Etiket: hüseyin eriş

  • Hüseyin Eriş: 4 Mayıs’ta Dersim’de “Dedeler Zirvesi” yapılması toplumun sinir uçlarıyla oynamaktır-VİDEO

    Hüseyin Eriş: 4 Mayıs’ta Dersim’de “Dedeler Zirvesi” yapılması toplumun sinir uçlarıyla oynamaktır-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, 4 Mayıs’ta Dersim’de düzenlenen “Dedeler Zirvesi”ne tepki göstererek, bunun Dersim Katliamı’nın yıldönümünde toplumun hassasiyetlerini yok sayan bir adım olduğunu söyledi. Eriş, “Hiçbir zaman devletin istediği gibi bir Alevi-Bektaşi olmadık, bundan sonra da olmayacağız” dedi.

    Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, 4 Mayıs’ta Dersim’de düzenlenen “Dedeler Zirvesi”ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Zirvenin tarihine tepki gösteren Eriş, bunun Alevi toplumunun hafızasını ve hassasiyetlerini görmezden gelen bir yaklaşım olduğunu ifade etti.

    “TOPLUMUN SİNİR UÇLARIYLA OYNANIYOR”

    4 Mayıs’ın Dersim açısından taşıdığı tarihsel öneme dikkat çeken Hüseyin Eriş, bu tarihte “Dedeler Zirvesi” düzenlenmesini doğru bulmadıklarını belirterek şunları söyledi:

    “4 Mayıs’ta Dersim’de Dedeler Zirvesi yapılması toplumun sinir uçlarıyla oynamaktır. En hassas olduğumuz konular üzerinden bizi asimile etmeye, Dersim Katliamı’nı unutturmaya çalışıyorlar. Biz bunu kabul etmiyoruz. Hiçbir zaman devletin istediği gibi bir Alevi-Bektaşi olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Bizim yolumuz da duruşumuz da bellidir.”

    “ALEVİLER BİAT ETMEDİ, ETMEYECEK”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na yönelik eleştirilerde bulunan Eriş, Alevilerin tarih boyunca baskılara rağmen inançlarından ve duruşlarından vazgeçmediğini söyledi.

    Eriş, “Hiçbir zaman Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na biat etmeyeceğiz. Eğer biat etmiş olsaydık, Kuyucu Murat Paşa’dan Maraş’a, Çorum’dan Sivas Katliamı’na kadar yaşanan acıları yaşamazdık. Alevi-Bektaşi yolunun bir duruşu vardır. Bu yol zalimin değil, her zaman mazlumun yanında olmuştur” diye konuştu.

    “DEVLETTEN BEKLENTİMİZ YOK, İNANCIMIZA DOKUNULMASIN YETER”

    İnançlarını kendi erkânları doğrultusunda yaşamaya devam edeceklerini vurgulayan Eriş, devletten herhangi bir ayrıcalık talep etmediklerini ifade etti.

    “Biz her zaman İmam Hüseyin gibi başı dik durduk. Bundan sonra da Pir Sultan Abdal’ın, Abdal Musa Sultan’ın ve Hacı Bektaş Veli’nin öğretisi doğrultusunda yolumuzu sürdüreceğiz. Devletten çok bir beklentimiz yok. İnancımıza ve yolumuza dokunulmasın yeter.”

    Yol erkânının bedeller ödenerek bugüne taşındığını belirten Hüseyin Eriş, mücadele kararlılıklarını şu sözlerle dile getirdi:

    “Biz bu yola ‘ateşten gömlek, demirden leblebi’ deriz. Bu yolun dönüşü yoktur. Bir kez ikrar verdin mi eğilmezsin. Pirlerimizden ve mürşitlerimizden zalimler karşısında eğilmemeyi öğrendik. Başımızı da veririz, canımızı da veririz ama yolumuzdan dönmeyiz. Aynı inanç ve kararlılıkla bu yolu gelecek kuşaklara taşımaya devam edeceğiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Abdal Musa Postnişini Eriş:Alevi Bektaşi Başkanlığı asimilasyon tuzağıdır-VİDEO

    Abdal Musa Postnişini Eriş:Alevi Bektaşi Başkanlığı asimilasyon tuzağıdır-VİDEO

    PİRHA-Abdal Musa postnişini Hüseyin Eriş, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı aracılığıyla Alevi köylerine cami yapılmak istendiğini belirterek, “Amaç dedeleri ve ocakları iktidara bağlamak. Aleviler bu oyuna gelmemeli” dedi.

    Abdal Musa postnişini Hüseyin Eriş, iktidar eliyle kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının Alevi toplumu için bir “asimilasyon aracı” olduğunu belirterek, bu yapı üzerinden Alevi köylerine cami yapıldığını ve bazı dedeler ile ocakların sisteme entegre edilmeye çalışıldığını söyledi.

    Alevi köylerine cami yapılmasına ilişkin PİRHA’ya konuşan Eriş, Alevilerin tarihsel olarak benzer politikalarla karşı karşıya bırakıldığını ifade ederek, “Yaşananlar tarihin tekerrürüdür. Bunlar bilinçli ve planlı girişimlerdir” dedi.

    “DEDELER VE OCAKLAR SİSTEME BAĞLANMAK İSTENİYOR”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanmasına dikkat çeken Eriş, şu ifadeleri kullandı:

    “Bugün Kültür Bakanlığına bağladıkları Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı üzerinden köylere cami yapıyorlar. Bununla birlikte bazı dedeleri ve ocakları kendilerine bağlamak istiyorlar. Amaç çok açık: Alevileri bu yöntemlerle asimile etmek.”

    “BU OYUNLARA GELMEMEK LAZIM”

    Bu girişimlerin samimi olmadığını vurgulayan Eriş, Alevi toplumunun dikkatli olması gerektiğini belirtti. Eriş, “Biz bu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının samimi olduğuna inanmıyoruz. Bu bir tuzaktır. Alevilerin bu oyunlara gelmemesi gerekir” diye konuştu.

    “İKTİDAR TÜM OLANAKLARI ASİMİLASYON İÇİN KULLANIYOR”

    Siyasal iktidarın elindeki tüm imkanları Alevileri asimile etmek için kullandığını söyleyen Eriş, ekonomik ve idari araçların bu amaçla devreye sokulduğunu ifade etti.

    “Aleviler binlerce yıldır baskılara rağmen direnerek bugünlere geldi” diyen Eriş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

    “İktidar suyun başını tutmuş durumda, her türlü olanağa sahip. Ama Aleviler her şeye rağmen direnmiştir. Bundan sonra da öz kimliğini direnerek koruyacağına inanıyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  •  Alirıza Özdemir’den skandal gerekçe: Alevilerde bu işi bilen insan yok! Postnişin Eriş tepkili-VİDEO

     Alirıza Özdemir’den skandal gerekçe: Alevilerde bu işi bilen insan yok! Postnişin Eriş tepkili-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Dergahı’nın Postnişini Hüseyin Eriş, dergah içerisindeki cemevi ve aşevinin bulunduğu yerin tapusunu Kültür ve Turizm Bakanlığın’dan almaya çalıştıklarını söyledi. Alirıza Özdemir’in Abdal Musa törenlerini kendilerinin yapması dayatmasına karşı çıktıklarını kaydeden Eriş, Alevi Ansiklopedisini ilahiyatçıların hazırlamasına itiraz ettiğini, Alirıza Özdemir’in ise ‘Biz Alevilerde bu işi çok bilen insan yok’ dediğini aktardı. 

    Antalya’da bulunan Abdal Musa Kültür ve yaşatma Derneği yönetimi, Abdal Musa Türbesi içerisinde bulunan antik tiyatro, yemekhane gibi yerlerin tadilatı, bakımı için Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ayrılan 12 milyon TL bütçeye ve dergâh içerinde bulunan arsanın kendilerine tahsisine ilişkin Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na giderek Alirıza Özdemir’’le görüşmüştü.
    Dergâh içerinde bulunan alanı yerinde incelemek için mart ayı içerisinde Alirıza Özdemir de Abdal Musa Dergahı’nı ziyaret etmişti.

    Söz konusu ziyaretle ilgili Abdal Musa Dergahı Postnişini aynı zamanda Tekke Köyü Abdal Musa Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği Yönetim Kurulu üyesi Hüseyin Eriş, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    ABDAL MUSA DERGAHI’NIN CEMEVİ VE AŞEVİNİN TAPUSUNU KÜLTÜR BAKANLIĞI’NDAN ALMAYA ÇALIŞIYORUZ”

    Abdal Musa Dergâhı içerisinde bulunan cemevi ve aşevinin bulunduğu yerin tapusunun dernek üzerinde olduğunu, bir önceki dernek yönetimi tarafından tapusunun Kültür ve Turizm Bakanlığı’na verildiğini belirten Hüseyin Eriş, “Dernek buranın tapusunu Kültür Bakanlığı’na verdi. Kültür Bakanlığı tarafından buraya kültür binası cemevi ve aşevi yapıldı. Dolayısıyla buranın tapusu şu anda Kültür Bakanlığı’nda” dedi.

    40 YILDIR ABDAL MUSA TÖRENLERİNİ BİZ YAPIYORUZ, KÜLTÜR BAKANLIĞI’NA BIRAKMAYIZ”

    Buranın tekrar Kültür Bakanlığı’ndan dernek yönetimine devredilmesi talepleri olduğunu belirten Eriş, “Bunun için Alirıza Özdemir’in yanına yaklaşık 3 ay önce gittik, konuştuk. Alirıza Özdemir ‘orada törenleri biz yapacağız’ dedi. ‘Bir dakika hangi törenleri’ dedim. ‘Abdal Musa Törenlerini’ dedi. 40 yıldır Abdal Musa Törenlerini dernek başta olmak biz köylüler ve Anadolu’da Abdal Musa’yı seven insanlar yapıyor diye belirttim” dedi.

    Yapılan Abdal Musa Törenlerinde Kültür Bakanlığı’nın sadece afişlerde logosunun olduğunu belirten Eriş, “Afişlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla deriz. Kültür Bakanlığı her yıl yapılan törenlere 3-5 kuruş verirse verir vermese de çok da önemli değil. Biz böyle bir şeyi kabul etmeyiz. Böyle bir şey de söz konusu olmaz, dedim” ifadelerini kullandı.

    ALEVİLERİN CEMEVLERİNİ TANIMIYORSUN, ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI KURUYORSUN”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulmasını Alevi toplumunun kabul etmediğini, samimi bulmadığını şüphe ile baktığını Alirıza Özdemir’e ifade ettiğini belirten Eriş, şunları ifade etti:

    “Her şeyden önce cemevleri ibadethane olarak kabul edilmezken, zorunlu dersleri AİHM’de beklerken Cemevi Başkanlığı diye bir başkanlık kuruyorsunuz. Bu eşyanın doğasına ters. Gerçekten ben bunu anlamakta zorlanıyorum.

