Etiket: hüseyin kasun

  • Eğitim-Sen Dersim Şubesi, hükümetin eğitim politikalarına tepki gösterdi

    Eğitim-Sen Dersim Şubesi, hükümetin eğitim politikalarına tepki gösterdi

    PİRHA-Eğitim-Sen Dersim Şubesi, hükümetin eğitim politikalarına ilişkin açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Eğitim ülkemizin en önemli, ihmale gelmez ve vazgeçilmez ayağıdır. Rant, ihale, çifte ve ballı maaşlar ile yandaşa peşkeş çekilen, hoyratça savrulan kamu kaynaklarının eğitimden esirgenmesi kabul edilemez” denildi.

    Eğitim Sen Dersim Şubesi, hükümetin eğitim politikalarına ilişkin Sanat Sokağı’nda açıklama yaptı. Yaşanan sorunların aktarıldığı açıklamada, talepler sıralandı.

    “Ranta değil eğitime bütçe” yazılı pankartın açıldığı eylemin metnini, Eğitim Sen Şube Başkanı Hüseyin Kasun okudu. Eğitim ülkemizin en önemli, ihmale gelmez ve vazgeçilmez ayağı olduğunu belirten Kasun, “Rant ile, ihale ile, çifte ve ballı maaşlar ile yandaşa peş keş çekilen, hoyratça savrulan kamu kaynaklarının eğitimden esirgenmesi kabul edilemez” dedi.

    “MEB’İN İHMARKARLIĞINI COVİD-19 SÜRECİNDE YİNE EĞİTİM BİLEŞENLERİ ÇEKECEKTİR”

    Eğitimde bir diğer sorunun yükseköğretimde yaşandığını söyleyen Kasun, “Yükseköğretim kurumları; bilimin hedeflenmediği asıl amacın eş, dost, akrabanın istihdam edildiği, bir alan haline getirildi. Yurtların yetersiz ve kiraların ateş pahası, yöneticilerinin liyakatsiz ve basiretsiz, hocasının niteliksiz, eğitimin kalitesiz, öğrencinin güvensiz, mezunların işsiz ve umutsuz olduğu bir akademi neden tercih edilsin ki? Elbette ki deprem güçlendirmeleri yapılmalıydı ancak bu çalışmalar yapılırken öğrenciler başta olmak üzere eğitim bileşenlerinin durumu göz önünde bulundurularak en uygun zamanlar kollanarak yapılmalıydı. Maalesef MEB bu durumu göz önünde bulundurmayarak okul zilinin çalması ile birlikte çalışmalara başlamıştır. MEB’in bu ihmalkarlığının ve plansızlığının cezasını Covid-19 sürecinde yine eğitim bileşenleri çekmektedir” diye konuştu.

    Eğitim Sen Şube Başkanı Hüseyin Kasun hükümetin derhal yerine getirmesi gerekenleri şu maddelerle sıraladı:

    • “Ders süreleri acilen 30 dakikaya indirilmeli.
    • Okullara kadrolu temizlik personelleri atanmalı.
    • Ek yüz bin öğretmen ataması yapılmalı.
    • Öğrencilerin ulaşım, konaklama ve beslenme ihtiyaçları karşılanmalı.
    • Bu süreçte eğitime ayrılan bütçe artırılmalı.
    • MEB bütçesini vakıfların yararına değil öğrencilerin yararına kullanmalı.
    • Ek bütçeler ayrılarak yeni okul binaları yapılmalı.
    • Sınıf mevcutları seyrekleştirilmeli.”

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Anket, inanç ve kültürel asimilasyon amacı taşımıyorsa hangi amacı taşımaktadır’

    ‘Anket, inanç ve kültürel asimilasyon amacı taşımıyorsa hangi amacı taşımaktadır’

    PİRHA-Eğitim Sen Dersim Şubesi, Mazgirt ilçesine bağlı Akpazar beldesinde bulunan öğrencilerin ailelerine İmam Hatip Ortaokulu açılmasına yönelik gönderilen anket sorularına ilişkin şube binasında basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Nüfusunun büyük çoğunluğunun Alevilerden oluştuğu bilinen Akpazar beldemize İmam Hatip Ortaokulu açma çabalarının hedefi inanç ve kültür asimilasyonudur” denildi.

    Dersim’in Mazgirt ilçesinde bağlı Akpazar (Peri) Beldesinde, Tunceli İl Milli Eğitim Müdürlüğü, ilkokul öğrencilerinin ailelerine İmam Hatip Ortaokulu hakkındaki düşüncelerine yönelik anket soruları yönelttiği ortaya çıktı. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN) Dersim Şubesi, konuya ilişkin şube binasında basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı Eğitim Sen Şube Bakanı Hüseyin Kasun okudu.

