Etiket: HSK

  • TTB, Hatay’daki çevre kirliliği nedeniyle sorumlu hakimleri HSK’ye şikayet etti

    TTB, Hatay’daki çevre kirliliği nedeniyle sorumlu hakimleri HSK’ye şikayet etti

    PİRHA – Türk Tabipleri Birliği, Hatay’da yaşam alanlarına moloz dökülmesine karşı açılan davada 8 aydır yürütmeyi durdurmadığı ve hukuki yolları etkisizleştirdiği gerekçesiyle hakimleri Hakimler ve Savcılar Kurulu’na şikayet etti.

    Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) de aralarında olduğu emek-meslek ve çevre örgütleri, Hatay’da yerleşim alanlarının, hastanelerin, ibadet yerlerinin, zeytinlik bölgelerinin ve sulak alanların moloz döküm alanı olarak kullanılmaması için 19 Nisan 2023’te Hatay 2. İdare Mahkemesi’ne dava açmıştı. Dava dilekçesinde moloz döküm işlemlerinin yarattığı sağlık sorunlarına dikkat çekilerek, bu yöndeki idari işlemlerin idare savunması alınmaksızın derhal durdurulması ve iptali talep edilmişti.

    HSK’YE ŞİKAYETTE BULUNULDU

    TTB Hukuk Bürosu avukatları, davanın açılmasının üzerinden 8 ay geçmesine ve dava konusunun telafisi mümkün olmayan zararlar doğurmasına karşın mahkemenin yürütmeyi durdurmaması ve süreci bilinçli olarak uzatması üzerine Hakimler ve Savcılar Kurulu’na şikayet başvurusunda bulundu.

    Şikayet dilekçesinde, 28 Nisan 2023 tarihli ara karar ile idareden dava konusu işlemlere ilişkin bilgi ve belgelerin 10 gün içinde teslim edilmesinin istendiği, idarenin bu zaman zarfında yükümlülüğünü yerine getirmediği, buna karşın mahkemenin herhangi bir tekitte bulunmadığı ve yürütmenin durdurulması talebini değerlendirmediği belirtildi.

    İdarenin haziran ve temmuz aylarında ancak verdiği yanıtlara karşın yürütmenin durdurulması talebinin yine değerlendirilmediğine dikkat çekilen dilekçede, yanıtlara karşı sunulan beyanlara da yer verildi. Buna göre; Devlet Su İşleri’nin (DSİ) olumsuz kurum görüşü sunduğu parsellere izin verildiği, şartlı kurum görüşü sunduğu parseller için ise şartların yerine getirilmediği, bazı parsellerin ise valilik izni olmaksızın fiili olarak kullanıldığı belirtildi. Ayrıca tümü yerleşim yerlerinin içinde olan döküm ve depolama alanlarında yeterli güvenlik önlemi olmadığı, sulama yapılmadığı, sulama aracı görülmediği, yoğun tozlanma yaşandığı, rahatsız edici görüntü ve kokular olduğu, kamyonların ise tartıya tabip tutulmadığı kaydedildi.

    TTB’nin beyanları sonrası mahkemenin idareye 30 gün daha süre verip bu ara kararını 13 gün sonra tebligata çıkardığı, gelen yanıtlar sonrası yeni bilgi ve belgelerin talep edildiği bir başka ara kararın ise tam bir ay sonra tebligata çıkardığı aktarılan dilekçede “Sonuç olarak 8 aydır yürütmenin durdurulmasına ilişkin bir karar verilmesi beklenmektedir” denildi.

    Şikayet dilekçesinde şu ifadelere yer verildi:

    “Bilindiği üzere yürütmenin durdurulması kararı, açılan idari davada, idari işlemin hukuka uygunluk karinesini askıya alarak, uygulamasını en geç dava sonuçlanıncaya kadar erteleyen idare hukukuna özgü bir yargı kararıdır. Ve işlem ve eylemin bu kapsamda hızlıca değerlendirilmesi gerekir, çünkü zaten işlemin veya eylemin iptalinin gecikmesinde sakınca bulunması halinde yürütmenin durdurulmasına ilişkin talepte bulunulur.

