PİRHA-SES Adıyaman Şubesi Eş Başkanı İbrahim Halil Aydın, Türkiye ile PKK arasındaki görüşmelere dair konuştu. Aydın yaptığı açıklamada, “Kürt sorunu çözüldüğünde bizler refah içinde olacağız” dedi. Süreci çok değerli gördüklerini belirten Aydın, “Emek hareketi olarak bizler de topluma ineceğiz” ifadesinde bulundu.
PKK, 5-7 Mayıs 2025’te gerçekleştirdiği 12. Kongresi’ni yaptığını açıkladı. Hem Türkiye hem bölge siyaseti için tarihi bir dönüm noktasına gelinirken, silah bırakma kararı ardından sürecin nasıl işleyeceği, hangi adımların atılacağı ise merak konusu oldu.
Sağlık ve Sosyal Hizmetler Emekçileri Sendikası (SES) Adıyaman Şube Eş Başkanı İbrahim Halil Aydın, gelişmeleri değerlendirdi. Süreci yakından takip ettiklerini söyleyen Aydın, sendika olarak, konuyla ilgili toplumla temas kuracaklarını ifade etti. Aydın, “Gerçekten hukukun, adaletin olduğunu, demokratik bir cumhuriyeti oluşturmayı kendi önümüze koyarsak bu sorun çözülür” dedi.
“EMEKÇİLER OLARAK ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ”
Savaşın sonlanması durumunda toplumsal birçok sorunun çözüme kavuşacağını belirten Aydın, konuşmasını şu cümlelerle sürdürdü:
“Bu çok önemli ve değerli bir süreç. Yıllardır bu toplumun kanayan bir yarası var. Ciddi bir sorun ve bu sorunun bugün bu aşamaya gelmesi çok değerli. Bu aşamaya getiren bütün taraflara bizler sendika olarak çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten bütün toplum tarafından dört elle sarılması gerekiyor. Türkiye’nin en büyük sorunu Kürt sorundur. Bu sorun çözüldüğü zaman da her şekilde bizler daha refah içinde olacağız. Başta emek hareketi olarak, emekçiler olarak… Çünkü bugün biz her yerde şunu söylüyoruz; savaşın olduğu bir yerde bir kere sağlıktan bahsedemeyiz. Savaş bir halk sağlığı sorunudur. Savaşın olduğu bir yerde eğitime yatırım yapılamaz. Bundan dolayı bugün bir çözüm süreci olursa hem eğitim, hem sağlık boyutunda ciddi gelişmeler olacak. Biz, sendika olarak bu çözüm sürecinin olumlu bir şekilde ilerlemesi için elimizden geleni yapacağız.”
“TOPLUMA İNECEĞİZ”
Emekçiler olarak toplumla bir araya gelip süreci konuşacaklarını belirten Aydın, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Topluma, süreci iyi bir şekilde anlatmamız gerekiyor. Bu toplum her şekilde yaralandı; hem asker ailesi hem gerilla aileleri… Ama ikisinin de bence birbirine sarılması gerekiyor. Bizler de emek hareketi olarak, topluma ineceğiz, topluma anlatacağız. Savaşın gerçekten sağlığı nasıl etkilediğini, ekolojik kayıma nasıl yol açtığını ve savaş biterse sağlığımızın daha iyi olacağını anlatacağız. Savaş sona erdiğinde eğitimimiz daha iyi olacak, ekonomik refahımız daha da yükselecek. En önemlisi de toplumsal uzlaşımız iyi olacak.”
“DEMOKRATİK BİR ANAYASAYI ÖNÜMÜZE KOYARSAK SORUN ÇÖZÜLÜR”
Demokratik bir cumhuriyeti oluşturmaya başlandığı zaman sorun çözülecektir. Türkiye’de bir adalet, demokrasi problemi var. Bunların kesinlikle çözülmesi gerekiyor. Bunları kendi önüne koyması gerekiyor. Yeni demokratik bir cumhuriyet oluşturulması gerekir. Eğer gerçekten hala eski politikalarla devam edilirse bir çözüm olamayacak ama önce gerçekten hukukun, adaletin olduğunu, demokratik bir cumhuriyet oluşturmayı önümüze koyarsak bu sorun çözülür. Belki bu sorunun büyük bir kısmı bitmiştir, az bir kısmı kalmıştır. Onu da emekçiler olarak biz çözeceğiz. Bu işin aktörleri büyük bir kısmını zaten gerçekten çok güzel bir aşamaya getirmişler.”