    “ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NA KATILMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL”

    Bu şartlarda Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na katılmamız mümkün değil. Ali Arif Özdemir de zamanında gelmişti. ‘Bize katılın “Kırklar Meclisinde” sizde olun demişti. O zaman da söyledim, biz bunu bu şekilde kabul etmemiz mümkün değil.

    Alirıza Özdemir geldi, ziyaretlerini yaptılar. Antalya çevresinden belli canları da çağırdık sohbet ettik. Söyledikleri şu: Biz sizin, erkanınıza, yolunuza, törenlerinize karışmayız. Törenleri kendiniz yaparsınız. Ekonomik anlamda bize görev düşerse size yardımcı oluruz. Ayrıca, bize dönük talep olursa elimizden geldiği kadar cemevlerinin masraflarını, elektriğini suyunu karşılamaya da hazırız dediler.”

    “ALEVİ ANSİKLOPEDİSİNİ İLAHİYATÇILARIN HAZIRLAMASI SAMİMİ BİR YAKLAŞIM DEĞİL”

    Alevi Bektaşi Ansiklopedisi’ni ilahiyatçıların yazmasının kabul edilemeyeceğini belirten Hüseyin Eriş, “İlahiyatçılar mı bizim ansiklopedimizi yazacak? Bu bize hoş gelmiyor. Nereden bakarsak bakalım, nereden tutarsak tutalım samimi gelmiyor. Dolayısıyla bizim bunları kabul etmemiz söz konusu olamaz” dedi.

    Aleviliğin binlerce yıllık geleneğinde birçok terimin mevcut olduğunu belirten Abdal Musa Dergahı Postnişini Hüseyin Eriş, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Erkanımızda, Yolumuzda birçok terim, birçok sürek var. Her bölgenin kendine has ritüelleri var, semahları var. Bunları nasıl çözeceğiz? Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı, ‘ben de Alevi çocuğuyum, ben de inancımdan hiç taviz vermedim, onlarca kitap yazdım, Aleviliği en iyi ben bilirim’ diyor. Mademki oturduk burada can cana sohbet ediyoruz. Ben de bu ilahiyatçılar Alevi Ansiklopedisi’nin hazırlanmasında ne karar içinde olacaklar?’ diye sordum. Alirıza Özdemir, ‘biz Alevilerde bu işi çok bilen insan yok’ dedi. Ben de ‘Olur mu öyle? Bizim edebiyatçılarımız, tarihçilerimiz, hukukçularımız yok mu? Biz Aleviler sizden daha önce başladık okumaya’ dedim. Bizim her şeyimiz var. Biz burada biraz samimiyetsizlik görüyoruz. Bu iş yürümez.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Postnişin Hüseyin Eriş: Devlet kendi Alevisini yaratmak için 1951’den beri uğraşıyor-VİDEO

    Postnişin Hüseyin Eriş: Devlet kendi Alevisini yaratmak için 1951’den beri uğraşıyor-VİDEO

    PİRHA- AKP’nin kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın asimilasyon politikalarını değerlendiren Abdal Musa Dergahı  Postnişini Hüseyin Eriş, “Cemevlerine mescit açılma iddiaları doğru ise Alevi toplumu çok büyük tepki gösterir. Böyle bir girişim Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın dibe batması demektir” dedi.

    MHP destekli AKP hükümetinin asimilasyon politikalarını ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Alirıza Özdemir’in iki yıl önce yazdığı bir yazısında cemevlerine mescit yapılması önerisinin hayata geçirilme iddialarını Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş PİRHA’ya değerlendirdi.

    “BAŞLI BAŞINA BİR SKANDAL

    Alevi toplumuna yönelik gerek Selçuklu gerek Osmanlı gerekse Cumhuriyet döneminde bu tür oyunların hep oynandığını belirten Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, “Bu oyunları biliyoruz. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Alirıza Özdemir’in cemevlerini tanımaması başlı başına bir skandal. Tanımadığın bir yere nasıl mescit yapıyorsun? Bu tutmaz. Çok büyük tepki alırlar ve bunu kimse ciddiye almaz. Böyle bir girişim Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın dibe batması demektir” dedi.

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NIN ‘ABDAL MUSA ŞENLİKLERİNİ BİZ YAPALIM’ TEKLİFİNİ KABUL ETMEDİK”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı ile bir araya gelip görüştüklerini belirten Eriş, “Görüştüğümüzde ‘Abdal Musa şenliklerini biz yaparız’ dedi. Ben de kendisine neden siz yapmıyorsunuz? Bu şenlikleri biz 40 yıldır yapıyoruz dediğimde, o zaman sustu. Biz size inanacaksak ve de bizi kendinize inandıracaksınız bizim ibadetimize, bizim inancımıza çomak sokmayın, bizim değerlerimizin aslını bozmayın, dedim” diye ifade etti.

    DEVLET KENDİ ALEVİSİNİ YARATMAK İÇİN 1951 YILINDAN BERİ UĞRAŞIYOR”

    Bu yapılan girişimlerin devletin birer projesi olduğunu vurgulayan Eriş, şöyle devam etti:

    “Bu Balım Sultan’da böyle olmuş, 1951 yıllarında Sersem Ali Baba’da böyle olmuş. Hacı Bektaş Veli Dergâhına dedelik, babalık kurumunun başına Ali Paşa’yı atamış. Alevi Bektaşileri kontrol edebilmek için kendisine daha yakın Ali paşayı dede yapmış.

    “ALEVİLER OYUNA GELMEZ”

    2. Murat döneminde Hacı Bektaş Veli Dergâhının içine cami yapıldı. Antalya Elmalı’da Abdal Musa’nın merkezine cami yapılmış, onu oradan zamanında Aleviler kaldırmışlar. Alevilere yönelik asimilasyon politikası için Selçuklu da, Osmanlı da, bugünkü Cumhuriyet de her türlü oyunu denemiş. Alevilerin üzerindeki oyunlar hala devam etse de Aleviler bu oyunlara gelmez. Ne olursa olsun, aç kalır, susuz kalır ama kendi kişiliğinden, onurundan, duruşundan,  inandığından ödün vermez.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Postnişin Hüseyin Eriş: Siyasal iktidar itaat eden bir toplum yaratmak istiyor-VİDEO

    Postnişin Hüseyin Eriş: Siyasal iktidar itaat eden bir toplum yaratmak istiyor-VİDEO

    PİRHA- AKP hükümeti tarafından Biyoloji ders kitabında “evrim teorisi”nin yerine “yaratılış teorisi”ne verilmesine tepki gösteren Abdal Musa Dergahı Postnişini Hüseyin Eriş, “Bugünkü siyasal  iktidar kimsenin bir şey öğrenmesini istemiyor. İnsanların biat etmesini, itaat etmesini istiyor. Bütün amaç bu” dedi. 

    2017-2018 eğitim öğretim yılında müfredattan ‘Hayatın Başlangıcı ve Evrim’ ünitesini kaldırıp evrim teorisiyle ilgili bilgileri ders kitaplarından çıkaran iktidar 2024-2025 eğitim öğretim yılında ise biyoloji ders kitabında ‘yaratılış teorisi’ne yer verdi.

    ÇEDES projesiyle imamların derslere girmesi, seçmeli din derslerinin zorunlu hale getirilmesi gibi politikalar ile eğitimin dincileştirilmesi konusunda tartışmalar sürerken, eğitimde gerici bir adım daha atılmış oldu.

    Konuya ilişkin Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “İKTİDAR KENDİNE BİAT EDEN, İTAAT EDEN TOPLUM İSTİYOR”

    Biyoloji ders kitabında evrim teorisinin yerine yaratılış teorisinin müfredata konulmasının sadece Alevi toplumunun meselesi olmadığını vurgulayan Eriş, “Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak bugünkü düzenin, iktidarın yaptığı şey şu: Bu insanlar öğrenmesin, bilmesin sürekli bize biat etsin, itaat etsin biz de iktidarımızı sürdürelim. Sanıyorum bütün amaç bu” dedi.

    “OKULLAR HİÇ KİMSENİN MABEDİ DEĞİL”

    Eriş,”Bu mesele sadece Alevilerin meselesi değil. Orası okul, kimsenin dini mabedi değil. Farklı inançta insanlar var. Çağdaş, özgün eğitime yaratılış dersini koyamazsın” diye tepki gösterdi.

    “OKUMAYAN, ELEŞTİRMEYEN, SORGULAMAYAN İNSAN YARATILMAYA ÇALIŞILIYOR”

    “Öğrenmeyen, okumayan, eleştirmeyen, sorgulamayan insan yaratılmaya çalışılıyor” diyen Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, şunları kaydetti:

    “Bir gün gelir kendin de gömülür gidersin bu alem içerisinde. O yüzden Aleviler her zaman ülkesini, insanını, çevresini, doğasını korumuştur, koruyacaktır. Bundan sonra da buna devam edecektir.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Abdal Musa Postnişini Eriş de Cemevi Başkanlığı’na gitmiş: Bir girdabın içine çekiliyoruz

    Abdal Musa Postnişini Eriş de Cemevi Başkanlığı’na gitmiş: Bir girdabın içine çekiliyoruz

    PİRHA-Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na giderek Alirıza Özdemir’’le görüşen Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, “Kültür Bakanlığının Abdal Musa Türbesi içerisinde bulunan antik tiyatro yemekhane, kasaphane gibi yerlerin tadilatı, tamiratı, bakımı için ayrılan 12 milyon TL bütçeye ve  dergah içerinde bulunan arsanın kendilerine  tahsisine ilişkin Alirıza Özdemir’i ziyaret ettiklerini belirtti. 

    Alevi örgütlerinin ve Alevi toplumunun karşı çıkmasına rağmen bazı derneklerin temsilcileri, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı ve kurumun başına getirilen Alirıza Özdemir’i ziyaret ediyor.

    Antalya-Elmalı’da bulunan Tekke Köyü Abdal Musa Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği yöneticileri ve üyelerinden oluşan heyetin, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na atanan Alirıza Özdemir’i ziyaret ettiği ortaya çıktı. Yapılan ziyareti Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kendi sitesinde yayınladı.

    Söz konusu ziyaretle ilgili Abdal Musa Postnişini aynı zamanda Tekke Köyü Abdal Musa Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği Yönetim Kurulu üyesi Hüseyin Eriş, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “DERGAHIMIZIN TAMİRİ, TADİLATI İÇİN KÜLTÜR BAKANLIĞI 12 MİLYON TL SÖZÜ VERDİ”

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yaklaşık 2 ay önce Abdal Musa Dergahı’na ziyarete geldiğini aktaran Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, “Kültür Bakanı buralara bir iki düzen verelim dedi. Bizim antik tiyatro da eskimişti, çürümüştü. Orayı güçlendirmek, karşıda bulunan yemekhanemiz ve kasaphanemiz bayağı eskimişti, ‘orayı yapalım’ dedi. Biz de tamam yapın, dedik” diye belirtti.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Tekke Köyü Abdal Musa Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği’ne 12 milyon TL bütçe ayrıldığı bilgisini aktaran Eriş, şunları belirtti:

    “Bizim burada bir Ali Baba vardı. Bizim mürşitlerimiz, babalarımız hepsi türbeye konulmuştu. Birileri bizi şikâyet etmişti. Vakıflardan bir müfettiş gelmişti sorgulamak için. Orada mezarları görmüş. Oranın SİT alanı olduğunu ve bize verilmesi için dilekçe vermiştik. Bize gelen şahıs ‘Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’na gidin, size yardımcı olsun’ demişti.”

