PİRHA- PSAKD Ataşehir Şubesi “Eğitim müfredatı ile hedeflenenler ve toplumsal sorumluluklar” konulu panel düzenledi. Panelde konuşan KESK İstanbul Dönem Sözcüsü Hüseyin Tosu, AKP’nin iktidara geldiğinden beri eğitimi dinselleştirmeye çalıştığını belirterek, “AKP, var olan kitaplara dini içerikleri yerleştirdi. İdeolojilerine, politikalarına uygun bir nesil yaratmak istiyorlar” dedi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şubesi bugün saat 18.00’de yeni “Eğitim müfredatıyla hedeflenenler ve toplumsal sorumluluklar” başlığıyla bir panel gerçekleştirdi. Panelde, PSAKD Ataşehir Şubesi/Cemevi Başkanı Gülsev Kaya ve KESK İstanbul Dönem Sözcüsü Hüseyin Tosu konuşmacı olarak yer aldı.
Müfredatın toplumun tamamını ilgilendirdiğini belirten Gülsev Kaya, “Bir ülkede çocukların hangi program çerçevesinde eğitileceğinin programı o yüzden müfredat toplumun tüm kesimlerini ilgilendiriyor” dedi.
2024-2025 Eğitim-Öğretim yılında okul idarelerinin velilere seçmeli ders adı altında sanat tarihi, tiyatro benzeri dersler yerine din derslerini seçmeli ders olarak önereceğini ve toplumu yönlendireceğine dikkat çekerek uyarıda bulundu.
KESK İstanbul Dönem Sözcüsü Hüseyin Tosu da seçmeli ders adı altında Kuranı Kerim, Peygamberimizin hayatı gibi derslerin öğrencilere önerildiğini söyledi. AKP’nin iktidara geldiğinden beri eğitimi dinselleştirmeye çalıştığını belirten Tosu, AKP’nin eğitimi dinselleştirmek ve piyasalaştırmak yani özel okul sayısını artırmak istediğini, öğrenciler üzerinden sermayeye ucuz işgücü yaratmayı amaçladığını kaydetti.
Tosu, konuşmasına şöyle devam etti:
“AKP dinselleştirmede çok yol aldı. Var olan kitaplara dini içerikleri yerleştirdiler. Süreçler bir birinin devamı niteliğindedir. İdeolojilerine, politikalarına uygun bir nesil yaratmak istiyorlar. Nedir bu nesil? Sormayacak, sorgulamayacak, kaderine razı olacak, şükredecek, düşük ücretlere çalıştırıldığında, aç kaldığında itiraz etmeyecek. Böyle bir nesil yetiştirmek istiyorlar. Bu dini çok sevdikleri için değil, kapitalizmin, sermayenin ihtiyaç ihtiyaç duyduğu şey.”
PİRHA- PSAKD Ataşehir Şubesi “Eğitim müfredatı ile hedeflenenler ve toplumsal sorumluluklar” konulu panel yapacak.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şubesi 12 Haziran saat 18.00’de yeni “Eğitim müfredatıyla hedeflenenler ve toplumsal sorumluluklar” başlığıyla bir panel düzenleyecek. Panelde Halkların Eşitlik ve Demokrasi (DEM) Partisi İstanbul Milletvekili Özgül Saki ve KESK İstanbul Dönem Sözcüsü Hüseyin Tosu konuşmacı olarak yer alacak.
PİRHA – Eğitim Sen İstanbul Şubeleri, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yaptığı açıklamada MEB’in yeni müfredatına tepki göstererek, laik ve bilimsel eğitimin geri plana itildiğini, dini vakıf ve cemaatlerin eğitim sistemini kuşattığını vurguladı. Yapılan açıklamada, “İktidarın siyasal-ideolojik hedeflerini gözeten, tek adam rejiminin yaratmaya çalıştığı toplum modelini temel alan, laiklik ve bilim karşıtı yeni müfredatı reddediyoruz” denildi.
Eğitim Sen İstanbul Şubeleri “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” karşı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.
Açıklamaya, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı Gülsev Kaya, Alevi Bektaşi Federasyonu(ABF) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, Veli-Der ve Proje Okulları Velileri de katıldı.
