Etiket: hicran ürün

  • Gazeteciler tutuklu meslektaşlarının serbest bırakılmasını istedi-VİDEO

    Gazeteciler tutuklu meslektaşlarının serbest bırakılmasını istedi-VİDEO

    PİRHA- Gazeteciler, İstanbul Bakırköy Cezaevi önünde tutuklu meslektaşlarının yaklaşan davalarına dikkat çekerek serbest bırakılmalarını istedi. 

    ETHA muhabirleri İsminaz Temel, Pınar Gayıp, Semiha Şahin, Özgürlükçü Demokrasi gazetesi çalışanları Hicran Ürün, Reyhan Hacıoğlu, İhsan Yaşar, İshak Yasul ve Mehmet Ali Çelebi ile birlikte toplam 14 gazeteci bu hafta ikinci kez hakim karşısına çıkacak.

    İlki 29 Kasım Perşembe günü İsminaz Temel’in, 5 Aralık günü Pınar Gayıp ve Semiha Şahin’in ve 6 Aralık Perşembe günü Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi çalışanlarının duruşması görülecek.

    Tutuklu meslektaşları için İstanbul Bakırköy Cezaevi önünde bir araya gelen gazeteciler, tutuklu meslektaşlarının gelecek hafta görülecek duruşmalarına katılım çağrısı yaptı.

    Bakırköy L Tipi Kadın Kapalı Cezaevi önünde yapılan basın açıklamasına Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) üyeleri de destek verdi. “Gazetecilik suç değildir tutuklu gazetecilere özgürlük” pankartını açan gazeteciler “Özgür basın susturulamaz” sloganlarının atıldığı eylem polis ablukası altında gerçekleşti.

    Eylemde ilk konuşmayı yapan Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu üyesi Safiye Alağaş, “Biz tutuklu arkadaşlarımız için açıklama yaparken, gözaltına alınan Yeni Yaşam gazetesi çalışanı 7 arkadaşımızın bugün savcılık ifadeleri alınacak. Biz bu arkadaşlarımızın da tutuklu arkadaşlarımızın da serbest bırakılmasını istiyoruz” dedi. Gazetecilerin gerçekleri yazdıklarından dolayı tutuklandığına dikkat çeken Alağaş, gazetecilerin iktidar gibi düşünmek zorunda olmadığını ancak gerçekleri açığa çıkarmak gibi bir zorunluluğu olduğunu söyledi.

    “BEDEL YİNE GAZETECİLERE ÖDETİLİYOR”

    Basın açıklamasını okuyan Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu Üyesi Kevser Özkaynak, gazetecilerin ve gazetecilik mesleğinin adeta terbiye edilmeye, gerçeklerin sesinin şiddet ve baskı yoluyla susturulmaya çalışıldığı bir dönemden geçildiğini söyledi. Özkaynak şöyle devam etti: “Haber yapmamız, soru sormamız, görüntü çekmemiz, hatta yaptığımız haberleri paylaşmamız bile suç sayılıyor, hakkımızda davalar açılıyor. Gazetecilerin ortaya çıkardığı gerçekler karşısında sorumluların yargılanması gerekirken bedel yine gazetecilere ödetiliyor.”

    “GAZETECİLİKLERİNİN TANIĞIYIZ”

    Tutuklu meslektaşları için Bakırköy L Tipi Kapalı Cezaevi önünde bir araya geldiklerini dile getiren Özkaynak, arkadaşlarının serbest bırakılmasını istedi. Birlikte haber takibi yaptıkları arkadaşlarının gazeteciliklerine tanık olduklarını belirten Özkaynak, “Ürettikleri haberler, çektikleri fotoğraflar da bunun kanıtıdır. Öyle ki, bu haber ve fotoğraflar dava dosyalarına dahi girmiştir. O dosyaları hazırlayan savcılar da arkadaşlarımızın haberlerine en az bizim kadar tanıktır” dedi.

    GAZETECİ EVREN DE HAKİM KARŞISINA ÇIKACAK

    Diyarbakır’da gözaltına alınarak tutuklanan gazeteci Kibriye Evren’in de ilk kez 6 Aralık’ta hakim karşısına çıkacağını söyleyen Özkaynak, “Evren, bir gizli tanığın ihbarıyla gözaltına alınıp tutuklandı. Evren’in de serbest bırakılmasını istiyoruz” diye konuştu.

    TUTUKLU GAZETECİ TEMEL: MÜCADELEMİZ SÜRECEK

    Açıklamanın ardından tutuklu ETHA muhabiri İsminaz Temel’in gönderdiği mesaj okundu.

