PİRHA- Türkiye’de giderek yayılan siyasal islama ve AKP’nin baskıcı politikalarına karşı Alevi kurumları, demokrasi güçlerinin de katılımıyla 10 Aralık’ta İstanbul’da bir miting yapacak. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, “Türkiye, AKP’ye geri adım attırmadığı sürece gelecek nesillerin laik, demokratik ve özgürlükçü bir ortamda yaşama şansının olmadığını biliyoruz. Bunu tersine çevirmek için mücadele zamanı diyoruz” dedi.
AKP iktidarının son seçimlerden sonra günden güne arttırdığı baskı ve asimilasyon politikalarına karşı İstanbul’da 10 Aralık günü Alevi kurumlarının çağrısıyla demokratik kitle örgütleri ve eğitim kurumlarının destek vereceği bir miting yapılacak.
“Laik eğitim, insanca yaşam, demokratik Türkiye” şiarıyla düzenlenecek mitingle ilgili bilgileri PİRHA‘ya aktaran Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz,“28 Mayıs seçimlerinden sonra AKP’nin iktidarını korumasıyla birlikte siyasal islam için adımları hızlandırdı. Adeta koşar adım gidiyor. Siyasal islamla yaşamımızı kuşattı ve başta seküler yaşamı savunan ve inancı yok sayılan Aleviler tarafından ciddi bir rahatasızlığa sebep oldu” dedi.
“BÜTÜN DEMOKRASİ GÜÇLERİNİN ORTAK BİR MÜCADELE ÖRMESİ GEREKİYOR”
İzmir’deki 16 Eylül mitingiyle ilk itirazlarını ortaya koyduklarını ifaden eden Deniz, devamında şunları söyledi:
“AKP iktidarı itirazları dikkate almayarak eğitim üzerindeki siyasal kuşatmasını daha da arttırdı. Bundan dolayı Aleviler, Türkiye’deki siyasal islama, eğitimdeki asimilasyon uygulamlarına ve antidemokratik uygulamalara sessiz kalamaz. Alevi kurumları 10 Aralık’ta İstanbul’da bir miting için karar aldı. Bu karar önemli bir karardı. Türkiye’de bütün demokrasi güçlerinin ortak bir mücadele örmesi gerekiyor. Türkiye, AKP’ye bu konuda geri adım attırmadığı sürece gelecek nesillerin laik, demokratik ve özgürlükçü bir ortamda yaşama şansının olmadığını biliyoruz. Bunu tersine çevirmek için mücadele zamanı diyoruz.”
PİRHA- İstanbul’da Garip Dede Dergahında 12 Haziranda ‘Demokrasi ve Aleviler’ başlıklı toplantıyı değerlendiren Topçu Baba Alevi Dergahı Kurucu Başkanı Mustafa Can, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz ve DAD Basın Sekreteri Bülent Felekoğlu, Alevilerin sesinin duyulması konusunda önemli bir çalışma olduğunu kaydettiler.
İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Dergahında ‘Demokrasi ve Aleviler’ başlıklı toplantı ve forumu Aleviler cephesinden değerlendirildi.
Toplantı ve forumunun ardından PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulunan Topçu Baba Alevi Dergahı Kurucu Başkanı Mustafa Can, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Basın Sekreteri Bülent Felekoğlu, forumdan olumlu tepkiler alındığını ifade ettiler ancak bazı kurumların yeterli duyarlılığı göstermemesini eleştirdiler.
“ALEVİLER BU ÜLKENİN AYDINLIK YÜZÜ”
Türkiye’nin ciddi bir demokrasi sorunu olduğunu belirten Topçu Baba Alevi Dergahı Kurucu Başkanı Mustafa Can, “Türkiye yangın yerine dönmüş durumda Türkiye’nin dört bir yanında çığlıklar yükseliyor. Ülkenin üzerine çöreklenen bu kara bulutları dağıtacak olan yapının en önemli ayaklarından bir tanesi Aleviler. Çünkü Aleviler bu ülkenin aydınlık yüzü” dedi.
