Etiket: ibrahim has

  • Britanya’daki Alevi yurttaşların Hakk’a Uğurlama hizmetleri konusunda bir ilke imza atıldı!

    Britanya’daki Alevi yurttaşların Hakk’a Uğurlama hizmetleri konusunda bir ilke imza atıldı!

    PİRHA – İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi (İAKM), Britanya’daki Alevi yurttaşların Hakk’a yürüyen yurttaşların hizmetleri konusunda bir ilke imza attı. Cemevi yönetimi, ‘Cemevi Funeral LTD’ ismiyle kurduğu şirket sayesinde toplumun ihtiyaç duyduğu tüm cenaze hizmetlerini sağlayabilecek.

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi, Britanya’da Hakk’a Uğurlama Erkanları’nın Alevi ritüelleri doğrultusunda yürütülebilmesi adına yeni bir proje geliştirdi. ‘Cemevi Funeral LTD’ isimli bir şirket kuran İAKM, verilecek hizmetlerin detayları konusunda üyeleriyle bir de bilgilendirme toplantısı yaptı.

    ALEVİLİĞİN YAŞATILMASI İÇİN!

    İAKM Başkanı İbrahim Has, Hakk’a Uğurlama hizmetleri konusunda yürüttükleri çalışmanın detaylarını PİRHA’ya anlattı. Has, Alevi toplumu nezdinde Hakk’a yürüme erkanlarının önemine de değinerek şunları söyledi:

    “Alevilerde ‘cenaze hizmeti’ denilen, yani bizim de ‘Hakk’a yürüme erkanı’ dediğimiz erkan, aslında diğer inançlarda, toplumlardaki verilen anlamdan farklı. Hakk’a yürüme erkanları adeta bizim ritüellerimizin, ibadetimizin ayrılmaz bir parçasıdır. O açıdan Alevi toplumu için Hakk’a yürüme erkanı, aynı bir cem gibi değerlidir ve Hakk’a yürüyen canımızın, Hakk ile Hakk olan canımızın hem kendisine, hem ailesine yakışır bir erkanla yapılması önemlidir. Aleviliğin yaşatılması açısından erkanların Alevi Yol’una uygun şekilde yapılması, özellikle günümüzdeki bu asimilasyon, dezenformasyonla karşı karşıya olan Alevi toplumunun kendisini var etmesi açısından çok değerlidir.

    Metropollere göçtükten sonra Alevi toplumu, kendi kurumları olmadığı için, bir de Sünni İslam baskısından dolayı kendilerini saklamak zorunda kalmışlar. Aleviler, Hakk’a yürüme erkanlarını saklamak veya onlara uydurmak zorunda kalmışlar. Bu da aslında dezenformasyonun en büyük nedeni. Bu nedenle aslında 1990’larda Alevi kurumları kurulurken, hareket noktalarından bir tanesi cenazelerimizi cami köşelerinden kurtarmaktı. Bu nedenle cemevlerinin en önemli görevlerinden bir tanesi cenaze hizmeti dediğimiz Hakk’a yürüme erkanlarını yapması, bu konuda sorumluluk almasıdır.”

    “O ŞİRKETİN, CEMEVİNİN ŞİRKETİ OLDUĞU GİBİ BİR ALGI VARDI”

    İbrahim Has, Alevi toplumuna yönelik bu zamana dek Britanya’daki Hakk’a yürüyen yurttaşların hizmetlerinin, özel bir şirket tarafından yürütüldüğünü belirtti. Has, şu bilgileri paylaştı:

    “Hem Avrupa’da hem Türkiye’de pek çok kurumumuz bu işi layıkıyla yıllardır yapıyor. Britanya’da çeşitli nedenlerle bu uzun süredir bir iki deneme yapıldı ama kurum tarafından değil özel bir şirket aracılığıyla yapılıyordu. Özel bir şirketi yapılan anlaşmayla o canımız gene cemevinde bunu yapıyordu ama tamamen ticari bir kendisinin şirketidir ve ticari bir faaliyet yapıyordur. 16 yıldır da bu hizmeti yapıyordu. Şu ana kadar yaptığı hizmetler için bu şirkete ve bu şirketi yöneten canlara teşekkür ederiz. Ama geldiğimiz noktada toplumumuzun ciddi bir talebi var. Hakk’a yürüme erkanlarının, bu toplumun kurumu, özü olan cemevi tarafından, Alevi toplumuna uygun bir şekilde yapılması talebi vardı. Çünkü her ne kadar bu özel şirket yapıyorsa da toplum tarafından o şirketin, cemevinin şirketi olduğu gibi bir algı vardı. Dolayısıyla herhangi bir aksaklıkta direkt cemevi sorumlu tutuluyordu. Toplumun da arzuyla yönetim kurulu olarak artık bu işi yapabilecek duruma geldiğimize inandık. Şirket hisselerinin %100’ü cemevi’ne ait. Cemevi’nin, yönetim kurulunun kontrolünde bu Hakk’a Uğurlama hizmetleri yapılacaktır.”

    7/24 ULAŞILABİLİR HİZMET!

    İbrahim Has, 25 Mayıs’ta kurulan şirket ile tümüyle Alevi inancına uygun erkan yürütüleceğini vurgulayarak “Gerek bürokratik işlemler, gerek, ulaşım, gerek Hakk’a yürüme hizmetleri, gerek paklama ve diğer hizmetleri de yapacak bir ekip oluşturuyoruz. Önümüzdeki dönemlerde toplumun istekleri, önerileri doğrultusunda bu hizmetleri arttırmak istiyoruz” dedi.

    İbrahim Has, şu anda sadece Londra’da hizmet verebildiklerini söyleyerek “Bu şirketi geliştirerek Alevi toplumun hepsine; sadece cemevi üyeleri değil Londra ve Britanya’da yaşayan bütün Alevi canların bu hizmetini layıkıyla yerine getirmek istiyoruz. Hem buradaki sırlamalarda hem de Türkiye’deki ana topraklara sırlamada, ulaştırılmasında, bürokratik işlemlerin yapılmasında toplumun yanında olacağız. Ayrıca 40 lokması, taziye gibi hizmetlerde de canlarımızın yanında olacağız. 7/24 canlarımız bu konuda bize ulaşabilirler. İletişim bilgilerini paylaştık ve böyle bir şirketi hayata geçirdik” diye belirtti.

    PİRHA/BRİTANYA

  • İngiltere’de Dersim Tertelesi’nde katledilenler için çerağ uyandırıldı-VİDEO

    İngiltere’de Dersim Tertelesi’nde katledilenler için çerağ uyandırıldı-VİDEO

    PİRHA- İngiltere’de Dersim Tertelesi’nde katledilenler için anma yapıldı. Konuşmalarda sadece insanların kitlesel olarak öldürülmediği vurgusu yapılarak, inanç ve dil konusunda da asimilasyonun hedeflendiği belirtildi.

    37-38 yılları arasında on binlerce yurttaşın katledildiği ve sürgün edildiği Dersim Tertelesi’nin üzerinden 88 yıl geçti. İngiltere Alevi Kültür Merkezi’nde yapılan anma programı ile katledilenler anıldı.

    Anma programı, Yadigar Aslan Ana’nın verdiği gülbeng ile başladı.

    “KATLEDİLEN CANLARIMIZIN MEZARLARININ NEREDE OLDUĞUNU BİLMİYORUZ”

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi (İAKM) ve Cemevi Başkanı İbrahim Has, Alevi tarihinin ve Anadolu tarihinin “en vahşi katliamlarından” birisi olan Dersim Katliamı’nın üzerinden 88. Yıl geçtiğini hatırlatarak, “Türk Devleti’nin bilinçli bir şekilde bilgi dezenformasyonuyla Dersim halkını terörize ederek, bir ayaklanma yapıldığı için oraya harekât yaptığını söylemesi külliyen bir yalan. Kurulan Cumhuriyet Dersim’le ilgili hareketi 1925 yılında çıkardığı kanunla planlamış, 34 yılındaki meclisten geçirilen kanunla bunu mühürlememiş ve 37’de de bildiğimiz gibi harekete başlamış. Bilinen rakamlarla 13 binden fazla can hunharca katledildi, 12 binden fazla can sürgün edildi. Biz hala o sürgün edilen, kayıp olan pek çok insanın akıbeti hakkında bilgi sahibi değiliz. Hala katledilen canlarımızın pek çoğunun mezarının nerede olduğunu bilmiyoruz” dedi.