    Aynı durum dosyamız için de söz konusu olup hukuki bir yolun etkisizleştirildiği, hakim eliyle yürütmenin durdurulmasına ilişkin müessesenin imkanlarının ortadan kaldırıldığı ve işlevsizleştirildiği görülmektedir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Tutuklu TİP Milletvekili Can Atalay: HSK ve TBMM harekete geçmeli!

    Tutuklu TİP Milletvekili Can Atalay: HSK ve TBMM harekete geçmeli!

    PİRHA-TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, AYM’nin kararına uymayan ve dosyayı Yargıtay’a gönderen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne tepki göstererek, “TBMM’yi yargının yerine geçerek karar verenlerin kim olduğunu araştırmaya ve Anayasal düzeni askıya almaya teşebbüs edenleri tespit etmeye davet ediyorum” çağrısında bulundu.

    Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) cezaevindeki Hatay milletvekili Can Atalay, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) ‘yeniden yargılama ve tahliye kararı verilmesi zorunludur’ kararına karşın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin dosyayı Yargıtay’a göndermesine tepki gösterdi.

    Atalay, Anayasa Mahkemesi kararının yerine getirilmediği her bir dakikanın ülkede yaşayan herkesin hak ve özgürlüğünü korumakla yükümlü devletin niteliklerine zarar verdiğinin açık olduğunu belirterek, yerel mahkemenin kararını 5 madde ile yorumlayıp, şu taleplerde bulundu.

    “1- 25 Ekim günlü Anayasa Mahkemesi kararının yerine getirilmediği her bir dakikanın bu ülkede yaşayan herkesin hak ve özgürlüğünü korumakla yükümlü devletin niteliklerine zarar verdiği açıktır. Ancak “ikili devlet” anlayışını kabul etmiyoruz. Buna alışmayacağız.

    2- İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine neredeyse bir kılavuz açıklığında yazılan Anayasa Mahkemesi kararını, başka bir merciye “gereği için” göndermesinin açık hukuka aykırılığının HSK tarafından soruşturulmasını talep ediyorum.

    3- Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmamasına ilişkin bir “irade” var ise bu iradenin 13. Ağır Ceza Mahkemesi başkanına ait olamayacağı açık olduğundan hukuka bağlı olmayan Devlet hayalinin sahipleri kimlerdir?

    4- Üyesi olduğum TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nu yargı kararıyla oluşan hak ihlalinin giderilmesi için verilen karara uyulmayarak ihlalin devam ettirilmesinin araştırılması başlıklı gündemle toplantıya davet ediyorum.

    5- TBMM’yi yargının yerine geçerek karar verenlerin kim olduğunu araştırmaya ve Anayasal düzeni askıya almaya teşebbüs edenleri tespit etmeye davet ediyorum.

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • İkizköylülere hakaret eden hakim hakkında yapılan şikayet reddedildi-VİDEO

    İkizköylülere hakaret eden hakim hakkında yapılan şikayet reddedildi-VİDEO

    PİRHA- Muğla’daki Akbelen ormanına açılmak istenen maden ocağı için yapılan keşif sırasında avukat İsmail Hakkı Atal ve çevrecilere hakaret ettiği iddiasıyla hakim hakkında HSK’ye yapılan başvuru reddedildi. 

    Muğla’nın Milas ilçesi İkizköy Mahallesi’nde bulunan Akbelen Ormanı’nda genişletilmek istenen Linyit Maden Ocağı’na karşı bölge halkı ve çevre savunucularının nöbet eylemi devam ederken, 7 Ağustos’ta bölgede yapılan bilirkişi keşfini yöneten ve çevre savunucularıyla avukatlara hakaret eden hakim Murat Yüksel’in herhangi bir görevlendirme yazısı olmadan keşfe katılması ve İkizköylülerin avukatı İsmail Hakkı Atal ve çevrecilere hakaret etmesinin arından Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) yapılan şikayet başvurusunda karar açıklandı.

    İkizköylülerin avukatı İsmail Hakkı Atal, söz konusu hakime meslekten el çektirilmesi yönündeki taleplerinin HSK tarafından kabul edilmediğini açıkladı.

