PİRHA- Didim Cemevi yöneticileri, cemevlerinin ticarethane değil ibadethane olarak kabul edilmesi ve elektrik faturalarının devletçe ödenmesi için yargıya başvurdu. Dilekçede, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Bakırköy Adliyesi’nin kararlarına göre Alevilerin inanç merkezi olan cemevlerinin yasal statüsünün kabul edilmesi ve faturalarının devlet tarafından karşılanması istendi.
Cemevlerine ‘ticarethane tarifesi’ üzerinden gelen yüksek faturalar tepki çekerken, iktidarın cemevlerine yönelik ticarethane uygulamasının bir örneği olarak Didim Cemevine de 7 bin 186 TL elektrik faturası geldi. Didim Cemevi yöneticileri, elektrik şirketince ticarethane olarak nitelendirilen Cemevi’nin bu statüden çıkarılarak, ibadethane olarak kabul edilmesi için yargıya başvurdu.
Didim Cemevi yöneticileri, elektrik şirketince ticarethane olarak nitelendirilen cemevinin bu statüden çıkarılarak, ibadethane olarak kabul edilmesi için Didim Adliyesi’ne dilekçe verdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Bakırköy Adliyesi’nin kararlarına göre Alevilerin inanç merkezi olan cemevlerinin yasal statüsünün kabul edilmesi istendi.
“CEMEVLERİNDE TİCARET YAPMIYORUZ”
Son 20 günlük elektrik faturalarının 7 bin 186 lira olarak geldiğini hatırlatan Didim Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan cemevlerinin ticarethane olmadığını, Alevilerin ibadethanesi olan cemevlerinden elektrik faturası kesilmesinin yanlış olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:
“Yasal statüye kavuşmayan cemevlerimiz elektrik ve su faturalarını kendi imkanlarıyla ödüyor. Laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nde laikliğin işletilmesi gerekiyorsa devlet bütün inançlara eşit mesafede durmalıdır. Bütün inançların elektriği, suyu ödenecekse cemevinin suyu ve elektriği de ödenmeli. Devlet her inanca eşit mesafede durmalı. Cemevlerinin elektrik faturalarında ‘ticarethane’ yazılmasına karşıyız. cemevlerimizde herhangi bir ticaret yapmıyoruz, kar elde etmiyoruz. Anadolu insanımızın kültürünü, inançlarını yaşatıyoruz. Cemevleri ibadethanedir. Faturalardaki ticarethane ibaresinin kaldırılması için yasal hakkımız olan dilekçemizi Didim Adliyesi’ne verdik. Dilekçemizde AHİM ve Bakırköy Adliyesi’nin aldığı karar doğrultusunda elektrik faturalarımızın devlet tarafından ödenmesi talebini de ilettik.”
“FATURALARIMIZI ÖDEMEYECEĞİZ”
İlhan son olarak, “Eğer cemevleri inanç merkezi olarak görülüyorsa tüm inanç merkezleri gibi faturaları devlet tarafından ödenmelidir. Bu son faturamızı da ödedikten sonra Türkiye’deki tüm cemevleri olarak faturalarımızı ödemeyeceğiz. Elektriğimiz kesilirse soğukta oturup, mumla aydınlanacağız” diye konuştu.
PİRHA- Cemevlerine ‘ticarethane tarifesi’ üzerinden gelen yüksek faturalar tepki çekerken, iktidarın cemevlerine yönelik ticarethane uygulamasının bir örneği olarak Didim Cemevine de 7 bin 186 TL elektrik faturası geldi. Bu durumu protesto etmek için Didim Emek ve Demokrasi Platformu, Didim’de 9 Şubat Çarşamba günü alanlara çıkacak.
Alevilerin ibadethanesi cemevlerine gelen yüksek faturalar ile aylık kiralar tepki çekmeye devam ediyor.
Daha öncede de İstanbul’da bulunan Garip Dede Cemevine 30 bin TL, Ankara’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na 11 bin 615 TL ve yine İstanbul’da bulunan Şahkulu Sultan Dergahı’na da 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi.
İktidarın cemevlerine yönelik ticaret uygulamasının bir örneği de Didim’de yaşandı. Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevine Aralık ayı faturası olarak 7 bin 186 lira elektrik faturası kesildi.
Didim Cemevi, geçmiş yıllarda AİHM ve yerel mahkemelerin ibadethane olan cemevlerinin elektrik faturalarının devlet tarafından ödenmesi kararı ile faturaları ödemeyi reddetmiş ve morgda cenazeler bulunmasına rağmen elektrikleri kesilmişti.
“MORGDA BULUNAN CENAZALERE ACIMADAN ELEKTRİKLERİ KESMİŞLERDİ”
PİRHA‘ya konuşan Didim Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan, cemevlerinin ibadethane olarak tanınması gerektiğine dair yerel ve uluslararası mahkeme kararlar sonrasında Didim Cemevinin faturaları ödemeyi reddettiği için morgda cenazeler bulunmasına rağmen elektriklerinin kesildiğini hatırlattı.
