Etiket: hüseyin besli

  • Alevilere ‘yalancı’ demişti; AKP’li Hüseyin Besli’ye nefret söyleminden ceza verilmedi

    Alevilere ‘yalancı’ demişti; AKP’li Hüseyin Besli’ye nefret söyleminden ceza verilmedi

    PİRHA- Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Akşam gazetesi yazarı ve eski AKP milletvekili Hüseyin Besli’nin Alevi ve Kürt ailelerinin çocuklarını yalancı yetiştirdiğini iddia ettiği köşe yazısı için inceleme yaptı. Besli’nin söylemlerinin nefret söylemi olduğuna karar verildi ancak Besli’ye para cezası kesilmedi.

    BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre, Akşam gazetesinin yazarı ve Eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu hedef aldığı yazısında Alevileri ve Kürtleri hedef aldığı köşe yazısı için Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) kararını verdi.

    Besli, Akşam gazetesinde 14 Kasım 2021 tarihinde yer alan “Mukaddime’ce/27 Yalan Söyleme Mecburiyeti ve Becerisi” başlıklı bir köşe yazısı kaleme aldı. Besli köşe yazısında “Alevi bir anne baba daha doğumdan itibaren çocuklarına kimliklerini gizlemeyi yani yalan söylemeyi öğretmek durumundaydı. Söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar” ifadelerini kullandı.

    Yazısında Kılıçdaroğlu’nu hedef alan Besli, “Kemal Kılıçdaroğlu gibiler bir bakıma toplumda bir yer elde etmek için, bir bakış açısına göre masum ve mecburi yalan söyleye söyleye, zamanla yalan söylemeyi ve yalancılığı karakter ittihaz etmiş oluyorlar” dedi.

    Tepki çeken yazının ardından üyelerini AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın atadığı TİHEK’in resen inceleme başlattığı açıklandı. TİHEK’in 21 Eylül 2022 tarihli kararında “H.B tarafından kaleme alınan ve bahsi geçen köşe yazısında ‘Alevi ve Kürt’ kimliğine sahip vatandaşlarımızın çocukluktan itibaren kimliklerini gizlemeye itilerek ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olarak yetiştiklerine ilişkin ifadelerin kamuoyunda tepkilerin oluşmasına sebep olduğu gözlemlenmiştir” denildi.

    BESLİ’NİN AVUKATI: GEREKSİZ ALINGANLIK

    Akşam gazetesinin avukatının yaptığı savunmada ise “Habere gereksiz alınganlık sergilemenin anlamsız olduğu hususları ifade edilmiştir” dediği belirtildi.

    “NEFRET SÖYLEMİ OLUŞTURMUŞTUR” KARARI 

    TİHEK kararında, “10/6701 sayılı Kanun’un değer affettiği hoşgörü, sosyal barış, ayrımcılık yasağı gibi değerler ile bağdaşmadığı, etnik köken ve inanca yönelik ayrımcı, ötekileştirici ögeler barındırması nedeniyle nefret söylemi oluşturduğu kanaati hasıl olmuştur” denilerek, Hüseyin Besli’nin söylemlerinin nefret söylemi olduğuna oy çokluğuyla karar verildi.

    Para cezası kesme yetkisi de olan TİHEK’in Besli’ye para cezası vermemesi de dikkat çekti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dede Kenan Akbaba: Alevilere nefret söyleminde bulunanlar edepsizlik yapıyor -VİDEO

    Dede Kenan Akbaba: Alevilere nefret söyleminde bulunanlar edepsizlik yapıyor -VİDEO

    PİRHA-HBVAKV Antalya Şubesi Dedesi Kenan Akbaba, AKP’li Hüseyin Besli’nin Alevilere yönelik ‘çifte kavrulmuş yalancılar’ şeklindeki nefret söylemine tepki gösterdi. Akbaba, Alevilere ve Kürtlere bu tür nefret söyleminde bulunanların edepsizlik yaptığını ve farklılıklara tahammül edemediklerini kaydetti. 

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Dedesi Üryan Hızır Ocağı’ndan Kenan Akbaba, Akşam Gazetesi yazarı /eski AKP Milletvekili Hüseyin Besli’nin Alevilere ve Kürtlere yönelik ‘çifte kavrulmuş yalancılar’ şeklindeki nefret söylemine ilişkin konuştu. Akbaba, bu tür nefret söylemlerinde bulunan zihniyetlerin Aleviler ve Kürtlerin bir araya gelmesine, dayanışma göstermesine tahammül edemediğini belirterek, Aleviler olarak inançlarından asla vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

    “ALEVİLERLE KÜRTLERİN BİR ARAYA GELMESİNE TAHAMMÜL EDEMİYORLAR”

    Alevilere ve Kürtlere bu tür nefret söyleminde bulunanların edepsizlik yaptığını ve farklılıklara tahammül edemediklerini ifade eden Akbaba şunları dile getirdi:

    “Bunlar edebi bilmezler. Bunlar edepsizliğin en büyüğünü yapıyorlar. Aleviler ve Kürtler bugünlerde yan yana olduğu için bunlarda bu ülkenin birliğine, beraberliğine, temeline, taş koymak istedikleri için buna tahammül edemiyorlar. Çünkü bizim yolumuz bilim ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur. ‘Bilim, gerçeği ve yolu aydınlatan ışıktır’ diyor Hünkâr Hacı Bektaşi Veli. Yunus diyor ki, ‘Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim. Dünya kimseye kalmaz.’ Muhyiddin İbnü’l-Arabî diyor ki, ‘Canı bizim canımızdır, teni bizim tenimizdir, sevgi bizim dinimizdir, başka dine inanmayız.’  Mevlâna da şunu söylüyor, ‘Sevgi dolu gönüller daima gül bahçesi olarak kalırlar. Dünya dikenlerle dolu olsa da.’”

