Etiket: hüseyin

  • Kestel Cemevinde aşure lokması paylaşıldı

    Kestel Cemevinde aşure lokması paylaşıldı

    PİRHA- Bursa Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği/Cemevi’nde aşure paylaştırıldı. 

    Bursa’da Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği/Cemevi Muharrem Orucu’nun sona ermesiyle birlikte aşure yaptı. Aşure paylaşımına yurttaşların katılımı yoğun oldu.

    Aşure paylaşı öncesi bir konuşma yapan Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği/Cemevi Türkan Toluay Çiftçi, “Bir olmanın, iri olmanın, diri olmanın ne denli önemli olduğunu en büyük acılardan sonra bile ne kadar kıymetli olduğunu düşünmemiz gerekiyor. En küçük hikayelerimize bile bir tanık isteriz hayatın her anında. Günün en karanlık anında, günün en aydınlık anında fark etmeksizin bizler birbirimizin tanığı olmalıyız” dedi.

    Eğilmeden, bükülmeden yolun ışığından ayrılmadıklarını belirten Türkan Tolunay Çiftçi, “Beş yıldır bu hizmete gönüllü olmuş canlarımızın yegane amacı yolumuzun varlığını daim kılmaktır. On iki gün boyunca yasımızı kalbimizde yaşayabilmek için sessiz kaldık susmak hikmet kapılarından bir kapıdır. Susmak, sevgi kazandırır her hayırlı işin kılavuzudur ama son zamanlarda yaşanan cemevlerine yapılan saldırılar hepinizin malumu. Bu konuda söylenecek çok net bir şey var o da “Cemevleri bizim ibadethanemizdir” diye konuştu.

    Türkan Tolunay Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu yaşananlar bize sadece mücadelemizi daha da güçlendirmemiz gerektirdiğini düşündürüyor. Bizler aydınlığı savunarak yürüyeceğiz bu karanlığa karşı. Bizler bir arada yaşamı savunacağız bu ayrımcılığa karşı. Bizler geleceği savunacağız bu gericiliğe karşı. Bizler Hüseyiniliği savunacağız bu Yezidliğe karşı. Bizler sevgiyi savunacağız.. Bizim sevgimiz Ehli Beyt sevgisidir ve sevginin dili yaşamın dilidir. Bizler inanıyoruz ki insanların en hayırlısı, insana hizmet verendir.

    Dayanışma ve yardımlaşma ruhuyla birliğimizin daim, geleceğimizin aydınlık olmasını temenni ediyorum. Bu amaçla ilçemizde on iki gün boyunca hiçbir etkinlik yapılmamıştır. Bu gün bu sofrada, yarın başka bir yerde ama hayatın her alanında, bir olmanın önemiyle tekrar beraber olma dileğiyle.”

    PİRHA/BURSA

  • Geçmez: Dünya çok Kerbela’lar görüyor; bunun sebebi biz insanlarız

    Geçmez: Dünya çok Kerbela’lar görüyor; bunun sebebi biz insanlarız

    PİRHA- İstanbul’da Yeşilkent Cemevinde aşure pişirildi, lokmalar paylaşıldı. Burada bir konuşma yapan HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, “Dünya çok acılar çekiyor, çok Kerbela’lar görüyor. Bunun sebebi biz insanlarız. Biz insanlar benliğimizi ayaklarımızın altına turab edemiyoruz. Etmediğimiz için de acılarımızı görmezlikten geliyoruz” dedi. 

    Muharrem Orucu’nun bitmesinin ardından İstanbul Avcılar’da bulunan Yeşilkent Cemevinde aşure pişirildi, lokmalar paylaşıldı.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da gittiği Yeşilkent Cemevinde Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez bir konuşma yaptı.

    Kerbela’da Hüseyin’in direnişinde söz eden Ercan Geçmez, şunları ifade etti:

    “Bugün 1 Eylül dünya Barış Günü. Aslında Hz. Hüseyin de 1340 yıl önce haksızlıklara karşı direnç gösterdi. ‘Hakkınızla birlikte şerefinizi ve namusunuzu kaybedersiniz’ derken boşa söylememişti. Dünyada insanlar acı görmesinler diye ser verip sır vermedi Hüseyin ve 72 yoldaşı. Dünya çok acılar çekiyor. Çok Kerbela’lar görüyor. Bunun sebebi biz insanlarız. Biz insanlar benliğimizi ayaklarımızın altına turab edemiyoruz. Etmediğimiz için de acılarımızı görmezlikten geliyoruz. Her görmediğimiz acı, dünyayı çocuklarımıza daha ağır bir şekilde bırakıyor. Bizim her yıl Kerbela’da Hüseyin’i anmamızın sebebi ağlama duvarı değildir, ona acıma değildir. Tam tersi onun bıraktığı şiardan ders alabilmektir. Onun bıraktığı insanlık davasından yürüyebilmektir.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • ‘Muharrem Orucu aç kalmak değildir, Hüseyin’in duruşunu içselleştirebilmektir’