    ALİRIZA ÖZDEMİR’DEN “TÖRENLERİ BİZ YAPALIM” TEKLİFİ

    Bunun üzerine Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na Alirıza Özdemir ile görüşmek için gittiklerini belirten Eriş, “Ziyarete gider gitmez başkan (Alirıza Özdemir) törenleri kendilerinin yapacağını söylediğinde ben ‘olmaz’ dedim. ‘Törenleri biz yapacağız derseniz, bize bunu dayattığın zaman biz hiçbir şeyi kabul etmeyiz’ dedim” diye konuştu.

    “BİZE VERDİKLERİ SÖZLERİ YERİNE GETİRSİNLER YETER”

    Her yıl Abdal Musa Törenlerini yaptıklarında Kültür Bakanlığı’ndan destek aldıklarını aktaran Eriş, “Törenleri yaptığımız zaman Kültür Bakanlığı’na dilekçe yazıyoruz, destek alıyoruz. Hazırladığımız afişlere logosunu da koyuyoruz. Kültür Bakanlığı bize 3-5 kuruş verirse veriyor, vermezse ‘canın sağ olsun’ diyoruz işimizi yürütüyoruz” dedi.

    Abdal Musa Anma Törenleri yapıldığında kendilerine bilgi verilirse Kültür Bakanlığı’nın yaptığı gibi Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı olarak maddi yardımda bulunacaklarını belirtiklerini aktaran Eriş, “Biz de yardımcı olursanız eyvallah dedik. Ayrıca Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bizim tavrımızı biliyor. Bize verdikleri sözleri yapsınlar” ifadelerini kullandı.

    Abdal Musa Anma Törenleri’nin yapıldığı yerin 2015 yılına kadar Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın üzerinde olduğu bilgisini de aktaran Eriş, “Burası Kültür Bakanlığı üzerindeydi ama muhtarlığa tahsisliydi. 2015 yılından itibaren Büyükşehir Belediyesine geçtikten sonra burası açıkta kaldı. Bize, ‘burasını bir protokolle size teslim edelim’ dediler. Onun üzerine Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na gittik. Aslında meselenin özünde bu vardı, onun için gittik” dedi.

    “KENDİMİZ İÇİN ÖZEL BİRŞEY İSTEMİYORUZ” 

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na hala şüpheyle baktığını vurgulayan Eriş, şöyle devam etti:

    “Ben de sizin gibi düşünüyorum ama benim düşüncem şu: Yardım yaparlarsa yapsınlar. Biz kendimiz için özel bir şey istemiyoruz. Hatta bize ‘Oraya bir görevli verelim’ dediler. Biz bunu kabul etmeyiz dedik. Ama bu şekilde yardım olursa ve buralara bakım olursa tamam dedik.”

    “BU GİRDABIN İÇİNE ÇEKİLİYORUZ”

    Alevilik bir kültürmüş gibi Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulması ve cemevlerinin bu kuruma bağlanmasına Alevilerin karşı çıkmasına, böyle bir kurumu tanımadıklarını açıklamalarına rağmen bu görüşmeyi neden yaptınız sorumuza ise Eriş, şu yanıtı verdi:

    “Evet ben de biliyorum. Biz de bu girdabın içine çekilmeye çalışılıyoruz. Fakat köyde de yöremizde de birçok Alevi kurumları da hizmet yapılıyorsa engellemeyin yapsın, dediler. Bizim tavrımız yine belli. Düşünce olarak dün neysek bugün de oyuz. Bir şeyler yapmaya çalışıyorlar ama şu anda kafamız karışık. Ama tavrımız net. Kendilerine ‘siz bilirsiniz demeyiz’ dedim.”

    “BÜTÜN ALEVİ KURUMLARINIZIN KARŞI OLDUĞUNU ALİRIZA ÖZDEMİRE AKTARDIM”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na atanan Alirıza Özdemir’i tanımadığını belirten Eriş, “Ama o beni iyi biliyor. İlk vardığımız zaman Hüseyin baba diye hitap etti, beni bildiğini söylüyor. Bir ay içinde Abdal Musa’ya geleceğim, dedi. O zaman daha net bir şekilde biz tavrımızı ortaya koyarız. Güzel işler yaparsanız biz sizinle oluruz, dedim. Ama ben yine şüphe ile bakıyorum. Benim her zaman tavrım aynı. Çünkü ortada bütün Alevi toplumun, Alevi cemaatinin bir görüşü var ‘Size böyle bakıyoruz’ diye. ‘Bunu biliyorsunuz’ diye kendisine söyledim. Biz de ‘eğer icraatlarınızı samimi görürsek birlikte oluruz, samimi görmezsek birlikte olamayız’ dedim” şeklinde konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER:

    AKD Antep Şubesi yöneticileri, Cemevi Başkanlığı’na ödenek için gitmiş!
    Alevi Kültür Dernekleri Antep Şubesi yöneticilerinden Cemevi Başkanlığı’na ziyaret!
    ‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    ‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    ‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    Posnişini Eriş: Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığını samimi görürsek birlikte oluruz-FOTO

     

  • Abdal Musa Dergahı’ndan 2 Temmuz’a çağrı: Zamanaşımına izin vermeyeceğiz-VİDEO

    Abdal Musa Dergahı’ndan 2 Temmuz’a çağrı: Zamanaşımına izin vermeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa anma etkinliğinde Alevi örgütleri adına konuşan PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş, 2 Temmuz Sivas anmasına çağrı yaparak, “İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz. Bu ülkenin katliam tarihidir ve yüzleşmek zorundadır. 2 Temmuz’da herkesi Sivas’a bekliyoruz. Ailelerimizin yüreği hala yangın yeri” dedi.

    18’inci Uluslararası 39’uncu Abdal Musa Anma Etkinlikleri kapsamında Antalya’ya gelen Alevi yurttaşlar dergahı ziyaret ederek lokmalarını paylaştı.

    Alevi toplumunun önemli inanç önderlerinden olan Abdal Musa,  Antalya’nın Elmalı ilçesi Tekke köyünde yaşamış ve burada dergahını kurarak inanç ve kültür yaşamına iz bırakmasında dolayı her yıl düzenlenen etkinliklerle anılmaya devam ediyor.

    Anma etkinliklerinin ikinci gününde anfi tiyatroda gerçekleşen konser ve buluşmaya çok sayıda kişi katıldı.

    Abdal Musa Dergahı Postnişi Hüseyin Eriş açılış konuşmasında gülbeng vererek, “Abdal Musa olmasaydı bugünkü cem ibadetimiz olmayacaktı. Kadıncık Ana Abdal Musa’yı yetiştiren ona yolu gösterendir. Yolumuza sahip çıkalım” ifadelerini kullandı.

    ATEŞ: MADIMAK ZAMAN AŞIMINA UĞRATILMAZ, İZİN VERMEYECEĞİZ!

    Açılış konuşmasında Alevi kurumları adına söz alan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Sekreteri İsmail Ateş, Madımak davasının zaman aşımına uğratılmasına izin vermeyeceklerini dile getirdi. Ateş, 2 Temmuz’da Sivas’ta gerçekleşecek anmaya katılım çağrısında bulunarak, “Madımak Katliamının 30. yılını yaşıyoruz. Zaman aşımına uğratılmak istenen bir dava var. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz ve buna izin vermeyeceğiz. Daha Maraş, Çorum, Sivas’la yüzleşmedik, yüzleşilmek istenmedi. Bu ülkenin katliam tarihidir ve yüzleşmek zorundadır. 2 Temmuz’da herkesi Sivas’a bekliyoruz. Ailelerimiz yüreği hala yangın yeri. Zaman aşımına karşı durmak zorundayız. Bu davanın peşini bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.

    Açılış, sanatçıların seslendirdiği eserler ile son buldu.

    PİRHA/ANTALYA

  • Abdal Musa Dergâhı Postnişini Eriş: İktidar değişirse herkes hak ettiği yere gelecek-VİDEO

    Abdal Musa Dergâhı Postnişini Eriş: İktidar değişirse herkes hak ettiği yere gelecek-VİDEO

    PİRHA-Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, 14 Mayıs seçimden sonra en azından bir nefes alınacağına dikkat çekerek, “Aleviler olarak en azından bir yerimiz olacak, devlet dairelerinde ayrımcılıktan uzak olacağız, liyakat sahibi Alevi bilim insanlarının hak ettiği yere geleceğini düşünüyoruz” dedi.

    14 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri saatler kaldı. Antalya Tekke Köyü’nde bulunan Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, seçime ilişkin değerlendirmede bulundu.

    Eriş, “Alevilerin ne düşündüğü ne söylediği bugüne kadar ortada. Bunları tekrar etmenin anlamı yok. Her ortamda, her mekânda Alevilerin istekleri belli. Daha cemevleri yasal statüye kavuşmamış, din dersleri kaldırılmadı, Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı ortada. Alevilerin yüzde 95’i bu daire başkanlığına karşı, hükümet daha niye bunun üzerinde duruyor” dedi.

    “İKTİDAR DEĞİŞİRSE ALEVİLERİN HAK ETTİĞİ YERE GELECEĞİNE İNANIYORUM”

    Eriş, şöyle devam etti:

    “Önümüzdeki süreçte eğer iktidar değişirse ben bu daire başkanlığının kalkacağına inanıyorum. Devlet değil ki bunun devamlılığı olsun. Sonuçta mevcut iktidarın bir tercihi. Kaldı ki CHP Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Dolayısıyla mevcut iktidardan bizim beklentimiz çok fazla. En azından şöyle bir nefes alacağız. Aleviler olarak en azından her yerde bir yerimiz olacak. Devlet dairelerinde ayrımcılıktan uzak olacağız. Liyakat sahibi, ehliyet sahibi birçok Alevi insanlar var, bilim insanları var. Bunların da hak ettiği yere geleceğini düşünüyoruz. Benim hiç şüphem yok, mevcut iktidar değişirse herkes hak ettiği yere gelecek. O zaman da biz sorunlarımızı daha adil bir ortamda tartışacağız, isteklerimizi, dileklerimizi kabul ettirmeye çalışacağız.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Antalya’da Aleviler Hıdırellez etkinliğinde: Hızır karadır, İlyas deniz-VİDEO

    Antalya’da Aleviler Hıdırellez etkinliğinde: Hızır karadır, İlyas deniz-VİDEO

    PİRHA- Antalya’da örgütlü bulunan Alevi kurum başkanları her yıl geleneksel olarak yapılan Hıdırellez etkinliğine katılarak, lokmalarını paylaştılar. Pir Hüseyin Eriş, “Hızır karaların hâkimidir, İlyas da denizlerin hakimidir. Dolayısıyla suyla kara buluştuğu zaman bolluk bereket oluşur” dedi. 