    “BİZ ALEVİLER HER ZAMAN GÜZELLİKLER YARATMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Nefret söyleminde bulunanların düşüncesinde ve kalbinde sevgi, saygı ve hoşgörü olmadığını söyleyen Akbaba, “Bunlarda sevgi kalmamış. Bunlar insan haklarını ihlal eden, mazlumun, fukaranın hakkını yiyen, zalimden yana olan bir zihniyet. Nasıl ki Ebu Süfyan, Yezi,t yüzyıllarca Alevilere Kerbela olaylarını yaşattılar, bugün de bunlar böyle saldırılarda bulunuyor. Ama biz korkmuyoruz, buradayız. Her zaman o güzelliklerimizi yaratmaya devam edeceğiz. Çocuklarımıza öğreteceğiz. Bizim silahımız kalemimiz olacak. Biz bilime uyan, karanlığı kovan, ışığa koşan canlardan olacağımızı bir kez daha buradan söylüyoruz. Bunu güzel sözlerle tamamlamak istiyorum ve diyor ki, Alim ölse de yaşar, cahil yaşarken de ölür. Arifler hem arıtır hem de arıtıcıdır. Akıl gibi zenginlik, iyi huy gibi dostluk, edep gibi miraç yoktur” şeklinde konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Esenyurt Belediye Başkanı’ndan AKP’li Hüseyin Besli’ye tepki: Gözü dönmüş!

    Esenyurt Belediye Başkanı’ndan AKP’li Hüseyin Besli’ye tepki: Gözü dönmüş!

    PİRHA-AKP eski milletvekili ve Akşam gazetesi yazarı Hüseyin Besli’nin Alevi ve Kürtlere yönelik nefret söylemine tepki gösteren Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt; “Kürtlerin ve Alevilerin bazılarının kimliklerini söylemekten imtina ettiği zamanlar olmuş olabilir ama bunu ‘sistematik bir yalancılık eğitimi aldıkları’ şeklinde ifade etmek alçaklıktır” dedi.

    Akşam Gazetesi yazarı ve AKP İstanbul eski milletvekili Hüseyin Besli’nin Alevi ve Kürtlere yönelik nefret söylemine ilişkin bir tepki de CHP’li İstanbul Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt‘tan geldi. Bozkurt, “Kürtlerin ve Alevilerin bazılarının kimliklerini söylemekten imtina ettiği zamanlar olmuş olabilir ama bunu ‘sistematik bir yalancılık eğitimi aldıkları’ şeklinde ifade etmek alçaklıktır” ifadelerini kullandı.

    Bozkurt, sosyal medya hesaplarından yayımladığı yazısında Besli’nin ifadelerini ‘alçaklık’ olarak değerlendirdi.

    Bozkurt’un yazısı şöyle:

    “Cumhuriyet Gazetesi’nin internet sitesindeki bir haberi hayretle okudum. Haber, Akşam Gazetesi yazarı Hüseyin Besli’ye ait bir yazıyı konu ediyordu.

    Köşe yazısında bir inanç ve bir ırk aşağılandığından, yazarını tanımak, dolayısıyla ne yapmak istediğini daha iyi anlamak için kimdir ve necidir diye araştırdım. Gördüm ki bu kişi geçmiş dönemlerde, Yeni Şafak Gazetesi’nin genel yayın yönetmenliğini, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Bey’in basın danışmanlığını, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Danışmanlığını, yine Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 22. ve 23. dönem milletvekilliğini yapmış bir kişi.

    Yazı sahibi, yazısında yalanın çıkış noktasının şeytandan geldiğini, bundan itibaren insanların da yalan söylediğini. Aleviler ve Kürtlerin de kimliklerini gizlemek için yalan söylediğinden ve dolayısıyla yalana alıştıklarından, Alevi ve Kürtlerin çocuklarının, iyi yalan söyleyince ailelerinden takdir aldığından, hatta yalan söyleme konusunda aileleri tarafından eğitildiklerinden ve başka saçmalıklardan bahsediyordu.

    “BİRİLERİNE MESAJ VERME HIRSI İLE GÖZÜ DÖNMÜŞ”

    Bu noktadan hareketle, seviyesizce Sayın Genel Başkan’ımızın kimlik analizini yapıyor, hem kökeninden hem de inancından yola çıkarak Sayın Genel Başkan’ımızdan ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olarak söz ediyordu. Aslında bu kişi, Sayın Genel Başkan’ımızın söylediklerinin ve üslubunun kamuoyunu olumlu bir şekilde etkilemesinden belli ki endişe duymuş ve Genel Başkan’ımızı kamuoyuna olumsuz gösterme gayretine girmiştir. Buna gerekçe uydurmaya çalışırken de Sayın Genel Başkan’ımızın ait olduğu bu topraklara ve bizi biz yapan değerler sistemine de hakaret etmiştir. Gündem olmaya çalışan bu şahsın, belli ki birilerine mesaj verme hırsı ile gözü dönmüş…

    Kuruluşunun 98. yılını daha geçen günlerde el ele ve omuz omuza kutladığımız Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içindeki kökenleri, inançları ve kültürleri aşağılayan bu kişi, kökenlere ve inançlara bağlı olarak sınıf yaratma öz güvenini, yetkisini ve haddini kendinde neye dayanarak buluyor bilemiyorum. Haberi okuyunca kamuoyundaki yansımasını takip ettim, ancak pek bir ses çıkmadığını gördüm. Kamuoyu belli ki bu kişiyi çok da dikkate almamış.

    Ben bir Belediye Başkanı olarak daha ziyade Esenyurt sorunlarına odaklanıyorum, çalışmalarımı Esenyurt üzerinden yürütüyorum ve genellikle sorulmadıkça ülke sorunlarına dair söz üretmeyi çok doğru bulmuyorum. Fakat bu seviyesizliğe sessiz kalmanın bizi insanlıktan uzaklaştırdığına ve ülkemizin dibine dinamit konmasına sessiz kalmakla eş anlamlı olduğunu düşünüyorum.

    “İNSANLARI KÖKENİNE VE İNANCINA GÖRE AYRIŞTIRMAK ALÇAKÇA BİR TAVIRDIR”

    Kürtlerin ve Alevilerin bazılarının kimliklerini söylemekten imtina ettiği zamanlar olmuş olabilir ama bunu ‘sistematik bir yalancılık eğitimi aldıkları’ şeklinde ifade etmek alçaklıktır. Kaldı ki ülkemizdeki herhangi bir bireyin kimliğini söylemekten imtina etmesinin sorumluluğunun kimde olduğunu tüm toplumun iyi değerlendirmesi gerekir. İnsanları, kökenine ve inancına göre ayrıştırmak alçakça bir tavırdır. Unutmayalım ki Aleviler de Kürtler de Anadolu topraklarının en kadim halklarındandır. Benim tanıdığım Aleviler de Kürtler de mert, açık sözlü ve güvenilir insanlardır.

    Bu kişi aslında, kendisinin ve onunla aynı kafadaki, ötekileştirici düşüncelilerin bu halklara bakışını itiraf ediyor. Bu şahıs, “Kimliklerini saklamak için yalan söylüyorlar!” iddiası ile Kürtlerin ve Alevilerin ayıplı bir yere ait olduğunu düşündüğünü itiraf ediyor.

