Etiket: idam edilme

  • FEDA: Şeyh Said ve Seyit Rıza bu toplumsallığın savunulması için direnişin simgeleri olmuşlardır

    FEDA: Şeyh Said ve Seyit Rıza bu toplumsallığın savunulması için direnişin simgeleri olmuşlardır

    PİRHA- Şeyh Said ve arkadaşlarını idam edilişlerinin 100. yılında anan Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), onların başlattığı direnişin sürdüğünü kaydederek, “Şeyh Said ve Seyit Rıza bu toplumsallığın savunulması için direnişin simgeleri olmuşlardır” dedi.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) idam edilişlerinin 100. yılında Şeyh Said ve arkadaşlarını anarak, katleden zihniyeti ve uygulayıcılarını kınadıklarını belirtti.

    FEDA açıklamasında, “Tekke ve zaviyeler kanunu ile Aleviler ve Şafiiler yok sayılmış devletin inkar politikası ve tekçiliğine kurban edilmek istenmiştir. İnancın komünal, ahlaki-politik boyutları yok edilerek devletin tekeline alınmak istenmiştir.  Şex Said’den ve Seyit Rıza bu toplumsallığın savunulması için direnişin simgeleri olmuşlardır” diye belirtildi.

    “SEYİT RIZA VE ŞEYH SAİD DİRENİŞİN SİMGELERİ OLMUŞLARDIR”

    Demokratik Alevi Federasyonu’nun açıklaması şöyle:

    “Kürt halkının büyük değeri Şeyh Said’i bir kez daha saygıyla anıyoruz. Yüz yıl önce haksız yere katledilen Şeyh Said ve mücadele arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyor, onları katleden zihniyeti ve uygulayıcılarını şiddetle kınıyoruz.

    Bilindiği üzere, bundan 102 yıl önce Lozan’da imzalanan anlaşma, Kürt halkının varlığını inkâr eden ve tüm ulusal haklarını gasp eden bir düzeni dayatmıştır. Bu eşitsiz ve adil olmayan anlaşma, Kürt halkını yok sayan bir zihniyetin ürünüdür. Şeyh Said ve mücadele arkadaşları, bu haksızlığa, zorbalığa ve zulme karşı, onurlu bir direnişle başkaldırmıştır.

    Onlar, bu toprakların kadim ve onurlu halkı olan Kürtlerin hak, özgürlük, eşitlik ve adalet taleplerini yüksek sesle dile getirmiş ve bu uğurda büyük bir fedakârlık göstermiştir. Tekke ve zaviyeler kanunu ile Aleviler ve Şafiiler yok sayılmış devletin inkar politikası ve tekçiliğine kurban edilmek istenmiştir. İnancın komünal, ahlaki-politik boyutları yok edilerek devletin tekeline alınmak istenmiştir.  Şex Said’den ve Seyit Rıza bu toplumsallığın savunulması için direnişin simgeleri olmuşlardır.

    “AZİZ HATIRALARINI SAYGIYLA ANIYORUZ”

    Bizler, FEDA olarak, inancımızı, kültürümüzü ve kimliğimizi özgürce yaşamak istiyoruz. Aynı idealler uğruna mücadele eden Şeyh Sait Efendi ve arkadaşlarının bıraktığı mirası onurla taşıyor, onların aziz hatıralarını saygıyla anıyoruz.

    Onların katledilmesi, insanlık vicdanında derin yaralar açmıştır ve bu adaletsizliği unutmadığımızı bir kez daha ifade ediyoruz.

    Bu vesileyle, Kürt halkının hak, adalet ve özgürlük mücadelesine olan inancımızı yineliyor, herkesin eşit ve onurlu bir şekilde bir arada yaşayacağı bir geleceğe olan umudumuzu koruyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Deniz Gezmiş ve yoldaşları İzmir’de anıldı-VİDEO

    Deniz Gezmiş ve yoldaşları İzmir’de anıldı-VİDEO

    PİRHA- İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, idam edilişlerinin 53. yılında Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ı anarak, “İdamlar hiçbir zaman meşru olmadı, hukuki olmadı. Öldürdüler ancak yok edemediler” diye belirtti.

