Etiket: hıdır karataş

  • DAD İstanbul Şubesi, 5. Olağan kongresini yaptı-VİDEO

    DAD İstanbul Şubesi, 5. Olağan kongresini yaptı-VİDEO

    PİRHA-DAD İstanbul Şubesi, 5. Olağan kongresini tamamladı. Tek liste sunulan kongrede, DAD İstanbul Şubesi’nin yeni eş başkanları Veli Er ile Mevhibe Akdeniz oldu.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi, “Erkanı rızalık, edebi ikrar olan toplum; demokratik toplumdur” şiarıyla 5. Olağan kongresini yaptı. Gazi Cemevi’nde düzenlenen kongreye, Halkların Demokratik Kongresi, Demokratik Bölgeler Partisi, DEM Parti, TİP, Alevi kurum temsilcileri ile yöre derneklerinin yöneticileri katıldı.

    Kongrenin yapıldığı salona “İkrar verenler elmaya, ikrarınız, ikrarımızdır” yazılı pankartın yanı sıra Pir Seyit Rıza ile Koçgiri direnişinin simge isimleri Alişer ve Zarife’nin fotoğrafları da asıldı. Kongrenin açılışında Zakirler Bedirhan Rakip ile Ali Demir, nefesler seslendirdi. Saygı duruşu ardından Pir İbrahim Erdoğan’ın okuduğu gülbeng ile çerağlar uyandırıldı.

    Kongre başkanlığını Ergin Doğru yaparken, Mevlüt Aydoğan, Sevda Güneş ve Türkan Kaplan da divan üyeleri olarak seçildi.

    Ergin Doğru, yaptığı konuşmada hassas bir süreçten geçildiğini vurgulayarak şunları söyledi:

    “Barış ve Demokratik toplum sürecinden geçilirken bir yandan da Yol’a ikrar verenlerle yürütmüş olduğumuz mücadelenin yanında, asimilasyonalist, tekçi kafayla da sık sık karşılaştık. Hakikat mücadelesinin zorlu bir mücadele olduğunu bir kez daha yaşayarak görüyoruz. Bu mücadelenin daha büyütülerek geliştirilmesi gerektiği de aşikardır. Bu noktada DAD Kongresi’nin de buna hizmet edeceğine inanıyorum.

    “KENDİMİZİ DARA TUTMAKTAN VAZGEÇMEMELİYİZ”

    Bu yaşanan süreçte Alevilerin de söz kurabilmesi, yer alabilmesinin yegane yolu güçlü örgütlülükten geçiyor. Bu anlamda DAD önemli bir renktir. Alevi hareketinin içerisinde DAD’ın güçlenmesi, Alevi hareketinin de güçlenmesi anlamına gelir. Temel düsturumuzun şu olması gerekiyor; her bireyin önce kendini dara çekip sonrasında pir-talip ilişkisinin bir benzerini bu demokratik kurumlarda göreceğimizi; üye-yönetici ilişkisinin güçlendirilmesi gerekiyor. Artık dönün kırılmaları üstünden söz kurmak yerine önümüze bakmamız, geleceği kurmamız gerekiyor. Bu süreç hassas bir süreç. Güçlü olup el ele vermek gerekir. Kendimizi dara tutmaktan da vazgeçmemeliyiz. Bunu yapmazsak arınamaz, doğru yol yürüyemeyiz.
    Moralimizi güçlü tutmalıyız.”

    “İNCELTİLMİŞ BİR ASİMİLASYON POLİTİKASI YÜRÜTÜLÜYOR”

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan ise konuşmasında, derneklerinin büyüdüğüne değinerek şunları söyledi:

    “Demokratik Toplum ve Barış Süreci içerisinden geçiyoruz. Elbette ki Türkiye’nin demokratikleşmesi, halkların özgürleşmesi, kadınların özgür eş yaşam mücadelesine ortaklaşması, ekoloji mücadelesinde ortaklanması, Türkiye’nin demokratikleşmesine verilen mücadeleye ortaklanarak DAD da Alevi toplumunda böyle bir hat oluşturarak, bu mücadeleyi büyütme görevini üstleniyor.

    İkinci bir sorumluluk ise uzun yıllardır Cumhuriyetten önce ve cumhuriyet tarihi boyunca Aleviler, yok sayılmış ve elbette ki eğer yok sayılıyorsan zulmün en büyüğünü yaşıyorsun demektir. Bunca zamandır katliamlara uğramış ve kendi özünden epeyce uzaklaşmış bir hal var. Çok inceltilmiş bir asimilasyon politikasıyla karşı karşıyayız. Devlet, Alevi toplumunu Türkiye’nin demokratikleşme mücadelesinden uzak tutmak için Aleviliği ya İslam içerisinde ya da Türklük üzerinden tanıtma politikaları yürütüyor. Bunların son aşaması da Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ve zorunlu din derslerindeki ÇEDES programlarını örnek verebiliriz.”

    “BİRLİKTE YOL YÜRÜMEYE ÇAĞIRIYORUM”

    27 Şubat çağrısından bu yana Aleviler her alanda bulunmuştur. Yarınki TJA’nın yapacağı yürüyüşe de cevap olacağımızı buradan beyan ediyoruz. Evet, birlikte güçlenelim ve mücadeleyi büyütelim. Alevi toplumu olarak her ne kadar örgütlü olsak da belki de örgütlülüğü geliştirme noktasında en zayıf olan noktada olduğumuzu da kabul etmek lazım. Hepinizi birlikte yol yürümeye çağırıyorum.”

    “BUGÜNLERDE DAD’I DAHA İYİ ANLIYORUZ”

    HDK EŞ Sözcüsü Ali Kenanoğlu da Alevi örgütlülüğü içerisinde DAD’ın özgünlüğüne değindi. Kenanoğlu, şunları dile getirdi:

    “DAD’ın varlığını bugünlerde daha iyi anlayabiliyoruz. Çünkü DAD, bir toplumun bakış açısını, inançsal değerlerini savunarak, yok sayılan bir toplumun kendi varlığını ortaya koyarak ‘Biz hem Kürdüz hem de Aleviyiz’ diyerek bu meseleden yaptı. Cemevlerinde ‘Kürt’ten Alevi olmaz’ politikası çok yapılıyordu. Esasında ‘Bunlar Türklerdir ama sonradan Kürtleşmişlerdir’ diye çok yoğun politikalar yapılıyordu. O süreçte Demokratik Alevi Dernekleri ortaya çıkarak ‘Hayır biz hem Kürdüz hem de Aleviyiz’ dedi. Bugün DAD’ın varlığını daha iyi anlıyoruz. O anlamda emeği geçen bütün arkadaşlara minnet duyduğumuzu ifade etmek isterim. Bir dile, kimliğe, cinsiyete bağlı yol almak Aleviliği yok etmektir. ‘Yol bir sürek bin bir’ halini korumak zorundayız.

    “SÜRECİN TAM ORTASINDA OLMAK İSTİYORUZ”

    İçerisinde dahil olmadığımız bir cumhuriyette 100 yıl boyunca eşit yurttaş olmak için mücadele ettik. Şimdi gelinen noktada eşit yurttaşlık talebi geri bir taleptir. Artık bizim talebimiz kurucu toplum olmaktır. Biz bundan sonra cumhuriyetin 2. yüzyılında cumhuriyetin kurucusu olmak istemeliyiz ve talepleri buradan yükseltmeliyiz. Biz bu topraklarda yaşayan halkız ve bu topraklarda yaşamaya devam edeceğiz. O halde buradaki kuralların belirlenmesinde bizim de söz hakkımız olacak. Bundan sonra bunun mücadelesini yürütmek zorundayız. Dünya Ortadoğu yeniden kuruluyor. Türkiye’de de aynı şekilde yeniden kurulacak birçok şey olacak. Biz de bu sürecin tam ortasında olmak zorundayız. Sürecin seyircisi olamayız. Barış ve Demokratik Toplum Süreci, Aleviler açısından kıymetlidir. Alevi toplumu bu meseleye kamuoyunda yaratılan algıda olduğu gibi bakmıyor. Aleviler, eşit yaşamın oluşması için dikkatli bir şekilde süreci takip ediyorlar. Bizler de bu dostlarımızı, süreci sadece takip etmenin dışında sürece bizzat içerisinde yer alarak koşullarını oluşturmaları gerektiğini ifade ettik.
    Cumhuriyetin ikinci yüzyılında bir Alevi Diyaneti ile karşı karşıyayız. Diyanet İşleri Başkanlığı, Sünnileri kontrol etmek, devletin bir Sünni Müslüman inancını oluşturmak için kuruldu. Şu anda Türkiye’nin siyasetini belirten, aynı zamanda holding gibi bir ekonomik gücüyle de eğitim hayatına da müdahale ediyor. Şimdi cumhuriyetin 2. yüzyılında bu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına da karşı durmalıyız. Öbür türlü sürecin arkasından sürüklenmekle meşgul oluruz.”

    “BİRLİKTE YOL YÜRÜMELİYİZ”

    DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Arife Çınar ise devletin, tekçi dayatması sonucu inançları karşı karşıya getirdiğini söyledi. Çınar, “Buna rağmen Alevi toplumu, devlet politikasından etkilenmeyerek kendi inancıyla duygusunu bütünleştirerek hep barıştan, demokrasiden, kadın mücadelesinden yana olmuştur. Aleviler, Kürt halkı, ısrarla bu topraklarda inançların yaşaması gerektiğini en zorlu koşullarda dahi savundu. Var olan sistemin kendisi, çoklu bir kriz yaşamakta. Bunun en büyük nedeni ise dünden bugüne tarihsel olarak tekçi bir zihniyetin varlığında ısrar ederek devletin varlığını sürdürmek istemeleridir. Yok etmeye çalışsanız da Alevilerin mücadelesi bu topraklarda sürecektir. Halklar, kendi iradelerini ortaya koyamadıkları sürece demokrasiden bahsedemeyiz. İşte demokratik toplum tam da bu nedenle önemli; Alevi kurumları söz sahibi olmalı, karar verebilmeli. Hepimizin birlikte yol yürümesi gerekiyor. Hepimiz barış için mücadele etmeliyiz.”

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş da konuşma yapan isimler arasındaydı. “Ne yazık ki kendi içimizdeki birliği, dayanışmayı kuramıyoruz” diyen Karataş şöyle devam etti:
    “Buralar birileri, bizi tarif edip duruyor. Alevileri ancak Aleviler tarifleyebilir. Bizim adımıza gidip masa kuruyor, adımıza konuşuyorlar. İnancımızdan taviz vermeden herkesle müzakere edebiliriz. Şimdi tutup Yaresanlara, Araplara Türkçe’yi mi dayatacağız? Bugün Mecliste Barış ve Demokrasi çalışması var. Mecliste Aleviler de olmalıydı. Kurucu anayasa oluşturulmalı. Çünkü Anayasa dediğimiz toplumsal mutabakattır.”

