Etiket: HUBYAR SULTAN

  • Kenanoğlu: Cemevi Başkanlığı MHP’ye bağlı; Alevi kurumları köy köy dolaşıp Alevileri bilgilendirmeli-VİDEO

    Kenanoğlu: Cemevi Başkanlığı MHP’ye bağlı; Alevi kurumları köy köy dolaşıp Alevileri bilgilendirmeli-VİDEO

    PİRHA-27’inci Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın hükümetin eliyle değil MHP’nin eliyle yönetildiğine dikkat çekti. “Alevilerin kanı MHP’nin elindedir” diyen Kenanoğlu, Cemevi Başkanlığı’nın Alevi köylerindeki faaliyetlerine karşı Alevi kurumlarının yöneticilerinin köyleri gezerek halkı bilgilendiren broşür dağıtması gerektiğini söyledi.

    27’inci Dönem Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın köylere gitmesine tepki göstererek, Alevi kurumlarının bu durum karşısında köyleri dolaşarak bilgilendirme yapması gerektiğini söyledi.

    Alevi kurumlarının daha önce de Fethullah Gülen Cemaati tarafından yönetildiğini, sonrasında bu görevin MHP’nin devraldığına da dikkat çeken Kenanoğlu, “Cemevi Başkanlığı’nı destekleyen kurumlara baktığınız zaman bir ayağı MHP’de olan kurumlar bunlar” dedi.

    “CUMHURİYETİN 100. YILI BİTERKEN ALEVİLER KONTROL ALTINA ALINMAYA ÇALIŞILIYOR”

    Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Alevilerin yok sayıldığını ifade eden Kenanoğlu, “Avrupa’daki Alevi kurumlarının Aleviliği farklı, özgün bir inanç olarak tescil ettirmeleri, dünya devletlerine kabul ettirmeleri, Türkiye’den açılan davalar, Alevi kurumlarının yürüttüğü demokratik mücadeleler ve mücadele üzerinden elde edilen haklar yoğunlaştıktan sonra artık devlet cumhuriyetin 100’üncü yılı biterken Alevi inancını da kontrol altına alınması gereken bir topluluk olarak görmeye başladı. Cemevi Başkanlığı kurularak nasıl ki Diyanetle Sünnilik kontrol altına alınmaya çalışılıyorsa, Cemevi Başkanlığı da Alevileri kontrol altına almaya çalışıyor” dedi.

    “ALEVİ ÖRGÜTLERİ İTİRAZLARINI TOPLUMA ULAŞTIRAMAMIŞ”

    Alevi örgütlerinin tam anlamıyla görevini yerine getirmediğini, köyleri ziyaret ederek Cemevi Başkanlığı’nın ne amaçla görevlendirildiğini anlatması gerektiğini belirten Kenanoğlu, şöyle devam etti:

    “Cemevi Başkanlığı’nda uzman olarak görev alan kişiler Alevi köyleri dolaşarak cemevlerinde eksiklerinin olduklarını tespit ediyorlar. Bazı köylerden bizleri arayarak bu durumla ilgili Alevi kurumları ne diyor diye bizden bilgi alıyorlar. Eğer vatandaşlar bu konu hakkında bizleri arıyorsa demek ki Alevi kurumları tam anlamıyla itirazlarını topluma ulaştıramamıştır.
    Alevi kurumlarına şu çağrıyı yapıyoruz: Bu konu hakkında bir broşür hazırlansın ve her köye bu broşürlerden dağıtılsın. Bir de her köyde cemevlerimiz var. Bu çalışmaları planlı bir şekilde yürüterek gereken köylere ulaşması gerekiyor. Cemevi Başkanlığı’nın yapmaya çalıştıkları işleri Alevi kurumlarının devralması gerekiyor.

    Kaymakamın yaptığı işleri Cemevi Başkanlığı kendi hanesine yazıyor. Alevilerin bu konuda uyanık olması lazım. Köylerde muhtarlar cemevlerinin elektrik masraflarını kaymakamlığa iletiyor, Cemevi Başkanlığı da biz ödedik diyor. Alevi kurumları ve muhtarlıklar ya tamamıyla devlet birimlerinin hizmetlerini ret edecekler ya da buralarda yerel idarelerle ilişki kurmanın yolunu bulacak.”

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI BAKANLIĞA BAĞLI AMA BAKANA BAĞLI DEĞİL, MHP’YE BAĞLI”

    Cemevi Başkanlığı’nın MHP’ye bağlı bir kurum olduğunu vurgulayan Kenanoğlu, “Daha önce Fethullah Gülen Cemaati bu işi kendi ilgilendiği için hükümet Alevi konusunda geri duruyordu. Daha sonrasında Cemevi Başkanlığı’yla birlikte bu alan MHP’ye bırakıldı. Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda Bakanlık Alevi kurumlarıyla bir görüşme yapmak istiyor. Alevi kurumları, Cemevi Başkanlığı’nın katılmaması şartıyla bu görüşmeyi kabul ediyor. Buna rağmen Cemevi Başkanlığı görüşmeye katılıyor. Yaptığımız araştırmaya göre Cemevi Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı ama bakana bağlı değil, MHP’ye bağlı. Zaten Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı desteleyen kurumlara baktığınız zaman bir ayağı MHP’de olan kurumlar bunlar. MHP’nin geçmişten beri savunduğu ideoloji bellidir zaten. Alevi toplumunun kanı MHP’nin elindedir” diye konuştu.

    “HUBYAR SULTAN’IN BU DAĞLARA NİÇİN ÇIKTIĞINI İYİ OKUSUNLAR”

    Alevilerin geçmiş tarihlerine bakmaları gerektiğini dile getiren Ali Kenanoğlu, “Hubyar Sultan’ın bu dağlara niçin çıktığını iyi okusunlar, ona göre devletle olan ilişkilerini tekrar gözden geçirsinler” dedi.

    Kamber YILDIZ/TOKAT

  • İnananların, direnenlerin, hayalini kuranların, evlat bekleyenlerin ziyareti; Sersem Baba-VİDEO

    İnananların, direnenlerin, hayalini kuranların, evlat bekleyenlerin ziyareti; Sersem Baba-VİDEO

    PİRHA- Hubyar Sultan Ocağı mensubu Hüseyin Kelleci, Hubyar Köyünde ‘Sersem Baba’ olarak bilinen ziyaret yerinin çok sayıda insanın uğrak yeri olduğunu belirti. Kelleci, “Özellikle çocuğu olmayan ya da derdi olan herkes, burayı ziyaret eder. Sersem Baba inananların, direnenlerin, hayalini kuranların, evlat bekleyenlerin yeridir” dedi.

    CAN TV program sunucusu Hüseyin Kelleci, Tokat’ın Almus İlçesi Hubyar Köyü’ndeki Sersem Baba ziyaretine yapılan yoğun ziyaretler hakkında bilgi verdi.

    Sersem Baba’nın bölgede yaşayanlar için önemli bir ziyaret yeri olduğunu aktaran Kelleci, “Sersem Baba inananların, direnenlerin, hayalini kuranların, evlat bekleyenlerin yeridir. Burada doğanın içerisinden çıkan çok kutsal bir böcek var ancak herkese gelmez, görünmez. Bu kutsal böcek, suyla birlikte gelir buraya. Çocuğu olmayanlar, bu böceği alır yutar ve seneye çocuğuyla birlikte tekrar buraya gelir. Bugüne kadar bu ziyarete hep yoğun ilgi olmuştur” dedi.