Alevilerin hak ve taleplerine yönelik devletin tutumunun değişmediğini ifade eden İlhan, “Bu ay Aralık ayı faturası, Ocak ayı faturasının daha fazla olacağını düşünüyoruz. Cemevlerinin ibadethane kabul edilmesi ve elektrik faturalarının devlet tarafından ödenmesi için açılan dava kapsamında Yargıtay, Bakırköy yerel mahkemesinin kararını onamıştı. “Aydınlatma giderlerinin devlet tarafından ödenmesi” davasında Yargıtay yerel mahkemenin Aleviler lehine olan kısmını onamıştı. Bizler o dönem bu emsal kararları göstererek elektrik faturalarımızı ödememiştik. Morgda cenaze olmasına rağmen gelip elektriklerimizi kesmişlerdi. İşte bu zihniyet cenazemize dahi acımadan elektrikleri kesmişlerdi. Amaç onların bu uygulamalarını teşhir etmekti. Alevilerin hak ve taleplerine yönelik devletin eski tutumu devam ediyor” diye konuştu.
“ELEKTRİK SOYGUNUNA KARŞI ÇARŞAMBA GÜNÜ ALANA ÇIKACAĞIZ”
İlhan, hem iktidarın cemevlerine yönelik ticarethane uygulamasına hem de ülke genelindeki elektrik zamlarına karşı Didim Cemevi olarak Çarşamba günü sokağa çıkacaklarını kaydederek, “Şu anda 7 bin 186 lira elektrik faturası gelmiş durumda. Ocak ayı faturasının daha da yükseleceğini düşünüyoruz. Canlarımız faturayı duyar duymaz lokmaları ile gelip bu sorunu çözmek istediler. Devletin bu dayatmalarına sessiz kalmıyoruz, kalmayacağız. Alevilerin hak ve taleplerinin çözülmesi, cemevlerinin yasal statüye alınmamasından kaynaklı bu faturalar gerekçe gösteriliyor. Bizler Didim Emek ve Demokrasi Platformu olarak Çarşamba günü bunu elektrik faturası soygununa karşı bir miting düzenleyeceğiz” ifadelerini kullandı.
AİHM’DEN NASIL BİR SONUÇ ÇIKMIŞTI?
AİHM, Yenibosna Cemevi’nin elektrik faturasının Diyanet tarafından ödenip ödenmeyeceği davasını, Aralık 2014’te karara bağlamıştı. Kararda oybirliği ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ayrımcılığa ilişkin 14. maddesi ile din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin 9. maddesinin ihlal edildiğine karar verilmiş, karar Nisan 2015’te kesinleşmişti.
Yargıtay da Mayıs 2015’te elektrik faturalarını ödemediği gerekçesiyle Cem Vakfı hakkında başlatılan icranın devamına karar veren yerel mahkeme kararını bozmuş ve fiilen “cemevlerinin ibadethane olduğuna” hükmetmişti. Böylece, AİHM’in kararlarının bağlayıcı olduğu da göz önünde bulundurularak, cemevlerinin ibadethane sayılıp sayılmayacağı tartışmasının hukuken son bulduğu belirtilmişti.
PİRHA- Hızır ayı nedeniyle bir yazı kaleme alan Didim Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan, CHP’ye seslenerek “Ya bu ülkede yaşayan bütün inançlara eşit mesafede olun, ya da bir inancı kutsuyorsanız diğer inançları da kutsayın, sosyal mesajınızı eşit olarak paylaşın, insanları incitmeyin lütfen” dedi. İlhan, CHP’nin yerel yöneticilerinin devletin asimilasyon politikalarına su taşıdığı eleştirisinde de bulundu.
Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan, sosyal medya hesabından yayınladığı yazısında bir dönem kendisinin de yöneticilik yaptığı CHP’nin Türkiye ve Aydın yerelindeki yöneticilerinin devletin Aleviler üzerindeki asimilasyon ve inkar politikalarına su taşıdıkları eleştirisinde bulundu.
“Tek yaptıkları Alevi inancında ortak paylaşım olan aşure etkinliğini yapıp kitlesel şova döndürmeleri” diyen İlhan, yıllardır inanç özgürlüğü için mücadele veren Alevilerin değerlerinin siyasete kurban edildiğini vurguladı.
CHP’nin yerel örgütlerinin inançlara eşit mesafede yaklaşmadığını dile getiren İlhan, yereldeki örgütleri devletin asimilasyon ve inkar politikalarına su taşımama çağrısında bulundu.
