Etiket: hürcan bulur

  • Oğlunun adaletini satmadı: Baba Bulur oğlu için mücadeleyi sürdürüyor-VİDEO

    Oğlunun adaletini satmadı: Baba Bulur oğlu için mücadeleyi sürdürüyor-VİDEO

    PİRHA – Trafik cinayeti sebebiyle yaşamını yitiren Hürcan Bulur için ailesi, adalet arayışını sürdürüyor. Davayı kapatmaları için Bulur ailesine türlü baskı ve teklifler de sürüyor. Baba Veysel Bulur, kurdukları Hürcan Bulur Geleceğe Umut Vakfı ile trafik cinayetlerinin daha görünür olmasını amaçladıklarını belirterek “Cezaların arttırılması yönünde adalet arayan ailelerle ilgili de geniş katılımlı bir planlama, birliktelik düşünüyoruz” dedi.

    Hürcan Bulur, Ankara Batıkent Bulvarı’nda 24 Ağustos 2023’te yaya geçidinden geçerken Özer Sağlamyürek yönetimindeki otomobilin çarpmasıyla hayattan koparıldı. Şoför Sağlamyürek, kazanın akabinde tutuklandı ve ‘bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası aldı. Fakat, sanığın hükümle birlikte tahliyesine karar verildi.

    Baba Veysel Bulur, mahkemeden çıkan kararı bir üst mahkemeye taşıyarak, dosyanın kapatılmasına engel oldu. Baba Bulur, “7,5 yıllık ceza, iyi hal indirimi uygulanarak 6 yıl 3 aya indirilmişti. Biz de gerekli itirazlarımızı istinafa yaptık ama istinaftan da aynı şekilde onanarak geçti. Şu an Yargıtay’daki süreci bekliyoruz. Şahıs ise dışarıda olduğu zamanlarda artık babasının kendisine tahsis etmiş olduğu bir korumayla dolaşıyor” diyerek varılan süreci anlattı.

    DAVAYI KAPATMAK İÇİN PARA TEKLİFİNE DEVAM!

    Özer Sağlamyürek, azami hız sınırının saatte 50 kilometre olduğu yolda, 140,96 kilometre hızla kazaya sebep olmuştu. Sağlamyürek’in babası Bekir Sağlamyürek, Alevi olan Bulur ailesini ikna edebilmek adına Aşık İrfani’yi dahi kullanarak para teklifinde bulunmuştu. Aileyle yapılan görüşmede “Siyasi bağlantıları” olduğunu da söyleyen Bekir Sağlamyürek’in, para teklifini bir kez daha gündeme getirdiği öğrenildi.

    Veysel Bulur, İstinaf aşamasında da para teklif etmeyi denediklerini söyleyerek davadan vazgeçmeyeceğini vurguladı. Baba Bulur, yaşananları şu sözlerle aktardı:

    “Bir kez daha oturup anlaşalım dediler. Sonuçta biz haliyle bir de tazminat davası açmıştık. ‘Bir uzlaşmaya varalım. Üç aşağı beş yukarı pazarlık yapar anlaşırız’ dediler. Oradaki dertleri şuydu; bizden bir şekilde bir imza alıp istinaf sürecinde bunu kullanarak cezayı 5 yılın altına indirmek. Çünkü ceza 5 yılın altına inerse, bu katil tekrar cezaevine girmeyecek. Bizim amacımız ise bir şekilde bunun cezaevine girmesi. Özellikle bizi para konusunda zorlayarak, imza alıp bu işi çözmeye çalıştılar. Ama biz hiçbir şekilde para taleplerini kabul etmedik.”

    VAKIF, SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİ GELİŞTİRİYOR!

    Baba Veysel Bulur, 2 Nisan 2024’te kurdukları Hürcan Bulur Geleceğe Umut Vakfı’nın faaliyetlerine de değindi. İlk yılda 8 öğrenciye burs verdiklerini söyleyen Bulur, “Özellikle de tamamen ihtiyacı olan çocukları seçiyoruz. Yani ya annesi-babası olmayan veya hiçbir şekilde gelirleri olmayan ailelerin çocuklarını seçiyoruz” dedi.

    Veysel Bulur, vakıf olarak Dersim’in Hozat ilçesinde zihinsel engelli bireylere yönelik bakım ve rehabilitasyon merkezi yapma isteklerinin olduğunu da belirtti. Projeye dair ilgili kurumlara başvurularını yaptıklarını söyleyen Bulur, “71 dönümlük arazi için başvuru yaptık ve cevap bekliyoruz. Yaptığımız görüşmelerde, özellikle böyle bir projeye bölgede çok ihtiyaç olduğu söylendi. Bu anlamda gerekli destekleri de vereceklerini söylediler” diye belirtti.

    Vakıf olarak 5 Aralık’ta Ankara’da bir de dayanışma konseri düzenleyeceklerini de belirten Veysel Bulur, “Vakfımızı biraz daha tanıtabilmek amacıyla, Hürcan anısına ücretsiz halk konseri planladık. 5 Aralık’ta Tolga Sağ, Mercan Erzincan, Yılmaz Çelik, Songül Bulur, Cem Doğan ve Zeynep Karababa’nın katılımıyla ücretsiz bir halk konseri düzenleyeceğiz” dedi.

