Etiket: hülya fırat

  • DAD: Tekçi zihniyete karşı kardeşliği haykıranlar gözaltına alınmakta-VİDEO

    DAD: Tekçi zihniyete karşı kardeşliği haykıranlar gözaltına alınmakta-VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Derneği genel merkez ve şubeler, gözaltına alınan Ankara Eş Başkanı Mustafa Karabudak ile DAD Genel Sekreteri Murat Işık ve sanatçı Gülseren Kılıç için basın toplantısı yaptı. Açıklamada “Hakikat aşkı ile gayret edenlerin zulme uğradığı günlerden geçiyoruz” denilerek gözaltında bulunanların derhal serbest bırakılması istendi. 

    Demokratik Alevi Derneği, gözaltına alınan Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak ile hakkında gözaltı kararı bulunan DAD Genel Sekreteri Murat Işık ve DAD üyesi olan sanatçı Gülseren Kılıç için basın açıklaması yaptı.

    Toplantıya HDP Ankara İl Eş Başkanı Hüseyin Gevher, Ana Fatma Cemevi Eş Başkanı Hasan Altun ile Alınteri gazetesinden Zarife Çamalan katıldı.

    Açıklamayı okuyan DAD Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Fırat, “Hakikat aşkı ile gayret edenlerin zulme uğradığı günlerden geçiyoruz” diyerek insan hakları mücadelesi veren kurumların baskıya uğradığını söyledi.

    “ÜLKEMİZDE ADETA SAVAŞ KOŞULLARI YAŞANMAKTA”

    Fırat açıklamanın devamında şunları dile getirdi:

    “Hak ve adalet isteyenlerin susturulmak istendiği zor ve zulmat dolu vakitlerdeyiz. Adalet arayışındaki canlarımızın hanelerine rızasız giriliyor yahut masum u Pak olan evlatlarımızın kanları toprağa düşüyor ve mürşidi kamilullah olan kadınlarımız canlarından oluyor ve her an bu zulümlere tanık olan bir anamızın havarları gök kubbeyi yırtıyor. Hakk yasası ile varlık sahasının asılları olan cümle canın açlığa, adaletsizliğe, hukuksuzluğa, tekçiliğe mahkum edilmek istenmesi asla kabul edeceğimiz bir durum değildir. Devletin dini adalettir diyen Aliyel Mürteza’nın musahipleri olarak bizler devleti sebep olduğu mağduriyetlere ve ihlallere son vermesi çağrısında bulunuyoruz. Zulme karşı direnmek farzdır ve ayetullahtır. Zulme karşı duranların soruşturmaya tabi tutulması, sürgüne yollanması yahut gözaltına alınması dahası cezaevlerine konulması yani hak ve adaleti dillendirenlerin susturulmaya çalışılması türünden uygulamalar son günlerde giderek artmaktadır.

    Ancak bilinmelidir ki hak ihlal ve gasplarının artması tarafı olduğumuz adalet ve hak arayışçılarına yapılanları normal görmemizi sağlamayacaktır. Biz Nemrud’a karşı nebi İbrahim’in ,biz Firavun’a karşı Hz Musa’nın biz Roma valisine karşı Hz.İsa’nın biz Muaviye’ye karşı Aliyyel Mürteza’nın ve biz Yezid’e karşı Hüseyini Deşti Kerbalanın tarafıyız. Zalimlere eğilmedik ve eğilmeyeceğiz. Hakk’tan ve Hakikatten yana saf tuttuk ve tutmaya da devam ediyoruz. Özellikle seçimlerin yaklaşması ile beraber mevcut hükümetin bu baskılarını arttırması, adalet isteyenlerin hedef göstermesi kaybedebilinirlik korkusudur. Bizler biliyoruz ki korkunun ecele faydası yoktur. Sultan Süleyman’a kalmayan dünyayı kimse son yolculuğunda cebine koyup götüremeyecektir. Aslolan razılı ve rızalık esaslı bir hayat yaşamak insan olarak aldığımız ilk nefes ile insan kalmak ve Kul hakkı yemeden son nefes ile Hakk’ka uğurlanmaktan başka gayesi olmayan biz canlara, bir oy daha fazla almak için yapılan tüm zulümler ayıptır günahtır. Bu zulumat cenderesinde 18.03.2019 tarihinde sabaha doğru hanesine baskın düzenlenerek DAD Ankara Şubesi Eş Başkanımız Mustafa Karabudak hukuksuz bir şekilde gözaltına alınmıştır. Yine hanesine baskın düzenlenen DAD Genel Sekreterimiz Murat Işık yurtdışında olduğundan dolayı gözaltına alınamamıştır. Adresi zaten güvenlik güçlerince bilinen sabit ikamete sahip kişilerin normal yollarla ifadesi alınması mümkünken yaşanılan ifade ettiğimiz korku salma sindirme susmaya zorlama çabalarının açık sonucudur. Oluşmuş sonucu kınıyoruz. Mustafa Karabudak derhal serbest bırakılmalıdır. Tüm musahip kurumları ve canları sesimize ses vermeye çağırıyoruz. Hak adalet ve özgürlük için dayanışmaya davet ediyoruz. Pir Sultan’ın dediği gibi GELİN CANLAR BİR OLALIM İRİ OLALIM DİRİ OLALIM…”

