Etiket: hopa

  • Doğa savunucusu Ali Koyuncu, 86 gün sonra tahliye edildi

    Doğa savunucusu Ali Koyuncu, 86 gün sonra tahliye edildi

    PİRHA-Doğa savunucusu Dursun Ali Koyuncu, yargılandığı mahkemece tahliye edildi. Bir sonraki duruşma 28 Ocak 2025’te görülecek.

    Artvin’in Cankurtaran mevkiinde mesire alanı projesi için 3 Eylül’de orman kesimini engellemeye çalışan Reşit Kibar’ın öldürüldüğü saldırıdan sağ kurtulan ve 7 Eylül’de “Kamu görevlisine hakaret” ve “Kamu görevlisine mukavemet” suçlamaları ile tutuklanan doğa savunucusu Dursun Ali Koyuncu çıkarıldığı mahkemece tahliye edildi.

    SONRAKİ DURUŞMA 28 OCAK’TA

    Aynı zamanda Artvin Halkevi yöneticisi olan Koyuncu 7 Eylül’de “Kamu görevlisine hakaret” ve “Kamu görevlisine mukavemet” suçlamaları ile tutuklandı. Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mahkeme heyeti 86 günlük tutukluluğun ardından Koyuncu hakkında tahliye kararı verdi.

    Mahkeme heyeti, Dursun Ali Koyuncu’nun sabit ikametgahının bulunması, delillerin toplanmış olması ve tutukluluk süresini göz önüne alarak Koyuncu’nun, tutuksuz yargılanmasına hükmetti.

    Adli kontrol tedbirleri uygulanan Koyuncu’ya yurtdışına çıkış yasağı getirildi. Bir sonraki duruşma 28 Ocak 2025’te görülecek.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER:
    -Hopa’da ev baskınları: Dursun Ali Koyuncu tutuklandı

  • Lokumcu’nun oğlundan beraat kararına tepki: Hukuka inancım kalmadı

    Lokumcu’nun oğlundan beraat kararına tepki: Hukuka inancım kalmadı

    PİRHA- Ulaş Lokumcu, Metin Lokumcu davasında sanık polislere verilen beraat kararına tepki gösterdi. Lokumcu, hukuka inancının kalmadığını ve kararın “tetikçileri cesaretlendireceğini” söyledi.

    Hopa’da 2011 yılında polisin sıktığı biber gazı sonucu kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren Metin Lokumcu davasında “taksirle ölüme neden olmak” suçundan yargılanan tüm sanık polislerin beraatine karar verildi.

    “HUKUKA İNANCIM YOK”

    Mezopotamya Ajansı’nda Tolga Güney’in haberine göre Ulaş Lokumcu, “Bu kadar vicdansız bir şekilde gerekçe sunulacağını beklemediğini” söyledi. Olay günü görüntüleri ve hastanelerden gelen cevaplara rağmen polisin orantılı güç kullandığı kararının hayal kırıklığı yarattığını kaydeden Lokumcu, “Hakimin bizi dinlediğini ve anladığını düşünüyorduk. Ama meğerse dinliyormuş gibi yapıp kafasındaki sonucu vermiş. Hukuk kurallarına uygun bir şekilde insanların ölüm fermanını vermiş oldu. Beni yıkan bu oldu. Zaten o polislerle bir işim yoktu, baştan beri emri veren insanı yargılatmak istiyorduk. Benim şahsen hukuka inancım kalmadı. Hukuk güçlüden yana. Aynı gün Engin Polat tahliye oldu, babam devletin sıktığı gazla öldürüldüğü halde bunu yargıya kabul ettiremedik” ifadelerini kullandı.

    “BİLİMSEL OLARAK KANITLADIK, YARGI KABUL ETMEDİ”

    Bu dava ile biber gazının ölümlere neden olduğunu bilimsel olarak kanıtlayabilmenin de bir başarı olduğunu vurgulayan Lokumcu, davayı asliye cezadan ağır cezaya taşıyabildiklerini, halka gerçekleri anlatabildiklerini ifade etti. Babasının gayet sağlıklı bir insan olduğunu ifade eden Lokumcu, “Babam biber gazının yoğun sıkılmasından kaynaklı kalp krizi geçirdi. Hatta solunum yetersizliği bile yaşadı. Hakim de ‘bağı yoktur’ diyemedi. Ama ‘Raporda kesin bir sonuç olmadığından’ dolayı babamın hasta olduğunu kabul etmiş oldu. ‘Babanız daha önce kalp krizi geçirmiş, ilaç kullanmıyormuş. Siz bilmiyordunuz’ dediler. Zaman aşımı durumu da var, ama biz elimizden geleni yapacağız, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gideceğiz” diye konuştu.