    “İSLAM’IN BASKISINDAN KURTULAMIYORUZ”

    Pir İbrahim Erdoğan ise konuşmasında dar kültürünün önemine değinerek şunları söyledi:
    “Aleviler olarak İslamiyetin baskısını halen yaşıyoruz. Bu baskı sebebiyle Alevilik kendi gerçeğini bir türlü yaşayamadı. Devletin Anayasasında da Türk-İslam sistemi içerisindesin. Bu madde kaldırılmalıdır. Reya Hakk üzerindeki sis kalkmadığı sürece barış olmaz. Gerçek Alevi inancını hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Bugün cemevlerinde dahi İslam’ın baskısından kurtulamıyoruz. Cemevlerindeki pirler, maaş için cemevi yönetimi ne diyorsa onu yapıyor. Bugüne kadar hangi yöneticimiz dara kaldırılıp hesap sorulmuş? Başkanlar pir olmuş, pirler talip olmuş!”

    DAD İstanbul Şube Eş Başkanı Berna Güzel de yaptığı konuşmada Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin önemine değinerek “Barış, hiç kimseye altın tepside sunulmaz. Süreç, her canlının özünü dara alma sürecidir. Başta Demokratik Alevi Dernekleri olarak bizler, diğer müsahip kurumlarımızla güçlü ilişkiler geliştirip kendi aramızda birliği sağlamamız tarihsel sorumluluğumuzun gereğidir” diye belirtti.

    Konuşmalar ardından kongre, faaliyet raporunun okunmasıyla devam etti.

    Yeni dönem için oluşturulan tek liste, oybirliği ile kabul edildi.
    DAD İstanbul Şubenin yeni eşbaşkanları Veli Er ile Mevhibe Akdeniz olurken, Safiye Doğan Ergin, Gülsüm Özer, Veysel Doğan, Fırat İnan Sarıçiçek, Şerefnaz Altınsoy da yönetim kurulunda yer alan diğer isimler oldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • DAD İstanbul Şubesi, aşure lokması paylaştı-VİDEO

    DAD İstanbul Şubesi, aşure lokması paylaştı-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri İstanbul Şubesi, Muharrem oruçlarının ardından aşure lokmasını paylaştı. Kerbela’da, Dersim’de, Sivas’ta, Çorum’da ve Roboski’de katledilen toplumların bedeller ödediğini söyleyen Baba Mansur Ocağı evladı Haşim Kızılveren, “Artık birlik ve beraberlik içerisinde bir yaşam olmasını diliyoruz. Aşure lokmalarımızın barışa ve kardeşliğe vesile olmasını temenni ediyoruz” dedi.

    Muharrem oruçlarının ardından aşure lokmaları pay edilmeye devam ediyor. Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi, aşure lokmasını paylaştırdı.

    Aşure lokmalarının paylaştırılmasından önce dernek binasında Kerbela ve aşure ile ilgili konuşmalar gerçekleştirildi. Programa DAD İstanbul Şube Eş Başkanı Berna Güzelgündüz, Baba Mansur Ocağı Piri Mehmet Karabulut, Baba Mansur Ocağı evladı Haşim Kızılveren, Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, AKD Sultangazi Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “AŞURE LOKMAMIZ BARIŞA VE KARDEŞLİĞE VESİLE OLSUN”

    Kerbela’da, Dersim’de, Sivas’ta, Çorum’da ve Roboski’de katledilen toplumların bedeller ödediğini söyleyen Baba Mansur Ocağı evladı Haşim Kızılveren, “Artık birlik ve beraberlik içerisinde bir yaşam olmasını diliyoruz. Aşure lokmalarımızın barışa ve kardeşliğe vesile olmasını temenni ediyoruz. Birbirimizin farklılıklarına tahammül etmek zorundayız” dedi.

    “ALEVİ İNANCIİ DİRENİŞİN VE ORTAK YAŞAMIN ANLAMIDIR”

    Alevi inancının geçmişten günümüze kadar direnişin ve ortak yaşamın anlamı olduğunu belirten Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, “Demokratik, çağdaş ve laik yaşamın pratik hayatımızda yaşam bulmasını temenni ediyorum” diye belirtti.

    “HZ. HÜSEYİN GİBİ ZULME KARŞI DİZ ÇÖKMEMEMİZ GEREKİYOR”

    AKD Sultangazi Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Hz. Hüseyin gibi yolumuza sahip çıkarak, zulme karşı diz çökmeden ve bütün farklılıkları kucaklamamız gerekiyor. Aşurenin farklıkları birleştirme amacı vardır, biz de aşurenin verdiği anlamla farklılıkları kucaklamamız gerekiyor.”

    “TÜRKİYE’DE YÜZYILLARDIR EZİLENLER KATLEDİLİYOR”

    Türkiye’de yüzyıllardır ezilenlerin baskı gördüğünü ve katledildiğini vurgulayan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, “Bugün de Türkiye’deki tek adam yönetimi bu politikayı devam ettiriyor. İktidar farklı inanç ve kimlikteki insanları ezerek yok etmek istiyor. Bugün ki faşist anlayışa karşı birleşmek ve ortak mücadele etmekten başka bir çaremiz yok” diye konuştu.

    Baba Mansur Ocağı Piri Mehmet Karabulut’un verdiği lokma gülbenginin ardından aşure lokmaları pay edildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • 12 Mart Gazi Şehitlerini anma paneli: Alevi katliamlarının hepsi planlıydı-VİDEO

    12 Mart Gazi Şehitlerini anma paneli: Alevi katliamlarının hepsi planlıydı-VİDEO

    PİRHA- AKD Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi, 12 Mart Gazi Katliamı’nda yaşamını yitirenleri düzenlediği panelle andı. Gazi şehide Zeynep Poyraz’ın babası Cemal Poyraz “Biz bu acıları hep yaşıyoruz, yaşamaya devam ediyoruz. Benim Zeynep’im gitti, senin Zeynep’in gitmesin. Bizim tüm çabamız bundan dolayı” dedi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi ‘Gazi’den Ümraniye’ye Adalet istiyoruz’ şiarıyla panel düzenlendi. Panelde 12 Mart Gazi Katliamı’na giden süreç ve sonrasında Aleviler’in hak arama mücadelesinin konu edildiği panelde konuşmacı olarak Gazi Şehitleri Aileleri adına Cemal Poyraz ve Müşerref Bingöl, katliam davası avukatlarından Keleş Öztürk, dönemin Gazi Mahallesi muhtarı Nevzat Altun, Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Ferhat Aktaş yer alırken moderatörlüğü Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) yönetim kurulu üyesi İmam Balsever yaptı.

    “İNANCIMIZDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    İlk konuşmayı yapan AKD Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş “Şehitlerimizi anmak için buradayız. Tarihimiz katliamlarla, sürgünlerle dolu. Bizler gerek Gazi’de Gezi’de, Maraş’ta, Koçgiri’de bu katliamları yaşadık. Şunu unutmasınlar bizler katledilerek ne düşüncemizden ne de inancımızdan vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Bugün burada bulunan siz değerli canları bir daha bu katliamlar olmasın diye zalimin zulmüne direnen canlarınızı anmak için her yıl olduğu orada görmek bizlere güç verecektir” diye konuştu.

    “MÜCADELEMİZİ SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ”
    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş söz alarak, “Bütün canlarımızı, bütün şehitlerimizi anmak için hepinizi 12 Mart’ta Gazi Cemevi önüne bekliyoruz. Bu ülkedeki hukuk, adalet, demokrasi için gerek Alevi canlarımız gerek demokrat canlarımız bedel ödedi. Tek amaçları bu ülkedeki 86 milyonun kardeşçe yaşamasıydı. Bundan sonra da böyle devam edecektir. Demokratik alanda mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Geçmişte bunun uğrunda bedel ödeyenlere borcumuzdur” dedi.

    “ALEVİ KATLİAMLARININ HEPSİ PLANLIYDI”
    Ardından söz alan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz ise şunları dile getirdi: “Bugüne dek yaşanan Alevi katliamları ne tesadüftür ne de spontane gelişmiştir. Ben de o zamanın canlı tanığıydım. O gün orada bir beyaz Toros’la elinde uzun namlulu silahlarla bekliyorlardı. Biz isimlerini ve derin devleti sonradan öğrendik. Elinde kazma ile bizleri bekleyen Yeşil kod adlı kişiydi, emirleri veren kişi ise Abdullah Çatlı’ idi. Bu ülkede Alevilere yönelik katliamların hepsi planlı ve programlıydı.”

    “CENAZELERİMİZE PANZERLERLE SALDIRDILAR”
    Panelde ilk sözü alan dönemin Gazi Mahallesi Muhtarı Nevzat Altun o günlerde yaşananları şu ifadelerle aktardı: “Gazi, Türkiye’nin her yerinden Aleviler’in akın ettiği bir mahalle. Kuruluşu itibariyle Gazi Mahallesi antiemperyalist, antikapitalist bir yapıya sahipti. 1980 Darbesiyle bu mahallenin üzerinden silindirle geçilmek istendi. 90’larda mahallemizde o kadar gerginlik vardı ki akabinde 1993’te Sivas Katliamı yaşandı. Otomatik silahlarla dört tane kahve tarandı. İnsanlar yaralanırken, ölürken o gün polis yürüyüşe geçen insanları engellemeye çabalıyordu. Çıkış yollarını tutup katilleri yakalamak yerine insanların karakola yürümesini engellemeye çalıştılar. Cerrahpaşa’ya cenazelerimizi almaya gittiğimizde yedi sekiz tane daha gencimizi teşhis ettim. Devlet daha bizlerden hırsını alamamıştı. Polis, Kıbrıs Caddesi’ne gelen şehitlerimizin cenazelerine panzerlerle saldırdı. Gazi’de solcular, devrimciler, solcular, Aleviler, Kürtler var diye bizlerden hınç almak istediler.”

    “DAVAMIZA SAHİP ÇIKMAK İÇİN DESTEK BEKLİYROUM”
    Gazi Şehitleri Aileleri adına konuşan Müşerref Bingöl “Medya ve devlet ele ele vererek bu katliamı yapmıştır. Ben neden gün geçtikçe azalıyoruz diye sormak istiyorum. İlk Gazi anmalarında milyonlarca kişi sokağa dökülürken bugünlerde beş bin kişiyi geçemiyoruz. Gün geçtikçe Gazi anmalarında sayımız azalıyor. Sizden davamıza sahip çıkmak için destek bekliyorum” dedi.

    “BENİM ZEYNEP’İM GİTTİ, SENİN ZEYNEP’İN GİTMESİN”
    Gazi şehidi Zeynep Poyraz’ın babası Cemal Poyraz, “Gaziosmanpaşa’da göstermelik bir dava açtılar. Güvenliği bahane ederek dosyamızı Trabzon’a gönderdiler, yaramıza tuz bastılar. Biz bu acıları hep yaşıyoruz, yaşamaya devam ediyoruz. Benim Zeynep’im gitti, senin Zeynep’in gitmesin. Bizim tüm çabamız bundan dolayı. Gücümüzü birleştirerek bu tür katliamların önüne geçmek için herkesin duyarlılık göstermesi gerekiyor. İnsanlar önde gitmese bir şey olmazdı diyorlar. Zeynep’im o gün yanıma gelip bana “Baba Gazi’de saldırı olmuş, Hasan amcamı kanlar içinde gördüm. Biz de gidelim” dedi. Olmaz kızım sen gelme dediğimde, “Ben de Sivas’ı yaşadım, ben de geleceğim” dedi. Zeynep’im ölmese başka birisi ölecekti” dedi.

