Etiket: hüseyin arat

  • Dersim-Der Ankara Şubesi, Babuko etkinliği düzenledi!-VİDEO

    Dersim-Der Ankara Şubesi, Babuko etkinliği düzenledi!-VİDEO

    PİRHA- Dersim-Der Ankara Şubesi, düzenlediği geleneksel Babuko etkinliğinde Dersim kültürünü ve inancını yaşatma mesajı verdi. Etkinlikte konuşan Şube Eş Başkanı Hüseyin Arat, Gülistan Doku dosyasından doğa talanına kadar pek çok kritik başlığa değinerek “Belleğimizi her yerde yaşatmalıyız” dedi.

    Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği (Dersim-Der) Ankara Şubesi üyeleri ve dostlarıyla bir araya geldiği “Babuko” etkinliğiyle kültürel bir buluşma gerçekleştirdi. Türkülerin söylendiği ve yöresel lezzetlerin pay edildiği etkinlikte, Dersim’in toplumsal hafızası ve güncel hak ihlalleri gündeme taşındı.

    “DERSİM BİR DİRENİŞ SEMBOLÜDÜR”

    Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Dersim-Der Ankara Şube Eş Başkanı Hüseyin Arat, Dersim’in coğrafi bir terimden çok daha fazlasını ifade ettiğini vurguladı. Arat, “Dersim sadece bir arazi değildir; bir kültür, bir inanç ve kendi öznelinde bir direnişin sembolüdür. Dersim bir acı hafızasıdır, bir bellektir. Bu belleği, birlikte olduğumuz her yerde hiçbir zaman unutmadan yaşatmalı ve dayanışma içinde olmalıyız” ifadelerini kullandı.

    “6 YIL SONRA AYNI SORU: GÜLİSTAN DOKU NEREDE? 

    Ülkedeki adalet arayışına değinen Arat, Gülistan Doku dosyasındaki son gelişmeleri hatırlatarak arşivden çıkardığı eski bir afişi paylaştı:

    “Adaletin olmadığının en somut örneği Gülistan Doku davasıdır. Yıllar önce derneğimizde sorduğumuz ‘Gülistan Doku Nerede?’ afişini bugün arşivden tekrar çıkardım. Bugün yine soruyoruz: Gülistan nerede? Biz katilleri biliyoruz ve bu katillerden mutlaka hesap sorulmalıdır.”

    DOĞA TALANINA VE JES PROJELERİNE TEPKİ

    Dersim’in yıllardır asimilasyon ve siyasi baskılara maruz kaldığını ifade eden Arat, bugün ise bölgenin “maden projeleri” adı altında ekolojik bir yıkımla karşı karşıya olduğunu belirtti. Munzur’daki çevre mücadelesine ve DEDEF’in çalışmalarına selam gönderen Arat, Varto’daki gelişmelere de dikkat çekti: Varto’da hayata geçirilmek istenen JES projesi, sadece bir enerji yatırımı değil, inanç merkezlerimizi yok etme girişimidir. Varto’daki inanç merkezlerini tehdit eden JES’e hayır diyoruz.”

    BABUKO PAY EDİLDİ, KÜRTÇE EZGİLER YANKILANDI

    Eğitim sistemindeki şiddet sarmalına da değinen Arat, “Geleceğine sahip çıkmayanlar asla geleceği kazanamazlar” diyerek hayatını kaybeden çocukları andı. Konuşmaların ardından sanatçılar İsmail ve Nimet Kılavuz sahne alarak Kürtçe ezgiler seslendirdi.

    Etkinlik, hazırlanan geleneksel Babuko (Bıcıkaşir) yemeğinin “canlara” pay edilmesiyle kültürel bir dayanışma içerisinde sona erdi.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Dersim Tertelesi’nin 88. yılında Ankara’da anma yapıldı -VİDEO

    Dersim Tertelesi’nin 88. yılında Ankara’da anma yapıldı -VİDEO

    PİRHA-Ankara’da, Dersim Tertelesi’nin 88. yılında yaşamını yitirenler anıldı. Yapılan açıklamada, ”Katliamı yapanlardan hesabı sorulmadı. Aksine bütün siyasi iktidarlar, inkâr ve imha siyasetiyle katliamın sürdürücüsü oldular” denildi.