    “İNSANLARA CESARET VERECEKTİ”

    Babasının ölümüne neden olanlarına ceza verilmesi gibi bir olumlu sonucun ekoloji mücadelesine umut ışığı olacağını dile getiren Lokumcu, “Bu olumlu sonuç insanlara ‘bana bir şey olursa, devlet arkamızda durur’ güveni verebilirdi. Borçka’da 5 gün önce Reşit ağabeyimiz bir tetikçinin kurşunu ile öldü. Reşit ağabey, hemen ormana sınırı olan bir evde yaşıyor. Kendi yaşam alanını koruyordu. Proje alanını ben de gördüm. Gerçekten doğası harika bir yer. Orada mesire alanı hikaye, orada amaç maden sahası açmak. Turizmden kar edemediğini ve bölgede maden ruhsatı olduğunu, ‘nasıl olsa ormanlar kesildi maden açalım’ diyecekler. Herkes burada buna inanıyor. Tetikçiye ceza verecekler, arkasındaki güçlere ceza vermeyecekler. Tetikçiler de cesaretlenecek. Bir kaç sene yatıp çıkacak, çıktığında da kendi cenahında kahraman olacak. Yaşam alanlarını savunan insanlar ölecek, onlar milyarlarına milyar katacaklar” şeklinde konuştu.

    “İNSANLAR KENDİ ADALETİNİ SAĞLAMAK İSTEYEBİLİR”

    Mevcut sistemin insanları sindirmek ve haklarını aramaması üzerine kurulu olduğunu vurgulayan Lokumcu, şunları söyledi:

    “5 gün önce Reşit ağabeyim öldüyse, 1 ay sonra karşı taraftan birileri de ölebilir. Çünkü halk bu kadar hukuksuzlukta kendi adaletini sağlamaya çalışacak. Arhavi’de de 10 köyü kapsayan bölgede maden ruhsatı verildi. Halk ‘Reşit ağabey öldürüldü, bir daha aynı durum olacak’ diye düşünebilir ve kendi adaletini sağlamak isteyebilir. Hukuk devletinde bunlar olabilir mi? Devletin üç beş kuruş rant için şirketleri değil bölgede yaşayan halkı koruman lazım. Umarım ölümlerin sonu olur.”

    NE OLMUŞTU?

    Artvin’in Hopa ilçesinde AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başbakan olduğu 31 Mayıs 2011’de kent ziyareti sırasında yapılan protestolarda biber gazından etkilenerek yaşamını yitiren Metin Lokumcu’nun davası 13 yılın ardından tüm sanık polislerin beraat etmesi ile sonuçlandı. Artvin’de yapılan çevre tahribatı nedeniyle Erdoğan’ı sorumlu tutan protestolar sırasında işlenen cinayetle ilgili dönemin Artvin İl ve Hopa İlçe Emniyet müdürleri hakkında “taksirle ölüme neden olmak” suçundan Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Davanın, 28 Haziran 2021’deki duruşmasında Lokumcu ailesinin talebiyle “görevsizlik” kararı verilerek Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Burada görülen 12 duruşma boyunca avukatların olay yerinde keşif ve delillerin yeniden incelenmesi talebi her seferinde reddedildi. Metin Lokumcu’nun sağlık geçmişine dair hastanelerden istenen bilgilerde de herhangi bir kalp rahatsızlığı olmamasına rağmen mahkeme heyeti, biber gazı ile ölüm arasında bir bağ olmadığı gerekçesiyle tüm sanıklar hakkında beraat kararı verdi.

    (MA)

     

  • Hopa’da ev baskınları: Dursun Ali Koyuncu tutuklandı

    Hopa’da ev baskınları: Dursun Ali Koyuncu tutuklandı

    PİRHA- Hopa’da ağaç kesimini engellemek isterken bir kişinin öldüğü, 2 kişinin de yaralandığı saldırının tanıklarından Dursun Ali Koyuncu, gözaltına alınarak tutuklandı.

    Artvin’in Hopa ilçesinde Cankurtaran köylüleri ağaçların kesimine engel olmak isterken silahlı saldırıya maruz kaldı. Saldırıda köylülerden Reşit Kibar hayatını kaybederken iki kişi de yaralandı. Saldırıdan sağ kurtulan doğa savunucusu ve Artvin Halkevi yöneticisi Dursun Ali Koyuncu bugün sabaha karşı 03.00 sularında Hopa’daki evinden gözaltına alındı.

