Etiket: Hızır Avusturya

  • Avrupa’dan da sert tepki: Aleviliği Şiilikle özdeşleştiren bir anlayışa Pirimizin adına ödül verilemez!

    Avrupa’dan da sert tepki: Aleviliği Şiilikle özdeşleştiren bir anlayışa Pirimizin adına ödül verilemez!

    PİRHA- Türkiye’nin ardından Avrupa’dan çok sayıda Alevi kurumu, 27. Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü’nün İslam Alevi Teşkilatı’nın kuruluşu olan Hızır Avusturya’ya verilmesine sert tepki gösterdi. Yapılan ortak açıklamada, “Son dört yıldır Alevilerin asimilasyonuna neden olacak, Irak ve İran gezilerini Alevi kadınlarına kara çarşafı giydirme pahasına düzenleyen İslam Alevi kuruluşuna, 27. Hacı Bektaşı Veli Barış ve Dostluk Ödülü’nün verilmesini Alevilik adına zul addediyoruz” denildi. 

    Türkiye’deki büyük 6 Alevi federasyonu ve vakfının tepki göstermesinin ardından Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’na bağlı Kıbrıs Alevi Dernekleri ve Avrupa’dan da 15 Alevi kurumu ortak yazılı açıklama yaptı.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu, Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Avrupa Alevi Gençler Birliği, Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu, Belçika Alevi Birlikleri Federasyonu, Britanya Alevi Birlikleri Federasyonu, Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu, Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu, İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu, İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu, Hollanda Alevi Birlikleri Federasyonu, İtalya Alevi Dernekleri, Kıbrıs Alevi Dernekleri, Romanya Alevi Dernekleri ve Norveç Alevi Dernekleri ortak yazı açıklamayla, “Bu sene 27’ncisi verilecek olan Hacı Bektaş-ı Veli Dostluk ve Barış Ödülü’nün, Avusturya İslam Alevi Teşkilatı’na bağlı “Hızır Avusturya” isimli kuruma verileceğini duymamız bizi derinden yaralamıştır. Çünkü burada adına atıfta bulunulan “Hızır” bizim inancımızın kutsalı Bozatlı Hızır’ımız değil, Yol’dan çıkıp pirini idama yollamaktan çekinmeyen egemenin Hızır Paşa’sıdır” dedi.

    “BİZİ DERİNDEN YARALADI ÇÜNKÜ…” 

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Bu sene 57. Ulusal ve 31. Uluslararası Hacı Bektaş-ı Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Ekinlikleri’nin heryıl olduğu gibi geleneksel olarak 15-18 Ağustos Tarihleri arasında yapılıyor olması ve etkinliğin Alevi Bektaşi kurumları ile pandemi sürecine rağmen gerçekleştiriliyor olması bizleri mutlu kılmaktadır.

    Ancak, bu sene 27’ncisi verilecek olan Hacı Bektaş-ı Veli Dostluk ve Barış Ödülü’nün, Avusturya İslam Alevi Teşkilatı’na bağlı “Hızır Avusturya” isimli kuruma verileceğini duymamız bizi derinden yaralamıştır. Çünkü burada adına atıfta bulunulan “Hızır” bizim inancımızın kutsalı Bozatlı Hızır’ımız değil, Yol’dan çıkıp pirini idama yollamaktan çekinmeyen egemenin Hızır Paşa’sıdır.

    Avrupa’da Aleviliğe Türk-İslam sentezini dayatan, özellikle kayıtlı olduğu Avusturya’da Alevi Kültür Merkezleri’nin kapatılması için birçok başvuruda bulunan, nitekim ilgili Bakanlıklara, 22’den fazla örgütlenmesi olan Avusturya Federasyonu’muzun kapatılması ve bu kurumlarda Alevi ritüellerin derhal durdurulmasına yönelik başvurularda bulunan ve Alevi ismini patentleyerek kendisinden başkasının bu ismi kullanmasını yasaklayan ve Alevi ismi kulanan kurumlara şantaj uygulayan bir kuruluşa verilemez.