    Antalya örgütlü bulunan Alevi kurum başkanları Abdal Musa Tekke Köyü’nde Abdal Musa Dergâhında her yıl geleneksel olarak yapılan Hıdırellez etkinliğine katıldılar. Kurum temsilcileri önce Pir Abdal Musa’nın türbesini, Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş’in katılımı ziyaret etti.

    Hüseyin Eriş’in okuduğu gülbengin ardından kurum başkanları Abdal Musa Kültürünü Yaşatma Derneği yönetimi ile bir araya gelerek 23-24- ve 25 Haziranda yapılacak olan 18. Uluslararası 39. Ulusal Abdal Musa Anma Etkinliği’nin hazırlık çalışmalarına ilişkin bilgi alışverişinde bulundu.

    Daha sonra Hıdırellez etkinliği için Tekke Köyü’ndeki Abdal Musa Dergâhının ön bahçesinde alana geçildi.

    Pir Hüseyin Eriş, Hıdırellez’e ilişkin yaptığı konuşmasında, “Biz geleneksel olarak yapılan bu 6 Mayıs Hıdırellez Bayramı’nı her yıl müstesnasız yapıyoruz. Çünkü Hızır ile İlyas’ın buluştuğu gündür. Hızır Anadolu’da bolluğun bereketin hoşgörünün simgesidir. Hızır karaların hâkimidir, İlyas da denizlerin hakimidir. Dolayısıyla suyla kara buluştuğu zaman bolluk bereket oluşur. Bu 6 Mayıs’tan 8 Kasım’a kadar olan günler Hızır günleridir. Önümüzdeki yılı bereketli, huzurlu yaşanabilir bir ortam içinde geçirmemizi Allah’tan erenlerden niyaz ediyoruz” dedi.

    Lokma gülbenginin ardından canlara lokmalar pay edilerek etkinlik sonlandırıldı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Abdal Musa Dergahı Postnişini Eriş: Bizden alınan vergileri Diyanete helal etmiyoruz-VİDEO

    Abdal Musa Dergahı Postnişini Eriş: Bizden alınan vergileri Diyanete helal etmiyoruz-VİDEO

    PİRHA-AKP’nin son süreçte Alevilere yönelik attığı adımları samimiyetsiz bulan Abdal Musa Dergahı Postnişini Hüseyin Eriş, “Alevi toplumunu ilgilendiren bu yasayı kabul etmek mümkün değil. Devletten, düzenden herhangi bir sözleşmeli veya sözleşmesiz statü ve herhangi bir ücret istemiyoruz. Bizden alınan vergileri de Diyanete helal etmiyoruz” dedi.

    Abdal Musa Dergahı Postnişini Hüseyin Eriş, büyük tepkilere rağmen AKP tarafından Meclis’ten geçirilen torba yasa ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulduğu duyurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu. Meclis’ten geçen yasayı tanımadıklarını ifade eden Eriş, şunları söyledi:

    “Gerçekten Alevi toplumunu ilgilendiren bu yasayı kabul etmek mümkün değil. Sana ne? Niye karışıyorsun bizim ibadetimize, inancımıza? Burada yapılmak istenen nedir? Her zaman söylediğim gibi samimiyet yok. Bu samimiyetsizliktir. Alevi inancını İçişleri Bakanlığına, Kültür Bakanlığına bağlı bir daireye ve Cumhurbaşkanlığına bağlamak kimsenin haddine mi? Bizim inancımızı böyle dairelere bağlamak, torbalara koymak olabilir mi? Bizimle dalga geçildiğini düşünüyorum. Gerçekten samimi olmadıklarını düşünüyorum.”

    “DİYANETE HAKKIMIZI HELAL ETMİYORUZ”

    Torba yasa konusunda Alevi toplumunun da aynı şeyleri düşündüğünü söyleyen Eriş, Bu torba yasanın en çoğu, fakiri ilgilendiren tarafı, sözleşmeli babalara, dedelere maaş verilmesi konusu. Size ne? Dedelerin inancıyla yolu dizayn etmek sizin haddinize mi? Bırakın bu işleri. Bir derdiniz, oy kaygınız varsa başka yönlerden halletmeye bakın. Biz devletten, düzenden herhangi bir sözleşmeli veya sözleşmesiz statü ve herhangi bir ücret istemiyoruz. Bizimle oynamayın. Biz sizden hiçbir hak talep etmiyoruz ama şunu da söylüyoruz. Bizden alınan vergileri Diyanete hakkımızı helal etmiyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

     

     

  • Abdal Musa Dergâhı Postnişini Eriş: Gerçek dedeler, babalar AKP’nin oyununa gelmez-VİDEO

    Abdal Musa Dergâhı Postnişini Eriş: Gerçek dedeler, babalar AKP’nin oyununa gelmez-VİDEO

    PİRHA- AKP’nin Alevi planına tepki gösteren Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, “Alevilik ve Bektaşilik’le derdi olan, bu toplumlarla ilişkisi olan, erkanı yolu bilen dedeler, babalar bu oyuna gelmeyecek. Gerçek dedeleri ve babaları çok fazla etkileyeceğini düşünmüyorum” dedi.

    Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, AKP’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ oluşturmak ve dedelere maaş bağlama planını değerlendirdi.

    Eriş, “Gerçek dedeler, gerçek babalar bu oyuna gelmez. Alevilik ve Bektaşilik ile derdi olan, bu toplumlarla ilişkisi olan, erkanı, yolu bilen dedelerin bu oyuna gelmeyeceğini biliyorum. Onun dışında bu yolla, erkanla Alevilik ve Bektaşilik’le çok derdi olmayan dedeler, babalar bu işe eyvallah, evet diyecektir. O da bizi çok fazla etkilemez” dedi.

    Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş şöyle devam etti:

    “Gerçek yol erkan sahibi insanlar, canlar neyin ne olduğunu daha ilk bakışta görebilecektir. Alevilerde bu potansiyel vardır. Aleviler herhangi bir yanlışı gördüğü zaman bunu teşhir etmesini çok iyi bilirler. Zaten bu yolda binlerce yıldır zaman zaman çok bölünmeler, yanlışlar Alevilerin içerisine sokulmuş. Devlet, mevcut düzenler Aleviliği-Bektaşiliği çok fazla yıpratmaya uğraşmışlar, hala uğraşıyorlar. Ama Alevilik buna rağmen kendi öz inancını, öz yolunu koruyabilmiş, bundan sonra da koruyacaktır ama bu mevcut iktidar Kültür Bakanlığına bağlayacağım dedi, cumhurbaşkanı ‘üyeleri ben seçeceğim’ dedi. Seçeceği dedeler, babalar bu yolla, bu erkanla, Alevilikle Bektaşilik’le derdi olmayan dedeler babalar da olsa, çok fazla bir sıkıntımız olmaz. Bu yol devam eder.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Abdal Musa Dergâhı Postnişini’nden iktidara: Sen önce cemevini yasal statüye kavuştur–VİDEO

    Abdal Musa Dergâhı Postnişini’nden iktidara: Sen önce cemevini yasal statüye kavuştur–VİDEO

    PİRHA – Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulacağı belirtilen Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına ilişkin konuştu. İktidara seslenen Eriş, “Konuşacak hiçbir şey yok. Önce sen bizim ibadethanemizi yasal bir statüye kavuştur bakalım” dedi.

    Alevi inancını özgün bir inanç olarak tanımayıp ‘Kültürel faaliyet’ kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlamak isteyen AKP iktidarına tepkiler dinmiyor.

    Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulacağı belirtilen Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına dair konuştu. Hükümetin samimi olmadığına vurgu yapan Hüseyin Eriş, “Bu mevcut düzen 20 yıldan beri iktidarda. Ne düşündüğünü, tercihlerinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla samimi olmadığını hatta cemevlerinin yasal statüye kavuşması için hiçbir adım atmadığını, hala cemevlerinin ibadethane statüsünde olmadığını söyleyen bir düşünceyi biz kabul etmiyoruz” dedi.

    “ALEVİLİK HAYATIN KENDİSİDİR”

    Hüseyin Eriş, “Biz dedeler, babalar olarak bunların Aleviliğe verebileceği hiçbir şey olmadığını söyleyebiliriz” diyerek şöyle devam etti:

    “Çünkü bir geçmişi, cemevlerine karşı bir duruşları var. Cemevlerinin ibadethane olmadığını, hala daha ısrarla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ibadethane statüsünde bir karar aldığı halde mevcut iktidarın bunu kabul etmediği bir dönemde bunları konuşmak abesle iştigaldir diye geliyor bana. O yüzden de samimi görmüyorum.

    Aleviler 1000 yıldan beri hatta insanlığın var oluşundan bu tarafa vardır. Alevilik bir inançtır, Alevilik bir kültür bir yaşam biçimidir, Alevilik hayatın kendisidir. Kadınıyla, erkeğiyle, çevresiyle, ağacıyla, kuşuyla Alevilik vardır, bundan sonra da var olacaktır. Bunu seçmeye, bunu bölmeye iktidarların gücü yetmemiştir, bugünkü iktidarın da gücü yetmeyecektir.”

    “ÖNCE İBADETHANEMİZİ YASAL BİR STATÜYE KAVUŞTUR BAKALIM”

    Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, AKP’nin 2023 seçimlerine yatırım yaptığını belirterek, “Alevilere yapılan, ağzına bir bal çalmaktır. Bunu kabul eden Aleviler olmayacak mıdır? Olacaktır. Pir Sultan, bunu yüzlerce yıl önce söylemiş ‘Her ağacın kurdu özünden olur’ diye. Bizi bizden başkası bölüp parçalayamaz. Dolayısıyla bunlar olacaktır ama Alevilik devam ediyor, edecek. Daha insanlık var olduğu sürece de kendi başına özgür çevresiyle kadınıyla, erkeğiyle, bütün evren ile yaşamaya devam edecektir” dedi.

    Samimiyet olmadığını ifade eden Eriş, şunları kaydetti:

    “Madem ki 1400 cemevini gezdin, buraya da geldiler. Bizim birinci talebimiz ‘cemevleri ibadethanemizdir’ bunu bir geçirelim bakalım meclisten. Yani bu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne rağmen hala daha mevcut iktidar bunu göz ardı ediyorsa biz neyi konuşacağız? Konuşacak hiçbir şey yok ki. Önce sen bizim ibadethanemizi yasal bir statüye kavuştur bakalım. Ben ne yapacağım senin seçeceğin 11 adamı, bana ne yapacak?

