PİRHA- Avusturya’da St. Pölten Cemevinin inşaat ve arsa borçları nedeniyle banka tarafından icradan satılığa çıkarılma işlemi iptal edildi. İptal kararını cemevi yönetimi bir açıklamayla duyurdu.
Avrupa’da yapılan ilk cemevi olan Avusturya’daki St. Pölten Cemevi, borç nedeniyle 10 Mart’ta açık artırma ile satışa çıkarılacaktı.
St. Pölten Cemevinin inşaat ve arsa borçları nedeniyle banka tarafından icradan satılığa çıkarılma işlemi iptal edildi. Durumu St. Pölten Cemevi yönetimi bir açıklamayla duyurdu.
Yapılan açıklamada, “Gözümüz aydın olsun canlar! St. Pölten Cemevimizin icradan satış işlemi iptal edildi” denildi.
AVRUPA’DAN VE TÜRKİYE’DEN DAYANIŞMA
Açıklamaya şöyle devam edildi:
“St. Pölten Cemevinin bulunduğu ekonomik sıkıntılı durumdan ötürü icra yoluyla satışa sunulması başta St. Pölten Alevi Toplumu olmak üzere tüm Hak-Muhammed-Ali inanç ve ikrarına bağlı canları üzüntüye sevk etti. Avusturya Alevi İnanç Toplumu yardım kuruluşumuz Hızır Avusturya ve Almanya’da hizmet sunan Uluslararası Alevi Araştırma Dayanışma ve Eğitim Vakfı başta olmak üzere Avrupa’dan ve Türkiye’den duyarlı canlarımızın katkıları ile cemevimize yönelik bir dayanışma örneği sergilendi.
Gelinen süreçte ise icra yoluyla 10.03.2021 tarihinde satışa çıkarılan St. Pölten Cemevine yönelik dün Sevgi Tv ekranlarında yaptığımız “İcra süreci geçici süreliğine ertelendi” açıklaması, bugün yetkili Mahkemenin internet sayfasında da “İcra satış işlemi iptal edildi (Entfall des Termins)” yazılarak onaylanmış oldu.
Şanı yüce Allah’ım ve Yolumuzun sahibi Ulu Erenlerimize şükürler olsun. Bu neticeye erişme hususunda emek veren, gayret gösteren, icradan satışın iptali için geceli gündüzlü aylardır çırpınan, lokma paylaşan, bağışta bulunan canlardan Hak razı olsun.”
Avrupa’nın ilk resmi cemevi binası olan St. Pölten Cemevi bahçesinde Hünkar Pir Sultan ve Yunus Emre’nin heykelleri bulunuyor.
PİRHA-90 yıllık İcra İflas Kanunu’ndan kaynaklanan, çocukların taşınır eşya gibi icraya konulup teslimi usulü hâlâ yürürlükte. Büro Emekçileri Sendikası Samsun Şube Başkanı Yılmaz Tuluk, ayrılan eşlerin çoçuklarını icra yoluyla görmeye çalışmasına tepki gösterdi. Tuluk, bunun duygusal bir istismar olduğunu ve söz konusu kanunun acilen kaldırılması gerektiğini belirtti.
90 yıllık İcra İflas Kanunu’ndan kaynaklanan, çocukların taşınır eşya gibi icraya konulup teslimi usulü hâlâ yürürlükte. Çocukların icra yoluyla teslimi 1932 tarihli 87 yıllık İcra İflas Kanunu’nun, 1965’te değiştirilen 25. maddesinden kaynaklanıyor.
Kanunun 25. maddesine göre çocuklar taşınır eşya gibi icraya konulabiliyor. Bu kanunu uygulamakla yükümlü icra memurları ve kolluk görevlileri de çocuğu mal ya da eşya gibi teslim alıyorlar. Alacaklı konumunda olan anne veya baba çocuk teslimi hakkındaki bir ilamı icra dairesine vererek takip talebinde bulunuyor. Daha sonra borçlu olan anneye veya babaya “icra emri” gönderiliyor. Bu “icra emrinde” borçluya 7 gün içinde çocuğu teslim etmesi, aksi halde çocuk nerede bulunursa bulunsun zorla alınacağı ve çocuğu gizlemesi halinde cezalandırılacağı bildiriliyor. Borçlu olan anne veya baba 7 gün içinde çocuğu teslim etmezse icra müdürü, çocuğu nerede bulursa zorla alıp alacaklı olan anneye veya babaya teslim ederek ilam hükmünü zorla yerine getiriyor.
