Etiket: hrant dink

  • Hrant Dink katledilişinin19. yılında Antep’te anıldı- VİDEO

    Hrant Dink katledilişinin19. yılında Antep’te anıldı- VİDEO

    PİRHA- Hrant Dink katledilişinin 19. yılı dolayısıyla İHD Gaziantep Şubesi basın açıklaması gerçekleştirdi. “Hrant Dink ırkçılığa karşı mücadelemizde yaşıyor” denilen açıklamada, Dink’in organize bir cinayetle katledildiğine dikkat çekildi. 

    Katledilişinin 19.yılında Hrant Dink, İnsan Hakları Derneği (İHD) Gaziantep Şubesi önünde yapılan basın açıklamasıyla anıldı. Yapılan yargılamalarda tatmin edici bir sonuca ulaşılamadığını kaydeden İHD, “Başta ailesi olmak üzere biz insan hakları savunucuları, Hrant Dink’in katledilmesine ilişkin davada cezasızlığın sürdüğü düşüncesindeyiz” dendi.

    “HRANT, 19 YIL ÖNCE BUGÜN KATLEDİLDİ”

    Açıklamada, “Yaşadığımız coğrafyada, Cumhuriyet öncesi ve sonrasında devletin birçok suç örgütüyle iç içe geçmiş biçimde çok sayıda suça ortaklık ettiği herkes tarafından bilinmektedir. Hrant Dink cinayetini değerlendirirken de bu gerçeklikten bağımsız düşünmek mümkün” olmadığı savunuldu ve devamında, “Devleti yönetenlerin tarih boyunca kışkırttığı Ermeni düşmanlığı, ne yazık ki ırkçı milliyetçiliğin giderek yoğunlaşmasına yol açmış; bu ırkçılık da sonunda Hrant Dink’in katledilmesinin önünü açtığı” belirtildi.

    Hrant Dink’in yaşamı boyunca devletle aynı düşünen, hisseden ve refleks gösteren kesimlerin sinir uçlarına dokunan bir figür olduğuna dikkat çekilen açıklamada, ” Ancak o, 1915 Ermeni Soykırımı’nın tanınması talebinde ısrarcı olmanın ötesinde, Türkiye’nin demokratikleşmesi gereğini savunduğu” söylendi.

    İHD Şubesi, Hrant Dink’in bir Ermeni olarak Türk toplumuna seslenen ilk kişilerden biri olduğu söylenirken devamında, “Ermenilerin tarihsel ve güncel varlığını, yaşadıklarını ve Türkiye’de bir Ermeni olmanın ne anlama geldiğini anlattı. İki halk ve iki ülke arasında diyaloğu savundu, birbirimizi anlamaya çağırdı ve bu çağrıyı yaşamı boyunca sürdürdü. Türkiye’de ilk kez bir Ermeni, televizyon ekranlarında bu açıklıkla konuştu, derdini tüm çıplaklığıyla anlattı. Devletin suç odaklarıyla iç içe geçmiş karanlık yapıları, Ermeni Soykırımı’nı tanımaya yönelik bir talebe değil; yalnızca birbirimizi anlama çağrısına bile tahammül edemedi” dendi.

    “AGOS GAZETESİ, GERÇEKLİĞE ULAŞMAMIZDA DENİZ FENERİ İŞLEVİ GÖRDÜ”

    İHD, Hrant Dink’in kurduğu ve yönettiği Agos Gazetesi’nin Ermeni gerçeğinin çoğumuzun hiç bilmediği kılcal damarlarına ulaşmamızı sağlayan bir deniz feneri olduğu söylenirken, “Aydınlattı, öğretti, ruhumuza seslendi ve içimizdeki hakikati anlatma cesaretini büyüttü. Agos bir çığır açtı. Türkiye’de Ermenilerin tarihini ve bir Ermeni olarak yaşamanın hayal dahi edemeyeceğimiz gerçeklerini görünür kıldı. Yalnızca bilgimizi artırmadı; kalbimize de seslendi, duygularımızı olgunlaştırdı ve hissetme yeteneğimizi keskinleştirdi” dendi.

    İHD Gaziantep Şubesi yaptığı açıklamanın devamında, Hrant Dink’in televizyon kanallarında katıldığı tartışma programlarıyla daha da görünür hale geldiğini söyledi ve pek çok insanın, Ermenilerin varlığını ve maruz kaldıkları ayrımcılığı ilk kez ondan duyduğunu belirtti.

    Açıklamanın devamında şunları ifade edildi:

    “Bu görünürlük, onun hedef haline getirilmesinde de önemli bir rol oynadı. Cinayetin gerçek failleri, düğmeye basanlar, sürecin her aşamasından haberdar olanlar, yol verenler ve göz yumanlar yargılanmadı. Türkiye’nin en başından beri var olan ve hâlâ süren cezasızlık zırhı tarafından korundular. Unutulmamalıdır ki bu katliamda tetikçi olarak kullanılan Ogün Samast da yaklaşık iki yıl önce tahliye edildi.

    Hrant Dink, insan hakları, ırkçılık ve ayrımcılık karşıtı mücadelemizin her zaman doğal bir destekçisi oldu. O, ırkçılığın, nefretin ve önyargının düşmanıydı; gerçekten, haktan ve adaletten yana olanların dostuydu. Onu, Türkiye’nin en üst kademesinden en alt basamaklarına kadar kimi zaman açıkça, kimi zaman örtük biçimde dile getirilen; halkın önemli bir kesimi tarafından da sahiplenilen Türkçü Ermeni düşmanlığı ve ırkçılık öldürdü. Biz, o günden bu yana olduğu gibi bundan sonra da Komisyon olarak her ırkçılık örneğinde, her linç girişiminde, her ayrımcılık ve nefret vakasında verdiğimiz mücadelede Hrant Dink’i yanımızda hissedecek ve mücadelemizi onunla birlikte sürdüreceğiz.”

    PİRHA/GAZİANTEP

  • Hrant Dink katledilişinin 19. yılında Sebat Apartmanı önünde anıldı-VİDEO

    Hrant Dink katledilişinin 19. yılında Sebat Apartmanı önünde anıldı-VİDEO

    PİRHA- Hrant Dink katledilişinin 19. yılında İstanbul’da anıldı. Anmada yapılan konuşmalarda ve gönderilen mesajlarda, adalet ve yüzleşme çağrısı öne çıktı.

    Agos Gazetesi kurucusu ve yayın yönetmeni Hrant Dink’in katledilişinin 19. yılında Sebat Apartmanı önünde anıldı.

    Anma kar yağışı ve soğuk hava etkisi altında yapılırken, anmaya binlerce kişi katıldı. Sebat Apartmanı’nın cephesine ise üzerinde Dink’in fotoğrafının yer aldığı, “19 Ocak, 19 yıl. Hakikatin İzinde Adaletin Peşinde. Agos 30 yaşında” yazılı dev pankart asıldı. Anmada sık sık, “Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeni’yiz”, “Hrant için adalet için”, “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları atıldı.

    Anmada, tutuklu bulunan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Özdemir ile Gezi davası tutukluları Osman Kavala ve Çiğdem Mater’in cezaevinden gönderdiği mektuplar okundu. Mektuplarda adalet talebi, yüzleşme çağrısı ve dayanışma vurgusu öne çıktı.

    Bu yılki anma konuşmasını yapan Dink’in en eski çalışma arkadaşlarından ve AGOS’un genel yayın yönetmeni yardımcısı ile görsel direktörü Leda Özber, Dink’in gazetecilik anlayışını, barış mücadelesini ve Agos’un kadın emeğiyle şekillenen 30 yıllık hikâyesine dikkat çekti.

    Anma “Hepmiz Hrant’ız, Hepimiz Ermeniyiz” sloganıyla sona erdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İHD Mersin: Hrant Dink ırkçılığa karşı mücadelemizde yaşayacak-VİDEO

    İHD Mersin: Hrant Dink ırkçılığa karşı mücadelemizde yaşayacak-VİDEO

    PİRHA- İHD Mersin Şubesi, katledilişinin 19. yılında Hrant Dink’i anarak, “Dink’i Türkçü Ermeni düşmanlığı, ırkçılık öldürdü. Hrant Dink ırkçılığa karşı mücadelemizde yaşayacak” dedi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyonu, 19 yıl önce katledilen Hrant Dink için şube binasında basın açıklaması yaptı. Burada yapılan basın açıklamasında Cumhuriyet tarihi boyunca yetkililer tarafından kışkırtılan Ermeni düşmanlığı tarafından işlenmiş bir cinayet olduğu vurgusu yapıldı.