    “AMACIMIZ SADECE TRAFİK CİNAYETLERİYLE İLGİLİ DE DEĞİL!”

    Veysel Bulur, son olarak trafik cinayetlerine dikkat çekmek adına başka ailelerle birlikte hareket etmek istediklerini vurguladı. Ailelerle bir araya gelmek adına bir takım girişimlerde bulunduklarını da belirten Bulur, “Açıkçası bunu organize edecek imkanları henüz yakalayamadık. Ama bunun için bir çaba içindeyiz. Ailelerle bir araya gelip konuya dair panel, konferans gibi bir takım şeyler planlıyoruz. Amacımız sadece bu trafik cinayetleriyle ilgili de değil. Eğer becerebilirsek; cezaların arttırılması yönünde adalet arayan ailelerle ilgili de geniş katılımlı bir planlamayı, birliktelik düşünüyoruz”.

    Eren GÜVEN/ANKARA

     

    İLGİLİ HABERLER:

    -Hürcan Bulur’u öldüren sanığın babasından, davayı kapatmak için para teklifi iddiası

    -‘Hürcan Bulur Geleceğe Umut Vakfı’ 2 Nisan’da resmiyete kavuşacak!

  • ‘Hürcan Bulur Geleceğe Umut Vakfı’ 2 Nisan’da resmiyete kavuşacak!-VİDEO

    ‘Hürcan Bulur Geleceğe Umut Vakfı’ 2 Nisan’da resmiyete kavuşacak!-VİDEO

    PİRHA – Yaya geçidini kullanırken Özer Sağlamyürek kontrolündeki otomobilin çarpması sonucu yaşamını yitiren Hürcan Bulur adına vakıf kuruluyor. Baba Veysel Bulur, Hürcan Bulur Geleceğe Umut Vakfı ile ihtiyaç sahibi çocukların eğitimine destek olacaklarını belirtti. Baba Bulur, kurulacak vakıf aracılığıyla zihinsel engelliler için de Dersim’de rehabilitasyon alanları kurmak istediğini açıkladı.

    Hürcan Bulur, Yenimahalle ilçesindeki Batıkent Bulvarı’nda 24 Ağustos 2023’te yaya geçidini kullandığı esnada Özer Sağlamyürek yönetimindeki otomobilin çarpmasıyla yaşamını yitirdi.

    Kaza sonrasında şoför Özer Sağlamyürek, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. Sağlamyürek hakkında ‘taksirle ölüme neden olma’ suçundan, 2 yıldan 6 yıla kadar hapis istemiyle Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Ancak mahkeme, sanık Özer Sağlamyürek’e ‘bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Sanığın hükümle birlikte tahliyesine karar verilmesi üzerine Bulur ailesi adeta bir kez daha yıkıldı.

    “HÜRCAN GİBİ UMUTLARI OLAN GENÇLERE YARDIM YAPACAĞIZ”

    Baba Veysel Bulur, mahkemeden çıkan kararı bir üst mahkemeye taşıyarak, dosyanın şimdilik kapatılmasına engel oldu. Bulur ailesi, oğlu Hürcan’ın anısını yaşatmak üzere bir de vakıf kurma kararı aldı. Tüm resmi başvuruları yaptığını söyleyen Veysel Bulur, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin onayından sonra vakfın resmi olarak kuruluşunu ilan edeceklerini söyledi.

    Baba Veysel Bulur, mahkemede gelinen son süreci ve vakfın kuruluşuna dair şu bilgileri paylaştı:

    “Davamız, belki de Türkiye adalet sisteminde hiç görülmemiş bir şekilde rekor bir sürede; 45 günde sonuçlandı. Olay 24 Ağustos 2023 yılında olmuştu, 30 Ekim’de dava başladı, ilk duruşmamız 21 Kasım’da yapılmıştı, ikinci duruşma da 15 Aralık da yapıldı ve avukatlarımızın hiçbir talebi de dikkate alınmadı. 45 günlük sürede dava karara bağlandı! Biz de bu süreci İstinaf Mahkemesi’ne taşıdık. Şu anda o mahkemedeki süreç başladı ama henüz bir gelişme yok. Dolayısıyla oradan çıkacak sonucu bekleyeceğiz.

    Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden olumlu cevap verildi. 2 Nisan’da duruşma yapılacak. Dolayısıyla bu durum 2 Nisan’da karara bağlanıp vakıf resmen kurulmuş olacak. Oluşumun adı ‘Hürcan Bulur Geleceğe Umut Vakfı’. Neden bu ismi koyduğumuzu sorarsanız eğer, Hürcan sonuçta hayalleri ve ümitleri olan bir gençti. Biz de özellikle başta Hürcan gibi umutları olan gençlere, gelecekte umut olabilmek adına vakfın ismini böyle düşündük. Tabi öncelikli amacımız, Hürcan gibi umutları olan genç ve çocuklara bir umut olabilmek. Hiç bir aile imkanı olmayan gençleri bulup, gerekirse ilkokul seviyesinden başlayarak üniversiteye kadar eğitim masraflarını üstlenip bir şekilde destek olmak istiyoruz.”