“Yıllardır Alevi taleplerini her platformda dile getiren cemevlerimiz hak arama mücadelesine devam ediyor. Bütün inançlara saygılı olan, eşit mesafede yaklaşan Aleviler, kendi inançları içinde aynı tutumu beklemektedir. Bugün Regaip Kandil ve üç aylar başlangıcı olması sebebiyle bizler de bu inançlara mensup insanların bu kutsal gününü kutlarız.
Velakin Türkiye siyasetinde seçim zamanı cemevlerimizin kapılarından ayrılmayan, cemevimizin canlarının oylarını garanti gören ve benim de üyesi olduğum geçmiş dönemlerde ilçe yönetiminde görev yaptığım CHP Türkiye ve Aydın’daki genel ve yerel yöneticilerinin bütün kurulları konu Alevi inancı olduğunda, Alevilerin inanç günlerini paylaşmakta çekinir oluyorlar.
Tek yaptıkları Alevi inancında ortak paylaşım olan AŞURE etkinliğini yapıp kitlesel şova döndürmeleri. Bizler halkların kültürüne yaşam tarzlarına ve inançlarına eşit mesafede saygılıyız. Lütfen insanların inançlarını, değerlerini kendi siyasetinize göre kullanmayın.
“DEVLETİN İNANÇ İNKARINA SU TAŞIMAYIN”
Şu anda mevcut sosyal medya paylaşımını yapanlar, muhalifi olduğunuz diğer siyasi partilerden bir farkınız olmalı. Bizler de biliyoruz ki muhalifi olduğunuz partilerin ideolojisi belli, hangi inançları kabul ettikleri, hangi inançları inkâr etmeye ötekileştirmeye, asimile etmeye devam ettikleri belli. Destek aldığı ve destek verdiği kitle belli ve o kitleyi onore etmek, o kitlelerin duygularına göre hitap ediyorlar.
Alanlarda safları sıklaştıralım söylemlerinizdeki saflar kim? Kimler?
Sizler neden kimden korkup çekiniyorsunuz ki! Bizlerin inançlarını buralardan dile getirip yıllardır inanç özgürlük mücadelesi veren Alevilerin gururunu okşamıyorsunuz, yalnızlık hissiyatı veriyorsunuz.
Tekrarlıyoruz. Ya bu ülkede yaşayan bütün inançlara eşit mesafede olun, ya da bir inancı kutsuyorsanız diğer inançları da kutsayın, sosyal mesajınızı eşit olarak paylaşın, insanları incitmeyin lütfen.
Zaten yıllardır devlet Alevilerin inanç özgürlüğünü, inançsal kimliklerini, ibadethanelerini yok sayıyor ötekileştiriyor. Sizler de bu kaba su taşımayın.
Alevilik Haktır, Alevilik vardır. Hızır Orucu tutan tüm canlarımızın niyetlerini Hakk kabul eyleye. Aşk ile..”
PİRHA- Didim Alevi Bektaşi Kültür Derneği Cemevi olağan kongresini gerçekleştirdi. Cemevi başkanlığına yeniden Hüseyin İlhan seçildi.
Didim Alevi Bektaşi Kültür Derneği Cemevi pandemi dolayısıyla ertelenen olağan kongresini gerçekleştirdi. Kongreye, Didim Alevi Bektaşi Kültür Derneği Cemevi üyeleri siyasi parti ve STK temsilcileri katıldı. Kongrede ayrıca, ‘Zorunlu Din Dersleri Kaldırılsın’, ‘Diyanet Kapatılsın’, ‘Cemevleri İbadethanemizdir’ pankartları asıldı.
Olağan genel kurul toplantısı mevcut başkan Hüseyin İlhan’ın konuşması ile başladı. Seçimle tüzük değişikliği gerçekleştirildi. Başkan Hüseyin İlhan’nın konuşmasının ardından oluşan divanda, Engin Seyitalidedeoğlu, Neşe Ceyhan, Bülent Akın yer aldı.
Divanın oluşumu ile gündem sıralamasına göre mevcut tüzüğün değişikliği, faaliyet raporu, gelir-gider tablosunun ibrası oylamasına geçildi. Tüm gündem maddeleri oy birliği ile kabul edildikten sonra tebrik mesajları okundu. Tek liste ile girilen seçimi Hüseyin İlhan ve ekibi kazanarak, yeni yönetim olarak göreve başladılar.
PİRHA-Didim Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan, Alevi inancında Hakk’a yürüme erkanı ritüelleri ve Aleviler üzerinde devam eden baskılara ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu. Alevi inancında baskı ve katliamlar sonucu asimilasyonun etkilerinin görüldüğünü belirten İlhan, “Bazı Aleviler biraz korkudan biraz da öteki tarafa şirin görünmekten dolayı inancımızın içine diğer inançların karışımını ekledi. Biz Didim’de hala çeşitli baskılara maruz kalıyoruz” dedi.