    Sen ve senin gibiler bilmelidir ki ülkemizde yaşayan her birey kimliği ve inancından bağımsız olarak bu ülkenin eşit yurttaşıdır. Hiç kimse ülkemizdeki herhangi bir yurttaşımıza ikinci sınıf insan muamelesi yapma hakkına da haddine de sahip değildir. Sizin gibiler anlasa da anlamasa da gerçek budur ve böyle olmaya da devam edecektir. Zira bizim topraklarımızın kültürel zenginliğinin kaynağı da buradan gelmektedir.

    Sayın Genel Başkan’ımızı bir yerlere layık görmeme çabanız nafiledir. Bu topraklara asıl yakışmayan, sizin ayrıştırıcı ve ötekileştirici fikirlerinizdir.”

    NE OLMUŞTU?

    AKP eski milletvekili ve Akşam Gazetesi yazarı Hüseyin Besli, 14 Kasım’da yayımlanan yazısında, Alevi yurttaşların çocuklarına kimliklerini gizlemeyi öğrettiği, bu nedenle çocukların ‘yalancı’ olduğu; Kürt-Alevi ailelerin ise her iki kimliği de gizlemeyi öğrettiği, bu nedenle de çocukların ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olduğu gibi ipe sapa gelmez, ayrımcılık ve nefret suçu içeren ifadeler kullanmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER

    -AKP’li eski vekilden nefret yazısı: Alevi ve Kürt çocuklar çifte kavrulmuş yalancı!

    -Alevi örgütlerinden, ‘Aleviler yalancı’ diyen AKP’li Besli hakkında suç duyurusu-VİDEO

    Aleviler, Akşam yazarını protesto etti: Hep iftira attınız, yalan söylediniz!-VİDEO

    -HDP’li Bülbül’den AKP’li Besli’ye tepki: Behey çifte Yezit, inkarcı, iblis!-VİDEO

    -Özen’den, Besli’nin Alevi nefretine tepki: Söyleyene değil, söyletene bakın -VİDEO

    -Kenanoğlu: Alevi çocuklara yaşattığınız acı için utanmanız, sıkılmanız gerekir-VİDEO

     

  • Özen’den, Besli’nin Alevi nefretine tepki: Söyleyene değil, söyletene bakın -VİDEO

    Özen’den, Besli’nin Alevi nefretine tepki: Söyleyene değil, söyletene bakın -VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Meclis Genel Kurulu’nda söz alarak Alevilere ‘çifte kavrulmuş yalancılar’ diyen AKP’li Besli’nin nefret söylemine ilişkin konuştu. Özen, “Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının hep cezasız kalmasından cesaret alan bu zihniyetin sorumlusu sırtını dayadığı iktidardır” dedi.

    Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli’nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik yazdığı yazıda Alevileri ve çocuklarını hedef alarak, “Alevi, Alevi Kürt bir aile çocuklarına Alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği, öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir” şeklinde nefret söylemlerinde bulunmuştu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Meclis Genel Kurulu’nda söz alarak Alevilere ‘çifte kavrulmuş yalancılar’ diyen AKP’li Besli’nin nefret söylemine tepkisini dile getirdi. Özen, Besli’nin açık bir şekilde nefret suçu işlediğini belirterek, bu tür suçların cezasız kaldığını ve bu cezasızlığın suç işleyenleri cesaretlendirdiğini ifade etti.

    “NEFRET SUÇLARININ CEZASIZ KALMASI SUÇ İŞLEYENLERİ CESARETLENDİRİYOR”

    Özen, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:

    “Eski AKP Milletvekili Hüseyin Besli, Akşam Gazetesi’ndeki köşesinde Kürt Alevilere “çifte kavrulmuş yalancılar” diyerek çok net bir nefret suçu işlemiştir. Aynı iktidar zihniyetinin sarayın eski danışmanı, bir adam bir süre önce de “Alevilerle evlenilmez” diye bir fetva vermişti. Bu nefret suçlarının hiçbirisi için yargı kılını bile kıpırdatmadı. Böyle durumlarda söyleyene değil, söyletene bakılması gerekiyor. Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının hep cezasız kalmasından cesaret alan bu zihniyetin sorumlusu sırtını dayadığı iktidardır. Bu topraklarda doğruluğun, dürüstlüğün sembolü olan Alevilere hakaret etme cüretini gösteren Yezid zihniyetini kınıyoruz ve Hakk’a havale ediyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Kenanoğlu: Alevi çocuklara yaşattığınız acı için utanmanız, sıkılmanız gerekir-VİDEO

    Kenanoğlu: Alevi çocuklara yaşattığınız acı için utanmanız, sıkılmanız gerekir-VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Meclis’te yaptığı konuşmada, Alevi çocuklar için “çifte kavrulmuş yalancı” diyen eski AKP Milletvekili ve Akşam Gazetesi Yazarı Hüseyin Besli’ye tepki gösterdi. Kenanoğlu, “Utanması gerekenler Alevi çocuklarına ‘yalancı’ diyor. Utanmanız, sıkılmanız gerekir Alevi çocuklara acı yaşattığınız için” diye konuştu. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, 15 Kasım 1937’de Seyid Rıza’nın idamı ve eski AKP’li vekil Hüseyin Besli’nin Alevilere ve Kürtlere yönelik hakaretleri üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda konuştu.
    Seyid Rıza ve yol arkadaşlarının idamının hileli bir sürecin sonucu olduğunu ifade eden Kenanoğlu, hileli sürecin günümüzde de devam ettiğine dikkat çekerek eski AKP’li vekil Hüseyin Besli’nin Alevilere ve Kürtlere yönelik hakaretlerine tepki gösterdi.

    Kenanoğlu’nun Meclis’teki konuşması şöyle:

    “Tabii, icra ve iflas meselesi ekonomik açıdan oldukça sıkıntılı bir konu. Bu kanun düzenlemesiyle çeşitli yenilikler, düzenlemeler getirilmiş olsa da esas olan insanların icralık olmasını engelleyecek çözümleri üretmek, insanların ekonomik olarak yaşadıkları sıkıntıları ve sorunları ortadan kaldıracak ekonomik tedbirler almak ve bu konudaki yasaları çıkarmak, esas olan bu. Kanunun tümü ve bölümü üzerinde grubumuz adına konuşan arkadaşlarımız detaylı olarak dile getirdiler, ben başka iki konuda biraz görüşlerimizi ifade edeceğim.