    Atal, ret kararına karşı Ankara 18. İdare Mahkemesi’nde HSK aleyhine iptal davası açtıklarını belirterek, HSK’nin şikayet başvurusu olmadan gereğinin yapması çağrısında bulundu.

    Atal, keşfe gelen iki hakimin görevlendirme yazısının olmadığını da aktararak, şunları dile getirdi:

    “Yasaya aykırı şekilde kendileri nasıl bir durumdan vazife çıkarmışlarsa görevlendirme yazısı olmaksızın keşfe katıldılar. Hukuka aykırı uygulamaların altına imza attılar. Anayasa’nın 10’uncu maddesine aykırı davrandılar. Burada bir zümreye, şirkete imtiyaz tanıdılar. Aynı zamanda bize hakaret ettiler. Buradaki yurttaşların haklarını korumaya çalışan davacı vekillerine ve İkizköy Çevre Komitesi’nden arkadaşımıza ‘geri zekalı ve ruh hastası’ diyerek hakaret ettiler. Bu hakimin hemen, ivediyetle HKS tarafından meslekten el çektirilmesi gerekiyor. Bizim şikayetimize gerek kalmadan el çektirilmesi gerekiyordu ama hala bizim şikayetimize rağmen bir şey yapılmadı.

    Adeta patlatmalarla İkizköylülüeri taciz edip buradan bir an önce gitmeye zorlarcasına sürekli bir patlatma yapıyorlar. Anayasa’nın 10’uncu maddesi, ‘Hiçbir aileye, zümreye, sınıfa imtiyaz tanınamaz. Kamu görevlileri kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorundadır’. Burada Limak, İçtaş, kimin yakını olursa olsun Anayasa’nın 10’uncu maddesine uygun davranmak zorundadır.”

    PİRHA/MUĞLA

     

    İLGİLİ HABERLER

    1-İkizköylülülere hakaret eden hakim HSK’ya şikayet edildi.

  • KHK’li öğretmen, OHAL Komisyonu Hakimlerini HSK’ye şikayet etti!

    KHK’li öğretmen, OHAL Komisyonu Hakimlerini HSK’ye şikayet etti!

    PİRHA- KHK ile 2016’da ihraç edilen Engin Karataş, OHAL Komisyonu hakimlerini, Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) şikayet etti. Karataş, “Gerekçeli kararda belirttikleri belgenin olmadığı ortaya çıktı” diyerek hakkında karar veren yetkililer hakkında işlem yapılmasını talep etti.

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde sınıf öğretmeniyken Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 29 Ekim 2016’da ihraç edilen Engin Karataş, Olağanüstü Hal (OHAL) Komisyonu hakimlerini HSK’ye şikayet etti.

    Öğretmen Engin Karataş, hakimlerin, gerekçeli kararda iki maddeye göre ret kararı verdiklerini belirterek şikayet dilekçesinde şu ifadelere yer verdi:

    “1-Gerekçeli kararda belirttikleri belgenin olmadığı ortaya çıktı.

    OHAL Komisyonu hakimleri, başvurum hakkında verdikleri ret kararının ikinci maddesinde ‘Diğer Tespitler’ bölümünde ‘Kurumunca Komisyonumuza intikal ettirilen başvurucuya ait personel bilgi dosyasında başvurucu hakkında DHKP/C terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olduğu bilgisine yer verildiği tespit edilmiştir.’ (Ek1 Sf.3) şeklinde belirtmişlerdir.

    Bahsedilen belgenin bulunmadığı idare mahkemesi sürecinde anlaşılmıştır.

    Ankara 22. İdare Mahkemesi, 2020/245 nolu dosyanın ara kararında Milli Eğitim Bakanlığın’dan personel bilgi dosyasındaki bilgi, belge, soruşturma evrakı, ihbar dilekçesi gibi tüm delilleri ve özellikle komisyonun dayandığı belgeyi istemiştir.

    Milli Eğitim Bakanlığı 28.07.2021 tarihinde mahkemeye verdiği cevapta Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün emri ile Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 27.07.2021 tarihli E-44976048-641.04-28568333 Sayılı cevabında ‘Başkanlığımızda Komisyon kararı ve ekleri dışında herhangi bir inceleme-soruşturma raporu, tutanak ve belge bulunmamaktadır.’ ( Ek3 Sf.2) Belirtilmiştir.