    ‘Muharrem Orucu aç kalmak değildir, Hüseyin’in duruşunu içselleştirebilmektir’

    PİRHA- Muharrem Orucu tutarken nelere dikkat edilmesi gerektiğini belirten Fransa Alevi Federasyonu Yol Erkan Kurulu Başkanı Metin Doğan, “Aslolan sadece aç kalmak değil, yaşanılan acıları bir nebze olsun hissetmek ve Hüseyin’in duruşunu içselleştirebilmektir. Günümüzde yaşanan haksızlıklara karşı tepkisiz ve duyarsız kalmamaktır” dedi. 

    Fransa Alevi Federasyonu (FUAF) Yol Erkan Kurulu Başkanı Metin Doğan, Muharrem Matem Orucu’na ilişkin yazdığı yazıda, “Kerbela şehitleri aşkına, Oniki imamlar aşkına ve onların şahsında tarih boyunca katledilen cümle mazlumlar aşkına tuttuğunuz oruçlar, çektiğiniz matem, verdiğiniz lokmalar Hak katında kabul ola. Hak Muhammed Ali niyetlerinizi ve ibadetlerinizi Ulu dergahında kabul ve makbul eyleye” dedi.

    Doğan, Muharrem Orucu’na ilişkin şunları belirtti.

    “Biz Aleviler matem süresince gösterişten, eğlenceden ve keyifli ortamlardan uzak dururuz. Et yemeyiz, saf su içmeyiz. Böylelikle yaşanan katliamlara ve acılara karşı bir nişan göstermiş oluruz.
    Matem orucumuzda ağız mühürümüzü gün batımında bozarız. Sofralarımız sade olur. Matem orucu nefsimizi bilmek için bir vesile olmalıdır. Bizde sahura kalkmak, iftar vb. gibi uygulamalar yoktur. Nesimi’nin ‘Abdestimiz katlanmak, namazımız sabretmek, biz bir oruç tutarız Ramazan’a benzemez’ dediği gibi bizdeki oruç anlayışı diğer anlayışlarla karıştırılmamalıdır.

    Ayrıca aslolan sadece aç kalmak değil, yaşanılan acıları bir nebze olsun hissetmek ve Hüseyin’in duruşunu içselleştirebilmektir. Çağımızın Yezit’lerine karşı dik durabilmek ve günümüz Kerbela’larına karşı nasıl mücadele etmemiz gerektiğini algılamaktır. Günümüzde yaşanan haksızlıklara karşı tepkisiz ve duyarsız kalmamaktır.

    O günlerden bu güne neredeyse 1400 yıl geçmesine rağmen hiçbir şey değişmedi. Mazlum ile zalimin, Hak ile Batıl’ın, karanlık ve aydınlığın savaşı diyalektik bir döngü gibi dünya döndükçe sonsuza kadar devam edecektir. Bu anlamda İmam Hüseyin’in Kerbela’daki onurlu direnişini ve onun şahsında insanlık tarihi boyunca katledilen cümle mazlumları saygıyla anıyoruz. İmam Hüseyin’lerin, Pir Sultan’ların mücadelesi yolumuza ışık olsun, bilincimizi aydınlatsın.

    Şah-ı Merdan Ali, Hünkar H. Bektaş Veli cümlemizin yardımcısı ola. Erenlerin evliyaların himmeti üzerlerimizden eksik olmaya. Sevgi saygı ve muhabbetlerimizle.”

    PİRHA/ FRANSA

     

  • ABF Genel Başkanı Güzelgül: Kerbela soylu direnişin öyküsüdür

    ABF Genel Başkanı Güzelgül: Kerbela soylu direnişin öyküsüdür

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, Muharrem orucuna ilişkin yaptığı açıklamada, Oniki İmam orucunda, pandemi kurallarını göz önünde bulundurarak, imkanı olan cemevlerinde lokmaların verilmesine ve kısa tutmak şartıyla muhabbetlerin yapılmasına açık olacaklarını belirtti. Güzelgül, “Kerbela Olayı bizlere; haktan, hukuktan, adaletten yana olmayı, onurundan, haysiyetinden taviz vermemeyi öğretti” dedi.

    Alevilerin matem ayı olarak bilinen Muharrem ayı bugün Masum-u Pak orucuyla başladı. 17-18-19 Ağustos olmak üzere üç gün sürecek.  20- 31 Ağustos tarihleri arasında tutulacak 12 gün oruç sonrası 1 Eylül’de ise aşure paylaştırılacak.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, yaptığı açıklamada, “Kerbela soylu direnişin öyküsüdür. Güçsüz olanın, güçlü olana karşı gösterdiği direnç; haklı olanın haksız olana karşı sürdürdüğü mücadele, azim ve kararlılık” dedi.