    Hüseyin Kelleci, Hubyar Köyü’ndeki yüksek dağdan çıkan iki su kaynağının Sersem Baba’nın bulunduğu yere aktığı bilgisini vererek, “Birinden berrak su, diğerinden ise böcekli su akar” dedi.

    “ERENLERİMİZİN SAYESİNDE YAŞIYOR NEFES ALIYORUZ”

    Almus İlçesi Görümlü Köyü’nden Kul Himmet Derneği Yönetim Kurulu üyesi Şakir Çoban da Sersem Baba’yı ziyaret edenler arasında yer aldı. Şakir Çoban, ziyaretin nedenini ise şu sözlerle ifade etti:

    “3-4 senedir çocuk istiyoruz olmuyor. Pir Baba Sultan Ocağı olan Sersem Baba’ya geldik ve burada bir kurban kestik. Eğer çocuğumuz olursa seneye de kurbanımızı getirmek istiyoruz. Bugün yaşıyor, nefes alıyorsak pirlerin, erenlerin sayesindedir. Hepsine aşkı niyazlarımı sunuyorum.”

    Baba Cuma Çoban ise, “Niyetlerimiz kabul olsun. Şakir oğlumun bir çocuğu olsun niyetiyle dilek dilemek için geldik. Çocuğumuz olursa seneye buraya kurbanla birlikte geleceğiz” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN /TOKAT

     

  • Mıhlı Baba ile Çetrez Baba ziyaretlerine ilgi sürüyor -VİDEO

    Mıhlı Baba ile Çetrez Baba ziyaretlerine ilgi sürüyor -VİDEO

    PİRHA- Hubyar Sultan Ocağı mensubu Hüseyin Kelleci, Hubyar Köyünde ‘Mıhlı Baba’ olarak bilinen ziyaretin çok sayıda insanın uğrak yeri olduğunu anlattı. Hastalanan, çocuğu olmayan ya da derdi olan herkesin, Mıhlı Baba’yı ziyaret ettiğini anlatan Hüseyin Kelleci, Hubyar bölgesinde benzer birçok ziyaret yerinin var olduğunu söyledi.

    CAN TV program sunucusu Hüseyin Kelleci, Tokat’ın Almus ilçesi Hubyar Köyündeki Mıhlı Baba ile Çetrez Baba ziyaretleri hakkında bilgi verdi.

    Hüseyin Kelleci, Hubyar Sultan’ın 500’lü yılların ortalarında Hubyar Köyüne geldiğini; hem psikolojik hem inançsal hem de iyi bir direnişçi olarak Hubyar’ın önemli bir şahsiyet olduğunun altını çizdi. Hüseyin Kelleci, Mıhlı Baba’ya dair de şu bilgileri paylaştı:

    “Mıhlı babanın anlamı şu; bu ziyaret yerine hastalanan, karnı ağrıyan, başı ağrıyan, çocuğu olmayan, askere giden, her türlü derdi olan gelir ve dua eder. Ayrıca buraya gelenler mıh (çivi) çakıyor ve ‘tüm dertlerimi buraya mıhladım’ yani ‘çiviledim’ diyor. Dert ortağı, dertlerin çivilendiği bir yer, yani Mıhlı Baba.

    Mıhlı babaya hasta olarak gelip, çivi çaktıktan sonra sağlığına kavuşanlar tekrar Mıhlı Baba’ya uğrarlar. İyileşenler, beraberinde kurbanını da getirir. Kurbanlar burada kesilip pişirilir. İyileşen kişi, ardından bütün komşularını buraya çağırıp derdinden kurtulduğu için lokmasını yedirip yoluna devam eder.”

    “HUBYAR SULTAN, İNSANLARIN DERDİNE YETİŞMİŞ”

    Mıhlı Baba ziyaretinde yaşanan kerametlerin asırlardır anlatıldığını belirten Hüseyin Kelleci, “Hem psikolojik olarak hem de doğa inancının hakim olduğu bir yerde Hubyar Sultan bunların hepsini yapmış. Dermatoloji (deri hastalığı) göz hastalıkları, bel ağrıları; kısacası insan vücudunda hastalık olarak ne varsa yaylamızdan ovamıza kadar Hubyar Sultan, insanların derdine yetişmiş” diye ifade etti.

    DOĞANIN ŞİFA OLDUĞU BÖLGE HUBYAR

    Hüseyin Kelleci, Hubyar Sultan’dan çıkılıp Tokat istikametine gidildiğinde ‘Çetrez Baba’ isimli bir ziyaret yerinin olduğunu da aktardı. Kelleci, Çetrez Baba’ya dair ise “Tokat’tan, Sivas’a doğru giderken ‘Yolumuzu çetine rast getirme, yolumuzu yolsuzdan uzak tut, sevdiklerimize bir an önce bizi kavuştur, güle güle gidelim, güle güle gelelim. Çetine, zora uğramadan sana niyaz olunsun, geri dönelim’ diye dualar edilir. ‘İyileşenler oldu mu?’ derseniz. Benim duyduklarım oldu. Hakikaten buralara gelip derdinden kurtulan, burada kurban kesen insanlar duydum. Bunu hem psikolojik olarak hem de doğa anlamıyla olduğunu düşünüyorum. Alevi geleneklerinde doğaya olan saygı da düşünüldüğünde böyle yorumlanabilir. 500 Küsur yıldır bu böyle anlatılıyor. Bundan sonra da anlatılmaya devam edecek”

    Cebrail ARSLAN/TOKAT

     

  • ‘Alevi iş insanlarına yapılan ayrımcılığa son’

    ‘Alevi iş insanlarına yapılan ayrımcılığa son’

    PİRHA – Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, Alevi Bektaşi Federasyonu ve Alevi Dernekler Federasyonu, iş insanı Fırat Önal’ın hedef gösterilerek ticari faaliyetlerinin engellemesine ilişkin açıklama yaptı. Paylaşılan ortak bildiride “Sessiz kalmayacağız” mesajı verildi.

    İnşaat sektöründe faaliyet yürüten Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği üyesi Fırat Önal’ın hedef gösterildiğini belirten Alevi örgütleri, konuya ilişkin açıklama yaptı.

    “İtibarsızlaştırma ve sindirme politikalarına sessiz kalmayacağız” denilen açıklamada Alevi yurttaşların ticari faaliyetlerinin engellemesinin hukuka aykırı olduğu vurgusu yapıldı.

    “SAVCILARA ÇAĞRIMIZDIR”

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, Alevi Bektaşi Federasyonu ve Alevi Dernekler Federasyonu’nun İstanbul’da ortak yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

    “Aleviler bu ülkede tüm vatandaşlık görevlerini yerine getiren, vergisini veren ve sorumluluklarını bilen bir toplumdur. Tüm bunlara rağmen yüzyıllardır bu topraklarda sırf kimliklerinden dolayı yaşam hakları elinden alınan katliamlara uğrayan ve ayrımcılığa maruz kalanlardır. 21. Yüzyılda bile bu anlayış ve zihniyetin devam ettiğini ayrımcılık yapanların cezasızlık politikası ile ödüllendirildiği örneklere halen şahit olmaktayız. Bu ülkenin cefasını eşit çekerken yurttaşlığı yaşamaya gelince Alevilere eşit yurttaşlık hakkının çok görüldüğü anlayışı yaşamın her alanına yansımaya başladı.