    “DEVLET, MAHALLEMİZİN YAPISINI HEDEF ALMIŞTI”
    Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Ferhat Aktaş konuşmasında şunlara değindi: “Gazi halkı 12 Mart günü saldırıya tepki göstermek için sokağa çıktı. 12 Mart’a gelene kadar Gazi Mahallesi’nde bazı kırılma noktaları yaşandı. Bir vatandaşımız Gazi Karakolu’nda gözaltına alınıp katledilmiş ve halkımız tepkisine neden olmuştu. Gazi Mahallesi doksanlı yılların gözaltı, baskı ve işkencelerinden payına düşeni fazlasıyla almıştı. Mahallemiz sistem muhalifi, sol-sosyalist dinamiklerin taban bulabildiği bir mahalle olma özelliğine sahipti. Alevi hareketi açısından önemli bir mahalleydi. Devlet, burada yükselen sosyal temelli mücadeleyi engellemek için operasyonlarla mahallemizin bu yapısını hedef almıştı.”

    “POLİSLER DEĞİL GAZİ MAHALLESİ HALKI YARGILANDI”
    Son konuşmayı yapan Gazi Katliamı davası avukatlarından Keleş Öztürk katliamın yargılanma sürecine ilişkin şunları aktardı: “Yargılama dediğimizde Trabzon’daki dava akla geliyor. Bunun bir öteki tarafı hepimiz biliriz Gaziosmanpaşa’da Gazi Mahallesi’ndeki halka açılmış bir dava var. Katliama tepki gösteren üç kişi ilk gece gözaltına alınıp ertesi gün tutuklanıp mağduriyet yaşadı. Bunları konuşmayı genelde unutuyoruz. Savcılık ilk soruşturmayı 1 kişinin ölümü ve 30 kişinin yaralanması üzerine açmalıydı. Oysa Gaziosmanpaşa Savcılığı’nın numara verdiği ilk soruşturma Gazi’de yaşanan olaya tepki gösteren ve bu nedenle karakola yürüyen insanlara karşıydı. Bizim dosyada anladığımız kadarıyla olayın ortaya çıkarılması yerine buna tepki gösteren insanların bir daha tepki göstermesinin yolları arandı. Mehmet Gündüz’ün cemevi önünde öldürülmesinin ardında tanık ifadeleri ortaya çıkınca mecburen polislere dava açıldı. Çıkan kararla da polislere ceza verme niyetleri olmadığını da anlamış olduk. Devlet insanları birbirine düşman ederek kendi varlığını sürdürmek niyetindeydi”.

    Panelin son bulmasının ardından cemevinin yemekhanesinde lokmalar pay edildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • DEM Parti İBB Eş Başkan adayı Murat Çepni, Gazi Cemevi’ni ziyaret etti-VİDEO

    DEM Parti İBB Eş Başkan adayı Murat Çepni, Gazi Cemevi’ni ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA-DEM Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayı Murat Çepni, Gazi Cemevi’ni ziyaret etti. Alevilerin bütün kazanımlarının ellerinden alınmaya çalışıldığını vurgulayan Çepni, “Devletin Alevisi yaratılmaya çalışılıyor, biz inanç özgürlüğü, eşit yurttaşlık ve cemevleri ibadethanedir dedikçe taleplerimiz karşımızdakiler tarafından elimizden alınmaya çalışılıyor” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Eş Başkan adayı Murat Çepni, Gazi Cemevi’ni ziyaret etti. Ziyarete DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, HDP eski milletvekili Ali Kenanoğlu, DEM Parti Sultangazi Belediyesi Eş Başkan adayları katıldı.

    “DEMOKRATİK ALAN ÇOK DARALDI”

    Demokratik alanın çok daraldığını söyleyen Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, “31 Mart’ta yerel seçim var, demokratikleşmenin özü de yerelden başlar. Umarız 31 Mart’ta iktidarlaşmış egemen zihin dünyasının frenlendiği bir süreç yaşarız” diye belirtti.

    “DEVLETİN ALEVİSİ YARATILMAYA ÇALIŞILIYOR”

    Çözüm önerileriyle var olduklarını belirten DEM Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayı Murat Çepni, “Kürtler, Aleviler ve bu ülkedeki bütün ezilenler olarak kendi programımızla var olabiliriz. Zor günlerden geçiyoruz ve örgütsüzleştirilmeye çalışılıyoruz. Alevilerin bütün kazanımları elinden alınmaya ve tehdit siyasetine mahkûm edilmeye çalışılıyor. Devletin Alevisi yaratılmaya çalışılıyor, biz inanç özgürlüğü, eşit yurttaşlık ve cemevleri ibadethanedir dedikçe taleplerimiz karşımızdakiler tarafından elimizden alınmaya çalışılıyor” dedi.

    “TÜRKİYE’NİN ÜÇÜNCÜ YOLA İHTİYACI VAR”

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı valilikler ve kaymakamlıklar eliyle cemevlerinin belediyeye mi kamuya mı ait olduğuna dair çalışma yürütüyorlar. Gelecekte bulunduğunuz yer buraya aittir gelin bize tabii olun diyecekler. Türkiye’nin üçüncü yola ihtiyacı var. Cemevlerimiz 2024 yılında halen ibadethane olarak kabul edilmiyorsa bu ülkedeki iktidar ve muhalefetin ayıbı olarak görmek gerekiyor. Ayrım yapmadan çalışmamız lazım, hepimizin üzerinde büyük sorumluluklar var.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • 2. Gazi Mahallesi Geleneksel Gaxan Şenliği coşkuyla kutlandı- VİDEO

    2. Gazi Mahallesi Geleneksel Gaxan Şenliği coşkuyla kutlandı- VİDEO

    PİRHA-Mezopotamya ve Anadolu’da halkların geleneği olan Gaxan, İstanbul’da Gazi Mahallesi’nde coşkuyla kutlandı. Etkinlikte konuşan Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi Başkanı Hıdır Karataş,”Bu yıl özellikle kadın cinayetleri noktasında kalbimizi yaralayan bir sürü vahşet yaşandı. Bunları şiddetle kınıyorum. Umuyorum ki 2024 yılı, bu şiddetin ve baskıların son bulduğu bir yıl olur” dedi.

    Dersim coğrafyası ve Mezopotamya halkları tarafından kutlanan Gaxan yeni yılın gelmesini müjdeliyor. Eski yılı uğurlayıp yeni yılı karşılarken bolluk, bereket için lokmalar pişirilip dağıtılıyor. Köylerde yaşarken kapı kapı tüm evlerin dolaşıldığı bu gelenek şehirlere göçle birlikte şehirlerde de yaşatılmaya çalışılıyor.

    Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı (Gazi Cemevi), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi, Gazi Dersimliler Derneği, Sivas Konfederasyonu, Ulaş Köyleri Konfederasyonu, Zara Dernekler Federasyonu, Sivas Gürlevik Dernekleri Federasyonu, İstanbul Varto-Der, Kangal Dernekler Federasyonu ve Sivas Karabel Yöresi Dernekleri Federasyonu’nun organize ettiği ‘2. Gazi Mahallesi Geleneksel Gağan Şenliği’ Gazi Mahallesi’nde yapıldı.

    Davul zurnalı Gaxan ekibinin sokak sokak dolaşıp yaptığı gösteriler ve esnaf ziyareti ile başlayan Gaxan kutlamaları, Gazi Cemevi’nde yapılan konuşmalar ve lokmaların pay edilmesinin ardından sona erdi.

    GÜLBENG VERİLDİ, LOKMALAR PAY EDİLDİ

    Baba Mansur Ocağı evladı Haşim Kızılveren, 2024’ün barış ve hoşgörü içinde olan bir yıl olmasını diledi.

    Ağuçan Ocağı’ndan Aziz Güler Dede, “Bir toplumu yok etmek istiyorsak topa tüfeğe ihtiyaç duymadan gelenek görenekleri kaldırmak yeterlidir” diye konuşarak Gağand lokması duasını verdi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Elimizden geldiğince inancımızı aktarmak bizim görevimizdir” diyerek yeni yılı kutladı.

    Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, ise yeni yılı kutlayarak “Bir toplumun geleceği dilidir, geleneğidir, geçmişteki aidiyetidir. Bu yıl özellikle kadın cinayetleri noktasında kalbimizi yaralayan bir sürü vahşet yaşandı. Bunları şiddetle kınıyorum. Umuyorum ki 2024 yılı, bu şiddetin ve baskıların son bulduğu bir yıl olur” diye konuştu.

    Devrim FINDIK-Ali AKDÜZGÜN/İSTANBUL

  • HDK Halklar ve İnançlar Meclisi, 27’inci yılında Gazi Katliamı’nı konuştu-VİDEO

    HDK Halklar ve İnançlar Meclisi, 27’inci yılında Gazi Katliamı’nı konuştu-VİDEO

    PİRHA-İstanbul’da Gazi Mahallesi’nde 27 yıl önce gerçekleştirilen katliama ilişkin Gazi Cemevi’nde forum düzenleyen HDK Halklar ve İnançlar Meclisi, katılımcılar ile o dönem yaşananları konuştu.

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Halklar ve İnançlar Meclisi, “27’inci yılında Gazi Katliamı’nı konuşuyoruz” başlığıyla İstanbul Gazi Cemevi’nde bir forum düzenledi.

    HDK Halklar ve İnançlar Meclisi’nden Nergiz Güzel’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen forum kapsamında birçok katılımcı söz alarak 27 yıl önce yapılan Gazi Katliamı’na ilişkin konuştu.

    “ALEVİLER OLARAK ASİMİLASYONA VE KÜLTÜR SOYKIRIMINA UĞRADIK”

    Gazi Katliamı’ndan sonra devletin bölgedeki baskısının arttığını ifade eden Güzel, “Aleviler olarak asimilasyona ve kültür soykırımına uğradık” dedi.

    HDK Halklar Meclisi’nden Seda Berze ise şöyle konuştu:

    “Anadolu, halkların dostça yaşadıkları bir coğrafya olabilecekken egemenlerin müdahalesiyle karşılaştı. Gerilime, şiddete, nefret söylemine ihtiyacımız yok. Bunların olmadığı bir ülke hayal ediyoruz. Farklılıklarımızla yan yana dostça yaşadığımız ittifaklar kurmalıyız.”

    Demokratik Alevi Derneği’nden (DAD) Mehmet Güzel ise konuşmasında, Dersim Nazımiye’de bulunan Düzgün Baba Cemevi önünde silahlı kişilerce çektiği fotoğrafı paylaşan Nazımiye Kaymakamı’na tepki gösterdi.

    HDK Halklar Meclisi’nden Meryem Fehime de söz alarak, “Biz egemenleri yeni tanımıyoruz. Kıyım kültürüyle kendi tebasını diri tutuyor. Biz affetmiyoruz. Yüzleşmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Konuşmasına Ukrayna’daki savaşa değinerek başlayan Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ise “Yaşama hakkının kutsallığı üzerinde ortaklaşmamız gerekiyor” dedi.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Gazi Cemevi, 100 üniversite öğrencisine burs verecek

    Gazi Cemevi, 100 üniversite öğrencisine burs verecek

    PİRHA-Gazi Cemevi, 2021 – 2022 eğitim öğretim yılında üniversite de okuyan 100 öğrenciye burs verecek.

    Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı ( Gazi Cemevi ) üniversite öğrencilerin burs başvuru için basın toplantısı gerçekleştirildi.

    Gazi Eğitim Kültür Vakfı, Gazi Cemevi konferans salonunda gerçekleşen törene burs başvurusu yapan aileler ile öğrenciler katılım sağladı. Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Hıdır Karadaş’ın başkanlığında gerçekleşen programa, Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı (Gazi Cemevi) Genel Başkan yardımcısı Süleyman Polat ve Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı (Gazi Cemevi) Eğitim Sekreteri Arzu Erdoğan eşlik etti.

    Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı gerçekleşen törende  Genel Başkanı Hıdır Karataş, yaptığı konuşmasında “İnanç kurumumuza 1 TL bağış yapan da 1000 TL bağış yapanda bizim açımızdan çok değerlidir. Bilindiği üzere bu bağışlar üniversite de okuyan çocuklarımıza burs olarak verilmektedir. Ayrıca ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidermek için harcanmaktadır. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin iyi bir eğitim alması için İnanç kurumumuz elinden gelenin en iyisini yapma uğraşındadır” dedi.  

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Gazi Cemevi Başkanı: Eşit yurttaşlık talebimizin kabul edilmesi için il il gezeceğiz-VİDEO

    Gazi Cemevi Başkanı: Eşit yurttaşlık talebimizin kabul edilmesi için il il gezeceğiz-VİDEO

    PİRHA- Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, eşit yurttaşlık taleplerinin yerine getirilmesi ve demokratik kültürün inşa edilmesi talebiyle il il dolaşacaklarını söyledi. Karataş; “Dosyamızın ana talebi cemevlerinin meşruluğu noktasında Alevilerin haklarının anayasal teminat altına alınması oldu. Ancak bir yıl geçmesine rağmen hala bizim tarafımıza herhangi bir olumlu veya olumsuz bir dönüş olmadı. Dosyamız Bakanlık Bakanlık geziyor” dedi.  

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş eşit yurttaşlık taleplerinin yerine getirilmesi ve demokratik kültürün inşa edilmesi talebiyle il il dolaşacaklarını söyledi.

    Karataş, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin karşılanması ve gereken adımların atılması için başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere çeşitli Bakanlık ve kurumlara başvurduklarını kaydetti. Yaptıkları başvuruya bir yıldır hiçbir cevap alamadıklarını belirten Karataş, taleplerinin yerine getirilmesiyle ilgili kamuoyu oluşturmak için 15 Eylül’den itibaren eylem başlatacaklarını açıkladı.

    Karataş, 15 Eylül’de başlatacakları eylem çerçevesinde 81 ili gezerek halkın görüşlerine başvuracaklarını belirtti. Eylem kapsamında yapılacak gezilerin ilk durağı ise Trabzon olacak.

    “DOSYAMIZ BAKANLIK BAKANLIK GEZİYOR”

    Karataş eşit yurttaşlık talebinde bulunmalarıyla ilgili süreci şu şekilde anlattı:

    “Geçen yıl 13 Temmuz’da Cumhurbaşkanlığı’na ve Kamu Denetçiliği Kurumu’na dosya gönderdik. Dosyamızın ana talebi cemevlerinin meşruluğu noktasında Alevilerin haklarının anayasal teminat altına alınması oldu. Bu konu ile ilgili dava açılabilmesi için önce talep etmek gerekiyor. Sonrasında olumsuz döndüğü vakit dava açabiliyorsunuz. Ancak bir yıl geçmesine rağmen hala bizim tarafımıza herhangi bir olumlu veya olumsuz bir dönüş olmadı. Bizim dosyamız Bakanlık Bakanlık geziyor. Hatta Bakanlıklardan bazı canlar bizi aradılar, dosyanın kendilerine geldiğini Kamu Denetçiliği Kurumu’nun dosyayı kendilerine gönderdiğini söylediler.

    Zaman kazanmak için yapıyorlar bunu, ben öyle anladım. Sürekli dosyamız Bakanlık Bakanlık gezmezdi yoksa. Biz de bunun üzerine bir çalışma içerisine girdik. Normalde Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile bu talebi yerine getirebilir. Basit bir şey ama hala dönüş olmadığı için böyle bir eylem yapma kararı aldık. Böylelikle hem talebimizi anlatacağız, başvurumuzu yaptığımızı söyleyeceğiz hem de bir an önce yasalaşması için kamuoyu oluşturacağız. Şunu da belirtmek gerekiyor. Başta siyasal iktidar olmak üzere bütün muhalefet partileri her seçim arifesinde çıkarlar propaganda yaparlar. Eşit yurttaşlıktan bahsederler. Ama Türkiye’de ne yazık ki muhalefeteyken söz verdikleri konuları iktidara geldikleri zaman unutuyorlar. Dolayısıyla da biz şöyle bir çalışma içerisine girdik. Bunun halk nezdinde Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde hatta dışında yaşayan vatandaşlarımızın algısında Alevi inancına karşı çok pozitif yaklaştıklarını, Aleviliğin meşru olduğunu biliyoruz. Cemevlerinin ibadethane olması noktasında anket yapılmış olsa, ben inanıyorum yüzde 90-95’leri bulur.”

    “BU İŞİ CİDDİYE ALMAYANLARA KARŞI DEMOKRATİK TEPKİMİZİ GÖSTERECEĞİZ”

    Toplumun tüm kesimlerinde eşit yurttaşlık talebinin kabul gördüğünü ancak siyasilerin bu talebe kulak tıkadıklarını ifade eden Karataş sözlerine şu şöyle devam etti:

    “Aslında bu bir toplumsal mutabakat oluşturmuş durumda. İşte bizim bu çalışmayla bunu açığa çıkarma gibi derdimiz var. Bunu yaparken nereden cesaret aldık? Biz bu pandemi sürecinde yaklaşık 30 bine yakın lokma dağıttık. Mahalle mahalle gezdik. Pandemi sürecinde biliyorsunuz biz cemevimizde lokmalarımızı dağıtamıyorduk. Her perşembe günü mahallelerde lokmalar dağıtıyorduk. Bu 30 bine yakın lokma dağıtımı sürecinde canlarımızla yapmış olduğumuz istişarelerde, sohbetlerde bu karara vardık. Yani bizim cemevimizin çadırını görüpte gelen mütedeyyin ailelerimiz hakikaten bizim coğrafyamız içerisinde olan bütün canlarımız hepsi seve seve gelip lokmalarımızı paylaştılar. Bu boyutuyla da biz cesaret aldık, işin gerçeği bu. Çalışmayı ondan dolayı başlatıyoruz.

    Bu çalışma aslında siyasilere karşı halkın bu noktada bir probleminin olmadığını da açığa çıkaracak. Ben inanıyorum ki 83 milyon yurttaşımızın, burada yaşayan bütün haklarımızın cemevlerine bakış açısı nettir, bellidir, açıktır. Dolayısıyla da biz bunu açığa çıkarıp bugün parlamentoda bu işi sümen altı edenlere, parlamentoda bu işi ciddiye almayanlara karşı aslında demokratik tepki göstermek gibi bir derdimiz var.

    Halkta bu gerçeği açığa çıkardığımız vakit vallahi siyasilerin artık çok kaçacak yeri olacağı kanaatini taşımıyorum. Bir de şu var tabii ki: Bizim anayasamız buna 12 Eylül anayasası denilir. Bu anayasada dahi belirli yasalar, normlar vardır. Bu normları dahi uygulamadığımız açık bir şekilde ortada. Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, hukuk ve sosyal devletidir diye bir tanımlamamız var. Ama bunun kâğıt üzerinde olduğu, pratik yaşamda bunun karşılığının olmadığı kanaatini taşıyoruz. Dolayısıyla biz bu ülkede Alevi canlar olarak bütün 83 milyon yurttaşımız yüreklerin aynı olduğu düşüncesi içerisindeyiz. Çünkü 72 millete aynı nazardan bakıyoruz. Dolayısıyla da biz bu ülkenin barış, demokratik yaşamın, hukukun, adaletin, korunduğu bir noktada bütün herkesin eşit yurttaşlık taleplerini yerine getirdiği demokratik kültürü inşa etmemiz gerekiyor.”

    “BÜTÜN CANLARIMIZLA RIZALAŞACAĞIZ”

    Gazi Cemevi Başkanı Karataş, “Tabi sadece bu ülkede Alevilerin sorunu yok. Bu ülkede yaşayan bütün herkesin sorunu var. Sorunlarımız nedir? Bu da aslında bir demokratik yaşamın özüdür. Bu ülkede hukuk, adalet, barış, sevgi, kardeşlik oluşturulabilmesi için bizim o demokratik literatürü, pratiğini yaratmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Çalışmamızın ana fikri bu. Başta ilk programımızı Ağustos’ta başlatacaktık ancak biliyorsunuz Muharrem yası var. Matem ayımız. Aynı zamanda bizim şehir dışı etkinliklerimiz de var. O yüzden Eylül’ün 15’ine kadar ilk geziyi başlatacağız. İlk ziyaretlerimize başlayacağız. İlk olarak Trabzon’dan başlayacağız. Oradan Edirne, İzmir, Van, Diyarbakır derken 81 vilayeti gezeceğiz. Bütün canlarımızla rızalaşacağız. Onlardan katkı ve destek isteyeceğiz.”

    Mustafa IŞIK/ İSTANBUL

  • Gazi Cemevi dayanışma amaçlı lokmalarını paylaştırdı

    Gazi Cemevi dayanışma amaçlı lokmalarını paylaştırdı

    PİRHA- Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi salgın sürecinde dayanışmayı güçlendirmek adına pişirdiği lokmaları paylaştı.

    Sosyalleşmenin ve dayanışmanın daha da zorlaştığı salgın sürecinde Gazi Cemevi her Perşembe günü farklı mahallerde dayanışma amacıyla pişirdiği yemekleri pay ediyor.

    Salgın sürecinde birlik ve beraberlik içerisinde daha fazla dayanışmanın yükseltilmesinin gerekliliğine vurgu yapan Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, “Pandemi koşullarından ötürü sıkıntılı süreçten geçiyor. Bu süreç herkesi etkilemiş durumda. Bu süreç dayanışmanın, beraberliğin, yüreklerin ortaklaşmasını alabildiğine zorunlu kılan bir süreç. Sosyalleşmenin alabildiğine daraldığı bir eşikten geçiyoruz. Dolayısıyla lokmalarımızı çadırımızı kurarak pay ediyoruz. Bundan sonra her Perşembe günü farklı mahallelerde canlarla buluşup lokmalarımızı pay edeceğiz” diye konuştu.

    Gazi Cemevi her Perşembe günü mahallerde lokmalarına pay edecek.

    PİRHA/İZMİR

  • Alevi örgütleri Gazi Cemevinden seslendi: Saldırılara boyun eğmeyeceğiz, özür dileyin!-VİDEO

    Alevi örgütleri Gazi Cemevinden seslendi: Saldırılara boyun eğmeyeceğiz, özür dileyin!-VİDEO

    PİRHA- 7 büyük Alevi örgütü adına Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül ve Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, geçen hafta polisin saldırına uğrayan Gazi Cemevini ziyaret etti. Burada yapılan açıklamada, yaşananlardan Alevi toplumunun derinden etkilendiği belirtilerek, ırkçı, nefret dolu politikalara, saygısızlıklara  boyun eğilmeyeceği vurgulandı. Açıklamada ayrıca, yaşananlar nedeni ile Alevi toplumundan özür dilenmesi istendi. 