PİRHA-Adıyaman İl Sağlık Müdürlüğü’nün Sağlık Sendikası’na sık sık yapılan ziyaretlerine tepki gösteren Adıyaman SES Eş Şube Başkanı İbrahim Halil Aydın, “Sağlık Sen sadece hastane idaresini ele geçirmemiş, İl Sağlık Müdürlüğünü de ele geçirmiş. Bir ilin İl Sağlık Müdürü ve yöneticileri bağımsız, tüm sendikalara eşit mesafede olması gerekir” diye konuştu.
Bundan 8 ay önce “400 Yataklı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin idare katını Sağlık Sen ele geçirmiş” şeklinde haberi yapılan Adıyaman Sağlık Sen’in şimdi ise Adıyaman İl Sağlık Müdürlüğü’nü ele geçirdiğini ifade ediliyor.
Adıyaman Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (SES) Eş Şube Başkanı İbrahim Halil Aydın, “Sağlık Sen dışında herhangi bir sendikayı ziyaret etmeyen Mehmet Şirik hem başhekimliği döneminde hem de şimdi İl Sağlık Müdürlüğü döneminde Sağlık Sen ile kol kola el ele” diyerek İl Sağlık Müdürlüğü sadece bir sendika ile sürekli temas halinde olurlarsa hizmet ettiği kurumlarda çalışan sağlık emekçileri için tarafsız olamazlar” diyerek tepki gösterdi.
“SAĞLIK SEN HASTANENİN İDARESİNİ DEĞİL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNÜ DE ELE GEÇİRMİŞTİR”
İl Sağlık Müdürlüğü’nün sendikalara yaklaşımında eşit şekilde hareket etmesi ve tarafsız bir şekilde davranması gerektiğini belirten Adıyaman SES Eş Şube Başkanı İbrahim Halil Aydın, şunları söyledi:
“8 ay önce “Adıyaman 400 Yataklı Eğitim ve Araştırma Hastanesinin idari katını Sağlık Sen ele geçirmiş” diye bir haber yapmıştık. Bugün de şunu görüyoruz, Sağlık Sen sadece hastane idaresini ele geçirmemiş, İl Sağlık Müdürlüğünü de ele geçirmiş. Bir ilin İl Sağlık Müdürü ve yöneticileri bağımsız, tüm sendikalara eşit mesafede olması gerekir. Çünkü sağlıkta birçok sendikada, birçok çalışan var. Ancak son zamanlarda ilimiz İl Sağlık Müdürü Mehmet Şirik ve yöneticileri sürekli Sağlık Sen Adıyaman Şube binasında, şubenin düzenlenmiş olduğu çalışmalarda, etkinliklerde, Sağlık Sen Genel Merkezinde, Sağlık Sen yöneticileri birlikte olduklarını boy boy görüyoruz. Bir araya gelebilirler ama tüm sendikalara da gitmeleri gerekir. Ancak Sağlık Sen dışında herhangi bir sendikayı ziyaret etmeyen Mehmet Şirik, hem başhekimliği döneminde hem de şimdi İl Sağlık Müdürlüğü döneminde Sağlık Sen ile el ele kol kola hareket etmiştir.
Hastane ve ilimizin sağlık alt yapısı için hem deprem döneminde hem de şimdi özveri ile çalışan İl Sağlık Müdürü emeklerini bir sendikanın eline vermemesi ve gölgesinde bırakmaması gerekir. Ankara’da ilimizin sağlık alt yapısı için temaslarda bulunuyorlarsa temas etmeleri gereken yer Sağlık Bakanlığı ve ilgili bakanlıklardır. Bir sendika değildir. Sadece bir sendika ile sürekli temas halinde olurlarsa hizmet ettiği kurumlarda çalışan sağlık emekçileri için tarafsız olamazlar. Sağlık Sen hastane müdür, müdür yardımcılarını, birim sorumlularını atadığını ve bunlar üzerinden çalışanlara doğrudan ve dolaylı mobbing uyguladıkları herkes tarfından bilinen bir şey. Bu tür durumları olan bir sendika ile sürekli kol kola olan bir İl Sağlık Müdürü ve yöneticileri tarafsızlığını koruyamaz.”