    Alevi kimliği nedeniyle ayrımcılığa uğradığımız birçok konuya yenisi eklendi. Alevi iş insanları daha önce kimliklerinden dolayı ticari faaliyetlerinde birçok zorlukla karşılaşıyor idi. Bugün bu zorlukların alenen yapıldığına, hatta yerel basın üzerinden Alevi iş insanlarının kriminalize edilerek itibarsızlaştırma örneklerini yaşamaya başladık. Söz konusu Aleviler olunca ticari faaliyetlerinin önüne geçmek amacıyla her türlü yalan dolan haberleri yapmayı kendinde hak görenlere buradan bir daha sesleniyoruz. Bu ülkede her vatandaşın ticaret yapma hakkı olduğu kadar Alevilerin de hakkı olduğu bunun engellenmesine karşı Alevi toplumunun sessiz kalmayacağını bilin.

    Balıkesir bölgesinde inşaat sektöründe faaliyet yürüten Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği üyesi Fırat Önal üzerinde uygulanmaya çalışılan itibarsızlaştırma ve sindirme politikalarına sessiz kalmayacağız. Yerel basın üzerinden hedef göstererek ticari faaliyetlerinin engellemesine sessiz kalmayacağız.

    Konuyla ilgili olarak suç duyurusunda bulunduk. Buradan savcılara çağrımızdır, bu işin arkasında olanlar ve buna alet olanların yargı önünde hesap vermesini sağlamalıdırlar. İnancından dolayı hiç bir iş insanının ayrımcılığa uğramasına göz yummamalıdırlar.

    Alevi iş insanlarına yapılan ayrımcılığa son…”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Okmeydanı Cemevi’nde Hubyar Sultan anma etkinliği düzenlendi-VİDEO

    Okmeydanı Cemevi’nde Hubyar Sultan anma etkinliği düzenlendi-VİDEO

    PİRHA-Okmeydanı Cemevi’nde gerçekleştirilen Hubyar Sultan anma etkinliğinde konuşan HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, “Bugün adını andığımız, ismini duyduğumuzda niyaz verdiğimiz pirlerimizin tamamı zalimin zulmüne karşı bir başkaldırı ve mücadele ile geçmiş yaşamları. Zulme karşı da kılıç kuşanmışlar. Bizim sahip çıkmamız gereken Hubyar Sultan’ın kendi yolu” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu‘nun konuşmacı olarak katıldığı Hubyar Sultan anma etkinliği Okmeydanı Cemevi’nde gerçekleştirildi. Etkinliğe

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan‘ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    “HUBYAR SULTAN’IN YOLUNA SAHİP ÇIKMALIYIZ”

    Programda konuşan HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Osmanlı dönemindeki Celali isyanlarına değinerek, şunları söyledi:

    “Tarihte Celali isyanları olarak bilinir. 1500’lerin başında başlar, 1620’ye kadar sürer. Yani 120 yıl kesintisiz silahlı bir mücadele vardır. Biz de bazen şöyle anlatılır ya: Bizimkiler hiç kılıç çekmemişler, savaşa karışmamışlar. Böyle bir şey yok. Bu doğru bir anlatım değil. Bugün adını andığımız, ismini duyduğumuzda niyaz verdiğimiz pirlerimizin tamamı zalimin zulmüne karşı bir başkaldırı ve mücadele ile geçmiş yaşamları. Zulme karşı da kılıç kuşanmışlar. Sadece onların karşısında oturup, cem yapıp, geleceklerini beklememişler. Hubyar Sultan da o dönem Osmanlıya karşı mücadele eden birliklerin komutanı. Bu isyanlar niye başarılı olamamış? Kendi yorumum şu: Bir devlet kurmayı düşünmüyorlar mesela hiçbir zaman. Saldırıları püskürtme amaçlı silahlı mücadele gerçekleştiriyorlar. Bizim sahip çıkmamız gereken Hubyar Sultan’ın kendi yolu.”

    Konuşmaların ardından Okmeydanı Cemevi Gençlik Komisyonu semah döndü. Etkinlik sanatçı Nilüfer Sarıtaş’ın seslendirdiği ezgiler ile son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Okmeydanı Cemevi’nde Hubyar Sultan anma etkinliği yapılacak-VİDEO

    Okmeydanı Cemevi’nde Hubyar Sultan anma etkinliği yapılacak-VİDEO

    PİRHA-Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ile sanatçı Nilüfer Sarıtaş’ın katılımıyla gerçekleştirilecek olan Hubyar Sultan anma etkinliği Okmeydanı Cemevi’nde 3 Nisan Pazar günü saat 15.00’te başlayacak.

    Hubyar Sultan anma etkinliği, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ile sanatçı Nilüfer Sarıtaş’ın katılımıyla 3 Nisan Pazar günü Okmeydanı Cemevi’nde yapılacak.

    Kenanoğlu’nun konuşmacı olarak yer alacağı programda Nilüfer Sarıtaş türküleri ile dinleyicilerin karşısına çıkacak. Etkinlik kapsamında Okmeydanı Cemevi Gençlik Komisyonu da semah dönecek. Program saat 15.00’te başlayacak.

    PİRHA / İSTANBUL

  • PSAKD ile Hubyar Sultan AKD İstanbul’da nöbet tutan öğrencilerle lokmalarını paylaştı-VİDEO

    PSAKD ile Hubyar Sultan AKD İstanbul’da nöbet tutan öğrencilerle lokmalarını paylaştı-VİDEO

    PİRHA-Barınma sorunları için  Kadıköy’de nöbetlerine devam eden öğrencileri ziyaret ederek, lokmalarını paylaşan PSAKD İstanbul şubeleri ile Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, “Bütün kurumlarımızın ve cemevlerimizin kapıları sizlere açıktır. Her zaman mihmanımız olabilirsiniz” açıklamasında bulundular.

    Öğrencilerin yurt ve ev kiralarının pahalılığından dolayı başlatmış oldukları eylemler ülkenin birçok yerinde devam ediyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Şubeleri ile Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği de  Kadıköy’de öğrenciler ile bir araya gelerek, lokmalarını paylaştı.

    “ÜLKENİN DÖRT BİR YANINA SARAYLAR YAPILIYOR”

    Kadıköy Yoğurtçu Parkı ile Moda’daki nöbetlere dayanışma ziyaretinde bulunan Aleviler, öğrencilerin haklı taleplerinin yanında olduklarını ifade ettiler. Burada konuşan PSAKD‘den Sezgin Kartal, yüzbinlerce öğrencinin yurtsuz ve evsiz bir şekilde kaderlerine terk edildiklerini söyledi. Öğrencilerle yan yana olduklarını belirten Kartal şöyle konuştu:

    “Ülkenin dört bir yanına saraylar, gökdelenler yapılırken; her yer ranta teslim edilirken; doğa yandaşlara peşkeş çekilirken ülkenin geleceği dediğimiz gençlerin en doğal hakları olan barınma sorunun çözmeyen bir iktidarla karşı karşıyayız.

    “PİR SULTAN’IN YOLUNU SEÇENLER HER YERDE SOKAKTALAR”

    Ülke genelinde buna sessiz kalmayan, biat etmeyen gençler, Pir Sultan gibi tarihsel olarak da direnenlerin yolunu seçenler her yerde sokaktalar. Bizler Aleviler meşru talebinizin yanındayız. Bütün kurumlarımızın ve cemevlerimizin kapıları sizlere açıktır. Her zaman mihmanımız olabilirsiniz. Dayanışma içinde olduğumuzu belirtmek, aşımızı, lokmamızı paylaşmak için geldik.”