    Basın metnini okuyan İHD Mersin Şube Eş Başkanı Zeynep Kaya, Hrant Dink’in Ermenilerin yaşadığı ayrımcılığı görünür kıldığını ve bu nedenle hedef yapıldığını belirtti. Kaya, şu ifadelere yer verdi:

    “Katlinin gerçek failleri, düğmeye basanlar, yol boyunca her şeyden haberdar olanlar, yol verenler, göz yumanlar yargılanmadı. Türkiye’nin en baştan beri ve hala demirbaşı olan cezasızlık zırhı tarafından korundular ve korunuyorlar. Şunu da unutmamak gerekiyor ki bu katliamda tetikçi olarak kullanılan Ogün Samast da geçtiğimiz günlerde tahliye edildi. Onu Türkiye’nin en üst kademesinden en alt basamaklarına kadar yetkili kurumlarının kimi zaman açıktan, kimi zaman üstü örtülü dile getirdiği, halkın önemli bir kesiminin kucaklayarak benimsediği Türkçü Ermeni düşmanlığı, ırkçılığı öldürdü. Biz o zamandan bu yana olduğu gibi, bundan sonra da her ırkçılık örneği, linç girişimi, ayrımcılık, nefret vakasında harcayacağımız tüm emekte, verdiğimiz her mücadelede, Hrant Dink’i yanımızda hissedecek, mücadelemizi onunla birlikte vereceğiz.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Hrant Dink cinayeti: Bilinen tehdit, önlenmeyen suç, bitmeyen adalet arayışı!

    Hrant Dink cinayeti: Bilinen tehdit, önlenmeyen suç, bitmeyen adalet arayışı!

    PİRHA- Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de İstanbul’da öldürülmesinin üzerinden 19 yıl geçti. Devletin önceden haberdar olduğu tehditlere rağmen koruma sağlanmaması, tetikçinin tahliyesi ve kamu görevlilerine yönelik yargılamaların sonuçsuz kalması, davayı cezasızlığın simgelerinden biri hâline getirdi.

    Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de İstanbul Şişli’de öldürülmesi, yalnızca bir gazetecinin katledilmesi değil; devletin bilgi sahibi olduğu bir tehdidi engellememesi ve ardından adaletin tam anlamıyla işletilememesiyle hafızalara kazındı. Aradan geçen 19 yıla rağmen dava, “faili belli ama failleri karanlık” dosyalar arasında yer alıyor.

    HRANT DİNK KİMDİ?

    1954 yılında Malatya’da doğan Hrant Dink, Türkiye Ermenisi bir gazeteci, yazar ve insan hakları savunucusuydu. Kurucusu ve genel yayın yönetmeni olduğu Agos Gazetesi, Türkiye’de Ermeni toplumunun sesi olmanın ötesinde, farklı halklar arasında diyalog ve yüzleşme çağrısı yapan bir yayın çizgisi izledi.

    Dink, yazılarında 1915 Ermeni Soykırımı, inkâr politikaları, azınlıkların eşit yurttaşlık talepleri ve demokratikleşme meselelerini ele aldı. Bu yaklaşımı, onu hem geniş bir toplumsal kesim nezdinde saygın bir figür hâline getirdi hem de milliyetçi çevrelerin hedefi yaptı.

    301. MADDE, LİNÇ KAMPANYASI VE TEHDİTLER

    Hrant Dink, 2004 yılında Agos’ta yayımlanan yazıları nedeniyle Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesi kapsamında “Türklüğü aşağılamak” suçlamasıyla yargılandı ve mahkûm edildi. Bu karar, Dink’i açık hedef hâline getirdi.

    Mahkûmiyet sonrası bazı medya organlarında Dink’i hedef gösteren yayınlar yapıldı; hakkında yoğun bir karalama ve tehdit süreci başladı. Dink, ölümünden kısa süre önce kaleme aldığı yazıda kendisini “ürkmüş bir güvercin”e benzeterek, yaşadığı baskıyı açıkça dile getirdi.

    CİNAYET ÖNCESİ DEVLETİN BİLGİSİ

    Cinayetin ardından ortaya çıkan resmi belgeler, Hrant Dink’e yönelik saldırı hazırlıklarının devletin ilgili birimleri tarafından önceden bilindiğini ortaya koydu.

    Trabzon Jandarma Komutanlığı ve Emniyet Müdürlüğü’ne ulaşan istihbarat raporlarında, Ogün Samast ve Yasin Hayal’in isimleri açık biçimde yer aldı. İstanbul Emniyeti de bu bilgilere sahipti. Buna rağmen Dink’e yönelik hiçbir koruma tedbiri alınmadı.

    Bu durum, cinayetin “bireysel bir eylem” değil, önlenebilir bir suç olduğu yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.

    CİNAYET VE TOPLUMSAL TEPKİ

    19 Ocak 2007 günü, Hrant Dink Agos Gazetesi önünde,  Ogün Samast tarafından silahla vurularak öldürüldü. Cinayet, Türkiye ve dünya kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

    Cenaze törenine yüz binlerce kişi katıldı. “Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeniyiz” sloganları, Türkiye’de uzun süredir bastırılan yüzleşme talebinin sembolü hâline geldi.

    Ogün Samast, çocuk hükümlü olarak yargılandı ve toplamda 22 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Samast, 15 Kasım 2023’te, yaklaşık 16 yıl cezaevinde kaldıktan sonra şartlı tahliye edildi.

    Ana dava dışında, cinayette ihmali bulunan kamu görevlileri hakkında açılan davalar yıllar sürdü. Emniyet ve jandarma görevlileri, istihbaratçılar ve mülki idareciler hakkında çeşitli yargılamalar yapıldı; bazı sanıklara sınırlı cezalar verildi, bazıları beraat etti.

    Ancak davalar, cinayetin arkasındaki olası örgütlü yapı ve emir-komuta ilişkisini ortaya çıkaracak şekilde sonuçlanmadı.

    AİHM KARARI: DEVLET SORUMLU

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 2010 yılında Türkiye’yi yaşam hakkını koruyamamak ve ifade özgürlüğünü ihlal etmek gerekçesiyle mahkûm etti.

    Mahkeme kararında, devletin Hrant Dink’e yönelik açık tehditlerden haberdar olmasına rağmen gerekli önlemleri almadığı açıkça vurgulandı. Bu karar, cinayetin yalnızca bireysel değil, devlet sorumluluğu içeren bir suç olduğunu uluslararası düzeyde tescilledi.

    CEZASIZLIK VE KAPANMAYAN DOSYA

    Hrant Dink cinayeti, Türkiye’de cezasızlık politikasının en sembolik örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. İnsan hakları örgütleri ve Dink ailesi, adaletin yalnızca tetikçinin cezalandırılmasıyla sağlanamayacağını; ihmali, bilgisi ve sorumluluğu bulunan tüm kamu görevlilerinin yargılanması gerektiğini vurguluyor.

    Her yıl 19 Ocak’ta Agos Gazetesi önünde yapılan anmalar, yalnızca bir gazeteciyi değil; ifade özgürlüğünü, birlikte yaşam umudunu ve hakikatin açığa çıkması talebini hatırlatıyor.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Hrant Dink davasında karar: 9 sanığa müebbet hapis

    Hrant Dink davasında karar: 9 sanığa müebbet hapis

    PİRHA- Kamu görevlilerin yargılandığı Hrant Dink davasında kararını açıklayan mahkeme, 3 kişi hakkında beraat, 12 kişi hakkında ise ceza verdi.

    Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in katledilmesine ilişkin kamu görevlileri hakkında verilen kararın Yargıtay tarafından 7’si tutuklu 15 sanık yönünden bozulmasının ardından yeniden başlayan yargılamanın 10’uncu duruşması İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklar Onur Karakaya, Mehmet Ayhan ve Bekir Yokuş hakkında hükümle birlikte tutuklama kararı çıkarılmasına karar verirken, sanıklar Ali Öz ve Okan Şimşek hakkında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ ve ‘Anayasayı ihlal’ suçlarından müebbet ve 25 yıl hapis cezası verdi. Aynı suçlardan sanık Bekir Yokuş’a müebbet ve 10 yıl hapis cezasına hükmedildi.

    Sanık Osman Gülbel hakkında ‘Anayasayı ihlal’ ve ‘Kasten adam öldürme’ suçlarından müebbet ve 16 yıl 8 ay, sanık Gazi Günay hakkında ise aynı suçlardan müebbet ve 25 yıl hapis cezasına karar verildi.

    Sanık Yavuz Karakaya, ‘Tasarlayarak kasten öldürmeye yardımdan’ 12 yıl 6 ay, sanık Veysel Şahin ise ‘İhmali davranışla adam öldürme’ suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Firari sanık Faruk Sarı’nın dosyasının ise ayrılmasına karar verildi.

    3 SANIĞIN HÜKÜMLE BİRLİKTE TUTUKLANMASINA KARAR VERİLDİ

    Mahkeme heyeti, sanıklar Okan Şimşek, Gazi Günay ve Onur Karakaya’nın üzerine atılı “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verirken, sanık Gazi Günay’ı ayrıca “tasarlayarak kasten öldürme”, sanıklar Ali Öz ve Okan Şimşek’i ise “kasten öldürme” suçundan 25’er yıl hapisle cezalandırdı.