    Özetle Komisyon hakimlerinin gerekçeli kararda belirttikleri belge yoktur.

    2-İşimi ve öğrencilerimi geri istediğim protestolarda açılan davaları red gerekçesine dayanak gösterdiler.

    KHK ile işime son verildikten sonra anayasal hakkımı kullanıp işimi geri istediğimi belirten protesto gösterileri yaptım. Protestolarım kimseyi rahatsız etmedi. Vatandaşlardan bir şikâyet de olmadı. Ancak bazılarında polis tarafından gözaltına alındım ve dava açıldı. Mahkemelerden beraat kararları verildi. Bir defa da sendikam Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın çağrısıyla yapılan basın açıklamasında gözaltına alındım. Hakkımda DHKP/C örgüt propagandası davası açıldı. Sonunda beraat verildi. Aleyhime kesinleşen karar yoktur. Komisyon hakimlerinin UYAP incelemesinde belirttikleri davalar bunlardır. Hakimler masumiyet karinesini ihlal etmişlerdir. Ayrıca çalışırken henüz protestoya başlamadığım için herhangi bir irtibat kurulacak dava da açılmamıştı. Başka delil olmadığına göre işten çıkarılmamın ve iade talebimin reddini gerektirecek hiçbir somut delil sunulmamıştır.”

    DEFALARCA KEZ GÖZALTINA ALINIP DARP EDİLDİ!

    Engin Karataş, Muğla’nın Bodrum ilçesinde 13 yıl boyunca görev yaptığı ilkokuldan 29 Ekim 2016’da Resmi Gazete’de yayınlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilmişti. O günden beri de Bodrum meydanında “İşimi istiyorum” eylemi yapıyor.

    Öğretmen Karataş, eylem yaptığı yaklaşık 4 yıl içinde yüzlerce kez gözaltına alındı, polis tarafından darp edildi. Engin Karataş’ın OHAL Komisyonu başvurusu uzun bir aradan sonra sonuçlandırıldı. Başvuruyu reddeden komisyon, öğretmen Engin Karataş’ın işine iade edilmemesine gerekçe olarak, ihraç edildikten sonraki ‘işimi geri istiyorum’ diyerek başlattığı eylemleri gerekçe göstermişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Pandemi sürecinde atılan adımları eleştiren savcı görevinden uzaklaştırıldı

    Pandemi sürecinde atılan adımları eleştiren savcı görevinden uzaklaştırıldı

    PİRHA- Koronavirüs sürecinde iktidarın attığı adımları eleştiren Viranşehir Cumhuriyet Savcısı Eyyüp Akbulut, görevden uzaklaştırıldı.

    Koronavirüs süresince atılan adımları bir video yayınlayarak eleştiren ve ardından hakkında soruşturma başlatıldığı duyurulan Viranşehir Savcısı Eyip Akbulut, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) müfettişleri tarafından hazırlanan ön rapor sonrasında HSK 2. Dairesi tarafından geçici olarak görevinden uzaklaştırıldı.

    Viranşehir Cumhuriyet Savcısı Eyyüp Akbulut’un Türkiye’deki koronavirüs sürecinde atılan adımlarla ilgili yayınladığı video sosyal medyada gündem olmuştu.

    NE SÖYLEMİŞTİ?

    Uygulanan yasaklar ve yargı ile ilgili kabul edilemeyecek sorunlar olduğunu söyleyen savcı Eyüp Akbulut, kanunda “Vali gereken tedbirleri alır ifadesinin” gerekçe gösterilerek yapılan uygulamaların hiçbir şey ifade etmediğini kaydetmişti. Akbulut, bu uygulamaların bu kanuna istinaden yapılamayacağını savunmuş, kabahatler kanunun 32. maddesinin istismar edildiğini söyleyerek emrin yahut yasaklamanın kanunda açıkça düzenlenmesi gerektiğini fakat burada böyle bir unsur bulunmadığını dile getirmişti.