    Geçen hafta, Grup Yorum üyesi Bas Gitarist İbrahim Gökçek, cezaevindeki arkadaşlarının serbest bırakılması, Grup Yorum üzerindeki baskıların kaldırılması için 323 gün sürdürdüğü ölüm orucu eylemini sonlandırdıktan iki gün sonra hayatını kaybetti.

    Gazi Cemevine getirilen Gökçek’in cenazesi polis zoruyla cemevinden alınarak başka yere götürülmüştü. Polis ayrıca cemevinin morg kapısını kırmış, cemevine biber gazıyla saldırmış, içerideki avukatlar da dahil çok sayıda insanı gözaltına almıştı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül ve Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, bugün (13 Mayıs) 7 alevi kurumu adına, polisin biber gazlı saldırısına uğrayan, kapıları ve camları kırılan Gazi Cemevi’ni ziyaret etti.

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ve Gazi Cemevi Başkan yardımıcısı Berna Güzel Gündüz tarafından karşılanan Güzelgül ve Fırat bir basın toplantısı yaptılar.

    KARATAŞ: ALEVİLER BİR AN ÖNCE ORTAKLAŞMAK ZORUNDA

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, yandaş medyaya tepki göstererek, Sünni öğrencilerin de içinde olduğu çok sayıda öğrenciye destek verdiklerini anlatarak konuşmasına başladı.

    Karataş şunları söyledi.

    “Bizim inanç merkezimiz 72 millete aynı nazarda bakan, 82 milyon yurttaşın yüreklerinin ortaklaşmasına dayanan, onların sevgilerine, hoş görülerine sürekli bir dinamik oluşturan bir kurumdur Gazi Cemevi. Cenazemiz alınıp götürülüyor. Bunları şiddetle kınıyorum. Anayasanın 2. maddesi var. Türkiye demokratik, laik, sosyal hukuk devletidir diyor. Alevi yurttaşların hala meşruiyetinin olmaması, tanınmaması kabul edilemez.
    Alevi canlarımız bir an evvel ortaklaşmak zorunda. Bu antidemokratik uygulamaya karşı birlik sesini çıkarmak durumundadır. 82 milyonun yüreklerinin ortak olması noktasında ikrar veririyoruz” diye konuştu.

    FIRAT: CEMEVİMİZE SALDIRI BİR TECAVÜZDÜR

    Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat ise, Türkiye’deki adaletsizliklere ve hukuksuzluğa dikkat çekerek, “Helin Bölek,  Mustafa Koçak ve İbrahim Gökçek olsun adalete olan güvenlerini yitirdikleri için ölüm orucu yaptılar. Geleneklerimizde kim olursa olsun vefat ettikten sonra candır. Kesinlike hizmetler yapılmasın demeyiz. Kayseri’de mezarın başında polisler bekliyor. Bu insanın vicdanının kabul edeceği bir durum değil. Çocuklarımızı nasıl öldüreceklerinden bahsediyorlar. Cemevimize saldırıyı bir tecavüz olarak görürüz, kabul etmemiz mümkün değil” dedi.

    “KENDİ MABEDİNE AYAKKABIYLA GİRMEYE KIYAMAZKEN, BAŞKALARININ MABEDİNE EDEPSİZCE SALDIRIYORLAR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül de, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Demokratik Alevi Dernekleri, Alevi Kültür Dernekleri olmak üzere 7 kurum adına adına ortak basın açıklamasını okudu.

    “Gazi Cemevine yapılan saldırıyı kınıyoruz” başlıklık açıklamada Güzelgül,  “Kendi mabetlerine ayakkabı ile girmeye kıyamazken, başkalarının mabedine edepsizce saldıranların Hakk’ın karşısındaki ikiyüzlülüğü; ne bu cihanda, ne öteki cihanda Hakk defterine makbul yazılmayacaktır” dedi.

    “YAŞANANLAR ALEVİ TOPLUMUNU DERİNDEN YARALAMIŞTIR”

    Açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Geçtiğimiz günlerde, Hakk’a yürüyen, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in, İstanbul Gazi Cemevinden uğurlanması esnasında yaşananlar; Alevi toplumunu derinden yaralamıştır. Alevilere karşı bugüne kadar sürdürülen, iktidarların; kaba, nobran, yok sayan davranışları polis nezdinde devlet kurumları tarafından bir kez daha gösterilmiştir. İbrahim Gökçek’in uğurlama törenine engel olmak isteyen polis tarafından; cenaze erkânı için hazırlık yapıldığı esnada bir siyasi gerilim bahane edilerek, cemevine saldırılmış; kapılar kırılmış, içeride canların üzerine gaz atılmış ve kapısı kırılan cemevi morgu içerisinden cenaze, yine polis tarafından kaçırılmıştır.

    “BİR CENAZE TÖRENİNDEKİ TAHAMMÜLSÜZLÜK BİR DEVLET ANLAYIŞI OLAMAZ”

    Bir cenaze törenindeki tahammülsüzlük, izahı olabilecek bir devlet anlayışı olamaz. Bu Hakk’a göçmüş bir cana, ailesine ve en nihayetinde Alevi toplumuna saygısızlıktır, ayıptır, günahtır, zulümdür. Cemevi, milyonlarca Alevi’nin ibadethanesidir. Alevilerin tüm mekânları gibi, cemevleri de tüm mihmanlara; mihman olup gelenlere açıktır. 72 millete bir nazardan bakan bizler; kem gözlere, kem gönüllere perde; iyiliğe, barışa, sevgiye sofra olmasını biliriz. Cemevlerimiz adalet arayan, hak ve hukuk diyen, gönlünü açan, sevgiyi, barışı, insanlığı paylaşan herkesin sığınacağı kutsal bir mekândır. Tıpkı, başka inançların mabedi olan Sinagog, Kilise, Cami gibi…
    Ve bizim için, asla vazgeçilmezdir.

    “CEMEVİNE SALDIRI, DEVLETİN POLİTİK TUTUMU VE GÖZADAĞI VERMESİDİR”

    Aleviler, kendi mabetlerine olduğu gibi tüm mabetlere de saygılıdır. Bir ibadethaneye, (hangi inancın ibadethanesi olursa olsun) saldırılmayacağını bilir, yapılan bir saldırıyı da asla kabul etmez. Diğer yandan; Bizim nazarımızda, Cemevine yapılan saldırı, polis tarafından basılması, Alevilerin inancının hiçe sayılması, Alevilere yönelik, devletin politik bir tutumu ve gözdağı vermesidir.

    “SAYGISIZLIĞI KABUL ETMİYORUZ, İNANCIMIZA YÖNELİK IRKÇI POLİTİKALARA BOYUN EĞMEYİZ”

    Bunu yapmaya çalışanlar bilmeli ki; dün bu politikalar bizi yıldırmadı, bugün de yolumuzdan vazgeçecek değiliz. Alevilerin dişi, tırnağı emeği, inancı ile yapılmış cemevlerimize saygısızlığı kabul etmiyoruz. Alevi toplumu olarak; ifade özgürlüğümüze, yaşama biçimimize, inancımıza, kültürümüze, kimliğimize yapılan ırkçı, mezhepçi saldırılara, nefret, kin ve sevgisizlik etrafında örgütlenmiş bir politikaya asla boyun eğmeyeceğiz.”

    “ALEVİ TOPLUMUNDAN ÖZÜR DİLENMELİDİR”

    “Bulunduğumuz her alanda barışı, demokrasiyi ve eşitliği, farklı inanç ve kimliklere saygıyı savunan bir toplumuz” denilen açıklamada Alevi toplumundan özür dilenmesi istenerek, şunlar vurgulandı:

    – Alevilerin ibadeti cem, ibadethanesi cemevidir. Bunun hala tartışılıyor olması toplumsal barışa ve huzura zarar vermektedir.

    – Cemevlerimizde; inancımızın gereğince, Hakk’a yürüyen her cana son görevimizi yaparız.

    -Cemalimize gelen her kim ise mihmanımızdır. Mihman da ALİ’dir.

    – Cemevimize her ne nedenle olursa olsun; gelen herkes, buranın ibadethane olduğu gerçeğini kabullenmek zorundadır. Aynı özeni herkesten isteriz, bekleriz.

    – Aleviler, yüzlerce yıldır gönül imbiğinden süzerek günümüze getirdiği değerlerden vazgeçmeyecektir. Ve kimse bizlerin bu değerleri terk etmesini beklemesin. Bu değerlerimiz üzerinden Alevileri soysuzlaştırmayı, bölmeyi asla başaramayacaksınız.

    – Aleviler dün olduğu gibi, bugün de eşit, özgür bir yaşamı kurmaya; inancını kimliğini yaşatmaya; mazlumun yanında, zalim karşısında olmaya; bir olmaya, iri olmaya diri olmaya devam edecektir.

    – Hakkımızı istiyoruz, inancımıza saygıyı istiyoruz ve bu ülkede toplumun tüm kesimleri ile barış içerisinde yaşamak istiyoruz. Bu demokratik ve insani çağrımızı görmezlikten gelmekten vazgeçilmelidir.

    – Bunların yanı sıra, yaşananlar nedeni ile Alevi toplumundan özür dilenmelidir.

    Gerçeğin Demine Hü… Aşk ile…”

    PİRHA /İSTANBUL

  • ‘Adalet istedik, Zeynep Yıldırım’ın tahliyesi yüreklerimize su serpti’-VİDEO

    ‘Adalet istedik, Zeynep Yıldırım’ın tahliyesi yüreklerimize su serpti’-VİDEO

    PİRHA- Yaklaşık iki yıldır tutuklu bulunan PSAKD Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım, bugün görülen ilk duruşmasında tahliye oldu. Yıldırım’ın tahliyesine ilişkin konuşan eşi Haydar Yıldırım, Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Sözcüsü Bülent Felekoğlu, adaletin önemine dikkat çekerek, Yıldırım’ın tahliyesinden duydukları mutluğu dile getirdiler. 

    Yaklaşık iki yıldır tutuklu bulunan PSAKD Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım, bugün Çağlayan Adliyesi’nde görülen ilk duruşmasında tahliye oldu.

    24 Temmuz 2018’de İstanbul’daki evinden gözaltına alınıp tutuklanan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım, 26 Temmuz’da da tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne konulmuştu. Buradan da Gebze Cezaevi’ne sürgün edilmişti.

    İtirafçı ve gizli tanık ifadeleriyle tutuklanan Yıldırım hakkında iddianame bile yaklaşık 2 yıl sonra hazırlandı. İki yıl sonra ilk kez duruşması görülen Yıldırım hakkında mahkeme heyeti tahliye kararı verdi. Yıldırım’ı cezaevinden çıkarken eşi Haydar Yıldırım, avukatı ve arkadaşları karşıladı.

    Zeynep Yıldırım’la dayanışmak için eşi Haydar Yıldırım ile beraber çeşitli Alevi kurum temsilcileri de Çağlayan Adliyesi’ne gitti.

