Etiket: hoparlör

  • Dersim Kanoğlu Mahallesi’nde elektrik direğine takılan hoparlörle ezan dinletiliyor-VİDEO

    Dersim Kanoğlu Mahallesi’nde elektrik direğine takılan hoparlörle ezan dinletiliyor-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de Kanoğlu Mahallesi’nde 2 aydır elektrik direğine takılan hoparlörle yüksek sesle ezan okunuyor. Bu duruma tepki gösteren HDP PM Üyesi Alaaddin Erdoğan, “12 Eylül sonrası Dersim’de Alevi köylerine cami ve mescit yapıldı. Dersim’in Alevi kenti olduğunu herkes bilmesine rağmen farklı bir inancı zorla dayatmak anayasanın 24. Maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin birçok maddesine aykırı bir tutumdur” dedi.

    Dersim’de asimilasyon politikaları çeşitli şekillerde sürüyor. 1937-1938’de Dersim Katliamı, 1994 köy boşaltmaları, barajlar, maden ocakları, inanç merkezlerine yapılan peyzaj projeleri, Alevi köylerine cami yapılması ve karakollardan hoparlörle ezan okutulması gibi uygulanan birçok asimilasyon politikası toplumun tepkisini çekiyor.

    Dersim’de Kanoğlu Mahallesi’nde 2 aydır elektrik direğine takılan hoparlörle yüksek sesle ezan okunuyor.

    “DERSİM’DE GEÇMİŞTEN BERİ ASİMİLASYON POLİTİKASI UYGULANIYOR”

    Dersim’de geçmişten beri Alevi inancı üzerinde asimilasyon politikalarının uygulandığını belirten HDP PM Üyesi Alaaddin Erdoğan, “12 Eylül sonrası Dersim’de Alevi köylerine cami ve mescit yapıldı. Dersim’in Alevi kenti olduğunu herkes bilmesine rağmen farklı bir inancı zorla dayatmak anayasanın 24. Maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin birçok maddesine aykırı bir tutumdur. Kürt halkına dilde, kültürde ve inançta asimilasyon politikası uygulanıyor” dedi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER

    >Alevi köylerine karakollardan ezan okuma uygulaması yaygınlaşıyor, köylüler tepkili!
    >Alevi köyünde kapalı camiden ezan sesi veriliyor; köylüler tepkili: Biz Aleviyiz
    >Alevi köyünde kapalı camiden 5 aydır ezan dinletiliyor

  • Dersim’de camilere rağmen sokak aralarına hoparlör takılarak ezan okunuyor -VİDEO

    Dersim’de camilere rağmen sokak aralarına hoparlör takılarak ezan okunuyor -VİDEO

    PİRHA- Dersim’de çok sayıda cami olmasına rağmen sokak aralarında elektrik direklerine hoparlör takılarak, yüksek sesle ezan okunuyor. Alevi yurttaşlar cami olmasına rağmen bu yöntemin kullanılmasına tepkili. 

    Dersim’de Alevi köylerine cami yapımları sürüyor. Hiç camiye gidilmemesine rağmen bir köye veya bir mahalleye ikişer cami inşa ediliyor.

    Sokak aralarına hoparlör kuruldu. Artık ezan okunduğunda her sokaktan duyulacak. Halk ise bu gelişmeye tepkili.

    DAM (Dersim Araştırmaları Merkezi) Başkanı Selman Yeşilgöz, sosyal medya hesabından “Din bezirganlığı” olarak tepkisini dile getirdi.

    Yeşilgöz, “Din bezirganlığınıza bu kent boyun eğmeyecektir! Küçük bir kent merkezinde 5-6 camiye rağmen, sokak aralarına bile ezan hoparlörü takılarak yayın yapılıyor. Dersim, bir Alevi kentidir ve bu görüntü, Alevi toplumuna, inancına tahammülsüzlüğün açık bir göstergesidir” dedi.