    “KERBELA BİTMİŞ BİR OLAY DEĞİL”

    “Bir yanda Yezid ve Yezid’in nimetleri için ikrarından dönenler; bir yandan ise ikrarına bağlılık, ikrarını sürdürmek için ser verenler; baş eğmeyenler” diyen Güzelgül, yazısına şöyle devam etti:

    “Kerbela Olayı; İmam Hüseyin ve yarenlerinin haklılığına dayanan mazlumların gücüdür.
    Kerbela 10 Ekim 680’de yaşanıp, bitmiş bir olay değil!
    Kadimden bu yana sürüyor.
    Bugün de Yezidler ve Yezidlere boyun eğenler var; bir de yenileceklerini bilseler de bunlara boyun eğmeyenler, İmam Hüseyin’in yolunu sürenler var.
    Haksızlık, zulüm, sömürü, katliamlar yeryüzünden kalkmadıkça da bitmeyecektir.
    Kerbela çölüne ekilen bu haksızlık tohumu, bu Yezid zihniyeti var oldukça, İmam Hüseyin’in mücadele ruhu da dondan dona bürünerek Hallac-ı Mansur’u, Seyit Nesimi’yi, Pir Sultan Abdal’ı ve Şeyh Bedrettin’i yarattı.

    “KERBELA OLAYI BİZE ONURUNDAN, HAYSİYETİNDEN TAVİZ VERMEMEYİ ÖĞRETTİ”

    Kerbela Olayı bizlere; zalimin zulmüne karşı İmam Hüseyin gibi dik duruşu, Zeynep Ana gibi boyun eğmemeyi, Celal Abbas gibi mücadeleyi; haktan, hukuktan, adaletten yana olmayı, onurundan, haysiyetinden taviz vermemeyi öğretti.
    Aşk olsun İmam Hüseyin’in yolundan dönmeyen rehberlere, dedelere, analara, pirlere, mürşitlere, aşıklara, sadıklara, taliplere!
    Aşk olsun biat etmeden bu yolu sürdürenlere!
    Aşk-ı niyazlarımla…

    “PANDEMİ KURALLARI GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULACAK”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, Oniki İmam orucunda, pandemi kurallarını göz önünde bulundurarak, imkanı olan cemevlerinde lokmaların verilmesine ve kısa tutmak şartıyla muhabbetlerin yapılmasına açık olacaklarını belirtti.

    Güzeldül, “İmkanı olan kurumların tüm hizmetlerini açık havada yapmayı tercih etmesi sürece daha da uygun olacaktır” diyerek ekledi:

    “17-18-19 Ağustos Masum-u Paklar Orucu
    20-31 Ağustos On İki İmamlar Orucu
    1 Eylül Aşure Günü
    Oruçlarımız gün batımıyla açılacaktır.
    Oruçlarıız, lokmalarınız, mateminiz Hakk divanına yazılsın…Duruşunuz İmam Hüseyin duruşu, mücadeleniz Zeynep Ananın mücadelesi olsun.”

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Deniz, Yusuf, Hüseyin Mersin’de anıldı-VİDEO

    Deniz, Yusuf, Hüseyin Mersin’de anıldı-VİDEO

    PİRHA- 68 devrimci gençlik hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 48’inci yılında Mersin’de anıldı.

    Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın 6 Mayıs 1972 idam edilerek katledilişlerinin üzerinden 48 yıl geçti. Aradan yarım asra yakın bir zaman geçse de devrimci duruşları, kavgaları ve devrettikleri mücadeleleri her geçen gün büyüyor.

    Denizler her yıl olduğu gibi bu yıl da Mersin 68’liler Ormanı’nda temsili katılımla anıldı. Siyasi parti, sivil toplum örgütü ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin katıldığı etkinlik saygı duruşuyla başladı.

    Saygı duruşunun ardından Mersin 68’liler Derneği adına açıklama yapan Hüseyin Doğan, her yıl kitlesel olarak yapılan anmanın bu yıl salgın nedeniyle temsili anmalara dönüştüğünü ve Üç Fidan’ın unutmadıklarını belirterek, şunları ifade etti:

    “DENİZLER, YUSUFLAR, HÜSEYİNLER, 48 yıl önce, bağımsızlık, demokrasi, insan hakları ve halkların kardeşliği uğruna mücadele ettikleri için asıldılar. Üç fidanın özgürlük, eşitlik ve adalet mücadelesindeki boyun eğmez duruşları ve direnişleri sömürüsüz bir dünya için verdikleri mücadele, yaşasın halkların kardeşliği haykırışları hiç ama hiç unutulmadı. Üç fidanın yiğit ruhu ve devrimci dire iş mirası, halkların mücadelesinde her gün daha da büyüdü. 6 Mayıs bizler i n baskıya, sömürüye ve zulme karşı öfkenin tazelendiği bir gün oldu. Her yıl görkemli etkinliklerle anılan, ancak dünyayı saran, aynı zamanda ülkemizi de etkisi altına alan Covıd-19 salgını nedeniyle bu kez 6 Mayıs’ta milyonlarla kol-kola değiliz. Ama onlar her zaman olduğu gibi, milyonların yüreğindedir. 68 kuşağının yiğit önderleri, Denizlerin, Mahirlerin ve İbrahim Kaypakkayaların şahsında, dünyada ve ülkemizde sömürüye ve baskıya boyun eğmeyerek’ yaşamını yitirmiş tüm devrimcileri saygıyla anıyoruz.”

    Doğan’ın konuşmasının ardından söz alan kurum temsilcileri de günün anlamına ilişkin değerlendirmeler yaptı. Konuşmaların ardından Denizlerin anısına güvercin uçuruldu.

    Diren KESER/MERSİN

     

     

  • Pir Yağmur: Hüseyin, insanlığa miras olarak ikrar bırakmıştır-VİDEO

    Pir Yağmur: Hüseyin, insanlığa miras olarak ikrar bırakmıştır-VİDEO

    PİRHA-Derviş Cemal Ocağı pirlerinden Rıza Yağmur, Muharrem ayı vesilesiyle yaptığı açıklamada Alevilerin ikrarında duran kesimler olduğunu belirterek, Hüseyin’in Kerbela’da şehit düştükten sonra insanlığa miras olarak ikrar bıraktığını söyledi.

    Haberin videosu

    Derviş Cemal Ocağı pirlerinden Rıza Yağmur, Muharrem ayı vesilesiyle yaptığı açıklamada “Alevilik şudur: ol ikrar verme, öl ikrarından dönme. İkrar verip ikrarından dönmemektir. Alevilik ikrarında duran kesimdir. Hüseyin Kerbela’da şehit düştükten sonra insanlık alemine bir miras bırakıyor. Güç mü, ikrar mı? Hüseyin karşısında o günün şartlarına göre donanımlı bir ordu var. Karşıda 72 kişi var, elinde bir şey yok. Fakat haksıza biat etmiyor. Bu Alevilere bir mirastır” dedi.

    Alevilerin ilk yaratılıştan bu yana verdikleri sözde durduklarını hatırlatan Yağmur, “Ne korkudan dolayı, ne nefsimizin şerrinden dolayı ikrarımızdan döneriz. Alevilerin son 50 yıl öncesine kadar devletin yanında durma, iktidarın nimetlerinden yararlanma gibi bir durumları olmamıştır” ifadelerini kullandı.

    Can TV’ye açıklamalarda bulunan Pir Yağmur Alevilerin içerisinde bugün farklı bir tartışmanın yaşandığına dikkat çekerek, “Bugün Alevi toplumunun kafası binlerce parçaya bölünmüştür. Hüseyin son 1400 yılın en önemli mirasıdır. Bunu bırakırsan ikrarından dönmüş oluyorsun. 10 bin yıl önce semavi peygamberler yoktu insan başka bir şeye inanıyordu. Şimdi başka bir şeye. Şimdi öyle bir ruh hali varki; ‘geçmişle idrak etmişim, benden sonra yaşananları kabul etmiyorum’ diyor ve diğerlerini reddediyor” diye konuştu.

    Pir Rıza Yağmur konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Alevilere söyleyeceğim şey yas birbiriyle bağlantılıdır. Yezit 35 sene bu dünyada yaşayıp defolup gitti, Yezit’ten sonra yezitlik devam etti. Koçgiri, Dersim, Ağrı, Maraş, Çorum, Gezi, Gazi, Sur, Cizre’de her yerde bugün devam ettiriliyor. Ülkemizin güneyindeki kardeşlerimizle aramıza tel örgüler çizilmiştir. Tel örgülerle bir halkı ayırıyor, elini kolunu sallayarak oraya gidiyor. ‘Devletin bekası’ diyor. Eğer biz olmasaydık sen bu coğrafyayı yurt edinebilir miydin? Cenabı hak verdiğimiz ikrarda bize sabit kalmamızı nasip eylesin.”  (HABER MERKEZİ)      

     

  • ‘Cemevlerinin giderlerinin Diyanet ödeneğinden karşılanmasını istemiyoruz’-VİDEO

    ‘Cemevlerinin giderlerinin Diyanet ödeneğinden karşılanmasını istemiyoruz’-VİDEO

    PİRHA- Anayasa mahkemesinin cemevlerinin ibadethane sayılması kararına rağmen, Alevilerin inanç ve ibadet haklarının ihlal edilerek ayrımcılık yapıldığına söyleyen Dede Hüseyin Öz, cemevlerinin giderlerinin Diyanet ödeneğinden karşılanmamasını istedi.  

