Etiket: hızır abdal ocağı

  • Dede Hüsamettin Işık: Bir Alevinin başka inanca göre Hakk’a uğurlanması eziyet -VİDEO

    Dede Hüsamettin Işık: Bir Alevinin başka inanca göre Hakk’a uğurlanması eziyet -VİDEO

    PİRHA-Hakk’a uğurlama erkanlarının hala Sünni İslam geleneğine göre sırlandığını vurgulayan Hıdır Abdal Ocağı dedelerinden Hüsamettin Işık, “Alevi canımız Hakk’a yürüdüğü zaman 60-80 yaşına kadar hiç duymadığı sözcüklerle, başkalarının inancına göre sırlanıyor. Bu bir eziyet” dedi.

    Cemevlerinde Hakk’a uğurlama erkanı ile ilgili Hıdır Abdal Ocağı dedelerinden Hüsamettin Işık, PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    Işık, “Hakk’a yürüyen canımız ömrünün son deminde başka inanca göre sırlanıyor. Bu bir eziyet, başta bir şey değil” dedi.

    Bazı  bölgelerde Alevi ritüellerini uygulayan yerlerin yavaş yavaş dönüşmeye başladığını vurgulayan Işık, “Tabii bu yine dille ilgili, asimilasyonla ilgili bir şey. Kurumların uygulamada çok büyük rolü var” diye ifade etti.

    “HAKK’A YÜRÜYEN CANIMIZIN CAMİDEN KALDIRILMASI SIK YAŞADIĞIMIZ BİR DURUM”

    Hakk’a yürüyen bazı Alevilerin camiden kaldırıldığını belirten Işık, “Neden camiden kaldırıyorsun diye sorulduğunda ‘çocukları, akrabası cemevine gelmek istemediler’ deniliyor” ifadesini kullandı.

    Cenaze erkanlarında kullanılan dilin çok önemli olduğunun altını çizen Işık, şunları ifade etti:

    “Dilimizi düzgün kullanırsak her şey yerine oturur ve çok güzel olur. O zaman alırız elimize bağlamamızı devriyelerimizi söyleriz. Şimdi bunu uygulayan yerlerimiz var. Onlara aşkı niyazlarımı sunuyorum. Ankara BatıkentCemevi’nde Cemal Şahin Dede bunu çok güzel uyguluyor. Kayseri Sarız bölgesinde, Malatya’da Sivas’ın bazı bölgelerinde, Tokat’ın bazı bölgelerinde çok güzel uygulanıyor.

    “BİR DEDE BU KONUDA EĞİTİLMELİ”

    Kurumların yapacağı en güzel hadiselerden biri dedelerden birini bu konuda eğitmesi. Bu kadar basit ama maalesef kurumlarımız bununla ilgilenmiyorlar. Kurumlardan artık ben ümidimi kestim. Yetişmiyorlar, yetiştirmiyorlar. Oraya hizmet etmek isteyen yüzlerce gencimizi almak istemiyorlar. Orada hizmet etmek isteyen gençleri bir şekilde ekarte ediyorlar. Gençlere fırsat verilmiyor. En büyük sıkıntı bu. Aslında fırsat verilse gençler bu işi çok iyi çözecekler. Derdi Alevilik olmayan yöneticilerin, böyle bir sıkıntısı yoktur. Günü kurtarma peşindeler.”

    “SORAN, SORGULAYAN GENÇLERİMİZ VAR, ONLARA FIRSAT VERMELİYİZ”

    Hıdır Abdal Ocağı dedelerinden Hüsamettin Işık, köylerde Hakk’a uğurlama erkanlarının daha kolay olduğunu ifade ederek, “Şehirde gerçekten bu çok zor oluyor. Köy yerinde veya küçük kasabalarda Hakk’a yürüme erkanı daha uygun oluyor. Gençlere çok görev düşüyor. Gençlere rica ediyoruz. Soran, sorgulayan, öğrenmek isteyen, ‘kimiz, nereden geldik, nereye gidiyoruz’ diyen geçlerimiz var. Bunlar da bize bir nebze olsa da ümit veriyor” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Dede Akbaba: Diyanet İşleri Başkanı’nın cemevlerine ziyareti iyi niyetli değil-VİDEO

    Dede Akbaba: Diyanet İşleri Başkanı’nın cemevlerine ziyareti iyi niyetli değil-VİDEO

    PİRHA-Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Dersim ziyaretine tepki gösteren HBVAKV Antalya Şubesi/Cemevi dedesi Kenan Akbaba, “Sivas, Maraş, Çorum, Malatya’da katliamlarını yaşadık. Bu yaşananlara karşı Diyanet İşleri Başkanı bir kez olsun Alevilere yapılan bu zulümlerin karşısındayız, demedi. Bugün cemevlerini ziyaret etmeleri kesinlikle iyi niyetli değil” dedi. 