    PİRHA/ DERSİM

  • Aleviler tedirgin ve tepkili; kaymakamdan ‘gereğinin yapılması için’ talimat

    Aleviler tedirgin ve tepkili; kaymakamdan ‘gereğinin yapılması için’ talimat

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi önünde bulunan korsan hoparlörlerden yüksek sesle ezan okunmasına Alevi yurttaşların tepkisi devam ediyor. PİRHA’nın sorularını yanıtlayan kaymakamlık özel kalem müdürü, Kaymakam Bilgin’in gereğinin yapılması için talimat verdiğini söylediğini belirtti.

    Yaklaşık bir yıldır İstanbul Sarıyer’deki Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi önündeki elektrik direklerine kimliği henüz belirlenemeyen kişilerce 6 tane hoparlör takıldı.

    İki direkte bulunan 6 hoparlörden yüksek sesle ezan okunmaya başlandı. Yüksek sesle beş vakit ezan yayını yapan ve mahalleli tarafından tepki ile karşılanmasına rağmen, korsan hoparlörler, tüm resmi kurumlara başvurulmasına rağmen halen kaldırılmadı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Ayazağa Cemevi’nin dilekçesine yanıt veren Sarıyer Müftülüğü, bahsedilen yerde kendilerine ait hiçbir ezan sisteminin bulunmadığını bildirmişti.

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu da korsan hoparlörle ezan okunmasını verdiği soru önergesiyle meclis gündemine taşımıştı. İçişleri Bakanlığı’ndan hala bir yanıt gelmedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı konuyla ilgili Sarıyer Kaymakamlığı’na da dilekçe vermişti. Sarıyer Kaymakamlığı dilekçeye verdiği yanıtta korsan hoparlörün vatandaşların talebi üzerine konulduğunu iddia etti.

    Ayazağa’da yaşayan Alevi yurttaşlar 2018 yılının Eylül ayından beri cemevi önünde bulunan korsan hoparlörden yüksek sesle korsan ezan okunmasından oldukça rahatsız ve tedirgin.

    Bugün Sarıyer Kaymakamlığı’nı arayan PİRHA‘dan Nilgün Mete, Kaymakam Gürsoy Osman Bilgin’le görüşmek istedi. Ancak Bilgin’e ulaşamayan Nilgün Mete, kaymakamın özel kalem müdürüyle görüşerek, Cemevi ve Alevi yurttaşların evlerinin önündeki elektrik direklerine takılan hoparlörlerin hangi vatandaşlar tarafından takıldığını sordu. Kaymakam Bilgin ile görüşen özel kalem müdürü ise kaymakamın, “Gereğinin yapılması için talimat verdim” dediğini aktardı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Baş: Cemevi önünde korsan hoparlörden ezan sesi dinlettirmek provokasyondur

    Baş: Cemevi önünde korsan hoparlörden ezan sesi dinlettirmek provokasyondur

    PİRHA- HBVAKV bir önceki Genel Başkanı Tuncer Baş, İstanbul Sarıyer’de Ayazağa Cemevi önünde ve Alevilerin yoğun yaşadığı mahallede yapılan korsan hoparlörlerle yüksek sesli ezan uygulamasına sert tepki gösterdi. Baş, “Hoparlörle ezan sesleri dinlettirmek bir provakasyondur. Çünkü orada cemevinden gelecek anlık bir tepki veya zaman içerisinde gelişebilecek bir tepkiyi şu anda ateşliyorlar, ısıtıyorlar” dedi.

    İstanbul Ayazağa’da cemevinin bulunduğu sokakta elektrik direklerine korsan hoparlör bağlanarak yüksek sesle ezan okunması tepki çekmeye devam ediyor.

    Cemevi yöneticilerinin korsan hoparlörün kaldırılması yönündeki girişimleri sonuçsuz kalırken, Sarıyer Müftülüğü hoparlörün kendi bilgileri dışında bağlandığını yazılı belge ile doğrulamıştı.