    Açıklama sonrasında söz alan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Sekreteri Onur Şahin ise gözaltıları kınayarak DAD ile bir arada olduklarını ifade etti.

    Dersim’de bulunan DAD Genel Merkezi de bir açıklama yaparak, gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını istedi.

    Dad Adıyaman Şube de basın toplantısı yaptı. Basın metnini okuyan Şube Eş Başkanı Celal Demirci,gözaltına alınanların serbest bırakılmasını istedi.

    PİRHA/ANKARA

     

  • DAD Ankara Şubesi, ‘Alevilik’te Kadına Bakış’ paneli düzenledi-VİDEO

    DAD Ankara Şubesi, ‘Alevilik’te Kadına Bakış’ paneli düzenledi-VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Derneği Ankara Şubesi, Helin Mutlu ve Selda Göktaş’ın sunumları ile ‘Toplumsal Cinsiyet ve Alevilik’te Kadına Bakış’ paneli düzenlendi. 

    DAD Ankara Şubesi’nin düzenlemiş olduğu ‘Toplumsal Cinsiyet ve Alevilik’te Kadına Bakış’ panelinde kadının Alevilik’teki yeri konuşulup tartışıldı. Helin Mutlu “Alevilikte kadın ve kadına bakış”, “Kadının Alevilik’te yeri” konusunu İstanbul Gazi Cemevi aktivistlerinden Selda Güneş ele aldı.

    “ERKEK EGEMENLİĞİ, EMEK PAZARINDA”

    Panelin moderatörlüğünü yapan DAD Ankara Şube Eşbaşkanı Hülya Fırat, açılış konuşması yaparak paneli başlattı.

    Helin Mutlu, “Biz kadınlar her zaman dolaylı ayrımcılığa maruz kalıyoruz. Türkiye’nin imzalamış olduğu Cedaw sözleşmesi var. Cedaw’ın 1. maddesi kadınların medeni durumlarına bakılmaksızın kadın ile erkek eşitliğine dayanarak politik, ekonomik, sosyal, medeni veya diğer sahalardaki insan hakları ve temel özgürlüklerin sağlanmasını, kullanılmasını veya bunlardan yararlanmasını engelleyen, ortadan kaldıran veya bunu amaçlayan ve cinsiyete bağlı olarak yapılan herhangi bir ayrım mahrumiyet veya kısıtlama anlamına gelecektir, der. Cedaw’ın 1. maddesi. Türkiye bu sözleşmeyi imzaladı, ama biz kadınlar bunları yaşamımızın her alanında yaşıyoruz. Bir kreş sisteminin olmaması, kadının eve hapsolması, çocuk bakımından sadece kadınların sorumlu olması, bunların hepsi dolaylı ayrımcılığa giriyor. İşe girmelerde, ücretlerde, terfi ve sosyal yükselmelerde, sosyal haklarda kadınlar hep ikincil durumda. Erkek egemenliği, emek pazarında da etkin cinsiyetçi iş bölümü kapitalist ataerkil işbirliği yaptığı bir alandır” diye konuştu.