    “ALEVİLİĞİ ŞİİLİKLE ÖZDEŞLEŞTİREN BİR ANLAYIŞA PİRİMİZİN ADINA ÖDÜL VERİLEMEZ!”

    Aleviliği Şiilikle özdeşleştiren bir anlayışa, başta Avusturya ABF olmak üzere, AABK’ya bağlı kurumlarımızı ve yöneticilerini bulundukları ülkelerde “terörist yapılardır” diye ihbarlarla kapatılması için şikayet eden bir kuruluşa pirimizin adına ödül verilemez.

    “ALEVİLİK ADINA ZUL SAYARIZ”

    Hünkâr’ın “Her ne arar isen kendinde ara, Kudüs’te, Mekke’de, Hac’da değildir” sözünden bir ders çıkarmayarak son dört yıldır Alevilerin asimilasyonuna neden olacak, Irak ve İran gezilerini Alevi kadınlarına kara çarşafı giydirme pahasına düzenleyen islam Alevi kuruluşuna, 27. Hacı Bektaşı Veli Barış ve Dostluk Ödülü’nün verilmesini Alevilik adına zul addediyoruz.

    “BELEDİYE BAŞKANINA UYARILARDA BULUNUP, TÜM YAZILI BELGELERİ İLETTİK”

    Hünkarın ismini taşıyan Barış ve Dostluk Ödülü’nün, özellikle içinden geçtiğimiz bu çok ağır koşullarda, onun geleneğine uygun bir çizgide verilmesinin sorumluluğu, bugün her zamankinden çok daha büyüktür ve son 30 yıldaki Alevi mücadelesini temsil eden bizler, Hacıbektaş Belediyesi’nden bu duyarlılığı beklediğimizden dolayı Belediye Başkanına tüm uyarılarda bulunup, gerekli tüm yazılı belgeleri ilettik.

    “ALTIOK’UN BU KARARINDAN DÖNMEMESİ TÜM CANLAR İÇİN HAYAL KIRIKLIĞIDIR”

    Alevi kurumları, kanaat önderleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının uyarılarına rağmen Hacıbektaş Belediye Başkanı Sayın Arif Yoldaş Altıok’un bu kararından dönmemesi ise duyarlı tüm canlar için tam bir hayal kırıklığıdır.

    Konuya dair müsahip Alevi kurumlarımız ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU, ALEVİ DERNEKLERİ FEDERASYONU, ALEVİ VAKIFLAR FEDERASYONU, HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI, ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ, PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEKLERİ’nin doğrudan yana almış oldukları tavrı selamlıyoruz. Birliğimiz daim olsun.

    Serçeşme’mizin adına verilecek ödül, park parası karşılığı satılacak veya Hızır Paşa’ların yolundan gidenlerin sırtının sıvazlanacağı bir araç derecesine indirgenemez. Aşk ile.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Alevi kurumlarından ödül tepkisi: Hacı Bektaş Veli Anma törenlerine katılmama kararı aldık

    Alevi kurumlarından ödül tepkisi: Hacı Bektaş Veli Anma törenlerine katılmama kararı aldık

    PİRHA- Alevi kurumları, 57. Ulusal 31. Uluslararası Hünkâr Hacı Bektaş Veli Anma törenlerinde gelenekselleşen 27. Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü’nün İslam Alevi Teşkilatı’nın kuruluşu olan Hızır Avusturya’ya verilmesine tepki göstererek, törenlere katılmama kararı aldıklarını açıkladı. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Alevi Vakıfları Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, 57. Ulusal 31. Uluslararası Hünkâr Hacı Bektaş Veli Anma törenlerine katılmama kararı aldı. Alevi kurumları, Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok ile gerçekleştirdikleri toplantı sonrası yaptıkları açıklamada, Dostluk ve Barış Ödülü’nün İslam Alevi Teşkilatı/Avusturya Alevi İnanç Toplumu Yardım Kuruluşu olan ‘Hızır Avusturya’ya verilmesine tepki göstererek etkinlikten çekilme kararı aldı.