    “AKP’NİN ÜLKEYİ GETİRDİĞİ NOKTA GELECEKSİZLİKTİR”

    PSAKD Genel Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Ağçal ise “Gençlerin sokaklarda kaldığı bir süreci yaşıyoruz. Bu bizim için utanç vesilesi. AKP iktidarının getirdiği nokta geleceksizlik. Gençlerin dışarıda kalması, yurt ve konaklama imkanı bulamaması iktidarın meseleye bakış açısını gösteriyor. İktidar her şeye rant olarak bakıyor. Bundan sonraki süreçte gençlerle dayanışmak için elimizden geleni yapacağız” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ İSTANBUL

    *Fotoğraflar: Sezgin Kartal

  • Alevi örgütleri de dahil 45 kurumdan HDP kapatma davasına tepki!-VİDEO

    Alevi örgütleri de dahil 45 kurumdan HDP kapatma davasına tepki!-VİDEO

    PİRHA-İnsan Hakları Derneği (İHD) Halkların Demokratik Partisi’ne açılan kapatma davasına yönelik 45 imzacı kurum ile birlikte basın açıklaması yaptı. İHD Eş Başkanı Öztürk Türkdoğan “HDP’nin demokrasi ve insan hakları için siyaset yapma hakkını savunuyoruz” dedi.

    İnsan Hakları Derneği, Halkların Demokratik Partisi’ne yönelik açılan kapatma davasına karşı 45 kurum ile birlikte basın açıklaması yaptı. Ankara’da yapılan açıklamaya birçok Alevi örgütü de destek verdi.

    Toplantının açılış konuşmasını İHD Eş Başkanı Öztürk Türkdoğan yaptı. “Demokrasi ve İnsan Hakları İçin HDP’nin Siyaset Yapma Hakkını Savunuyoruz” diyen Türkdoğan, siyasi hakların yasaklanamayacağına da vurgu yaptı.

    “DEMOKRATİK SİYASETE YAPILAN BİR DARBE”

    Öztürk Türkdoğan, muhalefete karşı “Bir nefret iklimi” yaratıldığını belirterek şu konuşmayı yaptı:

    “Bölgemizde ve ülkemizde, siyasal ve toplumsal sorunların çözümü için gerekli olan diyalog ve müzakerelerin askıya alındığı, hukukun ve insan haklarının yok sayıldığı, karanlık birtakım güçlerin ortaya çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Şiddetin dili hâkim kılındıkça kadına ve çocuğa yönelik şiddet başta olmak üzere toplumsal yaralar derinleşmekte, insanlar büyük bir baskı cenderesi altında nefessiz kalmaktadır.

    Türkiye, muhaliflerin hapsedildiği bir ülkeye dönüşmüş, hapishaneler en ağır insan hakları ihlallerinin meydana geldiği mekânlar haline gelmiştir. Siyasi iktidarın Kürt sorunu başta olmak üzere ulusal ve uluslararası tüm sorunları, güvenlikçi bir zihniyet ile baskı ve kontrole dayalı yönetme tarzı, bu vahim tabloyu ortaya çıkarmaktadır.

    Demokrasilerin vazgeçilmez unsurlarından olan muhalif siyasi partiler, siyasi iktidar tarafından düşmanlık politikalarının hedefine konmakta, bir nefret iklimi yaratılmaktadır. Muhalefet liderleri açıkça linç teşebbüsüne uğramakta ve tehdit edilebilmekte, parti çalışanları parti binalarında öldürülebilmektedir.

    Siyasi rakipler olarak partilerin faaliyet yürütmesi Anayasal güvence altındayken siyasi iktidarın yargıyı sopa olarak kullanarak rakibini devre dışı bırakmak istemesi esasen demokrasiye zarar vermekte, demokratik siyasete kilit vurmakta ve en önemlisi toplumsal ve siyasal nefret iklimini büyütmektedir.

    Bu nedenlerle, üye, yönetici ve çalışanlarına yönelik yargı baskısının yanı sıra fiziki saldırılarla birlikte Halkların Demokratik Partisi (HDP)’nin kapatılmak istenmesini demokrasiye ve demokratik siyasete yapılan bir darbe ve Türkiye’ye yapılmış bir kötülük olarak görüyoruz.

    Siyasi düşünce ayrımı gözetmeksizin demokrasi, insan hakları ve doğayı savunan; bunun mücadelesini yürütenler olarak ülkemizde yaşanan ve her geçen gün büyüyen bu hak ihlallerine karşı artık dur ve yeter denilmesi gerektiğine inanıyoruz. Türkiye’yi yönetenler Anayasal güvence altına alınan temel insan haklarına ve demokratik değerlere saygılı olmalı, Anayasal yükümlülüklerini yerine getirmeli, İstanbul Sözleşmesinin feshini yok saymalıdır.

    İnsan hak ve özgürlüklerinin temel esaslarından biri olan siyasi örgütlenme hakkı hiçbir gerekçe ile engellenemez.

    Anayasa Mahkemesi’nin de AİHM’in DTP ve Diğerleri/Türkiye kararında belirtilen insan hakları ve demokratik ilkelere uygun ve Türkiye’deki siyasi çeşitliliği gözeten, halkın seçme iradesini hesaba katan adil bir karar vermesini bekliyoruz.

    Tüm bu nedenlerle, yargı eliyle kapatılmaya, kolluk gücüyle sindirilmeye çalışılan ve parti binaları basılarak üyeleri katledilen HDP’nin demokrasi ve insan hakları için siyaset yapma hakkını savunuyoruz ve tüm demokrasi güçlerini de bu hukuksuzluğa karşı dayanışmaya çağırıyoruz.”

    “SONUNA KADAR HAYIR DİYECEĞİZ”

    Öztürk Türkdoğan’ın okuduğu basın açıklamasının ardından katılımcılar da söz aldı. KESK Eş Başkanı Şükran Kablan Yeşil, parti kapatmaların antidemokratik uygulamalar olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “30 yıl boyunca bu savaş, katliam, baskı ve sindirme politikasını devam ettiren siyasi iktidarlar, katlettikleri Deniz Poyraz ile birlikte şu mesajı verdiler; kayyumlarla susturamadık, gözaltılar ile durduramadık, tutuklamalarla engel olamadık…

    Her türlü anti demokratik uygulama ve şiddet iklimi ile HDP’nin önüne geçmeye çalıştılar.

    Bizler bir kez daha sesleniyoruz, emeğin özgürleştiğini, sermayenin yok olduğu, halkların kardeşliğinin yanı sıra hakların eşit ve özgür yaşadığı bir coğrafyayı var etmek için parti kapatmalara sonuna kadar ‘hayır’ diyeceğiz.”

    “HDP’NİN YANINDAYIZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan ise birçok Alevi kurumu adına söz alarak şu konuşmayı yaptı:

    “Hubyar Sultan’dan, Alevi Bektaşi Federasyonu’na kadar birçok kurumun selamını getirdim. Halkların Demokratik Partisi’nin yanında olduğumuzu ve her zaman olduğu gibi bundan sonra da yanında olacağımızı ve İnsan Hakları Derneği’ni de bu girişiminden dolayı kutladıklarını bildirdiler.”

    “GÖREV ÜSTLENMEYE DAVET EDİYORUM”

    Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş da toplantıda söz alan isimler arasındaydı. Baş, “HDP’nin siyaset yapma hakkını savunmak bu ülkedeki tüm canlıların görevidir” diyerek şunları dile getirdi:

    “HDP’yi kapatmak isteyenler esas olarak memleketin üzerine bir ölü toprağı dökmek isteyen kuvvetlerdir. Ne Kürt halkını ne de dostlarını susturamadılar. Bundan sonra da susturamayacaksınız. Bugün burada ortaya çıkan irade bunun sadece bir parçasıdır. Hiç kimsenin bu taraflaşmada kafasını kuma gömme şansı olmadığını, tüm muhalefet güçlerine hatırlatmak istiyorum. Dolayısıyla bugün henüz gerekli tavrı göstermemiş olan Türkiye’deki tüm muhalefet güçlerine de HDP’nin siyaset yapma hakkını savunmak üzere görev üstlenmeye davet ediyorum.”