    “40 BİN CİVARINDA İNSAN KATLEDİLDİ”

    DERSİM-DER Başkanı Hasan Dolu ise, “Katledilen 13 bin deniliyor ama bu doğru değil gerçek rakam 40 bin civarında. Bunların yüzde 90’ının mezarı belirsiz. Acımasızca katlettiler, yaktılar. Çocuk, kadın, yaşlı, genç denilmeden zalimce katledildi” diye konuştu.

    “DEVLETİN ÖZÜR DİLEMESİ, KATLİAMLARLA YÜZLEŞİLMESİ GEREKİYOR”

    Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Eşit Başkanı Dilek İncedal, mayıs ayının katliamlar ayı olmasının yanı sıra direniş ayı da olduğunu belirterek, “Gerçekte Dersim’de yaşananlar, Aleviler üzerindeki aslında bütün katliamlar kadınlar üzerinden birazda. İnancı yok etmeye yönelik, kültürü yok etmeye, dili yok etmeye yönelik adımlar atılıyor. Devletin özür dilemesi, katliamlarla gerçekten yüzleşilmesi gerekiyor ki bugün aynı şeyi yapmasın” diye ekledi.

    “BUGÜN SURİYE’DE YAŞANANLARI DA O SÜRECİN BİR DEVAMI OLARAK GÖRÜYORUZ”

    Enfield Alevi Kültür Merkezi Başkanı Fatma Yıldırım Polat, AKP iktidarının katliam zihniyetini o dönemden miras aldığını vurgulayarak şunları söyledi:

    “Büyük bir sessiz olmuştu o dönemde, belki hayatta kalmak için sessiz kalmaları gerekmişti o dönemde. O sessizlik bugün o topraklarda kendini gösteriyor. Vahşetin her türlüsünü orada dağların yankısıyla hissedebiliyoruz. Bugün Suriye’de yaşananları da o sürecin bir devamı olarak görüyoruz. Bugün AKP o dönemden aldığı mirası, o topraklarda HES’ler le, termik santrallerle, köy boşaltmaları ile, okulları, inanç yerlerini yıkmalarıyla gösteriyor.”

    “BİR İNANÇ, BİR DİL, BİR KİMLİK KATLEDİLDİ”

    “Sadece insanlar kitlesel olarak öldürülmedi bir inanç, bir dil, bir kimlik katledildi” diyen Dr. Berfin Emre Çetin, şunları kaydetti:

    “Katliamlarda on binlerce insan katledildi özellikle belli aşiretler hedef alındı ama belki Alevilik açısından en önemli sonuçlarından bir tanesi de Seyyid’lerin sistematik olarak katledilmesiydi. Bugün inancımızdan dilimizden koptuysak bunun nedeni aslında 37-38’de yaşanan Dersim Soykırımı’dır. Orada sadece insanlar kitlesel olarak öldürülmedi bir inanç, bir dil, bir kimlik katledildi. Dersim Kemalist zihniyet ile yapıldı diye düşünebiliriz ama o zihniyet hala ayakta. Bu dönem Türkçülük ve İslamcılık olarak hala yaşadığını biliyoruz. Dolayısıyla hem kimliğimize yönelik hem inancımıza yönelik, dilimize yönelik saldırılar aynı zamanda Dersim’in taşına, toprağına, ağacına, ziyaretine yapılan saldırılarla da vücut buluyor. Bu açıdan da Dersim 38 hala yaşıyor. O yüzden taleplerimizi gündem de tutmak çok önemli.”

    Anma okunan deyişler ile sona erdi.

    PİRHA/İNGİLTERE

  • Yazar Erdoğan Aydın Londra’da okuyucularıyla buluştu-VİDEO

    Yazar Erdoğan Aydın Londra’da okuyucularıyla buluştu-VİDEO

    PİRHA – Araştırmacı Yazar Erdoğan Aydın, ‘Yanlış İliklenen Düğme’ adlı yeni kitabının tanıtımı için Londra’daydı. Aydın’ın, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecini konu alan kitap çalışması büyük ilgi gördü.

    Türkiye’de yayınlanan Kürtçe, Türkçe ve bazı İngilizce kitapları okurlarına sunmakta olan Tottenham Kitabevi (The Garden House) Erdoğan Aydın’ı okurlarıyla buluşturdu.

    Cumhuriyet kuruluşundan önceki ve kuruluş sürecine mercek tutan Yazar Aydın’ın kitabevinde yapılan söyleşisinin moderatörlüğünü Yusuf Kartal yaptı.

    Yazar Ayhan Aydın ile İngiltere Alevi Kültür Merkezi (İAKM) ve Cemevinde de buluşma gerçekleştirildi. Söyleşiye İAKM ve Cemevi Başkanı İbrahim Has, moderatörlük yaptı. Yapılan söyleşiye ilgi bir hayli yoğun oldu. Yazar Aydın, söyleşi ardından okurları için kitaplarını imzaladı.

    Kürt ve Türk Toplum Merkezinde yapılan bir diğer söyleşiye ise 68 kaşığının önderlerinden Mustafa Yalçıner ve Aydın Çubukçu da katıldı. Kürt ve Türk Toplum Merkezinin Başkanı Aslı Gül, söyleşinin moderatörlüğünü yaptı.

    PİRHA/İNGİLTERE

  • Hatimoğulları İngiltere’de konuştu: Alevilerin sesini dünyaya duyuralım-VİDEO

    Hatimoğulları İngiltere’de konuştu: Alevilerin sesini dünyaya duyuralım-VİDEO

    PİRHA-Avrupa Alevi örgütleri, İngiltere’de ‘Aleviler Barışı Konuşuyor’ konferansı gerçekleştirdi. Suriye’de yönetimin değişmesinin ardından Alevilere yönelik katliamların gerçekleştiğini vurgulayan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Katledilen, yaşadıkları topraklardan göç ettirilmeye çalışılan Alevilerle gerek Türkiye’deki gerekse de Avrupa’daki Aleviler olarak dayanışma içerisinde olmak ve onların sesini bütün dünyaya duyurmak çok önemli” dedi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Britanya Alevi Federasyonu (BAF) ve Britanya Demokratik Güç Birliği tarafından İngiltere Alevi Kültür Merkezi Cemevi’nde ‘Aleviler Barışı Konuşuyor’ konferansı düzenlendi.

    Konferansa DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Britanya Alevi Federasyonu Eşit Başkanı Müslüm Dalkılıç ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat konuşmacı olarak katıldı.

    Açılış konuşması yapan Enfield Alevi Kültür Merkezi başkanı Fatma Yıldırım Polat ve Britanya Demokratik Güçbirliği Temsilcisi Feyzullah Cinpolat, katılımcıları selmaladı.

    “HİÇ KİMSENİN BAŞINI EĞMEDİĞİ BİR BARIŞIN OLMASI HEPİMİZİN DİLEĞİ”

    Alevilerin barışı konuşmasının önemli olduğunu belirten Britanya Alevi Federasyonu Eşit Başkanı Müslüm Dalkılıç, “Suriye’de Alevilerin yaşadıkları ortadayken ve kendi topraklarımızda faşizan baskıcı sistemin açık bir şekilde karşısında olmak lazım. DEM Parti ve CHP belediyelerine kayyımlar atanıyor, yüzlerce devrimcilerin tutuklandığı bir süreçte Alevilerin bu süreçte sessiz kalması doğru değil. Bu nedenle Alevilerin barışı konuşması gerekiyor. Elbette barış çok önemli ama o barışın ilkeli ve hiç kimsenin başını eğmediği bir barışın olması hepimizin dileği” diye belirtti.

    “BARIŞA EN FAZLA İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ”

    Barışın Alevilerin tarih boyunca inşa etmeye çalıştıkları bir olgu olduğunu vurgulayan Londra Cemevi Başkanı İbrahim Has, “Sevgi bizim dinimiz, 72 millete aynı nazarla bakarız diyen inancın başka bir amacı olması da imkânsız bir şey. Alevilerin kurmak istediği Rıza Şehri’de barışın her anlamda tesis edildiği bir ütopyadır. Barışa en fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz” dedi.