    İzmir Emek ve Demokrasi Platformu, 1968’de idam edilen Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını anmak için Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Açıklamada, “Deniz, Yusuf, Hüseyin Tam bağımsız Türkiye”, “Emperyalizme, savaşa, faşizme geçit yok” pankartları açılırken “Deniz’lere sözümüz sosyalist bir Dünya, “68 ruhuna geri sar”  dövizleri taşındı. Sık sık “Faşizme ölüm, halklara özgürlük”, “Deniz, Yusuf, Hüseyin sürüyor sürüyor mücadelemiz” sloganlarının atıldığı açıklamada kentteki siyasi parti ve STK temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    “ÖLDÜRDÜLER, ANCAK YOK EDEMEDİLER”

    Açıklamayı yapan İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, Deniz’in Yılmaz’ın, Hüseyin’in isminin hala yaşadığını ifade ederek, “Egemenler, o gencecik insanları asan faşistler bilmiyor ki, aslında halkımız kendisi için savaşan, dövüşen, bedel ödeyen insanları unutmuyor. Sinan Cemgiller Nurhak’ta öldürüldüğünde naaşlarının başında ilk ağıt yakanlar Adıyaman’ın köylü kadınlarıydı. Hala yüzbinlerce insanın ismi Deniz, Ulaş, Mahir… Hala her mitingde, her eylemde resimleri taşınanlar onlar… Asarak, katlederek yok edebileceğini sanan egemenlerin isimlerini ise hatırlayan bile yok.Denizler bir hukuk faciası ile idam edildiler. Ne ceza hukuku ne de usulü hiçbir şekilde dikkate alınmadan, cezayı eyleme uydurmaya çalışarak Denizleri katlettiler. Verilen kararın ne hukuki bir yanı vardır ne de vicdani… Zaten idamlar halkın gönlünde yok hükmünde olduğundan bugün yine, ellerimizde onların fotoğrafları, dilimizde onların isimleriyle buradayız. İdamlar hiçbir zaman meşru olmadı, hukuki olmadı. Öldürdüler ancak yok edemediler” dedi.

    “MÜCADELELERİ YOLUMUZA IŞIK TUTUYOR”

    Deniz ve arkadaşlarının mücadelesinin hala yollarına ışık tuttuğunu vurgulayan Sefa Yılmaz, “25’li yaşlarında üç gencin tüm varlıklarını bağımsızlık ve devrim kavgasına adaması, bu adanmışlığı idam sehpasında son sözleriyle haykırmaları halen en önemli miraslardan bir tanesidir. Ülkemiz bugün hala emperyalizmin sömürgesi bir durumdadır. Ülkemiz hala yoksulların, işçilerin, köylülerin, emekçilerin ağır sömürü şartları altında yaşamak zorunda bırakıldığı bir coğrafyadır. Ülkemiz hala en ağır baskı dönemlerinden birisini yaşamaktadır. Bizler Denizlerin manevi mirasını devralmak, o mücadele bayrağını yere düşürmemek, ülkemizi bağımsızlığa, halkımızı özgürlüğe kavuşturmak zorundayız. 6 Mayıs’tan 6 Mayıs’a anma törenleri düzenlemekle yetinmeyip onları hayatın her alanında, mücadelenin her zerresinde yaşatmaya devam etmek zorundayız. Halkımız insanca yaşayacak bir düzene kavuşana kadar mücadeleyi büyüterek sürdürmek zorundayız.Denizlere sözümüz, ülkemizin bağımsızlığı, halkımızın özgürlüğü olmalıdır. Onların son sözlerinde söylediği gibi; yaşasın halkların kardeşliği, kahrolsun faşizm” şeklinde konuştu.

    Açıklamanın ardından kitle, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünden Gündoğdu Meydanı’na yürüyerek denize karanfil bıraktı.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 53. yılı!

    Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 53. yılı!

    PİRHA- 68 devrimci gençlik hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin bugün 53. yılı.

    Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın 6 Mayıs 1972 idam edilerek katledilişlerinin üzerinden 53 yıl geçti.

    Türkiye devrimci hareketinin önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, bundan 53 yıl önce 1972 yılının 6 Mayıs günü idam edildi. Türkiye halklarının mücadelesinde “Üç Fidan” olarak simgeleşen Gezmiş, Aslan ve İnan’ı idama götüren süreç 12 Mart 1971 darbesi ile başladı.