    Sanıklar Mehmet Ayhan, Onur Karakaya ve Hasan Durmuşoğlu’nu “kasten öldürme” suçundan 12’şer yıl 6’şar ay hapisle cezalandıran mahkeme heyeti, sanık Osman Gülbel’in de aynı suçtan 16 yıl 8 ay hapse çarptırılmasına hükmetti.

    Heyet, sanıklar Volkan Şahin, Şükrü Yıldız, Mehmet Ali Özkılınç’ın üzerine atılı tüm suçlardan beraatine karar verirken, firari sanık Faruk Sarı’nın ise dosyasının ayrılmasına hükmedildi.

    Tutuklu 5 sanığın bu hallerinin devamını kararlaştıran heyet, sanıklar Onur Karakaya, Bekir Yokuş ve Mehmet Ayhan’ın ise hükümle birlikte tutuklanmasına karar verdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Hrant Dink katledildiği Sebat Apartmanı önünde anıldı-VİDEO

    Hrant Dink katledildiği Sebat Apartmanı önünde anıldı-VİDEO

    PİRHA-AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink katledilişinin 18. yılında vurulduğu yerde anıldı. Hrant’ın arkadaşlarından Takuhi Tovmasyan, “19 Ocak 2007 Cuma günü tam bu saatte Canım Hrant’ımı vurdular. İstanbul’un orta yerinde hepimizin gözleri önünde Ermeni bir gazeteciyi katlettiler” dedi.

    AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink katledilişinin 18. yılında vurulduğu yerde AGOS gazetesinin eski binası olan Sebat Apartmanı önünde anıldı.

    18. yıldönümüne ilişkin yapılan anmada, eski gazete binasına, Dink’in fotoğrafının da yer aldığı, “Hafıza, hakikat, hayat, hasret, 18 yıldır” yazılı pankart asıldı. Anmada, Dink’in vurulduğu kaldırıma nar, karanfil ve Agos Gazetesi bırakıldı. Ayrıca Hrant Dink’in çok sevdiği parça olan ‘Sarı Gelin’ türküsü, hem Ermenice hem Türkçe olarak anma boyunca çalındı.

    Anmaya Dink’in ailesi, arkadaşları ve milletvekillerinin yanı sıra siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri, gazeteci ve yazarlar katıldı.

    Anmaya katılanlar tarafından “Buradayız Ahparig”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Hepimiz Hrant’ız hepimiz Ermeniyiz”, “Biz bitti demeden bu dava bitmez”, “Katiller halka hesap verecek”, “Hrant için adalet”, “Faşizme inat kardeşimsin Hrant”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Katilleri koruyan cinayete ortaktır” sloganları atıldı.

    “BARIŞ DEMEKTEN VAZGEÇMEYENLERİN SEBATIYLA BURADAYIZ”

    Gezi davası tutuklusu Çiğdem Mater, cezaevinden gönderdiği mektubuyla Hrant Dink anmasında bir kez daha “Buradayız” dedi. Mater, mektubunda şunları ifade etti:

    “Hrant Dink aramızdan alındığından bu yana 18 yıl geçti. Ben, üçüncü kez onu uzaktan anıyorum. Memleketteki cezaevlerinde pek çokları gibi. İstanbul’un ortasında, herkesin gözleri önünde, ‘geliyorum’ diyen bir milli mutabakat cinayetiyle öldürüldü. Ama o mutabakatın tahmin edemeyeceği bir şekilde uğurlandı. On binler, farklı gerekçelerle ama ortak bir vicdanla sokaklara aktı. Kimi bir hemşerisine veda etti, kimi bu şehrin kadim sakinlerinden birinin güpegündüz katledilmesine isyan etti. Kimi geçmişe, yüz yıl öncesine döndü; kimi kendi hikayesini, ailesini düşündü. O gün, belki de tarihimizde ilk kez, on binler, bir Ermeni kimliğini kabul etti ve var etti.”

    Mater, Dink’in cenazesinden bu yana geçen 18 yılda Türkiye’nin açılan o kapıların neresinde durduğunu sorgulayarak şöyle devam etti:

    “Bugün, o kapıların eşiğinde hâlâ sorularımız var. Kimimiz hapishaneden, kimimiz sokaklardan yanıt arıyoruz. Ama inatla buradayız. Bugün, Sebat Apartmanı önünde Hrant’ın vurulduğu yerde toplananlar arasında, henüz doğmamış bir kuşak var. Kuşaklar değişiyor, ama buradayız. Çünkü geçmişle yüzleşmeden geleceği inşa edemeyeceğimizi bilenlerin inadı ve umuduyla direniyoruz. Barış demekten vazgeçmeyenlerin sebatıyla buradayız.”

    “UMUDU VE DİRENCİ YAŞATMAYA DEVAM EDİYORUZ”

    Oyuncu Eraslan Sağlam’ın okuduğu, Gezi davası tutuklusu iş insanı Osman Kavala, mektubunda şu ifadeleri kullandı:

    “Ben de kendimi orada, sizinle birlikte Hrant’ın vurulduğu yerde, Hrant’ın yanında hissediyorum. Her türlü zorbalığa rağmen, adaletin egemen olacağı günleri görmeyi umut ediyorum.”

    Kavala, bu dayanışmanın ve kardeşlik bağlarının, herkes için adaleti savunma kararlılığına güç verdiğini belirterek, şu mesajı iletti:

    “Unutturmamak için bir araya geldiğimiz bu kardeşlik ve dayanışma, zorbalıklara, katliamlara ve adaletsizliğe karşı direnişimizin en büyük göstergesidir. Hrant’ın vurulduğu yerde, onun yanında hissetmek, adaletin ve hakikatin er ya da geç egemen olacağına olan inancımızı pekiştiriyor. Bu umudu ve direnci yaşatmaya devam ediyoruz.”

    “SUÇU İKİ HALK ARASINDAKİ BARIŞI SAVUNMASIYDI”

    Basın açıklamasını, Hrant’ın Arkadaşlarından Yazar ve Yayıncı Takuhi Tovmasyan okudu.

    Tovmasyan‘ın okuduğu metinde şu ifadeler yer aldı:

    “Canım Hrant’ım canım kardeşim o korkunç 19 Ocak Cuma 2007 tarihinden bu güne tam 18 yıl geçti. Her yıl seni anmak için binlerce kardeşin burada toplandı. Senin insan sevginden adalet, demokrat sevginden, barış ve özgürlük aşkından bahsettiler. Sana kalkan elleri, iklimi lanetlediler.

    Hep birlikte biz de sana kalkan elleri lanetliyoruz.

    Canım Hrant’ım yüreğimizin sevinci de acısı da gerçekti seninle. Ama sevinçler az, acılar fazlaydı.

    19 Ocak 2007 Cuma günü tam bu saatte Canım Hrant’ımı vurdular. İstanbul’un orta yerinde hepimizin gözleri önünde Ermeni bir gazeteciyi katlettiler.

    Suçu iki halk arasında barışı savunması ve Ermeni Türkiye sınırının açılmasını istemesiydi. Bu sonuncusu insanları çok korkuttu. Bu topraklarda insanlar, bir fikir uğruna veya bir haber uğruna can verdi ve canları alındı.”

    Anma, sloganlarla sonlandı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Hrant Dink katledilişinin 18’nci yılında Ankara’da anıldı-VİDEO

    Hrant Dink katledilişinin 18’nci yılında Ankara’da anıldı-VİDEO

    PİRHA-Ankara Hrant Dink Anma İnisiyatifi, 19 Ocak 2007’de katledilen Hrant Dink için anma düzenledi.Yapılan açıklamada, ” 18 yıl boyunca faillerin yargılanması ve cezalandırılması için Hrant Dink’in ailesi, arkadaşları ve insan hakları savunucuları mücadele etti. Ama her yıl yeni sürprizlerle karşılaştık” denildi.

    Gazeteci Hrant Dink, katledilişinin 18. yılında birçok yerde anıldı. Ankara Hrant Dink Anma İnisiyatifi’nin, Sakarya Caddesi’nde düzenlediği anmaya çok sayıda yurttaş katıldı.

    Anmada “Hepimiz Ermeniyiz, hepimiz Hrant Dink’iz. Faşizme inat, kardeşimsin Hrant” sloganları atıldı.

    “HRANT BİR İNSAN HAKLARI SAVUNUCUSUYDU”

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Hüseyin Balaban, “Hrant neden katledildi? Hrant bir insan hakları savunucusu, barış savunucusu, basın emekçisiydi. Ermenilerin sorunları dile getiren bir aydındı. Ermenilerin sorunları dile getirdiği için katledildi. Agos Gazetesi’nin önünde 18 yıl önce katledildi. Katliamı karanlık bir şekilde planlanmıştır. Biz insan hakları savunucuları ne yazık ki Hrant’ı koruyamadık. Biz bugün Hrant’ın tetikcisinin beraatinin tanıklarıyız. Bu cinayette de devlet cezasızlık politikası devreye girdi. Adalet arayışımızı sürdüreceğiz. Hrant düşünüleri ile aramızda yaşamaya devam ediyor” dedi.

