Etiket: hüseyin gazi metin dede

  • Hüseyin Gazi Metin Dede, Hakk’a yürüyüşünün 1. yıldönümünde anıldı!-VİDEO

    Hüseyin Gazi Metin Dede, Hakk’a yürüyüşünün 1. yıldönümünde anıldı!-VİDEO

    PİRHA-Hüseyin Gazi Metin Dede Hakk’a yürüyüşünün 1. yıldönümünde Antalya’da anıldı. AKD Antalya Şubesi Zeytinköy Cemevi’nde yapılan anmada Hüseyin Gazi Metin Dede’nin bir kılavuz, Alevi yoluna gerçek anlamda ışık tutan bir dede, bir emekçi, bir devrimci, bir şair aynı zamanda bir halk ozanı olduğu vurgulandı.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şubesi Zeytinköy Cemevi’nde Hüseyin Gazi Metin Dede anıldı. Anmaya Hüseyin Gazi Metin Dede’nin ailesi, AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, Antalya’da örgütlü bulunan Alevi kurum temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Yapılan anmada Üryan Hızır Ocağı Yol Yürütücüsü Kenan Akbaba’nın okuduğu gülbeng sonrasında Hüseyin Gazi Metin Dede’nin yaşamını anlatan slayt gösterimi yapıldı.

    “HÜSEYİN GAZİ METİN DEDE ALEVİLER TOPLUMU İÇİN BİR YOL ÖNDERİ BİR REHBER.BİR KILAVUZDU”

    Sunuculuğunu Bahar Gezer’in yaptığı anmada söz alan AKD Antalya Şubesi Başkanı Kazım Uçarcan, “Hüseyin Gazi Metin Dedemizin bize miras olarak bıraktığı, Alevilerin, asimilasyona karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiğidir. Çok sağlam ve yaşamda karşılığı olan ilkelerle hareket eden, Yol’unu sürdüren Hüseyin Gazi Metin Dede’yi geleceğimize ışık tutma anlayışıyla onu kendimize rehber edindik. Alevilerin hak mücadelesini sürdürürken biz bu dirayeti Gazi Metin Dede gibi yol önderlerimizden alıyoruz. Gazi Metin Dede’nin şairliğinden, ozanlığından, felsefesinden alıyoruz” dedi.

    “HÜSEYİN GAZİ METİN BİR DEDE, BİR EMEKÇİ, BİR DEVRİMCİ, BİR ŞAİR HER ZAMAN HALKIN YANINDA OLAN BİR HALK OZANIYDI”

    Oğlu Müslüm Metin ise konuşmasında şunları ifade etti:

    “Babam bir halk adamıydı, bir devrimciydi.  Babam bizim çocukluk dönemimizde gerek devrimci hareket içerisinde olsun gerekse de hak mücadelesinde olsun en önde giderdi. Baba oğul ilişkisinden çok biz onunla yoldaşlık yaptık. İyi bir yoldaşımızdı.

    Babam her zaman şunu derdi: örgütlenin, örgütlenin. Toplum örgütlenirse ancak bu karanlığı yıkabilir. Bu faşist düzene karşı, bu ırkçı, gerici düzene karşı örgütlenirse çözüm bulabilir. Ayrışmayı bırakın örgütlenin derdi. Devri daim olsun babam. Işığı her zaman yanımızda olacak.”

    AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz’ın yaptığı kısa konuşmanın ardından, Hıdır Abdal Ocağı dedelerinden Hüsamettin Işık, Hüseyin Abdal Ocağı evlatlarından İlyas Şimşek, Mehmet Karabudak ve Ersin Genç’in söylediği deyiş ve nefeslerle semahlar dönüldü. Çerağların sırlanmasından sonra okunan lokma gülbengi ile gelen canlara lokmalar pay edildi.

    Hüseyin Gazi Metin kimdir?

    Anadolu’nun kadim geleneklerini geleceğe taşıyan Sivas Divriği Çamşıh Şahin Köyünde 1939 yılında dünyaya gelen Metin, sekiz kardeş arasında büyür. Babası Mahmut, annesi Hatice olan Metin, ailenin sadeliği, köy yaşamının ritmi onun karakterinin en sağlam taşlarını döşer. İlkokulu köyünde tamamlar. Ortaokula başlar. Ancak başındaki yara eğitim hayatını 2.sınıfta bırakmasına neden olur. Hayatın yükünü erkenden sırtlanır. Çobanlık, rençberlik, bir dönem de oğluyla birlikte İstanbul sokaklarında hamallık yapar. Emek onun yol arkadaşı olur. Askerliğinin ardından Divriği Maden İşletmelerinde çalışır. Sendika çalışmalarda etkin rol üstlenir. 25 yıl boyunca alın teri döktükten sonra 1990 yılında emekli olur ve bir yıl sonra Ankara’ya yerleşir. Yıllarını cem yürütmeye, dedelik ve zakirlik yapmaya adayan Hüseyin Gazi Metin hem köyünün hem de inancının kültürel mirasını yaşatmayı sürdürür. Yazın Çamşığın Şahin köyünde kışları Ankara’da geçen bir ömür, aynı zamanda bir dede olarak toplumun rehberliğini üstlenir.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

     

     

     

  • Hakk’a yürüyen Hüseyin Gazi Metin Dedenin ‘dar cemi’ yürütüldü-VİDEO

    Hakk’a yürüyen Hüseyin Gazi Metin Dedenin ‘dar cemi’ yürütüldü-VİDEO

    PİRHA- Hakk’a yürüyen Hüseyin Gazi Metin Dede için Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği’nde ‘dar cemi’ yürütüldü. Şah Ahmet Sultan Ocağı dedelerinden Mehmet Turan “Hüseyin Gazi Metin, Alevi Bektaşi Kızılbaş yolunun bayrağını her tarafta göğsünü gere gere sallamış, kelamları ile şiirleriyle Yolun bütün insanlara olan sevgisiyle, emeğin alın terinin yanında olduğunu münkire, münafığa, zalime ve zulme karşı duruşunu çekinmeden gösteren bir büyüğümüzdür” dedi. 

    Geçen günlerde Hakk’a yürüyen Hüseyin Gazi Metin Dede için Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği’nde ‘dar cemi’ yürütüldü. Dar Cemine Şah Ahmet Sultan Ocağı Yol hizmetkârı Mehmet Turan, Hacı Bektaş Veli Ocağı Yol yürütücüsü Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı Süleyman Demir, Gülçin Akça, Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Hizmetkârı Mustafa Sazcı,Hüseyin Abdal Ocağından İlyas Şimşek katıldı.

    Hüseyin Gazi Metin Dedenin eşi ve evlatlarının talepleri üzerine gerçekleştirilen cemde, dardan indirme cem hizmetinin Alevi Bektaşi Kızılbaşın düsturlarından olduğunu ancak pek çok yerde uygulanmadığını belirten Şah Ahmet Sultan Ocağı Yol hizmetkârı Mehmet Turan dede, “Bugün çok değerli bir pirimizin, ulumuzun, Yol hizmetkarı dedemizin, Hüseyin Gazi Metin dedemin pek çok yerde uygulanmayan ama Kızılbaş Alevi Bektaşi geleneğinin düsturu olan dardan indirme hizmet cemini birlikte yapacağız” dedi.

    “ALEVİ BEKTAŞİ KIZILBAŞ İNANCINDA İNSANA VE DOĞAYA SONSUZ SAYGI TEMEL BİR İLKEDİR”

    Alevi Bektaşi Kızılbaş inancında 3 ana hizmet olduğunu belirten Turan, “Onlardan bir tanesi Yolun içine adım atmak için yapılan hizmettir. Biz buna ikrar hizmeti diyoruz. İkrar hizmeti edep ile erkan ile ilim ile irfan ile Yoldaki yapılması gereken düsturları yerine getirmek için verilen sözün adıdır” diye belirtti.

    İkrar vermenin doğadaki bütün canlılara saygı duymak olduğunu belirten Turan, “Her türlü canlıya çiçeğinden böceğine kuşundan sokaktaki yalnız gezen bütün canlı varlıklarına verilen sözdür. İkrar her zaman için yapılması gereken ana kuraldır. ‘Öl ikrar verme öl ikrarından dönme’ derler Yolun düsturu budur. Tutabileceksen vereceksin, ikrarı yürüyebileceksen bu Yolda eyvallah diyeceksen, yoksa ileride bozulacak bir yerde yanlış yapılacak hiçbir sözü vermeyeceksin” dedi.

    “ALEVİ KIZILBAŞ YOLUNDA KİŞİNİN KENDİNİ SORGULATMASI HİÇBİR İNANÇTA YOKTUR”

    İkinci ana hizmetin ise verilen sözün ispatlanması olduğunu belirten Mehmet Turan Dede, şöyle devam etti:

    “Yaşadığın süre içinde ikrarının ispatını yerine getirmektir. Görgüden geçme hizmeti. Belli aralıklarla bağlı bulunduğu ocağın canlarıyla, talipleriyle, piri ile dedesiyle bir araya gelip kendi özünü dara çekmektir. Alevi Kızılbaş Yol düsturunun en önemli kurallarından bir tanesi de budur. Biz buna ölmeden önce ölmek deriz. Yani insan yaşarken can bedendeyken canların huzuruna dikilip beni nasıl biliyorsunuz diye sorgulanmasıdır, yargılanmasıdır. Bu görgü hizmeti bu yolun en önemli hizmetidir. Hiçbir inançta hiçbir inançsızlıkta yoktur. En son hizmet ise hem Yola hem ikrara bağlanmaktır. Görgülerden geçerek yaşam sürdükten sonra, Hakk’a yürüdükten sonra geride kalan canların yaptığı hizmettir.”

    “HÜSEYİN GAZİ METİN ALEVİ KIZILBAŞ YOLUNUN BAYRAĞINI HER YERDE TAŞIMASINI BİLEN BİR PİRDİ”

    Hüseyin Gazi Metin Dedenin hizmetlerine ve kişiliği ile ilgili bilgide paylaşan Şah Ahmet Sultan Ocağı dedelerinden Mehmet Turan, “Bir hizmet evladı bir Yol evladı, aynı zamanda bir Yol önderi, aynı zamanda pek çok toplum içerisinde hem ülke içinde hem ülke dışında Avustralya’sından Avrupa’nın pek çok yerine kadar Yol ve erkan hizmetini yürütmüş, Alevi Bektaşi Kızılbaş yolunun bayrağını her tarafta göğsünü gere gere sallamış, kelamları ile şiirleriyle hiçbir zaman hiçbir şekilde kimseden çekinmeden kendi Yol güzelliğini Yol içerisindeki aydınlığı, Yolun bütün insanlara olan sevgisiyle emeğin alın terinin yanında olduğunu münkire, münafığa, zalime ve zulme karşı duruşunu çekinmeden gösteren bir büyüğümüzdür” şeklinde ifade etti.

    12 hizmet tamamlandıktan sonra Zakir Süleyman Demir, Mustafa Sazcı ve İlyas Şimşek’in söylediği deyişlerin ardından lokma gülbengi ve lokmaların pay edilmesiyle dar cemi tamamlandı.

    Cebrail ARSLAN / ANTALYA

     

  • Hüseyin Gazi Metin Dede, Sivas’ta toprağa sırlandı-VİDEO

    Hüseyin Gazi Metin Dede, Sivas’ta toprağa sırlandı-VİDEO

    PİRHA- Hüseyin Abdal Ocağı dedelerinden Hüseyin Gazi Metin, Sivas’ın Divriği ilçesinin Çamşığın Şahin köyünde toprağa sırlandı.

    Yaklaşık 4 aydır hastalıklarından dolayı tedavi gören Hüseyin Abdal Ocağı dedelerinden Hüseyin Gazi Metin, Antalya’da beyin ameliyatı sonrasında yoğun bakıma alındıktan sonra 29 Kasım’da Hakk’a yürümüştü.

    Hüseyin Abdal Ocağı dedelerinden Hüseyin Gazi Metin, Antalya’da Kızılarık Cemevi’nden semah ve deyişlerle Hakk’a uğurlandı. Hüseyin Gazi Metin Dede, Antalya’da yapılan Hakk’a uğurlama erkanının ardından Sivas’ın Divriği ilçesinin Çamşığın Şahin köyünde Yol Yürütücüsü Enver Cemal Şahin ve Mehmet Gazi’nin yürüttüğü erkan ile toprağa sırlandı.

    Antalya Divriği Dernek Başkanı İlyas Şimşek ve Zeynep Karababa’nın nefes ve deyişler seslendirdiği erkanda semahlar dönüldü.