    “SURİYE’DE KATLEDİLEN ALEVİLERİN SESİNİ BÜTÜN DÜNYAYA DUYURMAK ÇOK ÖNEMLİ”

    Alevilerle barışı konuşmanın önemine değinerek sözlerine başlayan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Aleviler yaşadığımız coğrafyada büyük acılar yaşadı. Yanı başımızda bulunan Suriye’de yönetimin değişmesinin ardından Alevilere yönelik katliamlar gerçekleşiyor. Suriye topraklarında sıkıştırılan siyasal İslam çizgisi tarafından katledilen, yaşadıkları topraklardan göç ettirilmeye çalışılan Alevilerle gerek Türkiye’deki gerekse de Avrupa’daki Aleviler olarak dayanışma içerisinde olmak ve onların sesini bütün dünyaya duyurmak çok önemli” diye konuştu.

    PİRHA/İNGİLTERE

  • ‘Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara karşı uluslararası güçler harekete geçilmeli’ -VİDEO

    ‘Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara karşı uluslararası güçler harekete geçilmeli’ -VİDEO

    PİRHA-Suriye’de cihatçı radikal dinci çetelerin Alevilere yönelik saldırılarına tepkiler yükseliyor. Saldırıların durdurulması çağrısı yapan Kürecikliler Dayanışma ve Kültür Derneği Eş Başkanı Timur Şaşmaz ve İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı İbrahim Has, uluslararası güçlerin, sivil toplum örgütlerinin bu saldırılara karşı harekete geçmesi gerektiğini belirttiler.

    Suriye’de yönetimi ele geçiren radikal dinci terör örgütü Hey’etu Tahrîri’ş-Şâm (HTŞ) tarafından Alevilere dönük saldırılar büyük tepki çekiyor.

    PİRHA‘ya konuşan İngiltere Kürecikliler Dayanışma ve Kültür Derneği Eş Başkanı Timur Şaşmaz ve İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı İbrahim Has, bu saldırıların artmasından dolayı endişe duyduklarını belirttiler.

    “IŞİD ZİHNİYETİ KARANLIK BİR ZİHNİYETTİR”

    Suriye’de yaşayan Alevilere karşı yürütülen politikalardan dolayı endişeli olduklarını belirten Kürecikliler Dayanışma ve Kültür Dernek Eş Başkanı Timur Şaşmaz, “İŞİD’ten geriye kalan kişiler SMO adı altında toplanarak Suriye’deki muhalif kesim olan Alevilere ve orada farklı düşünen halklara karşı fiziki saldırılar gerçekleştiriyor. İleriki süreçlerde bu endişelerimiz daha da artmaya devam edecektir. Bu zihniyet karanlık bir zihniyettir. İŞİD’ten geriye kalan artıkların yapacağı tek şey muhalif olan insanlara saldırmaktır. Bunlar aydınlığa karşı bir güçtür. Umarım en kısa zamanda uluslararası güçler ve sivil toplum örgütleri bu konuya duyarlılık gösterir ve saldırılara karşı bir önlem alır” dedi.

    “BU ZİHNİYETİ TÜRKİYE’DE ALEVİLERİ OLARAK ÇOK İYİ TANIYORUZ”

    Bu zihniyetin daha öncesinde de Türkiye’de yaşayan Alevilere karşı aynı şekilde saldırılarının olduğunu belirten İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı İbrahim Has da saldırıların durdurulması amacıyla çalışmalarının olduğunu ve Alevilerle birlikte hareket ettiklerini söyledi.

    “DİPLOMATİK ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDECEK”

    Has, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Biz bu zihniyeti çok önceden tanıyoruz. Biz bu siyasal islamcı zihniyetin, işgalci, fetihçi, kendinden başka hiçbir kimliği kabul etmeyen zihniyeti biz Türkiye’deki Aleviler olarak çok iyi tanıyoruz. Dersim’de tanıyoruz, Maraş’ta tanıyoruz, Sivas’ta tanıyoruz. Maraş’ta da insanların kafaları kesilmişti. Mantık aynı, zihniyet aynı. Biz Avrupa Alevileri olarak Suriye’de yaşanan saldırılardan çok endişeliyiz. Britanya Alevi Bileşenleri olarak eylemlerimiz devam ediyor. Buradaki Arap Alevileriyle birlikte İngiltere Başbakanlığı önünde kitlesel bir basın açıklaması yaptık. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve diğer federasyonlarla birlikte Strazburg’da Avrupa Konseyi önünde yine kitlesel açıklama yaptık. Yine çeşitli alanlarda etkinliklerimiz ve diplomatik çalışmalarımız devam edecek.”

    “ŞU ANDA DA VE GELECEKTE DE YENİ MARAŞLAR YAŞANMAYA DEVAM EDİYOR”

    Yeni Alevi katliamlarının olmaması için Avrupa ve İngiltere Alevileri olarak mücadele edeceklerini vurgulayan Has, “Suriye’de yaşayan Aleviler korku içindeler, endişe içindeler. Biz Britanya Alevi federasyonu olarak bağımsız gözlemcilerin gönderilmesini; oradaki insanların can ve mal güvenliklerinin emniyete alınması ve Suriye’de bütün azınlıkların, bütün kimliklerin kabul edileceği yeni bir sürecin, yeni bir anayasanın muhakkak garantiye alınması gerekmektedir. Aksi taktirde Suriye’de şu anda da gelecekte de yeni Maraşlar yaşanmaya devam ediyor. Biz Avrupa ve İngiltere’deki Aleviler olarak sesimizi duyurmaya devam edeceğiz.”

    “KÜRTLERİN KAZANIMLARI GASP EDİLİYOR”

    Türkiye’nin Suriye politikalarına değinen Has, Kürtlerin kazanmış olduğu bölgelere saldırıların kabul edilmeyeceğini belirterek, “Türkiye’de çözüm süreci gibi bir şey gösteriliyor. En radikal milliyetçi parti tarafından dillendirilirken bir yandan da AKP-MHP tarafından DEM Parti’nin kazanmış olduğu belediyeye kayyımlar atanıyor, işgaller yapılıyor, halkın iradesi yok sayılıyor. Bu bir havuç politikasıdır. Kürtlere ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye çalışmaktır. Bu sürecin ne kadar samimi olduğu noktasında şüpheler var. Bir yandan barış için görüşmeler yapılırken bir yandan da Kürtlerin kazanımlarının gasp ediliyor. Bunu kınıyoruz” dedi.

    Elif TABAK-Kamber YILDIZ/İNGİLTERE

     

  • İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı İbrahim Has yeniden seçildi-VİDEO

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı İbrahim Has yeniden seçildi-VİDEO

    PİRHA- İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi 26. Genel Kurulu’nu gercekleştirdi. İki listenin olduğu genel kurulu İbrahim Has’ın olduğu beyaz liste kazandı.

    9 Mayıs 1993 yılında İngiltere’de kurulan İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi (İAKM), 26’ncı genel kurulunu yaptı. Genel kurul, Yadigar Aslan Ana’nın okuduğu gülbengler başladı ve delil uyandırıldı.
    Dİvan seçiminin ardında Seyfullah Sönmez mali raporu okudu ve kurulda rapor onandı. Daha sonra faliyet raporu okundu, faliyet raporunu Murat Bektaş ve Hasret Bozdoğan okudu ve kurul tarafında onandı.

    Beyaz listenin başkan adayı İbrahim Has ve mavi listenin adayı Mustafa Sivas birer konuşma yaptı. Konuşmalarının ardından oy kullanma işlemi başladı.

    Sandıkların açılmasının ardından yapılan sayım sonucu beyaz liste seçimleri kazandı. Seçimin tamamlanmasının ardından birlik mesajı verilirken, 21 Aralık Maraş Katliamı anmasına katılım çağrısı yapıldı.

    PİRHA/İNGİLTERE

  • İngiltere Cemevi’nin 26. Olağan Genel Kurulu’na çağrı-VİDEO

    İngiltere Cemevi’nin 26. Olağan Genel Kurulu’na çağrı-VİDEO

    PİRHA- İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi 26. Olağan Genel Kurulu’nu 24 Kasım’da gerçekleştirilecek. Kurula dair çağrıda bulunan İngiltere AKM Cemevi Başkanı İbrahim Has, “31 yıldır yaptığı hizmetlerle Aleviler ve dostlarının gurur kaynağı olan cemevimiz, önümüzdeki döneme de ışık tutacak yol çizmeyi planlamaktadır” dedi.