    Tabii, 15 Kasım 1937 Seyit Rıza ve arkadaşlarının hileli bir şekilde idam edilmelerinin yıl dönümüydü. Bu, aslında bir imha sürecinin hileli bir şekilde planlanmış hâlinin 15 Kasım 1937’de Elâzığ Buğday Meydanı’nda sonuçlandırılması sürecidir. Baktığınız zaman oraya, ortada “Evladıkerbelâyız.” diyen Seyit Rıza’nın “Sizin hilelerinizle baş edemedim.” dediği bir söz vardır. Bu “…baş edemedim.” dediği söz bütün bu süreci de özetleyen, o kaypak ve hileli sürecin sonucudur. Öyle bir kaypakça bir süreçtir ki oğlunun idamını kendisine izlettirme kaypaklığı ve vicdansızlığı ortaya koymuştur ama işte Seyit Rıza kendisine bu vicdansızlığı ve kaypaklığı yapanların bile hayran kaldığı, daha sonra hatıratlarında dile getirdikleri o mertlik içerisinde idam sehpasına gitmiş ve “Evladıkerbelâyız.” diyerek kendi idamını gerçekleştirmiştir. Şimdi, bu zalimlerin, namertlerin, kaypakların hayran olduğu mertlik ve bunun karşısındaki bütün bu süreç, hileli süreç devam ediyor.

    Eve, şimdi, Hüseyin Besli’den konuşuyoruz. Hüseyin Besli AKP’nin önceki dönem milletvekillerinden biri. Söylediği sözün kendisi ilginç bir şey. Esasında başka bir mağduriyeti ortaya koyan bir şey. Diyor ki: “Alevi ve Kürt çocukları doğuştan aileleri tarafından bir inkârla yetiştirilirler. Nedir bu? Kürtlüğünü ve Aleviliğini saklamak zorunda oldukları bunlara öğretilir. Oradan kaynaklı olarak da bunlar çifte kavrulmuş yalancıdır.”

    Şimdi, esasında bir mağduriyet üzerinden, bir asimilasyon üzerinden, bir Alevi ve Kürt çocukları üzerinden yürütülen bir baskı politikası üzerinden başka bir hakaret çıkartıyor yani ilginç bir şeydi. Şimdi, Alevi ve Kürt çocukları niye söyleyemezler? Kimileri için burada “Ben Aleviyim.” demek, “…”(x) demek bir bölücülük, bir ayrıştırıcılık olabilir ama bizim açımızdan esasen bölücülüğün de ayrıştırıcılığın da ta kendisi Alevi ve Kürt çocuklarının işte, aileleri tarafından o telkinlerle büyütülmesidir, çünkü yaşadıkları coğrafyada, yaşadıkları ülkede yani bu ülkenin yasaları, kanunları ve uygulamalarında Alevi olduğunu söyleyen çocuk daha okuldan itibaren bulunduğu bütün yaşam alanlarından; askerlikte, işte, bütün toplumsal yaşam alanlarının tamamında ayrımcılığa uğrar. O nedenle aileler çocuklarının Kürt olduğunun bilinmesini istemezler, çocuklarının Alevi olduğunun bilinmesini istemezler. Biz bunları bizzat yaşadık yaşımız gereğince.

    DIŞLANMAMAK İÇİN SAHURDA IŞIK AÇILMASI

    Ben Alevi bir mahallede oturuyordum çocukluğumda ama ablam daha karma bir mahallede oturuyordu; bir gün gittiğimde oraya -zaman zaman gidip kalırdık ablamızın yanında- ramazan ayına denk gelmiştik. Ben ablamın neler yaşadığını biliyorum. Yani ramazanda oruç tutmadığı için Alevi inancının gereğince muharrem ve Hızır orucu tuttuğumuz için, oruç tutuyor numarası yapmak için o mahallede rahat edebilmek için açıkçası dışlanmamak için sabah sahur vaktinde ışığını açarak akşam iftar vaktinde de sofrasını kurarak bir takiye yapmak zorunda kalıyorlardı yani böyle kendini inkâr eden bir durum karşısında yaşamak durumunda kalıyordu. Biz de çocukluğumuzun çeşitli aşamalarında bu sıkıntıları yaşadık, bir Alevi çocuğu olarak bunları yaşadık. Kürt arkadaşların bunu yapma şansı yoktu çünkü özellikle bizim yaşıtlarımızın daha ilkokula gittiklerinde Türkçeyi bilmedikleri için Türkçeyi daha okulda öğrenmek zorunda kaldıkları için pek bunu saklama imkânları yoktu ama biz çok fazlasıyla saklama dürtüsüne girdik yani o gayrete girdik.

    “UTANMASI GEREKENLER ALEVİ ÇOCUKLARINA ‘YALANCI’ DİYOR” 

    Şimdi esas olan bu ülkede Alevi ve Kürt çocuklarının yaşadıkları bu durumdan utanması gerekenler, bundan sıkılması gerekenler bunu Alevi çocuklarına bir hakaret olarak ortaya koyuyorlar ve bunun üzerinden “çifte kavrulmuş yalancı” tabirini dile getiriyorlar. Bu esasında yönettiğiniz ülkede bir dönem burada milletvekilliği yapmış bir insanın ortaya koyduğu bu durum kendisinin utanması gereken bir durumdur.

    “UTANMANIZ GEREKİR; ALEVİ VE KÜRT ÇOCUKLARINA YAŞATTIĞINIZ ACIYI İTİRAF EDİYORSUNUZ!”

    Burada bu hakaret edilecek bir husus değil tam tersine sizin utanmanız, sıkılmanız gereken bir durumdur, çünkü Alevi ve Kürt çocuklarına yaşattığınız o travmayı, o acıyı, o asimilasyonu itiraf ediyorsunuz. Yaptığınızı bir hakaret olarak zannetseniz de aslında çok daha büyük bir itirafın sonucunu ortaya koydunuz. Bu anlamıyla Hüseyin Besli başta olmak üzere bu zihniyete sahip herkesi kınadığımızı, Alevi ve Kürt çocuklarının bu ızdırabına son verilmesinin artık zamanı geldiğini ifade ediyorum.”