    “HER GÜZELLİK İKTİDARLA KORKUNÇ BİR ŞEYE DÖNÜŞTÜRÜLÜR” 

    “Hep diyoruz İslam en gerici inançtır, İslam dünyanın başına gelen en kötü şeydir, diye. Eğer böyle olsaydı Ali bu kadar kutsal yani cemlerimizin, duazı imamlarımızın olmazsa olmazı, her deyişimizin şah olarak tanımlandığı Ali bu kadar kutsal olmazdı” diye konuşan Selda Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Muhammed’in İslam ile onun devamı olan Ali’nin İslam’ı ve Hüseyin’in katledilmesi ile biten sürecine kadar yaşanılan bir gerçeklik var ama ne yazık ki daha sonra Yezit’le başlayan başka bir İslami süreç var. Hangi düşünce ne kadar mükemmel olursa olsun, hangi güzellik muhteşem olursa olsun onu kullanan iktidar tarafından hep çirkinleştirilir ve korkunç bir şeye dönüştürülür.
    Halklar buna karşı direniş göstermek zorundalar. Biz Aleviler bu ağır şeyi bugüne kadar taşıyanlarız. Aleviler derken diğer halkları da kastediyorum. Ezidi halkları da; yani iktidar dışındaki tüm halkları kastederek söylüyorum. Ne kadar iktidara ulaşmış ve organizasyon haline dönüşmüşse işte o kadar korkunç bir katliam mekanizmasına dönüşmüştür. Şunu çok net ayırt etmek gerekiyor. Hakikat ile gerçek aynı şey değildir. Hakikat değişmez olandır. Gerçek ise anlık olan ve değişime de açık olandır. Geçmişe kadar biz maddeyi ağırlığı olan, kütlesi olan, madde olarak tanımlıyorduk. Ama Kuantum fiziği ile başka bir yere sıçradık artık. Canlı, cansız her şeyin içerisinde bir enerji olduğunu, akım olduğunu, bir frekans olduğunu söylüyoruz.”

    Daha sonra Zakir Öven Akın, Sertaç Akın, sanatçı Gülseren Kılıç ve Senem Koç’un deyişleri, lokma gülbenginin okunması ve ardından lokmaların pay edilmesi ile Birlik Cemi tamamlandı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • DAD Ankara Şubesi’nde Sultan Newroz-Heftemal etkinliği yapıldı-VİDEO

    DAD Ankara Şubesi’nde Sultan Newroz-Heftemal etkinliği yapıldı-VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Derneği Ankara Şubesi tarafından düzenlenen ‘Katliamdan Dirilişe’ muhabbetinde, Araştırmacı- Yazar Turabi Saltık ve Eğitimci- Yazar PSAKD’nin eski başkanlarından Kemal Bülbül’ün katılımı ile çerağlar uyandırıldı, deyişler söylenip lokmalar pay edildi.

    Demokratik Alevi Derneği Ankara Şubesi tarafından düzenlenen ‘Katliamdan Dirilişe’ Newroz etkinliği düzenledi. Etkinlik, DAD Ankara Şubesi’nin düzenlediği etkinlik Demokratik Alevi Derneği Ankara Şube Başkanı Hülya Fırat’ın açılış konuşması ile başladı.

    “BİZİM PAYIMIZA DÜŞEN KATLİAM VE SÜRGÜNLER OLMUŞTUR”

    Fırat, şunları dile getirdi:

    “Yasadığımız coğrafyada bizim payımıza düşen kader kırım, katliam, göçler ve sürgünler olmuştur. Nemruti zihniyetinin baskılarından bugünlere gelen Aleviler için adeta her ay katliam ayıdır. Bu açıdan tarihimizde yaşanan Alevi katliamlarının unutulmamasını, hakikatin açığa çıkartılmasını sağlamak ve devleti katliamlarıyla yüzleştirmek için böylesi bir muhabbeti düzenlemiş bulunuyoruz. Mart ayı Hallacı Mansur’un katledilişinin yıl dönümüdür.”