    Fakat müftülüğe, valiliğe, belediyeye ve kaymakamlığa konuya ilişkin dilekçe ile başvuruda bulunan cemevi yönetimine bugüne kadar herhangi bir dönüş yapılmadı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın (HBVAKV) Eski Genel Başkanı Tuncer Baş, İstanbul’da Ayazağa’da cemevinin bulunduğu sokağa yetkililerden habersiz hoparlör bağlanarak yüksek sesle ezan okunmasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “BİZE HAFIZASIZLIĞI APTALLIĞI DAYATMASINLAR”

    Türkiye’de 12 Eylül’ün,  Maraş’ın, Çorum’un, Sivas’ın yaşandığına dikkat çeken Baş, “Biz de bu ülkenin vatandaşlarıyız. Artık bize zorla bir hafızasızlığı dayatmasınlar. Bu bir karanlık oyun, bu kirli bir oyun. Ayazağa Cemevi’nin tam karşısına hoparlörlerle camiden ezan seslerinin dinletildiği gibi bir haber var ki gerçek bu. Burada özellikle bir şeye dikkat çekmek istiyorum. Bakın Diyanet’in haberi yok diyorlar, ilgili bakanlığın haberi yok diyorlar, müftülüğün haberi yok diyorlar ortada hoparlörler var” dedi.

    “BU BİR PROVOKASYONDUR”

    Hoparlörle ezan sesleri dinlettirmenin bir provokasyon olduğunu vurgulayan Baş, “Çünkü orada cemevinden gelecek anlık bir tepki veya zaman içerisinde gelişebilecek bir tepkiyi şu anda ateşliyorlar, ısıtıyorlar. Bu çok net ve açık bir provokasyondur. Bu bir şeylerin hazırlığıdır. Bu tekrardan bu ülkede karanlıktan veya kargaşadan beslenecek, terörden beslenecek olanlar için Alevileri ara malzeme yapma gayretidir. Alevileri güçsüz gördükleri için de Aleviler üzerinden geliştiriyorlar” diye konuştu.

    Tahriklere kapılmamak ve direk müdahalelerde bulunmamak gerektiğini ifade eden Baş, “Özellikle ilgili kurumlar ve makamlar bu duruma el koymalıdır. Yoksa ileride oluşabilecek istenmeyen olaylarda sorumluluk kimsenin üzerine atılmasın” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Yıldırım’dan korsan hoparlörle ezan tepkisi: Bu provokasyonu yapanlar derhal bulunmalı-VİDEO

    Yıldırım’dan korsan hoparlörle ezan tepkisi: Bu provokasyonu yapanlar derhal bulunmalı-VİDEO

    PİRHA- Araştırmacı Yazar Ali Yıldırım, İstanbul Sarıyer’de Ayazağa Cemevi yanında ve Alevilerin yoğun yaşadığı mahallede yapılan korsan hoparlörle yüksek sesli ezan uygulamasına sert tepki gösterdi. Bunun 1980’li yıllarda uygulanan kablolu asimilasyon benzeri olduğunu belirten Yıldırım, bunu yapanların bir an önce bulunup haklarında işlem yapılmasını istedi. 

    İstanbul’da Ayazağa’da cemevinin bulunduğu sokakta elektrik direklerine korsan hoparlör bağlanarak yüksek sesle ezan okunması tepki çekmeye devam ediyor.

    Cemevi yöneticilerinin korsan hoparlörün kaldırılması yönündeki girişimleri sonuçsuz kalırken, Sarıyer müftülüğü hoparlörün kendi bilgileri dışında bağlandığını yazılı belge ile doğruladı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Ayazağa Cemevi’nin dilekçesine yönelik cevap veren Sarıyer Müftülüğü, bahsedilen yerde kendilerine ait hiçbir ezan sisteminin bulunmadığını söyledi.

    Ancak olayın gündeme gelmesinden bu yana hiçbir gelişme yaşanmazken, aksine bazı çevreler tarafından mahalle sakinlerine yönelik tehditler yöneltildi. Müftülüğe, valiliğe, belediyeye ve kaymakamlığa konuya ilişkin dilekçe ile başvuruda bulunan cemevi yönetimine şimdiye kadar herhangi bir dönüş olmadı.