    PİRHA/ ANKARA

     

  • Hakverdi’den, Alevilere ‘yalancı’ diyen Akşam yazarı hakkında suç duyurusu-VİDEO

    Hakverdi’den, Alevilere ‘yalancı’ diyen Akşam yazarı hakkında suç duyurusu-VİDEO

    PİRHA-CHP Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, AKP’li Hüseyin Besli’nin Alevilere yönelik nefret yazısı nedeniyle Ankara Adliyesi’nde Besli hakkında suç duyurusunda bulundu. Kamu davası açılmasını isteyen Hakverdi, “Bu zihniyet halkın vicdanında çoktan mahkum oldu, adalet önünde de hak ettiği cezayı bulmalıdır” dedi.

    Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli’nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik yazdığı yazıda Alevileri ve çocuklarını hedef alan nefret sözlerini içeren yazısına ilişkin suç duyuruları yapılmaya devam ediyor.

    Kılıçdaroğlu’nun birçok konuda yalan söylediğini iddia eden Besli, yazısında “Alevi, Alevi Kürt bir aile çocuklarına Alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği, öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir” şeklinde nefret söylemlerinde bulunmuştu.

    Hüseyin Besli’nin, nefret söylemi içeren yazısı hakkında CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi de suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.

    Hakverdi, suç duyurusunda; Besli’nin Kılıçdaroğlu’na Alevi ve Kürt kimliği üzerinden; yoğun tahrik, tahkir ve aşağılama içeren söylemlerde bulunduğunu belirterek, Besli hakkında TCK’nın 216. maddesi uyarınca “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” suçunu işlediğini belirtti.

    “BU ZİHNİYET HALKIN VİCDANINDA ÇOKTAN MAHKUM OLDU”

    Hakverdi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Alevi ve Kürt vatandaşlarımız için “Yalanı düstur edinmiş, çifte kavrulmuş yalancılar” diyen AKP’li eski vekil ve Akşam gazetesi yazarı Hüseyin Besli hakkında suç duyurusunda bulunduk. Bu zihniyet halkın vicdanında çoktan mahkum oldu, adalet önünde de hak ettiği cezayı bulmalıdır. Anadolu, yüz yıllardır birçok inanca ve etnik kimliğe ev sahipliği yapmaktadır. Bu bizi ayrıştıran değil, tersine birleştiren ve güzelleştiren özelliğimizdir. Bu birlikteliği hazmedemeyenler, tarihin birçok evresinde zaman zaman ortaya çıkmıştır. En son ortaya çıkan da Hüseyin Besli olmuştur. Şunu unutmamak gerekir ki bu çabalar boşunadır. Hiç kimse bu ülkenin güzel insanlarını ayrıştıramayacak ve kadim Anadolu kültürünü yok edemeyecektir. Yaptığı açıklama ile halkın bir bölümünü aşağılayan Besli hak ettiği cezayı mutlaka almalıdır“ ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi örgütlerinden, ‘Aleviler yalancı’ diyen AKP’li Besli hakkında suç duyurusu-VİDEO

    Alevi örgütlerinden, ‘Aleviler yalancı’ diyen AKP’li Besli hakkında suç duyurusu-VİDEO

    PİRHA-Alevi örgütlerinin genel başkanları, Akşam gazetesi yazarı- AKP’li Hüseyin Besli’nin Alevilere yönelik nefret yazısı nedeniyle Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde Besli hakkında suç duyurusunda bulundu. Kamu davası açılmasını isteyen Aleviler, Besli’nin cezalandırılmasını istediler. 

    Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli’nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik yazdığı yazıda Alevileri ve çocuklarını hedef alan nefret söylemi içerikli yazısı yargıya taşındı.

    Kılıçdaroğlu’nun birçok konuda yalan söylediğini iddia eden Besli, yazısında “Alevi, Alevi Kürt bir aile çocuklarına Alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği, öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir” şeklinde nefret söylemlerinde bulunmuştu.

    Akşam Gazetesi yazarı, AKP’li Hüseyin Besli’nin, yalan ve nefret dolu yazısına tepki gösteren Alevi Bektaşi Federasyonu adına Zeynal Odabaş, Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, Alevi Vakıfları Federasyonu Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez ve Alevi Kültür Dernekleri adına Hüseyin Çam, Besli hakkında İstanbul Adliyesi’nde savcılığa suç duyurusunda bulundu.

    KAMU DAVASI AÇILMASI İSTENDİ

    Savcılığa verilen dilekçede Hüseyin Besli’nin Akşam gazetesinde 14 Kasım 2021 tarihli yazısında Alevilerin doğuştan yalan söylemeye alıştıkları ve yalancı oldukları ifadesiyle Alevileri aşağıladığı, küçümsediği ve Alevilere hakaret ettiği belirtildi.

    Besli’nin nefret suçu işlediğini belirten Aleviler, gerekli soruşturmanın yapılarak cezalandırılması için kamu davası açılmasını istedi.

    Suç duyurusunun ardından adliye önünde açıklama yapan genel başkanlar, Alevilere yönelik nefret suçlarının, iftiraların hala devam ettiğini belirterek, Besli’nin yargılanmasını istediler.
    Alevilere yapılan zulümlerin sona erdirilmesini isteyen genel başkanlar, hep cezasız kaldığı için Alevilere yönelik nefret suçlarının devam ettiğini vurguladılar.

    SAAT 17.00’DE AKŞAM GAZETESİ ÖNÜNDE AÇIKLAMA

    Alevi örgütleri, bugün (16 Kasım Salı) saat 17.00’de ise Akşam Gazetesi’nin İstanbul İkitelli’de bulunan binası önünde bir araya gelerek basın açıklaması yapacak.

    AKP’Lİ HÜSEYİN BESLİ NE DEMİŞTİ?

    “Daha önce de çeşitli vesilelerle yazdık. Ancak, hala, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yalanları karşısında şaşkınlık yaşayanlar için hatırlatalım istedik…
    Malum, daha düne kadar, Türkiye’de alevi vatandaşlar kimliklerini açıkça ifade edemiyorlardı. (Ne yaman çelişkidir ki bunun da kökeni CHP zihniyetine dayanır.)
    Aksi takdirde bilhassa devlette bir takım yerlere gelemezlerdi. Bu nedenle, alevi bir anne baba daha doğumdan itibaren çocuklarına kimliklerini gizlemeyi yani yalan söylemeyi öğretmek durumundaydı… Bu bir.

    İkincisi; yine malumdur ki Alevilik Türkmenlere mahsus bir şeydir. Türkmen haricindeki, mesela Kürt aleviler ana kitle tarafından makbul sayılmazlar, hatta Alevilik kimliğinin başka bir kimliği örtmek için kullanıldığını bile düşünürler.