    Dersim’e yönelik asimilasyon politikaları her geçen gün artarak devam ediyor. Dersim’in kültürüne, doğasına, diline yönelik asimilasyon ve yok sayma politikalarına Munzur Üniversitesi kampüsünde Tunceli Müftülüğü’nce açılan ‘Hz. Ali Diyanet Gençlik Merkezi’ eklendi.

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Tunceli Valisi Mehmet Ali Özkan ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İsrafil Kışla’nın katılımıyla Dersim’de Munzur Üniversitesi içerisinde yapımı tamamlanan Hz. Ali Cami, Hz. Ali ve Hz. Fatma Gençlik Merkezleri ile Ehlibeyt Kur’an Kursu’nun geçen haftalar toplu açılışını gerçekleştirdi.

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, ayrıca Ehl-i Beyt 4-6 yaş Kur’an Kursu öğrencileriyle bir araya gelirken, Tunceli Cemevi’ni de ziyaret etti.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Cemevi Dedesi Üryan Hızır Ocağı evladı Kenan Akbaba ile Diyanet İşleri Başkanı’nın Tunceli ve Mersin ziyaretine ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    Diyanet İşleri Başkanı’nın, cemevlerini ziyaret etmesinin üzüntü verici olduğunu belirten Kenan Akbaba, yüzyıllardır Alevilerin Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde olsun bir sürü katliamlar yaşadıklarını ifade etti.

    Yaşanan Alevi katliamlarına DİB’in tarih boyunca sessiz kaldığını ve “Biz Alevi canlara yapılan bu zulümlerin karşısındayız, biz Alevi canlarımızla can canayız” diyemediklerini vurgulayan Akbaba, şunları dile getirdi:

    “Bugün Alevilerin cemevlerini ziyaret etmelerini bizler anlamış değiliz. Bizim tüm ocaklarımız Tunceli’dedir. Bugün Kureyşan, Ağuçan, Üryan Hızır, Cemal Abdal ve Düzgün Baba Ocağı oradadır. Amaçları bu ocakları ele geçirip tahrip etmektir. Amaçları bellidir. Onlar ne zaman ‘Alevilerin ibadethaneleri cemevleridir’ derse, Alevilerin hakları verilirse o zaman biz de ‘İyi niyetle gelmişlerdir, misafir mihmandır, mihman Ali’dir’ deriz. Ama Alevilerin bu talepleri yerine gelmediği müddetçe kesinlikle bu ziyaretleri iyi niyetli görmeyiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Hüseyin Gazi Metin Dede: Bu düzenle, düzenbazlarla, katillerle helalleşmeyeceğim!-VİDEO

    Hüseyin Gazi Metin Dede: Bu düzenle, düzenbazlarla, katillerle helalleşmeyeceğim!-VİDEO

    PİRHA-Hüseyin Abdal Ocağı’ndan Hüseyin Gazi Metin Dede, “Bu düzenle, düzenbazlarla, katillerle, bizleri Şiileştirenlerle helalleşmeyeceğim” dedi. Diyanetin ve zorunlu din derslerinin kaldırılmasını isteyen Metin, hükümet ve belediyeler kanalıyla yapılan cemevlerini Alevi toplumunun kabul etmemesi gerektiğini ifade etti. 

    Gerici Yeni Akit gazetesi önceki gün attığı manşetinde Sivas Katliamı’nın katillerini ‘mazlum’ diye niteledi. 2 Temmuz 1993’te şeriat isteyen gericiler, Sivas Madımak Oteli’ni yakarak 33 aydını ve 2 otel çalışanını katletmişlerdi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘helalleşme’ çağrısının ardından Akit Gazetesi katliamcılar için ‘helalleşme’ çağrısında bulundu.

    Akit manşetinde katliamın sanıklarının yeniden yargılanmasını talep ederek şu ifadelere yer verdi:

    “Türkiye’nin en karanlık dönemi olan 90’lu yılların derin operasyonu Madımak olayı sebebiyle cezaevine doldurulan mazlumlar da helalleşmeyi beklerken, hukukçular, 28 yıldır zulmün bir an önce bitmesini istiyor.”

    Hüseyin Abdal Ocağı’ndan Hüseyin Gazi Metin Dede, Akit Gazetesi’nde Sivas Katliamı’nı gerçekleştiren katiller için ‘mazlumlarla helalleşmek gerekir’ içeriğiyle yazılan yazıya ilişkin konuştu. Metin, devletin yapmış olduğu tüm katliamlar için özür dilemesi gerektiğini belirterek, Alevi toplumunun katliamları ve katilleri asla unutmayacağını ve affetmeyeceğini vurguladı.