    Kültür Bakanlığına bağlandığımızda Kültür Bakanlığı bize ne yapacak? Cemlerimizi mi değiştirecek? 12 hizmetimi kaldıracak? Kadınları cemevinden mi dışlayacak? Ne yapacak. Bunlar konuşulacak şeyler değil, samimi olmak lazım. Sen bizi tanımıyorsun ki kardeşim. Sen bizi tanımadın ki. Sen bizi olması gereken birinci sınıf vatandaş sıfatında görmüyorsun ki. Biz neyi tartışacağız?

    Aleviler işini bilir Alevilik devam eder onu bölmeye parçalamaya kimsenin gücü yetmez, bugüne kadar yetmemiş bugünden sonra da yetmeyecektir.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Abdal Musa Postnişini Eriş: Gençlerin önünü açalım, hükümet kampla yanına çekmek istiyor-VİDEO

    Abdal Musa Postnişini Eriş: Gençlerin önünü açalım, hükümet kampla yanına çekmek istiyor-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, AKP hükümetinin Alevi gençlere yönelik kamp düzenlemesine tepki gösterdi. Eriş, “Gençlerimize hitap edemiyoruz. Düzen bunu çok güzel görüyor. Gördüğü içinde gençlere farklı şekilde olanaklar sunuyor ve kendi yanına çekmek istiyor” dedi.

    AKP hükümeti, 400 Alevi genç için 19-23 Ağustos tarihlerinde Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde Gençlik Kampı düzenleyecek.

    Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, gençlere yönelik düzenlenecek olan kampa tepki gösterdi. Cemevlerinde ve kurumlarda, gençlere yönelik faaliyetler yapılması gerektiğini belirten Eriş, kurumların boş bıraktığı alanları siyasi iktidarın doldurmaya çalıştığını ve bu yolla gençleri yanına çekmeyi amaçladığını söyledi.

    “GENÇLERİMİZİ YANLARINA ÇEKMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    Hükümetin bu kampı neden düzenlediğinin ve gençlere bu kamplarda ne öğreteceğinin bilinmediğini ifade eden Eriş, “Kendi Alevisini mi yaratmak istiyor iktidar yoksa hakikaten bizim hayatımızı, bizim inançlarımızı, bizim ritüellerimizi daha iyi yaşamamız için mi bunu yapıyor bilmiyoruz. Yok sayılan bir topluluğun, Diyanet tarafından toparlanıp erkanını, ibadetini, cemini yapmasını anlamakta zorlanıyorum. Bunlar çocuk yaşta, daha gençler. Dedeleri gri pasaportla Avrupa’ya da göndermişlerdi. Çocukları da belli ki biraz ekonomik olarak rahatlatıp yanlarına çekmeye çalışıyorlar” diye konuştu.

    “YÖNETİMLERDE GENÇLERE YER VERELİM, ÖNLERİNİ AÇALIM”

    Cemevlerinin, kurumların yozlaşmaya doğru gittiğini söyleyen Eriş, sözlerine şöyle devam etti:

    “Kurumlarımız bir rant alanına çevrilmiş gibi. Dedeler, başkanlar, yöneticiler… Dergahlarımızın, cemevlerimizin, kurumlarımızın önünü açmak lazım. Esas orada olması gereken kültürel ve inançsal faaliyetler çok yapılamıyor. 10 yıl, 20 yıl bulunduğu kurumun başkanlığını yapıyorlar. Geride durup biraz da fikri yeniliklere açık olan genç arkadaşların orada görev yapmasını istemiyorlar. Bir defa bunu aşmamız lazım. Benim buradan çağrımdır, kurumların başındaki canlar, yöneticiler tabii ki hizmetleri büyüktür onu tartışmıyorum ama yeni insanlara yer açsınlar. Çocuk babasına sormuş, ‘Baba sen mi akıllıydın, baban mı?’ diye. Babası hiç düşünmeden ‘ben akılıydım’ demiş. Çocukta demiş ki, ‘Baba kusura bakma o zaman ben de senden akılıyım.’ Gençlerin önünü açmak lazım. Gençleri oralara çekip cazibe alanları yaratmak lazım.”

    “GENÇLERE YÖNELİK FARKLI ALANLAR YARATMALIYIZ”

    Günümüzde gençlerin her şeyi bildiklerini ve farklı arayışlarda olduklarını söyleyen Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, son olarak, “Her şeyi bildikleri için sosyal, kültürel, sportif alanlar yaratmamız lazım. Bunları yaratarak çocuklarımızı oralara getirmeliyiz. Kendi kültürümüzü, inancımızı gençlere anlatabilirsek çocuklarımızı kazanmış oluruz. Gençlerimize hitap edemiyoruz. Düzen bunu çok güzel görüyor. Gördüğü içinde gençlere farklı şekilde olanaklar sunuyor ve kendi yanına çekmek istiyor” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Postnişin Eriş’ten hükümete: Eşit vatandaşlık istiyoruz, Kerbela’ya götürülmeyi değil-VİDEO

    Postnişin Eriş’ten hükümete: Eşit vatandaşlık istiyoruz, Kerbela’ya götürülmeyi değil-VİDEO

    PİRHA-AKP tarafından 300 dede için planlanan Kerbela gezisine tepki gösteren Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, “Siyasi iktidar Alevileri yok sayıyor. Yok sayılan Alevilerin Kerbela’ya gitmek gibi bir dertleri olmaz. Biz eşit vatandaşlık istiyoruz. Hak ve özgürlüklerimizi istiyoruz” dedi.

    Abdal Musa Dergâhı postnişini Hüseyin Eriş, belirlenecek 300 dedenin AKP hükümeti tarafından organize edilen program kapsamında Kerbela’ya götürülmek istenmesine ilişkin PİRHA‘ya konuştu. Siyasi iktidarın Alevileri yok saydığını belirten Eriş, “Biz eşit vatandaşlık istiyoruz. Hak ve özgürlüklerimizi istiyoruz” dedi.

    “YOK SAYILAN ALEVİLERİN KERBELA’YA GİTME DERTLERİ YOK”

    “Bu mevcut iktidarın siyasi bir tercihi” diyerek sözlerine başlayan Eriş, iktidarın Alevileri tanımadığını söyledi. Eriş, planlanan programların çıkar amaçlı olduğunu belirtirken, şöyle konuştu:

    “Bugüne kadar Alevilerin en elzem olan cemevleri yasal bir statüye kavuşmadıysa, bu iktidar bunu yasal olarak kabul etmediyse zaten Alevileri yok sayıyor demektir. Yok sayılan Alevilerin ne talebi olabilir ki? Yok sayılan Alevilerin Kerbela’ya gitmek gibi bir dertleri olmaz. Çünkü yoklar yani. Yok olan bir şey yoktan var olmaz ki. Dolayısıyla bu iktidarın tercihi. İktidar, “Alevi halkına biraz yakın olabilir miyiz? Bunlardan bir şeyler koparabilir miyiz?” diye düşünüyor.”

    “EŞİT VATANDAŞLIK İSTİYORUZ BAŞKA DERDİMİZ YOK”

    İçişleri Bakanlığı yetkililerinin kendilerini de ziyaret ettiğini kaydeden Eriş, “Bizim buraya kadar geldiler. Bizden taleplerimizi sordular. “Ne ihtiyacınız var? Ne tür talepleriniz var?” dediler. İlk talebimiz cemevlerinin yasal statüye kavuşmasıydı. Biz hiç kimseden bizi Kerbela’ya götürün demedik. Kerbela‘ya götürülme talebimiz olmadı. Olmaz da zaten. Dolayısıyla da bu konudaki düşüncelerimiz net. Biz eşit vatandaşlık istiyoruz. Hak ve özgürlüklerimizi istiyoruz. Cemevlerimizin yasal statüye kavuşmasını istiyoruz. Dolayısıyla biz de Türkiye’de birinci sınıf vatandaş olmak istiyoruz. Başka bir derdimiz yok” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/Elmalı-ANTALYA

  • Dede Hüseyin Eriş: Diyanet İşleri Başkanı’nın cemevine ziyareti samimi değil-VİDEO

    Dede Hüseyin Eriş: Diyanet İşleri Başkanı’nın cemevine ziyareti samimi değil-VİDEO

    PİRHA-Tunceli Cemevi’ne Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tarafından gerçekleştirilen ziyarete tepkiler gelmeye devam ediyor. Abdal Musa Dergâhı postnişini Hüseyin Eriş, “Seçimler yakın ve ‘biz Alevi canlardan oyları nasıl alırız’ gibi düşünceleri var. Bir defa iktidarın samimi olması gerekiyor. Hala cemevleri yasal statüye kavuşmadıysa, zorunlu din dersleri hala devam ediyorsa buradan samimiyet çıkmaz” dedi.

    Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Dersim gezisi kapsamında Tunceli Cemevi’ni de ziyaretiyle ilgili olarak PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu. Cemevlerinin hala yasal statüye kavuşmadığını, iktidarın bu konuda hiçbir adım atmadığını hatırlatan Eriş, cemevlerine yapılan ziyaretleri samimi bulmadığını ifade etti.

    “SEÇİME YAKIN ‘ALEVİLERDEN NASIL OY ALIRIZ’ DİYE DÜŞÜNÜYORLAR”

    Seçim sürecine girildiğini hatırlatan Eriş, Alevilere yönelik girişimlerin arkasında siyasi çıkar beklentisi olduğunu söyledi. Eriş şöyle devam etti:

    “Son dönemde her toplumun üzerinde olduğu gibi Alevlerin üzerinde de devşirme olayı var. Seçimler yakın ve biz Alevi canlardan oyları nasıl alırız gibi düşünceleri var. Ama bu daha önce de vardı, özellikle Dersim’de. Biz 2018 yılında Dersim’e gittiğimizde de Munzur Üniversitesi ile orada bulunan Alevi yöneticileri ile yakın temaslar vardı. Üniversiteleriyle, bilim kurullarıyla, devletin kurumlarıyla Alevilerin bir yerde olması bunlar aslında güzel şeyler ama beklentiler farklı. Bir defa iktidarın samimi olması gerekiyor. Hala cemevleri yasal statüye kavuşmadıysa buna benzer zorunlu din dersleri hala baskılanıyorsa buradan samimiyet çıkmaz.”