    Hıdır Abdal Ocağı dedelerinden Hüseyin Öz, AİHM ve anayasa mahkemesinin cemevlerinin ibadethane sayılması kararına rağmen bu kararların mevcut iktidar tarafından uygulamaya geçirilmemesine tepki gösterdi. Öz, ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı’nda tek bir mezhebin hakim olduğunu belirterek, diğer inançların ise hakimiyet altına alınmaya çalışıldığını vurguladı.

    BU KARAR EMSAL GÖSTERİLEREK, YENİ DAVALAR AÇILMALIDIR”

    Yerel mahkemelerin cemevlerinin ibadethane olduğu kararının doğru bir karar olduğunu dile getiren Öz, Türkiye’de mahkemelerin aldığı kararların mevcut siyasi iktidar tarafından uygulanmadığı, hiçe sayıldığı için bir anlam ifade etmediğini vurguladı.

    Öz, Alevilerin bu kararları emsal göstererek yeni davalar açmaları gerektiğinin altını çizerek, “Şimdi yıllar önce Çankaya Cemevi olarak bizim açtığımız bir dava var. Yargıtay daireler kurulunun aldığı bütün mahkemeler açısından bağlayıcı olması gereken bir karar. O kararda cemevlerinin ibadethane olduğu, dolayısıyla ibadethane olduğundan ötürü diğer ibadethanelere tanınan hakların bize de tanınması gerektiği şeklindeydi. Ama bu karara rağmen bundan üç sene önce Hüseyin Gazi Cemevi’nin elektriğini kestiler. Biz o karara itiraz ederek direndik. Madem ibadethane, devlet karşılasın dedik ama buna rağmen mücadelemiz sonuçsuz kaldı” diye konuştu.

    “DİYANET DİĞER İNANÇLAR ÜZERİNDE HAKİMİYET KURUYOR” 

    “Diyanet İşleri Başkanlığı bir ordu adeta. Sünni, Hanifi mezhebini hakim ve diğer inançlar üzerinde bunlar hakimiyet kuruyorlar” diyen Öz Alevilere karşı özel bir tutum uygulandığını ifade etti.

    Öz, sözlerine şöyle devam etti:

    “Yıllardan beri cemevlerine alınan bu tutum. İnsanları böyle Alevi-Sünni diyerek karpuz gibi ortadan bölüyorlar. Ayrılıkları keskinleştiriyorlar, anayasamıza göre eşit yurttaşlık sözde ama Alevilerin de içinde olduğu Türkiye’deki bütün insanların vergisini alan  Diyanet İşleri Başkanlığı Sünni-Hanifi mezhebini hakim kılarak, diğer inançlar üzerinde bunlar hakimiyet kuruyor. Alevilere gelince özel olarak uygulanıyor. Biz vergi vermiyor muyuz, veriyoruz. Askerlik yapıyor muyuz, yapıyoruz.”

    “GİDERLERİMİZİ DİYANET’İN ÖDEMESİNİ İSTEMİYORUZ”

    Anayasa Mahkemesi’nin cemevlerinin ibadethane olduğu, elektrik ve su paralarının devlet tarafından karşılanması kararına rağmen bunun Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlanmaya çalışılmasına tepki gösteren Öz, bunu kabul etmeyecekleri dile getirdi.

    Hüseyin Öz son olarak şunları vurguladı:

    “O halde biz Anayasal hakkımız olan eşit yurttaşlık talebimizi sürekli yeniliyoruz. Bundan ötürü mahkemelerin aldığı bu karara istinaden Alevilerin cemevlerinin elektrik ve su giderlerini Diyanet İşleri Başkanı’na yönlendirmesini de doğru bir tutum olarak kabul etmiyorum. Çünkü Diyanet, Hanifi mezhebi dışındaki bütün şeylere düşman bir kuruluş. Bundan ötürü bizi Diyanet’e yönlendireceklerine Kültür Bakanlığı veya benzeri bir kuruma yönlendirsinler. Biz Diyanet’ten biz bu parayı almak isteniyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Malatya’da Alevi Eşit Yurttaşlık Derneği aşurelerini pay etti-VİDEO

    Malatya’da Alevi Eşit Yurttaşlık Derneği aşurelerini pay etti-VİDEO

    PİRHA- Malatya’da Alevi Eşit Yurttaşlık Derneği, Matem orucunun sona ermesi ile birlikte Aşure lokmaları pay edildi. 

