Etiket: hümeyra tusun yeğin

  • Dersimli kadınlar 8 Mart dolayısıyla hapishanelerdeki  kadın mahpuslara mektup gönderdi!- VİDEO

    Dersimli kadınlar 8 Mart dolayısıyla hapishanelerdeki kadın mahpuslara mektup gönderdi!- VİDEO

    PİRHA- DEM Parti, DBP ve TJA(Tevgera Jinên Azad), 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla hapishanelerde bulunan kadın mahpuslarla dayanışmak amacıyla mektup gönderdi.

    DEM Parti ve DBP Dersim İl örgütleri ile TJA, hapishanelerde bulunan kadın mahpuslarla dayanışmak amacıyla 8 Mart kartları gönderdi. Etkinliğe Dersim milletvekili Ayten Kordu ve çok sayıda kadın katıldı. PTT binası önünde bir araya gelen kadınlar sık sık “Jin jiyan azadî” sloganları attı.

    Mektup ve kart gönderme etkinliği öncesi konuşan DEM Parti Dersim İl Eşbaşkanı Hümeyra Tusun Yeğin, bir çok kadının mücadele ettikleri için tutuklu bulunduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Birçok kadın arkadaşımız sırf mücadeleye emek ve değer kattıkları için yasal dayanak olmadan cezaevlerinde tutuklu bulunuyor. Bizde kadın mücadelesinde emeği bulunan bütün tüm kadın yoldaşlarımızı selamlıyoruz. Diliyoruz ve umut ediyoruz ki arkadaşlarımız mücadelemiz sayesinde bir an önce özgürlüklerine kavuşurlar.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de 8 Mart’a doğru kadın buluşması: Direniş ve özgürlük öne çıktı!-VİDEO

    Dersim’de 8 Mart’a doğru kadın buluşması: Direniş ve özgürlük öne çıktı!-VİDEO

    PİRHA- Gültan Kışanak ve Yüksel Mutlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen Dersim kadın buluşmasında, kadın mücadelesi, özgürlük ve eşit yurttaşlık vurgusu öne çıktı. Etkinlikte, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne giden süreçte kadın dayanışması ön plana çıkarıldı.

    Dersim’de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne giden süreçte, Gültan Kışanak ve Yüksel Mutlu’nun katılımıyla “Kadın Buluşması” gerçekleştirildi. Etkinlik, “Direnişle özgürleşiyor, demokratik toplumu örüyoruz” şiarıyla birçok kadının yoğun katılımıyla gerçekleşti.

    DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin’in moderatörlüğünde yapılan buluşmaya, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan da katıldı.

    Hümeyra Tusun Yeğin açılış konuşmasında, “Dersim’de 8 Mart’a doğru gidilirken 8 Mart’ın başlangıcını bu kadın buluşmasıyla veriyoruz. 8 Mart günü yapacağımız kadın mitingine kadar etkinlik ve programlarla kadın dayanışmasını ve emeğini ön plana çıkaracağız” dedi.

    “TOPLUMSAL HAFIZA KADINLAR SAYESİNDE BUGÜNE TAŞINDI”

    Yüksel Mutlu, güçlü toplumsal hafızanın kadınlar sayesinde bugüne taşındığını vurgulayarak, “Bugün inancımız, itikatımız, dilimiz ve kültürümüz yaşıyorsa kadınlar sayesinde. 8 Mart’a gittiğimiz bu süreci varlık-yokluk meselesi olarak görüyoruz. Kadın varlığı ve toplumsallığı açısından çok önemli bir süreçtir. Eğer gençler kendi kültüründen uzaksa, uyuşturucu kullanımı ve çeteleşme artmışsa bu bizim sorunumuzdur” diye konuştu.

    Kadınların kadın-erkek eşitliğini sağlamak için uzun yıllardır mücadele ettiklerini ifade eden Yüksel Mutlu, Kürt özgürlük hareketinin öncülük ettiği Eş Başkanlık sisteminin bugün bir gerçeklik haline gelmesinin verilen mücadelenin ve bedellerin sonucu olduğunu söyledi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlatmış olduğu Demokratik Toplum sürecine değinen Yüksel Mutlu, “Eğer bu ülkede tarihsel bir yüzleşme olacaksa Kürtlerle, Alevilerle ve diğerleriyle olmalı. Ermeni meselesiyle, kadınlarla da yüzleşme olmalı. Her gün 6 kadının öldürüldüğü bir ülkede yaşıyorken bir anda İstanbul Sözleşmesi vazgeçmek, 6284’ten vazgeçmek, erkek egemen iktidarının göz koyduğu küçücük nafakaları bile vazgeçmek aslında iktidarın bu topluma, kadına yönelik politikasının net bir ifadesidir. Dolayısıyla 37-38’den bugüne bu coğrafya bir asimilasyon politikasıyla yok edilme politikasıyla kimi zaman savaş kimi zaman da asimilasyon son huzuruyla devam ederken en azından şunu yapabilmeliyiz. Biz inancımıza, itikatımıza ve kimliğimize ne kadar sahibiz, sahip olabilir miyiz? Bunun için ne yapmalıyız? Ve bunun mücadelesini nasıl yürütmeliyiz? Bu özgürlük arayışımızın en temel argümanı olmalı” dedi.

    “ÖZGÜRLÜK SORUMLULUKLA ANLAM KAZANIR”

    Gültan Kışanak ise buluşmada şunları söyledi: “Burası Beselerin, Zarifelerin mekanı, hepimizin ser çeşmesi. Özgürlük sorumlulukla anlam kazanır. Kadınlar, sorunlarını başkalarından talep eden değil, kendi çözen pozisyonda olmalıdır. Alevilikte canlar eşittir; kadın ve erkek ilişkisi eşitlik üzerinedir. Lakin geleneksel anlayış ve erkek egemen devlet sistemi nedeniyle tahribatlar var. Kadınlar baskı ve şiddetle karşı karşıya.”