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nin 26. Olağan Genel Kurulu, 24 Kasım 2024 Pazar günü saat 12:00’de gerçekleştirilecek.

    Birleşik Krallık’ta 1993 yılından bu yana Alevi toplumuna yönelik faaliyetler yürüten en önemli kuruluşlardan biri olan İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi, 31 yıldır Alevi inanç ve kültürünün yaşatılması, yeni nesillere aktarılması ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi amacıyla çeşitli etkinlikler ve hizmetler sunuyor.

    HAS: ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEME IŞIK TUTACAK BİR YOL ÇİZİLECEK

    26. Olağan Genel Kurula dair çağrıda bulunan İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı İbrahim Has, “24 Kasım saat 12.00’de başlayacak olan 26. Olağan Genel Kurulumuza hazırlanmaktayız. Mevcut yönetimlerimiz faaliyetlerinin değerlendirildiği ve önümüzdeki sürece ışık tutacak derslerin çıkarıldığı genel kurullar olmaktadır. Bütün üyelerimizin bu genel kurulda yanımızda olmaları, üyeliğin temel görevleri olan seçme ve seçilme hakkını kullanmak için kurumumuza beklemekteyiz. İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi 31 yıldır yaptığı hizmetlerle Aleviler ve dostlarının gurur kaynağı olup, önümüzdeki döneme de ışık tutacak yol  çizmeyi planlamaktadır” dedi.

    PİRHA/İNGİLTERE

     

     

  • Hakk’a yürüyen Maraş Alevi Katliamı tanığı Mahmut Duman için taziye yapıldı- VİDEO

    Hakk’a yürüyen Maraş Alevi Katliamı tanığı Mahmut Duman için taziye yapıldı- VİDEO

    PİRHA- 7 Haziran’da Hakk’a yürüyen Maraş Alevi Katliamı tanığı Mahmut Duman için Alevi kurum temsilcileri ve aile fertleri taziye düzenledi. Britanya Alevi Federasyonu Kurucu Başkanı İsrafil Erbil, “Maraş Katliamı, dünyada eşi benzerine az rastlanan zulümler ve işkencelerle dolu bir katliamdı” dedi.

    7 Haziranda Elbistan’da Hakk’a yürüyen Maraş Alevi Katliamı tanığı Mahmut Duman Nurhak’ta sırlanmıştı.

    Duman için düzenlenen taziyeye İngiltere’de yaşayan çocukları, Londra’da faaliyetlerini yürüten köy ve yöre dernekleri, siyasi kurum temsilcileri, CAN TV Programcısı Elif Tabak, Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Kurucu Başkanı İsrafil Erbil, BAF eşit başkanları Dilek İncedal ve Müslüm Dalkılıç, Londra Tilkililer (Rivan) Toplum Merkezi Başkanı Hasan Haney, Görsünlüler Sosyal, Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Servtap Atasoy, İngiltere Alevi Kültür Merkezi (İAKM) ve Cemevi yöneticileri, Maraş Katliamı’nda annesi, babası ve abisi katledilen Ali Ergönül, katliamda katledilen Şah İsmail Kalaycı’nın kız kardeşi Bergüzar Kalaycı katıldı.

    Taziyede CAN TV Programcısı Elif Tabak, BAF Kurucu Başkanı İsrafil Erbil ve taziyeye ev sahipliği yapan İAKM ve Cemevi Başkanı İbrahim Has birer konuşma yaptılar. Mahmut Duman’ın kızı Newruz Duman babasına yazdığı mektubu okudu.

    “MARAŞ KATLİAMI ZULÜM VE İŞKENCELERLE DOLU BİR KATLİAMDI”

    Maraş Katliamı’nın dünyada eşi benzerine az rastlanan zulümler ve işkencelerle dolu bir katliam olduğunu ifade eden Britanya Alevi Federasyonu Kurucu Başkanı İsrafil Erbil, “Maraş Katliamı’nın insanlarda bıraktığı travma halen bugün olmuş gibi yaşanıyor. Mahmut amca, çocuklarının yaşaması için kendisini siper etmiş cesaretli insanlardan birisiydi. Mahmut amca, gibi insanlar sıradan baba değillerdir onlar atalardır. Bizler Maraş Katliamı’nda direnen Mahmut amcaları, ancak 30 yıl sonra anıp katliamın olduğu yerlere karanfiller bırakabildik. Onların direnişi gerçekten çok önemliydi” dedi.

    “DEVLET BIRAKIN ÖZÜR DİLEMEYİ, ONLARI ANMAMIZA BİLE MÜSAADE ETMİYOR”

    Maraş Katliamı’nın 20. yüzyılın en zalim katliamlarından biri olduğunu belirten İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı İbrahim Has, “Devlet bilinçli ve programlı bir şekilde katlettiği insanların, kimliklerin, kültürlerin önünde diz çöküp özür dileseydi biz de bu dünyada huzur bulur ve gerçek barışı tesis edebilirdik. Ama devlet bırakın özür dilemeyi onları anmamıza bile müsaade etmiyor” diye belirtti.

    “ONU HEP ÖZLEMLE HATIRLAYACAĞIZ”

    Mahmut Duman’ın torunu Cem Duman ise, konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Çok uzun süre onun yanında yaşadım. Kendisi mükemmel bir dedeydi. Benim bir sorunum olduğunda o sorunu çözmek için her şeyi yapardı. Onu hep özlemle hatırlayacağız.”

    ELİF TABAK/ LONDRA

    İLGİLİ HABERLER:
    -Maraş Katliamı tanığı Mahmut Duman: Henüz ailemin mezarına gidemedim, yüreğim dayanmaz!-VİDEO
    -Newroz Duman, Maraş Katliamı sürecinde ailece yaşadıkları acıyı anlattı!
    -Aleviler, katledilen Duman ailesinin Maraş’taki evinin önüne karanfil bıraktı!-VİDEO

  • İngiltere Cemevinde yapılacak Madımak belgeseli gösterimine çağrı!-VİDEO

    İngiltere Cemevinde yapılacak Madımak belgeseli gösterimine çağrı!-VİDEO

    PİRHA- Madımak Katliamı Hafıza Merkezi ve belgesel filminin tanıtılacağı özel gösterim 30 Haziran’da İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevin’de yapılacak. Britanya Alevi Federasyonu Eşit Başkanı Dilek İncedal ve İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı İbrahim Has, yapılacak gösterime katılım çağrısı yaptı. 

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) öncülüğünde ve Alevi kurumlarının desteği ile oluşturulan Madımak Katliamı Hafıza Merkezi çalışmalarının beşinci ayağı olan belgesel filminin gösterimi 30 Haziran’da İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevin’de yapılacak.

    Britanya Alevi Federasyonu Eşit Başkanı Dilek İncedal ve İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı İbrahim Has, yapılacak gösterime katılım çağrısı yaptı.

    “TÜM CANLARI BEKLİYORUZ”

    Dilek İncedal, “Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) öncülüğünde ve Alevi kurumlarının desteği ile Madımak Katliamı Hafıza Merkezi tanıtım belgeseli hazırlandı. Bu projede emeği geçenlerin emeklerine sağlık diyoruz. Pazar günü saat 14.00’te İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevimiz’de gösterimi olacak, tüm canlarımızı bekliyoruz” dedi.

    İbrahim Has ise şunları söyledi:

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK)ve bileşenleri tarafından hazırlanan Madımak Katliamı Hafıza Merkezi ve belgeselinin tanıtılacağı özel gösterim ile 30 Haziran’da İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi büyük salonunda seyirci ile buluşacaktır. Bütün dostları ve canları bekliyoruz.”

    PİRHA/İNGİLTERE

  • İbrahim Has: AKP hükümeti, Aleviliğin içini boşaltmak için politika üretiyor-VİDEO

    İbrahim Has: AKP hükümeti, Aleviliğin içini boşaltmak için politika üretiyor-VİDEO

    PİRHA- Devletin Alevilere ve Aleviliğe yaklaşımının iki yüzlü olduğunu ifade eden İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı İbrahim Has, “Dedeleri maaşa bağlamak Aleviliğin felsefesine, Alevi Yolunun temel düsturlarına aykırı bir olaydır” dedi. 