    Böyle olunca; alevi Kürt bir aile çocuklarına alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği/öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır.
    Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • HDP’li Bülbül, AKP’li Besli’nin nefret söylemini Meclis gündemine taşıdı

    HDP’li Bülbül, AKP’li Besli’nin nefret söylemini Meclis gündemine taşıdı

    PİRHA- HDP Milletvekili Kemal Bülbül, kimliklerini sakladıkları gerekçesiyle Alevi çocuklara ‘çifte kavrulmuş yalancı’ diyerek nefret söylemlerinde bulunan AKP’li Hüseyin Besli’nin sözleriyle ilgili İçişleri ve Adalet Bakanının yanıtlaması için verdiği önergede; “Açıkça nefret suçu kapsamına giren bu ve benzeri ayrımcılıkla mücadele konusunda Bakanlığınız ne tür önleyici girişimlerde bulunacaktır?” diye sordu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, kimliklerini sakladıkları gerekçesiyle Alevi çocuklara ‘çifte kavrulmuş yalancı’ diyerek nefret söylemlerinde bulunan Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP Milletvekili Hüseyin Besli’nin sözleriyle ilgili Meclis’e soru önergesi verdi.

    Bülbül, İçişleri Bakanı ve Adalet Bakanının yanıtlaması için verdiği soru önergesinde Besli’nin açıkça nefret suçu işlediğini ve halkın bir kesimini dini ve ırkı nedeniyle aşağıladığını belirterek, ilgili bakanlıkların Besli hakkında yasal işlem yapıp yapmayacaklarını sordu.

    “AÇIKÇA NEFRET SUÇU İŞLEYEN BU KİŞİ HAKKINDA YASAL BİR İŞLEM YAPILACAK MI?”

    Bülbül’ün Meclis’e sunduğu soru önergesinin tam metni şu şekilde;

    Birgün Gazetesi’nin 14 Kasım 2021 tarihli nüshasında Akşam gazetesi yazarı ve eski AKP milletvekili Hüseyin Besli’nin yazısında Alevi ve Kürt ailelerinin çocuklarını yalancı yetiştirdiğine, Alevi çocukların “çifte kavrulmuş yalancı” olduklarına ve maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetiştirildiklerine dair habere yer verilmektedir. Haberin ayrıntılarında eski AKP İstanbul Milletvekili ve Akşam gazetesi yazarı Hüseyin Besli’nin, Kürt ve Alevi yurttaşlar için Alevi bir anne babanın daha doğumdan itibaren çocuklarına kimliklerini gizlemeyi yani yalan söylemeyi öğretmek durumunda olduğuna dair ifadelerine yer verilmektedir. Haberin devamında “Aleviler bir bakıma toplumda bir yer elde etmek için, bir bakış açısına göre masum ve mecburi yalan söyleye söyleye, zamanla yalan söylemeyi ve yalancılığı karakter ittihaz etmiş oluyorlar” dendiği iddia edilmektedir.

    Besli’nin “Mukaddime’ce/27 Yalan Söyleme Mecburiyeti ve Becerisi” başlıklı yazısında şu ifadeleri kullandığı öne sürülmektedir:

    “Malum, daha düne kadar, Türkiye’de Alevi vatandaşlar kimliklerini açıkça ifade edemiyorlardı. Aksi takdirde bilhassa devlette birtakım yerlere gelemezlerdi.

    Bu nedenle, Alevi bir anne baba daha doğumdan itibaren çocuklarına kimliklerini gizlemeyi yani yalan söylemeyi öğretmek durumundaydı… Bu bir.

    İkincisi; yine malumdur ki Alevilik Türkmenlere mahsus bir şeydir. Türkmen haricindeki, mesela Kürt Aleviler ana kitle tarafından makbul sayılmazlar, hatta Alevilik kimliğinin başka bir kimliği örtmek için kullanıldığını bile düşünürler.

    Böyle olunca; Alevi Kürt bir aile çocuklarına Alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği/öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir.”

    Bu bağlamda;

    • Bakanlığınız söz konusu olaydan haberdar mıdır? Eğer haberdar ise sorumlusu hakkında herhangi bir soruşturma açılmış mıdır?
    • TCK m 216-1’de ifade edildiği üzere “TCK m.216- (1)Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    (2) Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    (3) Halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması hâlinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır”

    Bakanlığınız ilgili madde hükümlerine göre hukuki herhangi bir takibat gerçekleştirilecek midir?

    • Açıkça nefret suçu kapsamına giren bu ve benzeri ayrımcılıkla mücadele konusunda Bakanlığınız ne tür önleyici girişimlerde bulunacaktır?”

    PİRHA/ANKARA

  • Gazeteci Güller’den AKP’li Besli’ye: Siz, bir inancın çocuklarına nasıl ‘yalancı’ dersiniz?

    Gazeteci Güller’den AKP’li Besli’ye: Siz, bir inancın çocuklarına nasıl ‘yalancı’ dersiniz?

    PİRHA-Gazeteci Savaş Güller, Alevi ve Kürtlere yönelik nefret söyleminde bulunan AKP’li Hüseyin Besli’ye bir mesaj göndererek, tepkisini dile getirdi. Güller, “Çifte kavrulmuş yalancı” nasıl bir tabirdir! Siz milyonları içine alıp barındıran bir inancın çocuklarına nasıl böylesi bir yaftalamada bulunuyorsunuz? Bunu geçtim, böyle bir hakkı kendinizde nasıl görüyorsunuz? diye sordu. 

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili yazdığı yazıda Alevi ve Kürtlere yönelik nefret söylemi içeren ifadeler kullanan Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli’ye bir tepki de Gazeteci Savaş Güller’den.

    Besli, yazısında “Alevi, Kürt bir aile çocuklarına Alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği, öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir” şeklinde nefret söylemlerinde bulunmuştu.

    Gazeteci Güller, Besli’ye mail yoluyla bir mesaj göndererek, konuya ilişkin düşüncelerini ifade etti. Güller’in mesajı şu şekilde:

    “Merhaba,

    Merhaba derken bile hicap duyarak yazıyorum. Yazınız bir Alevi genci olarak beni derinden üzdü. Öncelikle yazınız başta aşağı hatalarla dolu. Üst üste kurmuş olduğunuz hoyrat cümleler nedeniyle bunu bilerek veya isteyerek yazdığınıza da kişisel bir kanaatim olarak eminim. Bir köşe yazarı olmanız nedeniyle bu denli hassas bir konuda hiç araştırmadan böylesi “beylik” cümleler kurmanıza çok şaşırdım.