    “Bu toprakların mayasında eşitlik, özgürlük ve demokratik bir yaşam var” diyen Gülten Kışanak “ Bu inanç, bu kültür bize bunu öğretiyor. Yeter ki biz bu değerlere sahip çıkalım. Yeniden kendi ayaklarımızın üzerinde duracak bir iradeyi yaratabiliriz. Dersim sadece bir şehir değil, bir kimliktir. Kadın olmak bir kimliktir, Kürt olmak bir kimliktir; ama Dersimli olmak da özgürlüğüyle, direnişiyle bir kimliktir. Dersimli kimliğini korumak, bu kimliği gelecek kuşaklara taşımak istiyorsak Dersimli olarak yaşamak zorundayız. Dilimiz ve inancımız bu kimliğin iki temel taşıdır. Bu coğrafya yüzyıllardır haksızlığa karşı direniyor. Dersim halkı her zaman mazlumun, haklının yanında oldu. Bu toprakların direnişi; işgale, asimilasyona, inkâra karşı bir direniştir. Bugün de aynı iradeyle, aynı bilinçle mücadele etmeliyiz” diye söyledi.

    Kışanak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Öncelikle kendimizden başlayarak ikrar vereceğiz, daha sonra bu ikrarı yaşadığımız toplumsallığa yayacağız. Dersim kimliğine gücünü katan şey direniş kültürüdür; haklının yanında durmak ve haksızlığın karşısında olmakla ilgilidir.”

    Etkinlik, Kışanak ve Mutlu’nun konuşmalarının ardından soru-cevap bölümüyle devam ederek katılımcılara deneyimlerini paylaşma imkânı sağladı.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’den 2026 mesajı: Barış için mücadele, özgürlük için ısrar!-VİDEO

    Dersim’den 2026 mesajı: Barış için mücadele, özgürlük için ısrar!-VİDEO

    PİRHA- İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şube Eş Başkanları Nurşat Yeşil ile Özgür Ateş, DEM Parti Dersim İl Eş Başkanları Hümeyra Tusun Yeğin ile Özcan Ateş, ESP MYK Üyesi Orhan Çelebi ve EMEP MYK Üyesi Orhan Kurul, 2026 yılına dair mesajlarını PİRHA’ya değerlendirdi. Yapılan açıklamalarda barış, demokrasi, özgürlük ve eşit yurttaşlık talepleri öne çıkarken, yeni yıla mücadele vurgusuyla girildi.

    İnkar ve asimilasyon politikalarına karşı uzun yıllardır mücadele yürüten Aleviler, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına eşit yurttaşlık, özgürlük, barış ve demokrasi özlemiyle giriyor. Kurum temsilcileri, 2025 yılının da baskı politikalarına karşı mücadelenin sürdüğü bir yıl olduğunu vurgularken, 2026’da bu mücadelenin daha da büyütülmesi gerektiğinin altını çizdi.

    Dersim’deki kurum temsilcileri yeni yıla dair mesajlarını PİRHA ile paylaştı.

    “DAHA ÖZGÜR YILLARA”

    İHD Dersim Şube Eş Başkanı Nurşat Yeşil, 2026 yılına dair beklentilerini şu sözlerle dile getirdi:

    “2025 yılında başlayan ‘Barış ve Demokratik Toplum’ sürecini, çıkarılacak yasalarla 2026 yılında daha sağlam temellerle ilerlemesini; kimsenin dilinden, dininden, ırkından, cinsel yöneliminden dolayı ayrıştırılmadığı, tüm insanların onurda ve haklarda eşit olduğu, kadınların ve LGBTİ+’ların daha özgür yaşadığı bir toplumu 2026 yılı için diliyorum, temenni ediyorum.”

    İHD Dersim Şube Eş Başkanı Özgür Ateş ise yeni yıl mesajına kültürel ve toplumsal barış vurgusuyla başladı:

    “Öncelikle tüm halkımızın Gağan bayramını kutlayarak başlamak istiyorum. Barışın coğrafyamızda egemen kılınması için, savaşsız, sömürüsüz bir dünya için 2026’ya dair beklentilerimizin bu yönde olmasını diliyor ve temenni ediyorum.”

    “BARIŞIN YILI OLSUN”

    DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin, 2025 yılının toplumsal baskılar ve savaşlarla geçtiğine dikkat çekerek, barışın somut adımlarla ilerlemesi gerektiğini vurguladı:

    “Öncelikle 2025 yılını da aslında bir önceki yıllardan çok farksız yaşamadık. Yani genel olarak toplumsal baskı, demokrasinin olmayışı, kadına, çocuğa ve doğaya yönelik yapılan saldırılarla geçti. Diğer yandan dünyada da yaşanan savaşlar bizleri olumsuz anlamda etkiledi. O yüzden 2026 yılının ülkemize, Orta Doğu’ya ve tüm dünyaya öncelikle barış getirmesini istiyorum. Bu atılan barış adımlarının somut adımlarla ilerlemesi toplum açıdan çok önemli. Bunların dışında kadına yönelik şiddetin olmadığı, çocukların şiddete uğramadığı, öldürülmediği, doğanın katledilmediği, emekçilerin hakkını aldığı, güzel, mutlu, huzurlu bir yıl diliyorum.”

    DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Ateş ise tarihsel acılara işaret ederek barış ve kardeşlik çağrısı yaptı:

    “Geçtiğimiz yıllar bu topraklarda katliamlar, zulümler yaşandı. Temennimiz odur ki bundan sonraki yıllarda, bu acı ve katliamların son bulmasıdır. Her halkın kendi diliyle, rengiyle, kimliğiyle, inancıyla özgür yaşamasını istiyoruz. Çocuk çocukluğunu, yaşlı yaşlılığını mutlu ve huzurlu yaşasın. Yeni yıl halkımızın berrak suyunun kirlenmediği, savaşların ve ölümlerin olmadığı, doğanın katledilmediği, börtü böceğin öldürülmediği, barış ve kardeşliğin hakim olduğu bir yaşam diliyorum. Özelde Kürt halkının ve tüm dünya halklarının yeni yılını kutluyorum.”

    “EMEKÇİLERİN ÖZGÜR OLDUĞU BİR YIL OLSUN”

    ESP MYK Üyesi Orhan Çelebi, 2025 yılının emekçiler ve ezilen halklar açısından zorlu geçtiğini belirterek, yeni yıl için mücadele ve umut vurgusu yaptı:

    “2025 yılı, Türkiye işçi sınıfı, emekçileri ve ezilen halklar açısından büyük zorlukların, büyük sıkıntıların ve büyük mücadelelerin olduğu bir yıl oldu. Bu yıldan aldığımız güçle yeni yılı selamlamak istiyoruz. Özellikle başta Kürt halkının, Kürt ulusunun barış ve demokrasi mücadelesinde atmış olduğu yeni bir adım var. Umarım bu karar Kürt halkına, Kürt ulusuna ve ezilen halklara adil, demokratik bir barışı getirir. Diğer yandan grevlerin, direnişlerin, işçi kıyımlarının, çocuk ölümlerinin, çocuk işçi ölümlerinin ve kadın ölümlerinin çokça arttığı bir yılı geride bıraktık. Yeni yılın en azından bunların olmaması ve ezilen halkların, işçi sınıfının, emekçilerin, gençlerin, çocukların ve kadınların özgür olduğu, mutlu olduğu, gerçekten gelecekleri konusunda herhangi bir kaygı yaşamadıkları bir yıl olmasını temenni ediyorum ve yeni yılda da en azından dünya halklarının savaşsız, sömürüsüz bir yaşamı inşa etmesini temenni ediyoruz.”

