PİRHA-Muş’un Varto ilçesinin Hemug (Küçüktepe) köyünde hayvancılık yaparak geçimini sürdürmeye çalışan Hüseyin Tepe, eskiden köyde teyplerde Aşık Mahsuni Şerif ve Ali Ekber Çiçek’i dinlediğini ve onlar gibi ozan olmak istediğini ifade etti.
Muş’un Varto ilçesinin Hemug (Küçüktepe) köyünde hayvancılık yaparak geçimini sürdürmeye çalışan Hüseyin Tepe, küçük yaşından itibaren saz çalıyor. Eskiden köyde teyplerde Aşık Mahsuni Şerif ve Ali Ekber Çiçek’i dinleyerek saz çalmak isteğinin oluştuğunu ifade ederek saz ile tanışma hikayesini PİRHA’ya anlattı.
“SAZI ELİME ALDIĞIM ZAMAN SANKİ DÜNYA BENİM OLUYOR”
Ortaokula geçtikten sonra saza olan hevesinin oluştuğunu belirten Hüseyin Tepe, “Eskiden köyde teyplerde Aşık Mahsuni Şerif ve Ali Ekber Çiçek’i dinliyordum ve bende onlar gibi ozan olayım diye düş kuruyordum. Ben küçükken babam beni kuzulara gönderiyordu. Ben kuzuların önünde elime aldığım süpürgeyi saz gibi çalıyordum, türkü söylüyordum. Şimdi Almanya’da olan bir arkadaşım o zaman bana sazını vermişti öğrenmem için. Bende evde kendi kendime çalarak öğrendim. Televizyonda aşıklar, ozanlar çıkıyordu ben de onlar sazı nasıl çalıyor diye bakıyordum. Hayvancılık yaptığım için son zamanlarda saz çalamıyorum. Hayvanlara gittikten sonra eve geldiğimde 1-2 saat saz çalarak stresimi atıyorum. Sazı elime aldığım zaman sanki dünya benim oluyor, çok mutlu oluyorum” diye konuştu.
PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Köyceğiz Şube Başkan Yardımcısı Hüseyin Tepe, Köyceğiz’de yerleri olmadığı için belediyeye ait 10 metre bir alanda faaliyet yürütmeye çalıştıklarını söyledi. Tepe, “İnançsal faaliyetlerimizi cemlerimizi, Muharrem ve Hızır lokmamızı Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ortaca Cemevi ile birlikte yapıyoruz” dedi.
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Köyceğiz Şube Başkan Yardımcısı Hüseyin Tepe, şubelerinde yürüttükleri faaliyetler hakkında PİRHA’ya konuştu.
“YERİMİZ 10 METRE KARE!”
Köyceğiz’de bulunan şubelerinin belediyeye ait 10 metrekare bir alandan ibaret olduğunu belirten Tepe, “Onun için burada herhangi bir faaliyet yapma gibi bir imkânımız yok” dedi.
İnançsal faaliyetlerini dernekte yürütemediklerini ifade eden Tepe, “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ortaca Şube ile çok güzel bir diyaloğumuz var. İnançsal faaliyetlerimizi, cemlerimizi, Hızır lokmamızı, 12 imam orucundan sonraki lokmalarımızı birlikte yapıyoruz” diye belirtti.
“CANLARIMIZIN BAĞIŞLARIYLA AYAKTA DURMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Ekonomik anlamda sıkıntılar yaşadıklarını da aktaran Tepe, “Mali anlamda sorunlarımızı burada bulunan arkadaşlarımızın kendi katkıları ve bağışlarla yapıyoruz. Bir bütçemiz yok. Bir Hızır lokması verilecekse arkadaşların kendi imkanları katkıları ölçüsünde yapıyoruz. Belediyenin bir mesire alanı var. Kahvaltı yemek gibi faaliyetlerimizi orada yapıyoruz. Onun dışında alana dönük eylem ve etkinliklerimizi muhalif partilerin, sendikaların, demokratik kitle örgütleriyle birlikte ve elimizden geldiğince katkı sunmaya çalışıyoruz” diye ifade etti.
“SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİYLE BİRLİKTE HAREKET EDİYORUZ”
Köyceğiz şube olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlaması ve 2 Temmuz anması yaptıklarını belirten Tepe, “Abdal Musa, Hıdırellez, Hacı Bektaş Veli Anma etkinliklerine katıldık. ÇEDES projesi ile ilgili Eğitim Sen’in yaptığı eyleme ve en son ‘Narin nerede?’ diye soran sivil toplum örgütleri ile birlikte ortak bir eylem yaptık” dedi.
“BELEDİYE CEMEVİ İÇİN ARSA TAHSİSİNDE BULUNDU”
HBVAKV Köyceğiz Şube olarak Köyceğiz’de cemevi yapmak için arsa tahsisi arayışı içerisinde olduklarını belirten Tepe, konuşmasının devamında şunları kaydetti:
“Burada bizim bir yerimiz yok. Yerel seçimler öncesinden CHP belediye başkan adayı söz vermişti. En son 2 hafta önce belediye başkanı ile yaptığımız görüşmede başkan cemevinin yeri için bize 3 tane alternatif sundu. Bizde içeresinden bir tanesini kabul ettik. En kısa zamanda bize tahsisini yapacaklarını söyledi.
