Etiket: hüseyin bakır

  • Mersin’de anma: Maraş Katliamı Cumhuriyet tarihinin en kanlı katliamı-VİDEO

    Mersin’de anma: Maraş Katliamı Cumhuriyet tarihinin en kanlı katliamı-VİDEO

    PİRHA- DAD Mersin Şubesi Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı. DAD Mersin Şube Eş Başkanı Hüsniye Çelik, devletin derin güçlerince katliamın yapıldığına dikkat çekti ve başta Maraş olmak üzere Alevilere yönelik yapılan hiçbir katliamın Alevileri yolundan döndürmeyeceğini ifade etti.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Mersin Şubesi, Maraş Katliamı’nın 45’inci yılı dolayısıyla anma ve basın açıklaması yaptı. Dernek binasında yapılan basın açıklamasını DAD Mersin Şubesi Eş Başkanı Hüsniye Çelik okudu. Anmaya Maraş Katliamı tanıkları Birgül Sarıkaya, Sinemilli Ocağı’ndan Hüseyin Bakır ve çok sayıda demokratik kitle örgütü temsilcileri katıldı.

    Açıklamadan önce Sinemilli Ocağı’ndan Hüseyin Bakır gülbeng okudu, çerağ uyandırıldı.

    “CUMHURİYET TARİHİNİN EN KANLI KATLİAMI”

    DAD Mersin Şubesi Eş Başkanı Hüsniye Çelik, Maraş Katliamı’nda 500’den fazla insanın öldürüldüğünü belirterek, Cumhuriyet tarihinin en kanlı katliamlardan biri olduğunu söyledi.

    12 Eylül askeri darbesine zemin hazırlamak için devletin böyle bir katliam yaptığını kaydeden Çelik, “Devletin derin güçlerince Ülkücü Öğrenci Derneği’nde o dönemin dernek başkanı ve yardımcısı tarafından tezgahlanarak, yine ülkücü Ökkeş Kenger’e Çiçek Sineması’na ‘Güneş Ne Zaman Doğacak’ isimli milliyetçi film oynatılırken bomba attırılmasıyla başlatılmış ve tam bir hafta katliamlar devam etmiştir. Milliyetçi faşistler daha önce belirledikleri Kürt Kızılbaş Alevilerin yaşadığı bölgelere evlere saldırıp büyük bir katliam gerçekleştirmişlerdir” dedi.

    “KATLİAMLAR BİZİ YOLUMUZDAN DÖNDÜREMEZ”

    Türkiye tarihinde Alevilere yönelik yapılan katliamların, asimilasyon hamlelerinin Alevileri yolundan döndürmeyeceğini ifade eden Çelik, şöyle devam etti:

    “Koçgiri, Çorum, Dersim, Gar, Suruç ve Sivas katliamları bizleri yolumuzdan, inancımızdan döndürmedi. Bizler Hakk yolundan yürümeye devam ediyoruz. Sabah yüzümüzü güneşe dönerek cümle canlılar için duamızı ediyor, ulularımıza, pirlerimize niyaz eyliyoruz. Bizler 72 millete aynı nazarla bakan bir inancın, kültürün evlatlarıyız. Asla hiçbir kimseyi, toplumu farklılıklarından dolayı ötekileştirmeyiz. Coğrafyamızda ve dünyanın her yerinde yapılan savaşlara karşı durduk ve de duracağız. Her zaman halkların kardeşliğini savunduk ve savunmaya devam edeceğiz.”

    Hüsniye Çelik, bugünün aynı zamanda “Hayata Dönüş Operasyonu” adı altında cezaevlerinde yapılan katliamın 23’üncü yıl dönümü olduğunu da hatırlatarak, katliamlarda yaşamını yitirenleri andı.

    Anmanın ardından katliamda yaşamını yitirenler için lokmalar pay edildi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Hüseyin Bakır Dede: Bizim orucumuz barış ve adalet içindir-VİDEO

    Hüseyin Bakır Dede: Bizim orucumuz barış ve adalet içindir-VİDEO

    PİRHA- Hüseyin Bakır Dede, Alevi olmanın zulme başkaldırı, zalime, hırsızlığa, haksızlığa karşı gelmek olduğunu söyleyerek, “Alevi inancı orucuyla, semahıyla, ikrarıyla, sözüyle, deyişiyle insan-ı kamil olmaya varmanın yoludur” dedi.

    Muharrem ayı Aleviler için yas ayıdır. Muharrem’de, 680’de Kerbela’da Yezid tarafından katledilen İmam Hüseyin ile 71 kişi için matem orucu tutulur. Bölgeden bölgeye farklılıklar gösterse de özünde yas tutmak, yaşananları unutmamak, tekrar yaşanmasına izin vermemek vardır.