    “METİN, MÜCADELE GELENEĞİNİN İNSANIYDI”

    Hüseyin Gazi Metin dedenin oğlu Müslüm Metin erkanda yaptığı konuşmada, “Baba sen bizi aydınlattın, yolumuzu aydılattın o yolda yürüyeceğiz, topluma hizmet edeceğiz. İnsanların birliğine, dirliğine hizmet edeceğiz. Erenler, pirler, evliyalar senin yoldaşın olsun” dedi.

    Sivas Katliamı’nda kardeşi Handan Metin’i kaybeden Şehriban Metin ise amcasını kaybetmenin yanı sıra yol arkadaşını da kaybettiğini belirterek, “Alevilikte yol arkadaşımı kaybettim. Çok büyük, Aleviliğin damarı bir ailenin, çok büyük bir geleneğin, çok büyük bir mücadele geleneğinin insanıydı. Devlet nasıl her yerde herkesi kızdırdıysa, burada biz Alevileri de kızdırdı. Görüyorsunuz yoksulluğu, buraya gelmenin ne kadar zor olduğunu görüyorsunuz. Çok büyük kültürler bu şekilde sindirile sindirile yok edildi. Amcam Aleviliğin ışığı bir ocaktan geliyor, Hüseyin Gazi Ocağı’ndan geliyor. Onur duyuyorum, gurur duyuyorum böyle bir ailenin, böyle bir amcanın sahibi olduğum için” diye konuştu.

    “HER 2 TEMMUZ’DA, MADIMAK OTELİ ÖNÜNDE HÜSEYİN GAZİ METİN DEDE’Yİ YANIMIZDA HİSSEDECEĞİZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe de Hüseyin Gazi Metin Dede’nin bilge insan olduğunu kaydetti. Erçe konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Yaşayan Alevi bilgelerinden biriydi. Aleviliğin özüyle yaşayan ve anlatan, sadece ülke içerisinde değil ülke dışında da her yere bu ulu felsefeyi, bu ulu yolu olduğu gibi, tüm saflığı ile aktaran bir bilge idi. Gerçekten hepimiz için büyük bir eksiklik onu uğurlamış olmak. Ancak onu her yerde, her şekilde anmaya, yaşatmaya devam edeceğimizin sözünü veriyoruz. Her 2 Temmuz’da Madımak Oteli önünde Hüseyin Gazi Metin Dede’yi yanımızda hissedeceğiz. Devri daim olsun. Bütün örgütüm adına, bütün şube başkanlarım, yöneticilerim adına onu saygıyla selamlıyorum.”

    “HÜSEYİN GAZİ METİN DEDE ÖZE DÖNMENİN ÖNEMİNİ BİR KEZ DAHA HATIRLATTI”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Başkanı Ercan Geçmez, Hüseyin Gazi Metin Dede’nin Alevi geleneğini düzgün yürüten pirlerden bir tanesi olduğunu altını çizdi. Geçmez, “Aslında hayat insanın kendi davranışlarıyla, bıraktıklarıyla devam eder, Hüseyin Gazi Dedemiz de bunu gerçekleştirdi. Toprağa sırlayacağız ancak onun yoldan alarak getirdiği geleneği sürdürmenin, öze dönmenin ne kadar önemli olduğunu kendisi bir kez daha bize hatırlattı” diye ekledi.

    “ONUN DEĞERLERİNİ HER ZAMAN YAŞATACAĞIZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) önceki dönem genel başkanı olan Gani Kaplan ise Hüseyin Gazi Metin’in anısını her zaman yaşatacaklarının altını çizerek, “Uzun yıllar mücadele etti gerçekten. Yeri doldurulabilir mi? Bilmiyorum. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin genlerinden gelen politikasından gelen bir duruşu vardır, hiçbir zaman değerlerini unutmaz, biz onun değerlerini yaşatacağız” dedi.

    “HÜSEYİN GAZİ METİN İNANCA EMEK CEPHESİNDEN DE BAKARDI”

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) MYK üyesi Mustafa Karabudak, Hüseyin Gazi Metin Dede’nin inanca emek cehpesinden de baktığını belirterek şunları söyledi:

    “Sözün bittiği yerdeyiz. Bizim için önemli bir değerdi. Yola hizmet eden, yolu yeniden yaşatan, kadın ve gençliğin inançta ne kadar önemli ve değerli olduğunu her sohbetinde söyleyen biriydi. Ayrıca inanca emek cephesinden de bakardı. Bir muhabbetinde bize ‘sosyalizmin kabuğunu kaydırırsanız altında Alevilik yatar’ demişti. Yol için büyük bir kayıptır. ”

    Hüseyin Gazi Metin Dede toprağa sırlandıktan sonra lokmalar pay edildi.

    PİRHA/SİVAS

  • Hüseyin Gazi Metin Dede, semah ve deyişlerle Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    Hüseyin Gazi Metin Dede, semah ve deyişlerle Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    PİRHA-29 Kasım’da Hakk’a yürüyen Hüseyin Abdal Ocağı dedelerinden Hüseyin Gazi Metin, Antalya Kızılarık Cemevi’nden semah ve deyişlerle Hakk’a uğurlandı.  

    Yaklaşık 4 aydır hastalıklarından dolayı tedavi gören Hüseyin Abdal Ocağı dedelerinden Hüseyin Gazi Metin, Antalya’da beyin ameliyatı sonrasında yoğun bakıma alındıktan sonra 29 Kasım’da Hakk’a yürümüştü.

    Hüseyin Abdal Ocağı dedelerinden Hüseyin Gazi Metin, Antalya’da Kızılarık Cemevi’nden semah ve deyişlerle Hakk’a uğurlandı. Hakk’a uğurlama erkânına Antalya’daki Alevi örgütlerinin temsilcileri, köy dernekleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Hüseyin Gazi Metin’in Hakk’a uğurlama erkânını Üryan Hızır Ocağı evladı Kenan Akbaba yürütürken, Hüseyin Gazi Metin, Abdal Musa Kültür ve Dayanışma Derneği yol yürütücüsü Baba Süleyman Demir’in okuduğu nefes ve deyişlerle uğurlandı. Ayrıca Hakk’a uğurlama erkânında yurttaşlar semah da döndü.

    Hüseyin Gazi Metin Dede, Sivas’ın Divriği ilçesinin Çamşığı köyünde toprağa sırlanacak.

    PİRHA/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER:
    -Hüseyin Gazi Metin Dede Hakk’a yürüdü!
    -‘Hüseyin Gazi Metin Dede Yol’un aşığı bir toplumsal hafızaydı, yeri asla doldurulmayacak’

  • ‘Hüseyin Gazi Metin Dede Yol’un aşığı bir toplumsal hafızaydı, yeri asla doldurulmayacak’

    ‘Hüseyin Gazi Metin Dede Yol’un aşığı bir toplumsal hafızaydı, yeri asla doldurulmayacak’

    PİRHA- Beyin ameliyatı sonrasında yoğun bakıma alınan ve bu sabah Hakk’a yürüyen Hüseyin Abdal Ocağı Dedelerinden Hüseyin Gazi Metin’in kaybı büyük üzüntü yarattı. Yola olan hizmetleri ve direnci bilinen Hüseyin Gazi Metin Dede için Aleviler sosyal medyada duydukları derin üzüntüyü dile getirdiler. 

    Yaklaşık 4 aydır hastalıklarından dolayı tedavi gören Hüseyin Abdal Ocağı dedelerinden Hüseyin Gazi Metin, Antalya’da beyin ameliyatı olmuştu. Hüseyin Gazi Metin Dede, bu sabah Hakk’a yürüdü.

    Hüseyin Gazi Metin Dede 30 Kasım Cumartesi günü saat 11.00’de Antalya Kızılarık Cemevinden uğurlanacak. Metin Dede, Pazar günü veya Pazartesi Divriği Çamşığı’da toprağa sırlanacak.

    Hüseyin Gazi Metin Dedenin Hakk’a yürümesi Alevi toplumunda büyük üzüntü yarattı. Sosyal medyada Aleviler şu mesajları paylaştılar:

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) :Halkın dertlerini sazıyla söze döken Hakk Aşığı ozanımız, Anadolu Alevi öğretisinin yol hizmetkarı, Madımak Katliamı’nda Pir Sultan’a yoldaş eylediği Handan Metin’in amcası, Gülsün Karababa’nın dayısı, Sivas Madımak Oteli’nde işlenen insanlık suçu davalarının yılmaz mücadelecisi, Pir Sultan Abdal örgütümüzün Genel Merkez Yöneticiliği yapmış, hepimizin Yol Önderi, mücadele yoldaşı, moral ve güç kaynağımız Hüseyin Gazi Metin Dedemiz Hakk’a yürümüştür. Muhabbetlerinde, cemlerinde Alevi inancının evrensel yanını öne çıkaran Hüseyin Gazi Metin Dedemiz’in Hakk’a yürümesi hepimizi derinden üzmüştür.
    Devri Daim Olsun. Başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerinin başı sağolsun. Mücadelemizdeki yerini asla unutmayacağız. Yıldızlar yoldaşı olsun.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) : Alevi-Bektaşi Örgütlülüğünün ve inancının önde gelen dedelerinden değerli büyüğümüz, Hüseyin Abdal Ocağı Dedesi, Hüseyin Gazi Metin Dede Hakk’a yürümüştür. Devri Daim Olsun.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK): Alevi toplumu olarak güne üzücü bir haberle başladık. Yol önderimiz, yoldaşımız, pirimiz sevgili Hüseyin Gazi Metin Dede’mizi Hakk ile hakk olduğunu öğrenmiş bulunmaktayız.
    Hayatını Alevi toplumunu ve değerlerini yaşatmaya adayan sevgili dedemiz, bizler için bir mihenk taşı olmuştur. Zakirlikten, dedeliğe, âşıklıktan yazarlığa, halk ozanlığından mücadele alanlarına ses olmuş, can vermişti. Toplumsal değerlerimizin özüne kavuşması için canla başla çalışmış, hayatını ve enerjisini buna adamıştı. 1939 yılında Sivas’ın Divriği ilçesine bağlı Şahin köyünde dünyaya gelen pirimiz, aynı zamanda Çamşıh yöresi şairlerindendi. Eski bir maden işçisi olan ve sendikal mücadelenin ön saflarında yer alan dedemiz, emekli olduktan sonra Ankara’ya yerleşip heybesinde taşıdığı Alevilerin hak arama mücadelesini sürdürmüştü.
    Saza küçük yaşlarda başlayan Hüseyin Gazi Metin, şiirlerinde genelde Gazi Metin, bazen de Hüseyin Gazi mahlaslarını kullanmıştır. Âşıklık geleneğine yönelmesinde, Battal Karababa, Ali Metin, Mehmet Ali Karababa, Mahmut Erdal ve Feyzullah Çınar’ın büyük etkisi olmuştur.
    Madımak Katliamı’nda toplumuyla omuz omuza yürüyen, kalemiyle Alevilerin kendine özgü bir inanç olduğunu kâğıda döken, enerjisiyle hem coğrafyamızı hem de Avrupa’yı adımlayan dedemizin anısı yaşatmanın yolu fikirlerini ve ideallerini geleceğe taşımaktan geçmektedir. Bizler, onun anısı ve mücadelesi önünde saygıyla eğilirken, değerlerimizi yaşatacağımızın sözünü tekrar yineliyoruz.
    Aşk olsun elde kürek maden kazan, dilde kelam hakikati arayan dedemize. Yüreğinden umudu, gözlerinden ışıltıyı hiç eksik etmeyen pirimize…

    PSAKD Geçmiş Dönem Genel Başkanı Gani Kaplan: Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nde uzun yıllar birlikte GYK üyeliği yaptığımız, ömrünü Yola adamış Hüseyin Gazi Metin dedenin Hakk’a yürüdüğünü öğrendim. Çok üzgünüm. Dedemizin devri daim olsun.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat: Üzgünüz.. Hüseyin Gazi Metin Dedemizi kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Yıllarca Alevi hak mücadelesinde öncü bir rol üstlenen, inançsal hizmetlerde ve toplumsal dayanışmada örnek bir duruş sergileyen, gençlere yol gösteren Hüseyin Gazi Metin Dedemizi sonsuzluğa uğurladık. Mücadelesi, insanlığa kattığı değerler ve mirası daima hafızalarımızda yaşayacak. Hakkaniyetle sürdürdüğü hem inançsal hem toplumsal hizmetleriyle toplumumuzun hafızasında unutulmaz bir iz bırakan Dedemizin yeri asla doldurulamayacak. Devrin daim, toprağın bol, ışığın sonsuz olsun Hüseyin Gazi Metin Dedemiz. Seni saygıyla, sevgiyle ve özlemle anacağız.