    VAKIF BÜNYESİNDE ENGELLİ BİREYLERE DÖNÜK PROJE!

    Baba Veysel Bulur, “Benim artık miras bırakacağım bir kimsem yok” diyerek tüm çabasını kuracağı vakfa yönlendireceğini ifade etti. Veysel Bulur, vakıf aracılığı ile engelli bireylere de destek olmak istediklerini söyleyerek şöyle devam etti:

    “Vakıftaki ikinci bir amacımızda; Hürcan’ın zihinsel engelli bir amcası vardı, onu da Hürcan’dan iki buçuk ay önce, 31 Mayıs 2023’te kaybettik. Hürcan’ın çocukluğu amcasıyla geçti. Hürcan, amcasını çok sever ve onunla hep ilgilenirdi. Bir diğer amacımız da özellikle zihinsel engelli kişilerle ilgili bir proje düşünüyoruz. Özellikle ailelerin bakabilecek durumu olmayan zihinsel engelliler başta olmak üzere veya otizimli insanlara bir şekilde barınmalarına, gerekirse rehabilite edilmelerine dönük bir proje düşünüyoruz.”

    VAKIF PROJESİNİN DERSİM AYAĞI!

    Veysel Bulur, zihinsel engellilere yönelik projeyi Dersim’de hayata geçirmeyi planladıklarını da belirterek sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Vakfımız resmen kurulduktan sonra Dersim’e gidip hem merkez belediye hem de Hozat Belediyesi ile bu projeyi konuşmak istiyoruz. Eğer becerebilirsek Avrupa fonlarından da destek almak adına proje hazırlamayı düşünüyoruz. Orada oluşturulacak ortam ile söz konusu bireylere bir yaşam alanı kurmak istiyoruz.

    Vakfın mütevelli heyeti yaklaşık 30 kişiden oluşacak. Belirli şartları taşımak koşuluyla insanlar bir şekilde vakfa üye olabilecekler. Vakfımızın kuruluşunun gerçekleştiği ilk etapta hemen büyük bir organizasyonla bu kuruluşu tanıtmayı planlıyoruz. Geniş bir katılımla, içerisinde sanatçıların da olacağı bir organizasyon yapacağız. Vakfımızın doğal olarak bir internet sitesi de olacak. Orada yapmak istediklerimiz görülecek ve bağış yapmak isteyenler oradan bize ulaşabilecekler.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER: Yaya geçidinde Hürcan Bulur’un ölümüne neden olan sürücüye tahliye!

  • Tek çocuklarını öldüren sürücünün ailesi, Ozan İrfani’yi dahi kullanmış-VİDEO

    Tek çocuklarını öldüren sürücünün ailesi, Ozan İrfani’yi dahi kullanmış-VİDEO

    PİRHA – Hürcan Bulur’un ölümüne sebep olan sürücü Özer Sağlamyürek, yüzde yüz kusurlu bulunmasına rağmen 15 Aralık’ta tahliye edildi. Karara tepki gösteren Bulur ailesi, karşı tarafın hükümetle olan ilişkisine vurgu yaptı. Baba Veysel Bulur, “Hakim, avukatlarımızı tersleyip tüm talepleri reddetti. Tanığımız dahi dinlenmedi. Telaşlı bir şekilde dava karara bağlayıp salon hızlıca boşaltıldı” dedi.

    Hürcan Bulur, Ankara Batıkent Bulvarındaki yaya geçidinden karşıya geçerken Özer Sağlamyürek kontrolündeki aracın çarpması sonucu 24 Ağustos 2023’te yaşamını yitirdi. Sağlamyürek’in, aracı ile 50 km hızla gitmesi gereken yolda 140 km hızla kazaya sebebiyet sağladığı bilirkişi raporlarına da yansıdı.

    Yüzde yüz kusurlu bulunan Özer Sağlamyürek, 15 Aralık’ta görülen dava sonrasında tahliye edildi. Bulur ailesi, karar karşısında bir kez daha yıkılırken, yaşadıkları mağduriyetin detaylarını PİRHA’ya anlattı.

    TRAFİK IŞIĞI KONULMASI İÇİN DEFALARCA KEZ TALEP İLETİLMİŞ!

    Baba Veysel Bulur ile kazanın yaşandığı yaya geçidinde bir araya geldik. Bulvardaki hız limitinin 50 km olduğunu belirten baba Bulur, “Ancak hiçbir araç bu kurala uymuyor. Bu cadde üzerinde sürekli kazalar oluyordu. Hatta Hürcan’ın kazasının olduğu gün ve sonraki günde de burada kazalar olmuştu. Özellikle mahalle muhtarımız bu konuya dair çokça girişimde bulunmuştu ama bu yolun hastane ve okula yakın olmamasından kaynaklı herhangi bir kasis, engelleyici, ışık konulamayacağı söylenmiş. Dolayısıyla herhangi bir tedbir alınmadı. Hatta şu anda mevcut olan trafik ışıkları ve kasisler de yeni konuldu” dedi.