Çocuğun duygusal istismarı olarak değerlendirilen bu durum tepki çekiyor.
Büro Emekçileri Sendikası Samsun Şubesi Başkanı Yılmaz Tuluk, İcra İflas Kanunu’ndan kaynaklanan, çocukların ‘taşınır eşya gibi’ icraya konulup teslim edilmesine ve çocuğun haczedilmesine tepki gösterdi. Tuluk, bunun duygusal bir istismar olduğunu ve acilen kaldırılması gerektiğini belirtti.
“ARADA KALAN ÇOCUKLAR BİR EŞYA GİBİ İCRA YOLUYLA ALINIYOR”
2011 yılından itibaren Aile Mahkemelerine gelen ön incelemelerin bile aslında sorunlu olduğunu belirten Tuluk, “Boşanan eşlerin arasında kalan çocuklar çok mağduriyet yaşamaktadır. Bugün arada kalan çocuklar da bir eşya gibi icra memuru, polis ya da jandarma tarafından icra yoluyla alınıyor” dedi.
Yılmaz Tuluk, bu kanunun yaklaşık 85-90 yıldır işlediğini belirtti ve şöyle devam etti:
“Mahkeme verdiği kararla çocuğu ya anneye ya babaya veriyor. Mahkeme günlerin önemine göre resmi günlerde, dini günlerde diğer tarafın da çocuğu görmesini istiyor. Bu arada karşı taraf çocuğu aldığı zaman geri göndermek istemiyor. Çocuk ister 6 aylık ister 10 yaşında olsun polis zoruyla, jandarma veya icra memuruyla anne veya babadaysa kapısı çalınarak alınıyor. Bundan kesinlikle kurtulmalıyız.”
“ÇOCUĞA HİSSETTİRİLMEDEN KONU ÇÖZÜME KAVUŞTURULMALI”
“Biz Büro Emekçileri Sendikası olarak böyle unutulmuş, köhne olmuş ama hala uygulamada olan bu kanunların karşısındayız” ifadesini kullanan Yılmaz Tuluk, konuya ilişkin tepkilerini şu cümlelerle dile getirdi:
“Yaklaşık 90 yıldır bu icra yoluyla çocuğun zorla alımı, çocuklarda çok büyük bir etki bırakmaktadır. Bir anneden ya da babadan ayrılan çocuğun durumu içler acısı oluyor. Kesinlikle bunlarla ilgili bir düzenleme yapılmalı. Polisle, jandarmayla, icrayla değil de devletin kendi kurumları direk tarafla konuyu çözüme ulaştırmalıdır. Sosyal Politikalar Aile Bakanlığı veya Adalet Bakanlığı ya da başka kurumlar olabilir. Bu kurumlar çocuğa hissettirmeden konuyu çözüme ulaştırmalıdır.”
CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, “300 bin kişi, geçimlerini sağlayacak bir işe bile başlamadan öğrenim kredisi borcu nedeniyle yasal takip altına girdi” dedi.
CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, üniversite öğrencilerinin aldığı öğrenim kredisinin 825 liraya çıkarılmasını ve öğrencilerin, işe başladıktan bir yıl sonra ödenmek koşuluyla, öğrenim kredisinin sadece yarısını geri ödemesini istedi.
Kılıç bu konuda TBMM’ye bir yasa teklifi verdi ve “2020 yılı itibarıyla kredi alıp ödeyemeyenlerin sayısı 5 milyona ulaştı. Bu gençlerin 300 bini hakkında ise yasal işlem başlatıldı. 300 bin kişi, geçimlerini sağlayacak bir işe bile başlamadan öğrenim kredisi borcu nedeniyle yasal takip altına girdi” dedi.