Can, şu anda ülkede bir korku ikliminin egemen olduğunu ifade ederek şöyle devam etti:
“Korku bulaşıcıdır ama cesaret de bulaşıcıdır. Bizim biraz birbirimize dokunmaya, temas etmeye ihtiyacımız var. Çünkü korku iklimi herkesi bir biçimiyle bulundukları noktada mıhladı. Ama buna karşın ülkenin dört bir yanında haykırışlar, sesler var. Bunları merkezileştirmek, bunları ortaklaştırmak gerekiyor. Bu noktada Aleviler, bugüne kadar getirdikleri inançlarıyla, birikimleriyle, deneyimleriyle ve mücadele birikimleriyle bu sürecin motor gücü olabilirler.”
“DEMOKRASİ VE ALEVİLER FORUMU, ALEVİLERİN SESİNİN DUYULMASINA HİZMET ETMİŞTİR”
Demokrasi ve Aleviler forumunun Alevilerin birliği açısından önemli bir çalışma olduğuna dikkat çeken Can, “Demokrasi Konferansı Türkiye’deki bütün bu dağınıklığı ortadan kaldırmak için verilen bir işaret fişeğidir. Dolayısıyla bu işaret fişeğinin önemli dinamiklerinden bir tanesi Aleviler olacaktır. ‘Demokrasi ve Aleviler’ forumu, Alevilerin birliğine hizmet etmiş midir diye bakıldığında ise en azından Alevilerin sesinin duyulmasına hizmet etmiştir, diyebiliriz. “Alevi örgütleri bütünlüklü olarak bu konferansta var mıydı?” diye bakacak olursak da, yanıtı bir soru işaretidir. Önümüzdeki süreçte insanların öne çıktıkları ve birbirlerine dokundukları müddetçe bir sürü insanın sürece dahil olacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.
“DEMOKRASİ VE ALEVİLER FORUMU, ASIL AMACINA ULAŞTI”
Forumun amacına ve sonuçlarına ilişkin konuşan Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz ise Demokrasi Konferansı Alevi bileşenleri olarak 12 Haziran’da Garip Dede Dergahında yapılan ‘Demokrasi ve Aleviler’ forumunun asıl amacına ulaştığını söyledi.
“Mevcut olan anti demokratik uygulamaların arttığı bir dönemde Alevilerin de bu konuda rahatsızlığını dile getirmesi ve nasıl bir demokrasi istediğine yönelik olan tartışma amacımız aslında hedefine ulaştı” şeklinde konuşan Deniz, konuya ilişkin görüşlerini dile getirirken şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye’den ve Avrupa’dan bir çok Alevi kurum yöneticisi ve bireysel olarak katılan canlarımız bu tartışmayı yaptılar ve bir sonuç bildirgesi çıkardılar. Bizim bu forumu yapmadaki asıl nedenimiz, 24 Haziranda yapılacak olan Demokrasi Konferansı ve sonrasında yerellerde uygulanacak olan konferans çalışmalarına Alevi kurumlarını da dahil edebilmek, demokrasi güçleriyle ortak hareket edebilme, ortak mücadeleyi geliştirme ve yaşam kültürünün alt yapısını yapmaktı.”
“BU KONUDA DUYARLI DAVRANMAYAN KURUMLARIMIZ OLDU”
Deniz, foruma daha çok kurumun ve daha çok yerelin dahil olması beklentisinde olduklarını paylaşarak şunları kaydetti:
“Şu anki çalışmalar fena değil. Dileğimiz daha çok kurumun ve daha çok yerelin buraya dahil olmasıydı. Ama maalesef ki bu konuda çok duyarlı davranmayan kurumlarımız oldu. Özellikle merkezi yapılanması ve çoklu şubesi olan kurumlarımız, sanki ülkede çok güzel bir demokrasi var ve Aleviler hiç anti demokratik uygulamalara maruz kalmıyormuş gibi bir tavırla uzaktan izlemeyi tercih ettiler.
Sürecin şunu getireceğini düşünüyorum. Yaşanan baskılar ve sindirme politikaları devam ettiği sürece, ilerde bu kurumlarımız da konuya müdahil olmak zorunda kalacaklardır. Ama genel çerçeveden baktığımızda, Alevi hareketinde en azından bunu tartıştırmak bile değerliydi. Çünkü Alevi hareketi son süreçte, özellikle pandemi sürecinde durgunluk ve pasifize durumdaydı. Tümünü harekete geçirmek iyi olurdu ama kısmi olarak da bir karşılık bulur diye düşünüyorum.”