    “BARIŞ İNANCINI HEDEF ALIYORLAR”

    İmzacı kurum temsilcilerinin konuşması ardından HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar kürsüye çıktı. Sancar, asıl hedefin HDP değil, muhalefet olduğunu ifade ederek “HDP’ye karşı açılan kapatma davası ve onun sonrasında yürütülen baskı politikalarının tek hedefi HDP değildir. Asıl hedefi HDP gibi görünse de nihai amaç demokrasi güçlerini sindirmek, demokratik siyaseti bitirmek, hak arayışını ve dinamiklerini ortadan kaldırmaktır. Yani bu dava ve bu davaya eşlik eden kampanya, şiddet ve baskı politikaları, Türkiye’de demokrasi güçlerini, demokrasi arayışını, özgürlük ısrarını, barış inancını hedef alıyor” dedi.

    “BU TOPLANTI ÇOK DEĞERLİDİR”

    Sancar, ortak mücadele vurgusu yaparak sözlerine şöyle devam etti:

    “Ortak mücadeleyi büyütemediğimiz takdirde gerçekten bu zalim iktidara karşı her türlü kirli, gayrimeşru, hukuksuz yolu mübah gören zihniyete karşı güçlü bir direnişi ortaya koymamız da mümkün olmayacaktır. İşte bu toplantı ve bildiri bu ortak mücadele iradesinin bir ifadesi olduğu için bu iradenin güçlü bir beyanı olduğu için çok değerlidir. İnanıyorum ki irade dalga dalga büyüyecektir.”

    HDP’nin kapatılmamasına karşı imza veren kuruluşlar:

    1. Alevi Bektaşi Federasyonu
    2. Alevi Dernekleri Federasyonu
    3. Alevi Kültür Dernekleri
    4. Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi
    5. Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği
    6. Birleşik Devrimci Parti
    7. Çağdaş Gazeteciler Derneği
    8. Çağdaş Hukukçular Derneği
    9. Demokratik Alevi Derneği
    10. Doğu-Güneydoğu Dernekler Platformu (DGD)
    11. Demokratik Yöre Dernekleri Koordinasyonu
    12. Demokrasi İçin Birlik (DİB)
    13. Demokratik Bölgeler Partisi
    14. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu
    15. Devrimci 78’liler Federasyonu
    16. Dersim Dernekleri Federasyonu
    17. Devrimci Sosyalist İşçi Partisi
    18. Diyalog Grubu
    19. Düşünce Suçuna(?) Karşı Girişim
    20. Emek Partisi
    21. Ezilenlerin Sosyalist Partisi
    22. Emekçi Hareket Partisi
    23. Ekoloji Birliği
    24. Halkevleri
    25. Halkların Demokratik Kongresi
    26. Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı
    27. Hak ve Adalet Platformu
    28. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği
    29. İnsan Hakları Derneği
    30. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu
    31. Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu
    32. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği
    33. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği
    34. Sosyalist Emekçiler Partisi
    35. Sosyalist Meclisler Federasyonu
    36. Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi
    37. Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP)
    38. Sol Parti
    39. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
    40. Türk Tabipler Birliği
    41. Türkiye İnsan Hakları Vakfı
    42. Türkiye İşçi Partisi
    43. Toplumsal Özgürlük Partisi
    44. Yeşil Sol Parti
    45. Yurttaş Girişimi
    46. 78’liler Girişimi

    PİRHA/ANKARA

  • Ezgi Mola’ya bir destek de Hubyar Kadın Meclisi’nden geldi!

    Ezgi Mola’ya bir destek de Hubyar Kadın Meclisi’nden geldi!

    PİRHA-Hubyar Kadın Meclisi, Musa Orhan’ın tutuklanması talebiyle sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek hapsi istenen Ezgi Mola’ya destek verdi.

    Tecavüzcü Musa Orhan’ın tutuklanması için sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım sebebiyle Sanatçı Ezgi Mola hakkında dava açıldı.

    Ezgi Mola, yaptığı paylaşımda, İpek Er’e tecavüz gerekçesiyle tutuksuz yargılanan Musa Orhan hakkında  “Tecavüzcüyü dışarı salan vicdanınızda boğulun. Artık yasa, dua, dilek, istek, rica, umut her şeyi elimizden aldınız ya! Ne deyim! Yazıklar olsun! Yazıklar olsun! #MusaOrhanTutuklansin” ifadelerini kullanmıştı.

    Sonraki süreçte Musa Orhan’ın avukatının şikayetiyle, Mola hakkında dava açıldı. Olaydan sonra Mola’ya destek de büyüdü. Hubyar Kadın Meclisi, yazılı yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “İpek Er’e cinsel saldırıda bulunduğu ve intihara sürüklediği iddiası ile hakkında dava açılan Musa Orhan tutuksuz yargılanırken; Musa Orhan’ın tutuklanması talebini içeren sosyal medya paylaşımı nedeniyle hapsi istenen Ezgi Mola’nın yanındayız. Yalnız değilsin Ezgi Mola!”

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi toplumundan, Uğur Kurt için anma mesajları

    Alevi toplumundan, Uğur Kurt için anma mesajları

    PİRHA-Polis kurşunuyla 22 Mayıs 2014’te Okmeydanı Cemevinde öldürülen Uğur Kurt için Alevi toplumundan mesajlar paylaşıldı.

    Bir yakınının cenaze erkanı için Okmeydanı Cemevi’ne giden Uğur Kurt, 22 Mayıs 2014’te polisin açtığı ateş sonucu başından vurularak öldürülmüştü.

    Hakka yürümesinin 7. yılında Uğur Kurt için Alevi toplumundan birçok mesaj paylaşıldı.

    Garip Dede Dergahı Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat, Cemevi avlusunda katledilen Uğur Kurt için açıklama yaparak “Cemevlerimize her tür şiddeti yapanlara da siyaset erkanından ortak bir tepki koymalarını bekliyoruz… Okmeydanı Cemevimizin içinde, 7 yıl önce başından polis kurşunuyla vurularak katledilen Uğur Kurt’u unutmuyoruz. Uğur’u katleden polise 12 bin TL para cezası verilmişti. Zalim İsrail devletinin, Filistin halkına Mescidi Aksa’da yaptığı katliamın, başka bir versiyonu değil midir?” ifadelerini kullandı.

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ise “Uğur Kurt 7 yıl önce Okmeydanı Cemevi avlusunda polis kurşunuyla katledildi. Uğur Kurt’u öldüren polis, diğer katil polisler gibi cezasızlıkla ödüllendirildi. Uğur Kurt ve polis kurşunuyla katledilen tüm Can’ları saygıyla anıyor katilleri lanetliyorum” mesajını paylaştı.

    Sosyolog Veli Saçılık ise “Bütün katliamlarda yaptıkları gibi imza olarak cansız bedenin üzerine gaz bombası attılar” dedi.