    Alınan önlemlerle alakalı olarak il idaresi yasasının zikredildiğini ve işlemlerin 11C ve 66. maddeler uyarınca yapıldığını ifade eden Cumhuriyet Savcısı Eyyüp Akbulut, “Ancak bir yasada “Vali gereken önlemler alır” denmesi bu kısıtlamalar için hiçbir şey ifade etmez. Yoksa vali bizlere aklımızın almayacağı şeyler de emredebilir. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasında dar yorum esastır. Kanunilik ilkesi caridir. Bunu bu yasaya istinaden yapamazsınız” şeklinde konuşmuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • HSK’de iki isim istifa etti

    HSK’de iki isim istifa etti

    Hakimler ve Savcılar Kurulu’nda (HSK) görev değişiklikleri yaşandı. Teftiş Kurulu Başkanı Yunus Nadi Kolukısa ve Genel Sekreter Fuzuli Aydoğdu istifa etti.

    HSK Genel Kurulu’nda yapılan seçim sonucunda Teftiş Kurulu Başkalığı’na HSK Baş Müfettişi Abdullah Alacahan, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcılığı’na ise Oğuz Akalın getirildi.

    Yeni Genel Sekreteri ise Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün belirleyeceği öğrenildi

  • Gezi davasına bakan heyet dağıtıldı

    Gezi davasına bakan heyet dağıtıldı

    Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), Gezi Parkı eylemleri davasına bakan İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi heyetini dağıttı. Osman Kavala’nın tahliyesi yönünde oy kullanan Mahmut Başbuğ ile diğer üç üye, ikinci heyette görevlendirildi.

    Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK), yayımladığı ikinci yetki kararnamesiyle, Osman Kavala’nın tutuklu yargılandığı Gezi Parkı davasına bakan İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi heyetini, bir üye haricinde tümüyle değiştirdi.

    Gezi Parkı eylemlerini finanse ettiği suçlamasıyla tutuklanan iş insanı Osman Kavala’nın da aralarında bulunduğu 16 kişinin ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ iddiasıyla  yargılandığı davaya, Utku Ercan başkanlığındaki İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi bakıyordu. Cumhuriyet’ten Alican Uludağ‘ın haberine göre HSK, 10 Temmuz’da, adli yargıya ilişkin yetki kararnamesi çıkardı. Bu kararnameyle Utku Ercan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na atanırken, yerine üye Mahmut Başbuğ’u başkan yaptı. Bu durum, iktidara yakın Türkiye gazetesinde, “Gezi’ye manidar atama” başlığıyla haber oldu. 18 Temmuz’da davanın ikinci duruşmasında da Kavala’ya tahliye kararı çıkmazken, Başbuğ tahliye yönünde oy kullandı. Bu süreçte HSK, yetki kararnamesine karşı itirazları topladı.

    DAVA HEYETİ TÜMÜ İLE DAĞITILDI

    HSK Birinci Daire, önceki gün “Adli Yargı Hâkimlerinin Müstemir Yetkilerinin Belirlenmesi ve Yeniden İnceleme Taleplerinin Değerlendirilmesine İlişkin Duyuru” yayımladı. Kararla, Gezi davası yargılamasını yapan heyet, bir üye hariç, tümüyle dağıtıldı. HSK, yetki kararnamesine, “İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2 heyet halinde çalışmasına, 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2019/74 ve 2019/313 esas sayılı dosyalar ile mezkûr dosyalara bağlantılı olarak gelebilecek davalara birinci heyetin, diğer tüm dosya ve işlere ise 2. heyetin bakmasına” karar verildiği notunu düştü.

    YENİ DAVALAR MI AÇILACAK?

    Kararda, “bağlantılı olarak gelebilecek davalar” vurgusu yapılması, Gezi Direnişi’yle ilgili yeni dava açılacağı yorumlarını da beraberinde getirdi.

    Bu kararla 30. Ağır Ceza’da iki yeni heyet oluşturuldu. HSK, doğrudan esas numaralarını yazarak, Gezi davası ve Adnan Oktar yargılamasını birinci heyetin yapmasına hükmetti. Gezi davasına bakacak birinci heyetin başkanlığına Galip Mehmet Perk, üyeliklerine ise Talip Ergen, Ahmet Tarık Çiftçioğlu getirildi.