    Ankara Dersimliler Derneği ve Dersim 37/38 Ortak Bellek Platformu, Dersim Katliamı’nın 88’inci yıldönümünde “kefensiz yatanlarımızı unutmuyoruz” diyerek anma programı düzenlendi. Anma, çerağ uyandırılmasın ardından dara duruş ile devam etti.
    Basın metnini, Ankara Dersimliler Derneği Başkanı Çiğdem Camkıran okudu.

    “DERSİM’DE ÖTEKİLEŞTİRMENİN EN ÖNEMLİ ÖZELLİKLERİNDEN BİRİSİ ALEVİ-KIZILBAŞLIKTIR”

    Dersim Tertelesi ‘nin Cumhuriyet tarihin en karanlık olaylarından birisi olduğunu belirten Çiğdem Camkıran şunları kaydetti:

    ” O gün devletin en üst mercileri tarafından verilen kararlarla kentin, köylerin, dağların isimleri değiştirilmiş, sosyal ve kültürel kırımla sürdürülmüştür ve halen de sürdürülmeye devam etmektedir. Katliamın yapılmasına kadar devlet otoriteleri tarafından hazırlanan hemen bütün raporlarda açıkça görülmektedir ki Dersim’de sorun ya da düşman olarak kodlanan kimlik, yani ötekileştirmenin en önemli özelliklerinden birisi Alevi-Kızılbaşlıktır. Dersim’in etnik, inançsal ve sosyal konumu dikkate alındığında, onlarca insanın öldürülmesiyle, kız çocuklarının askerlere küçük yaşta verilerek jenerasyonun devamının engellenmesiyle, kalanların zorla başka yere sürgün edilmesiyle, günümüze kadar gelen travmasıyla bu katliamdır.”

    “KATLİAM İLE YÜZLEŞİLMEDİ”

    “Dersim’de 37- 38 yıllarında, Birleşmiş Milletlerin 1948’de tanımını yaptığı soykırım kriterleri uygulanmıştır” diyen Camkıran şunları ekledi:

    “Bu sözleşme bakımından, ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu, kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen fiillerden her hangi biri, soykırım suçunu oluşturur ve bu fillerin her biri Dersim 37-38 da yaşanmıştır.
    Bu acıyla yüzleşilmedi. Katliamın üzerindeki sis perdesi kaldırılıp gerçeklerin gün yüzüne çıkarılması sağlanmadığı gibi, sorumlulardan hesabı da sorulmadı. Aksine bütün siyasi iktidarlar, inkâr ve imha siyasetiyle katliamın sürdürücüsü oldular. Dersim halkı ve kurumları yıllardır bu katliamın bütün yönleriyle aydınlatılması ve hesabının sorulması için mücadele ediyorlar ve mücadelelerini sürdürmeye devam edecekler.”

    “SEYİT RIZA İLE ARKADAŞLARININ MEZAR YERLERİ AÇIKLANSIN”

    Katliamda yaşamını yitirenleri saygı ile anarak taleplerini sıralayan Çiğdem Camkıran, “Bozulan adaletin sağlanması için devlet arşivlerinin açılarak yüzleşilmesini, 4 Mayıs’ın Dersim Tertelesi günü olarak kabul edilmesini, Dersim isminin iade edilmesini, sürgünler, kayıplar ve evlatlık alınan çocukların listesinin ve Seyit Rıza ile arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanmasını talep ediyoruz. Yüzleşmeyle bir daha aynı olayların yaşanmaması için alınacak önlemlerle iyileşmesi mümkün olduğunu hatırlatıyoruz” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mamak İlçe Başkanı Mustafa Kartal, sadece anmalar ile yetinmeyerek ötekileştirilenlerin bir araya gelerek öz savunmalarını oluşturmalarının önemine vurgu yaptı. Kartal, “Osmanlı Dönemi’nde de, Yavuz Dönemi’nde de Alevilere katliamlar yapılmıştır. Ancak Cumhuriyet Dönemi’nde katliam defalarca kez yapılmıştır. Biz öz savunmamızı oluşturmak zorundayız. Bunu başaramazsak yeniden katliamlar yaşarız. Demokratik toplumu inşa edebilmek için bizim, yani ötekileştirilmişlerin kendi öz yönetimlerini, öz savunmalarını oluşturmaları gerekiyor” diye konuştu.