“DİĞER SENDİKALAR TARAFINDAN DA BEKLENDİKLERİNİ”
Aydın, Sağlık Müdürlüğü’nün diğer sendikalara da gitmesi gerektiğini belirtti. Aydın, “Şunu biliyoruz emeğimiz, mali, özlük, sosyal haklarımız için mücadele etmeyen ilgili sendika çalışanların yerini değiştirerek, birim sorumlularını, müdür, müdür yardımcılarını atayarak büyüyor. Bunca başarısızlığa rağmen sağlık emekçilerin neden üye olduğu anlaşılmaktadır. Sağlık Sen’in bu tür işlerden elini çekmesi, emeklerinin karşılığını alamayan, çocuklarına bir gelecek bırakacak durumda olmayan emekçilerinin emekleri için sendikacılık yapsınlar. Kamu kurumlarının tayin birimi ve yer değiştirme birimi olmadıklarını, sendika olduklarını kendilerine hatırlatmak isteriz. ‘Tabii ki de emeği ile bu aşamaya gelen İl Sağlık Müdürü’nün böyle bir durumunun olacağını düşünmüyoruz. Buradan İl Sağlık Müdürü ve yöneticilerine ‘diğer sendikalar tarafından da beklendiklerini’ belirtiyoruz” diye ifade etti.
PİRHA- 30 Ekim’de yayınlanan “Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği” üzerine Adıyaman’da sağlık çalışanları 6 ve 10 Ocak günleri arasında iş bırakma kararı aldı. Adıyaman SES Şubesi Eş Başkanı İbrahim Halil Aydın, Sağlık Bakanlığı’nın Aile Hekimleri üzerinde yapılan sözleşmeye tepki göstererek, “Bakanlık birinci basamağı güçlendirmek istiyorsa daha ciddi sorunlarla uğraşmalıdır. Öncelikle ASM’leri ticarethane mantığından çıkarmalıdır” dedi.
Adıyaman’da sağlık örgütleri ve çalışanları, 30 Ekim 2024’te Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve aile sağlığı merkezi çalışanları tarafından ‘Eziyet Yönetmeliği’ olarak nitelendirilen ‘Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’e karşı 6 ile 10 Ocak günleri arasında iş bırakma kararı aldıklarını söyledi. Adıyaman Halk Sağlık Müdürlüğü önünde toplanan sağlık çalışanları, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’e karşı olduklarını belirterek uygulamadan vazgeçilmesi gerektiğini belirti. Birçok sağlık örgütü kararın geri çekilmesini protesto etmek amacıyla 4 gün boyunca iş bırakma eylemi kararı aldıklarını söyledi.
Sağlık emekçileri adına konuşma yapan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adıyaman Şubesi Eş Başkanı İbrahim Halil Aydın, Eziyete dönüşen Aile Hekimliği Performans ve Ödeme Yönetmeliği derhal geri çekilmelidir” çağrısında bulundu.
Yapılan açıklamaya; Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası, Hekim Birliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Türk Tabipleri Birliği (TTB), HEKİM SEN sağlık örgütleri katıldı.
“HAKLIYIZ, KARARLIYIZ, YARATTIĞINIZ SORUNLAR ÇÖZÜLENE KADAR MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”
SES Adıyaman Şubesi Eş Başkanı İbrahim Halil Aydın, açıklamasında üçüncü defadır iş bıraktıklarını söyleyerek kararın geri alınmasını talep etti. Aydın, şöyle konuştu:
“Bugün sağlık emek meslek örgütleri ile birlikte sahada canla başla çalışan hekim, ebe, hemşire ve sağlık emekçileri olarak binlercemiz yeniden sağlık müdürlüklerinin önündeyiz. Üçüncü defa iş bırakıyoruz. Sağlık Bakanlığı’na sesleniyoruz. Halkın sağlığını korumak ve geliştirmek istiyor musunuz? Hekimlerin, ebe, hemşire ve sağlık emekçilerinin sorunlarını çözmek istiyor musunuz? Bu yönetmelikle hekimlerin yazdığı reçeteler baskı altın alınmakta; antibiyotik, ağrı kesici ve mide ilaçları yazmamız kısıtlanmaktadır. Hastaların tıbbi durumu, ihtiyacı neyi gerektiriyorsa bizler o ilacı yazmakla yükümlüyüz. Hastasını tedavi etti diye hekimlerin, sağlık çalışanlarının gelirinin azaltmak hangi mantığa sığar? Soruyoruz!