    “BU YOLDAN GEÇMEK İSTEMİYORUM”

    Baba Veysel Bulur, yaşadıkları evin önündeki yoldan her geçtiğinde olay gününe gittiğini ifade ederek “Hürcan’ın kazasından sonra bu yoldan hiç geçmek istemiyorum. Geçtiğim anda Hürcan’ın o anki durumunu düşünüyorum. Çarpma anını, Hürcan’ın 40 metre kadar sürüklenmiş olmasından dolayı tüm vücudundaki kemiklerin kırılmış olması, iç organlarının parçalanmış olması… Yani o an Hürcan’ın çektiği acıları düşünüyorum” diye belirtti.

    TÜM AYRINTILAR BİLİRKİŞİ RAPORLARINA DA YANSIDI!

    Veysel Bulur, yaşanan kazadan ötürü çocuklarında hiçbir kusurun olmadığının altını çizdi. Durumun, hem kaza tespit tutanağında hem de adli tıp raporlarında belirtildiğini söyleyen Bulur, şöyle devam etti:

    “Buna rağmen ‘cezalı’ biz olduk. Özellikle bilirkişi raporu ve Tesla’dan alınan kayıt sisteminden saniye saniye aracın tüm hareketleri görünüyor. Sanığın kendisi de mahkemede ifade verirken çarpma anına kadar hiç frene basmadığını itiraf etti. 141 km hızla çarptığı ve hızını %75 arttırarak ki muhtemelen kaçmayı düşündü ancak Hürcan’ı sürüklediği için kaçamayacağını anlayınca frene basıyor. 29 metre fren izi var. Çarpıp durduğu mesafe ise yaklaşık 40 metre.”

    “TAZMİNATIN İKİ KATI PARA VERELİM, DOSYA KAPANSIN!”

    Veysel Bulur, sanığın ailesinin iktidar ilişkisine de işaret etti. Baba Bulur, defalarca kez para teklifi aldıklarını söyleyerek şöyle devam etti:

    “Onlara bu işin bir pazarlık konusu olamayacağını, eğer vicdanlarını rahatlatmak istiyorlarsa yapacakları tek şeyin mahkeme sürecine müdahil olmayıp oğlunun alacağı cezaya razı olmaları gerektiğini söyledim. Onlar da ‘bu işin hem vicdani hem de ilahi adalet kısmı var, kesinlikle müdahil olmayacağız. Oğlumuz ne ceza alacaksa alsın’ diye söz vermişti. Ancak daha sonra tavırları değişti. ‘Oğlumun bir suçu yok. Tek suçu yaya geçidinde vurmuş olmasıdır. Oğlumu kurtarmak için her türlü yolu kullanırım. Bu imkanım da var’ gibi laflar söylemeye başladı. Karar duruşmasından bir hafta kadar önce yeğenimle bir haber yollayıp ‘Biz tazminat hesabını yaptırdık, 800 bin lira tutuyor. Bunun 2 katını verelim ve bu işi kapatalım’ gibi teklifte bulundular.

    OZAN İRFANİ KOZU!

    Kendisiyle görüşmeyi hiç kabul etmedik ancak çokça ısrarları üzerine oturduğumuz sitenin yönetim odasında görüştük. O görüşmede katilin babası ile halk ozanı İrfani Yıldırım vardı. Kesinlikle kimliğimizle ilgili bir araştırma yapmışlardı. Ozan İrfani’yi getirmeleri bizim Alevi olmamız nedeniyleydi. Bizi etkileme amaçları vardı. Özellikle İrfani’ye ‘Hiçbir şekilde bu iş pazarlık konusu olamaz’ demiştim. O gün İrfani, üzgün pozlar takınarak ‘Ya bu işte bir kazadır. Ne gerekiyorsa yapalım. Benim özellikle Tunceli’lilerle aram çok iyi. Tanıdığımız profesörler var, Hürcan ile ilgili kitaplar yazdıralım. Hürcan’ın adını bir yerlere verelim’ dedi. İrfani en son utanmadan şöyle bir teklifte bulundu; ‘Kırk yemeğini nasıl yapacaksınız? 40 yemeğinde imkanı olanlar dana keser imkanı olmayanlar lahmacun falan yaparlar, sizde ne istiyorsanız biz onu yapalım’ dedi. Biz bunların hiçbirini kabul etmedik. Katilin babası bu insanların önünde ‘kesinlikle davaya müdahil olmayacağım, ne ceza alacaksa alsın’ demişti ama sonradan tavrı değişti.”

