Etiket: Hüseyin Kurt

  • Emekliler Mersin’den haykırdı: Sadaka değil, insanca yaşam istiyoruz- VİDEO

    Emekliler Mersin’den haykırdı: Sadaka değil, insanca yaşam istiyoruz- VİDEO

    PİRHA- 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi, artan yoksulluğa ve emekli maaşlarının erimesine karşı oturma eylemi düzenledi. Şube Başkanı Hüseyin Kurt, emeklilerin enflasyona ezdirildiğini belirterek, “Sadaka değil, insanca yaşamaya yetecek ücret istiyoruz” dedi.

    Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz, emekliler açısından her geçen gün daha ağır sonuçlar doğururken, 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi, insanca yaşam talebiyle bir kez daha alanlara çıktı. Sendika binası önünde yapılan basın açıklamasında emekliler, düşük maaşlar, artan hayat pahalılığı ve sosyal hak kayıplarına karşı oturma eylemi çağrısında bulundu.

    “EMEKLİLERİ ENFLASYONA EZDİRMEDİK SÖZÜ YILIN EN BÜYÜK YALANIDIR”

    Basın açıklamasını okuyan 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt, emeklilerin yaşadığı yoksulluğun siyasi tercihler sonucu oluştuğunu vurgulayarak iktidarın çelişkili söylemlerle emeklilerin gerçek sorunlarını gizlemeye çalıştığını belirtti.

    Hüseyin Kurt, “İktidar sözcüleri bir yandan ‘emeklilerimizi enflasyona ezdirmedik’ diyerek yılın en büyük yalanını bıkmadan usanmadan tekrar ediyorlar. Diğer yandan da ‘emeklilerimizin zor durumda olduğunu biliyoruz’ diyorlar. Eğer zor durumda olduklarını biliyorsanız, bu sefalet ücretlerini neden dayatıyorsunuz? Bize bir yandan sabır tavsiye ediyorlar, bir yandan da bütçe olanaklarını holdingler, tarikatlar, rantiyeciler ve dolar milyarderleri için seferber ediyorlar. Emekliye gelince kaynak yok, zengine gelince sınırsız kaynak var” dedi.

    “YOKSULLUK EMEKLİNİN KADERİ DEĞİLDİR”

    Emeklilere yoksulluğun kader gibi dayatıldığını söyleyen belirten Kurt, mevcut ekonomik düzenin bilinçli bir tercih olduğunu vurgulayarak, “Bize deniliyor ki emekçinin, emeklinin, dulun, yetimin, kadının, çocuğun kaderi yoksulluktur. Hiç ses çıkarmadan bu kaderi kabullenmemiz isteniyor. Biz bu kaderi reddediyoruz. Aslan payı holdinglere, tarikatlara ve rantiyeye ayrılmıştır. Emekliye ise sadaka reva görülmektedir. Emekliler sadaka değil, insanca yaşam istiyor. 2002 yılından önce en düşük emekli maaşıyla dört çeyrek altın alınabiliyordu. Bugün ise aynı maaşla ancak bir çeyrek altın alınabiliyor. O üç çeyrek altın emeklilerin cebinden alındı ve zenginlerin cebine aktarıldı. “Bu neo-liberal, IMF artığı politikaları kabul etmiyoruz. Kayıplarımızı geri alana kadar durmadan mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “SADAKA DEĞİL, İNSANCA YAŞAM İSTİYORUZ”

    En düşük emekli aylığına ilişkin yapılan son açıklamalara da değinen Kurt, açlık sınırını hatırlatarak konuşmasını şöyle sonlandırdı:

    “En düşük emekli aylığının 21 bin lira olacağı açıklandı. Açlık sınırının 31 bin lirayı geçtiği bir ülkede 21 bin lira bir lütuf değil, bir sürünme ücretidir. Biz bunu kabul etmiyoruz. Asgari ücret 2026 yılı için 28 bin lira olarak belirlendi. TÜİK’in ısmarlama enflasyonu bile yüzde 31 iken artış yüzde 27’de bırakıldı. Bu ücret bizim çocuklarımızın ve torunlarımızın ücretidir. Bu sefalet düzenini kabul etmiyoruz. Emekli, yıllarca bedenini ve beynini kullanarak üretmiş, bu ülkenin zenginliğine katkı sunmuştur. Emeklilik onurlu bir yaşam hakkıdır. Emekli aylığı asgari ücretin üzerinde olmalıdır.”