    “ZULÜMLER YENİ DEĞİL, YARIN DA DEVAM EDECEK”

    Fırat’tan sonra konuşma yapan yazar Turabi Saltık, “Osmanlı ve Selçuklu’dan bu yana ve Alevilerin tarih boyunca malları mülklerine el konuluyor, ellerinden alınıyor, pazara götürüyor atını, öküzünü, ineğini satıyor, yasaklıyor, elinden alıyor. Bu cezalar veriliyor. Daha sonra cemlerini ve semahlarını yasaklıyor. Dolayısıyla bin yıldır o yüzden semahlarımıza gözcü koyuyoruz, 12 hizmetlerimizi yaparken o gözcülerle nöbet tutuyor” diye konuştu. Saltık sözlerini şöyle sürdürdü:

    “At, hayvan, sığır alımını yasaklıyor. Ticareti engelliyor, kılıçtan geçiriyor, kızlarını, çocuklarını kaçırıyor köylerini, ekinlerinin yakılmasını kesilen kurbanlarının fetva gereği yenmemesini, elinden  alınmamasını bu tür cezalandırma yöntemleri Osmanlı ve Selçuklu’nun kurallarıyla Alevilere, liderlerine,  önderlerine, taliplerine, inançlarına saldırı biçimi olarak 1000 yıldır geliyor. Bugün de, Ramazan geliyor, Aleviler devlet dairelerinde çalışıyor yemekhaneler kapatılıyor. Bu zulümler bugün yeni değildir. Dünden yeni değildi. Korkarım ki yarın da devam edecek. Yakma, öldürme, kesme, vurma zulüm etme. Biz de mürşitlerimizin, pirlerimizin söylediği sözle bitirelim: Zulmün artsın ki bela bulasın.”

    “ALEVİLİĞİN TÜM İNANÇLARLA ORTAK PAYDASI VARDIR”

    Eğitimci- Yazar Kemal Bülbül de “Alevilik diye bir şey varmış bilinmiyormuş Hacı Bektaş-i Veli diye biri geçmemiş, Pir Sultan diye biri varmış geçmemiş, Ali Hüseyin 12 imam diye biri geçmemiş. sayamadığımız kadar aşıklar, sadıklar, yol kurucuları bunlar yokmuş, Alevilik diye bir şey varmış bilinmiyormuş yeniden anlatılacak” diyerek söze başladı.

    Bülbül, “Alevilik İslam içidir, dışıdır tartışması İttihat ve Terakkicilerin ortaya attığı bir asimilasyon ürünüdür, asimilasyon terimidir. Aleviliğin tüm inançlarla da ilişkisi var. Tüm inançlarla da ortak paydası var, ortak elemanları vardır ve sonuçta söyle der: Biz herkesin inancına saygılıyız. Aslında bu yarım kalmış bir cümledir, tamamı şöyledir: Biz inancımıza güveniyoruz gelin bir sorun varsa konuşalım. Sizin inancınıza da saygılıyız. Dolayısıyla hak Muhammed Ali terimi şaka olsun diye söylenmiş bir terim değildir. Rol yapmak için söylenmiş bir terim değil. Devletten korkulduğu için söylenmiş bir terim değildir” diye konuştu.

    “SİZE NE ALEVİLİK İSLAM İÇİ Mİ, İSLAM DIŞI MI?”

    Bülbül, “Bu yol, hak Muhammed Ali yoludur. Bunu ocakzadeler de söylüyor pirler de. Alevilik basit bir inançtır aslında. Zor olan, o basit olanı yaşama geçirmektir. Nedir basit? Alevi iseniz ya talipsiniz ya ocakzadesiniz. İki şey, talipseniz talipliğinizi, ocakzade iseniz ocakzadeliğinizi yapacaksınız. Hal böyle olunca siyasetçiler bir şeyden sonra bir şeyin farkına varıp bununda toplumda karşılığının olduğunu görünce hemencecik buraya atladılar. Size ne Alevilik İslam içi İslam dışı gidin siyasetinizi yapın” diyerek sözlerini tamamladı.