    “TEK SERVETİMİZ HÜRCAN’DI”

    Veysel Bulur, davanın hiçbir şekilde peşini bırakmayacağını belirterek, İstinaf sürecini yürüteceklerini belirtti. Baba Bulur, benzer kazalara maruz kalan ailelerle bir araya gelip örgütlenmeyi de düşündüğünü aktararak şunları söyledi:

    “Bekir Sağlamyürek, hem siyasi hem de ekonomik imkanlarını kullanabileceğini zaten dile getiriyordu. Kaza 24 Ağustos’ta oldu ancak mahkeme süreci 30 Ekim’de başladı. Ve ne hikmetse davaların iki üç yıl sürdüğü bu ülkede bizim davamız 15 Aralık’ta sonuçlandı. İki duruşma yapıldı ve karara bağlandı. Hakim, özellikle bilirkişi raporunu hiçbir şekilde dikkate almadı. Avukatlarımızın olay yerinde keşif yapılması yönünde talepleri vardı. Kişinin ağır cezada yargılanması isteniyordu. Ama ne hikmetse hakim, önceden kararını vermiş gibi hızlı bir şekilde; duruşma süresince avukatları da tersleyip talepleri reddetti. Hatta tanığımızı dinleme gereği dahi duymadı. Telaşlı bir şekilde davayı karara bağlayıp salonu hızlıca boşalttı. Bu da bizlerde bir takım şüpheler uyandırmakta!

    Artık işimi gücümü bırakacağım. Çünkü bizim tek bir çocuğumuz vardı. Tek servetimiz oydu. Artık benim miras bırakacak bir çocuğum da yok. Dolayısıyla ömrüm olduğu sürece bu olayı takip edeceğim. Bunu sadece Hürcan için değil, bu tür davalarda başka Hürcanlar ölmesin diye elimden ne geliyorsa yapacağım.”

    “PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

    Anne Süreyya Bulur da mahkeme kararına dair “26 yaşındaki bir gencin hayattan kopartılması ve buna sebep olan kişinin kısa süre cezaevinde yatmasını hiç mantığım almadı. Kararı duyduğumda mahkeme salonunda isyan ettim. Bir daha oğlumu hiç göremeyeceğim, ‘anne’ dediğini duyamayacağım. Çocuğumu çok özlüyorum. Yaşanan bir kaza değil, adeta trafik cinayeti. Biz evimizdeki karıncalara dahi kıyamayan insanlarız. Ama bizim canımızın değeri kimliğimizden dolayı da yok sayılıyor. Bu yaşadıklarımız yüzyıllardır maruz kaldığımız durumlar. Nefesimiz yetene kadar bu işin peşini bırakmayacağız” diye konuştu.

    Eren GÜVEN/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER: 

    -Yaya geçidinde Hürcan Bulur’un ölümüne neden olan sürücüye tahliye!

    -Hürcan Bulur’u öldüren sanığın babasından, davayı kapatmak için para teklifi iddiası -VİDEO

  • Hürcan Bulur’u öldüren sanığın babasından, davayı kapatmak için para teklifi iddiası -VİDEO

    Hürcan Bulur’u öldüren sanığın babasından, davayı kapatmak için para teklifi iddiası -VİDEO

    PİRHA-Yaya geçidini kullanırken Hürcan Bulur’a otomobiliyle çarpıp, ölümüne neden olan Özer Sağlamyürek’in tahliye kararına Ankara’dan tepki gösterildi. Yurttaşlar, “Bu dava burada bitmez” diye belirtti. Baba Veysel Bulur ise “Katilin babası, para teklif edip davayı kapatmak istedi. ‘Gerekirse siyasi bağlantılarımı kullanırım’ dedi” aktarımında bulundu.

    Ankara’nın Yenimahalle ilçesine bağlı Batıkent Bulvarı’nda 24 Ağustos’ta, Özer Sağlamyürek yönetimindeki otomobil, yaya geçidinden yolun karşısına geçmek isteyen ressam Hürcan Bulur’a çarptı.

    Ağır yaralanan Bulur, kaldırıldığı hastanede kazadan 12 saat sonra hayatını kaybetti. Kazanın ardından gözaltına alınan Özer Sağlamyürek, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

    Sonrasında Sağlamyürek hakkında ‘taksirle ölüme neden olma’ suçundan, 2 yıldan 6 yıla kadar hapis istemiyle Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

    50 KM İLE GİDİLMESİ GEREKEN YOLDA 140 KM HIZ!

    15 Aralık’ta görülen davada tutuklu sanık Özer Sağlamyürek’in, azami hız sınırının saatte 50 kilometre olduğu yolda, 140,96 kilometre hızla kazaya sebep olduğu vurgulanmıştı. Kararını açıklayan mahkeme, sanık Özer Sağlamyürek’e ‘bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi.

    Sanığın hükümle birlikte tahliyesine karar verilmesi üzerine kamuoyunda ciddi tepki oluştu.

    “ADALET BİR KEZ DAHA AYAKLAR ALTINA ALINDI”

    Ankara’da yurttaşlar, “Zengin çocuklarına cinayet serbest!” diyerek Batıkent Meydan’da bir araya geldi. ‘Hürcan için ayağa kalkıyoruz’ pankartı açan yurttaşlar, “Hürcan’ın hesabı sorulacak. Kaza değil cinayet, Hürcan için adalet” sloganlarını attı.

