Etiket: iç anadolu

  • İç Anadolu Cezaevi Raporu: İhlaller arttı, 11 tutukluya 3 kişilik yemek veriliyor-VİDEO

    İç Anadolu Cezaevi Raporu: İhlaller arttı, 11 tutukluya 3 kişilik yemek veriliyor-VİDEO

    PİRHA – Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Ankara Şubesi Hapishane Komisyonu, ‘İç Anadolu Bölgesi Hapishaneleri Hak İhlalleri Raporu’nu açıkladı. Raporda, koronavirüs sürecinin yönetimi sürecinde sorunlar yaşandığı, hak ihlallerinde ciddi sorun yaşandığını belirtildi. 

    Haberin Videosu

    Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Ankara Şubesi Hapishane Komisyonu, ‘İç Anadolu Bölgesi Hapishaneleri Hak İhlalleri Raporu’nu açıkladı. ÖHD Ankara Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan komisyon üyesi Bilal Erman, raporu İç Anadolu Bölgesi’nde bulunan 8 ilde yer alan cezaevlerinden edindikleri bilgiler doğrultusunda hazırladıklarını belirtti.

    RUTİN KONTROLLER YAPILMIYOR

    Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan tutukluların kendilerine dezenfektan verilmediğini, rahatsızlıkları olanların rutin kontrollerinin Kovid-19 nedeniyle yapılmadığını, hastaneye sevklerde sorun olduğunu ifade ettiklerini belirten Erman, “Kantin fiyatlarının pahalılığı ve çeşit azlığı ya da istenen ürünün getirtilmeyişi sebebiyle dış kantin hakkından mahrum kalan mahpusların iç kantin hakkından da fiilen mahrum bırakıldığını ifade etmişlerdir” dedi.

    ÇIPLAK ARAMA DAYATMASI, TEK KİŞİLİK HÜCRE…

    Söz konusu cezaevinde hastane sevk işlemlerinin yapılmadığını kaydeden Erman, “Mahpus S.A. tarafından görüşme tarihinden bir ay öncesinden boğazından kan geldiği, hastaneye sevk istemesine rağmen sevk yapılmadığı belirtilmiştir. Aynı hapishanedeki A. Ç.’ye çıplak arama yapılmak istendiği, karşı çıktığı için 1 ay iletişim cezası aldığı ifade edilmiş ve bu sebeple kronik hastalığı bulunan (kemik erimesi, Hepatit, fıtık) A.Ç.’nin sakıncalı olarak görülerek tek kişilik hücreye alındığı ifade edilmiştir” ifadelerini kullandı.

    GAZETELER VERİLMİYOR

    Erman, raporda yer alan diğer altı cezaevinde yaşanan hak ihlallerini ise şöyle sıraladı: “Tokat T Tipi Hapishanesi’ndeki mahpuslar, gerek savcı gerekse hapishane idaresiyle görüşmek istediklerinde sadece infaz koruma memurlarıyla muhatap olabildiklerini belirtmişlerdir. Yeni Yaşam Gazetesi başta olmak üzere süreli yayınların kendilerine ulaştırılmadığını, sadece Hürriyet, Taraf gibi süreli yayınlara ulaşabildiklerini, Evrensel Gazetesi’nin kendilerine verilmediğini, OHAL sürecinde başlayan 5 kitap kısıtlamasının halen devam ettiği ancak devam eden sınırlamaya ilişkin bir kararın kendilerine sunulmadığı beyan edilmiştir.

    MAHPUSLAR AÇLIK GREVİNDE

    1 Temmuz tarihinde tekrar Kırşehir E Tipi Cezaevi’ne ziyaret gerçekleştirilmiştir. Mahpuslar koşullarının iyileştirilmemesi ve halen kendilerine muhatap bulamamaları sebebiyle açlık grevindeler. Mahpuslar idare ile görüşme sağlayamadığı, kötü muameleye ilişkin yaptıkları suç duyurusu hakkında halen geri dönüş olmadığı belirtilmiştir. Mahpusların suç duyuruları hakkında bir gelişme olmadığının ve halen müşahede odasında tutulduklarının belirtilmesi üzerine Cezaevi Savcısı ile görüşme gerçekleştirmek için adliyeye giden avukatlar, Cezaevi Savcısı tarafından dinlenmemiş ve direkt kapıdan çıkmaları istenmiş, polis çağırmakla tehdit edilmiş ve polis çağrılmıştır. Kırşehir E Tipi Kapalı Hapishanesi’nde yaşanan sorunlara dair hapishane idaresi ve cezaevi savcısının görüşmeyi kabul etmemeleri, avukat ziyaretleri sırasında polis ve TOMA’nın Cezaevi önünde bulunması, GBT yapılması istenmesi ile görüşme mümkün olamamaktadır.

    KELEPÇELİ MUAYENE

    Bünyan Kadın Kapalı Hapishanesi’nde 9 Temmuz tarihinde yapılan görüşmelerde hastane sevklerinin pandemi şüphesi haricinde durduğu, pandemi öncesinde hastaneye gidildiğinde kelepçeli bir şekilde muayene yapıldığı, hastalıklarının dayanılmaz bir hale geldiği, koğuşta 10 kişi için gerekli havalandırma koşulunun olmadığı; Yeni Yaşam gazetesi başta olmak üzere süreli yayınların kendilerine ulaştırılmadığı, ara sıra verilen Evrensel Gazetesi’nin de 10 gündür kendilerine verilmediği, Kovid-19 pandemi sürecinde önlemleri bir tecrit aracı olarak kullandıklarını ama koğuşlarda dezenfeksiyon ya da ilaçlama işleminin yapılmadığı, yemek konusunda sorun yaşadıklarını belirtmişlerdir.

    AYLIK 650 TL ELEKTRİK FATURASI

    Mahpuslar, koğuşta aylık ortalama 650 TL elektrik faturası ödediklerini ve idarenin pandemi döneminde dahi bu parayı tehditlerle aldığını, parayı ödememeleri halinde elektriklerinin kesileceği cevabını aldıklarını, rahatsız olan koğuş arkadaşlarının sağlıkları için bu parayı vermeye mecbur kaldıklarını ifade etmişlerdir.

    11 KİŞİYE 3 KİŞİLİK YEMEK

    Eskişehir H Tipi Kapalı Hapishanesi’nde 3 Temmuz tarihinde yapılan görüşmelerde mahpuslar; cezaevi idaresinin kendilerine yasal olarak tanımlanan haklarını kullanmayı engellediğini, keyfi bir biçimde kısıtlamalara gittiğini ifade etmiştir. Yeni Yaşam gazetesinin keyfi olarak verilmediğini, mektuplarının göndermiş oldukları adrese ulaşıp ulaşmadığını tespit edemediklerini, özellikle Uluslararası Af Örgütü ve Birleşmiş Milletler gibi hak arama mercileri ve sivil toplum kurumlarına yazdıkları mektupların hiçbir şekilde gönderilmediğini ifade eden mahpuslar;  yemek iaşelerinin koğuştaki kişi sayısına göre çok çok az olduğunu, 11 kişiye 3 kişilik yemek verildiğini belirtmişlerdir.

    Mahpuslar ayrıca pandemi sürecinden beri koğuşların bir ya da iki defa dezenfekte edildiğini, kendilerine sadece bir litre çamaşır suyu verildiğini ifade etmişlerdir.

    6 AYDIR TEKLİ HÜCREDELER

    Afyon 1 No’lu T Tipi Kapalı Hapishanesi’ne sevk edilen mahpuslara, askeri nizamda ayakta sayım dayatılmış; askeri nizamda sayımın yasal bir dayanağı olmadığından bahisle mahpuslar bu talebe itiraz etmişlerdir. İtirazından dolayı birçok mahpusun tekli hücreye alındığı ve bu hücrelerde tutulduğu raporlarımızda da mevcuttur. Bu süreçte idare ile yaptığımız görüşmeler ve itirazlar neticesinde birçok mahpus tekrar koğuş sistemine alınırken mahpuslardan İ.Ç., M. S.K. ve Y.B.’nin Şubat 2020 tarihinden bu yana tekli hücrede tutulmaya devam edildiği, bu duruma İdare Gözlem Kurulu kararının gerekçe gösterildiği tespit edilmiştir.

    Mahpusların daha önceki beyanlarında farklı tarihlerde tüm mahpuslara kamu görevlisi olan gardiyanlar tarafından farklı yöntemlerle işkence yapıldığı ifade edilmiştir. Buna ilişkin beyanlar mahpuslar tarafından yazılı olarak idareye, sözlü olarak ise tarafımızca iletilmesine rağmen bu noktada hiçbir ilerleme kaydedilmemiştir.”

    İDARİ BİRİMLERE ÇAĞRI

    Raporun açıklanması ardından konuşan komisyon üyesi Hülya Yıldırım ise cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dair şunları söyledi: “Mahpus anlatımları incelendiğinde birçok hapishanede Kovid-19 pandemi sürecinin yönetimine ilişkin sorunlarla karşılaşılmakta ve bu durum mahpusların birçok hakkını ihlal etmektedir. Yaşanan hak ihlallerinde idari yöneticiler, personel, denetim yetkisini yerine getirmeyen idari kurumlar sorumluluk taşımaktadır. Bu sebeple tüm idari birimlerin ve her bir kademesinin, denetim yetkisi bulunan idari kurumların ve ilgili bakanlıkların; ulusal ve uluslararası mevzuattan doğan sorumluluklarını yerine getirmesini ve sorunları ivedilikle çözmesini talep ediyoruz.” PİRHA/ANKARA

     

     

     

     

  • ‘Hasta mahpusların infazları acilen durdurulsun’-VİDEO

    ‘Hasta mahpusların infazları acilen durdurulsun’-VİDEO

    PİRHA – Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi 258. hafta basın açıklamasında “Türkiye cezaevlerinin arttırılmış kapasitesi 220 bindir. Bugün 280 bin mahpus cezaevlerinde neredeyse istiflenmiş bir şekilde yaşamaya çalışıyor.” denildi.

    HABERİN VİDEOSU

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 258. hafta basın açıklamasında cezaevlerindeki kötü koşullara dikkat çekerek İç Anadolu hapishanelerinde 24 ağır hasta tutuklunun olduğu bilgisini paylaştı.

    Adakale Sokak’ta yapılan basın açıklamasını okuyan İHD Ankara Şube Yöneticisi Nuray Çevimen “Hasta mahpusların tedavi imkanlarının ortadan kaldırılması, hak ihlallerinin yoğun bir şekilde yaşatılması, cezaevlerinde telafisi mümkün olmayan ve geri dönülemeyen sonuçlara yol açmaktadır.” diyerek şunları söyledi:

    “Hapishanelerde çoğu mahpusların durumu her geçen gün ağırlaşmaktadır. Ankara şubemizin çalışma alanında olan İç Anadolu Bölge Hapishanelerinde ağır hasta olmasından kaynaklı hapishanede kalamayacak durumda olan 24 mahpus olmak üzere toplam 117 hasta mahpus bulunmaktadır.

    Türkiye cezaevlerinin arttırılmış kapasitesi 220 bindir. Bugün 280 bin mahpus cezaevlerinde neredeyse istiflenmiş bir şekilde yaşamaya çalışıyor. 2019 yılında Ağustos ayı başına kadar hapishanelerde bildiğimiz kadarıyla 24 mahpus yaşamını yitirdi. Bunların 10’u hasta mahpuslardır. Bu ölümlerin hepsinin önüne geçilebilirdi ancak gerekli olan müdahaleler zamanında yapılmayarak hastalar adeta ölüme terk edildiler. Cezaevinde yaşaması mümkün olmamasına ve artık geri dönülemeyeck duruma kadar gelmelerine rağmen cezaları ertelenmedi ve adeta tabutta tahliye edildiler. Yoğun bakımda olan mahpuslar dahi kelepçe ile hastanelerde tutuldular.

    Mahpusların hastalıklarının sebepleri genel anlamda; hapishanelerin fiziki koşulları, iklim şartları, hijyenik koşullar, beslenme sorunları, havalandırma kısıtlamaları, ısıtma sistemlerindeki yetersizliklerden kaynaklanmaktadır.

    Mahkumların yeterince hareket imkanına sahip olmaması, sportif faaliyetlerden yeterince (bazen hiç) yararlandırılmamaları, havalandırma kapılarının erken kapatılması nedeniyle güneşten, gün ışığından yeterince yararlanamamaları, hijyenik koşulların yetersizliği, mahkumlara temizlik malzemesi verilmesi bir yana ellerinde bulunan temizlik malzemelerinin alınması veya azaltılması, kişisel temizlik malzemelerinin mahkumların ellerinden alınmasından kaynaklanan ortak kullanım zorunluluğunun bulaşıcı hastalık riskini artırması, kimi hapishanelerde sıcak suyun yeterince verilmiyor olması, bazı kronik hastalıkların hapishanenin bulunduğu yerin iklim şartlarından kaynaklı olması veya hastalığı ağırlaştırması veya sağaltımı zorlaştırması durumları hapishanelerde sağlık sorunlarının artmasına ayrıca neden olmaktadır.”

    “HAPİSHANELERDE YETERİNCE SAĞLIK PERSONELİ BULUNMUYOR”

    “Hasta mahpusların sorunlarının başlıcaları; kelepçeli muayene, hapishanelerde yeterince doktor ve sağlık personelinin bulunmaması, geç veya hiç yapılmayan sevkler, periyodik olarak yapılması gereken sağlık kontrollerinin yapılmaması, kalıcı iyileşme sağlamaya dönük tedaviden ziyade geçiştirici yöntemlerin uygulanması, sevk edildikleri bölgede tam teşekküllü hastanelerin bulunmaması ya da çok uzak olması, bazı hastalıklar için kullanılması gereken ilaçların mahpus tarafından karşılanmasının talep edilmesi, çoklu hastalıkları olan mahpusların bazı hastalıkları için sevklerinin yapılması, diğer hastalıkları için neredeyse yıllardır tetkik ve tedavi yapılmaması, uzman doktor tarafından kontrol edilmesi gereken hastaların pratisyen hekim kontrolüne bırakılması, diyet yemeklerinin verilmemesi ve tek kişilik hasta için ağır bir süreç yaşatan tek kişilik ring araçlarıyla sevk edilmeleri gibi zorluklar sıralanabilir.

    Büyük bir sorun olan ve kamuoyunun vicdanını kanatan hasta mahpusların yaşamış oldukları sıkıntılar çözüm üretilmeden ortada durmaktadır. Teşhis ve tedavisi yapılmadan adeta işkence çektirilen, hapishanede hayatını kaybeden ya da ölümüne ramak kala bırakılıp kısa sürede hayatını kaybeden insanların olduğu bir toplum, adalete olan inancını da kaybeder. Türkiye hapishanelerinde bulunan hasta mahpusların acil ve kalıcı tedavilerinin yapılması, hapishane koşullarında tedavisi yapılamayan/yapılmayan hasta mahpusların da acilen infazlarının durdurulması gerekmektedir. Adli Tıp Kurumu siyasi olarak verdiği kararlardan vazgeçmeli, tam teşekküllü hastanelerin ve üniversite hastanelerinin verdiği raporlar kabul edilmelidir.”

    PİRHA/ANKARA