sonra hastaneye götürüldüm. Kolum alçıya alındı. 1 buçuk ay alçıda kaldı. Alçı açılmadığı için kolum sakat kaldı. İlla işkence yapan tekme atan değildir. İşkence, organize bir iştir. Adı faşizmdir. Bunu yapan sizlersiniz. Sizin gibi düşünmediğimiz için bize bunları yapıyorlar. Aylarca tedavim engellendi suçlular değil, ben ve arkadaşlarım suçlu ilan edildi.” dedi.

    “HALKIN AVUKATLARINA TERÖRİST DİYEMEZSİNİZ”

    Yargı sistemini eleştiren Gökoğlu, hukukun iktidardaki egemen sınıfın çıkarını koruduğunu söyledi. Gökoğlu, “Milletvekililerinin ve avukatların tutuklanması demokrasi değil kurumsallaşmış faşizm demektir. Bugün devlet muhalefet yapan herkese terörist gözüyle bakıyor. Çoluk çocuk katlettiniz, doğayı katlettiniz, halkı açlığa mahkum ettiniz. Asıl terörist bu tabloyu yaratanlardır. Bize, halkın avukatlarına terörist diyemezsiniz. Tarihsel ve siyasal olarak gerçek budur.” diye konuştu.

    Gökoğlu, mahkemede Tekirdağ T Tipi Cezaevi yönetimi hakkında da suç duyurusunda bulunarak, hapishaneye uyuşturucu girdiği bilgisini verdi. Gökoğlu şöyle konuştu:

    “Hapishaneye kitap girmiyor uyuşturucu giriyor, buradan ihbar ediyorum. Müdüre söyledim, ‘valla olmuştur’ dedi. Böyle bir ülkede yaşıyoruz. Ben Selçuk Bey’in stajyeriyim. Ayşegül benim stajyerim. İkimizi de yargılıyorsunuz şimdi. Ayşegül’ün görevi çıkıp devrimci avukatlar yetiştirmek. Neden? Bizim içimizde mecbur kurdu var. Nedir bu kurt? Biz İnce Memed’iz, haksızlığa dayanamayız.”

    Duruşma devam ediyor…