“ÖĞRENCİLERİN BORÇLARI SİLİN”
Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre, Kılıç, borcu olan öğrencilerin borçlarının da silinmesini istedi.
Kılıç, pandemi ile birlikte zirveye ulaşan işsizlik ve ekonomik sıkıntıların, üniversiteyi bitiren öğrencilerin birçoğunun işsiz kalmasına ve geleceğe umutsuz bakmasına neden olduğunu söyledi. Üniversiteyi bitirdikten sonra uzun süre iş bulamayan öğrencilerin, öğrenim kredisi borçlarını ödemekte zorluk çektiğini de belirten Kılıç şöyle dedi:
“Öğrenim kredisi 2019-2020 eğitim-öğretim yılı itibarıyla aylık 550 TL olarak ödenmektedir. Üniversite bitiminde TÜİK’in toptan eşya fiyat endeksindeki artışlar uygulanarak hesaplanacak miktarın ilave edilmesi suretiyle geri ödeme talep edilmektedir.”
Sevda Erdan Kılıç, teklifin kabul edilmesi halinde, öğrenim kredisinin öğrencilere yarı oranında artırılarak ödeneceğini vurgulayarak, “Yani ortadaki tabloya göre mevcut durumda öğrencilerimize 825 TL ödeme yapılacaktır. Bu rakam da öğrencilerimizin üniversite eğitimleri boyunca, ekonomik kaygıdan ziyade eğitimlerine ağırlık vermelerine ve daha başarılı olmalarına imkan sağlayacaktır” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)
PİRHA- Avrupa’nın ilk resmi cemevi binası olarak inşa edilen St. Pölten Cemevi binası banka borcu yüzünden mahkeme kararıyla icra edilip satışa çıkartıldı. Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Turak, “Cemevimizi Alevi toplumunu bölerek bu duruma getiren St.Polten Cemevi Başkanı Mehmet Mercan ve yönetimi topluma hesap vermeli ve derhal istifa etmelidirler” dedi.
Avusturya’nın St. Pölten şehrinde olan cemevini üyelerinden habersiz Alevi İslam teşkilatına bağlayan Mehmet Mercan yaptığı açıklamada banka ödemlerinin sorunsuz yapıldığını söylemişti, oysa elimize geçen mahkeme kararı işin iç yüzünün böyle olmadığını ortaya koyuyor.
Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Özgür Turak, “St.Pölten Cemevinin icra yolu ile satışa çıkarılmasına neden olan şahıslar Alevi toplumuna en büyük ihaneti yapmışlardır” dedi.
“ALEVİLİĞE EN BÜYÜK İHANETİ YAPTILAR”
Yazılı bir açıklama yapan Turak, şunları belirtti:
“02.12.2018 tarihinde, İslam Alevi İnanç Teşkilatı’nın (IAGÖ) yaptığı şikayetlerden yola çıkarak, “Cemevlerimiz kapanacak ve cemevlerimizde Alevi ritüellerini yapamayacağız” bahanesi ile cemevlerimizi kapatmak isteyen kuruluşa yani İslam Alevi Teşkilatı’na biat edercesine boyun eğerek bağlanıp, St.Pölten Cemevimizin oluşumunda büyük emekleri olan, alınteri ve çocukların rızkını cemevinin inşaasına koyan üyeleri üyelikten atarak ve hiç bir üyesine haber vermeden gizlice İslam Alevi Teşkilatı’na bağlayan yöneticiler Aleviliğe en büyük ihaneti yapmışlardır!
EN BÜYÜK ACI
St.Pölten Cemevimizin tapusunda “İcra yolu ile açık artırmaya gidilecek” bildirgesini okumak en büyük acıdır! Cemevimizi Alevi toplumunu bölerek bu duruma getiren St.Polten Cemevi Başkanı Mehmet Mercan ve yönetimi topluma hesap vermeli ve derhal istifa etmelidirler!