    “ATILAN ADIMLAR SAMİMİ GELMİYOR”

    Eriş, her dönem devletin yanında olmalarına rağmen Alevilere dönük baskıların sona ermediğini belirterek, “Biz Aleviler her dönemde devletimizin, milletimizin yanında olduk. Hiçbir zaman olumsuz bir tavır içerisine girmedik. Ama bugünkü yapılan işlere baktığımızda Diyanet İşleri Başkanı’nın daha çok Atatürk’ü sevmeyenlere yakın olduğunu görebiliyoruz. Diyanet İşleri Başkanı’nın Tunceli’ye gitmesi belki normal olabilir sonuçta Türkiye’nin bir kurumudur. Gider orada inançla alakalı meseleleri konuşur, söyler, anlatır ama bir tarafta sen hala cemevlerini yasal statüye kavuşturmayacaksın, öbür tarafta zorunlu din derslerini devam ettireceksin; öbür taraftan da “Ben Alevilerle yakın olacağım Alevilerin sorunlarını gidereceğim” diyeceksin. Çok samimi gelmiyor” ifadelerini kullandı.

    “HÜKÜMETİN TERCİHLERİNİ BİLİYORUZ ZATEN AMA NASIL DOST OLACAĞIZ?”

    Antalya Valisi ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, şunları kaydetti:

    “Antalya Valisi ile konuşmuştum. Bizim bir tane üst düzey bürokratımız, bir tane valimiz, bir tane genel müdürümüz yok. “Niye böyle oluyor?” dedim. “Bu hükümetin iktidarın tercihi” dedi. Biz o tercihleri biliyoruz zaten nasıl dost olacağız? Bir ciğercinin kedisi bir sokak kedisinin yanına gidiyor. Sokak kedisine “arkadaş olalım”, sokak kedisi ise “biz arkadaş olamayız” diyor. Bir zaman sonra yine ciğercinin kedisi, sokak kedisine “seninle arkadaş olalım” diye yanına gitmiş. Sokak kedisi “seninle nasıl arkadaş olalım, sen ciğercinin kedisi ben sokak kedisiyim. Senin karnın tok, keyfin güzel, ben de ekmek arıyorum yemek arıyorum nasıl arkadaş olacağız. Madem arkadaş olacaksak birlikte tüketelim, birlikte doyalım” demiş. Bu, buna benziyor. Bize arkadaş, dost olalım diyorlar ama bizim dertlerimizi sorunlarımızı göz ardı ediyorlar. Dolayısıyla niyet bellidir. Bugünkü iktidarın tercihi ile bugünkü yapılan işler ortadadır. Ne kadar samimi ne kadar değil biz bunu test ettik zaten.”

     Cebrail ARSLAN/ ANTALYA

  • Abdal Musa Dergâhı Postnişini Eriş: Avusturya’nın Alevilikle ilgili kararını destekliyorum- VİDEO

    Abdal Musa Dergâhı Postnişini Eriş: Avusturya’nın Alevilikle ilgili kararını destekliyorum- VİDEO

     

    PİRHA- Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, Avusturya’da Aleviliğin ‘kendine özgü bir inanç’ olarak tanınmasını olumlu bulduğunu söyledi. Eriş, “Çünkü Alevi Bektaşilik gerçekten kendine has ritüelleri olan, kendine has düşünceleri ve felsefesi olan bir inanç sistemi” dedi.

    Alevilik, 13 Nisan 2022 tarihinde Avusturya’da ‘kendine özgü bir inanç’ olarak tanındı. Avusturya devleti Alevi inancının bağımsız, özgür bir inanç olduğunu belirterek noktayı koydu. Aleviliğin bu şekilde tanınmasında Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun (AABF) 13 yıl verdiği hukuk mücadelesi etkili oldu.

    Avusturya’da Aleviliğin bağımsız bir inanç olarak tanınması Türkiye’de de Alevilerin büyük çoğunluğu tarafından memnuniyetle karşılandı.

    Konuya ilişkin PİRHA‘ya konuşan Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, “Avusturya devletinin vermiş olduğu bu kararı şahsım olarak olumlu buluyorum. Çünkü Alevi Bektaşilik gerçekten kendine has ritüelleri olan, kendine has düşünceleri ve felsefesi olan bir inanç sistemi” dedi.

    “BÜTÜN SIRLARIMIZ ALİ’DE TOPLANMIŞ”

    “Müslümanlıkla iç içe geçmiş, binlerce yıldır İslam şeriatı Alevilerin içinde her zaman olmuş ve bütün sırlarımızı biz Ali’ye devretmişiz, bütün sırlarımız Ali’de toplanmış” diyen Eriş, şöyle devam etti:

    “Baskı düzeni, bir şekilde devlet ve egemenler, İslam şeriatını Alevi yolunun içerisine koymuş. Bu durum istesek de, istemesek de yapılmış ve bizler devlet ve egemenler tarafından her zaman yönetilen halk olmuşuz. Aleviliğin içerisinde İslam, İslam şeriatı hep olmuş ama nedense hep biz korkmuşuz, korkuyoruz. Alevi Bektaşilikte bir sorgulama, bir yargılama var ama şeriatta böyle bir şey söz konusu değil. İslam’ın beş şartı vardır, buna uyarsan Müslümansın, uymazsan kafirsin, kelle gider. Bu şekilde insanlar özgür düşüncesini söylememişler bugün de söyleyemiyorlar. Alevi gibi yaşamak kesinlikle İslam’ın şeriatına uymuyor. Kadın, miras, hak ve özgürlükler, hoşgörü, sorgulama, yargılama, rızalık alma, gönül birleme böyle bu felsefenin içerisinde böyle bir öğretiden gelen Alevilik Bektaşilik var,  öbür tarafta da her şeyi şartlara bağlandığı, her şeyin olmazsa olmaz olduğu bir düşünce sistemi, bir inanç sistem var. Dolayısıyla bunlar birbirine benzemiyor, birbirine uymuyor.”

    “İSLAM ŞERİATININ BASKISINA RAĞMEN KADINLI ERKEKLİ CEM YAPABİLİYORUZ”

    Yüzlerce yıldır İslam şeriatının Alevilere yönelik baskı uyguladığını belirten Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, “Ama her şeye rağmen yine de bugün kadınlı erkekli cem yapabiliyoruz, her can her yıl pir huzuruna çıkıp sorgulanıyor, hizmet görüyor. Bunlar yapıla gelmiş ve hala devam ediyor. O yüzden de farklı düşünenler mutlaka olabilir. Ben Avusturya devletinin vermiş olduğu bu kararı olumlu buluyorum” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER
    Avusturya’da nasıl bir Alevilik tanındı? Tüm merak edilenleri Özgür Turak PİRHA’ya anlattı

    ‘Alevi ritüel dünyası İslam dahil birçok dinle ayrışır; bu karar yanılgıları düzeltmeye vesile olacak’

  • Eriş: Bölgemizde Alevi olan 52 köyden sadece 2 tanesi Alevi kaldı-VİDEO

    Eriş: Bölgemizde Alevi olan 52 köyden sadece 2 tanesi Alevi kaldı-VİDEO

    PİRHA-Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş; Hakk’a yürüme erkanına ilişkin bilgi vererek, asimilasyona dikkat çekti. Abdal Musa’nın köyü ve civarındaki Alevi olan 52 köyün içinde sadece 2 tane Alevi köy kaldığını belirten Eriş, “Geçmişte çok baskı altında tutulmuş, köy halkının arazileri elinden alınmış, insanlar bir şekilde aç bırakılmış ve bunlara bağlı olarak Sünniliğe özendirilmiş” dedi. 

    Hakk’a yürüme erkanına ile ilgili konuşan Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, eskiden cenazelerin evlerde bekletildiğini, bu bekletme sürecinde Hakk’a yürüyen can için deyişler söylendiğini aktardı. Modernleşmeyle birlikte cenazelerin artık evlerde bekletilmediğini, morglara taşındığını ve bu gibi gelişmelerden dolayı cenaze erkanlarının eskisi gibi yapılmadığını belirtti.

    Eriş, babasının ekonomik yoksunluklar nedeniyle imamlık yapmak zorunda kaldığını ve devletin, insanları yoksul bırakarak zorla Sünniliğe yönlendirdiğini de anlattı.

    “BİZİM İNANCIMIZDA 4 KAPI 40 MAKAM VARDIR”

    Hüseyin Eriş, Hakk’a yürüme erkanlarıyla ilgili ayrıntılı bilgi vererek şunları dile getirdi:

    “Bizde cenaze erkanları, Hakk’a yürüme erkanları daha çok dar kurma ve dardan indirme şeklinde olur. Bizim Alevi Bektaşi inancında, 4 kapı 40 makam yani şeriat, tarikat, marifet ve hakikat makamı vardır. En son makam olan Hakk olma makamı ile Allah’la bütünleşmek vardır. Orada da helallik almak, geçmişte burada yaşadığı dünyada ki insanlardan helallik alma erkanı vardır. Hakk’a yürüyen canın borcu, alacağı, vereceği varsa eşi, dostu ödemek üzere sözler alınır, sözler verilir. Sonrasında ise bunun hizmeti, duası okunur, kurbanı yapılır. Böylelikle bu candan helallik alınmış olur. Hakk’a yürüme erkanını biz böyle yapıyoruz. Akrabaları, eşi, dostu, en yakınları, çocukları dara duruyor, soruyor. Baba erenler filanca can Hakk’a yürüdü bu erkanda, bu toplulukta bu candan razı mısınız? Alacağı, vereceği olanlar var mıdır? Bu şekilde sorular sorularak rızalık alınır. Sorunun ardından herkes ‘razıyız’ diyorsa tamam olur. Yakınlarına da bu canın ola ki bir borcu olur, maddi manevi olarak karşınıza çıkar yarın bunu siz ödemeye razı mısınız, diye sorulur. Onlarda ‘razıyız’ derse bundan sonra duamızı yaparız, ritüellerimizi yerine getiririz. Son olarak da cemdeki muhabbeti devam ettirip bitiririz.”

    “ALEVİ OLAN 52 KÖYDEN 2 TANE KALDI”

    Eskiden Hakk’a yürüyen canlar için dualar ve deyişler okunduğunu söyleyen Eriş; “Bir cenaze özellikle evde ise akşam onun başında toplanılır ve deyişler okunur o canı yâd ederdik. Şimdi ise can Hakk’a yürüdüğü zaman cenaze evde kalmıyor. Morglara götürülüyor. Artık biraz daha çağdaşlaştık hem de pandemiden dolayı cenazelerimizi evlerde tutamıyoruz. Şu ana kadar burada bulunan cemevinden cenaze kaldırmadık. Ama bundan sonra düşünüyoruz. Neden kaldıramadık peki? Abdal Musa’nın köyü ve civarındaki Alevi olan 52 köyün içinde sadece 2 tane Alevi köy kalmış. Dolayısıyla geçmişte çok baskı altında tutulmuş, köy halkının arazileri elinden alınmış, insanlar bir şekilde aç bırakılmış ve bunlara bağlı olarak Sünniliğe özendirilmiş. Bu dergâhın ortasına 2. Mahmut’tan sonra yeniçerilerin ortadan kaldırılmasıyla birlikte şuraya cami kurulmuş. Bu dergah camiye çevrilmeye çalışılmış.