    Türkiye’de Alevi inancının hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun, zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve nefret suçlarının önüne geçilmesi için hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi, kamu kaynaklarının, kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları tanınmıyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, “Alevi Diyaneti” olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na büyük tepki gösteriyor. İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir ögeye indirgeyen AKP hükümeti, oluşturduğu ekiple Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı İbrahim Has, PİRHA‘nın sorularını yanıtladı.

    “ALEVİLİK İSMİ OLACAK, TABELALAR OLACAK AMA ALEVİLİK OLMAYACAK”

    PİRHA: Britanya’da inanç olarak tanınan Alevilik, Türkiye’de resmi olarak tanınmamakta. Aynı zamanda iktidar Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adı altında bir kurum açtı. Britanya’da Alevi örgütlülüğü olarak devletin bu çalışmaları konusunda neler söyleyeceksiniz?

    İBRAHİM HAS: Tek kelimeyle söylemek gerekirse devletin Alevilere, Aleviliğe yaklaşımı iki yüzlüdür. Sadece cumhuriyet değil, cumhuriyetten önceki devletler, Anadolu topraklarındaki devletler Aleviliğe üç aşamalı bir saldırı düzenliyorlar. Birinci saldırı cumhuriyet dönemine kadar olan dönemde Alevileri keserek, asarak, katlederek Aleviliği bitirileceklerini hesaplıyorlardı. Bunda başarılı olamadılar. Evet birçok katliamlara uğradık ama Alevilik kendisini bir şekilde yaşattı.

    İkinci olarak cumhuriyetle başlayan bir dönem, asimilasyon dönemidir. Asimilasyon döneminde de Alevileri başka bir inanca, İslamiyet’e devşirerek Aleviliği bitirmeye çalıştılar. Bunda da başarılı olamadılar. Bin yıllardır olduğu gibi Alevilik kendisini var etmeye devam etti. Son aşama ki bence üçüncü ve en tehlikeli olanı AKP hükümeti tarafından uygulanıyor. Buradaki amaç katlederek bitiremedikleri, asimilasyon ile devşiremedikleri Alevileri değil Aleviliği bitirmek, Aleviliğin içini boşaltmak için politika üretiyorlar.

    “DEDELERİ MAAŞA BAĞLAMAK ALEVİ YOLUNUN DÜSTURUNA AYKIRI”

    Kültür Bakanlığına bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurarak, cemevlerine ücret vermek için uğraşıyor. Özellikle de kırsal kesimde olan, ekonomik gücü zayıf ve yalnız olan cemevlerine giderek buradaki cemevlerini vaatlerle kandırmaya çalışıyor. Buradaki en büyük tehlikede budur. Bu şöyle tehlikelidir: Dedeleri maaşa bağlamak Aleviliğin felsefesine, Alevi yolunun temel düsturlarına aykırı bir olaydır.

    Başkanlık bir emretme, hükmetme kurumudur. Bu Aleviliğin temeline aykırı bir olaydır. Çünkü Alevilikte dede pir, mürşit, rehber ve talip ilişkisi gönüllülük esasına dayanır. Her talip gönül verdiği birisini pir olarak kabul eder ve o ilişki özel bir ilişkidir. Dışarıda birisinin dayatacağı, emredeceği veya tayin edeceği bir şey değildir. Devletin tayin ettiği dedeyle Alevilerin herhangi bir  yol açısından bir ilişkisi olamaz. Bu Aleviliğin zaten kökünü bitirmek için yapılmış dezenformasyondur. Bu yol eğer devam edilirse bir süre sonra Alevilik ismi olacak, tabelalar olacak ama Alevilik olmayacak. İslamiyet’e bağlanmış bir tarikattan farkı olmayan bir duruma geleceğiz. Onun için buna kesinlikle karşıyız.
    Britanya’daki Alevi kurumları olarak Alevi kurum yöneticileri olarak Aleviler olarak asla böyle bir ilişkiyi kabul etmiyoruz. Bizim devletle ilişkimiz vatandaşlık ilişkisi olabilir. Eşit yurttaşlık temelinde bir ilişkiniz olabilir. Bizim inançsal olarak ne Türkiye Cumhuriyeti devletiyle ne de başka bir devletle bir ilişkimiz olamaz. Bizler dedelerimizin ekonomik ihtiyaçlarını bin yıllardır talip-pir ilişkisi için de zaten karşılıyoruz. Hakullah olarak her talip dedesinin ihtiyacını karşılar.

    “DEDE KİMSEYE BAĞLI OLMAMASI GEREKİYOR”

    Dede bizim için hakimdir, rehberdir, akıl hocasıdır. Dolayısıyla dede hüküm verirken, cemini bağlarken, vicdanının rahat, bağımsız kimseye bağlı olmaması gerekiyor. Onun için toplumsal olarak ilişkimiz bu şekildedir. Bundan dolayı başkanlığı asla kabul etmiyoruz. Böyle bir ilişkinin içine girmiyoruz. Bu ilişkinin içine giren Alevi kurumlarının veya Alevilerin bizimle hiçbir ilişkisi olamaz. Bizim Yol gereği düşkündürler. Asla kabul edilemez!

    “ALEVİLER HACI BEKTAŞ VELİ DERGAHINDA İBADET EDEMİYORLAR

    -Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerinde Hacı Bektaş Veli’nin kucağındaki ceylan ve aslanı kaldırdı. Yukarıda bahsettiğiniz tehlikeye örnek midir? Nasıl yorumluyorsunuz?

    Bu yıl devletin Hacı Bektaş’daki etkinliklerle aldığı tutum söylediğim üçüncü aşamadaki dezenformasyonun açık bir örneğidir. Bakın bütün Alevilere mal olmuş herkes tarafından kabul edilmiş Hacı Bektaş’ın bir figürü var. Ceylan ve aslanı bir arada tutuyor ve hatta orada ceylanı kucaklayıp korurken aslanı da elini üstüne koyarak onun saldırısını önleyecek, beraber yaşamasını sağlayacak mıydı? Onları bile değiştirmiş. Hacı Bektaş’ın kendi figürü de yani sakalından tutun da bütün portre değiştirilmiş. Bu dezenformasyondur. Bu Alevi önderinden çok, daha çok İslami bir şeyhi andıran durumdur.

    İkinci olarak da Alevi Bektaşi ismini kullanıyorsunuz. Aleviliği inanç olarak kabul etmiyorsunuz. Bektaşiliği kabul etmiyorsunuz. Ama öbür tarafta 1826’dan bu yana bütün Alevi dergahlarına el konuldu. Şu anda Alevi dergahlarının hepsi devlet tarafından işgal edilmiş durumdadır. Aynı zamanda Alevi kurumları kendi dergahlarında, kendi mülkleri içinde kiracı durumdadırlar. Bunu Alevilere geri vermeyen devlet, öbür tarafta Alevilik ismini kullanıyor.

    Aleviler Hacı Bektaş Veli Dergahında ibadet edemiyorlar. Hatta yakın zamana kadar kendi dergahlarına biletle girmek durumundaydılar. Müze olarak kullanılıyor. Ama öbür tarafta dergahın avlusuna cami yapılarak başka bir inancın orada kendi inancını yaşatmasını, ibadet etmesini sağlıyor. Bu da devletin Alevilerle ve Alevilikle ilgili politikalarındaki samimiyetsizliğinin en basit örnekleridir.

    Elif TABAK-Diren KESER/BRİTANYA

  • İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi 30’uncu yılını coşkuyla kutladı- VİDEO

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi 30’uncu yılını coşkuyla kutladı- VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi, Britanya’da 30’uncu yılını görkemli bir gece ile kutladı. Gecede yapılan konuşmalarda Aleviliğin Anadolu’dan Avrupa’ya ve dünyanın birçok yerine kök salıp yayıldığı ifade edildi.

    9 Mayıs 1993 yılında İngiltere’de kurulan İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi (İAKM) 30’uncu yıl dönümünü Londra’nın kuzeyinde Wood Green’deki Dominion Center’da “30 Yıl Semaha Durduk” adlı müzikalle kutladı. Geceye İAKM yöneticileri, üyeleri ve çok sayıda Alevi yurttaşı katıldı.

    Müzikalden önce İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı İbrahim Has, Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Eşit Başkanları Dilek İncedal ile Müslüm Dalkılıç, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanları Hüseyin Mat ile Nevin Kamilağaoğlu konuşma yaptı.