    Araştırmacı Yazar Ali Yıldırım İstanbul’da Ayazağa’da cemevinin bulunduğu sokağa yetkililerden habersiz hoparlör bağlanarak yüksek sesle ezan okunmasıyla ilgili PİRHA’ya konuştu.

    “BU BİR KABLOLU ASİMİLASYONDUR”

    Yıldırım, “Biz bu gelişmeleri daha önceki yıllarda kablolu asimilasyon olarak değerlendirmiştik. Bu kablolu asimilasyon biliyorsunuz Alevi köylerine cami yapılamayan yerlerde kablo ile ilçe merkezlerinden çekilen kablolarla hoparlörlere takılarak köyü bir anlamda cami varmış gibi, bir camiden yapılacak her türlü dini yayını bu hoparlörler aracılığı ile yapmak anlamına geliyordu” dedi.

    Kaplolu asimilasyonun 1980’li yıllarda uygulanan bir yönetem olduğunu belirten Yıldırım, “Alevi köyleri cami yapılmasını kabul etmediler ve buna karşılık bir asimilasyon yöntemi olarak geliştirilmişti.  Şimdi bunun İstanbul gibi bir Metropolde gündeme gelmiş olması son derece şaşırtıcı ve ilginç daha doğrusu soru işaretleri taşıyor” diye konuştu.

    “BİR PROVOKASYON GİRİŞİMİDİR”

    Yıldırım konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bugün bu reddedilmiş bir anlayış, bir yaklaşım ama karşımıza yeniden ısıtılıp sunulmuş durumda. Bunun araştırıldığında hiçbir sorumlusunun olmadığı görülüyor. Hiç kimse biz yaptık demiyor. Yani bu da ayrıca bir soru işareti. Ne Diyanet ne ilçe, ne kaymakamlık. İstanbul Sarıyer bölgesinde özellikle cemevimizin olduğu bölgede yapılan bir tür provokasyon olarak değerlendirmek lazım.”

    LAİKLİĞİN ÖNEMİNE VURGU

    “Bunun bir sahibi yok, bir ihtiyaç yok. Camilerin olduğu bir yerde insanlar zaten ibadetlerini yapıyor. İbadet edecek olanlar, müslümanlar ibadetlerini camilerde yapıyorlar” diyen Yıldırım şunları kaydetti:

    “Bu bir provokasyon diye düşünüyorum, nitelendiriyorum ben. Bir taciz aynı zamanda. Bu yeniden bir anlamda kablolu asimilasyonun hortlaması anlamına da geliyor. Şu zamanda yani toplumda gerçek anlamda da bir hoşgörünün karşılıklı sevgi, saygı ihtiyacının en yoğun olduğu zamanlardayız. Alevi toplumu insanların ibadetine, inançlarına, ritüellerine ilişkin, bunların olmaması yönünde herhangi bir tavır içerisinde değiller. Daha doğrusu kimsenin inancını, ibadetini engellemek ya da onlara yönelik bir karşı tavır içerinde değilken, kendilerine yönelik bu türden bir durum kabul edilebilecek bir şey değil. O nedenle laiklik meselesi burada tekrar gündeme geliyor.”

    “DEVLET BİR İNANÇ YANINDA TAVIR ALMAMALI”

    Yıldırım, ”Yani devletin bir inancının olmaması gerektiğini, devletin bir inanç yanında tavır almaması gerektiğini, bunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görüyoruz. O yüzden ben bu kablolu asimilasyona bir an önce son verilmesi gerektiğini, sorumlular kimse onların bir an önce ortaya çıkartılması ve haklarında gerekli işlemlerin yapılması gerektiğini de düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    “İNSANLAR İBADETLERİNDE ÖZGÜRDÜR, HİÇ BİR ŞEKİLDE ZORLANAMAZ”