Alevi Bektaşi Federasyonu’na bağlı Didim Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan Alevilik inancında Hakk’a yürüme erkanlarının ritüelleri ve Aleviler üzerinde devam eden baskılara ilişkin PİRHA’ya konuştu.
İlhan, Yavuz Sultan Selim’in yaptığı katliamdan sonra yaklaşık 600 yıldır Aleviliğin Sünni islamın baskısı ve etkisi altında olduğunu söyledi.
Alevilik inancının katliamlar ve baskılar sonucunda Sünni İslam hegemonyası altında bugüne kadar geldiğini ifade eden İlhan, yaşananlardan dolayı diğer inançlarla harmanlanmış olduğunu belirtti. İlhan ayrıca, ‘Bazı Aleviler biraz korkudan biraz da öteki tarafa şirin görünmekten inancımızın içine diğer inançların karışımını ekledi’ vurgusunu yaptı.
Alevi inancında baskı ve katliamlar sonucunda asimilasyonun etkilerinin görüldüğünü dile getiren İlhan şunları söyledi:
“Bunu özellikle cenaze erkanlarında biz çok yaşadık. Bizim Erzincan’da da öyleydi. Türkçe okunurken Arapça okumak şarttı. Oysa ki Alevi inancında öyle bir şey yoktu. Özellikle Didim’de biz bunu kırdık. Bütün cenaze erkanımızı kendi anlayacağımız dilde yapıyoruz. Didim’de 81 vilayetten gelen insanlar bir arada yaşıyor. Bundan dolayı da ortak dil olarak Türkçeyle erkanlarımızı yapıyoruz. Hiçbir cenaze erkanımızı Arapça yürütmüyoruz. Gülbengler, duazlar okunuyor. Hatta özellikle son yıllarda değerli canlarımız deyişlerle, telli kuran dediğimiz sazımızla cenaze erkanımızı yürütmek istiyorlar, onları da yapıyoruz. Cenaze sırlamamızda dedelerimiz geliyorlar, cenaze sırlanırken Türkçe olarak sırlama ritüelini yapıyorlar. Dediğim gibi cenazemizi Avrupa’daki 350 tane Alevi inanç önderinin yaptığı cenaze erkanları neyse biz de aynen onu uygulayarak yapıyoruz.”
“ALEVİLER ÜZERİNDE YOĞUN MAHALLE BASKISI VAR”
Aleviler üzerindeki baskıların ve asimilasyon politikalarının uygulanmaya devam ettiğini vurgulayan İlhan, “600 yıllık asimilasyonlar, ötekileştirmeler ve mahalle baskıları da devam ediyor. Nasıl ki devlet zorunlu din derslerini koydu. Biz Aleviler olarak özellikle lisedeyken çok zorlanıyorduk. Başaramadılar tabi, şimdi mahalle baskısı altına alıyorlar bizi. Bunu biz Didim’de yaşıyoruz. Cemevimiz merkezdedir. 150 metre güneyimizde bir cami var. İnançlarıdır saygılıyız. 150 metre doğuda bir cami daha var. 150 metre arayla ve hemen bitişiğimizde cemevimizin bitişiğine de İmam Hatip okulu yaptılar. İmam Hatip’in yanında yatılı okul da yaptılar ve 5 sene bu bina boş kaldı. 10 tane öğrenci ile İmam Hatip orada öylece boş durdu. O da yetmedi onun yanına şehrin tam göbeğine bir cami daha yapıyorlar. Bunları yapabilirler bir yerde talep varsa, ihtiyaç varsa yapılsın. Ama içini dolduracak şekilde yapılsın. Bunları yaparken bize dönük yapıyorlar. Birinin özgürlüğünün başladığı yerde diğerlerinin de özgürlüğü bitiyor. Burada diğer inançlara da saygılı olmak zorundalar” diye konuştu.
PİRHA-Didim Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan ‘Gri pasaportlu dedeler’ hakkında PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu. İlhan, “Bizim bu yolu bilmeyen, içimizdeki yol yorgunu olan dedelerimizi tespit ediyorlar. Önlerine kırmızı halılar sererek, yeni imkanlar vererek, pembe bir hayat vaat ederek dedelerimizi, Alevi inancını asimile etmeye çalışıyorlar” dedi. İlhan ekledi: Asla başaramayacaklar. Devletin Alevisi olmayacağız. Devlet elini inançlarımızdan çeksin.
Didim Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan ‘Gri pasaportlu dedeler’ hakkında PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulundu. Devletin Alevilere yönelik çeşitli baskılar yaptığını ancak inançlarını yok edemediğini vurgulayan İlhan, cenaze erkanlarını değiştirmeye çalıştığını, Alevilik inancının içerisine diğer inançları koyarak asimile etmeye çalıştığını belirtti.