    Protesto, oturma eyleminin ardından sona erdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Emeklilerden asgari ücret zammına tepki: İnsanca yaşamak istiyoruz!- VİDEO

    Emeklilerden asgari ücret zammına tepki: İnsanca yaşamak istiyoruz!- VİDEO

    PİRHA- Emekli sendikaları, asgari ücrete yapılan artışı yetersiz bularak, emekli maaşlarının insanca bir yaşam için yeterli seviyeye çıkarılmasını talep etti. Emekliler, hükümetin ekonomi politikalarını eleştirerek, yaşam standartlarının iyileştirilmesi için acil adımlar atılmasını istedi.

    Türkiye Emekliler Sendikası ve 2021 Tüm Emekliler Sendikası (2021 Tüm Emekli Sen) Mersin Şubesi, 28 bin 75 lira olarak açıklanan asgari ücret zammını protesto etmek için Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. “Sendika hakkımız engellenemez. Emekli sendikaları yasası çıkarılsın”, “Yüzyılın ayıbı. Geçinemiyoruz, beslenemiyoruz, barınamıyoruz. İnsanca yaşamak istiyoruz” ve “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz” pankartlarının açıldığı açıklamada, “İnsanca yaşamak istiyoruz” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı. Açıklamaya, Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri de katılım sağladı.

    “EMEKLİLER, TOPLUMUN EN YOKSUL KESİMİ”

    Açıklama metnini okuyan 2021 Tüm Emekli Sen Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt, hükümetin maaş artışı yapıyormuş gibi bir izlenim yaratmasına rağmen, gerçekte halkın yaşam koşullarını zorlaştırdığını ve temel gıda maddelerine ulaşımın daha da güçleştiğini vurguladı. Emeklilerin bu süreçte büyük bir mağduriyet yaşadığını ifade eden Kurt, hükümetin ekonomik kriz yükünü emekçilerin sırtına yüklemeye çalıştığını belirtti.

    Kurt, “Biz de buna karşı duracağımızı, emekliler ve emekçiler olarak bir arada olacağımızı duyuruyoruz. İşsizler, çalışanlar ve emekliler arasında yoksulluk çok farklı şekillerde yaşanıyor. Bu zorluklardan çıkış, ancak bir araya gelerek, birlikte hareket ederek mümkün olacaktır” dedi.

    EMEKLİLERİN TALEPLERİ

    Kurt, açıklamasında emeklilerin hayat standartlarının iyileştirilmesi için şu talepleri sıraladı:

    – Emekli aylıkları insanca yaşanabilir düzeye çıkarılsın. En düşük emekli maaşı, en düşük memur maaşıyla eşitlensin.
    – Konutsuz emekliler için sosyal konut projeleri yapılmalı ve kirada yaşayan emeklilere kira yardımı sağlanmalıdır. Ayrıca, deprem riski taşıyan konutların güçlendirilmesi için uygun kredi imkânları sunulmalıdır.
    – Emekli Sendikaları Statü Yasası çıkarılsın.
    – Sağlık hizmetleri, emeklilerin maaşından kesilen katkı payı kesintilerinden muaf tutulmalı ve sağlık hizmeti herkes için ücretsiz ve eşit olmalıdır.
    -Toplu taşıma araçlarında, emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlanmalıdır.

    Açıklama, emeklilerin taleplerinin yerine getirilmesi ve insanca yaşam koşullarına sahip olabilmeleri için attıkları sloganlarla sona erdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Asgari ücrete tepki: Yoksulluğa ve sefalete teslim olmayacağız!- VİDEO

    Asgari ücrete tepki: Yoksulluğa ve sefalete teslim olmayacağız!- VİDEO

    PİRHA- 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt, asgari ücretin “ülkede genelleşmiş bir yaşam ücreti haline geldiğini belirterek, “İnsanca yaşama yetecek bir ücret için emeklilerle işçilerin ortak mücadelesini büyüteceğiz” dedi. EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak ise açıklanan rakamın işçilerin kaybını bile karşılamadığını vurgulayarak, “Bu ücret yoksulluğu ve sefaleti dayatıyor, buna teslim olmayacağız” diye konuştu.

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenen ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından açıklanan 2025 yılı asgari ücreti 28 bin 75 TL oldu. Açıklanan rakam, yüksek enflasyon, artan hayat pahalılığı ve açlık sınırının 30 bin liraya dayandığı koşullarda kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Emek ve meslek örgütleri, açıklanan asgari ücretin insanca yaşam koşullarını karşılamaktan uzak olduğunu belirterek karara tepki gösterdi.