    “HRANT’IN ÖLDÜRÜLMESİNİN 17. YILINDA TETİKÇİSİ OGÜN SAMAST SERBEST BIRAKILDI”

    Ortak açıklamayı ise İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen okudu.

    Hrant Dink cinayetinin üzerinden 18 yıl geçtiğini hatırlatan Nuray Çevirmen, “Bu 18 yıl boyunca faillerin yargılanması ve cezalandırılması için Hrant Dink’in ailesi, arkadaşları ve insan hakları savunucuları mücadele etti. Ama her yıl yeni sürprizlerle karşılaştık. Hrant’ın öldürülmesinin 17. yılında tetikçisi Ogün Samast serbest bırakıldı. 18. yılında yeni bir sürpriz ile karşılaştık. Hrant Dink cinayetinin tetikçisi Ogün Samast’ın ‘örgüt adına suç işlemekten’ yargılandığı 12 sanıklı davada Ogün Samast ve altı sanığa zaman aşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verildi. Ogün Samast’ın ‘iyi halden’ erken tahliye edilmesi yetmedi bu defa da yargılandığı davada zaman aşımının uygulanması kamu vicdanını yaralamıştır. Aslında Ogün Samast’ın ilk yakalandığı gün Türk bayrağı önünde fotoğraf çekip ona kahraman muamelesi yapmaları bu davanın seyrinin ne olacağını göstermekteydi” dedi.

    “HRANT DİNK, BİR BUÇUK MİLYON ARTI BİR’Dİ, ‘SOYKIRIMIN DEVAMI’YDI”

    “18 yılda adım adım cinayetin üzerini örterek vicdanları yaraladılar” diyen Çevirmen, şunları ekledi:

    “Hrant Dink, bir buçuk milyon artı bir’di, ‘soykırımın devamı’ydı. Cenazesinde yürüyen yüzbinlerce kişinin hançeresinden çıkan; ‘Hepimiz Hrant’ız, Hepimiz Ermeniyiz’ çığlığı da bu göstere göstere gelen zulme karşı vicdanın sesiydi.

    Vicdanları öyle bir yaraladılar ki yanı başımızdaki üç bin yıllık Ermeni Yurdu Artsakh (Karabağ)’da Azerbaycan tarafından İsrail ve Türkiye’nin de desteğiyle 1915 soykırımı benzeri katliamlar yapıldı. Bu katliam da adeta seyredildi, ne Türkiye’de ne de dünya ciddi bir ses çıktı. Aradan bir ay geçmeden bu kez ‘kirli ortaklık’ Gazze’de Filistin Halkını yok etmeye başladı. Bugün de Suriye’de İsrail ve Türkiye’nin destekleyip iktidara taşıdığı çeteler tarafından yine Ermenilere, Alevilere, Kürtlere, Dürzilere ve bütün Hristiyan azınlıklara yönelik katliamlar devam ediyor.

    Ülkede ve yakın coğrafyada kan ve ateş çemberinden kurtulmak için Hrant gibi bilgelere, ‘Hepimiz Katiliz, Sömürgecilik Bir Sistemdir’ diyecek Sartre gibi gerçek entelektüellere ve bütün bunlara “dur” diyecek fiili-meşru-kitlesel gerçek bir toplumsal barış hareketine ihtiyaç var.”

    “ADALET ARAYIŞINI SÜRDÜRECEĞİZ”

    DEM Parti Ankara İlçe Eş Başkanı Fatin Kanat ise, “Hrant kardeşimizi sevgiyle anıyoruz. Bu toprağın asıl ve asil temsilcisiydi. Onun adalet arayışını sürdüreceğiz” diye konuştu.

    Anma sloganlar ile sona erdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Hrant Dink, katledilişinin 18. yılında için anılıyor-CANLI

    Hrant Dink, katledilişinin 18. yılında için anılıyor-CANLI

    18 yıl önce vurularak katledilen Hrant Dink için Agos Gazetesi önünde anma gerçekleştiriliyor.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Hrant Dink bugün vurulduğu yerde anılacak

    Hrant Dink bugün vurulduğu yerde anılacak

    PİRHA- Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, katledilişinin 18. yıldönümünde vurulduğu yerde anılacak.

    Hrant Dink, bugün saat 15.00’te, öldürüldüğü yer olan Agos Gazetesi’nin eski çalışma ofisinin bulunduğu Sebat Apartmanı önünde anılacak.

    Hrant Dink Vakfı tarafından bugün yapılan çağrıda, şöyle denildi:

    “Bugün saat 15.00’te, Hrant Dink’in öldürüldüğü yer olan Agos Gazetesi’nin eski çalışma ofisinin bulunduğu Sebat Apartmanı önünde bir araya gelerek Hrant Dink’i anıyoruz.

    “Azınlık olmanın tadı, tat alanların yetisinden ziyade çoğunluğun tat verme yetisiyle doğrudan ilişkili. Sorun aslında azınlıkların değil, çoğunlukların. Onun içindir ki benim gibilerin çırpınışı siz çoğunluklara rağmen bir çırpınıştır. Bu benim için de böyle, bir Kürt için de, kimliği köşeye sıkıştırılmış bir diğeri için de. Tabii ki bu sıkıştırılmışlık altında kolay değil işimiz. Hem kimliğimizi savunacağız, hem de o kimliğin tutsağı olmayacağız. Zor ama başka çaremiz yok, becereceğiz. Peki bu çırpınışımızı size rağmen değil de, sizin de katkınızla, sizinle birlikte yapsak, işimiz daha kolaylaşmaz mı? Bi düşünseniz ha! Bi düşünseniz.

    Hrant Dink, ‘Biraz Dertleşsek mi?’ Şubat 2005”

    (HABER MERKEZİ)

  • Hrant Dink davasında mütalaa: 10 kişiye ağırlaştırılmış müebbet istemi

    Hrant Dink davasında mütalaa: 10 kişiye ağırlaştırılmış müebbet istemi

    PİRHA- Hrant Dink’in katledilmesine dair kamu görevlileri hakkında açılan davada, 8 kişiye 2’şer kez olmak üzere 10 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

    Agos Gazetesi Kurucu Genel Yayın Yönetmeni Hırant Dink’in öldürülmesine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada görüldü. Yargıtay’ın 15 sanık yönünde kısmen bozma kararı verdiği davanın duruşması 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu sanıklar Veysel Şahin, Okan Şimşek ve Gazi Günay, duruşmada hazır bulunurken, bazı sanıklar Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) üzerinden duruşmaya alındı.

    Duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklardan Veysel Şahin, “Emniyetten tanıdığım yok, il jandarmadan hiçbirini tanımıyorum hiçbiriyle görüşmem yok, telefonda bile görüşmem yok. Sizden adalet bekliyorum. Şaşırdım başkanım. Böyle bir olaya müdahil olmadım. Bu şahısları tanımıyorum” dedi.

    “BENİ GÖREVLENDİREN BERAAT EDİYOR”

    Sanıklardan Okan Şimşek ise kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, “Daha önceden de tahkikat taleplerimizde Giresun Jandarma Komutanlığı’nda olduğuna emin olduğum iki belge var, biri görevlendirme belgesi, biri de görev sonuç raporu. Bunların getirilmesini istiyorum, kendimi kanıtlayacağım bir şey kalmadı. Beni görevlendiren Metin Yıldız, ama kendisi beraat ediyor. Benim verdiğim bilgiyle Metin Yıldız görevini yapmış oluyor, ben yapmamış oluyorum. Cezalandırılmamız gerekiyorsa yargılama da yapmayın. Hatta öldürün bizi, siz de kurtulun, biz de kurtulalım” diye konuştu.

    8’i HAKKINDA 2 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

    Savunmaların ardından mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, Veysel Şahin, Osman Gülbel, Onur Karakaya, Okan Şimşek, Mehmet Ayhan, Hasan Durmuşoğlu, Gazi Günay, Ali Öz hakkında ”tasarlayarak kasten öldürme” ve ”anayasayı ihlal” suçlarından 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis etti.
    Savcı, mütalaasında, Muharrem Demirkale hakkında ise, ”tasarlayarak kasten öldürme” suçundan, Bekir Yokuş hakkında, ”tasarlayarak kasten öldürmeye yardım” ve ”anayasayı ihlal” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 22,5 yıldan 30 yıla kadar hapis cezası talep etti. İddia makamı, Yavuz Karakaya hakkında da ”tasarlayarak kasten öldürmeye yardım” suçundan 22,5 yıldan 30 yıla kadar hapis talep etti.

    3 SANIK HAKKINDA BERAAT TALEBİ

    Savcı, sanıklar Volkan Şahin, Şükrü Yıldız, Mehmet Ali Özkılınç hakkında, mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğini savunarak beraatlerini istedi.