    Sanatçı Ferhat Tunç: Hüseyin Gazi Metin dedemizin beyin ameliyatı sonrasında Hakk’a yürüdüğünü derin bir üzüntüyle öğrendim. Hüseyin Abdal Ocağı Dedelerimizden Hüseyin Gazi Metin’i 2 Temmuz anmalarında elinden düşürmediği bağlaması ve güler yüzüyle hep hatırlayacağım. Dedemizin devri daim olsun. Ailesi başta olmak üzere tüm Alevi canlarımızın başı sağolsun.

    Yazar Ayhan Aydın: Günümüzün en önemli Alevi Yol önderlerinden Hüseyin Abdal Ocağı evlatlarından, Halk Ozanı Hüseyin Gazi Metin Dedemiz Hakk’a nail olup sonsuzluk alemine göçmüştür. Nurlarda yatsın. Devr-i daim olsun.

    Yazar Süleyman Zaman: Bu değerli insan 29.11.2024 günü don değiştirerek sonsuzluğa uçtu. Hüseyin Gazi Metin Dede, ürettikleriyle ölümsüzlüğe ulaşmıştır. Hüseyin Gazi Metin Dede’nin menzili ışıklı, dönüşü asan, devri daim olsun.

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat: Yaşamını, özünü Yolumuza adayan inanç önderimiz, Alevi hak mücadelesinin her zaman en ön saflarında yer alan Sevgili Hüseyin Gazi Metin Dedemizin hakka yürüdüğünü derin bir üzüntü ile öğrendik. Gazi Metin Dede, Pir Sultan’ın yolundan ve izinden taviz vermeden yolumuza hizmet etti. Zalimin ve zulmün her daim karşısında durdu. Yezid’e biat etmedi. Gazi Metin Dedemizin devri daim mekanı nur olsun. Anılarını her daim yaşatacağız ve bıraktığı mirası gelecek kuşaklara aktarmak için çalışacağız.

    CAN TV Programcısı Elif Tabak: Hüseyin Gazi Metin Dedemiz de bizleri terk edip ölümsüzlerin kervanına katılmış. Bundan sonra onu Maraş’ta ve Sivas’ta en önde telli kuranıyla yürürken göremeyeceğiz ama kadını yücelten, bozuk düzene kafa tutan ve bilimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır düsturuyla yazılan şiirleriyle sol yanımızda yaşamaya devam edecek. Uğurlar Olsun maden ocaklarının direnişçisi, uğurlar olsun Alevi inancının öğretmeni, uğurlar olsun pirlerin piri Pir Sultan’ın torumu. Selam söyle mücadele yoldaşlarına, Madımak’ta ateşle semaha duran 33 canla kucaklaş ve bitir bu hasreti!

     Yalıncak Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Sevim Yalıncakoğlu: Canım Dedem, canım dayım. Hakk’a yürüdü canım Hüseyin Abdal Ocağı Dedesi Hüseyin Gazi Metin Dedem. Son telefon konuşmamızda duyduğum cümleleri güç verdi bana. Öğütleri hep aklımda olacak. Uğurun açık olsun Dedem. Nefesini dillendirdiğin, nefesinde dillendirdiğin aşıklar, sadıklar, erenler, evliyalar yoldaşın olsun!

    Divriği Kültür Derneği: Divriğimizin yetiştirdiği en büyük ozanlardan biri olan Hüseyin Gazi Metin Dede vefat etmiştir. Divriği’nin ve Çamşıh yöresinin tanıtılmasında çok büyük katkıları olmuş , aynı zamanda Alevi kültürüne de çok katkı vermiş ve Alevi kitleleri içerisinde de etkin bir şekilde yer almıştır. Mekanı cennet olsun, ışıklar yoldaşın olsun. Ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

    Britanya Alevi Federasyonu Geçmiş Dönem Başkanı İsrafil Erbil: Yaşamını Yol’umuzu yaşatmaya adamış, çok kıymetli bir Yol önderimizi Hakk’a uğurladık. Uğurlar olsun kıymetli Hüseyin Gazi Metin dede, yıldızlar yoldașın, devrin daim olsun.

    Yahya Erdoğan: Çamşıhı’da yetişmiş ozanlarımızdan, Alevi inancı ve kültürüne sahip çıkan ve bu uğurda her yerde mücadelesini veren Ozan Hüseyin Gazi Metin’in, uzun süredir mücadele ettiği amansız hastalığa tedavi gördüğü hastanede ne yazık ki yenik düştüğünü ve Hakk’a yürüdüğünü üzülerek öğrendim. Kendisine Allah’tan rahmet, kederli ailesine, Çamşıhı’ya, sevenlerine başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Devr’i daim olsun.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER

    Hüseyin Gazi Metin Dede, Antalya’da yoğun bakıma alındı
    Hüseyin Gazi Metin Dede Hakk’a yürüdü!

     

     

  • Hüseyin Gazi Metin Dede, rahatsızlığı nedeniyle Ankara’da tedavi görüyor

    Hüseyin Gazi Metin Dede, rahatsızlığı nedeniyle Ankara’da tedavi görüyor

    PİRHA- Hüseyin Abdal Ocağı dedelerinden Hüseyin Gazi Metin, bel fıtığı ameliyatının ardından yaşadığı rahatsızlık nedeniyle Ankara’da hastanede tedavi görüyor. Oğlu Müslüm Metin, dedenin tedavisinin 2 ay kadar sürebileceğini aktardı.

    Hüseyin Abdal Ocağı dedelerinden, halk ozanı Hüseyin Gazi Metin, geçirdiği bel fıtığı ameliyatının ardından enfeksiyondan kaynaklı rahatsızlanarak Ankara’da hastaneye kaldırıldı.

    Hüseyin Gazi Metin Dede’nin oğlu Müslüm Metin, PİRHA’ya dedenin durumunu şu sözler ile aktardı:

    “Babam, Antalya’da bel fıtığı ameliyatı olmuştu. 1 hafta önce memlekette ani bir düşme yaşanıyor. Rahatsızlanmasının nedeni enfeksiyondan kaynaklandı. Babamı Ankara’ya getirdim. Burada uzun bir süre tedavi olacak. 2 hafta kesin ama 2 aya kadar tedavisi sürebilir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Dede Metin: Şah Hüseyin, ‘bana ağlayın’ demiyor; ‘haksızlık karşısında dik durun’ diyor!

    Dede Metin: Şah Hüseyin, ‘bana ağlayın’ demiyor; ‘haksızlık karşısında dik durun’ diyor!

    PİRHA-Hüseyin Abdal Ocağı’ndan Hüseyin Gazi Metin Dede, matem ayı Muharrem’e ilişkin kaleme aldığı yazısında Kerbela Katliamı’nın önemine dikkat çekerek, “Biz Alevi Kızılbaşlar, din, dil, ırk ayrımı yapmadan her yıl matem ayında ikrar tazeleriz. Zalimlere karşı ezilenlerin, soykırıma uğrayanların yanında olacağımıza, Şah Hüseyinler gibi dik duracağımıza ikrar veririz” dedi.

    Muharrem Orucu bugün başladı. Hüseyin Abdal Ocağı’ndan Hüseyin Gazi Metin Dede, Kerbela Katliamı’nın yıldönümü sebebiyle duygu ve düşüncelerini paylaştı. “Kerbela deyince zalimlerin zulmü, Şah Hüseyinlerin direnci aklımıza geliyor” diyen Hüseyin Gazi Metin Dede, “Davasına sahip çıkan aydın insanlar var olduğu müddetçe zalimlerin zulmü, Hüseyinlerin direnci devam edecektir” dedi.

    “AÇLIĞIN, SUSUZLUĞUN ZOR OLDUĞUNU BEDENEN HATIRLAMAK”

    Hüseyin Gazi Metin Dede, ilgili yazısında, Şah Hüseyin’in dik duruşu ve teslim olmayışının tarihsel bir önemi olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı.

    “Şah Hüseyin sadece Hz. Muhammedin torunu, Şahı Merdan Ali’nin, Zehra’nın oğlu olduğu için değil, hangi davaya inanırsa inansın bu kadar zalime, zulme, susuzluğa, çoluk çocuğunun soykırımına uğramasına rağmen direnci, dik durması, teslim olmaması açısından çok önemli. Ölmeden önce ölümsüzlüğünü kanıtlayan erlerin eri pirlerin piridir. 1400’ü yıllardan beri gönüllerde yaşamış ve yaşayacaktır.

    Hüseyin’i sevmek ‘ah Hüseyin vah Hüseyin’ deyip mersiye söylendiğinde yaşlı kuşak ağlar. Çünkü çok acı bir olay, soykırım. Şah Hüseyin, ‘bana ağlayın’ demiyor; ‘haksızlık karşısında dik durun’ diyor.

    Biz Alevi Kızılbaşlar, din, dil, ırk ayrımı yapmadan her yıl matem ayında ikrar tazeleriz. Zalimlere karşı ezilenlerin, soykırıma uğrayanların yanında olacağımıza, Şah Hüseyinler gibi dik duracağımıza ikrar veririz.

    On iki imam Orucuna gelince… ‘Oruç’ değil ‘matem’ veya ‘yas tutmaktır’. Kerbela’dan başlayıp Hz. Şahı Merdan Ali’nin Fatma Ana’mızıın soyunun katledilmesini unutturmamak için yas tutulmasıdır. Açlığın, susuzluğun zor olduğunu bedenen hatırlamaktır.

    Güçlü olduğun zaman, zalim olup su yollarını kesmemektir. Zulme uğradığın zaman boyun eğip ‘eyvallah’ etmeyip Şah Hüseyinler, Pir Sultanların davasına inanmış devrimciler gibi dik durmaktır. Bu duruşu kuşaktan kuşağa taşımaktır. Soykırıma, katliama uğrayanların yanında olmaktır. Ezilen, vurulan, yakılan, sürülen halkların birliğini sağlayıp mücadele vermektir.

    “MATEM GÜNÜ KARANLIĞA KARŞI IŞIK OLDUĞUMUZU DÜNYAYA GÖSTERİRİZ”

    Matem günleri her akşam delilimizi uyarır, güneşin balçıkla sıvanmayacağını, karanlığa ışık olduğumuzu dünyaya  gösteririz. Hak lokması olan için lokma duası verir, hasta olanlar hariç su içmemeye dikkat ederiz. Sazlarımızla mersiyeler söyler, sohbet ederiz. Dedeye, Anaya, Babaya soru soranlara bildiğimiz kadar cevap veririz. Yol önderlerinin görevi, uyarmaktır. ‘Ben pirim, mürşidim, rehberim, ocağım’ demekle olmuyor.

    Gelmiş geçmiş tüm ocaklara saygım çok. Ocak biraz olsun başta olmalı. Hamları has edip çiğleri pişireceksin. Ateşte değil, ağzından çıkan Hakk kelamıyla ikna edeceksin. Bunları yapamıyorsan kendi sülalene yazık edersin. Onlar ki dağda, mağarada kaldı, ser verdi sır vermeyip cümleden ulu yolumuzu bizlere emanet ettiler.

    Uzun sözün kısası; aydın olacaksın, yolu yöntemi bilen, sınıf mücadelesinden payını almış devrimcilerimize ihtiyacımızın olduğunu asla unutmayacaksın.

    Hayırlarımız, dualarımız, yasımız, lokmalarımız kabul ola. Münkürler, münafıklar berbat ola. Yardımcımız, Şah Hüseyinler, Pir Sultanların davasına inanmış devrimciler gibi mert ola, yiğitler meydan ala cenabı hak cümleyle birlikte yardımcımız ola. Kazadan, beladan, kötülüklerden, hem düzenin virüsünden hem de koranadan cümlemizi koruya. Evlat isteyene hayırlı evlat, kısmet isteyene hayırlı kısmet nasip eyleye. Bizden doğacak zümreyi, anasına, babasına, koru komşusuna, insan haklarına itaat edenlerden eyleye. Ayağımıza taş, gözümüze yaş getirmeye. Akan kanları, dökülen gözyaşlarını dindire.

    Yuh münküre, lanet Yezit’e, Yezit gibi düşünenlere, emek hakkı yiyenlere, düşüncesinden dolayı devrimcilere kıyanlara…

    Duası bizden, kabulü Hakk’tan, Hz. Hızır’dan ola. Gerçek erenlerin demine hüü.

    Aşk ile ile.”

    “KERBELA BİTMEDİ DEVAM EDİYOR”

    Hüseyin Gazi Metin Dede, Muharrem matemine ilişkin kaleme aldığı ‘Kerbela bitmedi devam ediyor’ adlı şiirini de paylaştı.