    2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt ile Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, asgari ücret artışının hem işçileri hem de emeklileri yoksulluğa mahkum ettiğini vurgulayarak, mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.

    “ASGARİ ÜCRET, BİR YAŞAM ÜCRETİ HALİNE GELDİ”

    Asgari ücretin Türkiye’de artık yalnızca en düşük ücret olmaktan çıktığını belirten 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt, ücretin çalışan nüfusun büyük bir bölümünü kapsar hale geldiğine dikkat çekti. Kurt, emekli maaşlarına da düşük bir zam yapılacağını öngördüklerini belirterek, “Asgari ücret ne yazık ki ülkemizde asgari yaşamın vuku bulduğu, ülke nüfusunun çalışanlarının yüzde 60’ına denk gelen genelleşmiş bir ücret olarak karşımızda duruyor. Biz emekliler olarak asgari ücrete yapılan zamma paralel bir zammın da bize yapılacağını öngörüyoruz. Yüzde 27 yapılan zam bize yansıyacağı şekliyle yüzde 12–13 olarak görülüyor” diye konuştu.

    Ekonomik koşulların her geçen gün ağırlaştığını vurgulayan Kurt, özellikle yılbaşından sonra ücretlerin hızla eriyeceğini dile getirdi. Açlık sınırına ve zam yağmuruna dikkat çeken Kurt, mücadele vurgusu yaparak, “Açlık sınırının 30 bin liraya dayandığı, her gün zam yağmurunun olduğu bir ülkede özellikle yılbaşından sonra işçiler bu maaşı almadan yüzde 20’lik bir kayba uğrayacak. İnsanca yaşamın sürdürülebileceği bir ücretin hem bizlere hem işçi sınıfına verilmesi noktasında çabalarımız olacak. Yapılan bütçeyi kabul etmiyoruz. Kabul etmediğimiz gibi bu eksende mücadelemizi yükselteceğiz. Emeklilerin ve işçilerin birliğini sağlama noktasında çalışmalarımız var. Ortak sesimizi yükselterek insanca yaşama yetecek bir ücret talebimizi yükselteceğiz” dedi.

    “AÇIKLANAN ASGARİ ÜCRET, İŞÇİLERİN KAYBINI BİLE KARŞILAMIYOR”

    EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak ise asgari ücretin açıklanma biçimine ve enflasyon verilerine dikkat çekerek, iktidarın “çalışanları enflasyona ezdirmedik” söyleminin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Başkavak, resmi ve bağımsız enflasyon verileri arasındaki farkın altını çizerek şunları ifade etti:

    “Aralık ayıyla birlikte muhtemelen Türk enflasyonu yüzde 32–33 olarak karşımıza çıkacak. Bağımsız araştırmacıların yıllık enflasyon hesabı bunun iki katından fazla. O nedenle Çalışma Bakanlığı’nın ‘çalışanları enflasyona ezdirmedik’ cümlesi aslında koca bir yalan. Çalışanlar hem enflasyona ezilmiş durumda hem de aynı zamanda açlık sınırının altında bir ücrete bir yıl boyunca mahkum edilmiş durumda. Açıklanan asgari ücret 28 bin 75 TL. Ama zaten 22 bin asgari ücrette işçilerin bir yıl boyunca kaybı 6 bin liranın üzerindeydi. Yani sadece o kaybı bile yerine koymamış bir asgari ücretle karşı karşıyayız ve önümüzdeki bir yılı bu ücretle geçirmemiz dayatılıyor.”

    Sendikaları asgari ücretin artırılması için yeteri kadar mücadele etmemekle eleştiren Başkavak, “Biz sendikalı iş yerlerinde zaten Toplu İş Sözleşme yapıyoruz demek, bizde asgari ücretle çalışan yok demek, bu sorunu çözmüyor. Aksine asgari ücret, sendikalı iş yerlerindeki ücretleri de belirliyor. Biz asgari ücreti ülkenin en büyük toplu iş sözleşmesi olarak görüyoruz. Ülkenin en büyük toplu iş sözleşmesine işçiler, emekçiler ve onların çocukları olarak hazırlanmamız daha güçlü hazırlanmamız gerekirdi. Bunun da en önemli motor gücü sendikalar olmalıydı. Biz asgari ücret tespit komisyonunun yapısını beğenmiyoruz ve katılmıyoruz demek sorunu çözmedi” ifadelerini kullandı.