    Temel’in mesajında şu ifadeler yer aldı:

    “Sevgili dostlar, değerli meslektaşlarım; şimdi sizinle aynı gökyüzüne bakıyorum. Çünkü sesiniz hep sesim oldu, yürekleriniz yüreğimin atışını güçlendirdi. Bir yılı aşan mahpusluğumda inceliğin en değerlisi olan dayanışmayla yanımda oldunuz. Sonsuz sevgiler, iyi ki varsınız! Gözaltı, tutuklama ve baskılarla gazeteciliğin hedef alındığı bu ülkede, onurlu gazetecilik ve özgür basın geleneği bedellerle bugüne geldi. ‘Öyle basın masınla olmaz’ diyen tüm zihniyetler karanlık iktidarlarını inşa etmek için önce gazetecileri hedef aldı. Bugün yaşanan süreç bunun açık özetidir. Ancak dünden bugüne yaşanan baskı ve zora rağmen gerçeğin izinden giden gazeteciler de susmadı, susturulamadı. Tek birimiz dahi hapiste kalmayana dek, baskı ve zor sona erene dek mücadelemizi sürdüreceğiz. İçeride ya da dışarıda. Özgürlüğümüzün de, umut dolu geleceğimizin de teminatı mücadelemizdir. 29 Kasım’da görüşmek ve bu kez sarılmak umuduyla. Hepinizi dostlukla kucaklıyorum.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Özgürlükçü Demokrasi’den dört gazeteci daha tutuklandı

    Özgürlükçü Demokrasi’den dört gazeteci daha tutuklandı

    Kayyum atanan Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi’nin çalışanlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan gazetecilerden Mehmet Ali Çelebi, Reyhan Hacıoğlu, Hicran Urun ve Pınar Tarlak da tutuklandı.

    Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi ve gazetenin basıldığı Gün Matbaacılık’a kayyum atanmasından sonra başlatılan soruşturma kapsamında 4 Nisan’da gözaltına alınan gazetenin 7 editör ve çalışanı Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ne getirildi.

    Gazetecilerin ifadelerini almayan savcı, gazetenin editörleri Mehmet Ali Çelebi, Reyhan Hacıoğlu ve Hicran Urun ile çalışanları Pınar Tarlak ve Ramazan Sola’yı tutuklama talebiyle 3’üncü Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etti.

    Savcı, gazetenin çalışanı Nedim Demirkıran ve eski çalışanı Mehmet Beyazit’in ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını talep etti.

    Mahkemeye çıkarılan isimlerden Mehmet Ali Çelebi, Reyhan Hacıoğlu, Hicran Urun ve Pınar Tarlak tutuklanırken, diğer üç isim adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. (HABER MERKEZİ)

     

  • Özgürlükçü Demokrasi gazetesi çalışanlarının evlerine polis baskını: 7 gözaltı

    Özgürlükçü Demokrasi gazetesi çalışanlarının evlerine polis baskını: 7 gözaltı

    Geçtiğimiz hafta kayyum atanan Özgürlükçü Demokrasi gazetesi çalışanlarının evlerine gece saatlerinde polis baskını yapıldı.

    İstanbul’da geçtiğimiz hafta baskın düzenlenerek kayyım atanan ve 25 çalışanı gözaltına alınan Özgürlükçü Demokrasi gazetesi ve Gün Matbaacılık’a yönelik operasyon sürüyor.

    Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre devam eden operasyonlarda dün gece de bazı gazete çalışanlarının evlerine özel harekat ve güvenlik şube polisleri tarafından baskın yapıldı.

    Gece saat 00.00 ile 03.00 saatleri arasında yapılan baskınlarda edinilen bilgilere göre şu ana kadar Reyhan Hacıoğlu, Pınar Tarlak, Hicran Ürün ile gazetenin eski çalışanlarından Mehmet Beyazıt gözaltına alındı.

    Gözaltı gerekçelerine ilişkin bilgi verilmezken polisler tarafından soruşturmada “gizlilik” kararı olduğu belirtildi.

    Gazetecilerin adreslerinde yapılan aramalar sırasında polislerin cinsiyetçi söylemlerde bulunduğu ve evlerde bulunan birçok eşyaya el koyduğu öğrenildi.

    Baskınlarda şu ana kadar gazetenin editörleri Mehmet Ali Çelebi, Reyhan Hacıoğlu ve Hicran Ürün ile çalışanlar Pınar Tarlak, Ramazan Sola ve Nedim Demirkıran ile gazetenin eski çalışanlarından Mehmet Beyazit gözaltına alındı.

    Gözaltına alınanlar Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülürken, soruşturma kapsamında 7 kişi hakkında daha gözaltı kararı bulunduğu öğrenildi.

    Gözaltına almalar ile ilgili bir gerekçe gösterilmezken, soruşturmada 24 saatlik “kısıtlılık” kararı bulunuyor.

  • Özgürlükçü Demokrasi: Özgür basına kilit vurarak hakikatleri örtemeyecekler-VİDEO

    Özgürlükçü Demokrasi: Özgür basına kilit vurarak hakikatleri örtemeyecekler-VİDEO

    PİRHA-Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin İstanbul Beyoğlu’ndaki ofisine ve gazetenin basıldığı Gün Matbaa’ya yapılan polis baskını ve gazeteye atanan kayyum sonrası basın açıklaması yapan Özgürlükçü Demokrasi gazetesi, “İktidarların doğasında saldırı kapatma varsa özgür basının geleneğinde de hakikatin sesini duyurma doğası var. Özgür basının kapılarına kilit vurarak özgür basının sesini kısamayacağı bilinmelidir.” dedi. 