    “LİDER, SÜNNİ OLSAYDI BU YAZIYI YAZACAK MIYDINIZ?”

    Öncelikle yazınızda bir lideri veya kişiyi, kimliği üzerinden bir değerlendirmeye tutmanız son derece ırkçı ve mezhepçi bir tutum. Lider Sünni olsa da bu yazıyı yazacak mıydınız, merak ediyorum doğrusu.

    İkincisi evet Alevi vatandaşlar, iktidarlardan daha çok Osmanlı’dan bugüne gelen sistematik devletçi geleneğin ve Sünni toplumun baskısı sebebiyle kimliklerini yer yer gizlemişlerdir. Gizlemek ile yalan söylemek sizce nasıl aynı anlamı taşıyor, bunu anlamakta güçlük çekiyorum. CHP başta olmak üzere bilhassa tüm partiler döneminde benzer devletçi gelenek vuku bulmuştur.

    “BU YAZI TARİHE GEÇECEK BİR İBRET VESİKASI OLACAKTIR”

    Alevilerin kimliklerini ifade etmeleri sizlerin dediği gibi düne kadar olan bir olgu değildir. 1980’lerde, özellikle 12 Eylül öncesi ve sonrası kurulan partiler (Türkiye Birlik Partisi gibi), Sivas Katliamı ve sonrasında kurulan oluşum ve sivil toplum kuruluşları ile zaten Aleviler örgütlü mücadeleleriyle bir yere geldiler. Bundan hiçbir parti veya mevcut iktidar kendisine pay çıkaramaz. Aleviler kendileri için kurulan cümleleri çok iyi hatırlıyor. Bu yazı da tarihe geçecek bir ibret vesikası olacaktır.

    Aksi takdirde devlette birtakım yerlere gelemezlerdi derken, şu an değişenin ne olduğunu merak ediyorum doğrusu. Buyurun önce belediyelerden bir başlayın isterseniz istatiğe tabi tutmaya.

    “SİZLERDEN ALEVİ İNANCINI ANLAMANIZI BEKLEMİYORUM”

    “Kürt Aleviler ana kitle tarafından makbul sayılmazlar / Alevilik Türkmenlere mahsus bir şeydir” derken ana kitle kimdir? Yazmış olduğunuz cümleler hakkında üzülerek ifade etmek isterim ki bilginiz dahi yok! Bunun karar vericisi kimdir? Ben, Sünni arkadaşlarımla da, Kürt veya Türk olmaksızın nasıl anlaşıp ortak bir dil kurabiliyorsam bunu Alevi arkadaşlarımla da yapıyorum. Genelleyerek, bir kuruluş ismi vermeden bu denli hoyrat bir biçimde nasıl yazdığınızı anlamadım doğrusu! Bir defa sizlerden Alevi inancını anlamanızı beklemiyorum ama konuyu araştırmamışsınız dahi. Sadece Kılıçdaroğlu’nu nasıl eleştirebilirim diyerek yazıp durmuşsunuz.

    “ALEVİLİK IRKÇI BİR İNANÇ DEĞİL”

    Buna, üzülerek belirtmek isterim ki safsata demem gerekiyor. Alevilik ırkçı bir inanç olmadığı gibi insanı insan olmaktan ötürü seven ve sahiplenen bir inançtır. Dolayısıyla bu hezeyanınız kolay çürütülecek bir şey. Bunu araştırmadan yazdığınızı varsaysak üzücü, eğer bilerek veya isteyerek yazmışsanız ve bu körlüğe inanmışsanız bu daha üzücü.

    “Çifte kavrulmuş yalancı” nasıl bir tabirdir! Siz milyonları içine alıp barındıran bir inancın çocuklarına nasıl böylesi bir yaftalamada bulunuyorsunuz? Bunu geçtim, böyle bir hakkı kendinizde nasıl görüyorsunuz? Yalan söylemek ve aferin almak, sanıyorum fanteziden öteye geçemiyor!

    “Kemal Kılıçdaroğlu gibiler bir bakıma toplumda bir yer elde etmek için” diyorsunuz ama yine hezeyandan öteye geçemiyor. Milyonlarca insanın oy verdiği bir partinin başında olan lider için toplumda yer elde etmek diyorsunuz, sizce yer edinmemiş gibi mi duruyor?

    “SİZLERLE AYNI TOPLUMDA YER ALMAKTAN HİCAP DUYUYORUM”

    Yazınızın sonunu da şaşılacak bir şey yok diye bağlamışsınız. Toplumun hassas dengeleriyle bu şekilde oynamanız, bizleri üzmeniz son derece kırıcı yazınız için bir özür elbette beklemiyorum. Bunu yapacağınıza da inanmıyorum. Olsa bile şu satırları yazdığınız için sizleri samimi bulmuyorum. Eğer bir gazetede yazı yazıyor ve fikrinizi kamuoyu ile paylaşmak istiyorsanız bahsi geçen konu neyse iyi araştırıp öyle yazmalısınız. Böyle orta yollu, ne anlattığı belli olmayan yazılar en başta size ama ötesinde tüm topluma zarar verir.

    Bence yazınızda şaşılacak ve ötesinde utanılacak şey çok!

    Üzülerek, sizlerle aynı toplumda yer almaktan ötürü hicap duyduğumu belirtiyor ve demokratik hakkımı kullanarak yazmış olduğunuz yazıyı protesto ediyorum.

    Saygılarımla.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Alevileri aşağılayan AKP’li Hüseyin Besli, Akşam Gazetesi önünde protesto edilecek

    Alevileri aşağılayan AKP’li Hüseyin Besli, Akşam Gazetesi önünde protesto edilecek

    PİRHA-Alevi örgütleri, Akşam yazarı, AKP’li Hüseyin Besli’nin Alevi ve Kürtlere yönelik nefret söylemini protesto etmek için 16 Kasım Salı günü saat 17.00’de Akşam Gazetesi’nin İstanbul İkitelli’deki binası önünde basın açıklaması yapacak. Açıklamaya tüm Aleviler davet edildi. 

    Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli‘nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘na yönelik yazdığı yazıda Alevileri ve çocuklarını hedef alan nefret söylemi içerikli yazısına tepkiler yükseliyor.

    Kılıçdaroğlu’nun birçok konuda yalan söylediğini iddia eden Besli, yazısında “Alevi, Kürt bir aile çocuklarına Alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği, öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir” şeklinde nefret söylemlerinde bulunmuştu.