    MÜCADELE ÇAĞRISI

    Asgari ücretin bir işçinin bireysel yaşamını esas alması gerektiğini vurgulayan Başkavak, mevcut sistemin sermayenin talepleri doğrultusunda şekillendiğini belirterek, şunları söyledi:

    “Sermaye ne istiyorsa saray iktidarı onu uyguluyor. Eğer halk kitlelerinden, işçilerden, emekçilerden gerçek anlamda bir karşılık bulacağını düşünse Cumhurbaşkanı reklamla, bu asgari ücreti açıklardı. Açıklanan rakamın çok düşük olduğunu ve kimsenin beğenmeyeceğini bildiği için Çalışma Bakanı açıklasın ve geçilsin diyor. Kime, kime yaradı? İşverenlere yaradı. Ancak bizler yoksulluğa ve sefalete teslim olmayacağız. Emek Partisi olarak bütün işçileri ve emekçileri hem kendi sendikalarını hem de oy verdikleri partileri sorgulamaya çağırıyoruz. Çocukların geceleri aç yatmadığı bir ülke için mücadeleyi birleştirerek ve güçlendirerek yürütmemiz lazım. Ancak bu şekilde dayatılan açlık ücretlerine mahkum olmayız.”

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • ‘Barış siyasi bir tercih değil, ülkenin refahı için ortak umuttur’- VİDEO

    ‘Barış siyasi bir tercih değil, ülkenin refahı için ortak umuttur’- VİDEO

    PİRHA- PKK’nin kendini feshetme ve silah bırakma kararıyla başlayan yeni süreci değerlendiren 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt, “Savaşa ayrılan her kuruş, emeklinin sofrasından eksiliyor, gençleri geleceksizliğe mahkum ediyor. Barış sadece bir siyasi tercih değil; halkın refahı, çocuklarımızın geleceği ve bu ülkenin ortak umududur” dedi.

    PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla PKK’nin kongresini toplayarak silah bırakma ve kendini feshetme kararı alması üzerine yeni bir sürecin başlangıcı konuşuluyor. Çözüm ve demokratik toplum sürecine dair PİRHA’ya konuşan 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt, PKK’nin silahlarını bırakması ve kendini feshetmesinin oldukça önemli olduğuna vurgu yaparak tüm toplumun bu tarihi adımı sahiplenmesi gerektiğinin altını çizdi.

    “FATURAYI EMEKLİLER VE YOKSUL HALK ÖDÜYOR”

    Çatışmalı sürecin en büyük mağdurlarının yoksullar ve dar gelirliler olduğuna vurgu yapan Kurt, savaş ekonomisinin halkı doğrudan etkilediğini söyledi. Savaş uçaklarının bir sortisinin maliyetinin yüzlerce emeklinin maaşına denk geldiğini dile getiren Kurt, “Bu ülkede torunlarımız göçmen oldu, bizler hasret kaldık. Eğer bu savaş olmasaydı, emekliler daha insanca yaşayabilir, gençler başka ülkelerde hayal kurmak zorunda kalmazdı” ifadelerini kullandı.

    “KALICI BARIŞ SAĞLANMALI”

    PKK’nin silah bırakmasının ve kendini feshetmesinin barış adına önemli bir adım olduğunu belirten Kurt, bu kararın kalıcı barışa dönüşmesi için devletin de adım atması gerektiğini ifade etti. Sürecin sadece bir tarafın değil, tüm toplumun, siyaset kurumlarının ve özellikle hükümetin sorumluluk alarak yürütmesi gerektiğini söyledi.

    Türkiye’de farklı inanç ve halkların yüzyıllardır bir arada yaşadığını hatırlatan Kurt, milliyetçi duyguların körüklenmesinin toplumsal barışı zedelediğini ifade etti. Kurt, “Kürtler, Türkler, Araplar, Çerkezler; Aleviler, Sünniler, Dürziler bu topraklarda bir arada yaşıyor. Kardeşsek, kardeş hukuku da tesis edilmeli” diyerek, demokratik toplumun inşası için eşit yurttaşlık temelinde yeni bir anayasa ve toplumsal uzlaşının şart olduğunu belirtti.