“ALEVİLER OLARAK KENDİ İÇ SORUNLARIMIZA VURGU YAPTIK”
Demokrasi Konferansı’nın Türkiye’deki çok yönlü hak arama örgütlerini, Türkiye’nin farklı dinamiklerini bir araya getirme hedefinde, birlikte söz kurma ve demokratik ısrardaki çalışma kültürünü geliştirmek fikirlenmesiyle açığa çıktığını ifade eden DAD Basın Sekreteri Bülent Felekoğlu, “Rıza Türmen’in de bu yöndeki bir ön önerisiyle demokrasi birliği içerisinde bir manaya kavuştu” dedi.
Felekoğlu, forumdan önemli tepkiler alındığını belirterek şunları söyledi:
“Son iki yıldır Aleviler içerisinde bir durağanlık hakimdi. Bir çok Alevi düşünür, kanaat önderi söz kurma alanı ile alakalı bir eksiklik yaşıyordu. Bunun öncesinde bir birlik süreci vardı. Birlik süreci içerisinde bazı durumlar olgunlaştı. Fakat son iki yılda bu durumlar birbirinden uzaklaştı. ‘Demokrasi ve Aleviler’ forumumuzda, Aleviler olarak aslında daha çok kendi iç sorunlarımıza vurgu yaptık. Katılımcıların çoğunda kendimize bakmamız gerektiği, kendimizdeki eksikliği görmemiz gerektiği ve bu yönüyle, forumun buradan da söz kurması gerektiği yaklaşımı vardı.”
“DEMOKRASİ VE ALEVİLER FORUMU, DERLİ TOPLU BİR FORUM OLDU”
“Biz genel boyutta Alevilerin işçilerle, ekolojistlerle ve diğer hak örgütleriyle ve yapılarla olan ilişkisi içerisinde kendi sözünü taşımak istedik. Sonrasında çok olumlu tepkiler aldık” ifadeleriyle konuşan Felekoğlu, şunları kaydetti:
“Bu süreçte emeği geçen her arkadaş önemli roller üstlendiler ve gerçekten derli toplu bir forum oldu. Bütün katılımcıların ortak yorumu derli toplu olmasındaki uyumluluk ilişkisiydi. Katılan her konuşmacı ve fikir bildiren her can, bunu büyük bir olgunlukla ifade etti.
Aleviler Türkiye’deki tüm demokratik arayışlar, tüm hak arayışlarıyla iş birliği yapmak, bunları güçlendirmek için ellerinden gelen dayanışmayı göstermek durumunda. Biz Demokrasi Konferansına fikirlerimizi taşırken, Alevilerin de yaklaşımının güçlü anlaşılması için elimizden geleni yapacağız. Biz Alevilerin süreç içerisinde demokrasiyi içselleştirmek ve kendi iç demokrasimizi, kadının, gençliğin temsiliyeti konusunda bir yoğunlaşmaya ihtiyacımız olduğu açıktır.”
PİRHA-Yeni yıl mesajı veren Alevi kurum başkanları ve dedeler 2018’in barış, huzur ve adaletli bir yıl olmasını temenni ettiler.
Alevi kurum başkanları ve pirleri yeni yıldan beklentilerini PİRHA’ya açıkladılar.
“İÇİMİZDE VE DIŞIMIZDAKİ ŞER ODAKLARI YOK OLSUN”
Alevi Bektaş Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız, 2018’e girerken katillerin iş başında olduğunu söyleyerek şunları ifade etti: “Yeni yılda içimizde ve dışımızdaki şer odaklarının yok olması, adaletin ve hukukun tecelli etmesini temenni ediyorum.”
“TÜM İNSANLIĞA BARIŞ HUZUR VE MUTLULUK GETİRSİN”
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Tuncer Baş, yeni yılın tüm insanlığa mutluluk, barış ve huzur getirmesini temenni ederek OHAL ve KHK’lerin, yolsuzlukların olmadığı bir yıl diledi.