    Şah Hüseyinlere ikrar verenler

    Kerbela bitmedi devam ediyor

    Zalimin zulmüne karşı duranlar

    Kerbela bitmedi devam ediyor

     

    Hallacı Mansur’la Seyit Nesimi.

    Asıldık, yüzüldük duyun sesimi

    Enelhak diyenler çeker yasımı

    Kerbela bitmedi devam ediyor

     

    Kanuni, Kuyucu, Yavuz Selimler

    Kızılbaş avına çıkan zalimler.

    Nasıl unutulur bunca zulümler

    Kerbela bitmedi devam ediyor

     

    Koçgiri halkıyla Dersim’e bakın.

    Daha dünkü olay tarihe okuyun

    Toplu soykırımı unutma sakın

    Kerbela bitmedi devam ediyor

     

    Asırlardan beri düzene kandık

    Maraş’ta vurulduk Sivas’ta yandık

    Malatya, Çorum her yerde candan usandık

    Kerbela bitmedi devam ediyor.

     

    İbo, İnan, Deniz, Mazlum, Çayanlar

    Bu düzenin çarkı bozuk diyenler

    Asırlardır kana doymadı bunlar

    Kerbela bitmedi devam ediyor

     

    Ermeni, Süryani, Ezidi, Kürtler

    Alevi Kızlbaş mertoğlu mertler

    Bir araya gelin canım yiğitler

    Kerbela bitmedi devam ediyor

     

    Bombalı eylemler arttı bu sıra

    Suruç, Diyarbakır ille Ankara

    Kapanmaz düzenin açtığı yara

    Kerbela bitmedi devam ediyor

     

    Türk İslam sentezi usandık canda

    Tekbirlerle kan akıyor her yanda

    Muaviye İle yezit yine meydanda

    Kerbela bitmedi devam ediyor

     

    Gazi Metin ezilenler bir olun

    Haklı davanızda birliğe gelin

    Zalimlere karşı bir karar alın

    Kerbela bitmedi devam ediyor

    PİRHA/ANKARA

     

  • 23-24 Kasım’da Ortaca’da bölge inanç toplantısı yapılacak

    23-24 Kasım’da Ortaca’da bölge inanç toplantısı yapılacak

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ortaca ve Fethiye Şubeleri “Yol cümleden uludur” şiarı bölge inanç toplantısı ve birlik cemi gerçekleştirecek.

    Muğla Ortaca’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ortaca ve Fethiye Şubeleri “Yol cümleden uludur” şiarıyla bir  araya geliyor. 23 Kasım Cumartesi günü saat 10:00-18:00 arası PSAKD Ortaca Cemevi ve  Kültür Merkezinde bölge inanç toplantısı yapılacak. 24 Kasım Pazar günü ise saat 13:00’te birlik cemi yapılacak.

    Birlik cemini Hüseyin Gazi Metin Dede, Erdoğan Sezer Dede, Turabi Yazıcı Dede yürütecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Xızır direnmenin, canlanmanın simgesidir’-VİDEO

    ‘Xızır direnmenin, canlanmanın simgesidir’-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Derneği Ankara Şubesi, PSAKD Yenimahalle Cemevinde Xızır cemi yaptı. Cemde yapılan konuşmalarda Alevilerde Xızır’ın önemine vurgu yapıldı. 

    Alevi için kutsal olan Xızır ayında Xızır cemleri tutulmaya ve lokmalar pay edilmeye devam ediyor. Demokraik Alevi Derneği (DAD) Ankara Şubesi de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Yenimahalle Cemevinde Xızır cemi yaparak lokmalar dağıttı.

    Hüseyin Abdal Ocağı dedelerinden Hüseyin Gazi Metin, Baba Mansur Ocağı pirlerinden Seyfi Muxundi, dede Cemal Şahin ‘in birlikte yürüttüğü cemde zakir Hıdır Çelebi’nin Kürtçe ve Türkçe deyişler söyledi. İki dili yapılan ceme İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, HDP il Eş Başkanı Hüseyin Gevher, DAD Ana Fatma Cemevi Eş Başkanı Hasan Altun, Tutunanlar kitabının yazarı Adıgüzel Özgüven ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    Pir Seyfi Muxundi Türkçe ve Kürtçe yaptığı konuşmada Xızır’ın önemine dikkat çekerek, “Bizim dışımızdaki toplumların hemen hemen her kesiminde bir Xızır vardır. Ama Alevi toplumunda Xızır’ın önemi çok daha farklıdır” dedi.

    “XIZIR DOĞURAN TOPLUMUN DOKTORUDUR”

    “Kakai ve çeşitli toplumlarda Xızır farklı isimlendirilir” diyen Muxundi “Dersim bölgesinde ‘Xızır’ ismi, Xızır İlyas, Xızır Ellez olarak geçer” dedi.

    PSAKD Yenimahalle Cemevi dedesi Cemal Şahin de Xızır ayının önemine vurgu yaptı. “Kadim bir inanç olan Aleviliğin kendine göre ritüelleri vardır ve bunların başında Xızır inancı gelmektedir” diyen Şahin şöyle devam etti:

    “Xızır Alevilikte simgesel anlamda doğuran, doğanın doktorudur. Yeniden direnmenin, canlanmanın, dönüşen zamanın simgesidir. Xızır’a Alevi toplumlarında genellikle ‘Boz atlı Xızır’ olarak hitap edilir.”

    “KIZ ÇOCUKLARINIZI MUTLAKA OKUTUN”

    Hüseyin Gazi Metin Dede ise “Çocukları çağımıza göre yetiştirin” diyerek Alevilerin, kız çocuklarının eğitimine önem vermesi gerektiğine vurgu yaptı. Metin, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Delil Anadolu’ya ışık tutan demokrasi, Pir Sultan Abdal şehitleridir. Delili söndürmek isteyenler de mevcut. Birçok yazar-çizeri öldürerek delili söndürdüklerini zannetseler de bunu asla gerçekleştiremeyecekler.”

    Yapılan konuşmalar ardından çerağlar yakıldı, gulbang okundu. Xızır ceminde 12 hizmet görülüp deyişlerle semaha duruldu. Okunan gulbang ile lokmalar canlara pay edildi.

    Cebrail ARSLAN-Eren GÜVEN/ANKARA

     

  • PSAKD Yenimahalle Cemevi’nde Birlik Cemi tutuldu-VİDEO

    PSAKD Yenimahalle Cemevi’nde Birlik Cemi tutuldu-VİDEO

    PİRHA – PSAKD Yenimahalle Batıkent Cemevi’nde Hüseyin Gazi Metin Dede, PSAKD Batıkent Cemevi Dedesi Cemal Şahin,  zakirler Türkan Akbıyık, Eylem Akbıyık ve Eylem Ulusoy’un katılımı ile Birlik Cemi tutuldu. 

    PSAKD Yenimahalle Şube Batıkent Cemevi’nde Birlik Cemi tutuldu. Hüseyin Gazi Dede, PSAKD Batıkent Cemevi Dedesi Cemal Şahin, Zakirler Türkan Akbıyık ve Eylem Ulusoy’un yer aldığı Birlik Cemi’nde 12 hizmet gerçekleştirildi.

    Birlik Cemi’ne PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan ve MYK üyeleri, ABF Genel Sekreteri Müslüm Metin ve MYK üyeleri, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, SHP Eski Ankara Milletvekili Kamil Ateşoğulları, 2 Temmuz Şehit aileleri, PSAKD Mamak Şube Başkanı Yusuf Gölpınar ve yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “BU CEMEVİNİ KURANLARA, BUGÜNE GETİRENLERE AŞK OLSUN”

    Cemi yürüten Hüseyin Gazi Metin Dede, “Öncelikle Yenimahalle Cemevi’nin temelini atanlara, mücadele verenlere, bugüne getirenlere, elinden geldiği kadar bu kurumun yaşaması için bağış yapanlara, Gazi Metin dede olarak gönülden arkadaşlarımızın adına da teşekkür ederim. Bugün gecemizin adı da Birlik Cemi. Cem nedir? Cem bir araya toplanmaktır, Müşkülleri çözmek, küskünlerin barıştır. Öbür dünya için değil bu dünya için, örnek öğütler vermektir öteki dünya var mı yok mu bilmiyorum. Dürüst iseniz, hiçbir dünyada korkmayın, ama dürüst değilse bir adam, bu dünyadan da korkar her yerden korkar, kafasında gezen sinekten de bile korkar. Bir gün burada varsa küskünlerimizi barışacağız, lokmalarımızı ortak yiyeceğiz” diye konuştu.

    “Alevilik, dünyayı ve dünyaya gelen insanları insanlık adına yazılan kitapları, Anadolu’da yaşamış kültürleri, inceleyen, irdeleyen mantığının aldığına Alan eyvallah diyen, mantığının almadığına asla Allah eyvallah demeyen bir kurum. Din, dil, ırk, mezhep, renk, kadın, erkek, gâvur, İslam, asla insan ayrımı yapmayan bir kurumdur” diyen Metin Dede, şunları kaydetti:

    “73 millete bir nazarla bakan bir kurumdur Alevilik. Bazı inançları anlatmaya gerek yoktur, kendisinden olmayan herkes gavurdur. Alevilikte gâvur yoktur, Aleviler kimseye gâvur demez, 73 millet Alevilerin gözünde insandır. İnsan doğuştan insan olarak doğar, dünyaya geldikten sonra babası oğluna oğlum sen Alevisin şusun busun örneklerini verir,  diğerleri de oğlum sen şusun o da namazıyla niyazıyla başka yere gider kendine göre ama doğuşta insan var. İnsan olmak çok önemli. Aleviliğin özünde ilimden yana olmak var, çağdaşlıktan yana olmak var, kendini yenilemek var, ezilenlerin yanında yer almakta vardır.

    Birileri der ki Alevilikte siyaset olmaz ama bal gibi olur, inançların kabuğunu kaldırdığın zaman altında bir siyaset vardır. Biri ezenleri temsil eder hâkim sınıfın inancını, biri de ezilen kurumlar temsil eder. Alevilik devamlı muhalefetle beraberdir, olmuşlardır, olmaya da devam ederiz, etmemiz de gerekiyor.

    Her toplum kendi Allah’ın kendine benzetir, ona göre tarif eder. Kendi peygamberini kendisine benzetir tarif eder, kendi Ali’sini de kendisine benzetir tarif eder. Biri yüce Allah’tan çok korkar, diğer Allah’ı çok sever. Cenabı Allah hiç bugüne kadar inen hiçbir kitapta kendisini tarif etmemiş 99 tane ismi vardır. 99’ncuda da insanoğlu insanlar yakıştırmıştır. Bütün canlılar, doğa, insanlar hepsi tanrının birer parçasıdır.”

    “ALEVİLİKTE KADIN KUTSALDIR, YARATICIDIR”

    Alevilikte kadının kutsallığını aktaran Metin Dede, “Alevilikte kadın bir adım daha ileri olması gerekiyor, eşitliği bırak. Evliyayı yaratan kadın, nice nice peygamberleri kadın yarattı. Gericiler onu öcü etti.  İnsanın nesli bitiyor. Onun için biz de önce erkek kadınının eline suyu dökmeli. Bir inanca göre kadın eli sıkmak günah olurken, bizim Abdal Musa’mıza, bize cem öğreten yine bir anadır, Fatma anamızdır. Hacı Bektaş Veli’ye Anadolu’da sığınması için, düşüncesini yayması için Hacı Bektaş’a da yol gösteren öncülük eden İdris’in kızı Kadıncık anamızdır” dedi.

    “ÇERAĞLAR YAKILDI, SEMAHA DURULDU”

    Konuşmaların ardından Çerağlar yakıldı, gulbang okundu, 12 hizmetin tamamlanmasından sonra Zakirlerin söylediği deyişlerle semaha duruldu.

    Yenimahalle Batıkent Cem evi Dedesi Cemal Şahin’in lokma gulbangı ile birlikte ceme gelen canlara birlik lokması pay edildikten sonra cem sonlandırıldı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA 

  • Maraş Katliamının 40’ıncı yılı: Bu yarayı kapatmak Maraş halkının ve devletin görevidir-VİDEO

    Maraş Katliamının 40’ıncı yılı: Bu yarayı kapatmak Maraş halkının ve devletin görevidir-VİDEO

    PİRHA -Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenler 40’ıncı yılında abluka ve yasaklamalara rağmen anıldı. Anma için Avrupa’dan ve Türkiye’nin çeşitli illerinden Maraş’a gelen Aleviler Maraş Katliamı’nı unutturmayacaklarını bir kez daha haykırdı. Anmada konuşan temsilciler “yarayı kaşımayın” diye açıklama yapan AKP’li vekillere “Bu yarayı biz açmadık, siz açtınız” diye seslenerek “Bu yarayı kapatmak Maraş halkının ve devletin görevidir. Maraş’ı unutmamak unutturmamak Alevi kurumlarının asli görevidir” dediler. 