    Silahlı saldırıda Reşit Kibar’ın öldürülmesinin ardından Çifteköprü köyü halkı Borçka Orman İşletme Müdürlüğü önüne giderek ormanlarındaki ağaç kesim faaliyetlerinin durdurulması yönünde dilekçe vermişti. Dilekçenin ardından Müdürlük önüne” Katiller Hesap Vereceksiniz” yazılmıştı. Koyuncu ifadesinin ardından söz konusu yazılama nedeniyle “Mala zarar verme” ve cenaze günü Hopa Devlet Hastanesi’nin önünde yaptığı konuşma nedeniyle ‘kamu görevlisine alenen hakaret” suçlamalarından tutuklandı.

    KOYUNCU KONUŞMASINDA NELER DEMİŞTİ?

    Koyuncu, Kibar’ın yaşamını yitirdiği gün Hopa Devlet Hastanesi önünde şu konuşmayı yapmıştı:

    “Suç duyurusunda bulunduk. 10 tane dilekçe verdik, yaza yaza elimiz yoruldu. ‘Parayla adam tutmuşlar’ dedik. İsim verdik; Taylan Güven, Muhammet Ustabaş diye. Bir tane işlem yapmadılar ya. Bugün o makine olay yerine jandarma güvenliği olmadan olay yerine nasıl geliyor? Kaymakamlık nasıl jandarma koruması olmadan gönderiyor? Çünkü restorana Faruk Çelik topladı Bünyamin Merttürk’ü, Ticaret Odası Başkanı Eşref Mertürk’ü yanında da telefonu açtı. Orman Bölge Müdürünü arıyor, diyor ki ‘müdürüm niye Yunus Mertürk’ü bekletiyorsun?’

    Diyoruz ki Artvin Orman Bölge Müdürü rüşvet teklif etti. Valiliğe suç duyurusunda bulunuyoruz, CİMER’e yazıyoruz, takipsizlik kararı. Savcının kendisine söyledim ben. Savcı oturdu masaya odaya çağırdı, ‘sen kimsin?’ diyor bana. Üsluba bakar mısın?”

    (HABER MERKEZİ)

  • Metin Lokumcu davasında karar bekleniyor

    Metin Lokumcu davasında karar bekleniyor

    PİRHA – Hopa’da 23 yıl önce polisin sıktığı biber gazı sonucu kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren Metin Lokumcu davasının bugünkü duruşmasında kararın açıklanması bekleniyor. Duruşma Trabzon Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Hopa’da 2011 yılında polisin sıktığı biber gazı sonucu kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren Metin Lokumcu davasının bugünkü duruşmasında karar çıkması bekleniyor.

    11 Haziran’da görülen duruşmada savcı verdiği mütalaasında “taksirle ölüme neden olmak” suçundan yargılanan tüm sanık polislerin beraatini istemişti. Dava avukatları sundukları bilgi ve delillerin mütalaada bir cümlede dahi yer almadığını ifade etmişti.

    Bu duruşmada dava avukatları mütalaaya dair son sözlerini söyleyecek.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Ağaçları korurken katledilen Reşit Kibar için Mersin’de eylem yapıldı- VİDEO

    Ağaçları korurken katledilen Reşit Kibar için Mersin’de eylem yapıldı- VİDEO

    PİRHA- Hopa’da ağaç kesimini engellemek isterken şirket çalışanı tarafından katledilen Reşit Kibar için Mersin’de eylem yapıldı. Halkevlerinin yaptığı eylemde, “Tüm bu yaşananlar iktidarın ve sermayenin kar hırsının bir sonucudur. Yağmacıların karlarına kar katması için bu saldırıların önü iktidar tarafından açılmaktadır” denildi.

    Artvin’in Hopa ilçesindeki Cankurtaran mevkiinde ağaç kesimi yapan EFOR Maden Şirketine ait kepçeleri durdurmak isterken şirket çalışanı Muhammet Ustabaş’ın silahlı saldırısı sonucu yaşamını yitiren Reşit Kibar için Mersin’de sokağa çıkıldı.

    Halkevleri üyelerinin Atatürk Caddesinde yaptığı eylemde “Katil şirketlerden de onları koruyan AKP’den de Hopa Cankurtaran’ın hesabı sorulacak” pankartı açıldı. Eyleme Mersin Emek ve Demokrasi Platformu da katıldı.