    Malatya’nın Yeşilyurt ilçesi Paşaköşkü mevkinde bulunan dernek binasında gerçekleştirilen etkinliğe birçok sivil toplum kuruluşu temsilcisi, dernek yönetimi, üyeleri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.

    Aşure öncesi malatyatekhaber adlı bir siteye değerlendirme yapan Alevi Eşit Yurttaşlık Derneği Başkanı Erdoğan Ünverdi, “Matem oruçlarımız bitti. Oruç tutan ve Hz. Hüseyin ile 72 şühedasının yasını çeken vatandaşlarımız oruçları ve duaları kabul olsun. Kerbela’da hunharca katledilen HZ. Hüseyin ve 72 şühedasının yaslarını, çektik oruçlarımızı tutuk. Bugün de tutulan oruçların ardından aşurelerimizi pişirdik ve gelen canlarımıza ikram edeceğiz. Bizler Hz. Hüseyin’i asla ve asla unutmayacağız. Her zaman onların yasını tutacağız, çorbalarımızı kaynatacağız ve lokmalarımızı ikram edeceğiz” dedi.

    Yapılan kısa değerlendirmenin ardından, kazanlarda dualarla kaynayan Aşuralar yine dualarla birlikte gelen misafirlere ve mahalle sakinlerine ikram edildi. (HABER MERKEZİ)

  • DAD: Kerbela zalimin zulmüne karşı, hakikat ve özgürlük arayışında olanların kavgasıdır

    DAD: Kerbela zalimin zulmüne karşı, hakikat ve özgürlük arayışında olanların kavgasıdır

    PİRHA- Demokratik Alevi Derneği Genel Merkezi (DAD) Yas-ı Muharrem orucunun tamamlanması dolayısıyla yayımladığı açıklamada “Zulme, tekçiliğe, inkar ve imhaya karşı farklı lezzet ve tatların birleştiği aşure lokmamızı halklarımızla paylaşırken, çağdaş yezitlerin zulmüne boyun eğmeyeceğimizi özgürlük ve barış mücadelesini mutlaka kazanacağımızı belirtiyoruz” dedi.

    On iki gün boyunca Alevilerin yaşadığı bütün coğrafyalarda tutulan Yas-ı Muharrem orucu tamamlandı.

    “KERBELA ZALİMİN ZULMÜNE KARŞI, HAKİKAT VE ÖZGÜRLÜK ARAYIŞINDA OLANLARIN KAVGASIDIR”

    Demokratik Alevi Derneği (DAD) Genel Merkezi yayımladığı açıklamada “Kerbela’dan günümüze hakka yürüyen canların, hakikat ve özgürlük arayışında olanların anısının önünde saygıyla eğiliyoruz, aşk ı niyazla selamlıyoruz” diyerek şunları belirtti:

    “Bir toplumun varlığına, birliğine, dirliğine, coğrafyasına değer kazandıran o toplumun tarih boyunca yaşadıkları ve var ettikleridir. Yaşanan tarihsel gelişmeler ve toplumun varoluş mücadelesi ne kadar nehak anlayıştan uzaksa, rızalık ve ikrarlık üzerine kuruluysa etkisi o derece anlamlı ve derinliklidir. Söz konusu Kerbela olunca bu anlam ve derinlik daha yoğun yaşanmaktadır. Kerbela zalimin zulmüne karşı, Hakikat ve özgürlük arayışında olanların kavgasıdır. Mazlum ile zalimin, hak ile nahakın kavgasıdır. Bu manada Hüseynî yürüyüş bir hakikat ve özgürlük yürüyüşüdür. İmam Hüseyin bu yürüyüşte bir tercihte bulunmuştur. Yaşadığımız demi devranda; başta Ortadoğu olmak üzere, Mezopotamya ve Anadolu’da, Balkanlarda ve Kafkasya da zulme karşı Hakikat ve özgürlük yürüyüşü devam etmektedir. Bu manada, zalimin zulmüne uğrayan her mekân bizim için Kerbela’dır.”

    “ÇAĞDAŞ YEZİTLERİN ZULMÜNE BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    “Halklarımız zulme karşı mücadelenin devam edeceği inancıyla kutsal şükran aşı olan Aşure kaynatılır. Aşure binlerce yıllık bir gelenektir ve bir şükran ve kurtuluş kutlamasıdır” denilen açıklamada “Demokratik Alevi Dernekleri olarak zulme, tekçiliğe, inkar ve imhaya karşı farklı lezzet ve tatların birleştiği aşure lokmamızı halklarımızla paylaşırken, çağdaş yezitlerin zulmüne boyun eğmeyeceğimizi özgürlük ve barış mücadelesini mutlaka kazanacağımızı belirtiyoruz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • HDP Mersin’de ‘Vicdan, Adalet ve Demokrasi’ mitingi yaptı-VİDEO