    19-24 Aralık 1978 tarihleri arasında gerçekleşen ve resmi rakamlara göre 111 kişinin katledildiği, 210 ev ve 70 iş yerinin ise yakıldığı Maraş Katliamı, kentte Valiliğin aldığı yasak kararına ve polis ablukasına rağmen 40’ncı yıl dönümünde kınanıp, yaşamını yitirenler anıldı. Gerçekleştirilen anmaya, Demokratik Alevi Derneği (DAD) Eş Genel Başkanı Musa Kulu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, ABF Genel Sekreteri ve AKD Genel Başkanı Doğan Demir, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Başkanı Hüseyin Mat, Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Başkanı İsrafil Erbil, Avrupa Alevi Gençler Birliği (AAGB) Genel Başkanı Nadir Bal, Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Remzi Akbulut, Azizbaba Cemevi Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Enver Can, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, DAD Adana Şube Eş Başkanı Pir Zeynel Kete, HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş, CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, CHP Maraş Milletvekili Ali Öztunç ile katliamda hayatını kaybedenlerin yakınlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

    Kitle katliama dönük tepkilerini göstermek ve yaşamını yitirenleri anmak için Yörükselim Mahallesi’nde bulunan Erenler Cemevi’nde bir araya geldi. Cemevine katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları ile “Maraş’ı Unutma Unutturma” yazılı pankart asıldı. Anmaya katılanlar “Maraş’ı unutma unutturma”, “Katillerden hesap sorulacak”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganları attı.

    Düzenlenecek anma öncesinde Yörükselim mahallesini ablukaya alan polisler, kitleyi takip eden basın mensuplarının bir süre içeriye girmesine engel oldu.

    Anmaya dış illerden katılmak için Maraş’a gelmek isteyen yurttaşlar ise şehrin giriş noktalarında GBT taraması bahanesiyle uzun süre bekletildiği öğrenildi. Yurttaşların bekletilmesinden dolayı programda aksaklık yaşandı. Anma çevre illerden gelen Alevilerin cemevine ulaşmasıyla başladı.

    Pir Hasan Kılavuz’un gülbengi ile başlayan anma yaşamını yitirenlerin anısına 1 dakikalık saygı duruşu, karanfil bırakma ve Hüseyin Gazi Metin Dedenin okuduğu deyişlerle devam etti. AKD Narlı ve Pazarcık Şubesi gençleri Maraş Katliamı’nda yaşamını yitiren canlar için semaha durdu.

    “KATLİAMLARI UNUTURSAK YENİ KATLİAMLARA SEBEBİYET VERİRİZ”

    Semahın ardından konuşan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Başkanı Hüseyin Mat, aradan geçen 40 yıla rağmen adaletin yerini bulmadığını belirtti. Katillerden hesap sorulmadığını söyleyen Mat, AKP’li Maraş milletvekillerinin dün mecliste yaptığı basın açıklamasına atfen şöyle konuştu: “Bizler yarayı kaşımaya değil katliamların bir daha yaşanmaması için bir araya geliyoruz. Katliamları unutursak yeni katliamlara sebebiyet veririz. Sivas’ta, Çorum’da, Maraş’ta yıllardır anma yapıyor acılarımızı paylaşıyoruz. Ancak acılarımızı paylaşırken kimsenin canını yakmıyoruz. Bizler başka kimsenin bizim yaşadığımız acının başkaları tarafından yaşamasını istemiyoruz. Yıllardır burada bu anma etkinlikleri neden yasaklanıyor? Neden bu konuda bu kadar çaba gösterilir. Biz buralara barışı sevgiyi kardeşliği getirmek için geliyoruz. 40 yıl önce Maraş Alevisizleştirilmek istenildi. Ancak bugün burada bir cemevi var. Yani Aleviler katliamlarla baskıyla özünden vazgeçmiyor.”

    “İNSANLAR AYNI SOFRADA BİLE OTURAMIYOR”

    Mat’ın ardından konuşan Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Başkanı Celal Fırat, 40 yıldan bu yana Alevilerin yüreklerinin kan ağladığını dile getirdi. Bu kadim topraklarda asırlar önce birçok milletin barış içerisinde birlikte yaşadığını vurgulayan Fırat, insanların şimdi aynı sofrada bile oturamadıklarını ve bu toprakların umuda, barışa, kardeşliğe ihtiyacı olduğunu kaydetti. Fırat, “Bu kadim topraklardan Hacı Bektaşi Veliler, Mevlanalar, Yunus Emreler geçti. Hepsinin tek amacı sevgiydi. Bizde bunu istiyoruz. Yunus’un dediği gibi bizim dilimiz sevgidir. El ele verelim ve bu topraklara sevgi getirelim” diye konuştu.

    “ALEVİLER KATLİAMLARIN, DARBELERİN YANINDA DEĞİL”

    Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Remzi Akbulut ise Maraş’taki Sivil Toplum Kuruluşlarının ve Örgütlerinin dün katliama ilişkin yaptıkları açıklamanın kendilerini sevindirdiğini belirterek “Biz bugün onları burada görmekte isterdik. Ama kısmet olmadı” dedi. Hiçbir Alevinin katliamın ve darbelerin yanında olmadığını ifade eden Akbulut, AİHM, Yargıtay ve Danıştay’ın Alevilerle ilgili aldığı kararların hiçbirinin uygulanmadığını kaydederek “O zaman ortada bir kardeşlik kalmıyor. Diyanetin bu yılki bütçesi her sene olduğunu gibi diğer bakanlıkların bütçesinde kat kat fazladır. Ancak bu bütçe tek bir kesime harcanıyor. Alevilerde bu ülkenin vatandaşı ancak bu bütçeden tek bir kuruş Alevilere harcanmıyor. Bu bütçe tüm din ve inançlara eşit şekilde paylaşılmalıdır” şeklinde konuştu.

    “ÜLKEYİ YÖNETENLER ELİNİ VİCDANINA KOYMALI”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) adına konuşan ABF Genel Sekreteri ve AKD Genel Başkanı Doğan Demir, “Gönül isterdi ki bugün Sivas’ta olduğu gibi burada da miting yapabilseydik. Umarım hükümet bu konuda gereğini yapar. Biz de Sivas’a Çorum’a rahatça gittiğimiz gibi Maraş’a da sıkıntı çekmeden geliriz ve Maraşlılarla birlikte katliamı kınarız. Katliamların Alevisi Sünnisi yoktur. Burada insanlar katledildi. Bu memleket hepimizindir. Ortadoğu coğrafyasında her şeye rağmen bu ülkede birlik bütünlük bozulmuyorsa bu halkın dirayeti sayesindedir. Bu ülkeyi yönetenlerin de elini vicdanına koyup bu katliamları gerçekleştirenlere hesap sormalı ve katliamları anmaya rahatça gelmeliyiz.”

    “MARAŞ BİR GÜNLE ANILAMAZ”

    Demir’in ardından konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan katliamın 40’ıncı yıl dönümünde Maraş Valiliğinin yine yasak getirdiğini hatırlattı. Yasaklamalarla anmanın önüne geçilemeyeceğini belirten Kaplan, “Maraş’a nasıl gelmeyiz biliyor musunuz; devlet katliamda tüm hayatını kaybeden ailelerden özür dilerse ve kayıp mezarlar bulunursa o zaman gelmeyiz. Yoksa asırlar boyunca gelmeye devam edeceğiz. Maraş’ın AKP’li vekilleri ‘Gelip yarayı kaşımayın’ demişler. İyi de biz mi bu yarayı açtık? Bu yarayı kapatmak Maraş halkının ve devletin görevidir. Maraş’ı unutmamak unutturmamak Alevi kurumlarının asli görevidir. Maraş Aralık ayıyla hatırlanan bir soykırım değildir. Eylül ayından başlayarak anılmalıdır. Maraş bir günle anılamaz” diye konuştu.

    “ASIL FAİLLER YARGILANMADI”

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen de 40 yıldan bu yana katliamın hesabının sorulmadığını söyledi. Her yıl düzenlenen anma programında yaşanan polis ablukasının  katliamda yaşatılan psikolojinin tekrar yaşattığını vurgulayan Özen, çözümün katliamla yüzleşmek olduğunu belirtti. Asıl faillerin yargılanmadığını kaydeden Özen, “Devlet görevini yapmalı ve katillerden hesap sormalıdır. Kardeşlik edebiyatına son verip gerçek bir kardeşliği hayata geçirmelidir” dedi.

    “İKTİDARLARINI ÇATIŞMAYLA YÜRÜTÜYORLAR”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal ise aradan geçen 40 yıla rağmen acının ilk günkü gibi taze olduğunu söyledi. Katliamların tekrar yaşanmaması için katliamla yüzleşilmesi gerektiğini dile getiren Sarıbal, şöyle konuştu: “Şuan burada uygulanan güvenliğin 10’da biri Maraş’ta, Madımakta olsaydı bu olayların hiçbiri yaşanmazdı. Bizim tek isteğimiz bu vahşi katliamı yapanlardan hesap sorulmasıdır. Biz barış diyoruz. Onlar savaş diyor. Biz kardeşlik diyoruz. Onlar kardeşliği istemiyor. Çünkü onlar iktidarlarını çatışmayla yürütüyorlar.”

    “KATLİAMIN İZİ HAFIZALARDA HALA TAZE”

    Konuşmaların ardından ortak basın metnini Erenler Cemevi Başkanı Müslüm İbili okudu. Maraş Katliamı’nın izlerinin hala hafızalarda taze olduğunu ifade eden İbili, “Yanan tahrip edilen ve sahipsiz mezarlar nerede? Toplu halde nereye gömüldü? Mezarları var mı? Kayıp çocuk ve insanlara ne olduğu bilinmemektedir” dedi.

    Alevilerin yaşadıkları topraklarda her daim barışın, hoşgörünün, sevginin dili olduklarını dile getiren İbili, kimsenin ötekileştirilmediği, dili, dini, rengi, cinsiyeti, etnik kökeninin yok sayılmadığı bir gelecek için her türlü asimilasyon ve katliama karşı duracaklarını söyledi.

    Basın metninin de okunmasının ardından Pir Hasan Kılavuz’un lokma gülbengi vermesiyle lokma dağıtımına geçildi.

    Mustafa YÜKSEL/Suay ABAK-MARAŞ

     

  • AKP’li vekile tepki: Aleviliği, Kerbela’yı saray yanlısı hiç kimse tarif edemez

    AKP’li vekile tepki: Aleviliği, Kerbela’yı saray yanlısı hiç kimse tarif edemez

    PİRHA- Kerbela’da şehit olan Hz. Hüseyin ve yoldaşlarının yaşadıklarını Haçlılara, Endülüse ve 15 Temmuz’a benzeten AKP Maraş Milletvekili Habibe Öçal’a tepki gösteren Dede Hüseyin Gazi Metin, “Aleviliği, Kerbela’yı saray, düzen yanlısı hiç kimse siyasete alet edip tarif edemez” dedi.  

    Kerbela’da şehit olan Hz. Hüseyin ve yoldaşlarının yaşadıklarını Haçlılara, Endülüse ve 15 Temmuz’a benzeten AKP Maraş Milletvekili Habibe Öçal’a tepkiler devam ediyor.

    AKP’li vekile tepki gösteren HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, “Kerbela ile bir benzerlik kurulacaksa; Yezit ve Muaviye zihniyetinin devamı olanların yaptığı; Maraş, Çorum, Sivas, Suruç ve Ankara Gar katliamlarını sayabiliriz” demişti.

    Bugün bir tepki de Dede Hüseyin Gazi Metin’den geldi. Metin, “Aleviliği, Kerbela’yı saray, düzen yanlısı hiç kimse siyasete alet edip tarif edemez. Kerbela’dan bu yana acı çeken, ötekileştirilen, Türk İslam senteziyle asimile etmeye çalışan toplumlar bizi tarif edemez” dedi.

    “Demokratik bir şekilde birliği sağlayıp biraraya gelmezsek bize çok Kerbela yaşatırlar” diyen Metin, yazdığı bir şiirle AKP’li vekile tepkisini dile getirdi.

    İmam Hüseyin’e ikrar verenler
    Kerbela bitmedi devam ediyor.
    Zalimin zülmüne karşı duranlar
    Kerbela bitmedi devam ediyor.

    Hallacı Mansur’la Seyit Nesimi
    Asıldık, yüzüldük duyun sesimi
    Enel hak diyenler çeker yasımı
    Kerbela bitmedi devam ediyor.