“PARA GETİREN TEDAVİ EDİCİ HİZMETLERİ SÜREKLİ ÖNE ÇIKARTTINIZ”
Yönetmelikle, Sorumlu olduğumuz nüfus içinden 6 ay Aile Sağlık Merkezi’ne (ASM) başvurmayan kişiler için de gelirimiz kesiliyor. Hastalarımız verdiğimiz tedavi ve önerilerimizle sağlıklı olduysa bize neden başvursun? Yine soruyoruz: Hastasının sağlığını korudu diye hekimlerin, sağlık çalışanlarının gelirinin azaltmak hangi mantığa sığar? Ey Sağlık Bakanlığı, 2025 bütçesinde de kaynakların %50’den fazlasını hastaneler ayırdığınızı gördük. Her bir kişinin yılda 12 defa doktora başvurmasıyla övündüğünüzü duyuyoruz. Para getiren tedavi edici hizmetleri sürekli öne çıkarttınız, hastaların gerekmediği durumlarda bile 3. Basamak hastanelere, özel hastanelere gitmelerini teşvik ediyorsunuz. Herkesin her istediği zaman, istediği hastaneye başvurmasının önünde hiçbir engel yokken, yılda 7 defadan fazla hastaneye başvuran hastalarımız için aile hekimliği çalışanlarından para kesmek hangi mantığa sığar? Sevk zincirinin gerektirdiği koşulları sağlamadan, gizli bir sevk sistemine zorluyorsunuz. Aile hekimliğini amacı dışındaki iş yükü ile işlemez hale getirmişken hastaların hastaneye başvurmasını nasıl ve niçin engellememizi bekliyorsunuz?”
Bu yönetmelik hekimleri ve hekimler üzerinden hemşire, ebe ve sağlık emekçilerinin tamamını yukarıda anlattığımız gibi hastaya faydası olmayan hizmetler ve kriterler üzerinden puanlamaktadır. Yetmiş puanın altında puanımız olursa sözleşmemizi feshedilmektedir. Bu şekilde hekimler puan toplayan bilgisayar oyun figürlerine dönüştürülmekte, işine son verme tehdidiyle meslek bağımsızlığı ve meslek onuru ayaklar altında alınmaktadır.
“BİZLER HEKİMİZ, ESNAF DEĞİLİZ”
Bakanlık birinci basamağı güçlendirmek istiyorsa daha ciddi sorunlarla uğraşmalıdır. Öncelikle ASM’leri ticarethane mantığından çıkarmalıdır. ASM’lerin giderleri Aile Hekimleri tarafından devletin verdiği cari giderden karşılanmaktadır. Aile sağlığı merkezlerine verilen cari gider içindeki elektrik su tıbbi malzeme asgari ücret giderleri enflasyon oranının kat ve kat üzerinde artarken cari gideri verilen memur enflasyonu kadar artış cari gideri birçok aile sağlığı merkezinde yapılan giderleri karşılayamaz hale getirmiştir. Birçok aile sağlığı merkezinde aile hekimleri cebinden para harcar duruma gelmiştir. Dolayısıyla aile sağlığı merkezinin finansmanı aile hekiminin üzerine yıkılmıştır. Bizler hekimiz, esnaf değiliz! Hastalarımızın sağlığından başka bir şey düşünmek zorunda bırakılmak istemiyoruz.
Bizler aile sağlığı merkezlerinde çalışan hekim, hemşire, ebe ve sağlık emekçileri olarak üretimden gelen gücümüzü kullanarak bu hafta iş bırakıyoruz. Sağlık Bakanlığı iş bırakma süresinde ne yapıyor? Bebek ölümlerini engelleyecek denetimleri yapacak eleman zaman bulamayan müdürlükler her gün ASM’leri günde iki defa dolaşarak tutanak tutuyor hukuksuz bir şekilde cezalar vererek eylemimizi engellemeye çalışıyor. Oysa biz Anayasal hakkımızı kullanıyoruz. Çünkü sağlık sistemini bir sorunlar yumağı haline getirdiniz. Hastanelerde, ASM’ler de çalışan hekimleri sağlık emekçilerini tükettiniz. Sağlık kurumlarımızı ticarethaneye, hastalarımızı sadece hastalıklarından para kazanılan kişilere çevirdiniz. Sizin yarattığınız sistem bebekleri öldürürken seyirci kaldınız. Sağlıkta Dönüşüm Programı ile yarattığınız sistem ne hastaları ne de bizi mutlu etmiyor. O nedenle sadece biz değil hastalarımız da yanımızda.”