Basın metnini İstanbul 3’Nolu Eğitim Sen Şube Başkanı Hüseyin Tosu okudu.
“MÜFREDAT DEĞİŞİKLİKLERİ TÜM TOPLUMU İLGİLENDİREN DÜZENLEMELERDİR”
Tosu, müfredat değişikliklerinde laik ve bilimsel eğitim geri plana itilirken, bütün ders kitaplarında ‘milli ve manevi değerler’in merkeze alındığının görüldüğüne dikkat çekti.
Laik ve bilimsel eğitimin geri plana itildiği, dini vakıf ve cemaatlerin eğitim sistemini kuşattığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), daha önce 2006 ve 2017 yıllarında iki kez değiştirilen eğitim müfredatına ilişkin yeni değişiklikleri taslak haline geçtiğimiz Cuma günü yayınlamıştır. Kamuoyunda bir haftadır müfredat değişiklikleri ders kitaplarındaki tekil örnekler tartışılırken, müfredat değişikliklerinin siyasal ve ideolojik yönünün geri planda kalması önemli bir eksikliktir. Müfredat değişiklikleri okulöncesi, ilkokul, ortaokul ve lisede işlenecek derslerin içeriği ve bunlarla ilgili önemli ve tüm toplumu ilgilendiren düzenlemelerdir.
“MÜFREDAT DEĞİŞİKLİKLERİNDE LAİK VE BİLİMSEL EĞİTİM GERİ PLANA İTİLMEKTEDİR”
Müfredat değişikliklerinde laik ve bilimsel eğitim geri plana itilirken, bütün ders kitaplarında ‘milli ve manevi değerler’in merkeze alındığı görülmektedir. Milli ve Manevi değerler vurgusu yaratılan tüm eşitsizliklerin üzerini örtmek için kullanılmaktadır. MEB’in öncelikli hedefi eğitim müfredatı ve ders kitapları üzerinden iktidarın siyasal ideolojisinin açık ve gizli (örtük) olarak öğrencilere aktarılmasıdır. Müfredat taslağının başlığının “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” olarak belirlenmiş olması bu tespitimizi doğrulamaktadır.
“DİNİ VAKIF VE CEMAATLER BÜTÜN EĞİTİM SİSTEMİNİ KUŞATMIŞ DURUMDADIR”
Müfredat taslağında Türkiye’de yaşayan farklı kimlikler, inançlar ve kültürler genellikle ya hiç görünmez kılınmış ya da ‘karşı tarafta’ gösterilmiştir. Eğitim müfredatında 12 Eylül darbecilerinin izinden gidilerek Türk-İslam sentezinin benimsenmiş olması ve ‘tek din, tek mezhep’ yaklaşımının daha da belirgin hale getirilmiş olması dikkat çekicidir. MEB’in ÇEDES ve benzeri projeler ve protokoller üzerinden eğitim sistemi içine faaliyet alanı açtığı Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yanı sıra iktidarla ekonomik ve siyasal bağları olan dini vakıf ve cemaatler tarafından okullar, yurtlar, kurslar vb üzerinden doğrudan iktidar desteği ile tıpkı bir örümcek ağı gibi bütün eğitim sistemini kuşatmış durumdadır. Yeni müfredat değişiklikleri okullar başta olmak üzere eğitim sisteminde yaşanan dinselleşme kuşatmasının en son ve en tehlikeli aşamasını oluşturmaktadır.
“LAİKLİK VE BİLİM KARŞITI YENİ MÜFREDATI REDDEDİYORUZ!”
MEB’in ‘yeni müfredatı’, düşünmeyen, sorgulamayan, eleştirmeyen, itiraz etmeyen nesiller yetiştirmek amacıyla hazırlanmıştır. Öğretim programlarında bilimsel eğitim ile ilgili olan pek çok nokta özenle ‘sadeleştirme’ ya da ‘ayıklamaya’ tabi tutulurken, tek adam rejiminin bütün hedeflerini açık ve gizli (örtük) amaç ve değerler üzerinden ders kitaplarına yerleştirerek kendilerince ‘dini’ ve ‘milli’ bir müfredat oluşturulmak istendiği anlaşılmaktadır. AKP’nin toplum tahayyülünde istediği insan modelinin nedenli çağın gerisinde ve bilimsel gerçeklerle örtüşmediğini de eğitim alanında sicilinin ne denli bozuk olduğunu da 4+4+4 sürecinden biliyoruz. Dolayısıyla çocuklarımızın eğitiminde telafisi güç olumsuzluklar yaratacak bu müfredat değişikliği kabul edilemez. Eğitim Sen olarak eğitim müfredatı olmaktan çok siyasi iktidarın siyasal-ideolojik hedeflerini gözeten, tek adam rejiminin yaratmaya çalıştığı toplum modelini temel alan, laiklik ve bilim karşıtı yeni müfredatı reddediyoruz.