“DEDELİK MAKAMINI ELE GEÇİRMEKLE ASİMİLASYON BAŞLAR”
Özellikle İran’da Molla rejiminden sonra Türkiye’deki Alevilerin daha çok ablukaya alınmaya başladığını belirten İlhan şunları dile getirdi:
“Bir taraftan Sünni İslam’ın diğer taraftan ise Şii İslam’ın baskısı söz konusu. Irak’taki Mollalar, ‘Aleviler bizim beyaz güvercinimizdir, bir gün geri gelecekler ve biz onları Şiileştireceğiz’ diyerek ve Alevilerin onların bir parçası olduğunu söyleyerek Şii göstermeye çalışıyor, bir taraftan da Sünni İslam da aynısını söylüyor. Devlet bu şekilde Alevilerin içerisine sızmalar yapıyor. Ötekileştirdi olmadı, dağlara sürdü olmadı, şimdi ne yapıyor? Asimilasyon. Asimile etmenin en büyük yeri nereden başlar? Ya idari bölümde ya da inanç bölümünde başlar. İdari bölümü gelip geçicidir, inanç bölümü ise kalıcıdır ve burada dedelik vardır. Dedelik şeyh soyundan olduğu için devletin en büyük göz koyduğu makamdır.
“DEVLET YOL YORGUNU DEDELER ARACILIĞI İLE ALEVİLERİN İÇERİSİNE SIZMALAR YAPIYOR”
Devletin Alevi inancını asimile etmek için dedeleri çeşitli vaatlerle kandırmaya çalıştığını söyleyen İlhan sözlerine şu şekilde devam etti:
“Bunun için ne yapacaklar? Bizim bu yolu bilmeyen, içimizdeki yol yorgunu olan dedelerimizi tespit ediyorlar. Önlerine kırmızı halılar sererek, yeni imkanlar vererek, pembe bir hayat vaat ederek dedelerimizi, Alevi yolunu, Alevi inancını asimle etmeye çalışıyorlar. Son yıllarda özellikle ‘Gri pasaport’ adı altında dedelerimize böyle bir şey sundular. Dedelerimizi götüreceklerdi kendi yaratmak istediği, kendi kalıbına koyduğu Alevilik şeklini buradaki dedelerimizle birlikte diğer canlarımıza da entegre etmeye çalışacaklardı ama bunu başaramadılar.”
“DEVLETİN ALEVİSİ OLMAYACAĞIZ”
‘Bizler Pir Sultan’ın, Hacı Bektaş Veli’nin torunlarıyız’ diyen İlhan son olarak, “Biz Şeyh Bedrettin’in mücadelesiyle, Kerbela’da İmam Hüseyin’in dik duruşuyla yolumuza devam edeceğiz. Biz devletin Alevisi olmayacağız. Devlet elini bizim inançlarımızdan çeksin diyoruz. Bizim masum taleplerimiz vardır ve bu taleplerimiz Alevi çalıştaylarında dile getirilmişti. Alevi dedelerine gri pasaport vereceğinize Alevilere taleplerini verin. Bunlar nedir? Eşit yurttaşlık, zorunlu din derslerinin kaldırılması, diyanetin lağvedilmesi ve birde bizim için en önemlisi cemevlerinin yasal statüye kavuşmasıdır. Bu taleplerimiz için mücadeleye devam diyoruz” ifadelerine yer verdi.
PİRHA-Didim Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan, ilçelerine yoğun bir göçün olduğuna işaret ederek “Didim’de 100 bin civarında Alevi can bulunmakta fakat pandemiden dolayı birçok etkinliğimizi durdurduk” dedi. İlhan, ayrıca cemevinde yapılan faaliyetler hakkında da bilgi verdi.
Didim Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan, cemevi faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Didim Cemevini ilk olarak 1994 yılında dernek adı altında hayata geçirdiklerini belirten İlhan, 2004 yılına kadar iki oda, bir salonu dairede faaliyetlerini yürüttüklerini söyledi.
Hüseyin İlhan, 2004 yılında Didim’deki yurttaşların girişimleriyle mevcut cemevi inşaatının temelini attıklarını anlattı.
CEMEVİ TAPUSU İÇİN 22 BİN İMZA TOPLANDI
Hüseyin İlhan, cemevi arsasını dönemin Anavatan Partisi Didim Belediye Başkanı Ünal Bozkurt ile Anavatan Partisi Genel Başkanı Nesrin Nas’ın tahsis ettiğini belirterek şunları söyledi:
“Bilindiği gibi Didim’in tarihi çok eskilere dayanır. Ama yapılan şehirleşme ile birlikte 1990’dan sonra Didim ilçe oldu. 1990 yılına kadar Alevi kesimi burada çok azınlıktaydı. Özellikle 1999 yılından sonra burada Cumhuriyet Halk Partisinin seçimleri alması ve cemevinin burada olmasıyla birlikte buraya göç başladı. Yoğun göçle birlikte Didim’de Alevi kitlesi, devrimci, demokrat insanlar daha çok olmaya başladı.