Aydın, sağlıklı bir toplum ve iyi çalışan bir sağlık sistemi için 5 maddeden oluşan taleplerini açıklayarak yerine getirilmesini istedi. Aydın maddeleri şu şekilde sıraladı:
“-Kamusal bir hizmet olan birinci basamak sağlık hizmetlerinin fiziki ve tıbbı donanımı ve aile sağlığı merkezleri kamu tarafından sağlanmalıdır.
-Halkımıza nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilmemiz için yeterli zaman ve olanak sağlanmalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve ekip anlayışını gözeten bir sistem inşa edilinceye kadar Aile Sağlığı Merkezi sayısı hekim başına 2.000 nüfusu aşmayacak şekilde artırılmalıdır.
-Aile Hekimliğinde güvencesiz ve kadrosuz istihdamı kabul etmiyoruz. Aile sağlığı merkezlerinde nüfus yapısına göre yeterli hemşire, ebe, teknisyen görevlendirilmeli, aşılama ve diğer koruyucu hekimlik uygulamaları desteklenmeli, geliştirilmelidir. Ebe ve hemşirelerin maaş ve teşvik ödeme kriterleri; Aile Hekiminin çalışma kriterleri ile değil kendi mesleki sorumluluklarına göre düzenlenmelidir. Aile Sağlığı Çalışanlarının Kanun değişikliği gerektiren teşvik ücreti katsayısı en az iki katı ve tavan ücreti en az üç katı oranında artırılmalıdır.
-Aile Sağlığı Merkezlerinde çalışan hekim, ebe, hemşire ve sağlık emekçilerine emekliliğe yansıyacak tek kalemden oluşan, insanca yaşamaya yetecek düzeyde, izin kullandıklarında, hastalandıklarında, çocuğu olduğunda veya ailesinden biri öldüğünde kesilmeyecek maaş ödenmelidir.
-Sağlıkta şiddeti artıracak düzenlemeler değil şiddetin önlenmesini sağlayacak etkin ve caydırıcı tedbirler alınmalı, etkili şiddet yasası çıkarılmalı ve sağlık çalışanlarının can güvenliği sağlanmalıdır.
Taleplerimiz sadece kendi haklarımız için değil halkımızın eşit, ücretsiz, erişilebilir ve daha nitelikli bir sağlık hizmeti almasını sağlamak için önemlidir. Bu nedenle eylemlerimize halkımızın da desteğini bekliyoruz. Taleplerimiz gerçekleşene kadar çeşitli eylem ve etkinliklerle sağlık otoritesini harekete geçme konusunda zorlamaya devam edeceğimizi, sonuç alıncaya kadar vazgeçmeyeceğimizi tüm kamuoyuna bildiriyoruz.”
PİRHA-6 Şubat depremlerinin etkilediği Adıyaman’da sağlık sorunları devam ediyor. SES Adıyaman Şubesi Eş Başkanı İbrahim Halil Aydın, stresten kaynaklı eczanelerde antidepresan ilaçların satışlarının arttığını söyledi. Aydın, depremin üzerinden 20 ay geçmesine rağmen depremin etkilerinin sürdüğünü ifade ederek, “Deprem sadece birinci ay ya da ikinci ayda sürmedi 20 aydır hala etkisi devam ediyor” dedi.
6 Şubat Maraş Pazarcık merkezli depremde en çok yıkımın yaşandığı illerden biri olan Adıyaman’da halkın sağlık sorunları devam ediyor.