    “ADALET İSTEDİK, İSTEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Haydar Yıldırım, eşi Zeynep Yıldırım’ın tahliye olmasını değerlendirirken, “Bugünkü mahkeme sevinçli bir haber ile sonuçlandı. Zeynep dahil 5 kişi tahliye oldu. Zeynep’in tahliyesi konusunda emek harcayan bütün canlara, bütün arkadaşlara canı gönülden teşekkür ediyoruz. Hepinizi seviyoruz. Adalet istedik. Adalet henüz belki uygulanmıyor ama en azından bugün mahkemede görülen bir adalet yaşandı, ama adalet istemeye devam edeceğiz” dedi.

    “ZEYNEP YILDIRIM’IN TAHLİYESİ BİR NEBZE YÜREKLERİMİZE SU SERPTİ”

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ise, Zeynep Yıldırım’ın tahliyesinden sevinç duyduklarını belirterek, “Zeynep arkadaşımızın tahliye edilmesi bir nebze de olsa mutlu ediyor. Geç gelen bir adalet de olsa bir nebze olsun yüreklerimize su serpmiştir” diye konuştu.

    Karataş şunları kaydetti:

    “Ama şunu açıkça da ifade etmek gerekiyor. Bu ülke sosyal hukuk devleti tanımlamasıyla sürekli kendisini addediyor. Hem sosyal, hem demokrat, hem de hukuk olmanın pratik yaşamını hayata geçirmek gerekiyor. 20 ayı aşkındır tutuklu bulunan sevgili başkanın tahliye edilmesi bizi sevindiriyor. Ancak 20 ayın hesabını, neden tutuklandığını, hangi gerekçelerle tutuklandığını da açıkça mahkemenin izah etmesi gerekiyor. Çünkü bir ülkedeki demokratik yaşamı içselleştirmek, hukukun üstünlüğünü içselleştirmek ve onu toplumla, halklarıyla paylaşmak ancak tarafsızlığını ve doğru tavır geliştirerek pratikleştirebilir. O boyutuyla sevinçliyiz. Geç gelen bir adalet de olsa bir nebze olsun yüreklerimize su serpmiştir. Bir insan inançlarından ötürü, düşüncesinden ötürü tutuklanmamalı. O boyutuyla da geç gelen bir tahliye gerçekleşti. Ama yine de sevinçliyiz. İnfaz yasasına gelince de bu ülkede cinsel istismarlar, daha çocuk yaştakilerin evliliklerine zorunluluk addeden bir yasanın çok uygun olmadığını düşünüyoruz. Burada sosyal, demokrat, hukukun üstünlüğü noktasında demokratik bir devletin oluşturulduğu bir noktada düşünce suçlularının kendisini tanımlama ve anlamlandırma noktasında olan insanların cezaevlerinde kalıp ama sokaklarda tacizcilerin suistimalcilerin, çetecilerin dışarıya çıkması çok doğru bir yaklaşım tarzı değil. Bu ülkenin demokratik Türkiye Cumhuriyeti olması noktasında sonuna kadar mücadelemizi vereceğiz.”

    “TÜM TOPLUMSAL DAYANIŞMA AĞLARIMIZI AÇIĞA ÇIKARTMALIYIZ”

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Sözcüsü Bülent Felekoğlu da, “Bugün Zeynep Yıldırım için adalet talebimizle buradaydık. Zeynep Yıldırım tahliye oldu” dedi.

    Zeynep Yıldırım’ın 20 aydır tutuklu yargılandığını hatırlatan Felekoğlu, “Bu ülkede biz adalet istiyoruz, bütün dünyada adalet istiyoruz. Adalet talebimiz, basın açıklamalarımız bile bu korona günlerinde zulme uğrayan bir haldeydi. Bu yönüyle dünya aslında yeni bir süreç yaşıyor ve biz bu yeni süreçte bütün toplumsal dayanışma ağlarımızı, toplumsal dayanışma gücümüzü açığa çıkartmak durumundayız” ifadelerini kullandı.

    Felekoğlu şöyle devam etti:

    “Aleviler özellikle bu süreçte Xızır lokması hakikatiyle, daha çok dünya çapında güçlü ağlar kurmak durumundalar. Bizim cemhanelerimiz hem şifahanedir, hem toplumsal rızalaşma makamlarıdır, hem de adalet üretebilecek alanlardır. Armutlu Cemevi Başkanımız Zeynep Yıldırım bir adaletsizlikle 20 aydır tutukluydu. Fakat elimizde halen bir dosyası bile yok. Bugün aramızdadır, fakat genel infaz yasasının adaletsizliği de ortada. Bu yönüyle birçok düşünce suçlusu, hak mücadelecisi, birçok aktivist şu an içeride, adaletsiz bir şekilde tutuluyorlar. Bu pandemi günlerinde bile uyuşturucu satıcıları serbest bırakılıyor, düşünce suçluları ve ülkesinde adaletli bir yaşam isteyenler içeride. Bu adaletsizliğin bir an önce bitmesi ve bütün tutuklularının serbest bırakılması temel talebimizdir. Bu yönüyle hem Halkların Demokratik Kongresi olarak hem de Alevi kurumları olarak bu süreçteki direncimizi göstermeye devam edeceğiz. Hak aynamız, Xızır yardımcımız olsun.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Milli takıma alınmayan Alevi sporcu, Garip Dede Dergahı’nda açıklama yaptı – VİDEO

    Milli takıma alınmayan Alevi sporcu, Garip Dede Dergahı’nda açıklama yaptı – VİDEO

    PİRHA – Alevi olduğu için Wushu Federasyonu Başkanvekili Abdurrahman Akyüz tarafından milli takıma alınmadığını söyleyen Wushu sporcusu Sadık Pehlivan,  Garip Dede Dergahı’nda Alevi kurum yöneticileriyle birlikte basın açıklaması yaptı. 

    Haberin Vdieosu

    Alevi olduğu için milli takıma alınmayan Wushu sporcusu Sadık Pehlivan, Alevi kurum yöneticileri ile birlikte İstanbul’da bulunan Garip Dede Dergahı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Açıklamaya Alevi Dernekler Federasyonu temsilcileri, cemevi başkanları ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Açıklamada konuşan Alevi Dernekler Federasyonu Başkanı Celal Fırat, bu tür ayrımcılıkları kınadıklarını ve bunu yapanların teşhir edilmesi gerektiğini söyledi.

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş da laikliğe vurgu yaparak bu ayrımcılığı kınadı. Bu tür uygulamaların insanları ayrıştırdığını ifade eden Karataş, tüm insanların eşit olması için mücadeleye devam edeceklerini belirtti.

    “İSTEĞİMİZ, ADALETİN TECELLİ ETMESİDİR”

    Açıklama yapan sporcu Sadık Pehlivan, “Öncelikle kamuoyuna şunu belirtmek isterim ki  gündeme taşınan bu olayların kesinlikle hiçbir şekilde siyasi boyutlara ve dini bölünmelere yol açmasını ben ve aynı dertten muzdarip olan arkadaşlarım istemiyoruz. Bizim isteğimiz çeşitli skandallarla gündeme oturmuş olan Türkiye Wushu Kungfu Federasyonun bu kirli oluşumlardan arındırılması ve adaletin tecelli etmesidir. Bunun için de en büyük beklentimiz ve güvencemiz devlet yetkililerimizdir” ifadelerini kullandı.

    “KAFİR GİBİ İFADELER KULLANILDI, BİR DAHA TAKIMA KABUL EDİLMEDİM”

    Pehlivan, şöyle devam etti:

    “Yaşadığım bu mezhepsel ayrımcılığın hiçbir zaman bu raddelere gelmesini istemedim ve amacım hiçbir zaman bu olmamıştır. Ancak hakkımı aramak için çıktığım bu yolda Başkan vekili Abdurrahman Akyüz’’ün oğlu sosyal medya aracılığı ile şahsım ve inançlarım ile dalga geçmek suretiyle olayların bu raddeye taşınmasında en büyük rolü oynamıştır. Yine bu süreçte  Abdurrahman Akyüz’ün aile fertleri tarafından sosyal medya aracılığı ile çeşitli hakaretlere ve çeşitli suçlamalara ve bunların yanında en önemlisi olan şahsıma FETÖ’cü yakıştırması yapılarak olayları siyasi boyutlara taşımak istemeleri ile  birlikte sözlerimin kaile alınmamasını sağlamaya çalışmışlardır.

    Tüm bu olayların dışında insanların aklında soru işaretine sebep olan bir konuyu dile getirmek isterim ‘madem Alevi diye takıma alınmıyor nasıl milli oldu sorusunun cevabı şudur: 2017 yılına kadar Alevi olduğumu kimse  bilmiyordu ancak zorunlu olarak kıldırılan sabah namazına kalkamamın üzerine Abdurrahman Akyüz’e Alevi olduğumu belirttiğim taktirde şahsıma beynamaz ve kafir gibi ifadeler kullanarak hakarette bulundu ve bir daha milli takıma kabul edilmedim.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gazi Cemevi Başkanı yeniden Hıdır Karataş

    Gazi Cemevi Başkanı yeniden Hıdır Karataş

    PİRHA- İstanbul’da Gazi Cemevi 6. Olağan Kongresini gerçekleştirdi. Kongrede başkanlığa yeniden Hıdır Karataş seçildi.

    Gazi Cemevi 6. Olağan Kongresini gerçekleştirdi. Yoğun ilginin olduğu kongreye birçok Alevi kurum temsilcisi ve Alevi yurttaşlar da katıldı.

    Kongre açılış konuşmasının ardından kongre delegasyonuna faaliyet raporları sunuldu. Yapılan konuşmaların ardından seçim gündemine geçildi. Seçim sonucunda Hıdır Karataş Gazi Cemevi’nin başkanı oldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gazi Cemevi Başkanı: Savaş çözüm değil-VİDEO

    Gazi Cemevi Başkanı: Savaş çözüm değil-VİDEO

    PİRHA- Türkiye’nin Suriye’ye başlattığı askeri operasyonu değerlendiren Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, “Nasıl biz kendi ülkemize bir operasyonun yapılmasını içselleştirmiyorsak kendi dışımızdaki ülkelere bu tür operasyonların yapılmasını çok doğru bulmuyoruz” dedi. 

    HABERİN VİDEOSU

    TSK ve ÖSO’nun Fırat’ın doğusunda gerçekleştirdiği operasyon ikinci gününde devam ediyor. Gece yarısı açıklama yapan Milli Savunma Bakanlığı TSK’nin operasyon kapsamında 181 hedefi vurduğunu açıkladı. Sınırın öte yanında sürdürülen operasyondan Mardin’nin ve Urfa’nın sınır ilçeleri de etkileniyor.

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna başlattığı operasyonu PİRHA’ya değerlendirdi. Suriye’de yıllardır süren savaşın etrafındaki ülkeleri de ciddi anlamda etkilediğini ifade eden Karataş, herkesin kendi kararlarının kendi iradesi neticesinde gelişmesinden taraf olduklarını belirtti.

    Suriye’de bütün halkların bir arada yaşayabileceği demokratik bir anayasanın oluşturulmasının öncelikle olması gerektiğini kaydeden Karataş, “Oradaki bütün canların bu demokratik yaşamı kurumsallaştırma noktasında çaba ve gayret içerisinde olmalarını diliyoruz” dedi.