    “ÖDÜLÜN BU KİŞİLERE VERİLMESİNE RIZALIĞIMIZ YOK”

    Alevi kurumları tarafından yapılan açıklama şöyle:

    “Alevi Bektaşi kurum temsilcileri olarak, Ülkemizi etkisi altına alan ve varlığını hala yoğun bir şekilde hissettiren Covid-19 salgını sebebiyle, 57. Ulusal 31. Uluslararası Hünkâr Hacı Bektaş Veli Anma törenlerine, Pir’in eşiğine yüz sürmek için kısıtlı sayıda da olsa huzura geldik.

    Alevilerin Serçeşmesi olan bu topraklara ve törenlere katkı sunan her canın hizmeti Hakk katında kabul olsun! Her sene birlik şiarıyla geldiğimiz törenlerde, geleneksel hale gelen 27. Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü’nün bu yıl verileceği şahısların, ne Hünkar’ın öğreti ve felsefesine ne de Alevi Yol-erkânına uymayan davranışlar sergilediği, Alevi kurumlarını mahkemeye verdiği tarafımızca bilinmektedir.

    “BELEDİYE BAŞKANI ÖDÜLÜ VERMEKTE ISRARCI”

    Bu nedenlerle ödülün bu kişilere verilmesine Alevi kurumları olarak rızalık vermediğimizi Sayın Belediye Başkanımıza iletmemize rağmen, Belediye Başkanımızın ödülü vermekte ısrarcı davranması nedeniyle Alevi kurumları olarak, törenlere katılmama kararı aldığımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz.”

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • ‘Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü’nü, Hızır Avusturya’ya vermeyin’ çağrısı

    ‘Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü’nü, Hızır Avusturya’ya vermeyin’ çağrısı

    PİRHA- Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Özgür Turak, İslam Alevi Teşkilatı’nın yardım kuruluşu olan Hızır Avusturya’ya ’27. Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü”nün verilmemesi için Hacıbektaş Belediye Başkanı Altıok’a çağrı yaptı. 

    Hacıbektaş Belediyesi’nin, “27. Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü”nü bu yıl İslam Alevi Teşkilatı’nın yardım kuruluşu olan Hızır Avusturya’ya verecek olması tepkilere neden oldu.

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Özgür Turak, Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok’u 25 Ekim 2019’da bu konuda bir mektup göndererek uyardığını açıkladı.

    Hızır Avusturya’ya ödül verme kararının yanlış olduğunu ve bu yanlıştan bir an önce vazgeçilmesi çağrısı yapan Özgür Turak, Hacıbektaş Belediye Başkanı Altıok’un dediği gibi iki kurum arasında yaşanan çelişkiler olarak nitelendirililemeyeceğini vurguladı.

    “İSLAM ALEVİ TEŞKİLATI KURUMLARIMIZI ‘TERÖR ÖRGÜTÜ’ OLARAK ŞİKAYET EDİYOR”

    Özgür Turak, İslam Alevi Teşkilatı’nın Avusturya’daki Alevi kurumları aleyhinde yaptığı faaliyetleri maddeler halinde şöyle kaydetti:

    “*İslam Alevi Teşkilatı, Avusturya devletinin vermiş olduğu yetkileri kullanarak, kendileri gibi düşünmeyenleri yok etme anlayışı ile kurumlarımızı savcılıklara “terör örgütü” olarak şikayet etmeleri ve tüm yöneticileri hakkında tutukluluk talepleri;

    *AABF ve bağılı derneklerinin kapatılmasını ilgili bakanlıklardan talep dilekçeleri. Alevi ritüellerini kendilerinden başka hiçbir kuruluşun Avusturya’da yapamayacağını ve İslam Kanunu Gereği kapatılmalarını istemeleri;

    *Alevi ismini patentleyerek ticari bir yapı çerçevesine alıp, kendilerinden başka bir kurumun Alevi ismi kullanmaması yönünde şantaj içerikli şikayet dilekçeleri; sayın başkanın (Arif Yoldaş Altıok) söylediği gibi iki kurum arasındaki çelişkiler diye nitelendirilemez!