“ST.PÖLTEN CEMEVİNİN İCRA YOLUYLA AÇIK ARTIRMAYA GİTMESİNE GÖZ YUMAMAYIZ”
Biz Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) ailesi olarak önünde Hünkar’ın, Pir Sultan’nın, Yunus Emre’nin heykellerinin bulunduğu St.Pölten Cemevimizin icra yolu ile açık artırmaya gitmesine göz yumamayız, hele bu heykelleri yıkmak için can atan o kadar hariciler dışarda kol atarken!
Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu olarak, Alevi Toplumun birlik ve beraberliği ilkesinde, tüm bileşenlerimiz ile St.Pölten Cemevimize sahip çıkmaya hazırız.
St.Pölten Cemevimizin AABF çatısı altında çalışmalarına devam etmesi koşulu ile Avusturya’da ve St.Pölten’deki tüm Alevi canlarımızla Alevice, kendi değerlerimiz ile yaşamaya ve yaşatmaya devam etmeye talibiz.”
PİRHA- Danıştay’ın ve AİHM’nin cemevlerinin giderlerinin devlet bütçesinden karşılanması kararına rağmen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İçerenköy Cemevi’ne, 23 Şubat günü elektrik borcu nedeniyle icra geldi. PSAKD Kadıköy Şubesi cemevi yönetimi bugün Kartal’da bulunan Anadolu 10. İcra Müdürlüğü’ne itiraz dilekçesi verdi.
Cemevlerinin elektrik giderlerinin Devlet bütçesinden karşılanmasıyla ilgili Danıştay’ın ve cemevlerine ibadethane statüsü verilmesine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararına rağmen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İçerenköy Cemevi’nin 23 Şubat günü elektrikleri kesilerek icraya verildi.
İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü’nün İstanbul PSAKD İçerenköy Cemevi’ne gönderdiği İlamsız Takipte Ödeme Emri’nde, şu ifadeler kullanılmıştı:
“İşbu ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren borcu ve takip giderlerinin (7) gün içinde ödemeniz borcun tamamına veya bir kısmına veya alacaklının takibat icrası hakkına ait bir itiraz hakkınız varsa…
…Hiç mal beyanında bulunmaz veya gerçeğe aykırı beyanda bulunursanız hapisle cezalandırılacağınız dava ve takip işlerine esas olmak üzere kendinize ait bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorunda olduğunuz; adresinizi değiştirdiğiniz halde yurt içinde yeni bir adres bildirmediğiniz ve yeni adresinizin de tespit edilmediği durumda takip talebinde gösterilen adreste çıkarılacak, tebligatın size yapılmış sayılacağı borç ödenmez ya da itiraz edilmezse cebri icraya devam edileceğini ihtar olunur.”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadıköy Şubesi, İçerenköy Cemevi Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Ay, borç olarak bildirilen elektrik parasının ödenmeyeceğine dair mahkeme kararı olduğunu hatırlatarak, bugün avukatıyla birlikte Kartal’da bulunan Anadolu 10. İcra Müdürlüğü’ne giderek, elektrik parasına itiraz etti.
İtiraz dilekçesinde şunlar ifade edildi:
-Elektrik borcu çıkarılan mesken cemevi olup ibadethanedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Danıştay’ın emsal kararları dikkate alındığında ibadethanelerden elektrik ücreti alınması hukuken mümkün değildir. Bu hususta davamız olup lehimize sonuçlanmıştır. Dosya istinaf aşamasındadır.
-Her türlü tazminat hakkımız saklı kalmak kaydıyla ödeme emrine, borca, faize ve tarafımızı borç altına sokacak icrai işleme açıkça itiraz ediyoruz. Takibin İcra İflas Kanunu gereğince durdurulmasını talep ediyoruz.”