    Kanuni, Kuyucu, Yavuz Selimler
    Kızılbaş avına çıktı zalimler
    Nasıl unutulur bunca zulümler
    Kerbela bitmedi devam ediyor.

    Koçgiri halkıyla Dersim’e bakın
    Daha dünkü olay tarihi okuyun
    Toplu soykırımı unutmayın sakın.
    Kerbela bitmedi devam ediyor.

    Asırlardan beri düzene kandık
    Maraş’ta vurulduk Sivas’ta yandık
    Malatya Çorum’da candan usandık
    Kerbela bitmedi devam ediyor.

    İbo, İnan, Deniz, Mazlum Çayanlar
    Gazi’de, Gezi’de vuruldu canlar
    Asırlardır kana doymadı bunlar
    Kerbela bitmedi devam ediyor.

    Bombalı eylemler arttı bu sıra
    Suruç Diyarbakır ile Ankara.
    Kapanmaz düzenin açtığı yara
    Kerbela bitmedi devam ediyor.

    Ermeni, Süryani, Ezidi, Kürtler
    Kızılbaş Türkmenler mertoğlu mertler
    Biraraya gelin canım yiğitler
    Kerbela bitmedi devam ediyor.

    Gazi Metin Dede usandık canda
    Tekbirlerle kan akıyor her yanda
    Muaviye, Yezi,t Yavuz yine meydanda
    Kerbela bitmedi devam ediyor.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Avrupa’da seçmeli inanç dersi veriliyor, Türkiye aynısını yapmalı’-VİDEO

    ‘Avrupa’da seçmeli inanç dersi veriliyor, Türkiye aynısını yapmalı’-VİDEO

    PİRHA-Aleviler Türkiye’de 2018-2019 Eğitim- Öğretim yılının ilk gününde (17 Eylül) zorunlu din derslerine karşı  bir çok alanda eylem yaptı. Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Başkanı İsrafil Erbil ve Hüseyin Gazi Metin Dede zorunlu din dersine karşı tepkilerini dile getirdi.

    Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Başkanı İsrafil Erbil yaptığı açıklamada Türkiye’de Alevi kurumlarının zorunlu din dersine karşı laik bilimsel eğitim için yaptıkları eylemlere Avrupa’dan destek verdiklerini söyledi. Erbil, “Türkiye’nin geldiği son nokta; bütün eğitim müfredatının İslamlaştırıldığı, bütün çocuklara şeriatın dayatıldığı bir eğitim sistemi ile karşıyayız” dedi.

    “Şu anda Avrupa’da genel bilgi olarak seçmeli inanç dersleri veriliyorsa Türkiye’de de aynısı yapılmalıdır” diyen Erbil, “Onun dışında zorla kendi inancını dayatmanın insan hakları ihlali olduğunu ve bunun karşısında yer aldığımızı söylemek istiyorum” şeklinde konuştu.

    Hüseyin Gazi Metin Dede ise “Zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, Diyanet’in kaldırılmasını, devletin inançlar üzerinden elini çekmesini talep ediyoruz” diye belirtti.

    Devletin görevinin bütün insanlara aynı mesafede durmak olduğunu kaydeden Gazi Metin Dede, “Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Diyanet’iyle, zorunlu din dersleri ile kuran kursları ile bu milleti asimile etmek için her şeyi deniyorlar. Düzenin dedesi olmayın, dedim. Size beş on kuruş verebilirler ama çoluğunuzu çocuğunuzu okullarda zorunlu din dersleri ile asimile etmek istiyorlar” ifadelerini kullandı.

    Gazi Metin Dede son olarak şunları söyledi:

    “Hak verilmez alınmalı, haksız kapı çalınmalı. ‘Susma sustukça sıra sana gelecek’ diye bir söz var. Susmanın zamanı değil. Ezilen toplumlar, Ezidiler, Kürtler, Türkler, Süryaniler Ermeniler biraraya gelerek ancak güçlü olurlar.”

    Elif TABAK/LONDRA

  • Hüseyin Gazi Metin uyardı: Bizi yakanların iftar sofrasında nasıl birlikte oluruz?

    Hüseyin Gazi Metin uyardı: Bizi yakanların iftar sofrasında nasıl birlikte oluruz?

    PİRHA- Hüseyin Abdal Ocağı Piri Hüseyin Gazi Metin Dede, Muharrem ayı ve matem orucu vesilesi ile her yıl tekrarlanan devlet erkanının Alevilerle iftar buluşmasını eleştirerek, iftarı düzenleyenlerin Alevi toplumunun hak ve taleplerine samimi yaklaşmadıklarını dile getirdi. Metin, Alevi temsilcileri de bu iftar sofralarına gitmemeleri için uyardı. 

    Sosyal medyadan matem ayına ve orucuna dair bir mesaj yayınlayan Hüseyin Gazi Metin Dede, iktidarın yas ayı nedeniyle düzenlediği iftara katılan ya da katılacak olan Alevi temsilcilerini uyardı.

    Metin, “Aliyi sevmek Alevilik ise ben de Aliyi seviyorum demeyle Alevi, Hüseyin’i anarak iftar sofralarında lokma yemekle Alevilik olmuyor” dedi.

    “İFTAR SOFRALARI KURANLAR, TEKBİRLERLE CANLARIMIZI KATLEDENLERDİ”

    “Alevi canlarımız Kerbela’dan günümüze kadar olan katliamları zaman aşımına uğratmadan telli kuran sazlarıyla, sözleriyle, ozanlarıyla dile getirdiler unutmadı unutturmadır” diyerek sözlerine başlayan Gazi Metin Dede şunları dile getirdi:

    “Tabi ki aydın, çağdaş insanlar, yazarlar kalemiyle destek verirken, düzen yanlısı yazarlar da Aleviliği Caferileştirme-Şiileştirme, Türk islam senteziyle Aleviler Türk oğlu Türktür, islamın özüdür, gözüdür diyerek şartı belli olan dinlerin içerisine yerleştirip bugünün Hınzır paşalarının katkılarıyla bazı dedeleri umreye, gri pasaportla Avrupa’ya göndermeyi ve dedeleri maaş peşinde koşturup devletin Alevisi olmayı başardılar. Matem Orucunda devlet büyükleri bakan, başbakan ve reisi cumhurlarıyla iftar sofralarında yan yana olduklarını, Tunç elinde bir dedenin kutsal dediği postundan kalkıp yer verdiğini, Ankara’da Sivas’da barış cemi yaptıklarını, Maraş’ta bir çok yerde aynı yöneticilerin emriyle barikatlarıyla karşılaştığımızı, tazyikli suları gaz bombalarıyla tekbirlerle katledilen canlarımızı anmaya izin vermediklerini yaşadık gördük.”

    “BİZİ ASANLARIN, YAKANLARIN İFTAR SOFRASINDA NASIL BİRLİKTE OLURUZ”

    “Aliyi sevmek Alevilik ise ben de Aliyi seviyorum demeyle Alevi, Hüseyin’i anarak iftar sofralarında lokma yemekle Alevilik olmuyor” diye tepki gösteren Gazi Metin Dede, kurulan iftar sofralarına Alevilerin oturmasının doğru olmadığının altını çizerek şunları vurguladı:

    “Önce bu yöneticilerle iftar yemeği yiyenlere soruyorum; kim bizim acımıza ortak olup Maraş’ı Sivas’ı benzeri yerleri utanç müzesi yaptı? Kim bizden asırlardır şeyhülislam fetvalarıyla astıkları, yaktıkları, yüzdükleri canlarımız için bu toplumda özür dilediklerini gördünüz mü ki iftar yemeklerinde barış ceminde birlik oldunuz? Alevilik, insanlık bu mu? Aliyi sevmek Alevilik ise ben de Aliyi seviyorum demeyle Alevilik, Hüseyin’i anarak iftar sofralarında lokma yemekle Alevilik olmuyor. Alevilik Şah Hüseyin, pirim Pir Sultanlar, Şeyh Bedrettinler, Kalender Çelebiler ve devrim şehitleri gibi ölmeden önce ölümsüzlüğünü kanıtlayıp, zalimin karşısında mazlumların yanında yer almakla oluyor. Ah Hüseyin vah Hüseyin deyip ağlamakla da olmuyor. Yezid’in saltanatına, halifenin kuvvetine biat etmeyen, boyun eğmeyen Hüseyin’in zalimlerin karşısında dik duruşu ve mazlumların yanında yer alması gibi ikrar vermekle oluyor.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gazi Metin Dede’den ‘Vakit varken televizyon kurulmalı’ çağrısı-VİDEO

    Gazi Metin Dede’den ‘Vakit varken televizyon kurulmalı’ çağrısı-VİDEO

    PİRHA – KHK ile ve RTÜK ile Alevi kanallarının kapatılmasına tepki gösteren Hüseyin Abdal Ocağı Dedesi Hüseyin Gazi Metin “Televizyonlarımızı kapattılar. Dilimiz duruyor ama seslenecek yerimiz kalmadı” dedi. Metin, vakit varken bir televizyon kurulması gerektiğini belirterek, “Sazımızı özgürce çalmalıyız” diye konuştu. 

    Haberin Videosu

    Geçtiğimiz yıl 15 Temmuz darbe girişimi gerekçe gösterilerek çıkarılan KHK ile birçok basın yayın kuruluşu hiçbir gerekçe gösterilmeden kapatılmıştı. Bu kanallar içerisinde Alevilerin sesi TV10 da yer alıyordu. Yol TV ise RTÜK tarafından yayını durduruldu.

    Tv10, birçok Alevi köyüne ulaşıp, onların sorunlarını, inançlarını, kültürünü ve dilini ekranlara taşıyarak milyonlara ulaşmasını sağlıyordu. Ayrıca birçok sanatçı, dede, Alevi kurumu ve ötekileştirilen, ezilen herkesi ekranlarına çıkararak sesini duyurmalarını sağlamış bir kanaldı. Ancak Alevilerin sesi TV10 kapatılarak Alevi toplumu bir kez daha yok sayıldı. Ve buna birçok Alevi kurumu, sanatçısı, izleyicisi ve pirlerinden, dedelerinden tepkiler geldi. Kendi lokmaları ile kurdukları TV’10’nun haksız hukuksuz bir şekilde kapatılmasına sert tepkiler göstererek, yapılan bu yanlıştan derhal dönülmesi gerektiğini talep ediyorlar.

    Alevi televizyon kanallarının kapatılmasının eksikliğini duyan Hüseyin Abdal Ocağı Dedesi Hüseyin Gazi Metin, Alevilerin yeniden bir televizyon kanalı kurması gerektiğini Pir Haber Ajansına anlattı.

    “VAKİT VARKEN TELEVİZYON KURULMALI”

    Alevi televizyonlarının kapatılmasına sert tepki gösteren Gazi Metin Dede, “Dilimiz duruyor ama seslenecek yerimiz kalmadı. Parayla adamı gömmezler. Vakit varken televizyon kurulmalıdır. Ve Gazi Metin Dedeler burada sazını özgürce çalmalıdır” diye konuştu.

    Gazi Metin Dede, “Avrupa’da hep ben şunu sordum. Avrupa’ya geldin ne yaptın? Bana ‘Atınoluk’ta yazlığım, Marmaris’te kışlığım, falan yerde şuyum filan yerde buyum var’ diyorlar. Hep kıyılarda dolanıyorlar. Ancak evde çocuğunu kazanabildin mi? Anadolu kimliğini Anadolu yaşantısını çocuğuna verebildin mi? Veremediysen senden daha fakir adam yoktur” ifadelerini kullandı.

    “KANALLARI KENDİLERİNE YALVARTMASINLAR”

    “İnsanın parası, pulu olabilir” diyen Hüseyin Abdal Ocağı Dedesi Hüseyin Gazi Metin, son olarak şunları kaydetti:

    “İnsanı para ve pulla gömmüyorlar. Bu kanalları kendilerine yalvartmasınlar. Bu kanallara yalvarsınlar ve ellerini vicdanlarına koysunlar.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi köyü Kötüre’nin alt yapısını köylüler kendi imkanlarıyla yaptı-VİDEO

    Alevi köyü Kötüre’nin alt yapısını köylüler kendi imkanlarıyla yaptı-VİDEO

    PİRHA-Maraş’ın Afşin ilçesine bağlı bir Alevi köyü olan Kötüre Köyü’nün alt yapısını köylüler kendileri yaptı. Kötüre Köyü’nün nüfusunun büyük bölümü yurt dışında yaşıyor. Yazın köye gelen köylüler burada evlerini tekrar yaptırarak yurt dışında yaşayan yeni nesilleri kendi köylerine kazandırabilmeyi amaçlıyorlar.

