Etiket: hilafet

  • CHP’li Aksünger: Hilafet çağrısı ilkel toplumun refleksidir; Savcılar dava açmalı

    CHP’li Aksünger: Hilafet çağrısı ilkel toplumun refleksidir; Savcılar dava açmalı

    PİRHA- CHP 24. Dönem Milletvekili Erdal Aksünger, AKP’nin Ayasofya’yı siyaset malzemesi yaptığını belirterek, hilafet çağrıları yapanlar hakkında Cumhuriyet Savcılarının dava açmaları gerektiğini söyledi. Aksünger, “Hilafet ilkel toplumun refleksidir, muhalefet sessiz kalmamalı” dedi. 

    CHP 24. Dönem Milletvekili Erdal Aksünger, Ayasofya’nın müslümanların ibadetine açılmasını ve hilafet çağrılarını PİRHA‘ya değerlendirdi.

    Ayasofya’nın ibadete açılmasının bir siyaset argümanı olduğunu, inançla alakası olmadığını belirten Aksünger, “Ayasofya’nın İstanbul’un fethinin simgesi olması meselesi bile çok saçma. Çünkü neredeyse İslamiyet’ten önce yapılmış bir eserden bahsetmek lazım” dedi.

    Ayasofya’nın dünya mirası olduğunu vurgulayan Aksünger, sağ iktidarların din üzerinden siyaset yaptıklarını, bunun Adnan Menderes ile başladığını belirterek, şunları söyledi:

    “Bu mabedin tek bir hikayesi var. Biraz da dünya mirası gibi bir şey. Birincisi Cumhuriyetin kuruluşundan sonra 1930’lu yıllarda belki de o dönemin siyasetine uygun olarak Atatürk bunu bir siyaset meselesinden ziyade, diğer topluluklara bir mesaj vermiş ve burayı müze haline getirmişler. Çünkü İstanbul’un fethinde cami de yokmuş oralarda, sonra Sultan Ahmet yapılana kadar bu kullanılmış. Aslında 25 yıldır burada ibadet yapılıyor zaten. Süreç itibariyle bu tür argümanlar üretenlerin 1950’lerden beri özellikle Necip Fazıllar, Saidi Nursiler veya İslam meselesi üzerinden yürüyen bu saçmalığın Adnan Menderes döneminden beri devam ettiğini görüyoruz. Zaten Adnan Menderes de bu tarikatlar cemaatler meselesini gündeme getiren, siyaset malzemesi yapan ilk siyasetçidir. Çünkü herkes bilmeli ki Türkiye’de tarikat, cemaatler veya bu FETÖ örgütlenmesi, Gülen cemaati de dahil olmak üzere çoğu aslında bilinenin aksine doğuda değil, Aydın, Manisa, İzmir’de çöreklenir. Genellikle buralarda türemiştir. Bunun da nedeni o zamanki siyasette Adnan Menderes’in bunu siyasete alet etmesinden kaynaklanıyor. Sağ siyaset ne zaman sıkışırsa dine, milliyetçiliğe sarılır genel itibariyle. Bugün de AKP tamamen pragmatik bir siyaset yaptığı için yani iktidarda kalmak için her türlü argümanı kullanıyor. Bunlardan biri de Ayasofya’dır.”

    “TAMAMEN DİNİ SİYASETE ALET ETTİLER”

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine aykırı çok uygulamalar yapıldığını söyleyen Aksünger, hilafet çağrılarınına da tepki gösterdi.

    CHP’li vekil Erdal Aksünger, “Din argümanı altında veya milliyetçilik argümanı altında bu ülkede bir sürü şeyler yapılıyor. Bu konu laiklikle alakalı zaten. Her çıkanın neredeyse muhafazakâr kesime, muhafazakârlara yaranmak için söylediği şeyler normalde toplumu bir yere götürüyor. Daha ilkel bir hikayeye götürüyor. Tamamen dini siyasete alet etmişler her yönüyle” diye konuştu.