    Akşam Gazetesi yazarı, AKP’li Hüseyin Besli’nin, yalan ve nefret dolu yazısı Alevileri harekete geçirdi.

    TÜM ALEVİLER PROTESTOYA ÇAĞRILDI

    Alevi örgütleri olan Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Alevi Vakıfları Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Alevi Kültür Dernekleri, Besli’yi protesto etmek için 16 Kasım Salı günü Akşam Gazetesi’nin İstanbul İkitelli’de bulunan binası önünde saat 17.00’de bir araya gelerek basın açıklaması yapacak. Örgütler açıklamaya çağrı yaparken, “Demokrasi ve eşitliğin ülkemizde sağlanması için demokratik alanda taleplerimizi dile getirmeye devam edeceğiz. Tüm canlarımızı davamıza sahip çıkmaya bekliyoruz” ifadeleri kullanıldı.

    Tarih: 16.11.2021
    Saat: 17:00
    Yer: Akşam Gazetesi Atatürk Mahallesi Bahariye Cad. No: 31 İkitelli – K. Çekmece (212 AVM Karşısı)

    PİRHA / İSTANBUL
  • Alevi çocuklara ‘çifte kavrulmuş yalancı’ diyen AKP’li Besli’ye tepki: Bir anlayışın dayatması

    Alevi çocuklara ‘çifte kavrulmuş yalancı’ diyen AKP’li Besli’ye tepki: Bir anlayışın dayatması

    PİRHA-DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu, kimliklerini sakladıkları gerekçesiyle Alevi çocuklara ‘çifte kavrulmuş yalancı’ diyerek nefret söylemlerinde bulunan eski AKP Milletvekili Hüseyin Besli’ye tepki gösterdi. Yeneroğlu, “Kimliklerini gizlemek zorunda kalan insanların kabahati değil ki, toplumsal çoğulculuğu reddeden ve tehdit kabul eden bir anlayışın dayatması” değerlendirmesinde bulundu. 

    Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli‘nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nu ve genelde Alevileri ve çocuklarını hedef alan nefret söylemi içerikli yazısına yönelik tepkiler geliyor.

    Kılıçdaroğlu’nun birçok konuda yalan söylediğini savunan Besli, yazısında “Alevi, Kürt bir aile çocuklarına Alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği, öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir” şeklinde çirkin iddialarda bulunmuştu.

    “KİŞİ ÜZERİNDE DURMAK ASIL SORUNUN BOYUTUNU GÖLGELER”

    Eski AKP’li, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Hüseyin Besli’nin nefret söylemleri hakkında PİRHA‘ya konuştu.

    Besli’nin söylemlerini, “Klasik bir nefret söylemi olmasının yanında yaygın bir ezber maalesef” olarak değerlendiren Yeneroğlu, “Kişi üzerinde durmayı çok gerekli görmüyorum çünkü bu durumda asıl sorunun boyutunu görmemiz gölgelenmiş olur” dedi.

    “KİMLİKLERİNİ GİZLEMEK ÇOĞULCULUĞU REDDEDEN ANLAYIŞIN DAYATMASI”

    Alevi ve Kürt vatandaşların kimliklerini gizleme zorunluluğu hissetmesinin arkasındaki nedenlere değinen Yeneroğlu, şunları söyledi:

    “Geçmişte kimliklerini gizlemek zorunda kalan insanların da varlığını göz ardı etmemek gerek. Ancak bu kimliklerini gizlemek zorunda kalan insanların kabahati değil ki, toplumsal çoğulculuğu reddeden ve tehdit kabul eden bir anlayışın dayatması.

    Maalesef eğitim sistemimizdeki çarpıklığın da bir sonucu ve daha da giderilmiş değil. Devletin dizayn ettiği makbul vatandaş anlayışına dayanan, çoğulcu toplum gerçeklerimizi reddeden, farklılıklarımızı tehdit olarak kabul eden bir anlayışı çocuklarımıza empoze etmek yerine farklılıklarımızı zenginlik kabul eden, çoğulcu, açık ve demokratik toplum hedefi üzerine bina edilmiş bir eğitim sistemine daha da geçilememiş olmasının da bir neticesi.”

    Barış KOP / İSTANBUL

     

  • AKP’li eski vekilden nefret yazısı: Alevi ve Kürt çocuklar çifte kavrulmuş yalancı!

    AKP’li eski vekilden nefret yazısı: Alevi ve Kürt çocuklar çifte kavrulmuş yalancı!

    Eski AKP Milletvekili ve Akşam gazetesi yazarı Hüseyin Besli, Kılıçdaroğlu’nu hedef aldığı yazısında Alevi ve Kürtlere yönelik nefret söyleminde bulundu. Besli, kimliklerini saklayan Alevi ve Kürt ailelerinin çocuklarını yalancı yetiştirdiğini iddia etti. 

    Akşam gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alan yazısında Alevi ve Kürt ailelerinin çocuklarını yalancı yetiştirdiğini iddia ederek, nefret söylemlerinde bulundu.

    Besli, “Kemal Kılıçdaroğlu gibiler bir bakıma toplumda bir yer elde etmek için, bir bakış açısına göre masum ve mecburi yalan söyleye söyleye, zamanla yalan söylemeyi ve yalancılığı karakter ittihaz etmiş oluyorlar” iddiasında bulundu.

    Besli, “Mukaddime’ce/27 Yalan söyleme mecburiyeti ve becerisi” başlıklı yazısında şu ifadeleri kullandı:

    “Daha önce de çeşitli vesilelerle yazdık. Ancak, hala, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yalanları karşısında şaşkınlık yaşayanlar için hatırlatalım istedik…

    Malum, daha düne kadar, Türkiye’de alevi vatandaşlar kimliklerini açıkça ifade edemiyorlardı. (Ne yaman çelişkidir ki bunun da kökeni CHP zihniyetine dayanır.)

    Aksi takdirde bilhassa devlette bir takım yerlere gelemezlerdi. Bu nedenle, alevi bir anne baba daha doğumdan itibaren çocuklarına kimliklerini gizlemeyi yani yalan söylemeyi öğretmek durumundaydı… Bu bir.

    İkincisi; yine malumdur ki Alevilik Türkmenlere mahsus bir şeydir. Türkmen haricindeki, mesela Kürt aleviler ana kitle tarafından makbul sayılmazlar, hatta Alevilik kimliğinin başka bir kimliği örtmek için kullanıldığını bile düşünürler.

    Böyle olunca; alevi Kürt bir aile çocuklarına alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği/öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır.

    Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir.”

    (HABER MERKEZİ)