    “BİZ BARIŞIN TARAFIYIZ”

    Türkiye’nin Suriye’ye başlattığı askeri operasyonu doğru bulmadığını ifade eden Karataş, şunları belirtti:

    “Nasıl biz kendi ülkemize bir operasyonun yapılmasını içselleştirmiyorsak bizim dışımızdaki ülkelere bu tür operasyonların yapılmasını çok doğru bulmuyoruz. Biz özellikle inanç kurumları açısından değerlendirdiğimiz vakit eğer bir yardım yapılacaksa bir sorun çözülecekse bunu demokratik yollarla çözmek gerekiyor, masa başında çözmek gerekiyor. Savaş hiçbir zaman sonuçların pozitif üretimine katkı sağlayacak bir argüman değildir. Dolayısıyla da biz her daim barışın, hukukun, demokrasinin yaşamsallaştırılması noktasında taraf olan canlarız.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi kurum temsilcileri: Ölümlere sessiz kalmayacağız – VİDEO

    Alevi kurum temsilcileri: Ölümlere sessiz kalmayacağız – VİDEO

    PİRHA – Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi’nde CAN TV’de yayınlanan özel programa katılan Alevi kurum temsilcileri devam eden açlık grevlerini değerlendirdi. Alevi kurum temsilcileri ölümlere sessiz kalmayacaklarını belirterek gerekli adımların atılması gerektiğinin altını çizdi. 

    İstanbul’da bulunan Sultangazi AKD Pir Sultan Abdal Cemevi’nde CAN TV’de yayımlanan Özel Program’a katılan Alevi kurum temsilcileri açlık grevlerini ve ölüm oruçlarını değerlendirdi.

    “ADALET BAKANLIĞI’NA BAŞVURDUK AMA DÖNEN OLMADI”

    Mehmet Karabulut dedenin moderatörlüğünü yaptığı programa Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, DAD Eş Başkanı Selda Güneş, Pir İsmail Soyupak ve Alevi aktivist Servet Demir katıldı.

    DAD Eş Başkanı Selda Güneş açlık grevine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açlık grevindekilerin son aşamada olduğuna dikkat çeken Güneş, 8 kurum bir araya gelerek Adalet Bakanlığı’na açlık grevlerine ilişkin başvurduklarını ama hala bir cevap alamadıklarını kaydetti.

    Bu sürece Aleviler olarak sessiz kalamayacaklarını belirten Güneş, “Alevi canların mahkemelerini takip ediyoruz.  Alevi kurumlarıyla Diyarbakır’a gidip Leyla Güven’i ziyaret ettik. Muaviye iktidar anlayışı var Yezit’de böyleydi hak ihlallerine karşı tarafız bizler. Alevi kurumları olarak yanlarındayız” dedi.

    “TOPLUMUN TÜM KESİMLERİ BASKI ALTINDA”

    “Alevi inancı doğaya inanan felsefedir” diyen Alevi aktivist Servet Demir, şöyle konuştu;

    “Türkiyede’ki rejim demokrasi karşıtı halkalara karşı savaş açan bir devletle karşı karşıyayız. Demokrasi mücadelesi durağan değildir, açlık grevleri demokrasi mücadelesidir.

    Açlık grevleri direniştir, destek verilmesi gerekiyor. Devlet toplumu terörist olarak görüyor, toplumun tüm kesimleri baskı altında. Aleviler, Kürtler, kadınlar, çocuklar baskı altında savaş açılmış halklara açlık grevleri sadece Kürtlerin sorunu olarak görmemek lazım.”

    “BİZLER ÖLÜMLERE SESSİZ KALMAYACAĞIZ”

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş; “Anti demokratik bir durum yaşıyoruz. Devlet açlık grevine çözmek zorundadır, sosyal hukuk devletinde yapmak çözmek zorundadır, anti demokratik durumu çözmek zorundayız. Türkiye halkalarla acımasızca davranıyor” dedi.

    Alevilerin 1400 yıldır haktan, adaletten yana olduklarını kaydeden Pir İsmail Soyupak, “Aleviler insanı herşeyin üstünde tutar. Cezaevinde tecrit altında olan canlar kendilerinden vazgeçiyorlar, bizler cezaevlerinde açlık grevlerini sürdürenlerin yanındayız. Zalimin karşısında olacağız, Hüseyin’i duruştan vazgeçmeyecez. Bizimle uğraşıyorlar, uğraşsınlar, biz taviz vermeyeceğiz. Bizde sessiz kalmayacağız ölümlere” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

  • Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi başkanlığına tekrar Zeynal Odabaş seçildi

    Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi başkanlığına tekrar Zeynal Odabaş seçildi

     PİRHA – İstanbul Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi hafta sonu 5. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Tek listeyle yapılan genel kurulda başkanlığa Zeynel Odabaş yeniden seçildi. 

    Alevi Kültür Derneği Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi, 5. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Cemevinde yapılan genel kurul salonuna ‘Halklara eşitlik, inançlara özgürlük istiyoruz’ pankartı asıldı. Kurula, Garip Dede Dergahı Genel Başkanı Celal Fırat, Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, Baba Mansur Ocağı Dedesi Mehmet Karabulut, Gazi Mahallesi Muhtarı Nevzat Altun ve çok sayıda üye katıldı. Saygı duruşu ile başlayan genel kurulda, tek listeyle giden Zeynel Odabaş, tüm delegelerin oylarını alarak yeniden başkan seçildi.

    Genel Kurulda kısa bir konuşma yapan Cemevi Başkanı Zeynel Odabaş, Cemevi’nin kurulması ve gelinen noktada emekleri bulunan bütün canlara teşekkür etti. Odabaş, Alevilerin maddi manevi olarak kendi kurumlarına sahip çıkması yönünde tavsiyelerde bulundu.

    “ALEVİLER BU ÜLKENİN TEMİNATIDIR”

    Genel kurulda bir konuşma yapan Gazi Mahallesi Muhtarı Nevzat Altun da, “ Cemevleri Alevi canların Kutsalıdır. İnanç özgürlüğüne inanan her insan buna dikkat etmelidir. Aleviler bu ülkenin teminatıdır. Bu ülkede milyonlarca Alevi olmasına rağmen hak arama mücadelesinde hiçbir zaman şiddete başvurmamıştır. Her zaman eşit yurttaşlık hakkı istemiştir” dedi.

    “İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ İSTİYORUZ”

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karadaş ise yaptığı konuşmada, “Hangi inanca mensup olursa olsun, neye inanıyorsa inansın bunu özgürce dile getirmeli, bu doğrultuda ibadetini yapabilmelidir insan. Gücü elinde bulunduranlar kendi istedikleri gibi bizleri şekillendirmeye çalışıyor. Bizleri bölüp, parçalayarak daha rahat yöneteceklerini biliyorlar. Her dönem farklı tezgahlarla bu halkı yok etmeye çalıştılar. Kimi zaman Alevi -Sünni kavgası çıkartarak emellerine ulaşmaya çalışırken, kimi zaman da Kürt -Türk kavgalarıyla istediklerini elde etmeye çalıştılar. Buna müsaade etmeyeceğiz. Türkler de, Kürtler de, Aleviler de, Sünniler de biz hep birlikte güçlüyüz. Biz kardeşiz. Bizde ayrı gayrı yok. Bizim esas düşmanımız bizi ayrıştırmaya çalışanlardır” dedi.

    Konuşmaların ardından yapılan oylamadan sonra genel kurul sona erdi.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • MHP’lilerin cemevi ziyareti ve hediyesi tepki topladı

    MHP’lilerin cemevi ziyareti ve hediyesi tepki topladı

    PİRHA – MHP Sultangazi İlçe Başkanı ve üyelerin Gazi Cemevi’ni ziyaret edip cemevi başkanına Osmanlı tuğralı tablo vermesi sosyal medyada büyük tepkiye neden oldu. Cemevi Başkanı Hıdır Karataş’a sosyal medya kullanıcıları mesajlarıyla tepki gösterdi. 

    İstanbul’da Gazi Cemevi’ni MHP Sultangazi İlçe Başkanı ve üyelerinin ziyaret edip Osmanlı tuğralı tablo hediye etmesi ve Cemevi Başkanı Hıdır Karataş’ın bu tabloyu kabul etmesi sosyal medyada büyük tepki topladı.

    Birçok sosyal medya mecrasında kullanıcılar, Gazi Cemevi Başkanı Karataş’ın bu hediyeyi kabul etmesinin yanlış olduğunu belirterek tepki gösterdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP İnanç Kurulu 17 Eylül mitingi için Gazi Mahallesi’nde mahalle çalışması yaptı

    HDP İnanç Kurulu 17 Eylül mitingi için Gazi Mahallesi’nde mahalle çalışması yaptı

    PİRHA-Halkların Demokratik Partisi (HDP) İnanç Kurulu 17 Eylül’de İstanbul Kartal’da yapılacak miting için Gazi Mahallesi’nde bildiri dağıtıp mahalle çalışması yaptı. 

    Alevi  Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Eğitim-Sen’in öncülüğünde yeni eğitim müfredatına karşı 17 Eylül’de Kartal’da yapılacak mitingin hazırlıkları sürüyor. HDP İnanç Kurulu miting için İstanbul/Gazi Mahallesi’nde bildiri dağıtarak mahalle çalışması yaptı.

    İçinde HDP MYK Üyesi Ali Kenanoğlu, HDP milletvekili Hüda Kaya, PSAKD’nin önceki başkanlarından Kemal Bülbül, HDP il ve Sultangazi ilçe yöneticileri ile PSAKD Yürütme Kurulu Üyesi Songül Tunçdemir’in bulunduğu heyet öncelikle Gazi Cemevini ziyaret etti.

    Heyet Gazi Cemevi’nden çıktıktan sonra Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ve DAD Eyüp Şubesi Eş Başkanı İmam Balsever’in de katılımıyla Gazi halk pazarında ve Gazi mahallesinin çeşitli sokaklarında bildiri dağıtıldı.

    Yarın yapılacak (Pazar) “Laik, demokratik, bilimsel ve anadilde eğitim mitingi”ne çağrı amacıyla yapılan çalışmaya halkın ilgisi dikkat çekti.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Hatun Ana’nın cenazesine saldırıyla tüm insani değerlerimiz ayaklar altına alındı’-VİDEO

    ‘Hatun Ana’nın cenazesine saldırıyla tüm insani değerlerimiz ayaklar altına alındı’-VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Derneği’nin (DAD) Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un cenazesi toprağa sırlanırken yapılan ırkçı, faşist saldırıya yönelik yaptığı basın açıklamasında Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ve Eğitimci – Yazar Kemal Bülbül’de söz aldı. Bülbül, “Bu saldırıyla kadınlığımız, Aleviliğimiz, Kürtlüğümüz, Ermeniliğimiz ve bütün insani, ahlaki değerlerimiz ayak altına alınmıştır” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    HDP Eş Genel başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un annesi  Hatun Tuğluk Ankara İncek’te toprağa sırlanırken yaşanan ırkçı, faşist saldırı karşısında birçok Alevi kurumu, siyasi parti ve sivil toplum örgütü açıklama yaparak olayı sert bir şekilde kınadı.