SÖZLEŞME FESHEDİLMİŞ
Cemevinin elektriğinin kesilmesine tepki gösteren Cemevi Başkanı İsmail Ay, PİRHA’ya şöyle konuşmuştu:
“Bizim ödenilecek faturaya ilişkin kazanılmış bir davamız var. Cemevimizin elektriğini içeride cenaze olmasına rağmen halkımızın gözü önünde kestiler. Ancak bizi hiçbir şekilde yıldıramayacaklar. Sözleşmemiz fes edilmiş. Ancak elektriği onlar kestikten sonra açmak zorunda kaldık. Çünkü içeride cenazemiz ve halkımız var. Hepsi karanlıkta kaldı. Biz de bu yüzden kaçak kullanmak zorunda kalıyoruz.”
PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadıköy Şubesine bağlı İçerenköy Cemevi’nin elektriği kesilerek, cemevi icraya verildi. Elektrik faturası ödenmediği iddiası ile icraya verile İçerenköy Cemevi Başkanı İsmail Ay, “Cemevinde cenaze ve halk olmasına rağmen Ayedaş’tan yetkililer elektriğimizi kestiler” dedi. Ay, yaşanan bu duruma karşı dava açacaklarını söyledi.
İstanbul’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İçerenköy Cemevi’ne elektrik faturasını ödemediği iddiasıyla icra kararı verildi. İstanbul Ataşehir İçerenköy’de bulunan PSAKD ve Cemevi Kadıköy şubesinin elektriği yetkililerce ‘borcunuz var’ denilerek Ocak ayında da kesilmişti.
Alevilerin inanç yerleri olan cemevleri mahkeme kararlarına rağmen devlet bütçesinden hiçbir destek almıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi gerektiğini kararlaştırmasına rağmen Türkiye bu kararı uygulamıyor.
CENAZE ERKANI SIRASINDA ELEKTRİĞİ KESTİLER
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadıköy Şubesi’ne bağlı İçerenköy Cemevi Başkanı İsmail Ay, cemevinde cenaze erkanının olmasına rağmen elektrik firmasının gelip elektriklerini kestiğini söyledi.
Konuya ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuşan İsmail Ay, yaklaşık iki buçuk ay önce elektrik borcuna karşılık kazanmış oldukları bir emsal davanın olduğuna dikkat çekerek, “Bize gönderilen tebligatta 7 bin TL’ye yakın bir borç çıkararak icralık olduk. Avukatımız elektrik dağıtım şirketi ile karşılıklı bir görüşme yaptı ancak bir uzlaşmaya varılmadı. Biz de Pazartesi (26 Şubat) sabahı bir karşı dava açacağız” dedi.
Ay, şunları kaydetti:
“Daha öncesinden emsal temsil edecek kazanılmış bir davamız var. Bu davayı da aynı şekilde kazanacağımızı düşünüyorum. Ancak tüm bunlar geçici çözümler. Cemevlerine yönelik kalıcı çözümleri sağlayacak adımları atmak için bir kamuoyu oluşturmamız lazım. Tüm Alevi kurumları olarak kendi içimizde bir birlik olarak yetkili birimlere gerekli baskıyı yaparak çözmeliyiz. Biz bir olmadıkça bu sorunlar devam edecektir. Mevcut sistem ve hükümet bizleri kabul etmeyecektir. Bu nedenle her şeyden önce tüm Alevi kurumları bir olmalıyız” diye konuştu.
“DAHA ÖNCE KAZANILMIŞ DAVA VAR, BİZİ YILDIRAMAYACAKLAR”
“Bizim ödenilecek faturaya ilişkin kazanılmış bir davamız var” diyen PSAKD Kadıköy Şubesine bağlı İçerenköy Cemevi Başkanı İsmail Ay, son olarak şunları ifade etti:
“Cemevimizin elektriğini içeride cenaze olmasına rağmen halkımızın gözü önünde kestiler. Ancak bizi hiçbir şekilde yıldıramayacaklar. Sözleşmemiz fes edilmiş. Ancak elektriği onlar kestikten sonra açmak zorunda kaldık. Çünkü içeride cenazemiz ve halkımız var. Hepsi karanlıkta kaldı. Biz de bu yüzden kaçak kullanmak zorunda kalıyoruz. Pazartesi günü de kararın iptali için Anadolu İcra Mahkemesine karşı bir dava açacağız.” (HABER MERKEZİ)