    “2026 BİZİM YILIMIZ OLACAK”

    EMEP MYK Üyesi Orhan Kurul ise mücadele çağrısını büyüterek 2026’ya dair umutlu bir mesaj verdi:

    “2025 yılını tamamlayarak bir yüzyılın ilk çeyreğini de tamamlamış olduk. Bu yılda da işçiler, emekçiler, ezilen halklar bakımından mücadeleyle dolu bir yıl oldu. Tabii ki egemen sınıflar bakımından da kendi tahakkümlerini arttırmak, kendi tahakkümlerini kurmanın bir yılı olarak devam etti. 2026’nın işçiler, emekçiler, ezilen halklar bakımından mücadelenin kazanacağı bir yıl olacağını umuyoruz. Mücadelemizi birleştirir, beraber hareket eder, vitesi yükseltirsek 2026 yılı bizim yılımız olacaktır. Herkese mutlu yıllar.”

    PİRHA/DERSİM

  • GÜNCELLENDİ/Dersim’de kadınlar, 25 Kasım’da alanlara çıktı: Hayatlarımız ve haklarımız için sokaklardayız-VİDEO

    GÜNCELLENDİ/Dersim’de kadınlar, 25 Kasım’da alanlara çıktı: Hayatlarımız ve haklarımız için sokaklardayız-VİDEO

    PİRHA-25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla Dersim Kadın Platformu öncülüğünde kadınlar Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş düzenledi. Kadınlar yürüyüşte sık sık, ‘AKP Kadınlardan Elini Çek’, ‘Yaşasın Kadın Dayanışması’, ‘Jin Jiyan Azadi’, ‘Yaşasın Kadın Dayanışması’, ‘Koruma Failleri Yargıla’ sloganları attı.

    Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla Sanat Sokağı’nda bir araya gelerek Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş yaptı. Kadınlar yürüyüşte sık sık, ‘AKP Kadınlardan Elini Çek’, ‘Yaşasın Kadın Dayanışması’, ‘Jin Jiyan Azadi’, ‘Yaşasın Kadın Dayanışması’, ‘Koruma Failleri Yargıla’ sloganları attı.

    ‘Şiddetsiz ve özgür yaşam için tek güvencemiz mücadelemiz’ pankartının açıldığı açıklamaya DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan  Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan ve yüzlerce kadın katıldı. Basın açıklamasını Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin okudu.

    “2025 YILI KADINLARI NEFESSİZ BIRAKACAK BİR DÜZENİN HIZLA ÖRGÜTLENDİĞİ BİR YIL OLDU”

    25 Kasım’da hayatları ve hakları için sokaklarda olduklarını belirten Hümeyra Tusun Yeğin, “2025 yılı, Türkiye’de bizler için hem mücadelenin yükseldiği hem de kadınları nefessiz bırakacak yeni bir düzenin hızla örgütlendiği bir yıl oldu. ‘Aile yılı’ ilanı ile başlayan 2025 yılında, kadınlar aileye bağımlı kılınmaya çalışılırken erken evlilik ve çok çocuk ısrarı da tüm yıl boyunca gündemdeydi. Yıl boyunca kadınlara “aile yaşamı ile uyumlu iş” tanımı yapıldı. Bu süslü sözlerin anlamı; esnek, sosyal güvenceden yoksun, emeklilik hakkı olmayan, düşük ücretli çalışma oldu. Haklarımıza yönelik saldırılara her gün bir yenisi ekleniyor. Boşanmayı önleyen politikalar, nafaka hakkımızın gasp edilmeye çalışılması, miras hakkımıza göz dikilmesi ve son olarak medeni kanundan doğan haklarımızın tartışmaya açılması bizleri erkek şiddeti karşısında savunmasız bırakıyor.

    İktidarın kadın düşmanı politikaları, devletin şiddeti önleyecek mekanizmaları harekete geçirmemesi, erkek egemen yargı kararları, kriz ve artan yoksulluk sonucu kadınlar evde, işte, sokakta, kampüste her yerde şiddetin türlü biçimlerine maruz kalıyor. Kadın katillerinin, şiddet faillerinin yargılamalarında iyi hal ve haksız tahrik indirimleri uygulanırken, hayatta kalmak için öz savunma uygulamak zorunda kalan kadınlara yüksek cezalar veriliyor. Ekonomik ve sosyal güvenceden yoksun bırakılmayı, yoksullaşmayı, güvencesiz- kayıt dışı çalıştırılarak sömürülmeyi, dünyanın bakımı da dahil tüm bakım yüklerini karşılıksız olarak yüklenmek zorunda görülmeyi, şiddet tehdidi altında yaşamayı reddediyoruz. Şiddetsiz, eşit, özgür, barış içinde; emeğimizin değer gördüğü demokratik ve laik bir ülkede yaşamak istiyoruz” dedi.

    “KADIN MÜCADELESİNİ DAHA FAZLA BÜYÜTECEĞİZ”

    DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Erkek egemen şiddetinin kendisi 2025 yılını aile yılı ilan ederek milliyetçi cinsiyeti politikalarını her tarafta hayata geçirdi. Elbette ki biz kadın cinayetlerini, katliamlarını sadece sayısal verilerle ele almıyoruz. Çünkü çok iyi biliyoruz ki şüpheli ölümler intihar denerek kadınların erkekler tarafından katledilmesinin önü açılmakta ve cinayetlerin araştırılmasının önü engellenmektedir. Mutlaka bu ülkede kadınlar bakanlığını inşa edeceğiz. Kadınların bütçesini savaşa değil, kadınların bütçesini güvenlikçi sisteme değil, kadınların yaşamına, sağlığına, eğitimine, kadına yönelik şiddete ayırarak bu coğrafyada kadın mücadelesini daha fazla büyüteceğimizi buradan bir kere daha söylüyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Hümeyra Tusun Yeğin: Dersim’de yaşayan kadınlar olarak 25 Kasım’da alanlarda olalım-VİDEO

    Hümeyra Tusun Yeğin: Dersim’de yaşayan kadınlar olarak 25 Kasım’da alanlarda olalım-VİDEO

    PİRHA-Tüm kadınlara 25 Kasım’da alanlarda olma çağrısı yapan DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin, “Bizler de Dersim Kadın Platformu olarak 25 Kasım’da saat 17.30’da Sanat Sokağı’nda toplanıp Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüp basın açıklaması yaparak kendi tavrımızı ve duruşumuzu belirlemek istiyoruz” dedi.