    “SALDIRILARLA MÜCADELEMİZ GERİLETİLMEK İSTENİYOR”

    Halkevleri GYK Üyesi Ali Deniz Karahan, sermayenin doğayı katlettiği gibi artık insan yaşamına da saldırdığını ve böylelikle mücadelenin geriletilmek istendiğini belirtti. Karahan, “Doğasına sahip çıkan 3 arkadaşımız Efor Maden Şirketi’nin ağaç kesimini ihale ettiği bir başka şirketin görevlisinin silahlı saldırısına uğramış, saldırıda Reşit Kibar hayatını kaybederken iki arkadaşımız da yaralanmıştır. Tüm bu yaşananlar iktidarın ve sermayenin kar hırsının bir sonucudur. Bu kar hırsıyla yıllardır ormanlarımıza, derelerimize, vadilerimize saldıran sermaye doğamızı katlettiği gibi canlarımızı da almaktadır. AKP iktidarının talan ve yağma politikalarının bir sonucu olarak yaşam alanlarımızı yok etmek isteyen sermaye doğayı ve yaşamı savunan köylüleri gözaltılar, tutuklamalar ve tehditlerle yıldıramadığını anlayınca doğrudan hedef gözeterek silahlı saldırılarla mücadelemizi geriletme derdindedir” dedi.

    “BU SALADIRILARIN ÖNÜ İKTİDAR TARAFINDAN AÇILIYOR”

    Tüm bu yaşananların sorumlusunun AKP iktidarı olduğuna dikkat çeken Karahan, şu ifadeleri kullandı:

    “Artvin’de Cerattepe’nin kalbini söken, İşkencedere Vadisi’ni talana açan, Akbelen’i yağmalayan, HESlerle, JESlerle derelerimizi kurutan, maden faaliyetleri ile sularımızı zehirleyip, yaşam alanlarımızla beraber yaşam hakkımızı da elimizden alan çetelerin ve yağmacıların karlarına kar katması için bu saldırıların önü iktidar tarafından açılmaktadır.
    2011’de yine Hopa’da doğasını ve yaşam alanını savunduğu için polisler tarafından katledilen Metin Lokumcu’nun davasında çok değil iki gün sonra karar verilecek iken; bugün Hopa ve Türkiye güne yeni bir katliamın öfkesiyle uyanmıştır.
    Ama hem yaşam alanlarımızı kar uğruna talan edip hem de yaşam savunucularının üzerine ateş açarak katleden çeteler bilsin ki; bu memleketin hiçbir yerinde eksilmeyecek, dünden daha güçlü ve daha kararlı bir şekilde karşınızda duracağız. Güvendiğiniz siyasi iktidar, onun işbirlikçileri, iş makinalarınız, silahlarınız, coplarınız ve kalkanlarınızla yaşam alanlarımızdan defolup gideceksiniz.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Artvin’de katliam ve tepkiler sonrası şirket projeden çekildi

    Artvin’de katliam ve tepkiler sonrası şirket projeden çekildi

    PİRHA – Doğa katliamına karşı çıktığı için Reşit Kibar adlı yurttaşın katledilmesi ve tepkiler sonrası Yapı-Soy Beton mesire alanı projesinden  çekildiğini duyurdu. 

    Artvin’in Cankurtaran bölgesinde mesire alanı projesi için ağaç katliamını engellemek isteyen köylülere Muhammet Ustabaş adlı saldırgan silahla saldırmış, Reşit Kibar yaşamını yitirmiş iki kişi ise yaralanmıştı. Artvin Valiliği saldırıya ilişkin 2 kişinin gözaltına alındığını açıklamıştı.

    Söz konusu projeden dolayı Hopalılar defalarca tehdit edildi. Köy muhtarı başta olmak üzere tehditlere karşı halk defalarca savcılığa şikayette bulundu ancak şikayetler dikkate alınmadı. Şirket, Reşit Kibar’ın katledilmesi sonrası oluşan tepki sonucu projeden çekildiğini duyurdu.

    Yapı-Soy Beton sosyal medya hesabından, “03 Eylül 2024 tarihinde Cankurtaran mevkiinde yaşanan acı olay bizi ve tüm Artvin halkını derinden üzmüştür. Bir insan hayatının her şeyden kıymetli olduğunu, bir insanın öldürülmesinin kabul edilmezliğini ifade ediyoruz. Hayatını kaybeden vatandaşımızın sevenlerine ve kederli ailesine başsağlığı, bu müessif olayda yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz. Hiç bir maddi faaliyetin insan hayatından değerli olmadığına olan inancımız devam etmektedir. Yaşananlar nihayetinde projeden çekiliyoruz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kazım Koyuncu Hopa’da mezarı başında anıldı

    Kazım Koyuncu Hopa’da mezarı başında anıldı

    PİRHA- Sanatçı Kazım Koyuncu, ölümünün 18’inci yılında Hopa’da bulunan mezarı başında anıldı.