    Mersin Cemevi İnanç Kurulu üyesi Sinemilli Ocağı Dedesi Hüseyin Bakır, matem orucuna dair konuştu.

    Ocak evinde büyüdüğünü ifade eden Bakır, sazla, sözle, muhabbetle büyüdüklerini aktardı. Bakır, matem orucunun son günü aşure yapıldığını ve aşureyle oruçlarını açtıklarını belirtti.

    Alevi inancında eşitliğin öne çıktığını vurgulayan Hüseyin Bakır, pirin rızalık almadan erkanları yürütmediğini hatırlattı.

    “BİZ ADİLSEK, HAKSIZLIĞA KARŞI GELİYORSAK ORUCUMUZU TUTARIZ”

    Hüseyin Bakır Dede, Alevi olmanın canı canla, Hakk’ı Hakk’la görmek olduğunu söyleyerek, “Zulme başkaldırıdır. Zalime, hırsızlığa, haksızlığa karşı gelmektir. Bundan dolayı inancımızın mayasında, sevgi, saygı, barış, adalet vardır. Biz adilsek, haksızlığa karşı geliyorsak orucumuzu tutarız. Alevi inancı orucuyla, semahıyla, ikrarıyla, sözüyle, deyişiyle insan-ı kamil olmaya varmanın yoludur” dedi.

    Alevilikte orucun sadece aç kalmakla açıklanamayacağına dikkat çeken Hüseyin Bakır Dede, “Önemli olan bedenen, ruhen ve manen kendini aç bırakmaktır. Dürüst olmak, yalana sarılmamak, insan hakkı yememek, barış, adalet ve huzuru sağlamak için oruç tutarız” diye konuştu.

    “BARIŞIN OLDUĞU BİR ORTAMDA YAŞAMAK İSTİYORUZ”

    Hüseyin Bakır Dede, son olarak, “İnsanların yaşama, adalet hakkı vardır. Kabul edilmeyen insanların nefsini terbiye etmemesidir. Biz bilim, eğitim, hak, hukuk, adalet ve barışın olduğu bir ortamda yaşamak istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Diren KESER/MERSİN

     

     

  • Hüseyin Bakır: Atama ile Alevi inancı yürütülemez, bunun adı kayyumdur-VİDEO

    Hüseyin Bakır: Atama ile Alevi inancı yürütülemez, bunun adı kayyumdur-VİDEO

    PİRHA- Sinemilli Ocağı’ndan Hüseyin Bakır, AKP’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ oluşturmasına ilişkin, “Bir inanç devlete bağlı olduğu zaman inanç olmaktan çıkar. Atama ile Alevi inancı yürütülemez. Bunun adı kayyumdur. Bu inanca vurulmuş darbedir. Alevi inanç önderi olarak bu anlayışı reddediyoruz” dedi. 

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Başkanlığı’ kurulacağını açıklamasına tepkiler gelmeye devam ederken, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda cemevleri ile ilgili düzenlemelerin de yer aldığı torba kanun teklifinin ilk 8 maddesi kabul edildi. Düzenlemenin Meclis Genel Kurulu’ndan geçmesi durumunda belediyeler imar planlarken, bölgenin şartları ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak cemevleri için yer ayıracak. Ayrıca cemevi inşası için kaymakam veya validen de izin alınması gerekecek.

    Sinemilli Ocağı’ndan Hüseyin Bakır, AKP’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ oluşturmasını değerlendirdi.

    Nesimi’nin “Bende sığar iki cihân ben bu cihâna sığmazam, Cevher-i lâmekân benim kevn ü mekâna sığmazam” sözlerini hatırlatan Bakır, Alevi inancının bin yıllardır yaşandığını aktardı.

    Devletin yurttaşa olan görevini yerine getirmesinin doğal bir durum olduğunu belirten Bakır, “Bunu Alevi inancına ve mensuplarına baskı aracına dönüştürmemeli. Alevi inanç önderleri olan dedelerimiz, analarımız, pirlerimiz, mürşitlerimiz aylığa bağlanamaz. Bunu kabul etmiyoruz. Bir inanç devlete bağlı olduğu zaman inanç olmaktan çıkar. Atama ile Alevi inancı yürütülemez. Bunun adı kayyumdur. Bu inanca vurulmuş darbedir. Alevi inanç önderi olarak bu anlayışı ret ediyoruz. Ne bizim inancımızı birileri tayin eder ne de sınır çizebilir” diye konuştu.

    Hüseyin Bakır, Alevi inancının doğayla ve canlıyla rızalık ilişkisiyle bağlı olduğunun altını çizerek, “Biz nasıl ki bütün inançlara saygıyla bakıyorsak, herkesin de bizim inancımıza saygı duymasını ve müdahale etmemesini bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/MERSİN