    “MECLİS BU SÜRECİN MERKEZİ OLMALI”

    Hükümetin süreci tüm boyutlarıyla halka açık bir şekilde anlatması ve bu konuda tüm taraflarla görüşerek toplumsal uzlaşmayı sağlaması gerektiğini dile getiren Kurt, “Meclis bu sürecin merkezi olmalı. Komisyonlar kurularak tarafsız ve taraf olan tüm partiler sürece dahil edilmeli. Demokratik yaşamın bütün üyeleri bu sürece katılmalı” diye konuştu.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Mersinli yurttaşlar: İrademize ipotek konulması kabul edilemez- VİDEO

    Mersinli yurttaşlar: İrademize ipotek konulması kabul edilemez- VİDEO

    PİRHA- Akdeniz Belediyesi eşbaşkanlarının gözaltına alınmasının ardından belediyenin valilik tarafından gasp edilmesine tepki gösteren Mersinli yurttaşlar, Akdeniz halkının iradesine ipotek konulduğunu belirterek mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladılar.

    Mersin’de Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) aldığı Akdeniz Belediyesi Eşbaşkanları Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız ile meclis üyelerinin gözaltına alınmasıyla birlikte belediyenin etrafı polis bariyerleriyle çevrildi ve girişler engellendi. Kayyım kararı olmamasına rağmen belediyeye girişlerin engellenmesine tepki gösteren Mersin halkı bunu fiili bir kayyım ataması olarak değerlendirdi.

    Akdeniz Belediyesi önünde başlayan nöbet eylemde PİRHA‘ya konuşan yurttaşlar, iradelerine sonuna kadar sahip çıkacaklarını belirttiler.

    “YASAL BİR KÖTÜLÜK”

    Onur İnce, “Ellerinde hiçbir belge, resmi karar olmamasına rağmen belediyeye girişler engelleniyor. Bu bildiğiniz yasal bir kötülük. Bu kötülüğe geçit vermemek için elimizden geleni yapacağız. Mersin’deki tüm demokrasi ve barış sevdalılarını belediye önünde direnmeye bekliyoruz” dedi.

    Nisa Tuzla, halk olarak belediye başkanını seçme hakkına sahip olduklarını ama iktidarın bunun önüne geçmeye çalıştığını vurgulayarak, “İradesine sahip çıkmak isteyen tüm halkımızı belediye önüne çağırıyoruz” diye belirtti.

    “İKTİDAR SUÇ İŞLİYOR”

    Akdeniz Belediyesi’ne ikinci kez kayyım atandığına dikkat çeken Hüseyin Kurt, bu durumun hukuki ve insani olmadığını belirtti. Halkın iradesine saygı gösterilmesi ve gözaltına alınanların serbest bırakılmasını talep etti.

    İktidarın anayasal hakları çiğneyerek suç işlediğini söyleyen Çiğdem Serin, “Resmi karar olmamasına rağmen bir kayyım darbesiyle karşı karşıyayız. Karşımızda halkına karşı savaş açmış bir iktidar var. Burada bir suç işleniyor. Bu ülkede gerçek suçlular kadın cinayetlerini önlemeyen, milyonları yoksulluğa iten, halkın iradesini gasp eden iktidardır. Bu iktidar karşısında emek ve barış mücadelesini sürdüreceğiz” diye konuştu.

    “MÜCADELEDEN BAŞKA SEÇENEĞİMİZ YOK”

    Nebil Birtek kayyım uygulamalarının halk nezdinde bir karşılığının olmadığını vurgulayarak şunları dile getirdi:

    “İradesini sandığa taşıyan insanlar için üzücü bir durum. Hakkımızın gasp edildiğini, irademize ipotek konulduğunu düşünüyorum. Bu yalnızca bizim sorunumuz değil, tüm Türkiye’nin buna karşı çıkması gerekiyor. Burada yaşananlar yalnızca bir kayyum durumu değil. Türkiye’nin bütün bir geleceğinin gasp edilmesidir. Dolayısıyla iktidarın bunlardan vazgeçmesi, ülkenin geleceğini bu kara propaganda ile çalmaması gerekiyor. Büyüyen akan selin önünü bu şekilde barajlarla kapatmaya çalışmalarının halk nezdinde bir karşılığı yok. Birleşmekten ve mücadele etmekten başka çaremiz yok.”

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Emeklilerin ‘Geçinemiyoruz’ yürüyüşü Mersin’de başladı- VİDEO

    Emeklilerin ‘Geçinemiyoruz’ yürüyüşü Mersin’de başladı- VİDEO

    PİRHA- 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi üyeleri, emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekmek için Mersin’den Ankara’ya yürüyüş başlattı. Emekliler seslerinin duyulmasını isteyerek, “Geçinemiyoruz, yoksulluğa karşı mücadelede birleşiyoruz diyerek 30 Kasım günü KESK’le birlikte Ankara Tandoğan’da olacağız” dedi.