    Batıkent Halkı adına okunan açıklamada, mahkemenin tahliye kararı eleştirilerek şunlar söylendi:

    “Şehir içinde yüksek hızla araç kullanarak trafik güvenliğini hiçe sayan ve Hürcan’ın ölümüne sebep olan Dora Makina sahibinin oğlu Özer Sağlamyürek’in sanık olarak yargılandığı Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 2023/608 Esas sayılı dosyasının daha ikinci celsesinde karar verildi ve sanık tahliye edildi.

    Dosya kapsamında yapılan incelemede sanığın Hürcan’a 140 km hızla çarparak cinayeti işlediği anlaşıldı. Alenen işlenen bu cinayete rağmen Hürcan’ın katiline ceza dahi vermediler.

    Adalet sadece zenginler ve şımarık zengin çocukları için varken, emekçilerin ve emekçi çocuklarının bir güvencesi yok. Verilen bu karar ile adalet bir kez daha ayaklar altına alındı.

    Biliyoruz, bu düzen onların düzeni, bu düzen cinayet işleyen zengin çocuklarına serbestlik sağlayanların düzeni ama bilsinler ki bu düzeni er ya da geç onların başına yıkmak için mücadelemiz büyüyerek devam edecek.

    Yaşanan kaza değil, cinayettir. Parası olanın aklandığı bir düzende benzer bir aklanma davası örneğiyle karşı karşıyayız. Ama biz sadece mahkeme koridorlarına değil, bu ülkenin dört bir yanında gerekirse Hürcan’ın adını yazacak, hesabını soracağız.

    Daha 2 yıl önce yine Batıkent’te alkollü bir sürücünün çarpması sonucu yitirdiğimiz Umut Gündüz’ü unutmadık. Umut’un davasında sanığa iyi hal indirimi uygulanmıştı. İki gün önce de Hürcan’ı hayatının baharında ailesinden ve sevdiklerinden koparan sanık hakkında iyi hal indirimi uygulandı.

    Bizler, Hürcan’ın ailesi, dostları ve yoldaşları olarak bu haksızlığa karşı sessiz kalmadık, kalmayacağız. Hürcan için adalet istiyoruz. Sesimizi her geçen gün daha da büyüteceğiz. Bu dava burada bitmeyecek.”

    PARA TEKLİF EDİP DAVAYI KAPATMAK İSTEDİLER

    Yapılan basın açıklaması ardından Hürcan Bulur’un babası Veysel Bulur söz aldı. Sanık Özer Sağlamyürek’in babasının, kendileriyle ısrarla görüşmek için talepte bulunduğunu belirten Veysel Bulur, şunları söyledi:

    “Katilin babası Bekir Sağlamyürek, olay sonrası defalarca kez bizimle görüşmek istedi. Her seferinde reddettik. 29 Ağustos 2023 tarihinde görüşme talebi mesajına, oğlumla birlikte gülerken çekilmiş fotoğrafımızı gönderdim. ‘Hürcan’ımın bu gülüşünü ve mutluluğumuzu geri verebilecekseniz görüşelim, yoksa avukatlarımızın numarasını gönderiyorum’ diye cevap vermiştim.

    Katilin babası, ısrarla görüşmek istediği için en sonunda eve kabul etmeden oturduğumuz sitenin yönetim salonunda görüştük. Bu görüşmede kendisi, abisi, iş ortağı ve halk ozanı İrfani de vardı. Ki bu halk ozanı İrfani’yi sırf Alevi olduğu için, sırf bizi etkilemek için getirmişlerdi. İrfani’yi de buradan yol düşkünü ilan ediyorum. Bize ‘ne gerekiyorsa yapalım’ dediler. Özellikle İrfani denen bu yol düşkünü, ‘Hürcan için gerekirse profesörler bulalım, kitaplar yazdıralım, adını bir yerlere verelim’ gibi abuk sabuk tekliflerde bulundu. Ben ise bu işin bir pazarlık konusu olamayacağını, Hürcan’ın asla bedelinin parayla ölçülemeyeceğini, dolayısıyla da ‘eğer vicdanınızı rahatlatmak istiyorsanız bu davaya müdahil olmayın ve oğlunuz gerekli cezayı alsın’ dedim. Kendileri ‘biz kesinlikle müdahil olmayacağız’ sözünü verdiler ama ne hikmetse daha sonra bu düşüncelerinden tamamen vazgeçip çocuklarını kurtarmak için her yolu denemeye başladılar. Hatta davadan birkaç gün önce yolladıkları bir haberde, Hürcan’a 800 bin lira değer biçmişlerdi ve bunun iki katını verip ‘bu davayı kapatalım’ dediler.

    “SİYASİ BAĞLANTILARIM VAR!”

    Katilin babası Bekir Sağlamyürek, bir takım söylemlerinde siyasi bağlantılarını halen kullanmadığını ama gerekirse kullanabileceği bağlantıları olduğunu belirtiyordu. Dava açıldıktan 45 gün sonra ve daha ikinci duruşmada karar verildi. Bekir Sağlamyürek’in siyasi ve ekonomik gücünü gayet iyi kullandığını düşünmemek elde değil. Tüm hukuki yollar tıkanana kadar Hürcan için adaletimiz devam edecek.”