2004 yılından sonra mevcut cemevimizin 5 dönümlük yerini almıştık. Arsanın yarısını belediyeye, yarısı ise Milli Emlak’a aitti. O zamanın Cumhuriyet Halk Partisi belediye başkanı, belediyeye ait olan arsamızı Milli Emlak’a devretti. Şu anda cemevimizin 5 dönümü Milli Emlak’a ait. Bizde Milli Emlak’a devredilen yerimizi, tapumuzu almak için 22.000 imza topladık. Didim Belediyesine, Büyükşehir Belediyesine, Maliye’ye, Çevre Bakanlığı’na hazine’ye gönderdik, bekliyoruz.”
ALEVİ İNANCI ÜZERİNE HER AKŞAM SOHBETLER YAPILIYOR
Hüseyin İlhan, bir inanç kurumu olarak Didim Cemevi faaliyetleri hakkında da bilgi verdi. Didim Cemevinde bir inanç bir de dedeler kurulu olduğunu belirten İlhan, şunları söyledi:
“Didim’de 18 dedemiz var. Bunların 6’sı yaz kış burada kalıyor. Diğer dedelerimiz ise yurtdışında yaşıyor. Ama yazın hepsi buradalar. İnanç hizmetlerimiz burada yaşayan 6 dedemiz tarafından yürütülüyor. Özellikle bizler, aşuremizde, Muharrem ayında, Hızır orucumuzda oruç açmadan önce 2 Temmuz Kültür Salonumuzda zakirlerle, dedelerimiz, Alevi inancı ile ilgili her akşam konuşmalar yapar; gülbengler, deyişler okurlar.
Oruçlar açıldıktan sonra Muharrem cemimizi cemden sonra ise aşuremizi yapıyoruz. Aşuremize 15.000 kişiye yakın katılım oluyor. Didim, devrimci demokratların, Alevilerin yoğun olarak yaşadığı bir yer olduğu için aşurelerimiz çok katılımlı oluyor. Bütün siyasi partileri, Demokratik kitle örgütlerini davet ediyor, burada büyük bir katılımla aşuremizi, lokmalarımızı canlarımızla paylaşıyoruz.
Muharrem ayımızda ise 12 gün boyunca oruç açıldıktan sonra Alevi inancı üzerine her akşam isteyen canlarımızla sohbetlerimizi gülbenglerimizi, duaz-ı imamlarımızı söylüyoruz. Her sene Nevroz ve Hıdırellez Cemlerimizi de yapıyoruz. Cemevi olarak Hıdırellez’in ikinci gün bütün Didim halkını davet ederek 5000 kişinin katılımıyla orman kampında piknik düzenliyoruz. Herkes kendi imkanlarıyla gelip eğleniyor.”
DİDİM’DE MÜZİK ÇALIŞMALARINA ÖNEM VERİLİYOR
Didim Cemevinde iki müzik grubunun faaliyet yürüttüğünü söyleyen Hüseyin İlhan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Aşık Veysel Koromuz 70 kişiden oluşuyor. 10 yaşından 70 yaşına kadar olan canımız var. Analı, bacılı orada müziklerimizi, deyişlerimizi söylüyoruz. Her üç ayda bir Didim’deki canlarımıza Aşık Veysel korosu olarak ücretsiz konser veriyoruz. İkinci bir müzik grubumuz da Pir Sultan Abdal Grubu… Grup Pir Sultan Abdal, her dilde özgün müzikler söylüyor. Ayrıca 10-12 müzisyen arkadaşımız var. Bu arkadaşlarımızla 3-4 ayda bir ücretsiz konser veriyoruz. Buradaki amaç türkülerimizi deyişlerimizi halkla buluşturmak.
Özellikle 2016 darbesinden sonra mevcut hükümet, bunu fırsat bilerek bütün Alevi yayın organlarını kapattı. Biz, müziğimiz türkülerimiz, deyişlerimiz, semahlarımız unutulmasın diyerek cemevi olarak böyle gruplarla halkı buluşturuyoruz. Bunun en büyüğünü de yazın 5 dönüm alan üzerine kurulu olan Didim cemevimizin bahçesinde yaz konserleri yapıyoruz. Her sene 4-5 tane konser yapıyoruz. Didim’de bulunan ve Didim’e tatile gelen canlarımıza müzik dinletileri yapıyor, deyişlerimizi söylüyor, semahlarımızı dönüyoruz.”