    Tutuklu sanıkların tutukluluk hallerine ve adli kontrol tedbiri uygulanan sanıkların tedbirlerine devam kararı veren mahkeme, sanık ve avukatlarının mütalaaya karşı savunmalarını hazırlaması için süre verilmesine karar vererek duruşmayı 16 ve 17 Temmuz’a erteledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hrant Dink’in katili Ogün Samast ifade verdi: Devlet arkamızda dediler

    Hrant Dink’in katili Ogün Samast ifade verdi: Devlet arkamızda dediler

    PİRHA – Hrant Dink cinayetine ilişkin davada “örgüt adına suç işleme” gerekçesiyle yeniden yargılanan tetikçi Ogün Samast, “Erhan ve Yasin, ‘sırtın sağlam, rahat ol, başına bir iş gelmeyecek, emniyet arkamızda, devlet arkamızda istediğinizi yapın, geniş takılın’ diye konuşmalar yapıyordu” dedi. 

    Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’ın katledilmesine ilişkin davada 5’i polis 12 kişinin “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “örgüt üyeliği” ve “örgüt adına suç işleme” suçlamalarıyla yeniden yargılandığı davanın dördüncü duruşması İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Tetikçi Ogün Samast, azmettiriciler Erhan Tuncel, Yasin Hayal, Zeynel Abidin Yavuz, Ersin Yolçu, Tuncay Uzundal, dönemin emniyet müdürleri Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer, dönemin Trabzon Siyasi Şube müdürlüğü görevlisi Adem Sağlam duruşmaya SEGBİS ile katıldı. Dink ailesi avukatları ve sanık avukatları ise salonda hazır bulundu.

    “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçlamasıyla hakkında açılan yeni dava bu dosyayla birleştirilen tetikçi Ogün Samast savunmasında, “Örgüt adına suç işlemek suçlamasıyla düzenlenen iddianameye dair söyleyecek hiçbir şeyim yok. Ben bu suçlamayla ilgili 7-8 sene önce savunma yapmıştım” dedi.

    “BU İŞTEN VAZGEÇERSEN SENİN DE BAŞIN BELAYA GİRER DEDİLER”

    Cinayetten önce 2006 yılında Erhan Tuncel’in evinde toplandıklarını söyleyen Samast, “Erhan Tuncel ile Yasin Hayal arasında mutfakta bir konuşma geçti. Ben o sırada salondaydım. Erhan’ın, Yasin’e ‘Ramazan ve Ali Fuat müdür arkamızda rahat ol’ gibi şeyler söylediğini duymuştum. İkisi arasında duyduğum konuşma bundan ibaret. Erhan’ın evine toplam iki üç kez gitmişimdir. Sohbet etmeye gidiyordum Erhan’ın evine. Yasin, ‘bu işten vazgeçersen senin de başın belaya girer’ diye beni tehdit ediyordu. Yasin’den korkuyordum. Yasin sıradan vatandaş değil McDonalds’ı bombalamıştı başka eylemleri vardı. Yasin yüzünden istemediğim olaylara dahil oldum” ifadelerini kullandı.

    Samast, “Erhan ve Yasin, ‘Sırtın sağlam, rahat ol, başına bir iş gelmeyecek, emniyet arkamızda, devlet arkamızda istediğinizi yapın, geniş takılın’ diye konuşmalar yapıyordu” dedi.

    Mahkeme başkanı Samast’a, “Olaydan sonra poliste, jandarmada bir ayrıcalık bir destek gördün mü?” diye sordu. Samast, “Samsun’da o konuşmalar olmuştu, ‘Rahat ol koçum, aslansın, sana kimse bir şey yapamaz’ gibi söylemlerde bulunmuşlardı. Samsun Emniyet’teki görüntü ve ifade kayıtlarında da var bunlar” yanıtını verdi.

    Mahkeme, esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar vererek davayı 29 Mayıs’a erteledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hrant Dink katledilişinin 17’nci yılında İzmir’de anıldı-VİDEO

    Hrant Dink katledilişinin 17’nci yılında İzmir’de anıldı-VİDEO

    PİRHA- İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Hrant Dink’in katledilmesinin 17’nci yılında yaptığı basın açıklaması ile andı.

    İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Ermeni gazeteci Hrant Dink’in katledilişinin  17’nci yılına ilişkin Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Açıklamaya Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili İbrahim Akın katıldı. Açıklamanın yapıldığı alanda, “Unutulmadın aramızdasın Ahpari” pankartı taşınırken sık sık, “Hepimiz Hrant’ız hepimiz Ermeni’yiz”, “Faşizme inat kardeşimsin Hrant”, “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları atıldı. Açıklamayı Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) Dönem Sözcüsü Bülent Karakaş okudu.

    “HAKİKAT BİLİNÇLİ OLARAK GİZLENİYOR”

    Muktedirlerin kirli ortaklık sürecinde yaşanan soruşturma ve yargılama süreci, hiçbir zaman karanlığı aydınlatmadığını belirten Karakaş, adalet ve hakikatin bilinçli bir şekilde gizlendiğini ifade etti. Karakaş, “Son olarak bu cinayet planının son halkası, tetiği çeken katil, 2023 yılının temmuz ayında çıkarılan ve örtülü af niteliğindeki infaz düzenlemesinden yararlanarak geçtiğimiz aylarda serbest bırakıldı. Ne yazık ki gücümüz, bir güvercinin ruh tedirginliğinde yaşayan kardeşimizi korumaya, yaşatmaya yetmedi. Bizler, Hrant’ın şahsında biçimlenen düşünce ve düşünceyi ifade etme özgürlüğünü talep edenler, hakikat ve adalet arayışında olanlar; barış, demokrasi ve özgürlükler önüne örülen kalın duvarları yıkmaya, karanlığı aydınlığa kavuşturmaya kararlıyız” dedi.

    “SUÇLULAR ORTAYA ÇIKACAK”

    Bu cinayetin gerçek sorumluları ortaya çıkana kadar, hiçbir suçun cezasız kalmaması için yargılama süreçlerini takip etmekten, bu uğurda her koşulda mücadele etmekten, adalet arayışından asla vazgeçmeyeceklerini ifade eden Karakaş, Hrant Dink’in hala kaldırımın üstünde, beyaz örtünün altında yattığını söyledi. Karakaş, “Bizlerin kararlılığıyla suçlular ortaya çıkacak, karanlıklar aydınlanacak, gerçekleri gizleyen o kalın duvar yıkılacak. Ve işte o gün, dostumuzu yattığı yerden kaldırıp, onun anısı ile birlikte, barış içinde birlikte yaşayacağımız, demokrasinin, hukuk devletinin tüm kurum ve kurallarıyla yürürlükte olduğu,  kardeşliğin ve dayanışmanın egemen olduğu bir düzenin hüküm sürdüğü bir ülkeyi inşa edeceğiz” diye konuştu.

    Açıklama sloganlar son buldu.

    PİRHA/İZMİR

  • Hrant Dink katledilişinin 17’nci yılında vurulduğu yerde anıldı-VİDEO

    Hrant Dink katledilişinin 17’nci yılında vurulduğu yerde anıldı-VİDEO

    PİRHA-AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink katledilişinin 17’nci yılında vurulduğu yerde anıldı. Dink’in resmi tarih anlayışı karşısında bir “tabu kırıcı” olduğunu söyleyen Yazar Oya Baydar, “Biliriz ki karanlıklarda yuvalanmış güçler en çok tabuların kırılmasından, yalanlarının meydana çıkarılmasından, karanlık yüzlerinin görünmesinden korkarlar. Hrant’ı o yüzden vurdular” dedi.

    AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink katledilişinin 17’nci yılında vurulduğu yerde AGOS gazetesinin eski binası önünde anıldı. 17’nci yıldönümüne ilişkin yapılan anmada, eski gazete binasına, Dink’in fotoğrafının da yer aldığı, “Cinayet 17 yaşında” yazılı pankart asıldı. Anmada, Dink’in vurulduğu kaldırıma nar, karanfil ve Agos gazetesi bırakıldı. Anmaya Dink’in ailesi, arkadaşları ve milletvekillerinin yanı sıra siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri, gazeteci ve yazarlar katıldı.

    Anmaya katılanlar tarafından “Faşizme karşı omuz omuza”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Hepimiz Hrant’ız hepimiz Ermeniyiz”, “Öldür diyenler yargılansın”, “Hrant için adalet”, “Faşizme inat kardeşimsin Hrant” sloganları atıldı.

    “HRANT DİNK’İN KATLEDİLMESİYLE BİR DEVİR SONA ERDİ”

    17 yıl boyunca her yıl adaletsizlik sürecini tekrar anlatmalarının bir nedeni olduğunu belirten yazar Bülent Aydın, “17 yıl bizim hayatımızın önemli bir dönemi. Hrant Dink’in katledilmesiyle bir devir kapandı ve başka bir devir başladı. Hrant Dink’in katledildiği zamanlar demokrasi, eşit yurttaşlık ve adalet taleplerinin güçlendiği zamanlardı. Hrant Dink bu toplumun sesiydi ve toplum da onun sesine kulak verdiği için Hrant Dink katledildi” dedi.