    2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi, emeklilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek için Mersin’den Ankara’ya yürüyüş başlattı. Yürüyüş, Mersin’in Silifke ilçesinde başlarken, şehir merkezinde de sendika üyeleri Özgür Çocuk Parkı’nda eylem yaptı.

    “GEÇİNEMİYORUZ”

    Silifke’de yürüyüşte konuşan Şube Başkanı Hüseyin Kurt, emeklinin sesini duyurabilmek için Ankara’ya yürüdüklerini belirterek, “Mutfağımız yangın yerine dönmüş durumda sahte TÜİK hesaplarından dolayı. Biz dar gelirliler ile sermayedarlarınız arasındaki gelir adaletsizliğine son verilsin. Hepimiz insanız ve insanca yaşam hakkımıza saygı duyulması gerekiyor. Gelirde ve vergide adalet sağlansın. Geçinemiyoruz, yoksulluğa karşı mücadelede birleşiyoruz diyerek 30 Kasım 2024 günü KESK’le birlikte Ankara Tandoğan’da olacağız” dedi.

    “TALEPLERİMİZ DUYULSUN”

    2021 Tüm Emekliler Sendikası MYK Üyesi Atila Bal ise sadaka değil haklarını istediklerini vurgulayarak, “2002’de iktidara geldiğinizde emekli aylığı 254 liraydı, işçi ücretleri 157 liraydı yani en düşük emekli aylığı çalışanlarınkinden fazlaydı. Bugün yüzde 40 gerilere düşmüşse gelin hesabını siz yapın. Emekliler düzgün beslenemiyor, hastanelerin büyük bir kısmı emeklilerle dolu. Barınamıyoruz, kiralar ateş pahası” diye konuştu.

    Bal, emeklilerin taleplerine dair şunları söyledi:

    “-Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70’e çıkarılsın. Güncelleme kat sayısında milli gelir artışından pay verilsin. En düşük emekli kök maaşı, en düşük memur maaşına eşitlensin.

    -Emekli aylıkları bağımsız kurumlarca açıklanan gerçek enflasyon oranına göre otomatik olarak güncellensin. Emekli, dul ve yetimlere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört kez asgari ücret düzeyinde ikramiye ödensin.

    -Derhal tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen 12 bin TL seyyanen zam yapılsın.

    -TBMM’den emekli sendikaları statü yasası çıkarılsın. Toplu sözleşme yapma hakkımız anayasal güvence altına alınsın.

    -İntibak Yasası acilen çıkarılarak, 2000 öncesi ve 2000 sonrası emekliler arasındaki maaş eşitsizliği giderilsin.

    -Emekli maaşlarından kesilen muayene, ilaç vs. tüm sağlık kesintilerine son verilsin.

    -Şehir içi tüm toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.

    -Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturaları üzerinden alınan KDV kaldırılsın ve temel yaşama yetecek kadarı ücretsiz olsun.

    -Banka promosyonu günün koşullarına göre değerlendirilsin, her yıl aylık artışına göre güncellensin.

    -Konut sahibi olamayan emeklilere, TOKİ tarafından ucuz konut sağlansın. Emekliler konut sahibi olana kadar barınma yardımı yapılsın.

    -Sosyal devletin gereği olarak dul ve yetim maaşı en düşük emekli aylığından az olmasın.

    -Çalışan emeklilerden sosyal güvenlik destekleme primi adı altında yüzde 32’lik kesinti kaldırılsın.”

    PİRHA/MERSİN

  • Emekliler, Mersin’den Ankara’ya yürüyecek-VİDEO

    Emekliler, Mersin’den Ankara’ya yürüyecek-VİDEO

    PİRHA- 2021 Tüm Emekliler Sendikası ile Türkiye Emekliler Derneği, sorunlarına dikkat çekmek için 27 Kasım’da Mersin’den Ankara’ya yürüyüş başlatacaklarını duyurdu.

    2021 Tüm Emekliler Sendikası ve Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Mersin Şubeleri, “Yollara düşmekten başka çare bırakmadınız bize” diyerek 27 Kasım’da Mersin’in Silifke ilçesinden yürüyüş başlatacakları duyurdu. Emekliler, eylemlerinin 30 Kasım’da Ankara Tandoğan’da sonlanacağını belirtirken yürüyüş detayları hakkında da basın açıklaması yaptı.