    Artvinli müzisyen Kazım Koyuncu, ölümünün 18’inci yılında Artvin’in Hopa ilçesine bağlı Sugören Köyü’nde bulunan mezarı başında anıldı. Koyuncu’nun ailesi, sevenleri, belediye başkanları, siyasi parti ve sivil toplum örgütleri ile Artvin ve çevre kentlerden çok sayıda kişi anmaya katıldı.

    MA’da yer alan habere göre, Anma etkinliği, Fındıklı ve Borçka belediyelerinin kadın korolarının Koyuncu’nun şarkılarını seslendirmesiyle başladı. Ardından Koyuncu ailesi adına konuşan aile dostu Şeref Yiğinoğlu, “Kazım bizim için ayrı bir değerdi. İnsanları çok severdi ve herkese aynı gözle bakardı. Biz öğrencilerimize önce insan, daha sonra meslek sahibi olacaksınız derdik. Kazım Koyuncu insandı, insanları da çok severdi” dedi.

    “ÖRGÜT YAŞAMA SARILMALIYIZ”

    Hopa Halkevi yöneticisi Kamil Ustabaş, Koyuncu’nun ömrünün yetmesi durumunda kendileriyle sokaklarda mücadele edeceğinden emin olduklarını söyledi.

    Ustabaş, “Demokrasi karşısında kurulan barikatları yıkmak zorundayız. Yoksa bize yol gösteren devrimcilere ihanet ederiz. Bizler bu topraklarda bize bırakılan mirası devraldık. Bunu örgütlemek boynumuzun borcudur. Hiçbir iktidar, koltuk, bizleri değiştirmemeli. Bizleri ranta, talana ve ahlaksızlığa teslim etmemeli. O zaman Kazım Koyuncu burada rahat uyuyamaz. Onu yaşamımıza taşımak için ve bizlere yol gösteren yoldaşlarımızı anabilmek için hayatın her alanında örgütlü yaşama sarılmalıyız” diye konuştu.

    “DEVRİMCİLİĞİ HATIRLATTI”

    Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şervatoğlu ise şunları söyledi:

    “Burada konuşmak kolay değil. Karadeniz’de müzik deyince Kazım’dan önce ve sonra diye ayırıyorum. Ondan önce çok değerli sanatçımız oldu. Ama Kazım unutmuş olduğumuz, 12 Eylül faşizminde yenildiğimiz devrimci ruhumuzu ortaya çıkardı. Gitarıyla, sözüyle, duruşuyla devrimciliği hatırlattı. Onun için Kazım sıradan bir insan ya da müzisyen değildi.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Sağlık emekçileri Hopa’da da iş bıraktı

    Sağlık emekçileri Hopa’da da iş bıraktı

    PİRHA- Çalışma koşulları ve zam düzenlemesine tepki gösteren sağlık emekçileri yurdun birçok noktasında iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Hopa’da da eylem yapan emekçiler, Meclis’ten geçen düzenlemenin tüm sağlık emekçilerini kapsayacak şekilde adil bir hale getirilmesini istedi.

    Sağlık emekçileri arasında ayrımcılık yaratacak şekilde sadece hekimleri kapsayan ek gösterge düzenlemesine karşı sağlık emekçilerinin tepkisi büyüyor. Düzenlemenin Meclis’ten geçmesinin ardından pek çok yerde eylem yapan sağlık emekçilerinin tepkisinden sonra düzenleme geri çekilerek bütçe görüşmeleri sonrasına ertelendi.

    Ülkenin dört bir yanında sağlık emekçileri bugün (6 Aralık) Meclis’ten geçen ayrımcı yasaya karşı ek gösterge düzenlemesinin bütün sağlık emekçilerini kapsaması talebiyle iş bıraktı.

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın (SES) çağrısıyla Hopa Devlet Hastanesi’nde iş bırakma eylemi gerçekleştiren sağlık emekçileri hastane bahçesinde bir açıklama yaptı.

    “KAPİTALİST SAĞLIK SİSTEMİ ÇÖKTÜ”

    Yılladır “sağlıkta dönüşüm” adı ile ifade edilen, halk ve emekçiler lehine olmayan uygulamalara karşı alanlarda olduklarını açıklayan sağlık emekçileri yaptıkları açıklamada; “Bugüne kadar uygulanan bu politikalara karşı dediğimiz her konuda maalesef haklı çıktık. Hizmeti üretenlerin ve halkın temsilcilerinin içinde yer olmadığı bir programın başarı şansı olmadığını söyledik. Kapitalist üretim-tüketim ilişkilerine indirgenen sağlık ve sosyal hizmetlerde başarı olmaz dedik. COVID-19 pandemisi ile kapitalist sağlık sistemlerinin tümünün çöktüğünü, nasıl aciz kaldığını tüm dünyada gördük. Devrim gibi anlatılan bu projelerin Türkiye’de de nasıl çöktüğüne hep birlikte şahit olduk” dedi.