    Dersim’de kadınlar, 25 Kasım’da saat 17.30’da Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirip basın açıklaması yapacak.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin, 25 Kasım’ın kadınlar için önemine dikkat çekerek bütün kadınları 25 Kasım’da alanlara çağırdı.

    “25 KASIM’DA ALANLARDA OLALIM”

    Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de kadınların şiddetin çok yönlü mağduru olduğunu ifade eden Hümeyra Tusun Yeğin, “Bu anlamda devletin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmemesi ciddi bir sorun. Kadınların kazanılmış hakları ellerinden alınmakta ve kadına yönelik şiddette kadınları koruyan yasalar uygulanmamakta. Ayrıca kadınların katledilmesine dair davalarda çok ciddi bir cezasızlık politikası var. Bu durumlar faillere kadına yönelik şiddet uygulayabilirsiniz mesajı veriyor. Dolayısıyla bu aynı zamanda bize toplumda değişmesi gereken bir zihniyet sorunu olduğunu gösteriyor. Bu durum Rojin Kabaiş davasında çok net bir şekilde faillerin korunmaya çalışıldığı açığa çıktı.

    2025 yılı da diğer yıllardan çok farklı değil ama diğer yıllardan farkı kadınların daha fazla dayanışma içinde olması ve tepkilerini dile getirmesi önemliydi. Bizler de Dersim’de Dersim Kadın Platformu olarak 25 Kasım’da saat 17.30’da Sanat Sokağı’nda toplanıp Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüp basın açıklaması yaparak kendi tavrımızı ve duruşumuzu belirlemek istiyoruz. Dersim’deki tüm kadınlara sesleniyorum. Sonuçta Dersim’de de kadınların yaşadığı sorunlar var. O yüzden 25 Kasım’da hepimiz alanlarda olalım” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Adliye üniversitede olmaz, karar gözden geçirilmelidir’-VİDEO

    ‘Adliye üniversitede olmaz, karar gözden geçirilmelidir’-VİDEO

    PİRHA-Munzur Üniversitesi kampüsünde yer alan kütüphane binasının adliye ve valilik birimlerine geçici olarak tahsis edilmesine tepkiler sürüyor. DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin, “Üniversiteye adliyenin taşınması bilim ve eğitim alanı olan üniversitenin özelliğine de bir anlamda müdahale şeklidir. Bu yüzden adliyenin üniversitenin içerisine taşınmasını doğru bulmuyoruz” derken, EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ise, “Üniversitede adliye gibi güvenliğin üst seviyede olduğu kurumlar öğrencilerin yaşam alanlarına yakın olması ayrı bir tedirginlik ve kaygı yaratacaktır” diye konuştu.

    Munzur Üniversitesi kampüsünde yer alan ve öğrenciler ile akademisyenler tarafından yoğun biçimde kullanılan kütüphane binasının, “depreme hazırlık” gerekçesiyle adliye ve valilik birimlerine geçici olarak tahsis edileceği açıklandı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin ve Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, Munzur Üniversitesi kampüsünde yer alan kütüphane binasının adliye ve valilik birimlerine geçici olarak tahsis edilmesine tepki gösterdi.

    “ÜNİVERSİTENİN YAPISINA BİR MÜDAHALE”

    Üniversitelerin özgün ve özerk yerler olduğunu belirten DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin, “Üniversiteye adliyenin taşınması bilim ve eğitim alanı olan üniversitenin özelliğine de bir anlamda müdahale şeklidir. Bu yüzden adliyenin üniversitenin içerisine taşınmasını doğru bulmuyoruz. Zaten Munzur Üniversitesi güvenliğin çok yoğun olduğu bir yer. Bununla birlikte daha fazla resmi bir giriş çıkış olacak. Yine aynı zamanda adliyeye insanlar tek araçla ulaşabiliyorlardı şimdi bir ulaşım sorunu da olacak. Ayrıca üniversitelerin kendine has bir dokusu vardır. Bu aynı zamanda farklı güvenlik sorunlarını da açığa çıkarır. Yani olası bir güvenlik sorunu yaşandığında hani bunun sorumluluğunu kim alacak? Bunu öğrencilerin ve eğitim veren hocaların kabul ettiği bir şey olduğunu düşünmüyorum. Onların görüşleri ve fikri alındı mı bunu bilmiyoruz. Ama genel anlamda üniversitenin yapısına bir müdahale olacağını düşünüyorum” dedi.

    “ADLİYENİN, ÜNİVERSİTEYE TAŞINMASI TEDİRGİNLİK VE KAYGI YARATACAKTIR”

    Adliye ve valilik binasının üniversiteye taşınmasına tepki gösteren EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, şunları dile getirdi:

    “Munzur Üniversitesi Senatosu’nun açıklamasına göre adliye ile valili binasının üniversite ile bir bağı olmayacak, girişi ve çıkışı olacak diye bir söylem var ama asıl mesele depremin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen adliye ve valilik binalarının çürük olduğunu söylüyorlar. Çürük yapıların şimdiye kadar neden boşaltılmadığı ya da şimdiye kadar çürük olan binaların neden güçlendirilmediğini tartışmak gerekiyor. Ama aynı zamanda üniversitede adliye gibi güvenliğin üst seviyede olduğu kurumların olması öğrencilerin yaşam alanlarına yakın olması ayrı bir tedirginlik ve kaygı yaratacaktır.

