PİRHA-Hüseyin Karaoğlan ana talebinin karşılanması üzerine açlık grevini 143. günde sonlandırdı.
Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nden başka bir hapishaneye sevk edilmek isteyen mahpus Hüseyin Karaoğlan 11 Eylül 2023’te bu talebinin karşılanması için açlık grevine başlamıştı. Karaoğlan açlık grevi boyunca hapishane idaresinin birçok işkencesine maruz kalmıştı.
Hüseyin Karaoğlan ana talebinin karşılanması üzerine açlık grevini 143. günde sonlandırdı. TAYAD’lı Aileler sanal medya hesabından Karaoğlan’ın açlık grevi eyleminin kazanımla sonuçlandığını ve Kandıra 2 Nolu F Tipi Hapishanesine sevkinin gerçekleştiğini duyurdu.
“DİRENİŞ ZAFERLE SONUÇLANDI”
TAYAD’lı Aileler’in duyurusu şu şekilde:
“Hüseyin Karaoğlan 11 Eylül 2023 tarihinde Sincan 1 Nolu Hapishanesinde, yüksek güvenlikli, kuyu tipi tecrit hapishanelerine karşı başlattığı süresiz açlık grevi direnişi 143. gününde, direnişi zaferle sonuçlandı. Yaşasın direniş, yaşasın zafer!”
PİRHA-Hüseyin Karaoğlan, 93 gündür süresiz açlık grevi eylemini sürdürüyor. Hüseyin Karaoğlan’ın kardeşi Fatma Karaoğlan, “Kardeşimin talepleri karşılanması zor talepler değil, neden kardeşimi 93 gündür aç bıraktılar? Gökyüzünü görebileceği, havalandırmasının olabileceği, arkadaşlarıyla sohbete çıkabileceği bir yere sevki mümkündür ama ısrarla kabul edilmiyor” dedi.
Mart ayında Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlik Hapishanesi’ne sürgün edilip 9 aydır tekli hücrede kalan Hüseyin Karaoğlan, 11 Eylül’de süresiz açlık grevine başladı.
Açlık grevinin 93. gününde olan Hüseyin Karaoğlan’ın talepleri şöyle:
“-Zorunlu sürgün sevkler durdurulsun
-Siyasi tutsaklar sevk oldukları hapishanelerde bir araya getirilsin
-Tutsaklar ailelerinin yakınında ve kendi arkadaşlarının olduğu hapishanelere sevk edilsin
Fatma Karaoğlan, kardeşi Hüseyin Karaoğlan’ın son durumuna ilişkin PİRHA’ya konuştu.
“ARTIK SU İÇERKEN BİLE ZORLANIYOR”
Hüseyin Karaoğlan’ı açlık grevinin 89. gününde görüşüne gittiğini söyleyen Fatma Karaoğlan, “Sandalyede otururken zorlandı çünkü ayağında uyuşmalar varmış ve kas ağrıları artmış. Bir saat boyunca o görüş çok zor geçti bize. Kas ağrılarından dolayı gece uyuyamadığını söyledi. Ağrılardan midemde yanma var, ağız içimde yaralar var, yutkunamıyorum su içerken bile artık zorlanıyorum demişti. Açlık grevinin 50. gününde başladı ama idrarından ve ağzından zaman zaman kan geliyormuş. Açlık grevine 75 kilo olarak başlamıştı, açlık grevinin 50. gününde tartıldığında 63 kiloydu. Ondan sonra hiç tartılmamış şuanda kaç kilo olduğunu bilmiyoruz” diye belirtti.