“YENİ EĞİTİM MÜFREDATININ ÇOCUKLARIMIZA VEREBİLECEĞİ HİÇBİR ŞEY YOKTUR”
Bireycilikle, milliyetçilikle, dini ve milli değerler ve rekabet ile yoğrulmuş, bilimsel, sanatsal, estetik açıdan sığ, büyük ölçüde dini kural ve referanslara dayanan bir dilin kullanıldığı yeni eğitim müfredatının çocuklarımıza/öğrencilerimize verebileceği hiçbir şey yoktur. Eğitim müfredatı, öğrencilere yaşamı bir bütün olarak kavramayı hedefleyen, çocuk ve gençlerin çok yönlü gelişimlerine hizmet edecek öğrenme yaşantılarını içeren laik ve bilimsel bir içerikte olmak zorundadır.”
“ÇOCUKLARIMIZI BU KARANLIĞA TESLİM ETMEYECEĞİZ”
Veli Der üyesi Seval Keleş ise çocukların bilimsel eğitim alması için dernek olarak çabaladıklarını söyledi. Keleş, “Okullardaki eğitimin dini olarak değiştirilmesine karşıyız. Bu tarikat düzeninden vazgeçilmesini istiyoruz. Çocuklarımız bu karanlığa teslim etmeyeceğiz” diye konuştu.
PİRHA – İstanbul Eğitim Sen 3 Nolu Şube Başkanı Hüseyin Tosu, 10 Aralık’ta Kadıköy’de yapılacak “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingine katılım çağrısı yaptı. Tosu, “Üyelerimizi, velilerimizi eyleme karşı duyarlı olmaya davet ediyoruz. Laiklik bizim için hayattır, sudur,
Alevi kurumları öncülüğünde 10 Aralık Pazar günü saat 14.00’te İstanbul Kadıköy’de “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingi yapılacak.
Bu kapsamda İstanbul Eğitim Sen 3 Nolu Şube Başkanı Hüseyin Tosu, 10 Aralık’ta Kadıköy’de yapılacak mitingin çok önemli olduğunu belirterek, tüm kesimlerin katılması için çağrı yaptı.
“10 ARALIK MİTİNGİ BİZİM AÇIMIZDAN ÖNEMLİ”
10 Aralık“Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitinginin Eğitim Sen açısından önemli olduğunu dile getiren Hüseyin Tosu, 16 Eylül’de Alevi kurumlarıyla birlikte İzmir’de yaptıkları mitingi hatırlatarak, “Özellikle içinde bulunduğumuz süreçte ÇEDES’le, cemaatle, Diyanetle yapılan protokoller bugün dinselleştirme konusunda öncekilerin tekrarı ve daha da geliştirilmiş şekilde devam ettiğini görüyoruz” dedi.
“ÜYELERİMİZİ, VELİLERİMİZİ MİTİNGE KARŞI DUYARLI OLMAYA DAVET EDİYORUZ”
Tosu, Eğitim Sen olarak 33 yıllık mücadelelerinin en önemli ayağının laiklik olduğunu belirterek, “Bizler her dönem laiklik için eylem ve etkinlikler yaptık, zaman zaman Alevi örgütleriyle beraber mitingler yaptık. Bugün de bunu önemsiyoruz”dedi.
Tosu, miting için şu çağrıyı yaptı:
“Üyelerimizi, velilerimizi eyleme karşı duyarlı olmaya davet ediyoruz. Laiklik bizim için hayattır, sudur, özgürlüktür, eşitliktir. Ve bizim mücadelemiz de özgürlük, eşitlik emek mücadelesidir. Bütün halkımızı mitinge davet ediyoruz.”