OZANLARI ANMA ETKİNLİKLERİ
Hüseyin İlhan, her ay ozanlar için anma yaptıklarını da belirterek, “Özellikle deyişlerimizi, duaz-ı imamlarımızı yaşatan ozanlarımızı, aşklarımızı, şairlerimizi her ayın 15’inde anıyoruz. İlk bu işe Sivas Katliamında yitirdiğimiz ozanlarımızla başladık. Muhlis Akarsu anması yaptık. Nesimi Çimen’i, Şair Metin Altıok’u, Nazım Hikmet’i Mahsuni babaları Kıvırcık Ali’den Ahmet Kaya’ya kadar her ay bir ozanımızı, bir şairimizi andık. En güzeli de Karadeniz’in asi çocuğu Kazım koyuncu için bir anma günü yaptık. Türkiye’de ilk kez bir cemevi Kazım Koyuncu’yu anmıştı diye özellikle Karadenizli dostlarımızdan, derneklerden çok büyük teşekkür almıştık. Üniversitedeki öğrencilerimiz de buraya gelerek tulumla, kemençeyle güzel bir anma yaptık. Cemevimizin 10-15 kişiden oluşan semah ekibimiz var. Ayrıca cemevimizde saz kursumuz da mevcut. 500 metrekarelik salonumuzda gençlerimize müzik öğretiyoruz. Fakat bu çalışmaları pandeminden dolayı bitirdik” şeklinde konuştu.
HALK, YÖRESEL YEMEK ETKİNLİKLERİNDE BULUŞUYOR
Didim Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan, Didim’e yoğun bir göç olduğuna işaret ederek ilçe nüfusunun 500 bin civarında olduğunu söyledi. Didim’de yaklaşık 100 bin Alevi yurttaşın olduğuna işaret eden İlhan, pandemi sebebiyle faaliyetlerin kısıtlandığını ancak önlemler alarak çeşitli aktiviteler yaptıklarını dile getirerek, “Buradaki kadınlar, özellikle her ay iki, üç kez hafta içi yöresel yemekler yapıyor. Özellikle Doğu Anadolu’da çok meşhur olan ‘Babuko’ dediğimiz yemeği yapıp burada canlarımızda paylaşıyoruz. Tokat’a, Çorum’a özgü yemek olan Omaç’ı da yapıp paylaşıyoruz. Burada amaç; unutulmaya yüz tutmuş kültürümüzü, yemeklerimizi gençlerimize tanıtmak” dedi.
PİRHA- Didim Cemevinin, pandemiden kaynaklı zor dönemlerden geçilen bugünlerde ihtiyaç sahipleri için başlattığı yardım kampanyası devam ediyor. Didim Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan, “Hayırsever canlarımızın getirdikleri gıda paketleri ihtiyaç sahibi ailelerimize teslim edilmiştir. Duyarlılıklarından dolayı teşekkür ederiz” diye konuştu.
Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevi Derneği, koronavirüs salgını nedeniyle başlatmış olduğu yardım kampanyalarına devam ediyor. Kampanyaya duyarlılık gösteren yurttaşlar lokmalarını Didim Cemevine teslim etti.
Sosyalleşmenin ve dayanışmanın daha da zorlaştığı salgın sürecinde dayanışma amaçlı ihtiyaç sahipleri için yardım kampanyası başlatan Didim Cemevi, ‘Dayanışma Yaşatır’ diyerek başlattığı kampanyayla ihtiyaç sahibi ailelere destekte bulunulacak.
Yardım kampanyası ile ilgili bilgi paylaşan Didim Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan, “Geçen seneden beri pandemi sebebiyle ihtiyaç sahibi ailelerimiz için başlattığımız yardım kampanyalarımız devam etmektedir. Hayırsever canlarımızın bugün getirdikleri gıda paketleri ihtiyaç sahibi ailelerimize teslim edilmiştir. Duyarlılıklarından dolayı teşekkür ederiz. Hakk lokmalarını, niyetlerini kabul eyleye” diye konuştu.
PİRHA- Didim Cemevi’nde geleneksel yaz konserlerinin ilki cemevi bahçesinde yapıldı. Cemevinin yaz sezonunda düzenlediği ilk konserde Telli Kılıç ve Murat Kılıç sahneye çıktı.
Konser öncesi kısa bir konuşma yapan Cemevi Başkanı Hüseyin İlhan, yapılan konserlerden elde edilen bağışların cemevi tarafından burs verilen 50 kadar öğrenciye gittiğini belirtti ve bu bağışlar için cemevi logolu ürünlerden satın alınmasını istedi.
Didim Taşburun mevkiinde kurulması istenen Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesini de dile getirerek, cemevi olarak her zaman doğayı talan edenlerin karşısında duracaklarını belirtti.
“KONSERLER DEVAM EDECEK”
Hüseyin İlhan, bu konserlerin sponsorlar yardımıyla yapıldığını, ilki düzenlenen konserin Diş Hekimi Melih Sürmeli’nin katkılarıyla yapıldığını belirterek yaz boyunca yapılacak konserlerin de sponsorlar yardımıyla yapılacağını belirtti.