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği de Uğur Kurt’u unutmadı. Sosyal medya hesaplarından paylaşılan mesajda “Bir Can’ın bedeli 12.000 TL! 22 Mayıs 2014’de Okmeydanı Cemevi önünde katledilen Uğur Kurt’u saygı ve sevgiyle anıyoruz” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kenanoğlu’nun Hubyar Sultan adına ‘Pul bastırma’ talebine skandal red kararı-VİDEO

    Kenanoğlu’nun Hubyar Sultan adına ‘Pul bastırma’ talebine skandal red kararı-VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu’nun Alevi pirlerinden Hubyar Sultan adına pul bastırmak istedi, ancak Meclis Postanesi Genel Müdürlüğü reddetti. Gerekçe ise Hubyar Sultan’ın Osmanlı’ya karşı yapılan Celali isyanlarında rol aldığı iddiası. Red kararına tepki gösteren Ali Kenanoğlu, bu konuda ısrarcı olacağını ve gerekli girişimleri sürdüreceğini söyledi.

     

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) üyesi her milletvekiline tanınan “Pul basma” hakkını Hubyar Sultan anısına kullanmak isteyen HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu’na Meclis PTT birimince red cevabı geldi.

    Konuya dair açıklama yapan Kenanoğlu, red cevabının gerekçesini Hubyar Sultan’ın Celali isyanlarında rol oynamış, önderlik yapmasının gösterildiğini belirterek, şunları söyledi.

    “Biz bunu kabul etmiyoruz. Netice itibariyle bu meclis Osmanlı Meclisi değil. Ayrıca Osmanlı’nın tarih boyunca Alevilere yönelik uyguladıkları zulüm ve katliamları siz onaylıyor musunuz? Hubyar Sultan anısına pul basmakta ısrarcı olduğumuzu ve sözlü verilen cevaplarını yazılı olarak vermeleri gerektiğini ifade ettik. Ayrıca şunu da söyledik: Hubyar Sultan Alevi toplumunun kabul ettiği bir Pir’dir ve yaşadığı coğrafyada saygı duyulan önemli bir şahsiyettir. Dolayısıyla biz bu gerekçeyi, mazereti kabul etmiyoruz. Hubyar Sultan adına pul bastırmak istediğimizi tekrar ettik.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Alevi ocak evlatları: ‘Hubyar’ isminin ticarileştirilmesi inancımıza hakarettir

    Alevi ocak evlatları: ‘Hubyar’ isminin ticarileştirilmesi inancımıza hakarettir

    PİRHA- Alevi ocak evlatları, ‘Hubyar’ isminin ticari bir marka olarak tescillenmek istenmesine karşı bir bildiri yayınlayarak tepki gösterdi. Açıklamada, “Hubyar Sultan gibi iç Anadolu da Alevi değerini taşıyan ocaklarımızdan birisinin isminin tescili alınarak ticari meta haline getirilecek bir şeymiş gibi sunulması yaşadığımız değerlere hakarettir, kabul edilemez”dedi.

    Alevi ocak evlatları bir bildiri yayınlayarak ‘Hubyar’ isminin ticari marka olarak tescillenmesine tepki gösterdi. “Toplumları ayakta tutan değerleridir. Toplumsal değerler metalaştırılmamalı” denilen açıklamada, “Hubyar Sultan gibi iç Anadolu da Alevi değerini taşıyan ocaklarımızdan birisinin isminin tescili alınarak ticari meta haline getirilecek bir şeymiş gibi sunulması yaşadığımız değerlere hakarettir, kabul edilemez”dedi.

    “BU GİRİŞİMLER YOLUMUZA AYKIRIDIR”

    Bu girişimin derhal geri çekilmesi çağrısında bulunan Alevi ocak evlatları, mahkemelerin de değerlerine hassasiyet gösterecek kararlar alması gerektiği üzerinde duruldu.

    Hubyar Sultan’ın hem talipleri hem Alevi toplumu için önemli bir değer ve inanç önderi olduğunun altı çizilen bildiride, “İnançsal kutsallığı olan ve evrensel değer olan şahısların isminin ticari marka tescili ve kültürel tescili yapılamaz; hiçbir kurum veya hiçbir şahıs adına patent alınıp tekelleştirilemez. Topluma ait olanlar toplumsaldır birey menfaatlerden uzak tutulmalıdır. Bizler Hubyar sultan gibi taliplerine ışık olmuş ocaklardan gelen Yol’un talipleri olan ocak zade ve hizmet ehilleri olarak bu girişimi yolumuza aykırı bulmaktayız ve tescil girişimlerinden geri çekilip tüm değerlerimize sahip çıkılmasını istemekteyiz” denildi.

    Bidiride imzası olan Alevi ocak evlatlerı; Ali Koçak Baba Mansur Ocağı, Bilal Kılıç Hizmet Ehli, Cevahir Soysüren Sinemilli Ocağı, Cemal Şahin Hizmet Ehli, Efe Engin Qureyşan Ocağı, Hasan Doğan Cemal Abdal Ocağı, Hasan Han Qureyşan Ocağı, Haydar Buga Derviş Cemal Ocağı, H. Gazi Metin Hüseyin Gazi Ocağı, Hüseyin Bakır Sinemilli Ocağı, Hüseyin Soysüren Sinemilli Ocağı, Hamza Takmaz Qureyşan Ocağı, Kazım Açıktepe Qureyşan Ocağı, Nihat Çelik Sarı Saltık Ocağı, Özdoğan Sağlam Hizmet Ehli, Süleyman Deprem Sinemilli, Sevim Savunmaz Üryan Hızır Ocağı,  (HABER MERKEZİ)

  • Tokat Karakaya’daki HES çalışmaları Alevilerin inanç merkezlerini tahrip ediyor

    Tokat Karakaya’daki HES çalışmaları Alevilerin inanç merkezlerini tahrip ediyor

    PİRHA -Tokat merkeze bağlı Karakaya köyü içerisinden geçen Yeşilırmak üzerine yapılması planlanan Omala Barajı Karakaya HES projesinin yapımına yeniden başlanması ile bölgede bulunan Alevilerin inanç merkezinin bulunduğu alandaki ağaçlar kesilmeye başlandı. 

    Tokat Karakaya Köyünde  Yeşil Irmak üzerine yapılması planlanan Omala Barajı Karakaya Hidroelektrik Santrali (HES) projesinin yapımına yeniden başlanması ile birlikte Alevilerin inanç merkezi olan Hubyar Sultan torunlarından Destan Derviş Türbesi ve yaşam alanları büyük bir tahribat ile karşı karşıya.

    Bölge halkının ve köylülerin mücadelesi sonucu yapımı durdurulan, Omala Barajı Karakaya HES Projesi yetkililerinin köyün dernek başkanlığı konusunda yaşadığı sıkıntıları ve muhtarlık seçimlerini fırsat bilip köyde yaşayan yurttaşlara çeşitli vaatlerde bulunarak verdiği sözlerle  HES yapımına yeniden başladı. Çalışmaların başlaması ile birlikte bölgede bulunan Destan Derviş Türbesi mücavir alanında büyük bir kıyıma yol açmış.

    Çalışmalar ile birlikte Hubyar Sultan torunlarının Destan Derviş Türbesi’nin üzerinde bulunan çeşme kurumuştu. Çalışmalar kapsamında şimdi de türbenin çevresindeki ağaçlar kesilmeye başlandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi pirleri ve inanç önderleri mecliste

    Alevi pirleri ve inanç önderleri mecliste

    PİRHA – Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Alevi Milletvekillerinden Ali Kenanoğlu meclisteki odasına kendi pirlerinin ve inanç önderlerinin resimlerini astı.

    HDP  İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu aynı zamanda Alevi Bektaşi Federasyonu kurucularından ve  Hubyar Ocağı mensuplarından. Kenanoğlu,  Alevilere ve tüm ezilenlere  yönelik yaşanan birçok haksızlığı, hukuksuzluğu meclis gündemine taşımakta ve soru önergesi vermekte.