    “BABAM CAMİDE İMAMLIK YAPTI”

    Benim babam imamlık yapmış bu camide. Çünkü geçerli bir meslek. Dolayısıyla babam burada 20 – 25 sene imamlık yaptıktan ve emekli olduktan sonra bir daha camiye gitmedi. O bir mecburiyetti yani. Babam her şeyi biliyordu ama 8 tane çocuğu ve aileyi beslemekte onun işiydi. Gidecek ya balta, ok, yaba, kürek, sap yapacak çevre köylere satacak ya da imamlık yapacaktı. Kendimizde arazi yoktu. Eve ekmek getirecek ki biz doyacağız. Dolayısıyla bu bir baskıdır, bu bir asimilasyon olayıdır” şeklinde konuştu.

    “DÜZEN, HER DÖNEM KENDİ ALEVİ’SİNİ YARATMAYA ÇALIŞIYOR”

    Eriş, Hacı Bektaş Veli Dergahı bahçesindeki camiyi hatırlatarak, “Bizim inancımızda, erkanımızda cami yok ki. İbadet sırasında arka arkaya durmaz ki insanlar, cemal cemale durur. Çünkü bu insan sıfatı, Allah’ın yarattığı en kutsal sıfattır onun için cemal cemale niyaz olunur. Dolayısıyla farklı dönemlerde egemenler kendi Alevi’sini yaratmak için her türlü düzenbazlığı yapmıştır. Hala da yapılmaya çalışılıyor bugün” dedi.

    Cebrail ARSLAN/Tekke Köyü-ANTALYA

  • Abdal Musa Dergahı postnişini: Ülkemizi Afganistan gibi yapma hayali kurmasınlar -VİDEO

    Abdal Musa Dergahı postnişini: Ülkemizi Afganistan gibi yapma hayali kurmasınlar -VİDEO

    PİRHA-İktidarın cemevlerini gezmesini ve zorunlu din dersleri ile laiklik üzerine konuşan Abdal Musa Dergâhı Postnişini Hüseyin Eriş, “Türkiye’de laiklik yok. Laikliği benimsemiş olsa okulda ne işi var din dersinin? Din toplulukların, cemaatlerin işidir. Milli Eğitim gibi bir kurumda din dersinin işi olamaz. Kimse ülkemizi Afganistan gibi, İslam ülkesi gibi yapmaya da çalışmasın, izin vermeyiz” dedi. 

    İktidarın belirlediği heyetin cemevlerini gezmesini ve devletin Sünnilik dışındaki inanca sahip vatandaşlara yönelik bir dayatması olan zorunlu din dersleri ile laiklik üzerine konuşan Abdal Musa Dergâhı postnişini Hüseyin Eriş, Alevilerin her dönemde ezildiğini ancak hak ve özgürlükleri savunmaktan asla vazgeçmediklerini belirtti.

    İktidarın cemevlerini gezmesinin altında, yapılacak seçimler için Alevilerin oylarını kazanma faydacılığının yattığını da söyleyen Eriş, iktidarın laikliğe çok zarar verdiğini ve şeriata dayalı bir yönetim kurmaya çalıştığını aktardı.

    “ALEVİLER OLARAK CİDDİYE ALINMAK İSTİYORSAK İRADİ BİR GÜÇ OLMALIYIZ”

    Alevilerin birlik beraberlik içerisinde olması gerektiğini dile getiren Eriş, Alevilerin her dönemde çok ezildiğini ve büyük bedeller ödediğini ifade etti.

    Eriş, “Gezi Direnişi’nde, hak ve özgürlüklerin savunulduğu, doğaya ve çevreye sahip çıkanların direnişinde… Kısaca nerede bir hak ve özgürlük savunuculuğu varsa orada Alevleri görüyoruz. Kendimizle övünmeyelim ama ‘İyi ki Aleviler var’ diyoruz zaman zaman. Ama bozulduğumuz da bir gerçek. Onu da mutlaka Alevi önderlerinin, dedelerinin, kurumlarının tartışması lazım. ‘Biz ne yapıyoruz?’ deyip kendi özel, ufak tefek çıkarlarından vazgeçip, bu yolun çıkarını ön plana alarak hak ve özgürlükleri, çocuklarımızı düşünerek bir araya gelmesi gerekiyor. Mutlaka birlik olmamız lazım ki sesimizi duyurabilelim. Ciddiye alınmamız için bu şarttır. Bunu canı gönülden söylüyorum” diye konuştu.

    “CEMEVLERİMİZ YASAL STATÜYE KAVUŞSUN GERİ KALAN HER ŞEYİ BİZ YAPARIZ”

    İçişleri Bakanı’nın yardımcısının kendilerini de ziyaret ettiği bilgisini veren Eriş sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Bize de geldiler. Bizim kültürden birisi ziyareti gerçekleştiren bakan yardımcısı. Bektaşi kökenli, yol, erkan sahibi birisi. Geldi buraya ihtiyaçlarımızı sordu. Birinci söylediğimiz şey, ‘Sayın Bakanım şu bizim cemevlerimizi yasal bir statüye kavuşturuver. Bu bizim birinci istediğimiz, gerisi teferruat olur.’ dedik. Geri kalan her şeyi biz yapabiliriz. Bazı şeyler istedik ama bunların olmayacağını da biliyoruz. Son dönemlerde böyle gezilerin yapılıyor olması, iktidarın sıkıştığını gösterir. ‘Alevilerden de bir şeyler kopartabilir miyiz?’ diye düşünüyorlar. Onları ufak tefek bölebilir miyiz, diye bunlar yapılıyor. Bunlara çok itibar etmiyoruz.”

    “1826’DAN SONRA TÜM ALEVİ DERGAHLARINA NAKŞİLER ATANDI”

    1826’dan sonra asimilasyon politikaları kapsamında Anadolu’da, Balkanlarda ve Ortadoğu‘daki bütün Alevi Bektaşi dergahlarına özellikle Nakşilerin ve başka tarikat şeyhlerinin de atandığını söyleyen Eriş, “Buraya Abdal Musa Dergahı’na da Nakşiler atandı. Hacı Bektaş’a, Mehmet Ali Hilmibaba adıyla Nakşi Şeyh atanıyor. Orada bu öğretiyi gördükten, yaşadıktan sonra kendisi Nakşilikten vazgeçip Bektaşi oluyor ve dede babalık makamına kadar yükseliyor. Bugün İstanbul’da Şah Kulu Sultan Baba Dergahı’ndadır Mehmet Ali Hilmibaba” şeklinde konuştu.

    “BİZ ALEVİLER, TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN SAVUNUCUSUYUZ”

    Alevilerin hak ve  özgürlükleri, kadını, hukuku, doğayı ve güzel olan ne varsa o değeri savunan bir kültüre sahip olduklarını vurgulayan Eriş şunları kaydetti:

    “Topal aksak yürüyoruz ama önemli olan bütün halkımıza hizmet sunabilmek ve hakkı, hukuku, özgürlükleri anlatabilmektir. Bizim inancımıza tarih boyunca egemenler tarafından pek hoşgörüyle bakılmamıştır. Çünkü burada paylaşmak vardır, burada hoşgörü vardır, burada eşitlik vardır, hak ve özgürlükler vardır. Bu yüzden de bizler her zaman düzenin silahının ucunda olmuşuz, bundan sonrada o şekilde devam edecek.”

    “TÜRKİYE LAİK  BİR ÜLKE DEĞİL, LAİKLİĞİ YOK ETTİLER”

    Türkiye Cumhuriyeti devletinin laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak kurulduğunu ancak günümüzde laikliğin yok edildiğini belirten Eriş şunları aktardı:

    “Türkiye’de laiklik var mı sizce? Devletin görevi nedir? İnançlara eşit şekilde bakıp onları birbirine ezdirmemek, kırdırmamaktır. Azınlıkları çoğunluklara ezdirmemektir devletin görevi. Laiklik dediğimiz olay budur. Dolayısıyla bugün hala Türkiye Cumhuriyeti’nin laik olduğunu düşünüyor muyuz? Hayır değil. Düzen laikliği benimsemiyor ki. Laikliği benimsemiş olsa okulda ne işi var din dersinin? Din, Allah’la kul arasındadır. Din toplulukların, cemaatlerin işidir. Yani Milli Eğitim gibi bir kurumda din dersinin işi olamaz. İslam şeriatının nasıl olduğunu dünyadaki birçok ülkede görüyoruz. Bugün en son örneğini Afganistan’da görüyoruz. Kesen de Müslüman kesilen de Müslüman. Bunları anlamakta çok zorlanıyoruz. Bana göre İslam dünyasının kendi içinde İslam şeriatıyla yüzleşmesi lazım. Kendi hak ve özgürlüklerini, Kuran’da ki yasalarını akıl süzgecinden geçirip biz ne yapıyoruz diyebilmesi lazım. Bu ne ile olur? Bilimle olur, ilimle olur, fikir sahibi olmakla olur. Eğer bu böyle devam ederse bizim İslam dünyasında çok daha kan dökülür. Daha çok çağdaş denilen emperyalist ülkeler bizi döver. Daha çok varımızı, bütün zenginliklerimizi, haysiyetimizi, onurumuzu elimizden alacaklar. Bu yüzden aklımızı başımıza toplamak gerekir. Eğip bükmeye gerek yok. Bizim şeriatla yüzleşmemiz gerekiyor her şeyden önce.”

    “KİMSE BU ÜLKEYİ AFGANİSTAN GİBİ YAPACAĞIM DİYE HAYAL ETMESİN”

    Türkiye’de yaklaşık 150 yıldır eksikte olsa bir demokrasi deneyimi olduğunu söyleyen Eriş, “Biz çok bedeller ödedik. Ve bugün az ya da çok belli haklarımızı aldık. Belli kazanımlar sağladık. Kimse laiklikten vazgeçmeye kalkmasın. Kazanımlarımızdan asla taviz ve ödün vermeyiz. Kimse bizi bir Afganistan gibi veyahut bir İslam ülkesi gibi yapmaya çalışmasın. Bu tür hayaller kurmasın. Biz çağdaş dünyaya ayak uyduran, demokrasiyi özümsemiş, laik, sosyal bir hukuk devleti olarak kalmaya devam edeceğiz. Gerekirse bunun bedelini de yine ödeyeceğiz” dedi.

    Cebrail ARSLAN/Tekke Köyü-ANTALYA

     

  • Abdal Musa Dergahı Postnişini Eriş: Kadınsız cem, kadınsız yaşam olmaz-VİDEO

    Abdal Musa Dergahı Postnişini Eriş: Kadınsız cem, kadınsız yaşam olmaz-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Dergahı postnişini Hüseyin Eriş yaptıkları cemin tarihini ve kadınların erkanlardaki yerine dair PİRHA’ya konuştu. Eriş, “Bizim erkanlarımızın da, Aleviliğin de, Bektaşiliğin de bugünkü İslam anlayışıyla arasında çok farklar var. Bizim inancımızda kadının yeri eşitimizdir hep. O yüzden kadınsız cem, kadınsız ibadet, kadınsız yaşam olmaz” dedi.