    Üniversite, tek başına bir senatonun aldığı kararla verilen kararları yerine getirmemesi lazım. Bu üniversitenin farklı bileşenleri var. Üniversitede öğrenciler, üniversite personeli ve akademisyenler var. Eğer bir karar alınacaksa üniversitenin bütün bileşenlerinin temsilcileriyle yan yana gelip kararı beraber almak lazım. Burada gördüğümüz kadarıyla kendi bildiklerini okuyan, hiçbir şekilde diğer bileşenleri bu işin içerisine katmayan, zaten sıkışık olan bir kampüste olan bölümleri bile yerinden taşıyarak adliye gibi güvenlik meselesini ortaya koyan güvenlik ve mahremiyeti ortadan kaldıracak bir kurumun gelmesini doğru bulmuyoruz. Bir an önce bu kararın değiştirilmesini istiyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Bu da oldu; Üniversite kampüsünün ortasına adliye!
    -Munzur Üniversitesi kampüsünün adliyeye tahsis edilmesi Meclis gündeminde!

  • Dersim’de ‘Barış istiyoruz’ şiarıyla imza standı kuruldu-VİDEO

    Dersim’de ‘Barış istiyoruz’ şiarıyla imza standı kuruldu-VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Dersim İl Örgütü, ‘Barış istiyoruz’ şiarıyla Seyit Rıza Meydanı’nda imza standı kurdu. Örgütlü oldukları tüm illerde barışa yönelik taleplerini dile getirmek için imza kampanyası başlattıklarını belirten DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin, “Tüm halkımızı buraya davet ediyoruz, barışa ses verelim” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim İl Örgütü, ‘Barış istiyoruz’ şiarıyla Seyit Rıza Meydanı’nda imza standı kurdu. Eylül ayının sonuna kadar sürecek imza kampanyası saat 13.00-18.00 saatleri arasında olacak. Toplanan imzalar daha sonra Meclis’e sunulacak.

    “BARIŞA SES VERELİM”

    Örgütlü oldukları tüm illerde barışa yönelik taleplerini dile getirmek için imza kampanyası başlattıklarını belirten DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin, “Bu kampanya kapsamında Dersim’de de imza kampanyamız bugünden itibaren ay sonuna kadar her gün 13.00-18.00 saatleri arasında Seyit Rıza Meydanı’nda olacak. Tüm halkımızı buraya davet ediyoruz, barışa ses verelim. Topladığımız imzalar komisyona aktarılacak. Sürecin hızlanması, daha somut adımların atılması ve taleplerimizin daha görünür olması açısından atılan imzalar çok önemli” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Demokratik Kurumlar Platformu: Umut hakkı derhal uygulansın-VİDEO

    Dersim Demokratik Kurumlar Platformu: Umut hakkı derhal uygulansın-VİDEO

    PİRHA-Dersim Demokratik Kurumlar Platformu, umut hakkının uygulanması talebiyle Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Bu tarihi dönemin hukuki güvencesi umut hakkının hayata geçmesi ile mümkündür. Barışın demokratik entegrasyonu da, umut hakkının yasal adımlarının atılmasına ve zaman kaybetmeden gerçeğe dönüşmesine yani özgürlüğe dönüştürülmesine bağlıdır” denildi.

    Dersim Demokratik Kurumlar Platformu, umut hakkının uygulanması talebiyle Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. ‘Umut hakkı derhal uygulansın’ pankartının açıldığı açıklamayı DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin okudu.

    “TÜRKİYE TARAFINDAN İHLALLERİ ORTADAN KALDIRMAYA DÖNÜK HERHANGİ BİR DÜZENLEME YAPILMAMIŞTIR”

    Umut hakkının hükümlülerin bir gün yeniden özgürlüğüne kavuşabileceğini belirttiğine vurgu yapan Hümeyra Tusun Yeğin, “Aynı şekilde bu umudun bir temenninin ötesine geçmesini, öngörülebilir, belirli ve gerçekleşebilir olmasını ifade etmektedir. İşkence yasağına aykırı mevcut düzenlemeler, uzun süredir Sn. Öcalan’ı, Sn. Kaytan’ı, Sn. Gurban ve Sn. Boltan’ı etkilediği gibi, 14 Ağustos 2024 tarihli Birleşmiş Milletler (BM) İşkenceye Karşı Komite’nin Türkiye’nin Beşinci Dönemsel Raporu’na İlişkin Sonuç Gözlemleri’nde 4 binden fazla sayıda olduğu belirtilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlülerinin de eziyet çekmesine yol açan yapısal-sistematik bir sorundur. Kesinleşen ilk karar olan Öcalan/Türkiye(No.2) kararının üzerinden on bir yıl geçmesine rağmen Türkiye tarafından söz konusu ihlalleri ortadan kaldırmaya dönük herhangi bir düzenleme yapılmamıştır” dedi.

    “BU TARİHİ DÖNEMİN HUKUKİ GÜVENCESİ UMUT HAKKININ HAYATA GEÇMESİ İLE MÜMKÜNDÜR”

    ‘Abdullah Öcalan’ın mevcut koşulları ne AİHM kararları ve umut hakkı ile uyumludur ne de Kürt Meselesinin demokratik ve siyasal çözümüne odaklı yürüttüğü süreçle uyumludur’ diyen Yeğin, “Umut hakkının uygulanması, temel bir insan hakkı olarak zorunluluk taşıdığı gibi; bugün içerisinden geçtiğimiz Barış ve Demokratik Toplum sürecinin hayata geçirilebilmesi için en temel adımlardan biridir. Bu yönüyle de Sayın Öcalan’ın özgürlüğü, yalnızca bir bireyin hakkı olarak ele alınmamalı, aynı zamanda toplumsal barışın ve demokratik siyasetin önünün açılmasının zorunlu bir gereği olarak değerlendirilmelidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) “umut hakkı” kararı da göstermektedir ki, adil ve hakikati gerçekleştirecek bir barışın ön koşulu ancak barışın hukukunun ve insan haklarının gerekleri yerine getirilerek sağlanabilir. Bu tarihi dönemin hukuki güvencesi umut hakkının hayata geçmesi ile mümkündür. Barışın demokratik entegrasyonu da, umut hakkının yasal adımlarının atılmasına ve zaman kaybetmeden gerçeğe dönüşmesine yani özgürlüğe dönüştürülmesine bağlıdır. Umut ilkesi, diğer tüm toplumsal değerlerin de hukuk kapısından içeri girmesini sağlayabilecek etkiye sahiptir.