    PİRHA/ANKARA

  • Yaya geçidinde Hürcan Bulur’un ölümüne neden olan sürücüye tahliye!

    Yaya geçidinde Hürcan Bulur’un ölümüne neden olan sürücüye tahliye!

    PİRHA-Ankara’da yaya geçidinde ressam Hürcan Bulur’a otomobille çarpıp, ölümüne neden olan Özer Sağlamyürek, ‘bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Tutuklu sanık, hükümle birlikte tahliye edildi.

    Ankara’nın Yenimahalle ilçesine bağlı Kentkoop Mahallesi Batıkent Bulvarı’nda 24 Ağustos’ta, Özer Sağlamyürek yönetimindeki otomobil yaya geçidinden yolun karşısına geçmek isteyen ressam Hürcan Bulur’a çarptı.
    Ağır yaralanan Bulur, kaldırıldığı hastanede kazadan 12 saat sonra hayatını kaybetti. Kazanın ardından gözaltına alınan Özer Sağlamyürek, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

    Kazayla ilgili yürütülen soruşturmanın ardından hazırlanan iddianameyle Sağlamyürek hakkında ‘taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis istemiyle Ankara 64’ünü Asliye Ceza Mahkemesi’ne dava açıldı.

    “TAHLİYE KARARI”

    Davanın bugün görülen duruşmasına, tutuklu sanık Özer Sağlamyürek, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile bağlanırken, Bulur ailesi ve taraf avukatları mahkeme salonunda hazır bulundu. Hakim, azami hız sınırının saatte 50 kilometre olduğu yolda, sanığın araç hızının 140,96 kilometre olduğunun raporlandığını belirtti.

    Son sözleri sorulan sanık Sağlamyürek, olaydan dolayı üzgün olduğunu belirterek, takdirin mahkemede olduğunu söyledi. Kararını açıklayan mahkeme, sanık Özer Sağlamyürek’e ‘bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi.

    Sanığın hükümle birlikte tahliyesine karar verildi. Hürcan Bulur’un yakınları tahliye karına tepki gösterdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Alevi örgütlerinden Hürcan Bulur’un ailesine ziyaret

    Alevi örgütlerinden Hürcan Bulur’un ailesine ziyaret

    PİRHA-Alevi örgüt temsilcileri Ankara’da trafik kazasında yaşamını yitiren Hürcan Bulur’un ailesini ziyaret etti.

    Hürcan Bulur,  24 Ağustos tarihinde Ankara’da yaya geçidinden yürürken Ö. S.’nin kontrolündeki aracın çarpması sonucu yaşamını yitirmişti. Şehir içinde 160 km. hızla Hürcan Bulur’un ölümüne sebep olan Ö. S. tutuklandı.

    Alevi Bektaş Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe ve PSAKD Örgütlenme Sekreteri Ezo Türkyılmaz, Bulur Ailesi’ni ziyaret ederek acılarını paylaştı.

    Alevi kurumları, Bulur Ailesi’ne her türlü hukuki desteği sunacaklarını belirtti.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Oğlunun suçunu örtmek için ‘geçmiş olsun’ demeden, cebinden kartvizitini uzattı’-VİDEO

    ‘Oğlunun suçunu örtmek için ‘geçmiş olsun’ demeden, cebinden kartvizitini uzattı’-VİDEO

    PİRHA – Batıkent Dayanışma Platformu, Ö. S. isimli sürücünün 160 km hızla yaya yolundan geçen Hürcan Bulur’a çarpıp öldürmesi üzerine eylem yaptı. Okunan basın açıklamasında “Hürcan’ı yitirdiğimiz kazadan 2 saat sonra ve ertesi gün, aynı yerde iki farklı kaza daha gerçekleşti. Hürcan için adalet, Batıkent halkı için güvenli bir yaşam istiyoruz” denildi.

    Hürcan Bulur, 24 Ağustos’ta Ankara Batıkent Bulvarındaki yaya geçidinden karşıya geçerken Ö. S. kontrolündeki aracın çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Ö. S.’nin, Tesla marka aracı ile 160 km hızla kazaya sebebiyet sağladığı ve Bulur’a çarptıktan sonra 25 metre sonra durabildiği aktarıldı.

    Batıkent halkı, 25 yaşındaki Hürcan Bulur için eylem yaptı. Meydan AVM önünde toplanan yurttaşlar, “Kaza değil cinayet. Hürcan için adalet. Hürcan’ın katili patron düzeni” sloganları ile kazanın gerçekleştiği bölgeye yürüdü.