    “SAĞLIK EMEKÇİLERİ ANGARYAYLA KARŞI KARŞIYA”

    Niçin alanlarda olduklarını daha iyi anlatmak için sadece sağlık iş kolunda mevcut duruma bakmanın yeterli olacağı belirtilen açıklamaya şu sözlerle devam edildi:

    “10 dakikada 2 hasta muayenesi, Aile hekimliğinde yaşanan sorunlar, keyfi ve kuralsız cezalandırma, güvencesiz ve ucuz çalıştırma 3. basamak hastanelerine sevksiz gidebilme, eğitim ve araştırma yerine muayenenin öncellenmesi ve personel eksikliğinden kaynaklı asistan hekimlerin eğitim yerine muayene ve kırtasiyecilik yapma gibi nedenlerle angarya ile karşı karşıyayız. Uzun çalışma saatleri ve yeterli kadro açılmaması nedeniyle de sağlık politikaları tamamen iflas etti. Hemşire başta olmak üzere yüz binlerce personel açığından kaynaklanan artan iş yükü ve angarya çalışma ve çok sayıda yeni mezun sağlıkçının işsiz olması, pandemi ile mücadelede yaşamını yitiren yüzlerce ve enfekte olan yüz binlerce sağlık emekçisi olmasına rağmen COVID-19’un meslek hastalığı sayılmaması, yıllardır oyalanarak seçim yatırımına dönüştürülen 3600-7200 ek gösterge sorunu, adil olmayan döner sermaye uygulamaları, angarya çalışma nedeniyle istifa edip yurtdışına göçmek zorunda kalan sağlık emekçileri var.”

    “KHK SORUŞTURMLARINDA SAĞLIK ÇALIŞANLARININ İŞİNE SON VERİLİYOR”

    İktidar partisinin kendine yakın kişileri liyakat esasları gözetmeden idareci olarak atadığı kaydedilen açıklamada son olarak şu cümleler aktarıldı:

    “İdareci seçimlerinde işkolu emekçilerinin tercih hakkı yok. Bu nedenle de çalışma rejimi açısından da demokratik olmayan koşullar mevcut. KHK rejimi, güvenlik soruşturmaları nedeniyle işten atmalar, göreve başlatmamalardan kaynaklı örgütlenme önündeki kaygılar, yöneticilerin dili, kışkırtılan sağlık talebi ve bilime de aykırı olan sağlık sisteminin sonuçları arasında yer alan şiddet, özlük sorunları gibi birçok sorun yaşanıyor. Bu sorunları yaşayanlar olarak ta çoğu zaman hedefe konan bizler oluyoruz. Bu nedenle sağlık emekçilerinin ekonomik, özlük ve demokratik haklarına yönelik mücadele yanında sağlık hakkı mücadelesini de yürütmek zorunda kalıyoruz. Haklarımızı alana kadar mücadele etmeye kararlıyız.”

    PİRHA/HOPA

  • Metin Lokumcu, ölümünün 10’uncu yıl dönümünde anıldı

    Metin Lokumcu, ölümünün 10’uncu yıl dönümünde anıldı

    PİRHA- Hopa’da yapılan protesto eylemlerinde polisin biber gazlı müdahalesi sonucu kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren Metin Lokumcu, ölümünün 10’uncu yıl dönümünde mezarı başında anıldı.

    Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hopa mitingi öncesinde eylem yapanlara biber gazı sıkılmasının ardından kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren öğretmen Metin Lokumcu, ölümünün 10’uncu yıl dönümünde, olayların yaşandığı Hopa Meydanı ve mezarı başında anıldı.

    Anmaya Lokumcu’nun ailesi, belediye başkanları, siyasiler ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kadınlar Hopa’dan seslendi: İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz-VİDEO

    Kadınlar Hopa’dan seslendi: İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz-VİDEO

    PİRHA- Hopalı kadınlar yayınladıkları video ile “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararı ile Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine tepkiler her geçen gün artarak devam ediyor.