    “BU DÜZENE, BU DÜZENBAZLARA HAKKIMI HELAL ETMEM”

    Yapılan katliamlar için devletin özür dilemesi gerektiğini ifade eden Metin, “İnsan yakan, insanlara kıyan, vuran, katleden adamın mazlum olması mümkün değil. Sivas, Maraş, Koçgiri, Dersim’le, daha sonra Uludere ile Diyarbakır ile helalleşmek gerekir. Özür dilenmesi gerekiyor. Biri çıkacak diyecek ki, ‘Biz tarihten beri Şeyhülislam fetvasıyla sizi katlettik. Bundan dolayı hem Alevi toplumundan hem de  tüm ezilenlerden özür diliyoruz.’ Asıl olarak devletin özür dilemesi gerekir. Helalleşelim deniyor ama ben hakkımı bu düzene, bu düzenbazlara helal etmiyorum. Bu mümkün değil. Devlet yaptığı hiçbir katliam için özür dilemedi şimdiye kadar. Hala kendini haklı göstermeye çalışıyorlar bu konularda. Bize benzeyeceksiniz, bizim gibi olacaksınız, bizim gibi düşüneceksiniz, bizim gibi inanacaksınız diyen adamla ben niye helalleşeceğim, bu mümkün mü?” şeklinde konuştu.

    “BİZLERİ ŞİİLEŞTİRMEYE ÇALIŞANLARLA HELALLEŞMEYİZ”

    Herkesin istediği inanca göre yaşaması gerektiğini ve bunun ortamının da devlet tarafından sağlanması gerektiğini vurgulayan Metin sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Bizim Sünnilikle, camilerle bir alıp veremediğimiz yoktur. Herkes istediğine inanmakta özgürdür. Kendisi inansın ama beni kendisine benzetmeye çalışmasın. Şiileştirmeye, Caferileştirmeye çalışmasın. Bir defa bizim davamız devam ediyor, yaramız hala sarılmadı. Bundan önce de Ankara’da Atatürk Spor Salonu’nda Cem Vakfı ile beraber bir cem yaptılar. O zaman Ali Rıza Gülçiçek CHP’den milletvekiliydi. Madımak’ın ‘utanç müzesi’ olması için bir imza toplamışlardı. Orada hayır diyenler geldiler, ceme oturdular. Orada oturanlara helallik veriyor musunuz? Bunlar daha dün oylama yaptılar, hayır oyu verdiler. Hayır oyu vermek ben yakanların tarafıyım demektir. Ankara’da Sivas davasının mahkemesinde ben de oradaydım. Yakanları yargılamadılar. Davayı zaman aşımına uğrattılar ve vatanımıza milletimize hayırlı olsun dediler. Bu helalleşme işinde, evet biz barıştan yanayız ama bize bunları yapanları affetmeyiz.”

    “ALEVİLER, HÜKÜMET KANALIYLA YAPILAN, BELEDİYELERİN YAPTIĞI CEMEVLERİNİ KABUL ETMESİN”

    Alevi toplumunun Anadolu’nun kadim halklarından biri olduğunu söyleyen Hüseyin Gazi Metin Dede, “Bu toplum öyle bir toplum ki 1400 yıllık Kerbela’yı ve ondan bu yana yaşanan olayların hiçbirini unutmadılar. Unutması da mümkün değil. Bizim en canlı tarihimiz şairlerimiz, ozanlarımız, sanatçılarımız var. Alevilerden bir ricam var. Bir Alevi dedesi olarak hükümet kanalıyla yapılan cemevlerini kabul etmesinler, belediyelerin yaptığı cemevlerini kabul etmesinler. Biz kendi alnımızın teriyle cemevimizi yaparız. Doğanın her yeri bize cemevi. Dağda yaparım cemimi, mağarada yaparım cemimi, odada yaparım cemimi, her yerde yaparım. Bizim için her yer cemevi. Sonra cemi biz cennet için yapmıyoruz ki, biz bu dünyada kâmil insan olmak için cem yapıyoruz” dedi.

    “BU ÜLKEYE İYİLİK EDECEKLERSE DİYANETİ VE ZORUNLU DİN DERSLERİNİ KALDIRSINLAR

    Asıl olanın bu dünyada iyilikler, güzellikler yaratmak olduğunun altını çizen Metin, “Biz bu dünyada güzel yaşayalım da ahirette ne olur bilmiyorum. Helalleşmeyle falan uğraşmasınlar. Bu dünyada bir iyilik etmek istiyorlarsa, Diyanet’i kaldırsınlar, zorunlu din derslerini kaldırsınlar. Devleti yönetenler dinlerden, inançlardan, elini çeksinler ve herkese aynı mesafede olsunlar. Alevi köylerine cami yapmasınlar. Bizim isteklerimiz çok açık ve belli, Diyanet’in kaldırılmasını, zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, katliama uğrayanlardan özür dilenmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ ANTALYA