    “GEÇMİŞ OLSUN DAHİ DEMEDEN, CEBİNDEN KARTVİZİTİNİ UZATTI”

    Batıkent Dayanışma Platformu adına basın açıklamasını Aygül Gündoğdu okudu. Batıkent semtinde sık sık trafik kazalarının yaşandığına vurgu yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Hürcan, 24 Ağustos Perşembe 19:10 sularında, bu yaya geçidinden karşıya geçerken, sağ şeritten gelen Tesla marka lüks bir aracın kendisine vuracağından habersizdi.

    Sürücü şehir içinde, hız limitinin 50 km olduğu bu yolda, görgü tanıklarının iddiasına göre makas atarak 160 km hızla vurdu Hürcan’a. Sürücü durumdan kurtulmak için devam etti, Hürcan’ı 26 metre sürükleyerek. Sonunda durdu, aracından indi ama derdi yerde yatan Hürcan değildi. Hemen çevresini arayıp, 160 km hızla birine vurduğunu, duramadığını, hatanın onda olduğunu ve hemen gelip kendisini bu durumdan kurtarmaları gerektiğini söyledi.

    Bir süre sonra gelen ambülansla Hürcan hastaneye kaldırıldı. Hastaneye gittiğinde Hürcan’ın vücudundaki tüm kemikler kırılmıştı. Perişan haldeki babası Veysel Bulur oğlunun durumunu öğrenmek için hastanede bekliyordu. O sırada sürücünün babası, dikildi acılı baba Veysel Bulur’un karşısına. Geçmiş olsun dahi demeden, cebinden kartvizitini uzattı, işte sürücünün babasından talep ettiği kurtuluş reçetesi bu kartvizitteydi. Çünkü onlar ilk önce geçmiş olsun gibi insani dilekler sunmayı değil, paranın gücünü göstermeyi biliyorlardı.

    Hürcan’ın ölüm haberinin gelmesinin ardından sürücünün babası tekrar Bulur ailesiyle irtibata geçerek bunun elim bir kaza olduğunu, herkesin öbür tarafa gideceğini hatırlatmayı da unutmuyor. Kendi oğlunun suçunu bir tarafa bırakan sürücünün babası ‘Allah günahlarını bağışlasın’ diyerek, Hürcan için temennide bulunuyor.

    “CEZASIZLIK ÖRNEĞİYLE ÖDÜLLENDİRİLMESİNİ İSTEMİYORUZ”

    Benzeri kazalarda da suçlunun aile yakınlarının iktidarla kurduğu ilişkilerden ve patron kimliklerinden ötürü, mağdur ailelere rüşvet teklif ettiği, sindirmeye çalıştığı, suçu işleyenlerin cezasız kaldığı örnekler olmuştu. Daha 2 yıl önce yine Batıkent’te alkollü bir sürücünün çarpması sonucu yitirdiğimiz Umut Gündüz’ü unutmadık. Şu anda aramızda da olan ailesi Asuman ve Menderes Gündüz’ün hukuk mücadelesi hala devam ediyor. Tıpkı Umut örneğinde olduğu gibi Hürcan’ın yakınları, dostları ve yoldaşları olarak yaşanan bu olayın bir tür cezasızlık örneğiyle ödüllendirilmesini istemiyoruz.

    Acılı Bulur ailesinin yaşadıkları ne yazık ki burada bitmiyor.  Aile tek çocuğunu toprağa vereli daha 1 hafta olmamışken, 19 yıldır kiracısı oldukları evin sahibiyle konuştuklarında, ‘Acınızı birkaç gün daha yaşayın, sonra da evimi boşaltın’ cevabını almıştır.

    Biliyoruz ki bu insanlık dışı evden çıkartma şekli, biz emekçilerin en büyük sorunlarındandır. Emekçiler en temel hakları olan barınma sorunlarıyla başa çıkmaya çalışırken, bir yandan da patronların pervasızca kullandığı lüks arabaların altında kalıyor.

    Fabrikalarda sömürdükleri işçilerin sırtından ettikleri karlar sayesinde aldıkları arabalarla yine emekçi çocuklarını öldürüyorlar. Çünkü bütün yollar kendi menfaatlerine çıkıyor, tüm yasalar onları koruyor sanıyorlar. Ama yanılıyorlar! Hürcan’ın hesabı sorulacak!

    Ayrıca bu yolda gerçekleşen ilk kaza da bu değil. Hürcan’ı yitirdiğimiz kazadan 2 saat sonra ve ertesi gün, iki farklı kaza daha gerçekleşti aynı yerde. Batıkent halkının hayatı bu kadar ucuz değil. Hürcan için adalet, Batıkent halkı için güvenli bir yaşam istiyoruz.”

    “HÜRCAN’IN ADINI YAŞATACAĞIZ”

    Baba Veysel Bulur ise yaptığı konuşmada “Hürcan kendisini tamamen iyiliğe adamıştı. İnsanlık için nasıl daha faydalı olabilirim diye hep çaba içerisindeydi. Hürcan, etrafında sorun yaşayan insanlar için de çaba harcıyordu. Bu tür kazalarda artık Hürcan gibi gençlerin ölmesini istemiyoruz. Elimizden gelen mücadeleyi yapıp, Hürcan’ın adını yaşatacağız” dedi.

    PİRHA/ANKARA