    “SAVCILARIN DAVA AÇMALARI GEREKİR”

    Muhalefetin laiklik karşıtı uygulamalar karşısında çok yetersiz kaldığını ifade eden Aksünger, şöyle devam etti:

    “Burada mesele Ayasofya meselesi, bir inanç, bir din meselesi değil zaten. Hilafeti bu ülkede birileri konuşuyorsa Cumhuriyet savcılarının gereğini yapması lazım. O savcıların otomatik olarak bunlara dava açmaları gerekir. Sonuçta Türkiye’nin değişmez 3 maddesinden bir tanesi de Türkiye’nin laik, hukuk devleti olduğunu söyler ve değişmez maddeden biridir. O yüzden Anayasa’nın bu maddesine aykırı olarak davrananlara gereğini Cumhuriyet savcılarının yapması gerekir.”

    “HİLAFET İLKEL BİR TOPLUMUN REFLEKSİDİR, SESSİZ KALINMAMALI”

    CHP’nin pek çok olayı anayasa Mahkemesi’ne götürdüğünü hatırlattığımızda ise Aksünger, “Anayasa Mahkemesi’ne her şeyi götürmenin bir anlamı yok. Uluslararası bütün kurumların mutabakat sağladığı konular var. Bugünde aslında sıkışmışlık üzerinden gittikleri için, bu hilafet meselesine yumuşak yaklaşmak demek artık kopuş anlamına gelir. İlkel bir toplumun refleksidir bu sonuçta. Toplum ilkelleştiriliyor. Hukuk devletine ve Cumhuriyet’in değerlerine, laikliğe darbe olduğu açık olan bir konuda sessiz kalmak hatta bunlar konuşulurken sadece kongre konuşmak da bence doğru olmuyor” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Hilafet çağrısı yapan Dilipak ve dergi hakkında suç duyurusu

    Hilafet çağrısı yapan Dilipak ve dergi hakkında suç duyurusu

    Albayrak Grubu’na ait ‘gerçek Hayat’ isimli dergide yapılan hilafet çağrısı ardından Ankara Barosu suç dergi yetkilileri ve Akit yazarı Abdurrahman Dilipak hakkında duyurusunda bulundu. Baro, hilafet çağrısı yapmayı, “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya dönük isyan çağrısı” olarak değerlendirdi.

    Ankara Barosu, AKP’ye yakınlığıyla bilinen bir dergide, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasının ardından yapılan hilafet çağrısı hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Ankara Barosu, suç duyusu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre Türkiye Cumhuriyeti; demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceği bu gerçekliğe rağmen ‘hilafet’ çağrısında bulunmak anayasal düzeni ortadan kaldırmaya dönük isyan çağrısıdır” dedi.

    Açıklamada, “Baromuzca en temel değerlerimize yapılan bu saldırının sorumlularına, vatandaşı oldukları ülkenin temel niteliklerini, o ülkenin anayasası ve kanunları ile hatırlatmak için suç̧ duyurusunda bulunulduğunu kamuoyuna saygı ile arz ederiz” denildi.

    Ankara Barosu tarafından, Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, Gerçek Hayat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile tespit edilecek diğer ilgililer hakkında “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyana tahrik”, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “Kanunlara uymamaya tahrik” maddeleri kapsamında yapılan suç duyurusunda özetle şu ifadeler kullanıldı:

    **Anayasa’nın 4. maddesi uyarınca Anayasanın 1. maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2. maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3. maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez. Dolayısıyla şüpheliler tarafından yapılan hilafet çağrısının hukuk içerisinde, silahsız ve barışçıl yollarla gerçekleşmesinin mümkün olmadığı değerlendirildiğinde, şüphelilerin eyleminin Anayasa’nın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez hükümleri karşısında silahlı isyana tahrik niteliğinde olduğu açıktır.
    **Gerçek Hayat dergisinin yayınlanacak olan kapağında yapılan hilafet çağrısının demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı isyana tahrik niteliğinde bir çağrı olduğu; ayrımcılığa davet edilerek halkın bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa ve Anayasa’nın değiştirilemez ve değiştirilmesi kabul edilemez hükümlerine aykırı davranmaya tahrik edildiği görülmektedir.
    **Şüpheliler, Twitter üzerinden yapmış oldukları paylaşımlarla Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyana tahrik, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve kanunlara uymamaya tahrik suçlarını işlemiş olup, Gerçek Hayat dergisinin şikayete konu sayısının yayınlanması halinde şüphelilerin yanında yayın sorumluları hakkında da gerekli soruşturmanın yürütülerek cezalandırılmalarını talep zorunluluğu doğmuştur.  (HABER MERKEZİ)