Etiket: hüseyin gümüş

  • Yazar Gümüş: Madımak katliamcılarına verilen söz yerine getirildi-VİDEO

    Yazar Gümüş: Madımak katliamcılarına verilen söz yerine getirildi-VİDEO

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı Davası’nın zaman aşımına uğratılmasına dair konuşan Yazar Hüseyin Gümüş, “Katliamı yapanlara biz sizi koruruz sözü verilmişti ve verilen söz yerine getirildi” diye belirterek, halk muhalefetinin güçlenmesi çağrısında bulundu.

    Tarih 2 Temmuz 1993’ü gösterdiğinde bütün dünyanın gözü önünde 33 yadın, yazar, sanatçı, Sivas Madımak Oteli’nde katledildi. Katliamın arkasındaki güçler geçen 30 yılda açığa çıkarılmazken, katliama katılan isimler ya firar etti yada affedildi.

    Dava süreçlerinde katliamda yakınlarını kaybedenler, katliamı yapanlar tarafından tehdit edilip hakaretlere maruz kalırken, mahkeme heyetleri yaşananları seyretmekle yetindi.

    Son olarak 3 firari sanık üzerinden yürütülen Madımak davası 14 Eylül 2023’te zaman aşımına uğratıldı. Firarilerin adresleri bilinmesine rağmen Türkiye tarafından usulünce iadeleri talep edilmediği için sanıklar mahkemeye getirilmedi. 10 yıllık yargılamanın ardından dava zaman aşımına uğratıldı. Müşteki avukatları, süreci İstinaf Mahkemesi’ne taşırken, şimdi gelecek karar doğrultusunda yeni girişimlerde bulunulacak.

    Sivas Madımak Davası‘na dair PİRHA‘ya değerlendirmede bulunan Yazar Hüseyin Gümüş, Pir Sultan Abdal Kültür etkinliklerinin Kültür Bakanlığı’nın teşvikiyle Sivas merkeze alındığını hatırlatarak, “Ancak bir operasyonla Madımak Oteli yakıldı, yakınında bulunan emniyet ve askeriye bu katliamı izledi” dedi.

    “KATLİAMI YAPANLARA BİZ SİZİ KORURUZ SÖZÜ VERİLMİŞTİ

    Katliam dosyasının bilerek zaman aşımına uğratıldığını belirten Gümüş, “Katliamı yapanlara ‘biz sizi koruruz’ sözü verilmişti ve verilen söz yerine getirildi” diye konuştu.

    “HALK MUHALEFİ GELİŞTİKÇE BU SÜREÇ DEĞİŞECEKTİR”

    Yazar Gümüş, Türkiye ve Avrupa’da tepkilerin geldiğini vurgulayarak, “Mevcut hükümet ne Anayasa ne de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Demirtaş, zorunlu din dersi, Alevilik ile ilgili kararlarına uymuyor. Halk muhalefeti geliştikçe bu süreç değişecektir” ifadelerini kullandı.

    Fatoş SARIKAYA-Diren KESER/MERSİN

    İLGİLİ HABERLERİ

    Sivas Katliamı Davası’nda utanç karar: Katliam zaman aşımına uğratıldı- VİDEO

    Sivas Katliamı Davası kararına tepki: Bu davayı mahşere bırakmayacağız- VİDEO

     

  • Mersin Edebiyat Sanat Kampı’nda Tahtacı kültürü konuşuldu- VİDEO

    Mersin Edebiyat Sanat Kampı’nda Tahtacı kültürü konuşuldu- VİDEO

    PİRHA- 3. Mersin Edebiyat Sanat Kampı etkinlikleri kapsamında ‘Toroslar’dan Marmara’ya Tahtacı Kültürü ve Doğası’ konulu panel gerçekleşti. Panelde Tahtacı kültürü, tarihsel yolculukları ve doğa ile ilişkileri konuşuldu.

    Bu yıl 3’ncüsü düzenlenen Mersin Edebiyat Sanat Kampı, Kızılkaya köyünde yapıldı. Sanat kampında söyleşi, panel, sergi, dans gösterimi ve konserler başta olmak üzere birçok etkinlik Mersinlilerle buluştu.

    Kampın kapanışı ise ‘Toroslar’dan Marmara’ya Tahtacı Kültürü ve Doğası’ konulu panel ile yapıldı. Panelden önce Çamalanlı köylüler mengi oynadı.

    Moderatörlüğünü Zeliha Aydın Kelekçi’nin yaptığı panelde Yazar Celal Necati Üçyıldız, Tahtacılar Derneği Genel Başkanı Sami Akgün, Araştırmacı-Yazar Ali Aksüt ve Yazar Hüseyin Gümüş konuşmacı olarak yer aldı.

    “TAHTACILARDA KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ VAR”

    Panelde; Tahtacıların kültürü, yerleşim yerleri, halk oyunları, Tahtacılıkta kadının yeri ve önemi, Tahtacıların doğa ile ilişkisi, ozan geleneği başlıkları konuşuldu.

    Zeliha Aydın Kelekçi, Tahtacı kültüründe kadınların önemine değinerek, “Tahtacı kadınlar güçlüdür. Tahtacı kültürünü var eden, onu farklı kılan kadınların erkeklerle eşit alanda hem ormanda çalışması, hem de kültürü ayakta tutmasıdır” dedi.