    Bu korsan hoparlör tacizinin sadece Ayazağa’da Alevilerin sorunu olmadığını bütün Alevi toplumunun, laiklikten yana demokrasiden yana olan, insanım diyen herkesin sorunu olarak değerlendirmesi gerektiğine işaret eden Yıldırım, “İnsanlar ibadetlerinin gereklerini kendi bildikleri şekilde yapmalıdırlar. Devlet bunun sorumlularını biran önce açığa çıkarmak zorundadır diye düşünüyorum” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

     

  • Büyük provokasyon: Cemevinden sonra Alevilerin evlerinin önünde de yüksek sesle ezan-VİDEO

    Büyük provokasyon: Cemevinden sonra Alevilerin evlerinin önünde de yüksek sesle ezan-VİDEO

    PİRHA-İstanbul Sarıyer’de Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi’nin ve mahalledeki Alevi yurttaşların evlerinin önüne korsan hoparlörler takılarak yüksek sesle ezan sesi dinlettiriliyor. Buna tepki gösteren Cemevi Başkanı Celal Özer, “Alevi canlarımız huzursuz, Sünni canlarımız da sesten rahatsız. ‘Yatamıyorum. Çocuklarımız ezan sesi ile sıçrıyorlar’ diyorlar. Niçin yaptılar? Yetkililerin bu konuda duyarlı olup bu işi çözmesini istiyoruz” dedi. 

    İki ay önce bir sabah İstanbul Sarıyer’deki Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi önündeki elektrik direklerine hoparlör takıldı. İki direkte bulunan beş hoparlörden ezan sesi yükselmeye başladı.  Son hoparlör ise aşure lokmalarının dağıtıldığı gün takıldı. Kim tarafından konduğu belli olmayan, beş vakit ezan yayını yapan ve mahalleli tarafından tepki ile karşılanan korsan hoparlörleri, HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu da Meclis gündemine taşıyarak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu.

    6 tane caminin bulunduğu mahallede hem cemevi önünde hem de mahalledeki pek çok yere hoparlörün takılmasına ilişkin Cemevi yönetimi ve dedesi PİRHA’ya konuştu. Mahalle sakinleri ise korku ve baskıdan dolayı yaşadıkları mağduriyetlere ilişkin açıklama yapmak istemedi.

    ‘Korsan hoparlör’ bağlanarak yüksek sesle ezan dinletilmeye başlaması ile birlikte cemevinde Perşembe günleri yapılan cemleri yarıda kesmek zorunda kalıyorlar. Cemevinin önüne hoparlör takıldıktan sonra ceme gelen insan sayısında da azalma oldu. Cemevi dedesi bunu Alevilere yönelik yüzyıllardır uygulanan baskından kaynaklandığını söylüyor.

    Müftülüğe, valiliğe, belediyeye ve kaymakamlığa konuya ilişkin dilekçe ile başvuruda bulunan cemevi başkanı Celal Özer ise hiçbir yanıt alamadı.

    ALEVİLERİN EVLERİNİN ÖNÜNE DE HOPARLÖR TAKILMIŞ

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi Başkanı Celal Özer, hoparlörün takılma sürecini anlatarak cemde yaşadıkları zorlukları aktardı:

    “İki ay önce iki kolon olarak buraya bağlandı. Biz de bir şey demeyelim. ‘Galiba ezan sesi duyulmuyor’ diye. Gerçi duyuluyor. Çünkü minarelerde ezan okunur. Tepki vermedik. Bizim tepki vermediğimizi görünce getirdiler 3 tane daha koydular. En son Cumartesi günü aşure lokmasından sonra bir tane daha büyük bir kolon getirilerek cemevimizin tam karşısına koyuldu. Ezan sesini oradan duyurmaya çalışıyorlar. Biz diğerleri varken bile cem yaptığımızda ezan okunduğu zaman o kadar çok ses geliyordu ki zakir ve dedemizin sesini duyamaz oluyorduk.”