    Demokratik ülkelerde anayasa çoğulculuğu ve çok sesliliğin esas alındığını belirten Kasun, “Anayasada bunu sağlayan maddelerin en önemlisi laikliktir. Doğrudan iktidar eliyle Anayasanın çiğnenmiş ve laiklik ilkesi yok sayılmıştır. İlimizde de bu politikalar doğrultusunda İmam Hatip Okulları talebi olmamasına rağmen imam hatip okulları açılmış ve yenilerinin açılması için akla ve izaha sığmayan çabalar sarf edilmektedir. Bu uygulamaların sonuncusu ise Tunceli İl Milli Eğitim Müdürlüğünce başlatılmıştır” dedi.

    “İMAM HATİP OKULU AÇMAK İÇİN ANKET YAPILMASI DÜŞÜNDÜRÜCÜDÜR”

    Ankette velilere İmam Hatip Ortaokulu açılmalı mı, açılırsa çocuğunuzu yollar mısınız, İmam Hatip Ortaokulunun gelişmesine katkıda bulunur musunuz şeklinde sorular sorulduğunu belirten Kasun, “Belirtmek gerekir ki nüfusunun büyük çoğunluğunun Alevilerden oluştuğu bilinen Akpazar beldemize İmam Hatip Ortaokulu açma çabalarının hedefi inanç ve kültür asimilasyonudur. Elazığ’ın bir alevi köyüne okul yapılmasını verimlilik açısından uygun bulmayanların Dersim’in Akpazar beldesine imam hatip okulu açmak için anket yapması düşündürücüdür” diye konuştu.

    “EĞİTİM KURUMLARININ ASİMİLASYON ARAÇLARINA DÖNÜŞTÜRÜLMEMESİ İÇİN BÜTÜN ÇABAMIZLA DİRENECEĞİZ”

    Dersim merkezde bu politikalar çerçevesinde 2018 yılında Tunceli İmam Hatip Ortaokulunun açıldığını dile getiren Kasun şunları söyledi:

    “Çeşitli teşvik ve maddi desteklerle alevi öğrencilerin kayıt yaptırması amaçlanmıştır. Bütün bu çabalara rağmen şu an kayıt yaptıran öğrenci sayısının 18 civarı olduğu bilinmektedir. Verilen rakamlara bakıldığında anketlere gerek kalmadan Dersim Halkının tercihi çok açık bir şekilde, kentimizde İmam Hatip Okulları açılmaması yönündedir. Tunceli İl Milli Eğitim Müdürlüğüne soruyoruz, İmam hatip okulu açma çabaları inanç ve kültürel asimilasyon amacı taşımıyorsa hangi amacı taşımaktadır. Eğitim kurumlarının asimilasyon araçları haline dönüştürülmemesi için bütün çabamızla direneceğiz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de 1 Mayıs: Yeni bir toplumsal düzeni emek ve bilim ile kuracağız-VİDEO

    Dersim’de 1 Mayıs: Yeni bir toplumsal düzeni emek ve bilim ile kuracağız-VİDEO

    PİRHA – 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı, Dersim Seyit Rıza Meydanı’nda kutlandı. Yeni bir toplumsal düzenin emek ve bilimle kurulacağı belirtilen açıklamada, ‘Yaşasın 1 Mayıs, Biji Yek Gulan, AKP’ye teslim olmayacağız’ sloganlarının atıldığı eylemde talepler dile getirildi. 

    1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı, Dersim Seyit Rıza Meydanı’nda kutlandı. Sendikaların, siyasi partilerin ve çok sayıda sivil toplum örgütünün katılım gösterdiği etkinlikte emek ve barış talepleri dile getirildi.

    Açıklamaya sendikalar, siyasi parti ve kurum temsilcileri, Peri Belediye Eş Başkanı Orhan Çelebi, Dersim Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu, HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    ‘Yaşasın 1 Mayıs, Biji Yek Gulan, AKP’ye teslim olmayacağız’ sloganlarının atıldığı eylemde, yaşamını yitiren emekçiler için saygı duruşunda bulunuldu.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu adına ortak basın metnini okuyan KESK Dönem Sözcüsü Hüseyin Kasun, “Bizler bu ülkenin işçileri, emekçileri, kamu emekçileri, mühendisleri, mimarları, hekimleri, aydınları, akademisyenleri, sanatçıları, gençleri, kadınları, köylüleri, emeklileri… Bizler bu dünyanın tüm değerlerini ve güzelliklerini, alın terimizle, aklımızla, bilgimizle, kısacası emeğimizle üretenler. 2020 yılının 1 Mayısında her yıl olduğu gibi umutlarımızla, bilincimizle ve dayanışmamızla bir aradayız” ifadelerini kullandı.