    Hopalı kadınlar yayınladıkları video ile İstanbul Sözleşmesi’nin uluslararası bir sözleşme olduğunu, kadınları koruduğunu, toplumsal cinsiyet eşitliğini savunduğunu ve şiddeti önlediğini belirterek, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • HDP Hopa’da: Halayımızla, horonumuzla Türkiye’yiz-VİDEO

    HDP Hopa’da: Halayımızla, horonumuzla Türkiye’yiz-VİDEO

    PİRHA- HDP’nin Herkes İçin Adalet kampanyası kapsamında başlattığı ‘İş ve Aş Buluşmaları’ Karadeniz’de sürüyor. Artvin Hopa’daki çay üreticileriyle buluşan ve Hopa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni ziyaret eden HDP heyeti, çay üreticilerinin sorunlarını dinledi. Kemalpaşa ve Hopa ilçelerinde esnafla bir araya gelen HDP heyeti çarşıda halkla horon çekti.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Herkes İçin Adalet kampanyası kapsamında başlattığı ‘İş ve Aş Buluşmaları’ Karadeniz’de devam ediyor.

    HDP, Artvin Hopa’daki çay üreticileriyle buluşan ve Hopa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni ziyaret etti. Buluşmada konuşan Hopa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Harun Vayiç, devletin çaya koyduğu kota sistemi nedeniyle üreticinin çayını özel sektöre satmak zorunda kaldığını, özel sektörün çayı istediği fiyattan aldığını, bu nedenle fiyatların bu yıl 2.5 TL’ye kadar düştüğünü anlattı. Buluşmada, İran’dan gelen kaçak çayın yerli üreticiye zarar verdiği de aktaran Vayiç, çay üreticisinin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıyı, “Çay üreticilerinin yarısı bankalara borçlu, diğer yarısı da onlara kefil” diyerek özetledi.

    “İŞİMİZİ, AŞIMIZI VE ÖZGÜRLÜKLERİMİZİ PAYLAŞARAK BÜYÜTECEĞİZ”

    Kemalpaşa ve Hopa ilçelerinde esnafla bir araya gelen HDP heyeti adına konuşan HDP Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan da, “İş ve Aş Buluşmaları için bu kez Karadeniz’deyiz. Artvin’e sizin dertlerinizi dinlemeye, dertlerinizle dertlenmeye, çözüm üretmeye geldik” dedi.

    Kemalpaşa halkı ve esnaf, Kemalpaşa ilçesinde yol yapımına ihtiyaç olduğunu, Yusufeli’nde baraj ve viyadük istemediklerini, Samsun’dan Artvin’e kadar uzanan tako uygulamasının kaldırılmasını istediklerini vurguladı.

    Buluşmada halkın sorunlarını dinleyen HDP Eş Genel Başkan Yardımcıları ve Milletvekilleri halkın ve esnafın tüm sorunlarını meclis gündemine taşıyacaklarını söyledi, “halayımızla, horonumuzla, umudumuzla Türkiye’yiz, hep birlikte kazanacağız. İşimizi, aşımızı ve özgürlüklerimizi paylaşarak büyüteceğiz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Metin Lokumcu’nun ölümüne dair soruşturma tamamlandı

    Metin Lokumcu’nun ölümüne dair soruşturma tamamlandı

    PİRHA- Emekli öğretmen Metin Lokumcu’nun Artvin Hopa’da 2011 yılında ölümüne ilişkin savcılık soruşturması tamamlandı. 13 polis hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan dava açıldı.

    Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakan olduğu dönemdeki ziyareti sırasında Hopa’da yaşanan olaylarla ilgili soruşturma 9 yılın sonunda tamamlandı.

    2011 Genel Seçimleri öncesinde Recep Tayyip Erdoğan’ın ilçeye yaptığı ziyaret sırasındaki protestoda yaşananlarla ilgili savcılık soruşturmasında dönemin İl Emniyet Müdürü Muhsin Armağan’ın da arasında olduğu 13 kişiye dava açıldı. Dosyada sanıklar taksirle ölüme neden olmakla suçlanarak 6 yıla kadar hapisleri istendi.

    Metin Lokumcu’nun ölümüne biber gazı kullanımının neden olduğunu belirten Hopa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesinde, Muhsin Armağan dışındaki sanıklar İl Emniyet Müdür Yardımcısı T.V., Hopa İlçe Emniyet Müdürü F.Ü. ve Erzurum Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde görevli Müdür Yardımcısı E.D. oldu. Eyleme müdahale eden ve gaz kullanma yetkisine sahip 9 polisin de yargılanacağı davada ilk duruşma 24 Aralık’ta görülecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hopa’da CHP, HDP, Halkevleri ve ÖDP birlikte hareket edecek

    Hopa’da CHP, HDP, Halkevleri ve ÖDP birlikte hareket edecek

    Artvin Hopa’da “Yerele soldan bakmak / Halk için halkla beraber” başlıklı bir toplantı sonrası CHP, HDP, Halkevleri ve ÖDP’nin yerel seçimlerde birlikte hareket etme kararı aldıkları belirtildi. 