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Özgür Turak, “Alevi Bektaşi inancının yok edilmesi için geçmişte nasıl Hızır Paşalar içimizde türediyse, bizlere bu zulmü reva kılan anlayış da günümüzün Hızır Paşalarıdır. Hızır Paşalar Alevi değerleri ile onore edilemez! Bu yanlışlıktan bir an önce dönülmesini arz ediyorum” dedi.

    HACIBEKTAŞ BELEDİYE BAŞKANI ALTIOK’A MEKTUP

    Turak, 25 Ekim 2019’da Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok’a Viyana’dan gönderdiği uyarı mektubunda şunları belirtiyor:

    Sevgili Arif Yoldaş Başkan,

    Hacı Bektaş Belediyesi için yaptığınız çalışmaları büyük bir coşku ile takip edip, sizleri yaptığınız çalışmalardan dolayı kutlamaktayım. Oldukça yoğun ve azimli çalışıyorsunuz.

    Nitekim bu yoğunlukta sanırım her çalıştığınız kurumları yeterince inceleme imkanı bulamıyorsunuz.

    2008 yılında Avusturya Alevi Gençlik Topluluğu başkanlığı yaptığım dönemde, size konuk olmuştuk, bizleri aile sıcaklığı ile ağırlamıştınız.
    Hem kutsalımız olan Hacı Bektaş Belediyesi Başkanlığını yürüdüğünüz için, hem de bizi bir ev mensubu olarak ağırladığınız için Hızır Avusturya kurumu ile yaptığınız çalışmalar konusunda sizi uyarmayı kendime bir borç bilirim.

    Avusturyada Alevilik malesef ikiye bölünme durumuna geldi, birisi Islam Alevi İnanç Topluluğu adı altında Avusturya islam yasası çerçevesinde tanına İslam Alevi Teşkilatı kısa ismi olarak kendilerini ALEVİ olarak tanımlayan kuruluş bir diğeri ise Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu üyesi ve bünyesinde 15 derneği barındıran Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF). Aramızdaki ayrılış süreci oldukça uzun bir konu, bunu sizinle müsait olduğunuz bir zamanda yüz yüze konuşmayı yeğlerim.

    İslam Alevi Kurumu’nun bir alt kurumu olan Hızır Avusturya’ yardım kurumu. İslam Alevileri tanınma süreçleri gerçekleştirmek için Alevilerin birliğini bozacak birçok çirkin yola başvurmuşlardır. Bunlardan en kötüsü ve çirkini AABK Onursal Başkanı Turgut Öker ve o dönemin Avusturya ABF Genel Başkanı M.Ali Çankaya ve İnanç Kurulu Başkanı Kazım Akbaba’nın adlarını vererek kurumlarımızı Avusturya ve Almanya Cumhuriyet Başsavcılığına ve Terörle Mücadele Kurumuna, kurumlarımızı ve başkanlarımızı, “bunlar teröristtir” diye şikayet etmeleridir. Ekte size yapılan bu şikâyetin Türkçe yeminli tercüman çevrimini gönderiyorum.
    Bu konuda başarılı olmayan kurum daha sonrada Avusturya’da bizden başka kimse derneklerde Alevilik yapamaz diye derneklerimizin kapatılması için, ilgili bakanlığa kurumlarımız için kapatma dilekçeleri verip kurumlarımıza maddi ve manevi zararlar vermişlerdir.
    Sizleri Türk İslam sentezi öncülüğünü taşıyan bu tip kurumlar ile çalışıyor görmek içimi burkmuş ve bundan rahatsızlık duyduğumu ifade etmek isterim.

    Sevgili Dertli Divanı Baba ve Veliyettin Ulusoy Efendi bizleri ve kurumumuzu iyi tanımaktadırlar. Gönül isterdi ki bu tip etkinlikleri yaparken kimler ile işbirliği yaptığınızı biraz daha detaylı incelemek ve saygınlığınıza zarar verecek bu tip ortak çalışmalarda daha titiz çalışarak kurumları ona göre seçmenizde fayda olacağını söylemek isterim.”

    PİRHA/ İSTANBUL