“İNSANALRIN KARDEŞÇE YAŞADIĞI BİR YIL DİLİYORUM”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, 2028’in huzur ve barış içerisinde daha demokratik bir yıl olmasını dileyerek “Man Adası gibi yeni adaların keşfedilmediği, tüm insanların ve milliyetlerin özgürce ve kardeşçe yaşadığı bir yıl diliyorum” dedi.
“YENİ YILDA BARIŞ İÇİN HEP BİRLİKTE MÜCADELE ETMEMİZ LAZIM”
Demokratik Alevi Derneği (DAD) Eş Genel Başkanı Dursun Demirtaş, her şeyden önce yeni yılda barış ortamının sağlanması gerektiğini vurgulayarak şunları dile getirdi: “Eşitlik, özgürlük, barış ve adalet için ben insanım diyen her kişi ve kurumun mücadele etmesi gerekiyor. Başka türlü güzel bir yaşama kavuşamayız. İnancımıza göre bu yeni yılın sağlık, huzur, barış ve esenlik getirmesini istiyoruz. Ama bunun için de mücadele etmemiz gerekiyor, bu konuda çaba sarf etmemiz gerekiyor. Ülkemizde, Mezopotamya bölgesinin her yerinde kanlar akıyor. Egemen güçlerin temsilcileri insanların dilini, kültürünü ve inancını yok etmeye çalışıyor. Bizim buna karşı hep birlikte mücadele etmemiz lazım.”
“ALEVİ HAK VE TALEP MÜCADELESİ KARŞILIĞINI BULSUN”
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz de yeni yıldan çok beklentisi olmadığını söyleyerek şunları ifade etti: “Alevi hak ve talep mücadelesinin karşılığını bulmasını temenni ediyoruz. Alevilerin birliği ve dirliğinin uyum içerisinde olmasını diliyoruz. Çünkü ülke ve bölge anlamında sıkıntılı bir sürece giriyoruz.”
PİRLERDEN YENİ YIL MESAJI
Sosyal medya hesaplarında yeni yıldan beklentilerini paylaşan Alevi dedeleri Celal Fırat, Eren Yıldırım ve Sefa Öztürk ise şunları kaydettiler:
İmam Rıza Ocağı Piri Celal Fırat: “2018 yılından beklentimiz OHAL’siz, huzurlu ve yüreklerde sevgi dolu bir Türkiye… Çok şey mi istedik?”
Baba Mansur Ocağı Piri Eren Yıldırım: “2018 barışın, özgürlüğün ve adaletin yılı olsun.”
Güvenç Abdal Ocağı Dedesi Sefa Öztürk ise ‘Yeni Sene’ isimli bir şiir yayımladı:
YENİ SENE
Dostlarınız var mı soğuk kış günlerini paylaştığınız
Kuşlara yem veriyor musunuz pencerenize konduğunda
Sokakta hayvanlar size muhtaç
Onlar için de bir kap yemeğiniz olsun
Nasıl olsa yaşam zor zanaat
Her taraf şiddet ve de acı
Kadınlar katlediliyor çocuklar da
Tecavüz kadınlar ve çocukları bekliyor
Özgürlükler başka bahara
Açlık ve sefalette cabası
Yine de eksilmesin umutlar
İnadına daha da yeşersin
Bahar gelsin yani
Hepinize iyi seneler
İNKARCILIĞA ve AYRIMCILIĞA HAYIR
Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu, artık bu ülke de ayrım yapılmasını, inkarcılık yapılmasını istemediklerini belirtirken şu mesajı verdi:
“İnsanlar inançlarından dolayı, konuştukları dilden dolayı cinsiyet farkından dolayı, ve neden ne olursa olsun hiçbir şekilde baskı ya uğramasın istiyoruz. Sokaklar da kadınlar ve çocuklar hiçbir şekil de taciz edilmesin istiyoruz. Tacizcilere ve bu sapıklara gerekli cezai işlem yapılsın diyoruz. Eşit Yurttaşlık Hakkının ülkede tüm insanlarımıza uygulanmasını istiyoruz.
Kısaca “insanlarımız hak ettiği gibi” yaşamalı diyoruz.
İnkarcılığa ve ayrımcılığa hayır, diyoruz.
Bu inançla, 2018 yılı canlarımıza, ve tüm insanlığa barış, kardeşlik ve huzur getirmesi dileği ile.”