    “HRANT DİNK’İN KATİLLERİNİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

    Gezi Davası’ndan aldığı ceza nedeniyle Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Çiğdem Mater’in, Dink’e ilişkin cezaevinden gönderdiği mektup, gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun tarafından okundu. Mektupta, “Adalete sebatla beklediğimiz bir yıl daha geçti. Adalet yerine bir kez daha adaletsizlikle yüz yüze kaldığımız bir yıl daha. 17 yıl sonra 17 yaşındaki katil aramızda, tıpkı öldür diyenlerin aramızda olduğu gibi. Ne Hrant Dink’in katillerinin peşini bırakacağız ne de adalet talebimizden” denildi.

    “HRANT, ÖZEL BİR İNSANDI”

    Hrant Dink’in resmi tarih anlayışı karşısında bir “tabu kırıcı” olduğunu vurgulayan yazar Oya Baydar ise “Biliriz ki karanlıklarda yuvalanmış güçler en çok tabuların kırılmasından, yalanlarının meydana çıkarılmasından, karanlık yüzlerinin görünmesinden korkarlar. Hrant’ı o yüzden vurdular. Özel insanlar vardır. Onlar topraklarının ve halklarının değerlerini kendilerinde toplarlar. Hrant böyle bir insandı. Burada onu anarken bir Hrant güzellemesi yaptığımı sanmayın. Onu ilk tanıdığım 2002 yılıydı. Barış Girişimi’ni kurmak üzere bir araya gelmiştik. Çift taraflı ateşe maruz kaldığı günlerde burada Taksim’in ortasında, ‘Burada soykırım vardır diye bağıracağım. Paris’e gidip orada meydanda bir taşın üstüne çıkıp ‘soykırım yoktur’ derken halkları birbirine düşman eden ırkçı, milliyetçi bağnazlığa karşı barışın diliyle haykırıyordu” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Ankara’da Hrant Dink anmasında etkili ve kapsamlı soruşturma talebi-VİDEO

    Ankara’da Hrant Dink anmasında etkili ve kapsamlı soruşturma talebi-VİDEO

    PİRHA – İnsan Hakları Derneği (İHD) 19 Ocak 2007’de katledilen Hrant Dink için anma düzenledi. İHD Ankara Şube Eş Başkanı Aslı Saraç, “Hrant Dink bu coğrafyada söylemlerinden, kimliğinden ve sisteme karşı duruşundan dolayı sistem tarafından her fırsatta ölümle tehdit edildi. Tehditlerin önüne geçilemediği için katledildi” dedi. Açıklamada, katliamlarla yüzleşilmesi için hakikat komisyonu kurulması istendi. 

    Gazeteci Hrant Dink, katledilişinin 17. yılında birçok yerde anıldı. İHD’nin, Sakarya Caddesi’nde düzenlediği anmaya çok sayıda yurttaş katıldı.
    Anmada “Hepimiz Ermeniyiz, hepimiz Hrant Dink’iz. Faşizme inat, kardeşimsin Hrant” sloganları atıldı.

    “HALKLAR ARASINDA DİYALOGU SAVUNDU”

    Yapılan basın açıklamasını İHD Ankara Şube Eş Başkanı Aslı Saraç okudu. Dink’in aynı zamanda İnsan Hakları Derneği üyesi olduğunu belirten Aslı Saraç, şu açıklamayı yaptı:

    “Hrant Dink bu coğrafyada söylemlerinden, kimliğinden ve sisteme karşı duruşundan dolayı sistem tarafından her fırsatta ölümle tehdit edildi. Maalesef tehditlerin önüne geçilemediği için katledildi.
    Hrant Dink, devletin ve devletle aynı dalga boyunda düşünen, hisseden, refleks gösteren kesimlerin sinir uçlarına dokunan, harekete geçiren 1915 Ermeni Soykırımı’nın tanınması talebinde ısrarcı olmak yerine Türkiye’nin demokratikleşmesi gereğini ve önemini savundu. O ilk kez Türk toplumuna bir Ermeni olarak, Ermenilerin tarihsel ve bugünkü varlığını, yaşadıklarını, Türkiye’de bir Ermeni yurttaş olmanın ne demek olduğunu anlattı, halklar arasında diyaloğu savundu, halkların birbirini anlaması adına sürekli kamuoyuna ve devlete  çağrılar yaptı. Türkiye’de ilk olarak bir kişi televizyon ekranlarında bir Ermeni olarak konuştu, tüm açıklığıyla derdini anlattı. Devletin suç örgütleriyle iş gören karanlık odakları, Ermeni Soykırımı’nı tanımaya değil, Hrant’ın halkların birbirini anlama çağrısına; sadece buna, evet, buna bile tahammül edemedi. Onun kurduğu ve yönettiği Agos, bizlerin, bu ülkede yaşayan yurttaşların Ermeni gerçeğini anlamasında bu gerçeğe ulaşmasında bir deniz feneri işlevi gördü. Agos bir çığır açtı. İnsanlar, gittikçe daha çok sayıda insan, Türkiye’de Ermenilerin tarihini, Türkiye’de bir Ermeni olmanın hayâl edemeyeceğimiz gerçeklerini anlattı.

    “SORUMLULAR KORUNDU”

    Katlinin gerçek failleri, düğmeye basanlar, yol boyunca her şeyden haberdar olanlar, bu katliama yol verenler, göz yumanlar yargılanmadı, Türkiye’nin en baştan beri ve hâlâ demirbaşı olan cezasızlık zırhı tarafından korundular ve korunuyorlar. Şunu da unutmamak gerekiyor ki bu katliamda tetikçi olarak kullanılan Ogün Samast da geçtiğimiz günlerde tahliye edildi.

    Dink’in öldürülmesinin ardından geçen 17 yıla rağmen sorumlular hala ortaya çıkarıl(a)mamıştır. Sorumluların korunmasının nedeni bu konuda bağımsız, etkili ve kapsamlı soruşturmanın yürütülememesi, yani uygulanan cezasızlık politikasıdır. İnsan hakları savunucuları olarak cezasızlık politikasına hayır diyoruz! Dink cinayetinde etkili ve kapsamlı bir soruşturma talebimizi yineliyoruz.

    “HAKİKAT KOMİSYONU KURULMALI”

    Esasen, Türkiye bir bütün olarak geçmişle yüzleşmeli, bunun için bir hakikat komisyonu kurmalıdır. İnanıyoruz ki Hrant Dink cinayeti dâhil olmak üzere işlenen binlerce faili meçhul cinayet ancak bir hakikat komisyonu marifeti ile açığa çıkarılabilir. Ancak anlaşılmaktadır ki siyasal iktidarın hakikat komisyonu kurmaya cesareti bulanmamaktadır. Türkiye’nin artık bu gerçeği anlaması ve bu siyasal iktidarın da ötekiler gibi iktidar gücünü kullanan baskıcı bir mekanizmaya dönüştüğünü ve otoriterleştiğini anlaması gerekir.
    İnsan hakları savunucuları olarak ülkemizde gerçek bir geçmişle yüzleşme sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz!
    Hrant Dink’i, katledilişinin 17. yılında bir kez daha onu sevgi ve saygıyla anıyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Hrant Dink Mersin’de anıldı: Onu Ermeni düşmanlığı öldürdü- VİDEO

    Hrant Dink Mersin’de anıldı: Onu Ermeni düşmanlığı öldürdü- VİDEO

    PİRHA- İHD Mersin Şubesi, Gazeteci Hrant Dink’i katledilişinin 17’nci yılında andı. Anmada konuşan İHD Mersin Şube Başkanı Gazi İnci, “Dink’i Türkiye’deki en üst kademeden en alt basamaklara kadar yetkili kurumların dile getirdiği Ermeni düşmanlığı öldürdü. Hrant Dink, ırkçılıkla olan mücadelemizde yaşayacak” dedi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’i katledilişinin 17’nci yılında Özgür Çocuk Parkında andı. Anmaya İHD üyelerinin yanı sıra kentteki birçok emek ve demokrasi güçleri katıldı. “Katilleri yaratan karanlığı sorgulamadan geçen 17 yıl” yazılı pankartın açıldığı anmada “Faşizme inat kardeşimsin Hrant” sloganları atıldı.

    “HRANT DİNK’İN KATLİNİN ADI; TÜRK IRKÇILIĞI”

    İHD Mersin Şube Başkanı Gazi İnci, Hrant Dink’in katledilmesinde Türk ırkçılığının yattığını belirterek, “Hrant Dink cinayeti Cumhuriyet tarihi boyunca devlet yetkilileri tarafından kışkırtılan, sandığımızdan da geniş kitlelerin Ermeni düşmanlığı ve nefretinin bir sonucudur” dedi.

    Hrant Dink’in ömrü boyunca ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele ettiğine dikkat çeken İnci, ırkçılık, nefret ve önyargının düşmanı olduğunu dile getirdi.