    “2020 1 MAYIS’I, YENİ TOPLUMSAL DÜZENİN HAYKIRILDIĞI BİR KIRILMA ANI OLACAK”

    “İşte 2020 1 Mayıs’ı bu gerçekliğin en çıplak haliyle görüldüğü ve bunun karşısında işçi sınıfının başka bir dünya, yeni bir toplumsal düzen iradesinin dünya çapında haykırıldığı bir kırılma anı olarak tarihe geçecek” diye konuşan Kasun, talepleri şöyle sıraladı:

    1. “Temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde salgın süresince çalışma acilen durdurulmalı, işçiler ücretli izne çıkarılmalıdır. Çünkü yaşamaktan, insandan daha önemli hiçbir şey olmaz.
    2. Salgın süresince herkesin işi ve geçimi devletin güvencesinde olmalı.
    3. İnsanlar yaşam savaşı verirken elektrik, su, doğalgaz faturalarından KDV, kredilerden faiz toplamak asla akla gelmemeli, temel ihtiyaçlar salgın riski boyunca devlet tarafından karşılanmalıdır.
    4. Tümüyle kamu kontrolündeki sağlık kuruluşları, yurttaşların tamamına, istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız sağlık hizmeti sunmalı.
    5. Salgına karşı önlemler üç beş patron örgütü ile değil, işçilerle, kamu emekçileriyle, hekimlerle, mühendislerle, akademisyenlerle beraber belirlenmeli. Ölçü patronların karları değil aklın ve bilimin ışığında toplumun korunması olmalı.
    6. Sağlık ve belediye çalışanları olmak üzere tüm zorunlu işlerde çalışanlar haftalarca koruyucu ekipman beklememeli.
    7. Tüm kadınlara iş ve gelir güvencesi sağlanmalı, evde kalınan dönemlerde ev içi şiddetin önlenmesi için devlet etkin önlemler almalı. Bu vesileyle bir kez daha hatırlatmak istiyoruz Gülistan Doku’nun bulunması için çabalar artırılmalı ve bu konudaki soruşturma birilerini korumak adına değil tarafsızca yapılmalı.
    8. Tek kişinin dediği ferman olmaz, muhtarından belediyesine tüm kamu kurumları ile işbirliği içinde bir mücadele yürütülmeli, maskesinden ekmeğine tüm ihtiyaçlar beraber karşılanmalı.
    9. Covid-19 sürecinde bir karşılık beklemeden çalışmak isteyen KHK’larla ihraç edilmiş sağlık emekçilerimizin talepleri kabul edilmeli. Hukuksuz bir şekilde ihraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilmelidir.
    10. Maden ocaklarında, fabrikalarda, tarlalarda, atölyelerde çalıştırılan işçiler ciddi bir tehdit altındadır. Özellikle maden ocaklarında covid-19 yayılmaktadır. Soma kömür havzasında 200 maden işçisinin testinin pozitif çıkmasına rağmen patronların ve egemenlerin para hırsı baskın gelmekte maden ocakları kapatılmamaktadır. Bu sisteme acilen son verilmelidir.
    11. Covid-19’u gerekçe göstererek çete liderlerini, kadına şiddet uygulayanları, istismarcıları infaz yasası ile serbest bırakan iktidar siyasi ve hasta tutsaklara dönük bir düzenleme yapmadığı gibi gelen talepleri görmezden gelip önlem almamakta ısrar etmektedir. Siyasi tutsakların, açlık grevindeki ve ölüm orucundaki tutsakların talepleri acilen karşılanmalı.”

    “YENİ BİR TOPLUMSAL DÜZENİ EMEK VE BİLİMLE KURACAĞIZ”

    Biz emekçiler sermaye değil halk egemenliğini esas alan, sömürüye karşı emeğin haklarını koruyan, toplumsal zenginliğe el koyan yüzde 1’in değil toplumun yararını esas alan yeni bir toplumsal düzeni kurmak için seferber olacağız.

    1.İnsan onuruna yaraşır bir iş ve ücret, kamusal sosyal güvenlik ve sendikal hakların eksiksiz güvence altına alındığı yeni bir toplumsal düzen kuracağız.

    2.Demokrasinin ve ifade özgürlüğünün tahrip edilmediği yeni bir toplumsal düzen kuracağız.

    3.Her türlü ayrımcılığa, cinsiyetçiliğe ve ötekileştirmeye karşı eşit yurttaşlığın, yurtta, bölgede ve dünyada barışın benimsendiği yeni bir toplumsal düzen kuracağız.

    2020  1 Mayıs’ında tarihin bu kırılma anında ilan ediyoruz:

    Birliğimizi, mücadelemizi ve dayanışmamızı böylesi bir toplumsal düzeni kurmak için güçlendireceğiz.

    Yeni bir toplumsal düzeni emek ile bilim ile kuracağız.”

    Etkinlik, 1977 1 Mayıs’ı ve 10 Ekim 2015’te Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitirenler için alana karanfiller bırakılarak sona erdi.

    PİRHA/DERSİM