    Kürt basınının önemli yazılı basın ayaklarından biri olan Özgürlükçü Demokrasi’nin İstanbul Beyoğlu’ndaki ofisine ve gazetenin basıldığı Gün Matbaa’ya polis baskın düzenledi. Gazete çalışanlarının gözaltına alındığı bildirilirken gazeteye ve matbaaya kayyum atandı.

    Özgürlükçü Demokrasi gazetesi, baskın ve kayyum atanması üzerine İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul şubesinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasına HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit’in yanı sıra çok sayıda kurum ve muhalif medya temsilcileri destek verdi.

    “SALDIRI PEK ÇOK ALANA YAPILIYOR”

    İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, basın açıklamasında ilk sözü alarak Özgürlükçü Demokrasi’ye sabaha karşı başlatılan polis baskınının sabah saatlerine kadar sürdüğünü, şu ana kadar 9 kişinin gözaltına alındığını belirtti.

    Yoleri, şunları belirtti:

    “Gözaltıların nereye kadar genişletileceğini bilmiyoruz. Çünkü derneğimize sabah saatlerinde gerçekleştirilen bir başvuruda başka bir şehirde matbaanın eski bir çalışanının da gözaltına alındığı bildirildi. Bu saldırının, sadece basın özgürlüğüne değil ifade özgürlüğü ve fikir açıklama özgürlüğüne kadar pek çok alana gerçekleştiğini söylememiz gerekiyor.”

    “KÜRT BASINI GERÇEĞİ AYDINLATMAYA DEVAM EDECEK”

     Özgürlükçü Demokrasi gazetesi editörlerinden Hicran Ürün ise bu baskıların ilk olmadığını daha önce 79 kez gazetenin internet sitesinin engellendiğini ifade ederek kendilerine resmi olarak tebliği edilen bir bilgi olmadığını ancak gazetenin TMSF’ye devredildiğinin sözlü olarak tebliğ edildiğini kaydetti.

    Ürün sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Tüm bunlar muhalif sesleri bastırmaya yönelik baskılar. Hepimiz bu baskı döneminin mağdurlarından biriyiz. Bu dönemde Kürt basına yönelik baskılar arttı. İfade özgürlüğü tamamen ayaklar altına alındı. En sonunda TMSF eli ile gazetemiz kapatıldı. Bu gazete kapatmanın başka yoludur. Kürt basını onlarca kez basıldı, bombalandı. Bizler susmadık. Özgür basın susturulamadı şimdiye kadar bu geleneği devam ettirecek arkadaşlarımız olacak. Biz inandığımız ve kararlı olduğumuz yolda yürümeye devam edeceğiz gerçeğin sesi bastırılamaz. Kürt basını gerçeği aydınlatmaya devam edecek.”

    “ÖZGÜR BASININ GELENEĞİNDE HAKİKATİN SESİNİ DUYURMA VAR”

    Yine gazetenin editörlerinden olan Reyhan Hacıoğlu da söz konusu saldırının topluma yönelik topyekun bir saldırı olduğunu belirtti. RTÜK yasasından sonra özgür ve muhalif seslerin susturulmak istenmesiyle birlikte böyle bir şeyin beklendiğini ifade eden Hacıoğlu, daha önce KHK’ler ile yapılmaya çalışılan şeyin şimdi TMSF ile yapılmaya çalışıldığını vurgulayarak, “İktidarların doğasında saldırı kapatma varsa özgür basının geleneğinde de hakikatin sesini duyurma doğası var. Özgür basının kapılarına kilit vurarak özgür basının sesini kısamayacağı bilinmelidir.” dedi.

    “TMSF’DEN GELİYORUM DİYEN İSTEDİĞİ BASINA EL KOYABİLİYOR MU?

    DİSK Basın-İş’ten Alp Tekin Babaç ise ortada büyük bir belirsizliğin olduğuna dikkat çekerek “‘TMSF’den geliyorum’ diyen istediği basına el koyabiliyor mu? Matbaaya el koymakla da ‘Bizim istemediğimiz hiçbir şeyi basamazsınız’ mesajı vermek istiyorlar. Hem gazetecilerin hem de matbaacıların haklarını savunacağız” ifadelerini kullandı.

    “HABER İÇİN MÜCADELEYE DEVAM”

    Son olarak konuşan TGS Başkanı Gökhan Durmuş, AKP’nin 2019 seçimlerine giderken tek sesli bir toplum yaratmak istediğini belirtti. Doğan Medya Grubu’nun satılmasına değinen Durmuş, “Geçtiğimiz hafta Doğan Medya Grubu’nun satılmasıyla Türkiye medyasının yüzde 90’ı iktidarın eline geçti. Hala haberi halka ulaştırmaya çalışan medya kuruluşları da işte böyle hedef oluyor. Bu operasyon, bundan sonra yapılacak operasyonların habercisi. KHK’lerin ardından ikinci dalga olarak TMSF eliyle yeni bir dalga başlatıldı. Önümüzdeki günler zor geçecek. Bizler, inadına haber için mücadeleye devam edeceğiz.” (HABER MERKEZİ)