    Kenanoğlu mecliste çalışmalarını yürüttüğü odasının duvarına Alevi pirlerinin ve inanç önderlerinin resimlerini astı. Kenanoğlu’nun odasının duvarlarında Alevi pirlerinden Hacı Bektaş Veli, Pir Sultan Abdal ve kendi ocak pirlerinden Hubyar Sultan’ın resimleri yer alıyor.

    BİR İLKE İMZA ATTI

    Kenanoğlu kendi pirlerinin ve inanç önderlerinin resimlerini meclisteki odasına asarak meclis tarihinde bir ilke imza atmış oldu.

    HDP’nin Alevi milletekili Kenanoğlu, Her milletvekilinin odasına kendi önemsedikleri kişilerin ya da önderlerinin resimlerini astığını, kendisinin de Hacı Bektaşı Veli, Pir Sultan Abdal ve kendi ocak pirleri olan Hubyar Sultan’ın resimlerini odasına astığını belirtti. (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Kenanoğlu Hubyar Sultan’ı ziyaret edip lokma verdi

    HDP’li Kenanoğlu Hubyar Sultan’ı ziyaret edip lokma verdi

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu vekil olarak seçilmesinin ardından teşekkür ziyaretlerinde bulunmaya devam ediyor. Kenanoğlu, niyaz etmek için köyünü ve Hubyar Tekkesi’ni ziyaret edip lokma verdi.

    HDP İstanbul Milletvekili yoğun seçim sürecinin ardından memleketi olan Tokat Hubyar köyünde yaşayanlara teşekkür ederek, Hubyar Tekkesi’ni ziyaret etti. Köyün girişinde karşılanan Kenanoğlu, köy meydanında karşılamaya gelen köylülerle görüştükten sonra kısa bir konuşma yaptı.

    Kenanoğlu konuşmasında ilk olarak, köylülerine gösterdikleri ilgi ve sahiplenmeden dolayı teşekkür ederken, Hubyar Sultan’ın yaşamından örnekler vererek günümüzü değerlendirdi.

    Konuşmasında Hubyar Sultan’ın maruz kaldığı zulmün günümüze uzanan kalıntılarını belirten Kenanoğlu, Hubyar Sultan’ın direnişinin kudreti karşısında tarihin çöplüğüne düşmekten kurtulamayan zalimlerden örnekler vererek, günümüz zalimleri için de benzer bir sonun kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

    “BİZLER ZULME KARŞI BOYUN EĞMEYEN HUBYAR SULTAN’IN TORUNLARIYIZ”

    Kenanoğlu yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

    “Bunca zorluğa, uydurulan fitne fesata rağmen beni sahiplendiğiniz, hakkımda türlü türlü yalanlar uydurarak HDP’li olduğum için şahsım ve partim hakkında türlü yakıştırmalar yapılmasına rağmen sahiplendiğiniz ve de buraya gelip beni karşıladığınız için teşekkür ediyorum.

    Bugün yaşadıklarımızı anlamak için bu köyün, köyümüzün ve ecdadımız Hubyar Sultan’ın tarihine iyi bakmak lazım. Şu soruyla başlamak elzemdir: Hubyar Sultan ırmağın kenarında düzlük ovaları terk ederek bu dağın başına, çördükten başka bir meyve yetişmeyen bu dağın başına neden çıkmış? Tabi ki keyfinden çıkmamış, tabi ki piknik yapmak için çıkmamıştır. Hubyar Sultan yaşadığı dönemde Osmanlı’nın zulmüne karşı başkaldırmış, zulme boyun eğmeyip büyük bir direniş sergilemiş, o yüzden de doğduğu topraklardan uzaklaş(tırıl)mış ve korunaklı bulduğu bu dağın başına sığınmış ve/veya sığınmak zorunda kalmıştır.

    Dün Hubyar Sultan’a zulmeden Osmanlıydı, bugün de kendisine Osmanlı’nın torunuyum diyenler bizlere zulmetmektedir. Onlar zulmeden Osmanlı’nın torunlarıysa biz de onun zulmüne karşı çıkan, boyun eğmeyen Hubyar Sultan’ın torunlarıyız. Dün o zulme karşı çıkan Hubyar Sultan’a terörist diyenler bugün de aynı şekilde bizlere terörist diyorlar. Dün yaşadığı köyde Hubyar Sultan’ın atını taşlayanlar ile bugün bize iftira atanların zihniyeti aynıdır. Ama bilin ki o taş atanların adı sanı bilinmezken, onlara lanet okunurken, Hubyar Sultan’ı bugün dünyanın ve Türkiye’nin birçok yerlerinden gelen on binler ziyaret etmekte, milyonlar anmaktadır.

    Biz doğru bildiğimiz yolda mücadelemizi sürdüreceğiz, Atalarımız gibi zalimin zulmüne boyun eğmedik eğmeyeceğiz. Selam olsun, mazlumlara yoldaş olup zalimlere direnenlere.”

    HUBYAR TEKKESİ’NE ZİYARET

    Kenanoğlu, konuşmasının ardından, köylülerin de katılımıyla gerçekleştirilen Hubyar Tekkesi ziyaretine niyaz olup lokmalar verildi.

    PİRHA/TOKAT

  • Tekeli yaylasında Asa Pınarı’nın sırrı-VİDEO

    Tekeli yaylasında Asa Pınarı’nın sırrı-VİDEO

    PİRHA – Tekeli yaylasının üstünde Dokuzlar dağının altında bulunan Asa Pınarı, bölgede bulunan Aleviler tarafından yıllardır ziyaret ediliyor. Asa Pınarına Hubyar Derviş’in asasına vurduğu ve suyun çıktığına inanılır.

    Asa Pınarı, Tokat’ın Almus ilçesine bağlı bulunan Hubyar Köyü’nün Tekeli yaylasının üstünde Dokuzlar dağının eteklerinde bulunuyor.  Hubyar Derviş’in asasıyla vurduğuna ve suyun çıktığına inanılan Asa Pınarı, yıllardır bölgede bulunan Aleviler tarafından ziyaret ediliyor. Burada ayrıca lokmalar pay ediliyor.

    Asa Pınarı’nın kerametini Hubyar Ocağı Dedelerinden Erdoğan Sezer PİRHA’ya anlattı. Sezer, “Asa Pınarı Tekeli Yaylası’nın üstünde Dokuzların altında bulunuyor. Asa Pınarı dokuzlardan aşağı olan, dokuzlar baştır, asa pınarı gözdür ve gözden aşağı indiğimizde de gönül ana göğüstür, gönül ananın yattığı meydandır”şeklinde konuştu.

    Sezer, Asa Pınarı’nın özeliğinin ise şöyle anlattı:

    “Ziyaretçiler Asa Pınarı’na gelir ellerini suyun içine koyarlar, çıkarmadan kırk taş sayana kadar koyarlar. Kırk taşı saydıktan sonra dilek dilerler ve dileklerini Hak Muhammet Ali kabul etsin diye ziyaretleri kabul olmuş olur.”

    Sezer, Asa Pnarı’nın önemini ise Hubyar Derviş’in Dokuzların başına çıktığı ve dokuz evliyaların var olduğu yeri ziyaret ettikten sonra asa pınarına inip asasını yere vurduktan sonra, vurduğu yerden su çıkması olarak nitelendiriyor.