Cemevimizin yeri Köyceğiz’e varmadan Yenimahalle semtinde Fethiye yurdu kavşağının olduğu alana 50 metre mesafede 2,5 dönüm güzel bir alan. Arsa tahsisi yapıldıktan sonra bir cemevi yapmayı düşünüyoruz. Ancak cemevi yapacak bütçemiz olmadığı için ülke içinde ve yurt dışında bulunan canlardan yardım bekliyoruz. Eğer gelen yardımlarla cemevimizi yaparsak çocuklarımıza üniversiteye hazırlık ve saz kursları vermeyi düşünüyoruz.”
PİRHA-Alevilere yönelik nefret söylemine dair PİRHA’ya konuşan HBVAKV Köyceğiz Şube Başkan Yardımcısı Hüseyin Tepe, “Bursa’da yaşanan olay basında çıkanlardan yalnızca bir tanesi. Bursa’daki gibi her gün yüzlercesi yaşanıyor. Hükümet bu konuda cezai müeyyide uygulamadığı için insanlar da korkmuyor. Onları sadece ödüllendiriyorlar” dedi.
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Köyceğiz Şube Başkan Yardımcısı Hüseyin Tepe, geçtiğimiz aylarda Bursa’daki bir okulda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mehtap Cengiz tarafından Alevilere yönelik sarf edilen nefret söylemine ilişkin PİRHA‘ya konuştu.
“BURSA’DA YAŞANAN YALNIZCA BİR TANESİ”
Nefret söyleminin sadece Bursa’da olmadığını belirten Tepe, “Bursa’da yaşanan olay basında çıkanlardan yalnızca bir tanesi. Bursa’daki gibi her gün yüzlercesi yaşanıyor. Hükümet bu konuda cezai müeyyide uygulamadığı için insanlar da korkmuyor. Onları sadece ödüllendiriyorlar. Onlar da rahat rahat çıkıp açıklıyorlar. Bırakın Bursa’yı, Türkiye’nin en köklü okullarından olan İstanbul Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nde okul müdürü, 6 yaşındaki çocukla ilgili basında çıkanları “bu uydurma, doğru değil” diyor” diye konuştu.
“KADINLAR; POLİSTEN, İKTİDARDAN ŞİDDET GÖRÜYOR”
Tepe, hemen her gün işlenen kadın cinayetlerine de değinerek, şöyle konuştu:
“Kadına zaten ikinci sınıf gözüyle bakıyorlar. Gerçekten inansalardı İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmazlardı. Peş peşe kadın cinayetleri işleniyor, caydırıcı bir şey yok ki, özendiriyorlar. Kadına insan olarak bakmıyorlar. Cennet annenin ayakları altındadır. Biz gerçekten o gözle bakıyoruz. Ama onlar kadına köle muamelesi yapıyorlar. Kadına sadece evinde çocuk doğuran, hizmet işini yapan gözle bakıyorlar. Ama bizde öyle değil. Bizde kadın gerçek anadır. Dışarıda herhangi bir kadına da ana, bacı gözüyle bakıyoruz. Kendi ailemizde de öyle. Onların öyle bir inançları yok ki; kadın uyanırsa dünya uyanır, devrimi kadınlar yapar, diyor ya. Kadınlar gününde alana çıkan kadınlara şiddet uyguluyorlar. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü’nde kadınlar sokağa çıktı. Polisten, iktidardan şiddet gördüler. Bunlar hiçbir şeyde samimi değiller.”
PİRHA- HBVAKV Köyceğiz Şube Başkan yardımcısı Hüseyin Tepe, cemevlerinin Kültür Bakanlığı’na bağlanmasına ve torba yasaya tepki gösterdi. Aleviliğin torbaya sığmayacağını belirten Tepe, “Boyun eğmeyeceğiz, direneceğiz” dedi.
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Köyceğiz Şube Başkan yardımcısı Hüseyin Tepe, cemevlerinin Kültür Bakanlığı’na bağlanmasına tepki gösterdi.
Tepe, “AKP iktidarı 20 yıldır her seçimden önce bir Alevi açılımı yapmak istiyor, bu konuda da samimi değil. Zaten samimi olsaydı geçmişte de bunu yapardı günümüzde de bunu yapardı” dedi.
“AKP ne kadar oy devşiririm hesabı yapıyor” diyen Tepe, “Gerçekten samimi ise tüm Alevi örgütlerini bir araya getirerek, onların da görüşlerini alarak bir yasa çıkarırdı. Bu da torba yasa değil. Biz torba yasaya ne dün sığdık, ne bugün sığarız, ne de yarın sığarız. Geçmişten bugüne yapılan tüm katliamlara ve zulme karşı nasıl direndiysek bundan sonra da bunların zulmüne boyun eğmeyeceğiz ve de direnmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“ALEVİLİK KÜLTÜR DEĞİL İNANÇTIR”
Hüseyin Tepe, “Biz bir kültür değiliz, bir inancız” diyerek şöyle devam etti:
“Onun için hiçbir şekilde ne bu yasayı ne de onların yapacağı farklı yasaları kabul ediyoruz. 25 Aralık’ta kurultayda bu konu gündeme gelecek, bu konular tartışılacak. Orada değişik örgütler, değişik kurumlar olacak. Herkes özgürce fikrini söylerse ve güzel bir sonuç bildirgesi çıkarsa sonuna kadar savunuruz.”
25 Aralık Pazar günü İstanbul Yenikapı’da yapılacak olan Büyük Alevi Kurultayı’na katılmak istediklerini ancak araç ayarlanması gerektiğini, bunun için Belediye ile görüştüklerini söyleyen Hüseyin Tepe, “Bize verdikleri araç kadar biz buradan insanlar oraya taşıyabiliriz. Çünkü insanların kendi imkanlarıyla oraya gitmesi biraz zor” diye konuştu.