    Bizler yıllardır birçok alanda mücadele eden hak, hukuk örgütleri ve sivil toplum kurumları olarak, onurlu bir barışın inşası, demokratik toplumun yaşama geçmesi ve hukukun toplumsallaşması için, binlerce mahpus başta olmak üzere tüm toplumsal kesimleri etkileyecek olan umut hakkı bağlamında; Komite’yi umut hakkı kararının uygulanmasını etkin bir şekilde izlemeye, TBMM Meclis Komisyonunu, TBMM çatısı altındaki tüm siyasi partileri, yargı mekanizmalarını ve Adalet Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm makamları acilen AİHM kararlarına ve BM İşkenceye Karşı Komite’nin tavsiyelerine uymaya çağırıyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Hümeyra Tusun Yegin: 24 Nisan’da tüm kadınları Samandağ’a davet ediyoruz-VİDEO

    Hümeyra Tusun Yegin: 24 Nisan’da tüm kadınları Samandağ’a davet ediyoruz-VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yegin, ‘Barış Duvarı’ eyleminin önemine dikkat çekerek tüm kadınları 24 Nisan’da Samandağ’a davet etti.

    DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yegin, Suriye’deki Alevi katliamına dair 24 Nisan’da Samandağ’da yapılacak ‘Barış Duvarı’ eylemine katılım çağrısında bulundu.

    “24 NİSAN’DAKİ ETKİNLİĞE KATILMAK ÇOK ÖNEMLİ”

    Kadın örgütlerinin 24 Nisan’da düzenlediği eylemin önemine dikkat çeken DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yegin, “Suriye’de geçmişte Ezidilere yönelik uygulamalar oldu. Cihatçı örgütlerin kadınları savaş ganimeti olarak görmesi mantığı var. Bu nedenle kadınlara ve çocuklara bir yönelme var ve bunu durduracak bir mekanizma da söz konusu değil, zaten Suriye’yi yönetenlerin zihniyeti de ortada. O yüzden kadın örgütlerinin yapacağı etkinliğe katılmak çok önemli” dedi

    Suriye’deki Alevi kadınların ve çocukların güvenliğinin bir an önce sağlanması gerektiğinin altını çizen Yegin, “Çünkü kadınlar ganimet değildir. Alevilere yönelik her türlü saldırıyı kınıyoruz. 24 Nisan’da tüm kadınları Samandağ’a davet ediyoruz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de kadınlar, 8 Mart kapsamında cezaevindeki kadınlara dayanışma kartı gönderdi-VİDEO

    Dersim’de kadınlar, 8 Mart kapsamında cezaevindeki kadınlara dayanışma kartı gönderdi-VİDEO

    PİRHA- Dersim Kadın Platformu, 8 Mart kapsamında cezaevindeki kadınlara dayanışma kartı gönderdi. Kadınların her yerde mücadelesinin devam ettiğini vurgulayan DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin, “8 Mart vesilesiyle bizlerde tutuklu kadın arkadaşlarımıza kart göndermek istedik, umut ediyoruz ki bir sonraki 8 Mart’ta arkadaşlarımızla birlikte halaylarımızı çekeriz” dedi.

    Dersim Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında cezaevlerinde bulunan kadınlarla dayanışmak amacıyla kart gönderdi. Etkinliğe Dersim Kadın Platformu üyeleri ile DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ile yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan da katıldı.

    Yazılan kartları göndermeden önce postane önünde açıklama yapıldı. Kırmancki açıklamayı DEM Parti eski Dersim İl Eş Başkanı Esma Ataş okurken Türkçe açıklamayı ise DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin okudu.

    “8 MART VESİLESİYLE TUTUKLU ARKADAŞLARIMIZA KART GÖNDERMEK İSTEDİK”

    Kadınların her yerde mücadelesinin devam ettiğini vurgulayan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin, “8 Mart vesilesiyle bizlerde tutuklu kadın arkadaşlarımıza kart göndermek istedik çünkü zindanlarda çok sayıda arkadaşımız, yoldaşımız var. Onları mutlaka aramızda görmek istiyoruz umut ediyoruz ki bir sonraki 8 Mart’ta arkadaşlarımızla birlikte halaylarımızı çekeriz” diye konuştu.

    Açıklamanın ardından postaneye giderek yazılan kartlar cezaevlerine gönderildi.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Çocuk istismarı ve kadın cinayetlerinin failleri, cezasızlık politikasıyla cesaret buluyor’-VİDEO

    ‘Çocuk istismarı ve kadın cinayetlerinin failleri, cezasızlık politikasıyla cesaret buluyor’-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de son zamanlarda çocuk istismarı, kadına yönelik şiddet arttı. Konuya dair konuşan EMEP Dersim İl Örgütü Üyesi Çağla Yolaşan, “Çocuk istismarı ve kadın cinayetlerinin failleri örgütlü bir cezasızlık politikasıyla cesaret buluyor” derken, DEM Parti Dersim İl Örgütü Yöneticisi Hümeyra Tusun Yeğin ise, “AKP iktidarı döneminden itibaren cezasızlık politikasıyla birlikte kadına yönelik şiddet de arttı” diye konuştu. 

    Devletin, Dersim’deki yozlaştırma politikaları inanç, dil, kimlik, kültür vb. birçok alanda yıllardır sürüyor. Dersim’de son zamanlarda çocuk istismarı, kadına yönelik şiddet artarak devam ediyor.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim İl Örgütü Yöneticisi Hümeyra Tusun Yeğin, Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü Üyesi Çağla Yolaşan, çocuk istismarının artmasını PİRHA‘ya değerlendirdi.

    “FAİLLER, CEZASIZLIK POLİTİKASIYLA CESARET BULUYOR”

    Dersim’de ve Türkiye’nin geri kalanında çocuk istismarı ve kadına yönelik şiddetin arttığını belirten Çağla Yolaşan, “Bunun temel sebebinin 23 yıldır iktidar olan AKP’nin eğitim, kültür, siyaset ve kanunların yapımı ve uygulamasına kadar sirayet eden ve gittikçe muhafazakarlaşan politikalarıyla ilgili olduğunu söylemek mümkün. Maalesef çocuk istismarı, kadın cinayetlerinin failleri adeta örgütlü bir cezasızlık politikasıyla cesaret buluyor. Artık bir politikaya dönüşmüş olan cezasızlık durumunun ortadan kalkması için acil önlemler alınması sorunun çözülmesi için önemli bir yerde duruyor” diye belirtti.