Sponsorları olan Melih Sürmeli’nin Didim’de diş hekimliği yaptığını, cemevi faaliyetlerini ve buradaki kültürel çalışmaları hep desteklediğini ve desteklemeye devam edeceğini belirterek konsere emeği geçenlere teşekkür etti.
Konser öncesi, Genç İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu üyesi Cengiz Kızıldağ, Çorum Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Alevi Kültür Merkezi dayanışma gecesinde dernek olarak açık artırma ile alınan Arif Sağ’ın bağlanmasını Didim Cemevi adına Başkanı Hüseyin İlhan’a hediye etti.
Ardından sahneye davet edilen sanatçı Telli Kılıç ve Murat Kılıç konserine başladı ve Cemevi bahçesine gelen Didimliler gönüllerince eğlendiler ve türküler dinlediler.
Didim Cemevi yaz konserleri, 23 Temmuzda Gülten Benli, 12 Ağustos’ta Servet Kocakaya, 23 Ağustos’ta Metin Kemal Kahraman ile devam edecek.
PİRHA- Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevi Derneği Başkanı Hüseyin İlhan düzenlediği basın toplantısında, ilçede broşür gibi dağıtılan Cemevi ile ilgili tapuların gerçeği yansıtmadığını kaydetti. İlhan, yapılan bu çalışmanın Alevi toplumunu incittiğini söyledi.
Didim’de bugün şehrin bazı yerlerinde broşür gibi dağıtılan ve Cemevi’nin tapusu olduğu ileri sürülen kağıt parçasıyla ilgili olarak İlhan, dernek yönetimiyle birlikte basın toplantısı düzenledi.
“BİZLER İŞGALCİ DURUMA DÜŞTÜK”
Cemevi Derneği’nde düzenlenen toplantıda konuşan İlhan, “Seçimlere iki gün kaldı. Siyasette herkes kendi argümanlarını sunmaya başladı Cemevi 1994 yılında kuruldu. 2004’de mevcut yere temel attık. O zamanki belediye başkanı Ünal Boztürk ve dönemin ANAP Genel Başkanı Nesrin Nas ile temel atıldı. Belediyeye ait olan arsanın üzerinden anlaşma yapılarak bu binaya ruhsat alındı. Bina bitince belediyeye tapuyu almak için başvurulduğunda 18. maddeye başvurularak belediyeye olan arsa takasa verildi ve Milli Emlak’ın yerine burası Milli emlak’a verildi. Bundan sonuç alamadık. Haliyle bir Cemevi olarak arsamız Milli Emlak’a geçti ve biz işgalci duruma geçtik” dedi.
“DEVLETİN KURUMLARINA MÜRACAAT ETTİK”
İlhan, süreçle ilgili bilgilendirmelerde bulunarak, “2004’deki yönetim girişimlerde bulundu. Yerel kurumlara ve devletin kurumlarına müracaat ettik. Bizler 3 yıldır görevdeyiz, görüşmelerimiz ve taleplerimiz oldu. En son 2 ay önce Aydın Valisiyle görüştük. Vali beyden sonra şu an AK Parti Aydın Milletvekili Metin Yavuz’a müracaatımız yaptık. Kendileri 1,5 ay önce dosyamızı aldılar. İlgileneceklerini söylediler. Diğer girişimleri yaptık ama en son AK Parti Milletvekili ve MKYK üyesi bize resmi olarak tahsis için dilekçe vermemizi söyledi. Biz de 20 Mart’ta başvurduk, 22 Mart’ta dilekçemizin karşılığı geldi işleme konulmuştur diye. Milli Emlak da bunu Aydın Çevre Müdürlüğüne gönderdi” ifadelerini kullandı.
“MALZEME YAPILMASI ÜYELERİMİZİ İNCİTMİŞTİR”
“Bize gelen talep yok ama biz vekille görüştüğümüzde süreci izlediğini ve bir ay içerisinde tapuyu vereceklerini söyledi” diyen İlhan, şunları kaydetti:
“Meclisin kapalı olduğunu ve açıldığında gündeme getireceklerini söyledi. Sonuçta beyan eden hükümet, muhatap devlettir. Biz kendisine teşekkür ettik. Taleplerimizi daha önce de dile getirmiştik ve sonuç alamamıştık. İlk kez bu aşamaya kadar geldi. Biz de önemsiyoruz ama bize yalnız söz verildi. Resmi yazı yok ama ne yazık ki bugün Cemevi’ne de tapu denen yazılar bırakılmış. Bu geçersizdir. Tapu halen Milli Emlak’tadır. Biz bekliyoruz. Bu yanlışı düzeltmek için buradayız. Bunu 2 gün kala Cemevini malzeme yapması üyelerimizi incitmiştir. Verilirse kendilerine teşekkür ederiz.”