    Denizlerin idam edilişine gelen süreç etkili bir mücadele sonrasında geldi. Denizler, “Üç Fidan” THKO’yu ilan etmeden önce de etkili eylemlere imza attı. Vietnam Savaşı’nda ardından Avrupa’da başlayan ve tüm dünyaya yayılan 68 hareketinin Türkiye’deki öncüleri olan Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in mücadelesi, Türkiye halkları tarafından temsil edilmeye devam ediyor.

    Üç Fidan’ın 16 Temmuz 1971 tarihinde Ankara 1. No’lu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi’nde başlayan THKO-1 Davası’ndaki yargılamaları, 9 Ekim 1971 tarihinde “Anayasayı silah zoruyla değiştirmek” gerekçesiyle verilen idama kararı ile sona erdi.

    SON SÖZLERİ

    Çıkarıldıkları idam sehpasında Yusuf Aslan’ın sön sözleri “Ben ülkemin bağımsızlığı ve halkımın mutluluğu için bir defa ölüyorum. Sizler, bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz. Biz halkımızın hizmetindeyiz. Sizler Amerika’nın hizmetindesiniz. Yaşasın devrimciler! Kahrolsun faşizm!” oldu.

    Hüseyin İnan da “Ben şahsi hiçbir çıkar gözetmeden halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım! Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım! Bundan sonra bu bayrağı halka emanet ediyorum! Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler. Kahrolsun faşizm!” diye haykırdı.

    Deniz Gezmiş ise “Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm Leninizmin yüce ideolojisi! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi! Kahrolsun emperyalizm! Yaşasın işçiler, köylüler!” sözleriyle, Türk ve Kürt halklarının mücadelesini ölüme giderken bir adım daha ileri taşıdı.

    DENİZ GEZMİŞ

    Deniz Gezmiş, Ankara’nın Ayaş ilçesinde 27 Şubat 1947’de doğdu. Öğretmen bir ailenin çocuğu olarak çeşitli kentlerde ilk ve orta öğrenimini gördü. Liseyi İstanbul’da bitirdi.

    1966’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne giren Gezmiş, lise yıllarında sol düşünceyle tanışmıştı ve 1965’te Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) Üsküdar ilçesine üye oldu. 30 Ocak 1968’de Hukuk Fakültesi’nde Devrimci Hukukçular Örgütü’nü kuran Gezmiş, 12 Haziran 1968’de İstanbul Üniversitesi’nin işgal edilmesine önderlik etti.

    1969 Haziranı’nda Filistin’e giderek Eylül’e kadar Filistin gerilla kamplarında kalan Gezmiş, 20 Aralık 1969’da yakalandı ve Cihan Alptekin’le birlikte 18 Eylül 1970’e kadar tutuklu kaldı. Daha sonra Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan’la birlikte Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nu (THKO) kurdu. 4 Mart 1971’de dört ABD’li erin kaçırılması eyleminde bulunan Gezmiş, erlerin serbest bırakılmasından sonra Sivas’ın Şarkışla ilçesinin Gemerek nahiyesinde Yusuf Aslan’la birlikte yakalandı.

    9 Ekim 1971’de idam cezasına çarptırılan Gezmiş, 6 Mayıs 1972’de idam edildi.

    HÜSEYİN İNAN

    Hüseyin İnan, 1949’da Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Bozhöyük köyünde doğdu. İlk ve orta okulu Sarız’da, liseyi Kayseri’de okudu.

    1966’da ODTÜ İdari Bilimler Bölümü’ne kayıt oldu. 1968’de TİP ve daha sonra Milli Demokratik Devrim (MDD) içindeki ayrılıklarda, giderek belirginleşen illegal ve dar örgütçülük fikri etrafında çekirdek bir grup oluşturup, kır gerillası yoluyla anti-emperyalist mücadele verme fikrini geliştirmeye çalıştı. Özellikle ODTÜ kökenli olan ve temelini İnan’ın attığı bu grup daha sonra, THKO’nun çekirdek kadrosunu oluşturacaktı.