    “ÇOK İNSANSI TALEPLERİMİZ VAR”

    Ankara Dersimliler Derneği Eş Başkanı Hüseyin Arat, “Amacımız kim tazelemek değil, hafızaları yenilemektedir. Seyit Rıza’nın yaşı küçültülerek, oğlunun ise yaşı küçültülerek idam ediliyor. Üstün koru özürler duyduk. Biz berrak bir şey istiyoruz. Dersim’in adının iade edilmesi, köylerimizin isimlerinin iade edilmesi ve kaybettiğimiz canlarımızın yerlerini öğrenmek istiyoruz. Çok insanı taleplerimiz var” diye konuştu.

    “KATLİAMLARI ENGELLEYECEK OLAN BİZİM ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZDÜR”

    Dersim 37/38 Ortak Bellek Platformu adına konuşan Bülent Akdağ ise şunları ifade etti:

    “Bu katliamın gelecekte tekrar etmemesi ve hafızamızı yenilemek için bir araya geldik. Dersim Soykırım Kanunu’nun kabul edilmesi gerekiyor. Bu katliamları engelleyecek olan bizim örgütlülüğümüzdür. Taleplerimizi daha güçlü bir dil ile anlatmamız gerekiyor.”

    “ACILARI ANLATABİLMEK GEREKİYOR”

    Şair Mehmet Özer de, “Dersimli değilim, Alevi de değilim ama kalbi Dersimli olan biri olarak konuşuyorum. Sayıların vicdanı yoktur, kalbimi yoktur. Dersim’de yüzbinler öldü demek hiçbir ifade etmiyor. Acıları anlatabilmek gerekiyor. Biz diğer hakların acılarımıza ortak olmasını da sağlayabiliriz” diyerek Dersim’e ilişkin okuduğu şiir ile konuşmasına son verdi.

    Anma, çerağın sırlanması ve lokmaların pay edilmesi ile sona erdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri’nden kayyımlara tepki: Susmuyoruz, susmayacağız! -VİDEO

    Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri’nden kayyımlara tepki: Susmuyoruz, susmayacağız! -VİDEO

    PİRHA- Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, iktidarın kayyım politikalarını protesto etmek için eylem yaptı. Yapılan açıklamada, ” Dersim, Ovacık, Esenyurt, Mardin, Batman, Hakkari ve Halfeti belediye başkanlarının uğradıkları hukuksuzluğa karşı yanlarındayız. Ataması yapılan belediyelerdeki kayyum atamasına derhal son verilsin” denildi.

    Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri; Esenyurt, Mardin, Batman, Halfeti, Hakkari Belediyelerinin ardından Dersim ve Ovacık Belediyelerine de kayyım atanmasını protesto etmek için Çankaya Belediyesi önünde basın açıklaması yaptı.

    Ortak açıklamayı kurumlar adına Dersimliler Derneği Eş Başkanı Hüseyin Arat okudu.

    “AKP MUHALEFET KESİMLERİNE KARŞI YARGI SOPASINI KULLANMAKTAN ÇEKİNMİYOR”

    Esenyurt, Mardin, Batman, Hakkâri ve Halfeti belediyelerine kayyum atanmasının ardından, on yıl önce açılan bir dava gerekçe gösterilerek Dersim Belediye Başkanı Cevdet Konak ve Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, yargılandıkları davanın ardından hukuksuz bir şekilde görevlerinden uzaklaştırıldığını belirten Arat, şunları söyledi:

    “Halkın iradesiyle seçilen başkanlara verilen bu ceza evrensel hukuk ilkelerine tamamen aykırıdır. Dava avukatlarının yaptığı açıklamalardan anlaşılacağı üzere, evrensel hukuk kuralları bir yana, iç hukuk ve yasalar hiçe sayılarak, savunmaları dahi alınmadan alelacele belediye başkanlarına ceza verilmiş ve görevlerinden alınmıştır.