    Mahmut Başbuğ ise ikinci heyetin başkanlığına atanırken, 1. heyetin Gezi ve Oktar dışındaki tüm dosyaları buraya devredildi. Daha önce Gezi davasına bakan 30. Ağır Ceza’nın üyeleri Sercan Karagöz, Hasibe Doğan ve Şule Yıldız ikinci heyet üyeliğine gönderildi. Bu üyeler, tutuklu Yiğit Aksakoğlu’nun tahliyesine imza atan heyette görev yapıyordu.

    8-9 Ekim tarihlerinde görülmeye devam edecek Gezi davasına yeni heyet bakacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gazeteciliği yargılayan hakim Yargıtay üyesi oldu

    Gazeteciliği yargılayan hakim Yargıtay üyesi oldu

    HSK tarafından Yargıtay ve Danıştay’a atanan üyeler arasında kamuoyunun bildiği dikkat çekici davalara bakmış olan isimler de yer alıyor.

    Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK), Yargıtay üyeliğine 100, Danıştay’a ise 12 kişinin atamasını gerçekleştirdi.

    Kararnamede en dikkat çeken isim, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ oldu.

    Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre Dağ, Cumhuriyet davasına bakan 27. Ağır Ceza’nın başkanlığını yapıyordu. Dava boyunca Cumhuriyet gazetesinin yayın politikasını yargılayan mahkeme, 25 Nisan’da kararını açıklamış ve 12 çalışanı “örgüte yardım” suçundan 3 ile 8 yıl arasında çeşitli hapis cezalarına çarptırmıştı. Cumhuriyet soruşturmasını yürüten başsavcı vekili Mehmet Akif Ekinci de geçen yıl Erdoğan tarafından HSK üyeliğine atanmıştı. Ekinci, dün yayımlanan kararnamede Orkun Dağ’ın atamasının altına imza attı.

    ANAYASA’YI ÇİĞNEMİŞTİ

    Hâkim Orkun Dağ, 27 Ağır Ceza Mahkemesi’nde görev yaparken Anayasa Mahkemesi’nin Mehmet Altan kararını da uygulamayarak anayasayı çiğnemişti. Bunun üzerine Altan’ın avukatları, üst mahkeme olan 27. Ağır Ceza’ya itiraz etmiş; başkanlığını Dağ’ın yaptığı 27. Ağır Ceza, AYM kararını tanımayarak Altan’ı tahliye etmemiş ve itirazı reddetmişti. Cumhuriyet avukatlarının Mehmet Altan kararını emsal olarak gösterip Akın Atalay, Murat Sabuncu ve Ahmet Şık’ın tahliye edilmesi başvurusunu da 27. Ağır Ceza reddetmişti.

    FAZIL SAY’A HAPİS CEZASI VEREN HAKİM YARGITAY ÜYESİ

    17 Aralık operasyonunda tutuklanan eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan ile Reza Zarrab’ın sağ kolu Abdullah Happani’nin aralarında bulunduğu 6 kişiyi tahliye eden, piyanist Fazıl Say’a Ömer Hayyam şiirini paylaştığı için 10 ay hapis cezası veren hâkim Hulusi Pur’un Yargıtay üyesi yapılması da dikkat çekti. Pur, son olarak İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başkan olarak görev yapıyordu.

    Atanan diğer isimlerin büyük çoğunluğunu, ‘FETÖ’ ile mücadelede öne çıkmış isimler oluşturuyor.

    HSK BAŞKAN VEKİLİNİN KARDEŞİ DE ATANDI

    Atamalarda AKP’ye yakın isimlerin ağırlıklı olduğu belirtildi. Bunlar arasında HSK Başkan Vekili Mehmet Yılmaz’ın İstanbul’da savcı olarak görev yapan kardeşi Sabri Yılmaz da yer alıyor.

    Listede 20’ye yakın ismin ‘milliyetçi kadrodan’ , 8-10 ismin ise ‘sosyal demokratlardan’ belirlendiği öğrenildi. (HABER MERKEZİ)