    Abdal Musa Dergahı postnişini ve dedelik görevi yapan Hüseyin Eriş yaptıkları cem erkanının tarihini ve kadınların erkanlardaki yeri üzerine konuşarak kadını temel alan bir anlayıştan geldiklerini ve kadınlar olmadan yaşamın olmayacağını belirtti.

    “KADINCIK ANA’NIN YORUMLADIĞI ŞEKİLDE BEKTAŞİYİZ”

    Abdal Musa Dergahı postnişini olduğunu ve 1997 yılından bu yana da dergahın hizmetlerini inançsal boyutta götürmeye çalıştığını ifade eden Eriş şunları dile getirdi:

    “Cem erkanlarında posta oturuyoruz. Ayrıca bizdeki cem erkanları biraz daha farklı oluyor. Bektaşi erkanı bizimki. İlk erkanı Abdal Musa Kaygusuz ve Kadıncık Ana icra ettiği için biz bu geleneğin 12 hizmet cem erkanını devam ettiriyoruz. Biz Bektaşi’yiz. Ama Balım Sultan’ın yorumladığı şekilde Bektaşi değiliz. Abdal Musa Kaygusuz ve Kadıncık Ana’nın erkanı yorumladığı şekilde Bektaşi’yiz. Biliyorsunuz Suluca Kara Höyük’te (Nevşehir İl merkezinin 45 km kuzeybatısında Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın kuzeydoğusunda Savat Mahallesi sınırları içinde yer alan yer) birçok etnik kökenden, birçok ırktan, inançtan insanlar var ve bu insanların hepsi bir araya geliyor bu cem erkanı düşünülüyor. Hacı Bektaş Veli bunu ortaya getiriyor ama bunun uygulayıcısı olarak icra eden olarak ömrü buna yetmiyor. Bunun icra edeni bildiğiniz gibi Abdal Musa, Kaygusuz ve Kadıncık Ana’dır. Bu erkanı biz burada yaşıyoruz, sürdürüyoruz. Bizim erkanlarda talip olur, taliplikten sonra ise derviş olur. Bunlar bir aşamadır. Bir okulu düşünün dervişlik hizmet makamıdır, dervişlikten sonra baba makamı yani icra makamı gelir. Kadıncık Ana’mız sadece ayakçı postunda ayakçı yardımcılığı yapar.”

    “KADIN OLMADAN ERKAN YÜRÜTÜLMEZ” 

    Kadınların neden postta değil de hizmette göründüğünü de sorduğumuz Eriş, “Kadıncık Ana olmadan bu erkan olmazdı. Abdal Musa, Kaygusuz ile birlikte Kadıncık Ana marifetiyle cem yaptı. Kadın orada erkanda olmadan cem olmaz. Yani aslında ana erkil bir toplumken Sünni-İslam şeriatıyla ataerkil topluma geçmişiz. Bizim erkanlarımızın da, Aleviliğin de, Bektaşiliğin de bugünkü İslam anlayışıyla arasında çok farklar var. Kadının hak ve özgürlükleri konusunda ayrışmalarımız var. Dolayısıyla biz bunları hep yaşamışız, bundan sonra da yaşıyoruz. Erkanlarda her hizmetin sahibi vardır, her hizmetin piri vardır. Baba babalık görevini yapar, gözcü gözcülük görevini yapar, saki sakilik görevini yapar. 12 hizmetin sahibi vardır ve onlar bu cemi yürütür” dedi.

    “KADINSIZ BİR CEM, KADINSIZ BİR YAŞAM YOKTUR BİZDE”

    Demsiz cem yapmadıklarını vurgulayan Eriş; “Mutlaka dem vardır bizde. Saki İmam Hüseyin pir olarak bilinir. O olmazsa zaten cem olmaz, hizmetten bir tanesi eksik kalmış olur” dedi. Eriş kadınların cem erkanlarındaki yeri ile ilgili son olarak şunları aktardı:

    “Adıyaman’da kadın eşiyle birlikte yemek yemiyor. Kadınlar bu kadar geri planda. Buradaki mesele İslamın Anadolu’ya gelip oralarda kendisini kabul ettirmesidir. Bizim cem erkanı bu değil ki. Kadın olmadan ceme girilmez. Ama sen oturupta kadınla yemek yiyemiyorsan orada bir sorun vardır. Dolayısıyla Selçuklu’dan da bu tarafa ama özellikle Osmanlı’da Yavuz’dan sonraki İdris’i Bitlisi Alevileri silmiş süpürmüş, Türkmenleri silmiş süpürmüş, kadını yok saymış. Aynı şeriatta olduğu gibi kadına değer biçmiş ve kadını geri plana itmiş. Ama işin özünde kadınsız bir ibadet, kadınsız bir eylem bizde yoktur. Eski Türklerde de bu böyle. Hakan var öbür tarafında Hatun var. Zaman zaman asimilasyona uğramışız. Bu her dönemde olmuş ama özünü hep korumuş cemler. Kadın artık her ne kadar tam değerine oturtulmasa da  bizim inancımızda kadının yeri eşitimizdir hep. O yüzden cemsiz kadın, kadınsız cem olmaz. Kadınsız ibadet olmaz, kadınsız yaşam olmaz.”

    Cebrail ARSLAN/Tekke Köyü-ANTALYA

  • Abdal Musa Dergahı Postnişini Eriş: Bizleri içimizdekiler daha çok asimile ediyor-VİDEO

    Abdal Musa Dergahı Postnişini Eriş: Bizleri içimizdekiler daha çok asimile ediyor-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Dergahı Postnişini Hüseyin Eriş Halifebaba, Dersim’de Alevi köylerinde okutulan ezan ile ‘Gri pasaportlu dedeler’ hakkında konuştu. “Bizi dışarıdan Sünniler değil içimizdekiler asimile ediyor” diyen Hüseyin Eriş, “Yavuz Sultan Selim’den, İdris-i Bitlis’ten bu tarafa Alevi, Kızılbaş, Türkmenlere yapılan zulüm söz konusu. Dolayısıyla bugünün derdi değil bu, yüzyılların derdidir” dedi.

    Pir Abdal Musa Dergahı Postnişini Hüseyin Eriş Halifebaba, 1997’den günümüze Abdal Musa Dergahı’nın hizmetini yürütüyor. Ancak Hüseyin Eriş, pandemi sebebiyle dergaha gelen ziyaretçilerin azaldığını belirterek hizmetlerin görülmesinde de zorluklar olduğunu söylüyor.

    Salgın sürecini nasıl idare ettikleri konusunda bilgi veren Hüseyin Eriş Halifebaba, şu sözlerle bugünleri anlatıyor:

    “Biz de aynı dünya gibiyiz. Dünya ne yaşıyorsa bizde de değişen bir şey yok. Burada bizlerin alanı biraz daha geniş, dergahı rahatça dolaşabiliyoruz fakat cem ibadeti, sosyal aktiviteler, Newroz, Hızır gibi etkinliklerimizi 1 yıldır yapamadık. İnsanın insana dokunması önemli. Çünkü bu hizmetler yapılmayınca insanlar birbirinden uzaklaşıyor. Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dolayısıyla bir araya gelmeye, sohbet etmeye, birbirimize dokunmaya ihtiyacımız var. Bunu çok özledik ama sağlık her şeyin üstünde.”

    “AHLAKİ ÇÖKÜNTÜYÜ, VİCDANI YERİNE KOYMAK ÇOK ZOR”

    Hüseyin Eriş Halifebaba, pandemiyle birlikte toplumların birçok zorluk ile karşı karşıya kaldıklarına işaret ederek, “Sorun sadece Alevilik sorunu da değil. Her taraf dökülüyor” diyerek Alevi coğrafyasına dönük baskıları dile getirdi. Hüseyin Eriş, ‘Gri pasaportlu dedeler’ ve Dersim’de Alevi köylerinde okutulan ezanı eleştirerek şunları söyledi:

    “2020 Mart ayından bu tarafa hizmetlerimizi yapamıyoruz ama Alevilik kendisini bir şekilde korur. Binlerce yıldan bu tarafa Alevilik hep düşman görülmüştür. Çünkü Alevi-Bektaşilik haktan yanadır. Düzenin yanında değildir; adaletin yanındadır. Bugün yok olup, eziliyor gibi görünüyor ama bu inanç kendi içerisinden alevlenip yeşillenir. Dolayısıyla bu anlamda bir sıkıntı yok. Bunlar düzeltilir fakat ahlaki çöküntüyü, laikliği, vicdanı; bunları yerine koymak çok daha zor. Dolayısıyla Dersim’deki Alevi köylerine bugün değil, Cumhuriyet’ten önce de Cumhuriyet’ten sonra da bunlar hep devam ederek gelmiş. Bugün bizim köyde, Elmalı’da da cami yapılmış durumda. 1826 yılında inşa edilmiş. Yeniçeri Ocağı yıkılışı ile birlikte… Hacı Bektaş’a gittiyseniz eğer orada dergahın ortasında bir cami vardır. Dolayısıyla Yeniçeri Ocağı yıkıldıktan sonra bu tür Alevi-Bektaşi dergahlarına yıkım gelmiştir. Sadece Hacıbektaş kalmıştır. Orada da Nakşi şeyhler bütün malvarlığına el koymuşlar. Özellikle orayı asimile etmek için elinden gelen her türlü düzeni kullanmışlar. Cami yapmışlar, yazılı kaynakları yok etmişler. Aynısı burada Abdal Musa’da da yapılmış. Çünkü Abdal Musa, Alevi-Bektaşi dünyasında gerçekten çok bilinen çok hizmeti olan bir pirdir. O yüzden de sadece bugünkü olay değil; her zaman, Yavuz Sultan Selim’den, İdris-i Bitlis’ten bu tarafa Alevi Kızılbaş Türkmenlere yapılan zulüm söz konusu. Dolayısıyla bugünün derdi değil bu yüzyılların derdidir.”

    “BİZİ İÇİMİZDEKİLER ASİMİLE EDİYOR!”

    “Biz Aleviliğimizi, erkanımızı yaşarız ama içimizde tabii ki bu işten nemalanan insanlar da var. Daha kötüsü de ağacın özü! Söz konusu bizi dışarıdan Sünniler asimile edemez. Maalesef kendi insanlarımız daha çok asimile ediyor. 3 kuruş 5 kuruş vererek hacıya, Irak’a götürerek bunlar asimile ediliyorlar. Maalesef ki dedelerimizin de bu konuyu bilecek çok dağarcıkları yok. Çok ucuz şeylerle kendi ayaklarına sıkıyorlar! Ama bunlar gün gelir temiz-kirli su itilir. Bizim camiamız içerisinden onlar bir şekilde ayıklanır.”

    Eren GÜVEN/PİRHA