    Ayazağa Mahallesi’nde bulunan insanların da rahatsız olduğunu söyleyen Özer, mahalle aralarında bulunan Alevilerin yaşadıkları evlerin kenarlarına da hoparlör takıldığına dikkat çekti.

    Özer, konu ile ilgili müftülüğü aradıklarını, kendilerine ‘Bizim minarenin dışında ezan duyurmamız gibi bir şey söz konusu değil. Bu belediyenin bir uygulamasıdır’ dediğini aktardı.

    “Bu kolonları kimin hangi amaçla getirdiğini bunu öğrenmek istiyoruz” diyen Özer, kaymakamlığa da dilekçe verdi.

    “AYAZAĞA’DA ALEVİLERE KARŞI BASKI VAR”

    Özer, “Alevi canlarımız huzursuz, Sünni canlarımız da sesten rahatsız. ‘Yatamıyorum. Çocuklarımız ezan sesi ile sıçrıyorlar’ diyorlar. Niçin yaptılar? Amaçları ne? Yetkililerin bu konuda duyarlı olup bu işi çözmesini istiyoruz. Aleviler ezana karşıymış gibi bir his uyandırıp buradaki toplumu karşı karşıya getireceklerinden korkuyoruz. Burada zaten Alevi olmak çok zor. Gerçekten Ayazağa’da Alevilere karşı bir baskı var. Daha önce de cemevi yaparken bize baskılar yapıldı” ifadelerini kullandı.

    Burada amaçlarının Alevileri sindirmek olduğunu söyleyen Özer, “Ne yapsalar da biz cemevimizden de inancımızdan da vazgeçmeyiz. Haklarımızı aramaya devam edeceğiz” dedi.

    “İÇ KARGAŞA ÇIKARMAK İSTİYORLAR”

    Ağucan Ocağı pirlerinden İbrahim Erdoğan da bu cemevinde inanç hizmetini yerine getiriyor. Erdoğan, son dönemlerde yaşanan ‘korsan hoparlör’ olayından çok fazla insanın rahatsız olduğunu söyledi.

    Bu olayın insanların cemevine gelmelerini de etkilediğini ifade eden Erdoğan, “Bu baskılar tarihte bütün Alevilere hep yapılmış. Alevilere yönelik yapılan tüm bu katliamların nedeni bu toplumu susturmak sesini kesmek istemeleri. Alevilerin rızalık sistemini yok etmek istediler. Tarihten bu yana bütün hükümetler Alevilere yönelik yapmış olduğu katliamların hiçbirisinden başarı sağlayamadı. Belki zaman zaman zayıflamıştır. Ama hiçbir zaman baskıya, katliama boğun eğmedi. Bundan sonra da eğmeyecek. Cemevinin önüne 6 tane kolon getirenler bu ortamı tekrar germek istiyorlar. Kendi hırsızlıklarının, katliamlarının üstünü örtbas edip bir iç kargaşa çıkarmak istiyorlar. Ama kapatamayacaklar” dedi.

    YETKİLİLER NEREDE?

    Cemevi başkanının çeşitli yerlere başvurduğunu söyleyen Erdoğan, “O diyor benim işim değil. Diğeri diyor benim işim değil. Ben gitsem caminin önünde cem yapsam o zaman senin işin olur değil mi? Peki cemevinin önüne 6 tane kolon koyulması neden senin işin değil?” diye sordu.

    İNSANLAR KORKUDAN CEME GİTMİYORLAR

    Pir Erdoğan son olarak şöyle konuştu:

    “Geçen cumartesi Muharrem ayının lokması vardı. Aşure verildi. Bu kalabalığı görünce bir tane daha kolon takıldı. Böyle olunca canlarımız cemlere katılmıyorlar. Katılanlar ise çocuklarını getirmiyor. İster istemez korkuyorlar. Geçmişten gelen korkular var. Başkasının inancına saygısı olmayanın kendi inancına da saygısı olmaz. Bunun bir an önce çözülmesini istiyoruz.”

    İsmet SEFER/Sevim KAHRAMAN

    İSTANBUL