    HDP Mersin’de ‘Vicdan, Adalet ve Demokrasi’ mitingi yaptı-VİDEO

    PİRHA- HDP Mersin’de “Vicdan, Adalet ve Demokrasi” mitingi gerçekleştirdi. Mitingde konuşan HDP grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, Alevi canların Yas-ı Muharremini içtenlikle paylaştığını belirterek “Unutulmamalıdır ki, bizim mücadelemiz Muaviye zihniyetine karşı Hz. Ali, Yezide karşı Hz. Hüseyin mücadelesidir” derken, HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay ise  HDP olarak Alevilerin yasını paylaştıklarını ifade ederek, “Savaşın bir bedeli olarak zamlar yağmur gibi yağıyor. Çünkü ülke korkunç bir şekilde yönetiliyor. Bu yönetimi durdurmadığımız sürece yoksullukla karşı karşıya kalacağız” dedi.

    Haberin Videosu

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mersin İl Örgütü’nün, “Durmayalım Dur Diyelim, Faşizmi Durduralım” sloganıyla Tevfik Sırrı Gür Stadyumu önünde Eş Genel Başkan Serpil Kemalbay’ın da katılımıyla “Vicdan, Adalet ve Demokrasi Mitingi” düzenledi. Müzik eğlencesinden sonra söz alan HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, halkın coşkusunu ve katılımını selamlayarak,  halka teşekkür etti.

    HDP Mersin’de “Vicdan, Adalet ve Demokrasi” mitingi düzenledi. Binlerce yurttaşın katıldığı mitingte konuşan kayyum atanan Akdeniz Belediyesi Eş başkanı Yüksel Mutlu 2014’te halkın emek ve çabalarıyla belediyeyi kazandıklarını ancak hukuksuz bir şekilde kayyum atandığına dikkat çekerek şunları ifade etti:

    “Akdeniz bizimdir. İnanıyorum bizim kalacak. Sizler seçim sandığı kurulduğunda iki kez cevap vereceksiniz. Bu zulme rağmen burada toplanıyorsak, sizin onurunuzdadır. Bizler Mersin halkı, Kürtler, Aleviler ve Türkiye’nin tüm renkleri olarak buradayız. Akdeniz Belediyesi binası olmasa da söz veriyorum ki; sokaklarda dahi olsa size hizmet edeceğiz. Ben kendi adıma sizinle bu yolda yürüdüğüm için gurur duyuyorum.”

    “MUAVİYE ZİHNİYETİNE KARŞI HZ. ALİ, YEZİDE KARŞI HZ. HÜSEYİN MÜCADELESİ VERİYORUZ”

    HDP Grup Başkan Vekili Ahmet Yıldırım da, bu karanlık günler en yakında zamanda geçecek diyerek şunları belirtti:

    “Hep birlikte direneceğiz. Faşizm yöntemleri yaşadıkları korkudan ötürüdür. Hakikat mücadelesini sürdüreceğiz. Muaviye zihniyetine karşı Hz. Ali, Yezide karşı Hz. Hüseyin mücadelesi veriyoruz. Son 3 yıldır ülkede açlık, yoksulluk yetmezmiş gibi hala zam üstüne zam yapılıyor. Türkiye’de 240 tane vergi çeşidi var. İçtiğimiz sudan aldığımız havaya kadar her şeye zam yapıyorlar. Bu zam artışlarının tek adı var. Bu da savaş vergisidir.”

    “BASKILAR ASLA BİZİ YILDIRAMAZ”

    HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay ise Muharrem ayının 9. günde olduğunu ve bu orucun barışa vesile olmasını haktan niyaz ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İşte buradaki değerli halkımız söylüyor. Baskılar halkımızı yıldıramaz. Baskılar ne Selahattin Demirtaş’ı, ne Figen Yüksekdağ’ı, ne İdris Baluken’i, ne de Sabahat Tuncel’i yıldırabilir. Baskılar asla bizi yıldıramaz. Emekçilere, Kürtlere, kadınlara, Alevilere ve toplumun her kesimine saldırıyorlar. Tekçi sistemi inşa etmeye çalışıyorlar. Bizler direnecek kazanacağız. Kayyumlardan belediyelerimizi alacağız. Vekillerimizi hapishaneden çıkaracağız. Bu onurlu mücadeleye devam edeceğiz. Omuz omuza vererek insanlığı bilmeyenlere insanlığı öğreteceğiz.”