    “DERSİM ÖZELİNDE UYGULANAN ÖZEL SAVAŞ POLİTİKASI VAR”

    AKP iktidarı döneminden itibaren cezasızlık politikasıyla birlikte kadına yönelik şiddetin arttığını ifade eden Hümeyra Tusun Yeğin, “Kadına yönelik şiddet önemsiz bir durummuş gibi gösteriliyor. Kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüz olaylarını bitirecek siyasi bir irade yok. Pertek özelinde olaya baktığımız zaman Dersim özelinde uygulanan özel savaş politikası var ve bunun sonucunda toplumda bir yozlaşma da var. Siyasi parti ve sivil toplum örgütleri olarak daha güçlü duruşlar sergilememiz gerekiyor ki bu politikaların karşısına geçebilelim” dedi.

    Cihan BERK/DERSİM

  • 19 Aralık Cezaevi ve Maraş Katliamı ile Taybet İnan’ın katledilişi Dersim’de protesto edildi-VİDEO

    19 Aralık Cezaevi ve Maraş Katliamı ile Taybet İnan’ın katledilişi Dersim’de protesto edildi-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de 19 Aralık Katliamı, Maraş Katliamı ve Taybet İnan’ın katledilişine ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, “İnsan hakları savunucuları olarak 19 Aralık Katliamı’nın sorumlularının peşini bırakmayacağız. Maraş Katliamı aydınlatılmalı, Alevilerden özür dilenmeli ve katliamın sorumluları yargı önünde hesap vermelidir” denildi. Taybet İnan’ın da unutulmadığı belirtilen açıklamada, “Taybet İnan’ın davasının peşini bırakmayacağız” ifadeleri kullanıldı. 

    19 Aralık Cezaevi Katliamı, Maraş Katliamı ve Taybet İnan’ın katledilişinin 9. yılında Dersim’de Sanat Sokağı’nda açıklama yapıldı. Açıklamada ’19 Aralık Katliamı’nı unutmadık, unutturmayacağız’ pankartı açıldı. Açıklamaya Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı.

    19 Aralık Cezaevi Katliamı’na ilişkin açıklamayı İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Ateş, Maraş Katliamı’na ilişkin açıklamayı Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Taybet İnan’a ilişkin açıklamayı da DEM Parti Dersim İl Örgütü Yöneticisi Hümeyra Tusun Yeğin okudu.

    19 ARALIK KATLİAMI’NI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ”

    İnsan Hakları Derneği olarak 19 Aralık Katliamı’nın sorumlularının ve faillerin yargılanmasını talep etmeye devam edeceklerini belirten İHD Dersim Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Ateş, “İnsan yaşamını korumak zorunda olan devlet, bu yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi bizzat sorumlusu olmuştur. Aradan geçen 24 yıllık süreçte tecrit sistemi daha da ağırlaştırıldığı gibi tüm hapishanelerde hak ihlalleri artarak devam etmektedir. Toplum üzerinde zor kullanma aygıtı haline dönüşen hapsetme sisteminde yeni tip hapishaneler ile bugün tecrit sistemi insanın hem fiziksel hem de zihinsel bütünlüğü üzerinde büyük bir tahribat meydana getirmektedir. F Tipi Hapishanelerin yanı sıra özellikle yeni açılan Yüksek Güvenlikli, S Tipi ve Y Tipi Hapishaneler ile yeni bir sistem uygulanmaya başlanmış olup buralarda tutulan mahpuslar çok ağır izolasyon yöntemlerine maruz bırakılmaktadır. İnsan hakları savunucuları olarak 19 Aralık Katliamı’nın sorumlularının peşini bırakmayacağımızı ve süregelen tüm hak ihlallerine karşı duracağımızı, mahpusların insan onuruna uygun bir yaşam sürmesi için mücadeleye devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunuyoruz” dedi.

    “MARAŞ KATLİAMI AYDINLATILMALI, ALEVİLERDEN ÖZÜR DİLENMELİ”

    Maraş Katliamı’na ilişkin açıklamayı okuyan PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya da “Maraş Katliamının üzerinden 46 yıl geçti. Bu katliam da diğer Alevi katliamları gibi devletin gözetiminde gerçekleşmiş, şehirdeki kolluk kuvvetleri herhangi bir müdahalede bulunmamıştır. Bu yönüyle bu katliamın sorumlusu devletin kendisidir. Katliam faillerinin yargı önüne çıkarılmamasında da her zaman olduğu gibi devletin cezasızlık politikası devreye konulmuştur. Oysa Maraş Katliamı insanlığa karşı işlenmiş suçlar kategorisindedir. Sonraki yıllarda da devlet katliamla yüzleşmek ve onarıcı adalet mekanizmalarını kurmak yerine Maraş’ta yapılmak istenen anmaları çeşitli gerekçelerle yasaklamıştır. İktidara hatırlatmak isteriz ki; gerçek bir toplumsal barışın yolu hakikatin ortaya çıkarılması ve geçmişle yüzleşmekten geçmektedir. Geçmişte yaşanan soykırımlar, insanlığa karşı işlenen suçlar, savaş suçları aydınlanmadan ve bu suçlar nedeni ile resmi özür dilenmeden toplumsal barışın kurulması mümkün gözükmemektedir. Bu nedenledir ki, Maraş Katliamı aydınlatılmalı, Alevilerden özür dilenmeli ve katliamın sorumluları yargı önünde hesap vermelidir” diye belirtti.

    “TAYBET İNAN’IN DAVASININ PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

    9 yıl önce Taybet İnan’ın Şırnak Silopi’de, evinin önünde 10 kurşunla katledildiğini dile getiren DEM Parti Dersim İl Örgütü Yöneticisi Hümeyra Tusun Yeğin ise şunları kaydetti:

    “Cenazesi 7 gün sokakta kaldı. Yapılan otopside, vücuduna isabet eden 10 öldürücü kurşun saptandı. 2015 yılının Ekim ayında ilan edilip, 2016 yılının Nisan ayına kadar devam eden sokağa çıkma yasakları sırasında birçok acı yaşandı. Bunlardan en acı olanı da Taybet İnan’ın öldürülmesiydi. 11 çocuklu bir ev kadını, evinin önünde, keskin nişancıların attığı kurşunlarla katledildi. Bugüne kadar hiç kimse yargılanmadı, cezalandırılmadı. Biz insan hakları savunucuları olarak Taybet İnan’ın ölümünü hiç unutmadık, onun acısını hep taze tuttuk ve yaşadık. Onun ölüm yıl dönümünde bir kez daha barış taleplerimizi dile getirmek istiyoruz. Taybet İnan’ı unutmadık, Taybet İnan’ın davasının peşini bırakmayacağız. Bu cezasızlık politikası, bu çatışmalı ortam sona erene kadar insan hakları mücadelesinde kararlıyız.”