    Asa Pınarı’nda akan su, beli bir yerden sonra sır oluyor. Sezer bunu ise, “Hacı Bektaşi Veli’nin dergahta destur pirim deyip suyu çıkarıp da dergahın sonuna indiğinde nasıl su sır oluyorsa burada da gördüğünüz gibi çeşmeden su geliyor ve geldikten sonra da bir yerde su sır oluyor. Sır olduğu yerden aşağıya bir damla su gitmiyor” şeklinde anlatıyor.

    “ASA PINARINDAN SU İÇMEYEN ZİYARET ETMİŞ SAYMAZ KENDİNİ”

    Hubyar Ocağı dedelerinden Erdoğan Sezer, “Tekeli Yaylası’na gelip de Asa Pınarı’ndan su içmeyen talip kendisini ziyaret etmiş saymaz. Buraya gelen talip elini bu soğuk suya koyar kırklar aşkına kırk taş sayar. Kırk taş çıkaranlar kendilerinin daha fazla inançlı olduğunu kabul ederler çıkaramayanlar da bir daha ki gelişine niyet eder lokmalarıyla gelirler” ifadeleriyle anlatıyor.

    Hubyar Ocağı’ndan Hüseyin Kelleci ise Asa Pınarı için şunları söyledi:

    “Asa Pınarı Dokuzların (Tekeli Yaylası) eteğindedir. Onun hemen arkasında birbirine niyaz eden Yıldız Dağı vardır. Yıldız dağı da Pir Sultan’ın dağıdır. Dokuzlar Dağı bu dağların ikisini beraber görür ve ikisinden de yüksektir. Asa Pınarı onlara bir göz olarak bakarken üçüne de bir niyaz eder. Birinde Hubyar Sultan, birinde Kul Himmet ve Pir Sultan Abdal’ın yaylası vardır.

    Oraya çıkan canlar ellerini, yüzlerini buz gibi suyla yıkarken güneşin doğduğu yerden battığı yere baktığında üçünü birden görür. Bu üçünü birden görürken özellikle Hızır aylarında çıktığında şu söylenir: O dağların eteğinden güneş hakkın koynuna girdiği an oruçlar açılır, niyazlar verilir. Üçüne birden niyaz verilmiş olur. Birisi Hubyar Sultan, birisi Kul Himmet, birisi de Yıldız dağları.”

    Asa’dan gelen suyun zemzem suyu yerine de konulduğunu söyleyen Kelleci, “Suyun çıkışıyla kayboluşu bilinmediği için” dedi.  (HABER MERKEZİ)

  • Hubyar Yol Evlatları, 20 Ocak’ta Okmeydanı Cemevi’nde toplanıyor

    Hubyar Yol Evlatları, 20 Ocak’ta Okmeydanı Cemevi’nde toplanıyor

    PİRHA – Hubyar Yol Evlatları, Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Yönetim Kurulu üyesi Erdoğan Sezer öncülüğünde toplanıyor. İstanbul’da Okmeydanı Cemevi’nde saat 13.00’te yapılacak olan kurultay için Erdoğan Sezer, “Gelin Hubyarlı canlar gönül delilimizi beraber uyandıralım” çağrısında bulundu. 

    Hubyar Yol Evlatları 20 Ocak günü saat 13.00’te Okmeydanı Cemevi’nde toplanıyor.

    Kurultay için yapılan çağrıda “Hubyar süreklerinin kitapçık haline getirilmesi amacıyla yapılacak olan kurultaya Dede, Ana, Zakir ve başkanlarımızın katılımını önemsiyoruz. Canları aramızda görmekten mutluluk duyarız” ifadeleri yer aldı. (HABER MERKEZİ)

  • Ali Kenanoğlu: Yılmaz Özdil inançlarla ve ibadetlerle dalga geçmiştir- VİDEO

    Ali Kenanoğlu: Yılmaz Özdil inançlarla ve ibadetlerle dalga geçmiştir- VİDEO

    PİRHA – Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Kurucu Başkanı Ali Kenanoğlu, Sözcü Gazetesi’nin köşe yazarı Yılmaz Özdil’in TEOG sınavı sonrası kaleme aldığı “Sıkmayın canınızı TEOG yoksa Telli Baba var Susuz Baba var” yazısına tepki gösterdi. Kenenoğlu, “Yılmaz Özdil yazısında  TEOG’un kaldırılmasına yönelik eleştirilerini dile getirmiş ama o eleştiriler insanların inançlarına, ibadetlerini alaya alacak şekilde bir eleştiridir. Yılmaz Özdil ve onun gibilere karşı çıkacağız” dedi. 

    Haberin videosu

    Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil’in, 22 Eylül 2017 tarihli yazısında “Sıkmayın canınızı TEOG yoksa Telli Baba var Susuz Baba var” başlıklı yazısına Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Kurucu Başkanı Ali Kenanoğlu tepki gösterdi. Kenanoğlu, Yılmaz Özdil’in yazısında TEOG’un kaldırılmasına yönelik eleştiriler yönelttiğini, ancak eleştirilerin insanların inançlarını, ibadetlerini alaya alan bir eleştiri olduğunu söyledi.

    “AKP MAĞDURİYET EDEBİYATIYLA BU HALE GELDİ”

    AKP’nin mağduriyet edebiyatıyla bu hale geldiğini belirten Kenanoğlu, AKP’yi bu hale getirenlerin inançla dalga geçen Yılmaz Özdil gibi insanların  olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu ülkede inançsal ve yönetsel anlamda da geldiğimiz nokta her ne kadar AKP’nin bir marifeti ise, bu ülkede inançlarla böyle dalga geçen yani Yılmaz Özdil gibi, insanların inancıyla dalga geçen ve bu dalga sonucunda karşı tarafta bir mağduriyet oluşmasına sebep olan kişiler yüzünden olmuştur. Yani bugünkü AKP bir mağduriyet edebiyatıyla bu hale gelmiştir. Bu mağduriyet edebiyatını oluşturan da Yılmaz Özdil gibi statükocular, yasakçılar, insanların inancıyla, ibadetiyle, değerleriyle dalga geçenlerdir.”

    “Yılmaz Özdil yazdığı yazıda, “Tunceli’de bilmem ne baba, Tokat’ta barak baba, şurada bilmem ne dede… diyerek” bu toplumun inançsal değerleriyle ve maneviyatıyla dalga geçmiştir” diyen Ali Kenanoğlu, bunu kabul etmediklerini ve bunun karşı tarafın ekmeğine yağ sürmek olduğunu belirtti.

    Kenanoğlu, “Bu ülkede bütün bu gerici akımlar bu tür insanların inançlarıyla dalga geçmeler neticesinde beslenmişlerdir” dedi.

    “İNANÇLARLA DALGA GEÇENLERE KARŞI ÇIKACAĞIZ”

    İnsanların inançlarıyla ve ibadetleriye dalga geçen zihniyete karşı çıkacaklarını ifade eden Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Kurucu Başkanı Ali Kenanoğlu, “Özgürlükçü bir bakış açısıyla bilimsel olmayan eğitime de karşı çıkacağız, gericileşmeye de karşı çıkacağız ama insanların inançlarıyla, ibadetleriyle onların değerleriyle dalga geçen zihniyetle de bu anlamda Yılmaz Özdil’e de karşı çıkacağız. Yılmaz Özdil zihniyetine de karşı çıkmamız gerekiyor. Çünkü o zihniyet bu zihniyeti besleyen zihniyettir. Bu zihniyet ondan beslenerek başımıza musallat olmuştur ve bu hale gelmiştir. Hala aynı zihniyet bunları beslemeye devam ediyor. Yılmaz Özdil ve onun gibilere karşı tepkimin nedeni budur” dedi. (HABER MERKEZİ)