    AKP’nin kurduğu iktidarının, gerici, faşist rejimini tesis etmek için iktidara geldiği günden bu yana önünde engel olarak gördüğü tüm muhalefet kesimlerine karşı yargı sopasını kullanmaktan çekinmediği bilinmektedir.”

    “DEMOKRASİNİN VARLIĞININ TEMEL KOŞULU HALK İRADESİNE SAYGI DUYMAKTIR “

    Demokrasinin varlığının temel koşulunun halk iradesine saygı duymak olduğunu belirten Hüseyin Arat, “Uzunca bir zamandır emekten demokrasiden ve barıştan yana sendika, kitle örgütü ve siyasi partiler üzerinde AKP yargısının hukuksuz uygulama ve kararları demoklesin kılıcı gibi sallanmaktadır. Dünde bu kılıç Dersim ve Ovacık Belediye başkanlarımızın görevden alarak kayyum atamıştır.

    2024 yerel seçimlerinde halklarımızın tek Adam rejimini, Baskı politikalarını, İnançlarına ve etnik kökenlerine göre insanları ayırıp birbirine kırdıracak her türlü uygulamayı, tüm şoven yaklaşımları, Ekonomik krize yol açan neo liberal politikaları, Kayyum uygulamalarıyla sandığa yansıyan iradesinin gasp edilmesini, ret ettiğini, onaylamadığını hatırlatmak istiyoruz. Aksi her türlü karar veya müdahale halkın demokratik iradesinin gasp edilmesi anlamına gelmektedir” dedi.

    “HUKUKSUZLUKLARA KARŞI TUTUMUMUZ NETTİR”

    Kayyım uygulamalarını kabul etmediklerini belirten Arat, “Seçilmiş milletvekillerinin Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen hala cezaevinde tutulduğu, belediye başkanlarının tutuklandığı yerlerine kayyum atandığı, uyduruk davalar ile belediye başkanlarına ceza verilen bir ülkede demokrasiden, adaletten, hukuktan bahsetmek mümkün değildir. Herkes bilmelidir ki yaşanan bu hukuksuzluklara karşı tutumumuz nettir.

    Dersim, Ovacık, Esenyurt, Mardin, Batman, Hakkari ve Halfeti başkanlarının özgürlükleri kısıtlayacak ve onları halklarında mahrum edecek herhangi bir durumu, yargı yoluyla halkın iradesine vurulmuş bir darbe olarak göreceğiz. Bizim bu duruma karşı tavrımız nettir. Dersim halkının iradesine sahip çıkmaya ve belediye başkanlarımızın yanında yer almaya, onlarla birlikte bu adaletsizliğe karşı mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

    “BELEDİYE BAŞKANLARI GÖREVLERİNE İADE EDİLSİN “

    “Anti demokratik yollarla dersimde ve diğer illerimizde belediyeler üzerinden hak gaspı yapılıyor” diyen Arat, “Açık bir şekilde halkın iradesini yansıtan belediye başkanları hukuka aykırı görevlerinden el çektiriliyor. İrademe ve doğama dokunma. Dersim, Ovacık, Esenyurt, Mardin, Batman, Hakkari ve Halfeti belediye başkanlarının uğradıkları hukuksuzluğa karşı yanlarındayız. Ataması yapılan belediyelerdeki kayyum atamasına derhal son verilsin. Halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanları görevlerine iade edilsin. Susmuyoruz, susmayacağız” diye ekledi.

    Açıklama, yapılan oturma eyleminin ardından sona erdi

    PİRHA/ANKARA