    PİRHA/DERSİM

  • Taciz failine sadece 1 ay uzaklaştırma cezası tepki çekti: Failler cezasızlıktan cesaret alıyor-VİDEO

    Taciz failine sadece 1 ay uzaklaştırma cezası tepki çekti: Failler cezasızlıktan cesaret alıyor-VİDEO

    PİRHA-Munzur Üniversitesi’nde çok sayıda kadın öğrenciyi taciz eden öğretim görevlisi Deha Koç’a 1 ay uzaklaştırma cezası verildi. DEM Parti Dersim İl Örgütü Yöneticisi Hümeyra Tusun Yeğin, Avukat Çağla Yolaşan ve Demokratik Kadın Hareketi Temsilcisi Evrim Konak, kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüzün artmasında cezasızlık politikasının büyük bir etkisi olduğunu belirtti. 

    Munzur Üniversitesi’nde çok sayıda kadın öğrenciyi taciz eden Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde öğretim görevlisi Deha Koç’a Tunceli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 1 ay uzaklaştırma cezası verildi.

    DEM Parti Dersim İl Örgütü Yöneticisi Hümeyra Tusun Yeğin, Avukat Çağla Yolaşan ve Demokratik Kadın Hareketi Temsilcisi Evrim Konak, Munzur Üniversitesi’nde çok sayıda kadın öğrenciyi taciz eden öğretim görevlisi Deha Koç’a verilen cezayı PİRHA‘ya değerlendirdi.

    “CEZASIZLIK POLİTİKASINDAN DOLAYI KADINA YÖNELİK TACİZ OLAYLARI YAŞANIYOR”

    Cezasızlık politikasından dolayı kadına yönelik taciz olaylarının yaşandığını söyleyen DEM Parti Dersim İl Örgütü Yöneticisi Hümeyra Tusun Yeğin, “Kadınları taciz eden failler cezasızlık politikasından aldıkları cesaretle hareket ediyorlar. Munzur Üniversitesi’ndeki öğretim görevlisinin öğrencileri taciz ettiğine dair hakkında birçok dilekçe olmasına rağmen görevinden uzaklaştırılmadığı ve cezasızlık politikası sürdürüldüğü için öğrencileri taciz etmeye devam etti” dedi.

    “Aynı okulun içerisinde fiziki uzaklaştırma ile sorun nasıl çözülecek?” diye soran Hümeyra Tusun Yeğin, “Görevden tamamen uzaklaştırılması gerekiyor ki bu tarz durumların önüne geçilebilsin. Devletin kadınlara yönelik uzunca bir süredir uyguladığı özel savaş politikalarının bir sonucu yaşananlar. Eğer bir kentteki üniversitede sürekli bu tarz olaylar oluyorsa o üniversitenin yönetimi ile o kentteki kamu kurumlarında olan yetkililerin hepsinin problemidir. Bu olayın takipçisi olacağız. Çünkü alınmayan her karar bir sonrakini beslemiş oluyor aslında. Bu açıdan karşı duruş önemli” diye belirtti.

    “MUNZUR ÜNİVERİSTESİ, SIK SIK KADINA YÖNELİK TACİZ İDDİALARIYLA GÜNDEME GELEN BİR ÜNİVERSİTE”

    Munzur Üniversitesi’nde kadın öğrencilerin tacize uğramasına ilişkin ilk iddia olmadığını belirten Avukat Çağla Yolaşan da, “2 yıl önce de bir akademisyen hakkında benzer taciz iddiaları oldu. O zaman hukuki süreç başlatılmıştı ancak bir sonuç alınamamıştı. O yüzden Munzur Üniversitesi, sık sık kadın öğrencilere yönelik taciz iddialarıyla gündeme gelen bir üniversite. Akademisyen hakkında verilen uzaklaştırma kararı 6284 sayılı kanun kapsamında önleyici tedbir olarak uygulanmış ve şiddete maruz kalan kadın öğrenciye akademisyenin yaklaşmasını engelleyen bir tedbir kararı, nihai bir cezalandırma kararı değil. Burada asıl önemli olan üniversitenin akademisyen hakkında hızlı bir şekilde soruşturma başlatması, delilleri toplaması ve tarafsız bir biçimde bir sonuca varması gerekiyor” diye belirtti.

    “ÖĞRENCİLERİ TACİZ EDEN ÖĞRETİM GÖREVLİSİNE VERİLEN CEZA TRAJİKOMİK”

    Yaşananın münferit olay olmadığını vurgulayan Demokratik Kadın Hareketi Temsilcisi Evrim Konak, “Yaşananları arada bir karşımıza çıkan üçüncü sayfa haberi olarak değerlendiremeyiz. Yaşananlar gerçekten sistemsel bir sorun. Aynı zamanda özel savaş politikalarıyla da mutlaka bağı kurulması gerekiyor. Üniversitelerin bilim yuvası olması gerekirken bir öğretim görevlisi çok sayıda kadın öğrenciye tacizde bulunuyor. Yaşananlar kamuoyuna yansıdığı için en fazla uzaklaştırma cezası veriyorlar, kamuoyuna yansımasa belki uzaklaştırma cezasını da vermeyeceklerdi” şeklinde konuştu.

    Evrim Konak, “Öğrencileri taciz eden öğretim görevlisi okuldan mı uzaklaştırıldı yoksa görevden mi alındı?” sorusunu sorarak, “Her gün kendilerini taciz eden öğretim görevlisiyle karşı karşıya geliyor. Bu durum öğrenciler üzerinde yarattığı psikolojik baskıyı hiçbirimiz bilemeyiz ve verilen bir aylık uzaklaştırma cezası bu açıdan değerlendirildi mi? Bunun bir işkence olduğunu görmemiz gerekiyor. Özellikle Dersim ve bölge kentlerindeki üniversitelerde taciz olaylarının çok fazla yaşanması ve cezasızlık politikası nedeniyle bu durumun bilinçli bir devlet politikası olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Munzur Üniversitesi’nde sistematik taciz: Şikayet dilekçeleri dikkate alınmadı!
    -DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu: Munzur Üniversitesi’ndeki taciz iddiaları soruşturulmalı-VİDEO
    -Munzur Üniversitesi’ndeki taciz faili öğretim görevlisine 1 ay uzaklaştırma cezası verildi