“KARDEŞİMİN TALEPLERİ 93 GÜNDÜR KABUL EDİLMİYOR”
Açlık grevinin 80. gününde Hüseyin Karaoğlan’ın havalandırmadan hücresine dönerken gardiyanların saldırısına uğradığını söyleyen Fatma Karaoğlan, şunları ifade etti:
“Yerlerde sürükleyerek işkenceyle başka bir hücreye götürüyorlar. Sorumluluğu kendi üzerlerinden atabilmek için muhtemelen 7/24 izleyebildikleri için bir hücreye aldılar. O hücrede kalmak istemiyor çünkü yine tek başına ve sürekli izleniyor. Saldırıya uğradıktan 3 gün sonra annem görüşe gitmişti. Annem gittiğinde bileklerinde, omuzlarında, sırtında morluklar görmüştü. Ben bir hafta sonra görüşe gittiğimde gittiğimde halen sıyrıklar ve morluklar duruyordu. Kardeşim, bulunduğu koşullar çok kötü olduğu için açlık grevine başladı. Kardeşim gökyüzünü göremiyor, hava alamıyor, adım atacak yeri yok, arkadaşlarıyla sohbet edemiyor, derdini paylaşabileceği hiç kimsesi yok. Şu anda sağlığı hızla kötüleşiyor, biz ailesi olarak endişeliyiz. Annem 80 yaşında, geçen hafta görüşe gitti geldi. Görüşe gittiği günden beri yatalak oldu. Şu anda yataktan kalkamıyor. Kardeşimin talepleri karşılanması zor talepler değil, neden kardeşimi 93 gündür aç bıraktılar. Gökyüzünü görebileceği, havalandırmasının olabileceği, arkadaşlarıyla sohbete çıkabileceği bir yere sevki mümkündür ama ısrarla kabul edilmiyor. Bu taleplerinin kabul edilmesi için biz de Hüseyin’le beraber gerekirse açlık grevi ve ölüm orucu yaparız. Bundan sonra da direnmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz.”
PİRHA-Sincan Cezaevi’nde 11 Eylül’de süresiz açlık grevine başlayan Hüseyin Karaoğlan’ın kardeşi Fatma Karaoğlan, “Kardeşim bulunduğu hücrede iki kolunu açtığı zamana ya kolona çarpıyorum ya da ranzaya çarpıyorum hareket edecek bir alanım yok diyor. Günde 1 saat hücrenin dışına çıkabiliyor o zaman da gökyüzünü göremiyor, havalandırmada da hücrede olduğu gibi yine tek başına” dedi.
Mart ayında Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlik Hapishanesi’ne sürgün edilip 6 aydır tekli hücrede kalan Hüseyin Karaoğlan, 11 Eylül’de süresiz açlık grevine başladı.
Açlık grevinin 10. gününde olan Hüseyin Karaoğlan’ın talepleri şöyle:
-Zorunlu sürgün sevkler durdurulsun
-Siyasi tutsaklar sevk oldukları hapishanelerde bir araya getirilsin
-Tutsaklar ailelerinin yakınında ve kendi arkadaşlarının olduğu hapishanelere sevk edilsin
Fatma Karaoğlan, kardeşi Hüseyin Karaoğlan’ın son durumuna ilişkin PİRHA’ya konuştu.
“KAMUOYUNDAN DUYARLILIK BEKLİYORUZ”
Kardeşinin daha önce Edirne F Tipi Cezaevi’nde 3 kişilik hücrede kaldığını, mart ayında Sincan Cezaevi’ne sürgün edildiğini ve 6 aydır tekli hücrede kaldığını söyleyen Fatma Karaoğlan, “Görüşe gittiğimizde kameralar altında, gardiyanların gözetimi altında görüştük. Kardeşim bulunduğu hücrede iki kolunu açtığı zaman ya kolona çarpıyorum ya da ranzaya çarpıyorum, hareket edecek bir alanım yok diyor. Günde 1 saat hücrenin dışına çıkabiliyor o zaman da gökyüzünü göremiyor, havalandırmada da hücrede olduğu gibi yine tek başına. Kardeşimin görüşüne gittiğim zaman yazdığım dilekçelere cevap gelmiyor o yüzden yapacağım tek şey açlık grevi. Şuanda açlık grevinin 10. gününde ve kendisine görüş cezası da verildi. Ailesi olarak şuanda başına bir şey geldi mi hiçbir bilgimiz yok. Kardeşimin şuanda cezası bitti ama infaz yakma nedeniyle halen cezaevinde. Talepleri kabul edilirse kardeşim açlık grevini bitirir o yüzden kamuoyundan duyarlılık bekliyoruz” dedi.