    Şube binası önünde yapılan açıklamada “Sefalet ücretine hayır, insanca yaşamak istiyoruz” ve “Geçinemiyoruz, ek zam istiyoruz” pankartları taşındı.

    Ortak açıklamayı 2021 Tüm Emekliler Sendikası Şube Başkanı Hüseyin Kurt okudu.

    “HOLDİNGLERE DEĞİL EMEKÇİYE BÜTÇE”

    Meclis’e sunulan 2025 yılı bütçe taslağının yine halktan yana olmadığını vurgulayan Hüseyin Kurt, “Bir eli yağda bir eli balda ekonomiciler, bize açlık ve sefaletin devamına razı olmamızı uygun görmüşler. Buna karşın büyük holdinglerin ve dolar milyarderlerinin rant ve faiz gelirlerini garanti etmeyi kendilerine görev saymışlar. Razı olmayacağız” dedi.

    Kurt, 2025 bütçesinde asgari ücret ve emekli maaş artışlarını TÜİK’in hileli çarpık oranlarına göre yapılmaması gerektiğini belirterek, “Dar gelirliler ile sermayedarlar arasındaki gelir uçurumunu giderin, herkese insanca yaşama koşullarını sağlayın” çağrısında bulundu.

    KAYYIMLARA TEPKİ

    İktidarın tasarruf tedbirleri adı altında yerel yönetimlerin elini kolunu bağladığını söyleyen Kurt, “Sözde tasarruf tedbirleriyle bütçelerini kısıyor. Bu yetmezmiş gibi önce Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’i tutuklatarak görevden aldırıp yerine kayyım atadınız. Ardından Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’ü, Batman Belediye Başkanı Gülistan Sönük’ü ve Halfeti Belediye Başkanı Mehmet Karayılan’ı görevden aldırdınız ve yerlerine kayyım atadınız. Size, Anayasaya ve yasalara aykırı, ülkemizi kaosa ve kargaşaya sürükleyen, ulusun/halkın egemenliğini hiçe sayan bu uygulamalardan derhal vazgeçmenizi tavsiye ediyoruz. Kayyım uygulaması hak kaybıdır, kabul etmiyoruz” diye kaydetti.

    “İSYANIMIZI TANDOĞAN’A TAŞIYACAĞIZ”

    Emeklerin yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çekmek için Mersin’in Silifke ilçesinden başlayarak Ankara’ya kadar yürüyeceklerini ilan eden Kurt, emekliler olarak taleplerini de şöyle sıraladı:

    “-Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70’e çıkarılsın.

    -Emekli, dul ve yetimlere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört kez asgari ücret düzeyinde ikramiye ödensin.

    -Derhal tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen 12 bin TL seyyanen zam ödensin.

    -İntibak Yasası acilen çıkarılarak, 2000 öncesi ve 2000 sonrası emekliler arasındaki maaş eşitsizliği giderilsin.

    -Emekli maaşlarından kesilen muayene, ilaç vs. tüm sağlık kesintilerine son verilsin.

    -Şehir içi tüm toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.

    -Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturaları üzerinden alınan KDV kaldırılsın ve temel yaşama yetecek kadarı ücretsiz olsun.

    -Banka promosyonu günün koşullarına göre değerlendirilsin, her yıl aylık artışına göre güncellensin.

    -Konut sahibi olamayan emeklilere, TOKİ tarafından ucuz konut sağlansın. Emekliler konut sahibi olana kadar barınma yardımı yapılsın.”

    PİRHA/ MERSİN

     

  • Emeklilerden Meclis’e çağrı: Emekli Sendikaları Kanunu çıkarılsın- VİDEO

    Emeklilerden Meclis’e çağrı: Emekli Sendikaları Kanunu çıkarılsın- VİDEO

    PİRHA- Mersin’de emekli sendikaları sokağa çıkarak, zamları ve emekli maaşlarını protesto etti. Meclis’e çağrıda bulunan emekliler, “Milletin vekillerine diyoruz ki, bir an önce toplanın, emekli maaşları ile dul ve yetim aylıklarının toplu sözleşme yoluyla belirlenmesi için Emekli Sendikaları Kanunu çıkarın” talebinde bulundu.

    2021 Tüm Emekliler Sendikası, Emeklilikte Yaşa Takılanlar Derneği, Türkiye Emekliler Derneği Mersin Şubeleri ortak basın açıklaması yaparak emeklilik maaşlarını protesto etti.