Pir Haber Ajansı’na (PİRHA) konuşan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adıyaman Şubesi Eş Başkanı İbrahim Halil Aydın, depremin üzerinden 20 ay geçtiğini ancak sorunların devam ettiğini söyledi. Şehirdeki depremin en çok stresi artırdığını, buna bağlı olarak eczanelerde antidepresan ilaçlarının tüketiminde yükselme olduğun ifade etti. Aydın, yapımı devam eden inşaatlardan oluşan tozların da göğüs hastalıklarına neden olduğunu, buna bağlı hastaneye başvurularda şikayetlerin arttığını kaydetti.
Deprem sonrası oluşan psikolojik sorunlarla birlikte antidepresan ilaçların tüketiminin arttığına dikkat çeken Aydın, “6 Şubat depreminin en çok hasar aldığı yerlerden bir tanesi Adıyaman. Bununla birlikte kentte ciddi sorunlar oluşmaya başladı. Bunların en başında sağlık sorunları geliyor… Psikolojik sorunlarla birlikte antidepresan ilaçların artışında bir artış var. Yani depremden sonra strese bağlı, kaygıya bağlı psikolojik ve ruhsal sorunlar oluştu. Şu an eczanelerde satışlarının artması bunun en net göstergesidir. Depremle birlikte bir yıkım, bu yıkımla birlikte de bir toz asbest durumu oluştu. Depremin üzerinden 20 ay geçti bir şeyler değişti mi diye bakarsanız hayır bir şey değişmedi maalesef” dedi.
“İNŞAAT ÇALIŞMALARINDAN OLUŞAN TOZLAR GÖĞÜŞ HASTALIKLARINI ARTTIRDI”
Yıkımlardan ve toprak yollardan oluşan tozların etkisiyle solunum rahatsızlıklarının artış gösterdiğinin dile getiren Aydın, “Adıyaman’ın kuzeyinde yapılan Toki inşaatlarından oluşan tozların şehrin içine savrulmasıyla birlikte hastanelerde en çok başvurulan polikliniklerden bir tanesi de göğüs hastalıkları poliklinikleri gelmektedir. Sonra enfeksiyon, dahiliye, kardiyoloji… Bu hastalıkların çoğu da tozdan dolayı tetiklenen hastalıklardır. İçme sularından dolayı da ciddi hastalıklar oluşuyor. Bundan 2-3 ay önce salgın hastalık yoktu ama salgın hala devam ediyor” diye belirtti.
“KONTEYNERLERDE EN BÜYÜK YÜKÜ KADINLAR TAŞIYOR”
Konteyner kentlerde kadınların yaşadığı sorunlarla ilgili konuşan Aydın, şunları ifade etti:
“Hastanelerde ve konteyner kentlerde yaptığımız gözlem sonucunda bize bazı şikayetler geliyor. Gebe kadınların düşük yapması, kadınsal hastalıkların arttığıyla ilgili sağlık sorunlarının oluşması… 21 metre karelik alanlarda yaşamak zorunda kalan kadınlar en büyük yükü taşımak zorunda kalıyorlar. Erkek şiddetinin artış göstermesi kadınlarda düşük doğum yapmayı artıran etkenlerden bir tanesi. Hijyenik olmayan ortamlarda yaşamak zorunda kalınması, deprem travmasının devam etmesi kadınlarda ciddi bir gebelik düşüklüğüne neden oluyor. Depremden önce Adıyaman’da sağlık alt yapısı çok yetersizdi. Afili dediğimiz hastanelerinin kapatılarak tek bir hastanede birleştirilmesi hastanelerde hizmet yürütülmesinde bir aksamaya neden oldu. Depremden önce Adıyaman’da bir tane Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi vardı o da hasar aldığı için hizmet veremeyecek durumda. Adıyaman’da zaten tek bir tane Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi vardı onun yükü de başka hastanelere taşındı. Deprem döneminde ağır hasarlı ve yıkılan aile ve sağlık merkezleri bulunuyordu. Şu anda 4 tanesi sadece hizmet verebiliyor. Kısacası depremden önce de sağlık alt yapısında sorunlar varken depremin ardından içinden çıkılamayacak bir duruma girdi.”