    Haberin Videosu

    Her Alevi köyü gibi Kötüre Köyü de dışarıya göç vermiş, kışın boş, yazın ise şenlenen köylerden. Maraş’ın Afşin ilçesine bağlı olan köyün kanalizasyon sisteminden tutun ana yoldan köye gelen yolun menfezleri, köprüleri ve asfaltına kadar kendi imkanlarıyla yapan köylüler  hiçbir yerel belediyeden destek almamış.

    Kötüre Köyü’nün nüfusunun büyük bölümü yurt dışında yaşıyor. Yazın köye gelenler burada evlerini tekrar yaptırarak yurt dışında yaşayan yeni nesilleri kendi köylerine kazandırabilmeyi amaçlıyorlar.

    “10, 15 AİLEYİ GEÇMİYOR”

    Ailesi köyden göçüp Britanya’ya yerleşen Britanya Alevi Federasyonu Başkanı (BAF) İsrafil Erbil, Maraş Katliamı’ndan doğrudan etkilenen köylülerin olduğunu söylüyor. Erbil, konuşmasına şöyle devam ediyor:

    “Maraş Katliamı, Çorum Katliamı arkasından 12 Eylül bütün bunları üst üste koyduğumuzda zaten nüfusa da yetersiz gelen o arazi yapısından kaynaklı yaşam koşulları ortadan kalkmış ya da en azından zorlamış. Bu nedenle yurt dışına daha farklı şehirlere göç etmiş 2 binin üzerinde bir nüfusu var. Şu anda kışları köyde yaşayan sayı çok az. 10, 15 aileyi geçmiyor.”

    “DIŞARIDAN ÇOK ZİYARET ALIYOR”

    Kötüre Köyü’nün aynı zamanda Aşık Meluli’nin de köyü olduğunu da ekleyen Erbil, “Meluli burada önemli bir ekol. Meluli geleneği, Meluli’den köylülerin aldığı o ilham, onun felsefesi konuşulur. Ciddi anlamda dışarıdan da çok ziyaret alan bir köy bu anlamda.” diyor.

    “KÖYÜN ALT YAPISINI KÖYLÜLER KENDİ İMKANLARIYLA YAPTI”

    2005 yılında kurulan Kötüre Köyü Geliştirme ve Güzelleştirme Vakfı aracılığıyla köyde yatırımlar yapıldığını söyleyen Erbil, şunları ifade etti:

    “Köyün alt yapısı, kanalizasyon sisteminden tutun anayoldan köye gelen yolun menfezleri, köprüleri, asfaltı, bütün evlerinin yenilenmiş olması bunları köylüler kendi imkanlarıyla yaptılar. Bu anlamda devletten ya da yerel belediyelerden herhangi bir yardım almış değiliz. Hatta en son parke taşlarla ilgili bazı sözleri vardı onu da yerine getirmediler. Zaten siyasal olarak da daha çok muhalif partilere ya da sosyal demokrat partilere, sol partilere oy veren bir köy. Bu nedenle Afşin gibi Maraş gibi daha çok sağdan beslenen ya da sağ partilerin güçlü olduğu bir alanda devletin yardım etmesi hem Alevi kimliğiyle hem o soldan bakan kimlikle çok mümkün değil. Tamamen insanların kendi gücüyle özellikle göçmen koşullarında gittikleri yurt dışında çocuklarının o yardımlarıyla kendi emekleriyle gönderdikleri paralarla bu alt yapıların yapıldığı bir köy.”

    “KÖY TERK EDİLİR DİYE KORKUYORDUM”

    20 sene köyün muhtarlığını yapan Arif Sil, köyün eski dönemlerini şöyle anlatıyor:

    “Bu köyde ben muhtarken tek telefon vardı. Cumartesi Pazar bütün ailece bu köyü toplardık dolar boşalırdı sıraya geçerlerdi ki oğlumla kızımla görüşeyim diye. Hiç ev yoktu, ilk evi ben yaptım. Köy terk edilir diye korkuyordum. Sonradan birkaç arkadaş teşebbüs etti buraya gelmeye. Yardımcı oldum, belediyeden araç gereç getirdim temelini attırdım bu duruma geldi.”

    “5, 6 TANE YAŞLI VARIZ”

    Eskiden köyün çok büyük olduğunu ve Afşin’in ilk belediyeliğinin bu köye geldiğini söyleyen Sil, köyün belediyeliği kabul etmemesi üzerine başka yerlere verildiğini ve böylece göçlerin başladığını belirterek “Sonradan burada kalan insanlar hep Avrupa’ya taşındı. Burada kalan şimdi 5-6 yaşlı varız. Kimse yok. Yaz gelince doluyor” diyor.

    “KIŞIN TERK EDİLMİŞ, YAZIN ŞEN OLUYOR”

    Arif Sil, köyden göçüp gidenlerdense taleplerini şöyle ifade ediyor:

    “Emekliler, yaşlılar benim gibi gelse köyünde kalsalar, şen etseler çok iyi olacak. Herkes gidiyor ıssız kalıyor köy. Bu durumda da biraz zor oluyor. Terk edilmiş bir durumda oluyor kışın, ama yazın şen.”

    “AKRABAYIZ, KÖYÜN GEÇMİŞLERİNİ SAYGIYLA ANIYORUM”

    Hüseyin Abdal Ocağı dedelerinden Hüseyin Gazi Metin ise araştırmalar sonucu Kötüre Köyü ile akraba olduklarını öğrendiklerini ifade ederek şöyle konuşuyor:

    “Bu köylüler Çamşıh’a da uğramış Derviş Mehmet’ten gelmişler. Tanıştık. Meluli Baba ile de birkaç sefer oturup kalkmam oldu. Bugün de buraya geldim. Meluli Baba’yı bu köyün geçmişlerini ben saygıyla bir Alevi dedesi olarak anıyorum.”

    Metin, son olarak bir Meluli Baba nefesiyle O’nu da anıyor.

    İsmet SEFER/Suay ABAK
    MARAŞ

  • ‘Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmak inancımızın bir parçasıdır’-VİDEO

    ‘Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmak inancımızın bir parçasıdır’-VİDEO

    PİRHA – Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmak ve katliamı lanetlemek için Maraş’a giden Alevi kurum temsilcileri Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAVK) Nurhak Cemevi’nde canlarla buluştu.

    Haberin Videosu

    Alevi kurum temsilcileri ve dedelerden oluşan heyet Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Nurhak Şubesi ve Cemevi’nde Nurhak halkı ile cemal cemale oldu. Maraş Katliamı’yla ilgili sohbetlerin edildiği toplantıda divanda Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Onursal Başkanı Turgut Öker, Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Başkanı İsrafil Erbil, Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkan Yardımcısı Nurettin Aksoy, Pir Süleyman Deprem ve Hüseyin Abdal Ocağı Dedesi Hüseyin Gazi Metin yer aldı.

    Nurettin Aksoy Dede toplantı öncesi gülbeng okudu.

    “EN GÜZEL CEMLER HAK ARAMADA YAPILIR”

    Maraş Katliamı ile ilgili dörtlükler okuyan Hüseyin Gazi Metin dede şunları belirtti: “Ne kadar davanıza sahip çıkarsanız dede olarak bizleri o kadar mutlu edersiniz. Kerbela bitmedi devam ediyor. Devam etmemesi için kimliğinize sahip çıkın. En güzel cemler meydanlarda yapılır. En güzel cemler hak aramada yapılır. Sazımızla sözümüzle meydanlarda hakkımızı arayacağız.”

    Sanatçı Hüseyin İpek, Hüseyin Gazi Metin dededen rızalık alarak deyişler okudu.

    “CANLARIMIZI ANMAK YOLUMUZUN, İNANCIMIZIN GEREĞİDİR”

    Açılış konuşmasını yapan AABK Onursal Başkanı Turgut Öker, 39 yıl önce yaşanan katliamı önleyecek imkanları olmadığını, ancak katledilen canları anmanın Alevi inancının gereklerinden olduğunu kaydetti. Yakın tarihlerde yaşanan katliamların anılmadığı taktirde yeni katliamlara zemin hazırlanacağına dikkat çeken Öker, “Bu çabamız bir daha bu katliamlar yaşanmasın diyedir. Bu yolda şehit düşmüş canlarımızı anmayı inancımızdan bir parça olarak görüyoruz. Bu yolda başını vermiş canlarımızı anmadan cemlerimizde birleme yapamayız. Canlarımızı anmazsak yolumuzdan sapmış oluruz. 2 Temmuz’da Madımak’ın önünde olmak, 3 Temmuz’da Çorum’da olmak, 19-24 Aralık’ta Yörükselim’de olmak yolumuzun gereğidir” dedi.

    “YEZİT ZİHNİYETİNE TESLİM EDİLEMEYECEK KADİM TOPRAKLAR”

    Öker’in ardından söz alan PSAKD genel Başkanı Gani Kaplan, 20 yıl önce Maraş’a geldiğinde “Aleviler bu toprakları neden terk etti?” diye düşündüğünü belirterek devletin bu topraklarda amacına ulaştığını, Maraş’ın yurt içi ve yurt dışına birçok göç verdiğine işaret etti. Dışarıya göç edenlerin bu topraklara tekrar dönmeleri gerektiğini ifade eden Kaplan, “Bu topraklar Yezit zihniyetine, Muaviye zihniyetine teslim edilemeyecek kadar kadim topraklardır” dedi.

    “ALANLARDA SİZLERİ YANIMIZDA GÖRMEK İSTERİZ”

    Tarih boyunca bir inancı yok etmek için önce ibadethanelerinin ele geçirildiğine dikkat çeken Kaplan, bugün Alevi dergahlarının işgal altında olduğunu, bu dergahları Alevilere tekrar kazandırmak için mücadele ettiklerini ve haberleşmelerini de televizyon kanalları sayesinde yaptıklarını kaydetti. Kapatılan TV 10 ve YOL TV’nin bu konuda çabalar sarf ettiğini de vurgulayan Kaplan, “Kanallarımızı da yeniden kazanmak için mücadele veriyoruz. Ancak bu mücadele tek başına kurum başkanlarının mücadelesi değil. Alanlarda sizlerin haklarını savunurken sizleri de yanımızda görmek isteriz” şeklinde konuştu.

    “ŞEHİT OLAN TALİBİMİ ANAMIYORSAM DEDELİK GÖREVİMİ YERİNE GETİREMEM”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu adına konuşan Nurettin Aksoy, Maraş Katliamı yaşandığında 18 yaşında olduğunu ve Çorum’da kendi mahallesinde bir buçuk yıl boyunca nöbet tuttuğunu ifade ederek şöyle devam etti.

    “Maraş’ın sesine ses veremedik. Çorum’da kendi can derdimize düştük. Bir buçuk yıl sonra Çorum’da aynı zihniyet katliam yapmaya kalkıştı. Çorum’da katliam amacına ulaşsaydı Amasya’da da olacaktı, Tokat’ta da olacaktı. Onun için biz Maraş’ı unutursak, Çorum’u unutursak, Sivas’ı unutursak daha çok katliam olur. Canlarımızı anmak bizim erkanımız, inancımız. Eğer ben şehit olan talibimi anamıyorsam, onun öldürüldüğü yerde cem olamıyorsam ben inancımı yerine getirmemiş olurum. Dedelik görevimi yerine getirmemiş olurum.”

    “NURHAK TARİH BOYUNCA ZULME BAŞKALDIRANLARA MİHMANDARLIK YAPTI”

    Aksoy’un ardından konuşan Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Başkanı İsrafil Erbil, Nurhak’ın Alevi tarihindeki yerine ve önemine dikkat çekerek şöyle konuştu.

    “Nurhak zulme başkaldıran Kalender Çelebi’yi ve binlerce canını mihman eyledi. Onlar hiçbir yere sığınamadı Nurhak’a sığındı. Yüzyıllar sonra bu ülkenin devrimcilerine mihmandarlık yaptı. Bugün bize mihmandarlık yapıyorsunuz. Maraş’ta katledilen canlarımızı anmak için birkaç gün öncesinden burayı ziyaret etmemiz sizden aynı yardımı beklediğimizi gösteriyor. Kaybettiğimiz tüm canların devirleri daim olsun.”

    “İNKAR VE ASİMİLASYON POLİTİKALARI TÜM DEVLETLERİN POLİTİKASI”

    Erbil’in arkasından söz alan Sinemilli Ocağı pirlerinden Süleyman Deprem, Alevilere yönelik inkar ve asimilasyon politikalarının tüm sistem ve devletlerin genel politikası olduğuna vurgu yaparak, günümüzde zorunlu din dersleriyle Alevi çocuklarının kendi değerlerinden kopartılmaya başlandığını belirtti.