    İBRAHİM HAS: DURMADAN YOLA DEVAM ETTİK

    Gecede ilk olarak konuşma yapan İAKM Başkanı İbrahim Has, sözlerine kuruculara ve emek verenlere teşekkür ederek başladı. Has, “30 yıl önce fedakar birkaç insanımız Alevi toplumunun sorunlarını dert edindiler. 30 yıl önce kurduk ilk cemevimizi, 2013 yılında çatı kurumumuz olan Britanya Alevi Federasyonu’nu kurduk. Durmadık, yola devam ettik büyümeye ve kök salmaya. Kadınlar birliğimizle, gençler birliğimizle, çocuklarımızla eğitim derslerinden sanat kurslarına, cemevlerimizde akıl, yol, gönül birliği verdik” dedi.

    İAKM olarak yapılan faaliyetleri aktaran Has, şunları dile getirdi:

    “Yıllardır Aleviler vardır, Alevilik haktır diye anlattık. Bu 30 yılda pek çok şey yapıldı. Cemevi çoğaldı, federasyon ve konfederasyon oldu. İngiltere’ye, Aleviliğin kendine özgü bir inanç olduğu tanıtıldı. Okullarda Alevilik özgür bir inanç olarak kabul gördü. 2011 yılında Prince of Wales Okulu’nda ilk Alevilik dersimizi verdik. 2015 yılında ise resmen tanındık. Canlarımızın birçok kademede yer almalarına merdiven olundu. Canlara yalnız olmadıkları duygu sağlandı. 30 yıl sonra Maraş Katliamı’nda yitirdiğimiz canlarımızın Maraş’ta anılmasına ön ayak olundu. Bu hizmetler ve daha fazlası devam ediyor ve edecek de. Nice nice 30 yıllara.”

    “ALEVİLİĞİMİZLE KÖK SALIYORUZ HER YERE”

    BAF Eşit Başkanı Müslüm Dalkılıç, Alevilik öğretisiyle her yere kök saldıklarını ve uluslararası arenada Alevilerin toplumsallaştığını söyledi.

    Dalkılıç “30 yıl önce Britanya’da yeniden yandık. Alevilerin uyanışı diye tarihe geçti. İnancımızla, kültürümüzle, acılarımızla, sevgimizle kök salıyoruz. Sadece 30 yıl önce değil, asırlar öncesinden köklerimizi saldık. Sürüldüğümüz, göç ettiğimiz Mezopotamya’dan, Horasan’dan, Anadolu’dan Avrupa’ya, Britanya’ya inkara inat Aleviliğimizle kök salıyoruz. Bugün Britanya’yı saran 18 cemevi ve kültür merkezlerimize yol açan o çınarın altındaki 30 yılımız. Kurucuları, tohum ekeni, tuğla koyanı, emek vereni, gülbeng söyleyeni, semah döneni minnetle anıyoruz” diye konuştu.

    AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat ise 30 yıla çok şey sığdırıldığını söyleyerek tüm bu yıllarda yöneticilik yapan, kadınıyla genciyle fedakarlık yapan herkesin çok büyük emeği olduğuna dikkat çekti.

    ALEVİ KADINLARININ VERDİĞİ MÜCADELE ÖNE ÇIKTI

    BAF Eşit Başkanı Dilek İncedal ve AABK Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, yaptıkları konuşmada Alevi kadınlarının emeğini ve önemini vurguladı. İncedal, “Dünümüzü, bugünümüzü, 30 yılımızı birlikte kutluyoruz. Kadın erkek birlikte semaha duruldu. Kadınların yüce emekleriyle, kadınların yaratan, üreten kerametiyle geldik bugünlere. Yol ehli kadınlarımız kitaplarda, muhabbetlerde yok sayılan kadınlar olarak üretiyoruz. Hakikatin eşitlik tohumlarını ekiyoruz. Yeşersin, büyüsün, kadın hakkı ve emeği görülsün diye. İnkar edilmiş kimliğimiz, inancımız, haklarımızla, tarih kitaplarından silinen isimlerimizle, ne kadın cinayetleri ne de yakılmaları kadınların sözlerini, türkülerini yok edemedi. Semahımız sevgi ve kardeşlik için dönüldü 30 yıldır. Bağlamamız barış ve özgürlük için çalındı. Elbet bir gün inşa edeceğiz eşit ve güzel bir dünyayı” dedi.

    Kamilağaoğlu ise kadınlar olmadan Alevi mücadelesinin ilerlemeyeceğine değinerek,“Bu toplumda en çok kadınlar acılar çekti. Koçgiri’deki anaların bir asırdır üzerlerinden çıkarmadıkları kara giysileri, ağıtları, yaşadıkları acının büyüklüğünü gösteriyor. Dersim’deki anaların acıları bugün Munzur’da yankı yapıyor. Maraş Katliamı’nda katledilen kadınlarımızın sayısı da 17 idi. Bugün burada örgütümüz tüm kadrolarıyla birlikte kadınlarla, kız çocuklarıyla semaha duruyor. Tüm bu acılara rağmen önemli kazanımlar elde ettik. Adları geçmeyen ve olmazsa olmaz olan kadınların emekleri önünde saygıyla eğiliyorum. Kadınlar olmazsa örgütlü mücadelemiz ilerlemez. Fatma Ana’nın Zeynep Ana’nın, Kadıncık Ana’nın artçıları olan kadınların emeklerine aşk olsun” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından Cihan Çelik, Suna Alan, Dodan, Dertli Divani, Belgin Cetin, Orhan Bilgen, Ozbi, Paul Dwyer, Seher Ağbaba, Vedat Yıldırım ve Gülseven Medar sahneye çıktı. İAKM’deki birçok kursiyer de sanatçılarla birlikte sahneye çıkarak semah döndü.

    PİRHA/ İNGİLTERE

  • ‘Toplumun farklı renklerini Sünni İslam içinde eriterek yok etmeye çalışıyorlar’-VİDEO

    ‘Toplumun farklı renklerini Sünni İslam içinde eriterek yok etmeye çalışıyorlar’-VİDEO

    PİRHA-ÇEDES projesi kapsamında, imamların okullara ‘manevi danışman’ olarak atanmasına Alevilerin tepkisi devam ediyor. İngiltere Alevi Kültür Merkezi Cemevi Eşit Başkanı İbrahim Has konuya laiklik ve toplumsal barış açısından yaklaşırken, Yadigar Arslan Ana ise, esas amacın tekli bir Müslüman toplum yaratmak ve kendilerine uymayanları ötekileştirmek olduğunu düşünüyor.

    Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” projesi, son dönemin en çok konuşulan konularından biri. Kısaca “ÇEDES” olarak isimlendirilen projede, Millî Eğitim Bakanlığının okullardaki öğrencilere; ‘manevi danışman’ olarak atadığı imam, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve Kur’an kursu öğretmenlerinin ‘değerler eğitimi’ vermesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda öğrencilerle birlikte, okul içerisinde ve dışında çeşitli faaliyetler yürütülmesi hedefleniyor.

    Ancak proje, kamuoyunda önemli tartışmaların odağında yer alıyor. Proje, başta Aleviler ve eğitimciler olmak üzere farklı çevreler tarafından eleştiriliyor.

    “CAMİLERE DE ÖĞRETMENLERİ Mİ TAYİN EDELİM”

    PİRHA’ya konuşan İngiltere Alevi Kültür Merkezi Cemevi Eşit Başkanı İbrahim Has konuya laiklik ve toplumsal barış açısından yaklaşıyor. Alevilerin 30 yıldır en önemli taleplerinden birinin laiklik olduğunun altını çizen Has, “Çünkü laiklik bir toplumdaki farklı diller ve renklerdeki dinlerin ortak, barışçıl bir ortamda beraber yaşamasının teminatıdır. Tabi ki hiç kimsenin inancına karşı değiliz. Tabi ki herkes kendi inancını yaşamalıdır. Ama devlet hiçbir inancı toplumun başka bireylerine dayatmamalıdır” dedi.

    Bunun AKP hükümetinin 20 yıldır yavaş yavaş harekete geçirmeye çalıştığı projenin son adımı olduğunun altını çizen Has, “Okullara imam atayarak toplumun farklı renklerini Sünni İslam içinde eriterek, diğer renkleri yok etmeye çalışıyor. Kaldı ki bir devletin bütün inançlar karşısında eşit mesafede olması gerekmektedir. Sadece belli bir inancı, sadece İslam’ın belli bir mezhebini dayatması devletin varolma ilkelerine, anayasasına aykırıdır.  Biz Alevi kurumları olarak bunu asla kabul etmiyoruz. İmamların okullara tayin edilmesi, toplumun barış temeline dinamit sokulmasıdır. Okul okuldur, ibadet yeri ibadet yeridir. İmamların görev alanları bulundukları camilerdir. Toplum eğer imamlardan hizmet almak istiyorsa yerleri orasıdır. Değilse, o zaman camilere de öğretmenleri mi, doktorları mı tayin edelim. Bu, eşyanın tabiatına aykırı bir şeydir, kabul edilemez” değerlendirmesinde bulundu.

    “HÜKÜMETİN DERHAL GERİ ADIM ATMASI VE TOPLUMLA BARIŞMASI GEREKİYOR”

    Bu projeyle çocukların daha küçükken beyinlerini yıkayarak anayasal bir kurum olan laikliğin ve sosyal devletin temeline dinamit sokulduğunu söyleyen Has, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Hükümetin bu konuda derhal geri adım atması, toplumla barışması gerekiyor. Toplumun birbirini düşman etmesine engel olması gerekiyor. Bu nedenle Alevi toplumu, kurumları ve diğer sivil toplum kuruluşlarıyla beraber 16 Eylül’de İzmir Tandoğan Meydan’ında kitlesel bir itiraz mitingimiz olacak. Bu konuda duyarlı olan bütün canları, toplumun geleceğini ilgilendiren bu mitinge katılmaya ve seslerini yükseltmeye davet ediyoruz. Biz bunu sadece Aleviler için istemiyoruz. Biz bunu Hristiyanlar, Kürtler, Türkler için de istiyoruz. Daha da önemlisi biz bunu çağdaş, demokratik laik bir ülkede yaşamak isteyen Sünni Müslüman canlar için de istiyoruz. Çünkü toplumun düzeni bozulduğu zaman günün sonunda herkes zarar görecektir. Müslüman kardeşlerimiz de zarar görecektir. Onun için 16 Eylül’de Gündoğdu Meydanı’na herkesi bekliyoruz, bizler de orada olacağız.”

    “İMAMLAR CAMİLERDE İMAMLIĞINI YAPSINLAR”

    İktidarın esas amacının tekli bir Müslüman toplum yaratmak ve kendilerine uymayanları ötekileştirmek olduğunu ifade eden Yadigar Arslan Ana ise şunları söyledi:

    “Bizler Alevi toplumu olarak yüzyıllardır bu tür baskılara, asimilasyona karşı dik durmaya çalışıyoruz. Eğitim gerçekten önemlidir. Çünkü okullara her dinden yani sadece Müslümanlara değil, bir sürü inanca bağlı çocuklar gidiyor. Onlar da daha gencecik çocuklar, masum-u paklardır. Bence okullarda sadece eğitim verilmeli, çocuklar iyi bir şekilde eğitilmeli ama eğer ki okullara imam atanıyorsa bu doğru değildir. Amaçları toplumu bezdirmek, yıldırmaktır. Çocukları asimile etmektir. Bizler de elimizden geldiği kadar buna karşı duracağız, protestolarda bulunacağız. Yeri gelince sözümüzü söyleyeceğiz.

    Burası Müslüman bir ülke olduğu için Erdoğan gitmeden önce birşeyler yapmaya çalışıyor ama bizler de boyun eğmeyeceğiz. İmamlar gitsin camilerde imamlığını yapsınlar ama okullara ellerini uzatmasınlar. Oradaki çocuklara karışmasınlar. Bizler elimizden geldiğince bu haksızlığa karşı duracağız. Türkiye’deki ve Avrupa’daki tüm toplumun da buna karşı durmasını bekliyoruz. Birlikten güç doğar. Hep birlikte buna karşı dik duracağız.”

    Elif TABAK/İNGİLTERE

  • ‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO

    ‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO

    PİRHA- AKP hükümetinin görevlendirdiği kişiler, Alevi köylerini, cemevlerini dolaşarak dedeleri maaşa bağlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Uygulamaya tepki gösteren İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı İbrahim Has, “Hiçbir ocak evladının da bu tuzağa düşmeyeceğine ve teklifi kabul etmeyeceğine yürekten inanıyorum. Olur da nefsine yenik düşen olursa bizim açımızdan düşkündür” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının ve ibadethanesinin hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun; zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve bu gibi nefret suçlarının önüne geçilmesi için gerekli hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış olan kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları bile tanınmıyor.

    Alevi toplumunun ve örgütlerinin taleplerini görmezden gelen AKP hükümeti, 9 Kasım 2022 tarih ve 32008 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 112 numaralı cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdu. Başkanlığın görev alanındaki çalışmalarını değerlendirmek ve önerilerini bildirmek üzere başkan ve 11 üyeden oluşuyor. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı, aynı zamanda danışma kuruluna da başkanlık ediyor. Danışma kurulu üyeleri, hükümetin seçtiği kişilerden oluşuyor ve Cumhurbaşkanı tarafından 3 yıllığına seçiliyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, Alevi Diyaneti olarak adlandırdıkları Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdiler. 

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir öğeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, maaşlı elemanlar arıyor.

    Aleviler ise, AKP iktidarının Alevileri, Alevi inancını kontrol altına almayı ve Alevileri bölmeyi hızlandıran bu çalışmalarına tepkileri yükseltiyor.

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi Cemevi Başkanı İbrahim Has, konuya dair değerlendirmede bulundu.

    “NEFSİNE YENİK DÜŞEN OLURSA BİZİM AÇIMIZDAN DÜŞKÜNDÜR”

    İbrahim Has, Alevi toplumunun bin yıllardır kendi yolunu hiçbir kimseye veya inanca bağlı olarak yürütmediğinin altını çizerek, “İnanç önderlerimizin ihtiyaçları toplum tarafından karşılanmıştır. Alevi toplumu hiçbir zaman devletlerle ilişki içinde olmamış. Bundan dolayı da katliamlara maruz kalmıştır” dedi.

    İktidarın dedelere maaş bağlama girişimini Alevileri bölme hamlesi olarak yorumlayan Has, bin yıllardır başarılmayanın, şimdi de farklı bir şekilde AKP eliyle denendiğini söyledi.

    Alevi kurumları ve toplumu olarak iktidarın bu tür girişimlerini kabul etmediklerini belirten Has, “Her toplum kendi inancını kendisi yaşamalı, ihtiyaçlarını da kendisi karşılamalıdır. Aleviler bin yıllardır böyle yapıyor, yapmaya da devam edecektir. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlanan kurumları tanımacağımızı net bir şekilde ifade ediyoruz. Hiçbir ocak evladının da bu tuzağa düşmeyeceğine ve teklifi kabul etmeyeceğine yürekten inanıyorum. Olur da nefsine yenik düşen olursa bizim açımızdan düşkündür” diye belirtti.

    Elif TABAK-Diren KESER/İNGİLTERE

     

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO

  • ‘Aleviler torbaya sığmaz, yasa geri çekilmeli’-VİDEO

    ‘Aleviler torbaya sığmaz, yasa geri çekilmeli’-VİDEO

    PİRHA-AKP’nin cemevleri düzenlemesine tepki gösteren İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Eşit Başkanları Filiz Koç ve İbrahim Has ile İşçi Partisi Enfield Belediye Başkanı Sabri Özaydın, 8 Kasım günü Ankara’da olacaklarını belirterek, “Torba yasa geri çekilmelidir. Gerçekten bir çözüm isteniyorsa Aleviler ve Alevi kurumları muhatap alınmalıdır” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Demokratik Alevi Dernekleri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ortak bir açıklama yayınlayarak, iktidarın Meclis’te geçirmek istediği torba yasaya karşı seslerini duyurmak ve taleplerini dile getirmek için, Alevileri, 8 Kasım Salı günü saat 10.00’da TBMM’de bir araya gelmeye çağırdı.