    “DİNK’İ ERMENİ DÜŞMANLIĞI ÖLDÜRDÜ”

    Hrant Dink’in Türkiye’deki en üst kademeden en alt basamaklara kadar yetkili kurumlarının dile getirdiği Ermeni düşmanlığının öldürdüğünü kaydeden Gazi İnci, şu ifadelere yer verdi:

    “Katlinin gerçek failleri, düğmeye basanlar, yol boyunca her şeyden haberdar olanlar, yol verenler, göz yumanlar yargılanmadılar, cezasızlık zırhı tarafından korundular ve korunuyorlar. Katliamda tetikçi olarak kullanılan Ogün Samast da geçtiğimiz günlerde tahliye edildi.
    Bu coğrafyanın en büyük sorunlarının, yaralarının ardında her zaman ırkçılık, ayrımcılık ve nefret zehiri oldu. Bizler hak savunucuları, dün olduğu gibi bugün de ırkçılık, ayrımcılık ve nefrete karşı verdiğimiz her mücadelede, Hrant Dink’i yanımızda hissedecek, mücadelemizde yaşatacağız.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Dink anması öncesi Valilikten Osmanbey istasyonunu 3 saat kapatma kararı

    Dink anması öncesi Valilikten Osmanbey istasyonunu 3 saat kapatma kararı

    PİRHA- Hrant Dink anması öncesi İstanbul Valiliği kararıyla Osmanbey istasyonu yarın 3 saat boyunca kapalı kalacak.

    Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, katledilişinin 17. yılında Sebat Apartmanı önünde anılacak.

    Saat 15.00’te yapılacak anma öncesi İstanbul Valiliği metro seferleriyle ilgili düzenleme yaptı.

    Metro İstanbul’dan yapılan açıklamada, anma yeri olan Sebat Apartmanı’na yürüyüş mesafesindeki Osmanbey istasyonunun 14.30-17.30 saatleri arası kapalı kalacağı duyuruldu.

    Metro İstanbul’un sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:

    “İstanbul Valiliği’nin aldığı karar doğrultusunda 19 Ocak Cuma günü M2 Yenikapı-Hacıosman Metro Hattımızın Osmanbey istasyonu 14.30-17.30 saatleri arasında işletmeye kapalı olacaktır. Araçlarımız Osmanbey istasyonunda durmayarak seferine devam edecektir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Britanya Alevi Federasyonu Hrant Dink’i andı: 109 yıllık acı ve soykırım devam ediyor

    Britanya Alevi Federasyonu Hrant Dink’i andı: 109 yıllık acı ve soykırım devam ediyor

    PİRHA- Katledilişinin 17. yılında Hrant Dink’i anan Britanya Alevi Federasyonu, “109 yıllık acının, ağıtın sesi; insan soyunu kırım bir insanlık suçu. İnkar etme, haykır, suça ortak olmamalı insan” dedi. 

    AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in katledilmesinin üzerinden 17 yıl geçti.

    Britanya Alevi Federasyonu (BAF), Hrant Dink’i anarak, katliamın arkasındaki karanlık güçlerin açığa çıkarılarak yargılanması çağrısı yaptı. Dink’in gerçek katillerinin yargılanmadığı, korundukları dile getirilerek, Türkiye’nin geleceğine bakabilmek için geçmişi ile yüzleşmesi gerektiği vurgulandı.

    “109 YIL ÖNCE BU TOPRAKLAR KANLA SULANDI”

    Britanya Alevi Federasyonu’nun açıklaması şöyle:

    “109 yıl önceden başladı bu topraklarda kanla sulanmaya tarihin günleri. Öncesi de var elbet. Sınıfsal, toplumsal ve sosyal ayrıcalıkların olduğu tarihten beri bu dünyanın toprakları ezenin, egemenin, yönetenin, zenginlikleri ellerinde tutmak adına kiminin burnu kanadı, kiminin yüreği kanadı, kiminin canı yandı tarih boyu insanların. İnsanın insana zulmünü yaşadı dünyanın her yerinde. Kimse tanığı olmasa da tarihtir en büyük ve en gerçekçi tanık.

    Yüzleşilmedikçe, paylaşılmadıkça acılar, yücelmez o topraklarda insanlık. İnsanın acısı dinmedikçe, dindirilmedikçe toprağın acısı da dinmez. Giderek bir tarihsel kine, bir tarihsel öfkeye dönüşür hep. Çürütür insani değerleri giderek. İnsanlığı çürütür bu yanından. Sağlık yanı eksik kalır hep. Çürüme giderek sarar tüm benliği.

    “HALKLARIN ADALETİ MAHŞERE KALMAZ”

    Bunun için 109 yılda inkar etme, susma, suça ortak olma. “Soy kıran siz, insanlık biziz. Soya kırım size, insanlık bize ait” dedirtir 109 yıllık acı, öfke ve ağıtın tarihi. Acının ağıtı kadar, ağlamanın acısıdır 109 yıldır bu topaklarda yaşanan, yaşatılan. “109 yıllık utanç size, direnmenin onuru bize aittir” diyor tarihten gelen bir ses. Tarih unutmaz, affetmez, silmez. Bunu unutmayalım hiçbir zaman. Günü gelir hatırlatır. An gelir verir hükmünü tarih. Halkların adaleti mahşere kalmaz. 109 yıllık acının, ağıtın sesi: İnsan soyunu kırım, bir insanlık suçu, inkar etme, haykır. Suça ortak olmamalı insan.

    “YAŞATILAN TÜM ACILAR ADINA ÖZÜR BORCUNUZ VAR”

    Büyük insanlık, acılarla terbiye edilemez. Bu bir zulümdür, soya kıyımdır, kabul edilemez. Affedilemez. Acıları yüreğinde hissetmek yetmez. Şartsız şurtsuz özür dilemeli. 109 yıldır Türkiyeli her bir işçi ve emekçi bu soya kıyımı yapan kendi egemenlerinden bunun adaletini yerine getirmek için gerekli mücadele duyarlılığını geliştirmediği için sorumluluk taşır. Özrü bundandır. Çünkü “Bu ülkede Kütler yaşadıklarını, Ermeniler öldüklerini kanıtlamaya uğraşır” hep. Nasıl bir trajedi bu? Nasıl bir kardeşlik? Rakel Dink “Ben üç dil biliyorum, Ermenice, Kürtçe ve Türkçe. Benim içimde bu üç dil hiç kavga etmiyorlar, barış içinde yaşıyorlar” diyor. Demek ki, barış içinde bu topraklarda yaşayabilir insanlar. Her dilden insanlar, her renkten insanlar, her cinsten ve inançtan insanlar barış içinde yaşayabilirler bu topraklarda. Buna itirazı yok Anadolu Mezopotamya topraklarının.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Estukyan: Hrant, hak talep eden, hesap soran bir Ermeniydi; cinayete kurban gitti – VİDEO

    Estukyan: Hrant, hak talep eden, hesap soran bir Ermeniydi; cinayete kurban gitti – VİDEO

    PİRHA – Hrant Dink cinayetinin bir devlet cinayeti olduğunu söyleyen Agos Gazetesi yazarlarından Pakrat Estukyan, “Türkiye’de tabu kabul edilmiş konulara bodoslama girdi. Hrant, o tabuları sarstı, silkeledi. Onun bedeli olarak da bu cinayete kurban oldu” dedi.

    Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, 19 Ocak 2007’de, Şişli’de Halaskargazi Caddesi üzerinde yer alan Agos gazetesi merkez binasının çıkışında tetikçi Ogün Samast tarafından yapılan silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Hrant Dink’in öldürülüşünün üzerinden 17 yıl geçti. Hala adalet sağlanamadı. Adalet sağlanamadığı gibi Hrant Dink’i katleden Ogün Samast, 15 Kasım 2023’te tahliye edildi.

    Katledilişinin 17. Yılında Agos Gazetesi yazarı ve Hrant Dink’in yakın arkadaşı Pakrat Estukyan Hrant Dink’i anlattı.

    “HRANT DİNK SIKI BİR DEVRİMCİYDİ”

    Hrant Dink ile Agos’un kurulmasından yıllar öncesinden dostlukları olduğunu belirten Estukyan, “Çok heyecan dolu bir insandı. Tutkulu bir insandı. Sıkı bir devrimciydi. Tutkulu olma hali sözlerine de yansırdı. Hiçbir zaman lafını esirgemeyen bir karaktere sahipti. O karakteriyle de haftalık gazete olan Agos’un kurucusu oldu. 1996 yılında Agos’u kurarken sadece kişisel olarak kendi adına değil, susturulmuş, baskılanmış bütün bir Ermeni toplumu adına ses yükseltmenin gerekliliğine inandığı için Agos’u kurdu. O düşünceyle de zaten doğru bildiği yolda dümdüz ilerledi” dedi.

    Hrant Dink’in Türkiye’de tabu kabul edilmiş konulara bodoslama girdiğini ifade eden Estukyan, “Hrant, o tabuları sarstı, silkeledi. Onun bedeli olarak da bu cinayete kurban oldu” ifadesini kullandı.

    “DEVLET KATİLLERİ KORUDU”

    Devletin Hrant Dink’in katillerini koruduğunu söyleyen Estukyan, “Çünkü Türkiye’de Cumhuriyet öncesinden beri miras alınan bir cezasızlık ilkesi vardır. Devlet kendi katillerini her zaman korumuştur. Sadece korumakla kalmayıp çoğu zaman ödüllendirmiştir” dedi.

