PİRHA – Gazeteci Hüseyin Aykol, beyin kanaması sonrasında tedavi gördüğü hastanede yaşama veda etti. Aykol’un ölümü, birçok çevre tarafından derin üzüntüyle karşılandı.
Gazeteci yazar Hüseyin Aykol, 14 Ekim’de Ankara’daki evinde geçirdiği beyin kanaması ardından Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedaviye alındı. 70 Yaşındaki Aykol, tüm müdahalelere rağmen 1 Ocak’ta yaşamını yitirdi.
Özgür basın geleneğinin çınarı Hüseyin Aykol’un vedası birçok çevre tarafından hüzünle karşılandı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Aykol’ün vefatı sebebiyle üzgün olduğunu belirterek şu mesajı paylaştı:
“Özgür basın Ape Musa’dan sonra başka bir çınarını daha yitirdi. Sevgili Hüseyin Aykol’u kaybettik.
Hüseyin hoca, kalemiyle hep doğruların yanında durdu, hakikati yazmaktan asla korkmadı. Onun yokluğu hepimizin yüreğinde derin bir boşluk bırakacak.
Artık aramızda değil ama bıraktığı miras, yazdıkları, mücadelesi hep yaşayacak. Özgür basının, dostlarının ve hepimizin başı sağolsun.”
“MÜCADELESİ HEP YAŞAYACAK”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da Hüseyin Aykol’u yitirmenin üzüntüsü içinde olduğunu vurgulayarak şu açıklamayı yaptı:
“Hüseyin hoca, kalemiyle hep doğruların yanında durdu, hakikati yazmaktan asla korkmadı. Onun yokluğu hepimizin yüreğinde derin bir boşluk bırakacak.
Artık aramızda değil ama bıraktığı miras, yazdıkları, mücadelesi hep yaşayacak. Özgür basının, dostlarının ve hepimizin başı sağolsun.”
“YOL GÖSTERMEYE DEVAM EDECEKTİR”
Gazeteci Aykol’un ardından DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ise “Özgür basının hocası halk dervişi Hüseyin Aykol’u yitirmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Hüseyin Hoca, hastanede 3 aya yakın bir zaman direndi, umut saçmaya devam etti. Hakikatleri açığa çıkarma mücadelesine adadığı emeği, baskılara rağmen kalemini halkın gerçeklerinden yana tutması ve özgür basın çizgisindeki onurlu duruşu hep saygı ve minnetle hatırlanacaktır. Geride bıraktığı söz, duruş ve miras; gerçeğin peşinden yürüyenlere yol göstermeye devam edecektir. Ailesine, yakınlarına ve Özgür Basın camiasına başsağlığı diliyorum” mesajını paylaştı.
DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar da yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Özgür basının muhabiri, editörü, genel yayın yönetmeni, yılmaz emekçisi Hüseyin Aykol’u kaybettik. Yarım asırdır mücadelesiyle ‘tanık, sanık ve davacı’ olan Aykol, emeği ve duruşu ile örnek bir gazeteciydi, yol arkadaşıydı. İnatla ve inançla yürüttüğü hakikat mücadelesiyle halkların savunucusu, mahpusların sesi oldu.
Özgür basının hocası sevgili Hüseyin Aykol her zaman saygı ve sevgiyle anılacaktır. Ailesinin, özgür basının, hepimizin başı sağolsun.”
“ONURLU BİR MÜCADELE MİRASI BIRAKTI”
Halkların Demokratik Kongresi de de Aykol için yazılı bir açıklama yayınladı. “Gazeteci, yazar ve aydın Hüseyin Aykol’u kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz” denilen metinde şu ifadelere yer verildi:
“Uzun ve zorlu bir yoğun bakım sürecinde yaşam mücadelesi veren Hüseyin Aykol, geride yalnızca yazılar değil; hakikatle, adaletle ve özgürlükle kurulan onurlu bir mücadele mirası bıraktı.
Hüseyin Aykol, geçmişten bugüne yürütülen düşünsel ve yazınsal mücadelenin önemli isimlerinden biri olarak; kalemiyle baskıya, inkâra ve eşitsizliğe karşı durdu. Gazeteciliği, yalnızca haber aktarmak değil, toplumsal hafızayı diri tutmak ve değişim olanaklarını büyütmek olarak gördü.
Kürt özgürlük mücadelesinin, Türkiye’de ve bölgede toplumsal değişim ve demokratik dönüşümün temel dinamiklerinden biri olduğuna inanan Hüseyin Aykol, bu mücadelenin yarattığı siyasal, kültürel ve düşünsel birikimi yazılarıyla görünür kıldı. Halkların eşitliği, birlikte yaşam ve barış fikrini savunan duruşu, onun kaleminin yönünü ve sözünün ısrarını belirledi.
Onu kaybetmek, yalnızca bir gazeteciyi değil; yazıyla direnen bir tanığı, toplumsal mücadelelerin hafızasını yitirmek anlamına geliyor.
Başta ailesi ve yakınları olmak üzere, birlikte yol yürüdüğü basın emekçilerine, dostlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz. Hüseyin Aykol’un sözü, yazısı ve mücadelesi yaşamaya devam edecektir.”
“DEVRİ DAİM OLSUN”
Sanatçı Ferhat Tunç ise sanal medya hesabından üzüntüsünü paylaşarak şu cümlelere yer verdi:
“Yeni yılın ilk saatlerinde derin bir üzüntüyle karşıladığımız bir haber oldu… Dostumuz, kıymetli hocamız Gazeteci Hüseyin Aykol hayatını kaybetmiş. Ailesi başta olmak üzere tüm özgür basın emekçilerinin başı sağolsun. Değerli hocamızın devri daim, yıldızlar yoldaşı olsun.”
Gazeteci Yazar Faruk Bildirici de Hüseyin Aykol’un barıştan yana bir gazeteci olduğunu belirterek şu mesajı paylaştı:
“Hüseyin Aykol ile bunca yıl belki bir iki kez karşılaşmışızdır; ama ben asıl olarak kendisini son yıllarda yazışarak tanıdım. Gazetecilik kaygılarımız, yanlışlara karşı eleştirel bakışımız ve de farklılıklarımız bizi ortak paydada buluşturmuştu.
Direngen, tavizsiz ama bir o kadar sakin, hoşgörülü, barışçıl bir kişilikti. Bilgece bir olgunluğu vardı.
Ömrü boyunca gazetecilikte direnmiş, cezaevine girip çıkmayı işinin doğal parçası saymış bir gazeteciydi. Çok erken bir veda onunki… Oysa daha gazetecilik üzerine konuşacak, tartışacak çok sorunumuz vardı.
Bu ülkede neden ‘Kürt medyası’nın doğduğunu, nasıl serpildiğini anlamak isteyenler onun yaşamına bakabilir.
Anısına saygıyla…”
“MÜCADELECİ RUHU YAŞAMAYA DEVAM EDECEK”
Gazeteci Aykol’un kaybına ilişkin bir açıklama da DİSK Basın-İş’ten geldi. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Hüseyin Aykol’u kaybettik.
Onun basın özgürlüğü ve insan hakları mücadelesindeki kararlı duruşunu, yılmaz kişiliğini ve bıraktığı mirası daima hatırlayacağız.
Hüseyin Aykol, baskılara rağmen gerçeğin peşinden koşan, gazetecilik mesleğini onurla sürdüren ve bu geleneği yeni nesillere aktaran bir çınar olarak anılacak.
Onun mücadeleci ruhu ve ilkeleri, Özgür Basın geleneği içinde yaşamaya devam edecek.
Ailesine, meslektaşlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz.”
(HABER MERKEZİ)