    Miting Mem Ararat’ın sahne alması ile sona erdi

    Diren Keser/MERSİN

     

  • Sultan Sinemilli türbesinde 500 yıl aradan sonra anlamlı buluşma-VİDEO

    Sultan Sinemilli türbesinde 500 yıl aradan sonra anlamlı buluşma-VİDEO

    PİRHA- Sultan Sinemilli türbesinin bulunduğu Elazığ’ın Piran köyünde 500 yıl aradan sonra ilk kez etkinlik gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşan Sultan Sinemilli Derneği Başkanı Hüseyin Aldoğan, “600 yıl aradan sonra bir araya gelmek çok önemli. Bundan sonra her yıl ocağımızda buluşacağız” dedi.

    Sultan Sinemilli Derneği öncülüğünde Sultan Sinemilli türbesinin bulunduğu Elazığ’ın Piran köyünde anlamlı bir buluşma gerçekleştirildi. Buluşmaya bir çok kent ve yöre köylerinden 500 yurttaş katıldı.

    “DAYANIŞMA SEFERBERLİĞİ İLE SİNERJİ OLUŞTURULACAK”

    Etkinliğin açılışında konuşan CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak, “ Bugün burada varlığımızı göstermek, gelecekte de varoluşumuzun devamlılığı açısından çok önemlidir. Sinemilli evlatları olarak başlatmış olduğumuz dayanışma seferberliği ile huzur ortamı yaratmak adına bir sinerji oluşturacağımıza inanıyorum” dedi.

    “EVLATLARINIZA ALEVİ KÜLTÜRÜNÜ ÖĞRETİN”

    Çamak’ın ardından konuşan Sultan Sinemilli Derneği Başkanı Hüseyin Aldoğan 22 ülkede Sinemilli evladının olduğunu belirterek, “1530’lu yıllarda sürgün edildik. 500 yıl sonra yine buluştuk. Bu yol, bu erkân hiçbir zaman durmaz, bundan sonra da devam edecek. Her yıl Sultan Sinemilli türbesinde bir araya geleceğiz. Buradan ana ve babalara çağrıda bulunmak istiyorum; evlatlarınıza Alevi kültürünü öğretin ve gençler musahip kardeş tutmayı mutlaka gerçekleştirmeliler. Çünkü Aleviliği ayakta tutan temel kurumların başında Musahiplik gelir” dedi.

    Konuşmaların ardından getirilen lokmalar pay edildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Rençber Hüseyin: Gençler, şehirlerdeki zorluklara karşı, köye yönelsinler-VİDEO

    Rençber Hüseyin: Gençler, şehirlerdeki zorluklara karşı, köye yönelsinler-VİDEO

    PİRHA- Dersim’de yaşamını sürdüren Hüseyin Durmuş rençberlik yapıyor. Rençberlik zor iş. Türkiye’de ise daha da zor. Her geçen yıl tarımdan kopan nüfus artıyor. Bu da açlık, yoksulluk ve işsizlik demek. Verimli topraklara sahip coğrafyada yurttaşlar, yanlış politikalar sonucu buğday başta olmak üzere bir çok ürünü dışarıdan almak zorunda kalıyor.

    Haberin Videosu

    Rençberlik zor iş. Türkiye’de ise daha da zor. Her geçen yıl tarımdan kopan nüfus artıyor. Bu da açlık, yoksulluk ve işsizlik demek. Verimli topraklara sahip coğrafyada yurttaşlar, yanlış politikalar sonucu buğday başta olmak üzere bir çok ürünü dışarıdan almak zorunda kalıyor.

    Bu tabloya karşın toprağını bırakmayana, eken, biçen ve üreten gençleri bulmak mümkün. Bu gençlerden biri Hüseyin Durmuş. Dersim’de yaşamını sürdüren Hüseyin, her dört gençten birinin işsiz olduğu, tarımdan kopanların sayısının arttığı, çatışmanın, göçün olduğu bir coğrafyada yaşama tutunmayı, rençberlik yaparak sağlıyor.

    PİRHA’ya konuşan Hüseyin, giderlerinin fazla olduğunu belirterek şunları söyledi;

    “Başta gübre maliyeti olmak üzere bir çok kalemde girdiler fazla oluyor. Bir de sezan yağışlarında dengesizlik var. Ürünümüzü satmak için götürdüğümüz yerler ise düşük fiyatlar ile satın almaya çalışıyorlar. Devlet sadece tapulu arazilere kısmi de olsa destek veriyor. Bizim gibi insanların arazisi olmadığı için kiralama yoluyla rençberlik yapmaya çalışıyoruz.”

    Çocukluğundan beri rençberlik yaptığını söyleyen Hüseyin, “Gençler kahvehanelerde boş boş duracağına üretime katılsalar daha rahat edebilirler. Şehirlerdeki zorluklara karşı, köye yönelsinler” diyerek toprakla buluşanların kendi ile buluştuğunu belirtti.

    Diren Keser/DERSİM