“KADIN DOĞUM DOKTORLARININ HİZMET VEREBİLECEĞİ BİR ORTAMI YOK”
“Depremde yaşanabilecek alan olmayınca birçok sağlık emekçisinin tayinini başka yerlere vermek zorunda kaldığını ifade eden Aydın, “Hastane hizmetlerinin yetersiz olması, çalışma şartlarının kötü olmasından dolayı buraya gelip daha sonra başka yerlere gitmek isteyen sağlık çalışanları oldu. Biz her platformda şunu söylüyoruz: Depremle birlikte Adıyaman’da yaşamımızı sürdüreceğimiz bir alan kalmadığı için birçok sağlık görevlisi başka yerlere gitmek durumunda kaldı. Çalışma şartlarının zor olması gibi birçok neden sıralayabiliriz. Ama kentte hala yaşam devam ediyor ve hastalıkların sayısı daha da çok arttı. Halkın daha çok sağlık hizmetine ihtiyacı var. Buraya gelen sağlık emekçisini burada tutmaya ihtiyacımız var. Bunun da yerine getirebilmek için sağlık ve yaşam koşullarının düzeltilmesiyle olabilir. Koşulların düzeltilmesiyle ilgili somut bir örnek vermek gerekirse: Burada kadın doğum ve çocuk hastalıkları hastanesi yıkıldığı için 400 yataklı hastanesinin dahiliye polikliniğinin koridorunda hizmet veriyor. Özellikle kadın doğum doktorlarının hizmet verebileceği bir ortamı yok. Yani oradaki çalışma koşulları çok kötü” diye konuştu.
“SAĞLIK ÇALIŞANLARI STRES SORUNU YAŞIYOR”
SES Şubesi Eş Başkanı İbrahim Halil Aydın “Hastane personelleriyle yaptığımız görüşmelerde tanık olduğumuz, bizimle bire bir yaşadıkları sorunları dile getiriyorlar. Bu sorunların başında ise stres düzeylerinin artması, uyku problemlerinin oluşması, aileleri içinde uyum sağlayamama gibi etkenler var. Daha önceleri işini severek yapan personeller artık işe gelmek istememeye başladı. Bu da ruhsal yapılarının, psikolojik sorunlarının bir göstergesidir” dedi.
Son olarak depremle ilgili konuşan Aydın, depremin etkisinin devam ettiğini belirterek şöyle devam etti:
“Adıyaman hala depremini yaşıyor. Deprem etkisi sadece birinci ay ya da ikinci ayda sürmedi, 20 aydır hala sorunları devam ediyor. Sağlık alt yapısından tutun, eğitim alt yapısına, yaşam koşullarına kadar ciddi sorunlar var. Bunlar iyileşmediği sürece Adıyaman’da bir gelişme söz konusu olamaz. İyileşme topyekün olur. Şehir düzelmeden sağlık personelinin iyi hizmet vermesi mümkün değildir. Koşullar düzelirse Adıyaman halkının sorunları da çözülebilecektir.”
PİRHA-SES Adıyaman Şubesi kuruluşunun 28. yıldönümü nedeniyle bir gece düzenledi. Gecede deprem sürecini anlatan bir sinevizyon gösterimi sunulduktan sonra müzik dinletisi verildi. Etkinlikte konuşan Adıyaman SES Şubesi Eş Başkanı İbrahim Halil Aydın, “Örgütlü yapılarımız olduğu sürece bizler ayakta kalacağız” dedi.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Adıyaman Şubesi kuruluşunun 28. yılı nedeniyle deprem döneminde yaptığı çalışmaları içeren belgesel, sinevizyon gösterimi yaptı ve müzik dinletisi verdi. Adıyaman KESK konteyner alanında yapılan etkinliğe sivil toplum örgütleri ve yurttaşlar katıldı.
“SES EMEK MÜCADELESİ VEREN BÜYÜK BİR YERDE”
Bir konuşma yapan Adıyaman SES Eş Şubesi Başkanı İbrahim Halil Aydın, “SES 12 Eylül’den sonra kuruldu. Ciddi bedeller verildi. Bugün emeği büyüte emeği yansıtan sendikalar var. Örgütlü yapılarımız olduğu sürece bizler ayakta kalacağız, mücadele etmeye devam edeceğiz. SES emeğin mücadelesini veren büyük bir yerde. Şu anda neoliberal politikalarla sağlığın için boşaltmış bir yerde ama bizler halkın daha iyi hizmet alabilmesi için her alanda her zaman mücadele edeceğiz” dedi.
SES Şubesi daha sonra halaylarla programı bitirdi.