    Ardından deyişler, duazı imam söylenmesi, lokma duası ile lokmaların pay edilmesi ve çerağların sırlanması ile Sultan Newroz etkinliği tamamlandı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Ankara DAD Eş Başkanı Fırat: Yüzleşilmediği sürece yaralarımız kanamaya devam edecek-VİDEO

    Ankara DAD Eş Başkanı Fırat: Yüzleşilmediği sürece yaralarımız kanamaya devam edecek-VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Derneği (DAD) Ankara Şubesi tarafından düzenlenen Seyit Rıza anmasında konuşan DAD Ankara Şube Eş Başkanı Hülya Fırat, Dersim’de yapılan mezalimin tüm insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu ve bununla yüzleşilmediği sürece yaralarının kanamaya devam edeceğini belirtti.

    Haberin Videosu

     

    Seyit Rıza ve arkadaşları idamlarının 80. yılında Demokratik Alevi Derneği (DAD) Ankara Şubesi tarafından anıldı. Anmada konuşan DAD Ankara Şube Eş Başkanı Hülya Fırat, Dersim katliamının insanların belleğinde tesellisi olmayan bir yara olarak kanmaya devam ettiğini belirterek, Dersim halkına karşı bir soykırım uygulandığını, Dersim’in ekolojik, ekonomik, kültürel ve ekonomik kaynaklarının topyekun silinmeye çalışıldığını kaydetti.

    “KİMİ KAYITLARA GÖRE 50 BİN, KİMİ KAYITLARA GÖRE 70 BİN KÜRT ALEVİ KATLEDİLDİ”

    Dersim Tertelesi olarak tarihe geçen bu soykırımda kimi rakamlara göre 50 bin, kimi rakamlara göre 70 bini aşan Kürt Alevinin katledildiğini ifade eden Fırat, geriye kanlanların bölünerek batı illerine göç ettirildiklerini, geri dönüşlerinin kanunla yasaklandığını, çocukların bilhassa kız çocuklarının subay aileleri başta olmak üzere çeşitli ailelere evlatlık verildiklerini, mağaralara sığınan kadın ve çocukların zehirli gazlarla katledildiğini, köylerinden toplanan masum insanların kurşuna dizilerek uçurumlardan atıldıklarını belirtti.

    “BİZE DÜŞEN DERSİM’İ TÜM SALDIRILARA KARŞI KORUMAK”

    Dersim’de yapılan mezalimin tüm insanlığa karşı işlenmiş bir su olduğunu söyleyen Fırat, “İnsanlığa karşı işlenmiş bu suça karşı acılarımızı sağaltıcı bir yüzleşme ve hesaplaşma yaşanmadığı sürece yaralarımız kanamaya devem edecektir. Dersim halkının yirmi milyon Alevinin acıları siyasete alet edilmekte ve bu güne kadar Dersim Katliamı’na dair örtü henüz kaldırılmamıştır. Görünen odur ki kaldırılmayacaktır da. Bizlere düşen görev, onurlu durmak ve bu davanın tek yetkili merci olan demokratik, katılımcı halk iradesini örgütlenmesini sağlamak…Dersim 1937-38 soykırımını her fırsatta lanetlemek acılarımıza sahip çıkmak ve Dersimi her türlü saldırılara karşı korumaktır” şeklinde konuştu.

    “ARŞİVLER AÇILSIN”

    Arşivlerin açılarak başta Pir Seyit Rıza olmak üzere Dersim seyitlerinin mezar yerlerinin gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Fırat, Kayıp kız ve erkek çocuklarının bulunması gerektiğini, Dersim’de baraj projelerine ve maden aramalarına son verilmesi gerektiğini kaydetti.

    Fırat’ın konuşmasının ardından deyişler söylendi, çerağlar yakıldı, lokmalar pay edildi.

    Öte yandan Ankara Dersimliler Derneği tarafından da bir anma yapıldı. Yapılan anmada Ankara Dersimliler Derneği Başkanı Ali Ekber Çelik konuşma yaptı. Çelik’in konuşmasının ardından çerağlar yakıldı, lokmalar pay edildi. Ardından Dersim Katliamı’na ilişkin film gösterimi yapıldı. Avukat Kamil Ateşoğulları tarafından Seyit Rıza ve arkadaşlarının katledilmesine ilişkin gelişmeler belgelerle anlatıldı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA