PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Muğla Ortaca Şubesi Başkanı Ülkü Aydoğan, İçişleri Bakanlığı danışmanlarının derneği ziyaretini ve 20.000 TL yaptıkları yardımı anlattı. Aydoğan, hesaplarına yatırılan parayla derneğin ihtiyaçlarını karşıladıklarını söyledi.
Talepleri ve hakları kabul edilmeyen Alevilerin tepki göstermesine rağmen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanlarının cemevlerini “Bir ihtiyacının var mı?” şeklindeki ziyaretleri devam ediyor.
İçişleri Bakanlığı görevlilerinin ziyaret ettiği kurumlardan biri de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Muğla Ortaca Şubesi. Derneğin Başkanı Ülkü Aydoğan konuya ilişkin PİRHA‘ya konuştu.
2021 Haziran ayında İçişleri Bakanlığı’nın başdanışmanı Ali Arif Zeybek’in derneği ziyaret ettiğini belirten Ülkü Aydoğan, “Görüşmeler yaptık. Görüşmeler sonucunda derneğimizin hesabına yaklaşık 20.000 TL’ye yakın bir para geldi. Biz bu paraları bankaya attık, harcayacağımız yerlere harcadık geriye 12.000 TL’ye yakın paramız kaldı. Sonra Vali ve Kaymakam birlikte ziyaretimize geldi bir isteğiniz var mı dediler. Biz de isteklerimizi söyledik. Erişte makinası, Elektrikli süpürge, çim makinası, klimalı taput, bilgisayar istiyoruz, dedik. Bunun neticesinde değerlendirmeye alacaklarını söylediler” dedi.
Ülkü Aydoğan, bir kaç ay sonra kendisini Kaymakamın aradığını belirterek şöyle devam etti:
“Kaymakam tekrar aradı istekleriniz yerine getirildi mi dedi. Biz de süpürge aldık, Valilikten gelen paranın da şu kadarı hesabımızda. 7300 TL’ye yakın paramızı da harcadık, dedik. Kaymakam ‘peki’ dedi. Harcamalarınızı, faturayı bana bildirebilir misiniz, dedi. Evet bildiririz, dedik. Hafta içinde beni kaymakam hanım tekrar arayarak, ‘hesabınızdaki parayı, valilikten istediğiniz şeylere harcayabilirsiniz. Harcamazsanız paralar geriye gidecek’ dedi. Harcanmayınca iade olacakmış. Biz de acele ihtiyacımız olan bilgisayar yazıcı ve ses sistemi aldık.”
PİRHA- AKP hükümetinin hazırladığı üç maddelik çalışmada Alevi pirlere maaş ödeneceği iddialarına tepki gösteren Kureyşan Ocağı Piri Hamza Takmaz, “Pir-talip ilişkisini yürüten bir pir devletten maaş alıyor ise onun pirliği kalmaz. Çünkü o artık memurdur” dedi. Hakullahın maaştan farklı olduğunu belirten Takmaz, “Hakullah gönülden gelen hizmetin karşılığında verilir. Bir gönül rızalığıdır. Bu gönül rızalığını mülkiyete çevirir ise bu kendisiyle birlikte bir çok sorun getirir” ifadelerini kullandı.
AKP’ye yakın gazetelerde hükümetin üç madde üzerinde bir çalışma yaptığı belirtilerek, cemevlerine ‘kültür merkezi’ statüsü verilmesi, dedelere maaş bağlanması, cemevlerinin elektrik ve su giderlerinin devlet tarafından karşılanmasının düşünüldüğünü kamuoyuna yansıdı.
Cemevlerine ‘Kültür merkezi’ statüsü verileceği, dedelere maaş ödeneceği iddialarına Alevilerden tepkiler gelmeye devam ediyor. Yeni düzenlemede Alevi pirlerine maaş ödeneceği iddiasına dair konuşan Kureyşan Ocağı Piri Hamza Takmaz, maaş ödenerek Alevi pirlerinin iktidarın resmi memuru haline getirilmeye çalışıldığını kaydetti.
“BİZLERİ ANAYASAL OLARAK TANIMAYANLAR, ÜZERİMİZE OYUN OYNUYOR!”
İktidarın, cemevlerine dönük ‘ihtiyaç’ ziyaretlerinin samimi olmadığına vurgu yapan Takmaz, AKP iktidarı döneminde gerçekleşen tüm açılımların hüsran ile sonuçlandığını belirterek, şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanı, Aleviler hakkında konuşacak ise önce Diyanet’e danışması lazım. Kırmızı nokta Diyanet’in kendisidir ve Aleviler hakkında söyledikleri hiçte iç açıcı değildir. AKP iktidarı döneminde 2001 yılından bu yana Aleviler ve diğer halklar için olmak üzere yapılan birçok çok açılım hüsrana uğradı. 20 yıldan bu yana Aleviler, diğer halklar ve demokrasi için hiçbir şey yapılmamış iken yeni bir açılımın söz konusu olması samimi değildir. Göz boyayıp, ancak yandaşları olanları yanlarına alabilirler. 58 ilde 1585 cemevi ziyaret edileceğine, bu cemevlerinin genel merkezleri ile yapılacak şeffaf görüşmede Alevilerin hak ve talepleri sorulabilirdi. Ama bu iktidarın Aleviler için tek bir şey dahi yapacağını düşünmüyoruz. Bunun bir örneğini Isparta Cemevi açılışında yaşadık. Alevi kurum başkanının Diyanet’i ve Alevilere yönelik hak ihlallerini eleştirmesi sonrasında AKP’li Isparta Cemevi Başkanı ve devlet erkanının tavrı ortadaydı. Cumhuriyet’ten bu yana bizi anayasal olarak tanımayan, tüm haklarımızdan mahrum bırakanların Aleviler üzerine oyun oynamasını sağlıklı görmüyorum. Cemevleri ziyaretlerinde ihtiyaçlar soruluyor. Ne isteğimiz olacak ki?”
“ALEVİ KURUMLARI BU ZİYARETLERİN ÖNÜNÜ KESECEK TAVRIN SAHİBİ OLMALIYDI”
Takmaz, Alevi kurumlarının bu durum karşısında duruşlarının da zayıf olduğu eleştirisini yöneltti. Alevlerin hak ve talepleri için ortak hareket etme çağrısında bulunan Takmaz, “Alevilerin buradaki duruşları da önemlidir. Genel merkezler bu konuda merkezi bir açıklama yaparak bu ziyaretlerin önünü kesecek bir tavrın sahibi olmalıydılar. Devlet, Alevilerin bu örgütsüz, dağınık hallerinden haberdar ve kolayla harcamak istiyor. Halen Alevilere yönelik ev işaretlemeleri, zorunlu din dersleri, eğitimde ihlaller, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmemesi ve elektriklerinin kesilmesi, köylere cami dayatması devam ediyor. Şimdi bir Alevi kurumunun gelip iktidardan, ‘ben de vergi veriyorum’ diyerek cemevi istemesi doğru değildir” diye konuştu.
“DİYANET’TEN MAAŞ ALANIN PİRLİĞİ KALMAZ”
Alevi pirlerinin Diyanet bütçesinden maaş almasının yolun düsturuna uygun olmadığını kaydeden Takmaz, “Pir-talip ilişkisini yürüten bir pir devletten maaş alıyor ise onun pirliği kalmaz. Çünkü o artık memurdur. Hakullah ayrı, maaş ayrı şeylerdir. Hakullah gönülden gelen hizmetin karşılığında verilir. Bir gönül rızalığıdır. Bu gönül rızalığını mülkiyete çevirir ise bu kendisiyle birlikte bir çok sorun getirir. Peki Diyanet’ten alınmak istenen bu maaş helal lokma mıdır? Maaş alan pir, dede hakikate gidemez, şeriat kapısına çıkamaz. Devlet kendisine maaş bağladığı an o pire müfredat verilecek ve ona göre konuşması ve erkan yapması istenecek. Onun dışına da çıkamaz. Aynı cami ve kiliselerde uyguladığı gibi. Kendisine benzetecek” dedi.