    Dün İstanbul Gazi Cemevi’nde DAD tarafından bu ırkçı, faşist saldırıya karşı basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasında konuşan Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş “Bugün bu coğrafyada halkları ayrıştırma noktasında, dili, rengi, coğrafyası, etnik sitesi, ırkı ve mezhebi noktasında ayrıştırmaya doğru provokatörler aracılığı ile çok ciddi manada yol alınıyor” dedi.

    “HALKLARIN DİLLERİ VE MEZHEPLERİ İLE OYNAMAMALIDIRLAR”

    Her şeyden önce yaşanan bu çirkin olayı kınayan Karataş şöyle konuştu:

    “Öncelikle siyasal iktidara daha sonra bütün siyasi partilere buradan seslenmek istiyoruz. Eğer bizler literatürümüzde ayrışım noktasında ırk ve mezhep kavramlarını kullanırsak süreç çok daha vahim noktaya gidecektir. Başta siyasal iktidar olmak üzere tüm siyasal partiler bundan sonraki siyasetini siyasal ideoloji ve perspektifi üzerine kurmalıdır. Bu coğrafyada yaşayan halkların dilleri ile mezhepleri ile coğrafyaları ile oynamamalılar.”

    “BİZLER HİÇBİR ZAMAN AYRIŞMAYACAĞIZ”

    Yüzyıllardır bu coğrafyada yaşayan insanları ayrıştıramayacaklarını belirten Karataş, “Bizler hiçbir zaman ayrışmayacağız. İnadına birlik, inadına barış ve inadına demokrasi diyeceğiz. Kendisini demokrat,  sosyal demokrat, sol, muhafazakâr, Alevi, Türk, Kürt, Ermeni ve hangi aidiyetten olursa olsun hepsine seslenmek istiyorum. Bizim birliğimizi, dirliğimiz ve iriliğimizi bozma noktasında olanlara karşı avazınız çıktığı kadar ses çıkarın” şeklinde konuştu.

    “BU SALDIRI İLE TÜM AHLAKİ DEĞERLERİMİZ AYAKLAR ALTINA ALINDI”

    Karataş’tan sonra bir konuşma yapan Eğitimci -Yazar Kemal Bülbül, “Bu saldırıyla kadınlığımız, Aleviliğimiz, Kürtlüğümüz, Ermeniliğimiz ve bütün insani ahlaki değerler ayak altına alınmıştır. Bunlardan mümin Müslüm olmaz. Bunlardan olsa olsa iblis ve yezit olur. Bunu yapanlar IŞID ve Muaviye soyludur. Bu olaya göz yuman herkes sorumludur” diye konuştu.

    “İNSAN AKLI İLE AÇIKLANACAK BİR ŞEY DEĞİL”

    Mazlumlar, masumlar, kimsesizler, sosyal demokratlar, devrimciler, soyalistler, Aleviler, Kürtler ve tüm farklı kesimler dayanışmak, yan yana can cana iç içe olmak bu katliam planına karşı önlem alınması gerektiğini vurgulayan Eğitimci -Yazar Bülbül, “Toprağa gömülen bir canın tekrar topraktan çıkarılması insan aklı ile açıklanacak bir şey değil. Bu siyasi bir tavır değil, bu vahşet ötesi bir tavırdır. Bugün hale hükümet yetkilileri Ankara’nın mülki idari amirleri ve güvenlik güçleri diye tabir edilen kesimler bu konuda bir ses etmiyorlarsa bu devlet eli ile yönlendirilmiş ve yönetilmiş bir şeydir” dedi.

    “BU VAHŞETİN HİÇBİR DİNDE KARŞILIĞI YOKTUR”

    Bülbül, “Hepimizin yaşamı, varlığı, kutsal değerleri tehlike altındadır. Bunun bilincinde olmamız ve ona göre davranmamız gerek. Hiçbir inançta böyle bir şey yoktur. İslamiyet’te de böyle bir şey yoktur. Ancak bunlar bütün her şeyi kirlettiler. Ve bugün AKP ile Diyanet İşleri Başkanı ile birlikte yürüttükleri şey Türkiye Cumhuriyet Devleti’nin dinidir. Bu yapılan vahşetin hiçbir dinde karşılığı yoktur. Diyanet İşleri Başkanı halen bir açıklama yapmıyorsa bu suçun ortağıdır” ifadelerini kullandı.

    “HATUN ANAYA AÇILAN BAĞIR İNSANLIĞA AÇILAN BAĞIRDIR”

    Dersim halkının kendi anasına bağrını açacağını belirten Eğitimci -Yazar Bülbül, “Dersim bugüne kadar kimlere bağrını açmadı ki? Dersim katledilenlere, yakılmışlara bağrını açmadılar mı? Dersim Seyit Rızalar’a Alişer’lere, Zarifa Analar’a, Sakineler’e bağrını açmadı mı? Elbetteki Hatun Anaya’da bağrını açacak. O bağır insanlığa açılan bağırdır. İncek’te bir grup ırkçı, faşist kesim üzerinde yapılan ise Türk ve İslam halkına mal edilecek bir şey değildir. Bunlar İslam dinin ve bu ülkenin sahibi bile değildir” şeklinde konuştu. (HABER MERKEZİ)

     

     

     

     

  • DAD Eyüp Şubesi’nin 1. Olağan Kongresi gerçekleşti-VİDEO

    DAD Eyüp Şubesi’nin 1. Olağan Kongresi gerçekleşti-VİDEO

    PİRHA-DAD İstanbul Eyüp Şubesinin 1. Olağan Kongresi Gazi Cemevi Konferans salonunda yapıldı. Kongrede gündeme ve Alevilere dair pek çok konu konuşuldu. 

    Haberin Videosu

    Demokratik Alevi Dernekleri İstanbul Eyüp Şubesinin 1. Olağan Kongresi bugün Gazi Cemevi Konferans salonunda yapıldı. Kongreye delegelerin yanı sıra çok sayıda kurum başkanı, Pir ve Ana katıldı. Kongrede açılan Türkçe, Zazaca ve Kürtçe olmak üzere üç dilde “Hoş geldiniz” pankartı dikkat çekti.

    Kongreye divana çağrılan pirler ve analar adına Ağuçan Ocağı pirlerinden İbrahim Erdoğan’ın verdiği gülbeng ile başlandı. Açılış konuşmasını yapan İmam Balsever Dersim’de bulunan Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi’nin mesajını okudu.
    Divan’a Hüseyin Ayrılmaz, Dilek Odabaş ve Fidan Güzel seçildi. Divan seçiminden sonra ilk konuşmayı Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin önceki başkanlarından olan Kemal Bülbül yaptı.

    “ALEVİLİĞİN ESAS KAYNAĞI OCAKLARDIR”

    Bülbül’ün “Rakka’da DAİŞ yezidine karşı savaşarak şehit düşen kırmızı fularlı kız Ayşe Deniz günümüzün Ana Fatma’sıdır” sözleri büyük alkış aldı. Bülbül Aleviliğin esas kaynağının Ocaklar olduğuna bunu esas almayan bir Aleviliğin yozlaşmaktan kurtulamayacağına vurgu yaptı.

    “DİRENMEKTEN BAŞKA SEÇENEK KALMADI”

    Bülbül’ün ardından 78’liler Vakfı Sözcüsü Celalettin Can kısa bir konuşma yaptı. Can “Tek adam rejimine karşı direnmekten başka seçenek kalmadı” dedi. Kılıçdaroğlu’nun başlattığı Adalet yürüyüşüne destek verilmeli diyen Can, CHP’nin dokunulmazlık sürecindeki tutumunu eleştirmeden edemedi.

    “KENDİMİZE NE KADAR ALEVİYİZ SORUSUNUN CEVABINI VERMELİYİZ”

    Demokratik Bölgeler Partisi İstanbul Eş Başkanı Ali Rıza Bilgili ise yaptığı konuşmada, Türkiye metropollerine savrulan Aleviliğin ağır asimilasyon sorunlarıyla boğuştuğunu, oturduğu mahallede en az on tane Alevi gencinin tarikatlara üye olduğunu, namaz kıldığını bildiğini dile getirdi. “Önce ne kadar Aleviyiz sorusunu kendimize sormalı ve cevabını vermeliyiz” diyen Bilgili, DAD’ın 2005-2006 kuruluş yıllarında yer aldığını belirterek çok sayıda insanın emeğiyle bugünlere gelindiğini ancak istenen düzeyde olmadığını, eksikliklerin iyi tespit edilmesi gerektiğini söyledi.

    “İKTİDARA ŞİRİN GÖZÜKMEK İSTEYEN ALEVİLİK YOLDAN ÇIKMIŞ ALEVİLİKTİR”

    Garip Dede Dergahı Başkanı Pir Celal Fırat  yaptığı konuşmada, “Alevice bakış bizde hakim olursa zaten kendimizi mazlumun yanında zalimin karşısında buluruz. Ramazan ayı içindeyiz, bayramın birinci gününde birçok cemevinde Ramazan kutlaması, ramazan yemeği veriliyor. İktidara şirin gözükmek isteyen Alevilik yoldan çıkmış aleviliktir” şeklinde ifade etti.

    “İĞNEYİ KENDİMİZE BATIRMALIYIZ”

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş’da yaptığı konuşmada “Geçmişe çakılıp kalmadan önümüze bakmalıyız” mesajı verdi. Karataş, “Birlik için çaba sahibi olmalıyız. Bunun için önce iğneyi kendimize batırmalıyız” dedi.

    “ÇOKLU KİMLİĞİMİZLE DEMOKRASİYİ İNŞA EDEBİLİRİZ”

    ⁠⁠⁠⁠⁠HDP İstanbul il Eş Başkanı Cengiz Çiçek de “Bana Aleviliği Alevi kurumları değil dedem verdi. Dersim Katliamı’nın tanıklarındandı. Anlattıkları, onun ninnileri, söyledikleri hakikatin kendisiydi. Çoklu kimliğimizde ısrar etmeliyiz. Çoklu kimliklerimizle demokrasiyi inşa edebiliriz” şeklinde konuştu.

    “SÜNNİLEŞTİREMİYORSAK ŞİİLEŞTİRELİM POLİTİKASI CEMEVLERİNİN İÇİNE KADAR GİRDİ”

    Babamansur Ocağı pirlerinden Mahir Şahin konuşmasında Hak yol Alevi inancının örgütlenmesi önündeki engellerin yoğunlaştığını belirtti.  Şahin “Sünnileştiremiyorsak şiileştirelim politikası son zamanlarda derneklerin cemevlerinin içine kadar girmiş durumda. Cemevleri eğer kendilerini Alevi erkanına göre organize etmezlerse ocakları yok sayarsa 15- 20 yıl sonra Alevilikten bahsedemeyiz. Ocaklardan bahsedemeyiz” dedi.

    Kongrede derneğin faaliyet raporu Hüseyin Özcan tarafından okundu.

    Yönetim Kuruluna seçilenler ise şöyle:
    İmam Balsever
    Nergiz Güzel
    Celal Sakyen
    Gülseren Bal
    Rodi Güneş
    Tezgül Yorulmaz
    Yusuf Gülen
    Hüseyin Özcan
    Kemal Oban
    (HABER MERKEZİ)