    Devlet adına cinayet işleyen, silah kullananların devletin makbul insanları olduğunu kaydeden Estukyan, “Cezasızlıkla ödüllendirilmişlerdir. Sadece o da değil görevlerinde terfi etmişlerdir, maddi anlamda desteklenmişlerdir, bu bir gelenektir Türkiye’de” diye konuştu.

    “BU BİR DEVLET CİNAYETİYDİ”

    Estukyan, Dink cinayetinin bir devlet cinayeti olduğunu söyleyerek, “Çünkü Ergenekoncu denilenler, Fethullahçı denilenler aynı zamanda bu devletin üniformasını giyen devletin memurlarıydı. Bunlar ya subaydı ya istihbaratçıydı ya polisti. Emniyetin değişik kadrolarında rütbeli polis, asker ve bürokratlardı ve MİT çalışanlarıydı. Fethullahçı da olsa Ergenekoncu da olsa bunların alayı devletin çalışanlarıydı” dedi.

    “HRANT ERMENİ OLDUĞU İÇİN ÖLDÜRÜLDÜ”

    Türkiye’de hak talep eden, hesap soran Ermenilerin ve Kürtlerin öldürüldüğüne dikkat çeken Estukyan, şunları kaydetti:

    “Hrant’ın öldürüldüğünden beri Ermenistan’da 24 Nisan anmalarında gözüme çarpan bir pankart var. O pankartın üzerinde Hrant Dink’in fotoğrafı var. Ve üzerinde de “1 buçuk milyon +1” yazıyor. O 1 buçuk milyon insan da sadece Ermeni olduğu için öldürülmüştü. Hrant da Ermeni olduğu için öldürülmüştü. En azından buradan o paralellik kurulabilirdi. Ermeniler, Türkiye’de hak talep ettikleri zaman öldürülüyorlar. Hak talep etmeyen Ermenilere kimsenin bir şey dediği yok. Bu sadece Ermenilerle sınırlı bir şey değil. Aynı şeyi Kürtler için de söylemek lazım. Bir Kürt ‘ben Kürt’üm benim haklarım var demediği sürece Türkiye’de bir rahatsızlık yaratmaz. Sorun o kelimeyi söylemesiyle başlıyor. Sorun, hak talep eden, hesap soran Ermeni olmakta. Hrant, hak talep eden, hesap soran Ermeniydi.”

    Devrim FINDIK – Hasari Serhat ÇELİK/İSTANBUL

  • ‘Biz bitti demeden bu dava bitmez’- VİDEO

    ‘Biz bitti demeden bu dava bitmez’- VİDEO

    PİRHA- Hrant’ın Arkadaşları, Hrant Dink için bir araya geldi. Dink’in katili Ogün Samast’ın ‘iyi halle’ tahliye edilmesinin ardından, “Biz bitti demeden bu dava bitmez” diyerek Hrant Dink’in vurulduğu yere karanfil bıraktılar.

    Agos Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’i 19 Ocak 2007’de gazete binası önünde katleden Ogün Samast tahliye edildi.
    Dink’e saldırı düzenleyen Samast, 20 Ocak 2007’de Samsun Otogarı’nda yakalandı. 24 Ocak 2007’de tutuklanan Ogün Samast, geçen şubat ayında cezasını çektiği Kandıra F Tipi Cezaevi’nden Bolu F Tipi Cezaevi’ne nakledildi. Cezaevi idaresi, Samast’ın’ iyi halli’ olduğu iddiasıyla tahliyesine karar verdi. Tetikçi katil Ogün Samast’ın, şubat ayından bu yana cezasını çektiği Bolu F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilmesinin ardından Hrant’ın arkadaşları Agos’un önünde açıklama yaptı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “HRANT’IN VURULUP DÜŞTÜĞÜ YERDEYİZ” 

    “Hrant’ın son kez çıktığı kapının önündeyiz. Vurulup düştüğü yerdeyiz. Yine bundan önceki 17 yılda olduğu gibi bu ülkenin vicdan ve adalet duygusu güçlü, kardeşlik duygusuna sahip çıkan, barış için, demokrasi için yüreği çarpan insanları burada bir kez daha acımızı öfkemizi isyanımızı birbirimizden güç alarak paylaşmak için yan yana omuz omuza bu meydanda. Bugün buraya gelmemize vesile olan kötülük uzun bir tarihsel sürecin son damlası gibidir. Biz bu dava başladığı günden itibaren gerçek suçluların yargılanmasını istedik. Bu hiçbir zaman olmadı. Bunun arkasında 100 yıllık kötülük var. Bu cinayetin arkasından 16 yıldır süren hukuksuzluk var. Bu cinayetin arkasındaki karanlığa bakılmadı.  16 yıl boyunca süren mahkemeler boyunca Hrant Dink Ailesi dışında o duruşma salonlarında bu kinden öfkeden bahseden olmadı.
    Milliyetçiliğin, ırkçılığın yol açtığı o karanlık çukurdan bahseden olmadı. Bir kez daha dile getiriyoruz biz bitti demeden bu dava bitmez”.

    “HEP BERABER DAYANIŞMAYA DAVET EDİYORUZ” 

    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel de eyleme destek veren isimler arasındaydı. Sebat Apartmanı önünde açıklama yapan Özel, “Bu organize kötülüğe karşı, bu kötülerin koalisyonuna karşı bütün iyileri, iyilikle direnmeye, birbirlerine sahip çıkmaya, omuz vermeye, nerede bir adaletsizlik, haksızlık, ezilen varsa hep beraber dayanışmaya davet ediyoruz. Kötülüğü ancak iyiliğin haklılığı yenebilir. Bundan sonra bu ülkede kötülük kazanmasın isteyen herkese çağrımdır; iyi insanlar, çağrıldığınızda koşun gelin. Sokaklara gelin. Meydanlara gelin. Yürüyüşlere gelin. Açıklamalara gelin. Gelin ki kötülük kaybolsun gitsin.”dedi.

    Dilan ŞİMŞEK- Devrim FINDIK/ İSTANBUL 

  • Mersin’de TİP’lilerden eylem: Yargıtay darbesine geçit vermeyeceğiz- VİDEO

    Mersin’de TİP’lilerden eylem: Yargıtay darbesine geçit vermeyeceğiz- VİDEO

    PİRHA- TİP Mersin İl Örgütü, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin TİP Milletvekili Can Atalay hakkında verilen tahliye kararını tanımamasını protesto etti. TİP Mersin İl Başkanı Ahmet Paket, Yargıtay’ın iktidardan aldığı talimat doğrultusunda Anayasa’yı çiğnediğini belirterek, “Bizler hukuku ve Anayasa’yı yerle bir etmelerine, Yargıtay darbesine geçit vermeyeceğiz” dedi.

    Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) tutuklu milletvekili Can Atalay hakkında verdiği hak ihlali kararını tanımayan ve AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunan Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne tepkiler büyüyor.

    TİP Mersin İl Örgütü, Mersin Adliyesi önünde bu karara ilişkin eylem yaptı. Eyleme, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) il örgütü, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) il örgütü ve demokrasi güçleri katıldı.

    “YARGITAY, AYM’Yİ TANIMAMA HADDİNİ NERDEN ALIYOR?”

    Adliye önünde yapılan basın açıklamasını TİP Mersin İl Başkanı Avukat Ahmet Paket okudu.

    Paket, seçilmiş bir milletvekilinin AYM kararlarına rağmen tahliye edilmemesiyle suç işlendiğini kaydederek, “Yargıtay, iktidar cephesinden aldığı talimatla AYM’nin derhal uygulanması gereken kararını ve anayasanın ilgili maddesini tanımadığını açıkladı, üstelik AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Yani AKP, MHP ve onun yandaş yargısı, bir seçilmişi özgürlüğünden mahrum etmek için anayasayı çiğnedi. Yargıtay, Türkiye’nin en yüksek yargı makamına ‘Seni de anayasayı da tanımıyoruz’ deme haddini ve yetkisini kimden alıyor?” diye sordu.

    “HRANT’I BİR KEZ DAHA KATLETTİLER”

    Ahmet Paket, Can Atalay ve birçok siyasi tutuklunun Saray’ın talimatıyla özgürlüklerinden mahrum edilirken, Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın tahliye edilmesine tepki göstererek şunları kaydetti:

    “Bu ülkede AYM ve AİHM kararları uygulanmazken, adaletin kırıntısına tahammül kalmamışken, Hrant’ın katilleri için her türlü hukuki yolu uygulayanlar, hasta ve yaşlı mahpuslara uygulanmayan koşullu salıverme şartlarını Hrant’ın görünen katiline uygulayarak dün bir kere daha Hrant Dink’i katlettiler.”

    Paket, iktidarın hukuk tanımaz uygulamalarına direnmeye devem edeceklerinin altını çizerek, konuşmasını sonlandırdı.

    PİRHA/ MERSİN