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Eşit Başkanları Filiz Koç ve İbrahim Has ile İşçi Partisi Enfield Belediye Başkanı Sabri Özaydın, AKP iktidarı tarafından torba yasa içinde Meclis’e getirilen cemevleri düzenlemesini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “8 KASIM’DA ANKARA’DA OLACAĞIZ”

    Siyasi iktidarın tasarısına karşı 8 Kasım günü Ankara’da bir araya geleceklerini belirten İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Eşit Başkanı Filiz Koç, “Son günlerde yaşadığımız devletin Alevi açılımı torba yasası ile ilgili 8 Kasım’da Ankara’da olacağız. Eylem Avrupa’daki tüm Alevi örgütlerinin desteğiyle yapılacaktır. Türkiye’nin her yerinde yaşayan Alevilerin eyleme destek vermelerini istiyoruz. Alevilik bir torba yasaya sığacak kadar aciz bir inanç değildir. Alevilik yüzyıllardır vardır. Bu devletin ilk açılımı değil. Bizler eşit yurttaşlık, hak, adalet ve inancımız için 8 Kasım’da Ankara’da olmalıyız. Birbirimize omuz vermeliyiz” diye konuştu.

    “TORBAYA SIĞMAYIZ”

    Ankara’daki buluşmaya herkesi davet eden İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Eşit Başkanı İbrahim Has ise şunları kaydetti:

    “Hükümet bir torba yasada Alevileri eritmeye, yok etmeye çalışıyor. Alevilerin talebi nettir. Eşit yurttaşlık istiyoruz. Torbalara sığmayız. Bu yasaya karşıyız. Alevilerin taleplerinin Kültür Bakanlığı’nın bir şubesine bağlanmasını hakaret olarak kabul ediyoruz. Torba yasa geri çekilmelidir. Türkiye ve Avrupa’daki örgütlerimiz ile birlikte 8 Kasım günü TBMM önünde olacağız. Tüm canlardan destek bekliyoruz. Alevilik vardır, Alevilik haktır. Gerçekten bir çözüm isteniyorsa Aleviler ve Alevi kurumları muhatap alınmalıdır.”

    “ALEVİLİĞİ, ALEVİLERDEN BAŞKASI TANIMLAYAMAZ”

    İşçi Partisi Enfield Belediye Başkanı Sabri Özaydın da Aleviliği kimsenin tanımlayamacağını söylerken, sözlerinin şöyle sürdürdü:

    “22. yüzyıla gireceğiz ama hala insanların inançlarını tanımlamakla uğraşıyoruz. İnsanların inançları yaradanla kendisi arasında. Herkes kendisini nasıl ifade ediyorsa bunu özgürce yapabilmelidir. Gelişmişlik bunu gösteriyor. Avrupa’da inancımıza bizden başka kimse karışmıyor. Neyi, nasıl yapacağımıza biz karar veriyoruz. Başkasının inancına karışmıyoruz. Bizim böyle bir hakkımız olmadığı gibi başkasının da bize dayatma yapmasına hakkı yok. Aleviliği, Alevilerden başkası tanımlayamaz. Alevilik bir inançtır.”

    Elif TABAK / İNGİLTERE

    İLGİLİ HABERLER

    >7 Alevi kurumundan Alevilere çağrı: 8 Kasım’da Meclis önünde olalım

  • İngiltere Cemevi Eşit Başkanı Has: Anadilde eğitim teşvik edilmeli-VİDEO

    İngiltere Cemevi Eşit Başkanı Has: Anadilde eğitim teşvik edilmeli-VİDEO

    PİRHA- İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Eşit Başkanı İbrahim Has, seçmeli anadil derslerine sahip çıkılması ve bu hakkın kullanılması çağrısında bulundu. 

    2021-2022 eğitim ve öğretim döneminde okutulacak seçmeli dersler için sosyal medyada ailelere ‘Anadiline ilgisiz kalma!’, ‘Anadilini Seç’ şeklinde çağrılar yapılıyor. Kampanyaya birçok aydın, yazar, milletvekili ve akademisyen destek veriyor.

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Eşit Başkanı İbrahim Has, Türkiye’deki seçmeli Kürtçe derslerine sahip çıkılması ve bu hakkı kullanması çağrısında bulundu.

    Ülkedeki anadilde eğitim alınmasının teşvik edilmesinin, dillerin yaşaması açısından önemli olduğunu vurgulayan Has, “Her bireyin anadilinde eğitim alması uluslararası sözleşmelerle teminat altına alınmış bir haktır. Türkiye’de ortaokullarda yeterli sayıda başvuru yapıldığı takdirde herkesin anadilinde eğitim alması garanti altına alınmıştır. Herkes çevresindekileri bu konuda teşvik ederek Kürtçe, Arapça, Boşnakça, Lazca gibi anadillerinde eğitim almasını teşvik etmesi, dillerini yaşatması açısından çok önemlidir” dedi.

    PİRHA/İNGİLTERE

  • İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi eşit başkanlığa geçiyor

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi eşit başkanlığa geçiyor

    PİRHA- İbrahim Has ve Filiz Koç, İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevinin 3 Ekim’de yapılacak başkanlık seçimlerine aday olduklarını açıkladı. Has yaptığı açıklamada, “Beraberce hayatı omuzladığımız gibi kurumumuzun yönetimini de kadın erkek beraber omuzlamak için bu onurlu göreve talibiz” dedi.

    Avrupa’nın en büyük cemevi olma özelliğini taşıyan İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevinin (İAKM Cemevi) eşit başkanlığına İbrahim Has ile Filiz Koç aday olduklarını duyurdu.

    Filiz Koç, bu göreve gelen ilk kadın olabilir. İbrahim Has ve Filiz Koç, cemevinin mevcut yönetim kurulunda görev yapıyor.

    3 Ekim’de yapılacak İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi aynı listeden girecek eşit başkan adaylarından Filiz Koç, şimdiye kadar yapılan çalışmaları geliştirerek sürdüreceklerini ve en önem verdiği konuların başında gençlerin eğitimi ve yönetimde kadınların daha aktif roller üstlenmesinin geldiğini söyledi.

    İki çocuk annesi Filiz Koç, kendisine ait işyerinin yöneticiliğini de yapıyor.

    ZOR BİR DÖNEM YAŞANDI

    Filiz Koç ve İbrahim Has’ın adaylıklarını duyurdukları basın açıklamasında, 26 Ocak 2020’de seçilen mevcut yönetim kurulunun göreve başladığı ancak, 1 ay gibi kısa bir süre sonra Covid-19 pandemi süreciyle, günümüze kadar devam eden zor bir dönem geçirildiği vurgulandı.

    Açıklamada, ayrıca bu zor süreçte birçok tecrübe kazanıldığı ve tamamlamaya fırsat bulunamayan hizmetlerin tamamlanması için yeni dönemde de aday olunduğu kaydedildi.

    Açıklamada, kadına yapılan övgüde “Sözleri günümüz dünyasında kadını, dolayısıyla toplumu ileriye taşıyabilecek sıkı sıkıya sarılmamız gereken en yüce felsefedir. Bu felsefeyle kadın emeğinin toplum ve çocuklar üzerindeki rolünü daha görünür kılmak ve Alevi inancıyla bire bir örtüşen bir ideale dönüştürmek istiyoruz. Bizler gelenek görenek ve inanç yaşantıları farklı bir toplumda karşılaşabileceğimiz zorluklara karşı birlikte hareket etmemiz gerekirken, gençlerimizi ve çocuklarımızı tehlikelere karşı korumaya çalışıp, kurumsal ve bireysel olarak çaba göstermeliyiz” denildi.

    ‘ERKEK DİŞİ SORULMAZ’

    Has ve Koç, eşit başkanlık görevine talip olduklarını açıklayarak, “Beraberce hayatı omuzladığımız gibi kurumumuzun yönetimini de kadın erkek beraber omuzlamak için bu onurlu göreve talibiz. Bizler gelenek görenek ve inanç yaşantıları farklı bir toplumda karşılaşabileceğimiz zorluklara karşı birlikte hareket etmemiz gerekirken, gençlerimizi ve çocuklarımızı tehlikelere karşı korumaya çalışıp, kurumsal ve bireysel olarak çaba göstermeliyiz” çağrısında bulundu.

    Açıklamanın devamında, Hacı Bektaş Veli’nin, “Erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde, Hakk’ın yarattığı her şey yerli yerinde. Bizim nazarımızda, kadın erkek farkı yok, noksanlık da eksiklik de; senin görüşlerinde” ifadelerine de yer verilirken, “Beraber yola çıktığımız arkadaşlarımız ve çalışmalarımızla ilgili gelişmeler önümüzdeki günlerde siz değerli kamuoyuyla paylaşılacaktır” diye belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)