    Artvin Hopa’da CHP, HDP, Halkevleri ve ÖDP’nin katılımıyla kurulan Hopa Yerel Yönetim İnisiyatifi dün (17 Kasım) “Yerele soldan bakmak / Halk için halkla beraber” başlıklı bir toplantı düzenledi.

    Hopa Ticaret Odası Toplantı Salonu’nda bir araya gelen Hopalılar yerel seçimlere giderken birlikte neler yapılabileceğini konuştu. Hopa’nın sol güçleri 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde birlikte hareket etmeyi ve üç sol adayın yarıştığı bir önceki seçimde aradan sıyrılarak seçimi kazanan AKP’yi alt etmeyi düşünüyor.

    AKP NASIL KAZANDI?

    2014 yerel seçimlerinde sol oylar çoğunlukta olmasına rağmen CHP’nin sosyalistleri dikkate almayan tutumu nedeniyle sol oylar bölünmüş ve seçimi AKP kazanmıştı. CHP kendi başına hareket edip Turan Kasımoğlu’nu aday göstermiş ve oyların yüzde 40,15’ini almış, ÖDP ve Halkevleri’nin ortak adayı Enver Korzay yüzde 7,42, HDP’den aday olan eski belediye başkanlarından Yılmaz Topaloğlu ise yüzde 5,54’te kalmıştı. Sol adaylar 2., 3., 4. sıralara yerleşirken oyların yüzde 40,35’ini alan AKP ise 23 oy farkla başkanlığı kazanmıştı.

    “BU KENTİN KAHRINI DEVRİMCİLER ÇEKİYOR”

    Toplantıya Hopa CHP İlçe Başkanı Adnan İskender, ÖDP Artvin İl Yöneticisi Mimar Mahmut Zeytinci, Hopa Halkevi yöneticisi Kamil Ustabaş ve HDP adına Hopa eski Belediye Başkanı Yılmaz Topaloğlu katıldı.

    Ustabaş’ın açılış konuşmasının ardından Mahmut Zeytinci yerel yönetimlerin ortaya çıkışı ve planlanışı hakkında bir sunum yaptı.

    Hopa’nın eski Belediye Başkanı Topaloğlu, “Hopa’da sol emin adımlar atarsa, bu çalışmamızı sokağa taşıyıp daha da güçlenerek AKP’yi yenebiliriz” diye konuştu.

    Halkevleri adına konuşan Taylan Kaya ise “Bu kentin kahrını 7/24 devrimciler çekiyor. O yüzden aday olmak gibi bir hakkımız var” diyerek Hopa’da hala toplumsal bir gerçeklik olarak kendini hissettiren güçlü devrimci damara ve sosyalistlerin önceki seçimde neden ayrı aday çıkardığına değindi.

    “31 MAYIS HOPA OLAYLARINDA BİR ARADAYDIK”

    Kaya, iktidar olanaklarını arkasına alan AKP’nin bütün çabalarına rağmen sol potansiyelin daha güçlü olduğunu, sokakta bir araya gelenlerin sandıkta da ortak hareket edebileceğini vurgulayıp “31 Mayıs Hopa olaylarında bir aradaydık şimdi yeniden bir arada başarabiliriz” dedi.

    31 Mayıs 2011’de Hopa’ya helikopter destekli bir polis ordusuyla gelen Tayyip Erdoğan, HES’lere ve çay politikalarını protesto eden Hopalıların büyük tepkisi ile karşılaşmış, protestoculara yönelik polis saldırısında emekli öğretmen Metin Lokumcu kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmişti. Bunun üzerine ülke genelinde protestolar düzenlenmiş, Ankara’daki protestoların ardından Halkevleri, Öğrenci Kolektifleri ve Gençlik Muhalefeti üyelerini hedef alan polis operasyonları ve sonrasında gelen Hopa Davası toplumsal muhalefetin ortak mücadele gündemlerinden biri haline gelmişti.

    “BU BİR İTTİFAK”

    Sendika.Org’a konuşan Kamil Ustabaş, “Bu herhangi bir adayı destekleme çalışması değil. Bu bir ittifak. Hopa’daki sol güçler adayların belirlenmesinden programın oluşturulmasına kadar bütün süreci birlikte örgütleyecek” dedi. Ustabaş, Yerel Yönetim İnisiyatifi’nin önümüzdeki günlerde bir meclis kuracağını ve sürecin nasıl ilerleyeceğine dair kararların bu mecliste halk tarafından alınacağını vurguladı.