    “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “İnsanca yaşamak istiyoruz” sloganlarının atıldığı eylemde “Mutfakta yangın var, geçinemiyoruz” ve “Sefalet ücrete hayır, insanca yaşamak istiyoruz” pankartları açıldı. Açıklamaya emeklilerin yanı sıra Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri katıldı. Açıklamadan önce emekliler, yaşanan ekonomik krizi ve emekli maaşlarına yapılan sefalet zamları protesto eden bir skeç oynadı.

    Skecin ardından 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt, emekliler adına basın açıklamasını okudu.

    TBMM’YE ÇAĞRI

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde bütçe imkânlarını tekrar zorlama pahasına bir artış yapmayı planlıyoruz. Önümüzdeki bayram bu rakamı yüzde 50 artış ile 3 bin liraya yükselteceğiz” sözlerini eleştiren Hüseyin Kurt, “Bu emeklinin derdine çare değil, kızgın tavaya dökülmüş bir damla sudur. Sizin ikramiye dediğiniz cep harçlığıdır” dedi.

    Emekli maaşlarının hükümet tarafından sahte enflasyon oranlarına göre yanlı olarak belirlendiğine dikkat çeken Kurt, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) çağrıda bulunarak ‘Emekli Sendikaları Kanunu’nun çıkarılması talebinde bulundu.

    “MAĞDURİYETLER GİDERİLSİN”

    Çalışma yaşamının sonuna gelen bir emekli olduğunda asgari ücretin üzerinde bir maaşı hak ettiğini belirten Hüseyin Kurt, emekliler olarak şu taleplerin yerine getirilmesini istedi:

    “- Tüm emekli maaşları ile dul ve yetim aylıklarına açlık yoksulluk sınırı rakamları ve gerçek enflasyon oranına göre, Ocak ayından itibaren geçerli olmak üzere seyyanen ek zam yapılsın.

    – Tüm emeklilerle dul ve yetim aylığı alanlara yılda dört defa birer maaş tutarında ikramiye ödensin. İkramiye ödemelerinde, çalışan emekli, çalışmayan emekli, özel sandık emeklisi şeklindeki ayrımcı, adaletsiz ve haksız uygulamaya kesinlikle son verilsin.

    – 8 Eylül 1999 tarih ve 4447 sayılı kanunla emeklilik hakları gasp edilen, 3 Mart 2023 tarih ve 7438 sayılı kanuna rağmen emekli olamayan EYT’li emekçilerin yaşadığı mağduriyetlerin tamamen ortadan kaldırılması için, eksik bırakılan tüm hakları kapsayacak şekilde EYT Kanunu yeniden düzenlensin.

    – Emeklilik yaşı ve prim ödeme gün sayısı düşürülsün. Ağır işlerde çalışanlara yıpranma payı ve erken emeklilik hakkı tanınsın.

    – Emekli maaşlarının TÜİK’in açıkladığı sahte enflasyon oranlarına göre hükûmet tarafından tek yanlı olarak belirlenmesi uygulamasına derhal son verilsin. Emekli maaşları ile dul ve yetim aylıklarının toplu sözleşme yoluyla belirlenmesi için, “Emekli Sendikaları Kanunu” çıkarılsın.

    – İntibak Yasası derhal çıkarılsın. Aylık Bağlama Oranı yeniden yüzde 70’e yükseltilsin

    – Herkes için eşit, nitelikli, parasız ve ulaşılabilir sağlık hizmeti ilkesine göre, emekli maaşlarından yapılan tüm sağlık kesintileri iptal edilsin.

    – Emekli yurttaşlara hak ettikleri saygı gösterilsin. Yalnız yaşayan, hasta ve bakıma ihtiyacı olan emekli ve yaşlı yurttaşlar için devlete ait huzurevi sayısı artırılarak, bakım hizmetleri yaygınlaştırılsın.

    – SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında 4a, 4b ve 4c olarak ayrıştırılan işçi, memur, esnaf ve çiftçi emekli maaşları ile dul ve yetim aylıklarındaki eşitsizlik ve adaletsizlik giderilsin

    – Banka, sigorta, reasürans şirketi, ticaret odası, sanayi odası, borsa veya bunların teşkil ettikleri birliklerden emekli olan özel sandık emeklileri SGK kapsamına dahil edilerek, tüm emekli yurttaşlar için özel emeklilik ve bireysel emeklilik sistemi yerine; sosyal devlet anlayışı temelinde kamusal emeklilik sistemi güçlendirilsin.”

    PİRHA/ MERSİN