PİRHA-Maraş Katliamı’nın yıldönümü yaklaşırken Maraş Valiliği’nin Maraş’ta gösteri, yürüyüş ve basın açıklamasını 13 Ocak 2018 tarihine kadar yasaklamasına Alevi kurum başkanlarından tepkiler geldi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan ve Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz bu karar rağmen Maraş’a giderek anmayı gerçekleştireceklerini vurguladılar.
“VALİLİK AKLIMIZLA ALAY EDİYOR”
PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, Maraş Valiliği’nin zaman zaman 1 aylık süre içerisinde zaman zaman da anmalardan iki gün önce bu tür yasakları getirdiğini hatırlatarak, bu yasağa rağmen programlarında hiçbir sapma olmayacağını ifade etti. “Valilik geçen yıl olduğu gibi bu sene de bizim aklımızla alay ediyor. Biliyorlar ki yasaklasalar da hatta Maraş’ın etrafını dikenli tellerle çevirseler de biz kurumlar olarak Yörük Selim’de basın açıklamasını yapacağız” diyen Kaplan, anmanın kitlesel hale getirilmemesi için bu yasaklamaların yapıldığına dikkat çekti.
“ENGELLEMELERE KARŞI TAVRIMIZ NET”
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, geçen yıl da valiliğin böyle bir karar aldığını ancak buna rağmen anmanın gerçekleştirildiğini belirterek, engellemelere karşı tavırlarının ve duruşlarının net olduğunu söyledi. Ülkede OHAL gerekçesiyle tepki gösterilmek istenen hiçbir şeye tepki verilmediğini ifade eden Deniz, Alevilere böyle bir kararın güçleri karşı karşıya getirmek için bilinçli alındığını ve gerilim politikasının arttırılmaya çalışıldığını kaydetti. (HABER MERKEZİ)
PİRHA -Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 11. sınıflar için hazırladığı Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabında 12. İmam Muhammed Mehdi’nin yerine son imam olarak 11. İmam Hasan Askeri’nin gösterilmesine tepki gösterdi. Deniz, bunun masum bir yanlışlık mı yoksa niyetlerin kitaplara yansıması mı olduğunu sordu.
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz ders kitaplarında Aleviliğe dair konulan bölümlerin yanlışlığını ve Alevi inancında ibadetin bir parçası olan semahın folklorik olarak gösterilmesini PİRHA’ya değerlendirdi.
Aydın Deniz, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 11. sınıflar için hazırladığı Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabında 12. İmam Muhammed Mehdi’nin yerine son imam olarak 11. İmam Hasan Askeri’nin gösterilmesinin ve semahın ilkokul 2. sınıf Hayat Bilgisi kitabında halay olarak nitelendirilmesinin masum bir yanlışlık mı yoksa niyetlerin kitaplara yansıması mıdır? diye sordu.
“HÜKUMETİN ZİHNİYETİNİ DAHA NET ORTAYA KOYDU”
2015 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin zorunlu din derslerinin kaldırılması konusundaki kararını uygulamak yerine ders kitaplarında Aleviliğe daha geniş yer vererek zaman kazanmak adına adımlar atıldığını belirten Deniz, bu yılki müfredat programında yaşanan örneklerin hükumetin zihniyetini daha net ortaya koyduğuna dikkat çekti.
“GÖSTERMELİK ÇABALAR”
Semah’ın halay olarak sunulmasının inançsal boyuttan uzaklaştırıp basitleştirme çabası olduğunu kaydeden Deniz, “Müfredatta Aleviliğin birkaç satır fazla işlenmesi ile önemsediklerini göstermeye çalışmaları aslında, 12 İmam sıralamasının yanlışlığı ile sadece göstermelik çalışmalar olduğunu ve önemsemediklerinin kanıtıdır” dedi.
“SÜNNİ BİR BAKIŞ AÇISIYLA ALEVİ DEĞERLERİ TANIMLANAMAZ”
Sünni bir bakış açısıyla Aleviliğin ve değerlerinin tanımlanmasının yanlış olduğuna dikkat çeken Deniz, laik bir devlet eğitiminde din derslerinin olmayacağını belirtti. Deniz, AİHM’nin zorunlu din dersleri kaldırılması yönündeki kararın uygulanmasına yönelik taleplerini yineledi. (HABER MERKEZİ)