    Tahtacılar Derneği Genel Başkanı Sami Akgün, bu derneği kurmaktaki amaçlarını anlatarak, “Bu dernek üzerinden Türkiye’deki bütün Tahtacıları örgütlemek gibi bir hedefimiz var. Bu vesileyle ülkenin birçok yerinde benzer dernekler kuruldu. Onlarla iyi ilişkiler içerisindeyiz” diye konuştu.

    Yazar Celal Necati Üçyıldız ise Tahtacıların yerleşim sistemini, Tahtacı adının nereden geldiği hakkında bilgi verdi.

    “TAHTACILAR KENDİNE HAS BİR TOPLUM”

    Yazar Hüseyin Gümüş, yapılan birçok araştırma sonucunda Tahtacıların kendine has bir toplum olduğunu belirterek, “Tahtacıların kendine has inancı ve kültürü olan bir topluluktur. Kavga etseler dahi silah kullanmazlar, kaba kuvvetten hoşlanmazlar. Doğa ile iç içeler ve geçimlerini ormandaki ağaçlardan sağlarlar. Ağaçları keserken onlardan özür dileyen, oldukça kendine has bir topluluktur” ifadelerini kullandı.

    “MANİ DİNİNİN İÇİNDEN GELDİLER”

    Tahtacıların yerleşim yerleri ve tarihi hakkında bilgi veren Araştırmacı-Yazar Ali Aksüt ise onların Uygur ve Göktürklerin bakiyeleri olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

    “Uygur coğrafyasındaki mani dininin içinden geldiler. Semahlarıyla, mengileriyle, folklora aşırı düşkünlükleriyle geldiler. O insanlar ibadetlerini sonbaharda kadınlı erkekli yapıyorlar. Ve ibadetlerinde saz çalıp raks ediyorlar.”

    Sabri Meral

     

  • Sanatçı dostlarından Yılmaz Çelik’e destek mesajı: Serbest bırakılsın-VİDEO

    Sanatçı dostlarından Yılmaz Çelik’e destek mesajı: Serbest bırakılsın-VİDEO

    PİRHA – Geçtiğimiz 10 Aralık tarihinde tutuklanan Dersimli sanatçı Yılmaz Çelik için sanatçı dostları hazırladıkları video ile serbest bırakılması çağrısında bulundu. 

    Haberin Videosu

    8 Aralık akşamı Dersim’de verdiği konser sonrası gözaltına alınarak tutuklanan Sanatçı Yılmaz Çelik için sanatçı dostları hazırladıkları video ile serbest bırakılmasını istedi.

    Aralarında Arif Sağ, Tolga Sağ, Erdal Erzincan, Mercan Erzincan, Belkıs Akkale, Metin Kahraman, Hüseyin Turan, Erkan Oğur,İsmail Hakkı Demircioğlu, Muharrem Temiz, Ahmet Aslan, Onur Akın, Edip Akbayram, Selçuk Balcı, Feryal Önel, Apolas Lermi, Zeynep Bakşi Karatağ, Ahmet İhvani, Grup Abdal, Mehmet Akbaş, Burhan Şeşen, Mehmet Gümüş ve Haluk Çetin bulundğu sanatçıların çağrısı sosyal medyada büyük ilgi topladı.

    Yılmaz Çelik’in bu ülkenin gerçek bir hafızası olduğunu belirten dostları, Çelik’in yargılanmasını doğru bulmadıkları ifade etti. Sanatçıların yerinin hapishaneler değil sahneler olduğunu vurgulayan Çelik’in dostları, bir an önce serbest bırakılmasını talep ettiler.

    Dayanış mesajlarından başlıklar şöyle:

    “YILMAZ ÇELİK HALKIN SANATÇISIDIR, SERBEST BIRAKILSIN”

    Belkıs Akkale: Yılmaz Çelik halk müziğine katkıları olan bir kardeşimdir.

    Erdal Erzincan: Yılmaz Çelik bu ülkenin gerçek bir hafızasıdır. Yalansız ve hilesiz.

    Mercan Erzincan: Yılmaz Çelik halkın sanatçısıdır. Sanatçıların yeri sahnelerdir.

    Sabahat Akkiraz: Daim Baba’nın sözünde olduğu gibi, ‘Nede olsa kışın sonu bahardır, buda gelir buda geçer’. Türküler söyleriz yakında.

    Arif Sağ: Yılmaz Çelik o bölgenin müziğini çok iyi yapan biridir.

    Tolga Sağ: Bugüne kadar Yılmaz’ın şahit olduğum tek suçu; dostluğu, insan sevgisi ve ülkesinin kültürel değerlerine aşık olmak.

    Onur Akın: Yılmaz Çelik’e özgürlük diyorum. Yılmaz Çelik’e ve sanata uzanan eller artık uzanmasın, yeter.

    Metin Kahraman: Bu haksız tutuklamaları protesto ediyoruz, kınıyoruz.Arkadaşımızın en kısa zamanda serbest bırakılmasını talep ediyoruz.

    Erkan Oğur: Yılmaz Çelik arkadaşımızın çok güzel çalıp söyleyen, yöresinin dilini güzelce sunan önemli bir sanatçı. İçerilerde ne işi var.

    Mehmet Aktaş: Değerli ozanımız Yılmaz Çelik’in bu haksız tutsaklığına bir an önce son verilmesini talep ediyoruz.

    Feryal Öney: Değerli arkadaşımız Yılmaz Çelik’in yargılanmasını doğru bulmuyoruz. Bir an önce adalet yerini bulmalı.

    Apolas Lermi: Munzur’un sesi, Dersim’in ozanı Yılmaz Çelik’in özgürlüğüne kavuşması umuduyla.

    (HABER MERKEZİ)