    Alevilerin aralarında fark gözetmeksizin Alevi kurumlarına sahip çıkmaları gerektiğini ifade eden Deprem, Alevi yol ve erkanının bozulmaması için gençlerin ve çocukların kurumlarda bir araya gelmelerinin sağlanması gerektiğini belirterek “Var olmak için hür olmak lazım, hür olmak için de bir olmak lazım” sözleriyle konuşmasını bitirdi.

    Ardından söz alan yurttaşlar Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmak sadece Alevilerin değil bütün ötekileştirilenlerin bir araya gelmeleri gerektiğini vurguladılar.

    “İNSANLIK SUÇLARINDA ZAMAN AŞIMI OLMAZ”

    Kısa bir konuşma yapan Nurhak Belediye Başkanı Ahmet Akkuş, cemevlerinin ibadethane olarak sayılabilmesi için top yekun mücadele etmek gerektiğini belirterek katliamların insanlık suçu olduklarını ve insanlık suçlarında zaman aşımı olamayacağını vurguladı.

    “NEDEN ALEVİLER SİGORTA? BİZİM SİGORTAMIZ ATTI”

    Akkuş’un ardından tekrar söz alan Hüseyin Gazi Metin Dede, “Aleviler cumhuriyetin sigortasıdır” sözlerini hatırlatarak “Koçgiri’de sigortamız attı, Maraş’ta attı, Sivas’ta attı, artık sigorta tutmuyor. Neden bu ülkede 6, 7 bakanlık kadar bütçesi olan Diyanet sigorta değil de Aleviler sigorta? Bu gidişle sigortanın tutması mümkün değil” dedi.

    Maraş katliamı tanığı Elif Tabak ise Maaş Katliamı’nı yaşamış birisi olarak 34 yıl boyunca Maraş’a giremediğini, sadece araçlarla Yörükselim Mahallesi’ne gittiğini söyledi. Maraş’ın sokaklarında gezmekte sıkıntı çektiğini, hala o günleri hatırladığını kaydeden Tabak, Maraş Katliamı’nda kaybedilen tüm canların sahiplenilmesi gerektiğini belirtti.

    İsmet SEFER/Suay ABAK
    MARAŞ

     

  • ‘Dedeler çağdaş, devrimci olmalı; dik duramıyorlarsa dedelik yapmasınlar’-VİDEO

    ‘Dedeler çağdaş, devrimci olmalı; dik duramıyorlarsa dedelik yapmasınlar’-VİDEO

    PİRHA – Dedelerin çağdaş ve devrimci olması gerektiğini söyleyen Hüseyin Gazi Metin Dede, dedelerin söyledikleriyle toplumu ikna etmesi ve insanları eğitmesi gerektiğini belirtti. Gazi Metin, dedelerin zorunlu din dersine kaşı da mücadele etmeleri gerektiğinin altını çizdi. 

    Haberin Videosu gelecek…

    Alevi Dedelerinin görevlerini PİRHA’ya anlatan Hüseyin Abdal Ocağı Dedesi Hüseyin Gazi Metin,  “Dedelerin kendini iyi yetiştirmesi, aydın, çağdaş ve devrimci olması lazım” dedi.

    Benlikten uzak durulması gerektiğini belirten Gazi Metin Dede, cemlerin devlet için değil bu cehenneme dönmüş dünyanın cennete dönmesi için yapılması gerektiğini savundu.

    Gazi Metin Dede, dedelerin görevinin toplumu ileriye götürmek olduğunu ifade etti ve sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Marks da Lenin de Enver Hoca da tüm devrimciler Anadolu pirlerinden devrimciliği öğrenmişlerdir. Pir Sultan bunların hepsinden önce, benim Hallacı Mansur’um bunlardan önce, derisi yüzülen Seyit Nesimi’m bunlardan önce, Şeyh Bedreddin yarın yanağından gayrı ortaklığı savunanlar bunlardan önce.”

    “DEDELER ZORUNLU DİN DERSİNE KARŞI MÜCADELE ETMELİ”

    “Her sene Muharrem ayında dik duracağımıza, boyun eğmeyeceğimize, sağlam olacağımıza ikrar veriyoruz” diyen Hüseyin Gazi Metin Dede, şunları kaydetti:

    “Dedelerin de dik durması lazım. Aç kalsalar da alçalmamaları lazım. Hele düzenin çarkına girmemeleri lazım. Bütün Dedelerin görevlerinden biri de, zorunlu din derslerinin kalkması için sonuna kadar mücadele vermeleridir. Bir başla mücadele verilmez. Benim babamın, sülalemin, ceddimin sırtında duvar ördüler, başını kesip duvar yaptılar. Bunların derdi bir tek maaş mıdır? Bir maaş için mi biz bu kadar katledildik. Dedeler biraz utansınlar. Aç kalsınlar alçalmasınlar. Eğer ki dik duramıyorlarsa dedelik yapmasınlar. Ocaklarına zarar verirler. Kendi bulundukları ocaklara zarar verirler. O ocaklar ki hiç satılmamışlar, dik durmuşlar. Bütün yasaklara rağmen cemlerini yürütmüşler. Belli kurallarıyla, kadınlarıyla, erkekleriyle cemlerini yürütmüşler.”

    Hüseyin Gazi Metin Dede, “58 tane İslam ülkesi var. 58’i de kadınıyla erkeğiyle toplumu geri götürmeye çalışıyorlar. Dedelerin görevi; ileriye götürmektir. Devrimcilere saygılı biriyim, 12 Eylül’ü de yaşamış biriyim” dedi.

    “ALEVİLER NE YASAKSA ONU KUTSAL BİLİR”

    “Aleviler ne yasaksa onu kutsal bilirler” diyen Gazi Metin Dede, bunu şöyle açıkladı:

    “Evim bana cennet, eşim de bana huri desinler. Huri 14 yaşındaki kız çocuklarıdır, Kur’an okuyanlar bilirler. Onun için Alevilik ahiretteki şerbeti beklemezler. Bu dünyada demini alırlar. Aleviler ne yasaksa onu kutsal bilmişler. Kadın eli sıkmak yasak demişler, onlar cem yaptırmışlar. Kendinden olmayanlara gavur demişler, Aleviler 72 millet insandır demişler. Dedenin birine sormuşlar; sizde oruç yok, namaz yok, zekat yok, Hacca gitmek yok, 5 şarttan biri yok. Dede ise 5 şartın dışında ne varsa bizim demiş. Eline, beline, diline sahip olmak, aşına, eşine, işine sahip olmak, dil, din, ırk, mezhep, renk, kadın, erkek insan ayrımı yapmamak, yarın yanağından gayrı ortak olmak, bir üzümü 40’a pay etmek.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Gazi Metin Dede’den Alevi kadınların başını örtmesine eleştiri: Bilgiyle örtünmeliler-VİDEO

    Gazi Metin Dede’den Alevi kadınların başını örtmesine eleştiri: Bilgiyle örtünmeliler-VİDEO

    PİRHA- Hüseyin Abdal Ocağı Dedesi Hüseyin Gazi Metin, cemlerde kadınların başını örtmesini eleştirdi. “Kadınlar dişi olmamalı kişi olmalı diyen Metin Dede’ye göre kadınlar bilgiyle örtünmeli.    

    Haberin Videosu

    Hüseyin Abdal Ocağı Dedesi Hüseyin Gazi Metin, son zamanlarda cemevlerinde ibadet sırasında kadınların örtünmesini, harem selamlık durmasını eleştirdi.

    PİRHA’ya konuşan Metin, “Bugün eleştirilecek cemevleri de var eleştirilmeyecek cemevleri de var. Ben 80 yaşına geldim. Bir dede olarak Avrupa ve Türkiye’de duaları ne Arapça okudum ne de harem selamlık yaptırdım. Çoğu yerde kadınların bilgi ile örtünmesini istedim. Şununla, bununla kadın örtünemez. Bilgi ile örtünmelidir” dedi.

    “Eğitim alan ve bilgi edinen kadın hem örtünmüştür hem de kendini korumayı bilir” diyen Dede Hüseyin Gazi Metin, “Ancak eğitimsiz ve cahil biri ise çuvalın içine de koysan eksik etektir, zavallıdır, cariyedir, kuldur ve köledir. Eğer tamamen Arap kültürüne uyacaksak Arap erkeklerinin de çoğunun başı kapalıdır” ifadelerini kullandı.

    “KADINLAR DİŞİ OLMAMALI KİŞİ OLMALI”

    Erkek başını, kolunu açtığında ve kısa pantolon giydiğinde tartışılmadığına vurgu yapan Metin, “Kadın başını, kolunu açtı mı günahtır. Bu düşüncelerin çoğunu ise kadınlar kendileri yaratıyor. Cumhuriyetin yanlışı da vardır, doğrusu da vardır. Doğrularından biri kadınlardan peçeyi, türbanı ve örtünmeyi kaldırmıştır. Kadınlar seçer ve seçilir. Kadın Alevi toplumunda dişi olmamalı kişi olmalıdır” diye konuştu.

    Hüseyin Abdal Ocağı Dedesi Hüseyin Gazi Metin, kadınlara yönelik yapılan ayrıma ilişkin şu şiiri okudu:

    “Şeriat gözü ile kadına bakmam,

    Bu çağda yerini alsın kadınlar.

    Öcü yapıp çarşafa sokmam,

    Hür olsun, yaşasın, gülsün kadınlar.

    Anamız, bacımız, yârimiz kadınlar,

    Kalbe ışık tutan nurumuz kadın,

    Onsuz yaşam olmaz varımız kadın,

    İlimle, bilimle dolsun kadınlar.

    Eri evliyayı kadın üretti,

    Nice Peygamberi kadın yarattı, gericiler onu bir öcü etti.

    Şeriatı nerden bilsin kadınlar.

    Her sahada her yerde eşit olalım, ele, bele, dile sadık kalalım.

    Helalinde tek bir kadın alalım.

    Başımızın tacı olsun kadınlar.

    Gazi metin kadın sansürsüz olsun,

    Yaşam savaşında yerini alsın,

    Ben çağdaşım diyen meydandan yerini alsın.

    Hürriyet türküsü çalsın kadınlar.”

    “KADIN DOĞURGAN VE YER TANRISIDIR”

    “Birileri kadının elini sıkamazken, benim dönemimde benim babaannem, posta oturup cem yapıyordu” diyen Hüseyin Gazi Metin Dede şöyle devam etti:

    “Abdal Musa’ya cemi öğreten ve bir ana olan Fatma Ana’dır. Hacı Bektaşi Veli’nin Anadolu’da tutunmasını sağlayan, misafir eden, öncülük eden İdris’in kızı Fatma Ana’dır. Cemlerde gönül abdesti diye el suyu konulur. O suyu erkek önce kadının eline döker. Çünkü kadın doğurgan ve yer Tanrısı’dır. Kutsaldır. Ve kadın Alevi toplumunda her zaman bir adım önde olması lazım.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Hüseyin Gazi Metin Dede: Semahı gösteriş haline çevirdiler-VİDEO

    Hüseyin Gazi Metin Dede: Semahı gösteriş haline çevirdiler-VİDEO

    PİRHA – Semah dönenlere ekip denilmesine Hüseyin Abdal Ocağı Piri Hüseyin Gazi Metin Dede’den tepki geldi. Gazi Metin, “Semahı gösteriş haline çevirdiler. Semah hocalarının her biri ayrı ayrı semah öğretmeye başladı” dedi.  

    Haberin Videosu

    Hüseyin Abdal Ocağı Piri Hüseyin Gazi Metin Dede semahın ekip olarak nitelendirilmesine ve cemevlerinde kadınların haremlik selamlık oturtulup, örtünmesine ilişkin Pir Haber ajansına konuştu.

    Semahın ekip olarak ifade edilmesinin yanlış olduğunu belirten Gazi Metin Dede, “Semah doğaldır. Semah dönülürken bu elbiseyi ya da şu elbiseyiyi giyeyim olmaz. Semah dönülürken üstünde ne varsa onla semah dönülür. Bugün ise semah dönülen kızlarımızın çoğu allı pullu giysiler giymeye başladılar” diye konuştu.

    Eskiden semah dönmek için özel bir ekibin olmadığına dikkat çeken Gazi Metin, “Eskiden cem yapıldığında halkın arasında yaşlı genç kim varsa kalkıp elbisesi nasıl olursa olsun hak için semah dönerdiler. Semahı gösteriş haline çevirdiler. Semah hocalarının her biri ayrı ayrı bir semah öğretmeye başladı” şeklinde konuştu.

    (HABER MERKEZİ)