    14 Ekim 1969’da Filistin Kurtuluş Örgütü’nün El Fetih kamplarına gitti ve orada İsrail’e karşı savaştı. 1 Ocak 1971’de Türkiye İş Bankası Emek Şubesi soygunu, ABD askeri tesislerinin basılarak ABD’lilerin kaçırılması ve daha sonra dört Amerikalı’nın kaçırılması eylemlerinde yer aldı. 24 Mart 1971’de Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde yakalanarak, 9 Kasım 1971’de Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan’la birlikte idama mahkum edildi. 6 Mayıs 1972’de idam edildi.

    YUSUF ASLAN

    Yusuf Aslan, 1947’de Yozgat’ın bir köyünde doğdu. Ortaöğrenimini dindar ve anti-komünist eğilimlerle, gelenekçi önyargıların güçlü olduğu bir çevrede tamamladı.

    1966’da ODTÜ’ye girdi. Bir yıla kalmadan ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü’nün üyesi oldu, Dev-Genç içinde çalışmaya başladı.  1969’da arkadaşlarıyla birlikte Filistin’e gitti. Burada helikopter ve uçak pilotluğunu öğrendi. Traktörden helikoptere kadar her türlü aracı büyük bir ustalıkla kullanıyordu.

    1970 yılında kurulan THKO’nun kurucusu ve önderlerinden olan Yusuf Aslan, Deniz Gezmiş’le birlikte Nurhak’a dağdaki gerilla grubuna katılmaya giderken, Sivas Şarkışla’da yaralı olarak yakalandı. Sıkıyönetim mahkemelerinde yargılandı.

    6 Mayıs 1972’de Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan’la birlikte idam edildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Seyit Rıza ve arkadaşları için Avrupa’da anma etkinlikleri

    Seyit Rıza ve arkadaşları için Avrupa’da anma etkinlikleri

    PİRHA- Seyit Rıza ve arkadaşları idam edilişlerinin 87.  yılında Avrupa’nın farklı kentlerinde kitlesel olarak anılacak. 

    87 yıl önce Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyid Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildi.

    15 Kasım 1937 yılında Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza, oğlu ve yoldaşları için Avrupa’nın birçok kentinde anmalar ve paneller düzenlenecek.

    İsviçre’nin Cenevre, Fransa’nin Saint-Louis, Almanya’nın Stuttgart, Mainz ve Nürnberg kentlerinde 15 Kasım’da anma etkinlikleri düzenlenecek. Etkinlikler Dersim İnşa Kongresi, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu, Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği, St.Louis ve Weil am Rhein Alevi dernekleri, Rhein Main Dernekler Birliği, Stuttgart Dersim Soykırım Mağdurları İnisiyatifi öncülüğünde düzenlenecek.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • HDK: Denizler devrimci mücadelemizin esin kaynağıdır

    HDK: Denizler devrimci mücadelemizin esin kaynağıdır

    PİRHA-Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilişlerinin yıldönümünde anan Halkların Demokratik Kongresi (HDK), “Gençliğin isyanlarını devrimcileştirerek pratikleştirdiler. Bu yüzden kapitalist sisteme karşı verilen mücadelemizin esin kaynakları olmaya devam ediyorlar” dedi.

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Yürütme Kurulu, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilişlerinin yıldönümünde andı, “Demokrasiyi halklarımıza çok gören egemenlere karşı kurtuluş yolu arayan gençlerin, emekçilerin yolunu siyasi ve askeri darbe ile kesen 12 Mart faşizminin idam ederek katlettiği Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı ideallerine bağlılığımızla yâd ediyoruz” dedi.

    “DENİZLER KAPİTALİST SİSTEME KARŞI MÜCADELEMİZİN ESİN KAYNAĞI”

    Onlar, alacakaranlık bir vakitte, ‘Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi’, ‘Yaşasın işçiler ve köylüler’, ‘Yaşasın devrimciler’ diyerek veda ettikleri belirtilen açıklamada, “Onların açtığı yoldan devam edenler, her alacakaranlıkta bu sözlerle yönlerini doğrulttular. Onlar, aradan geçen yıllara karşın gençliğin ve ezilen halklarımızın yüreğinde ve bilincinde yaşamaya devam ediyorlar” diye belirtti. Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in kendilerini kuşatan resmi ideolojinin heyulalarıyla mücadele ederek, Latin Amerika’dan Kara Afrika’ya, Uzak Asya’ya, eşitlik ve özgürlük için mücadele edenlerle kopmaz bağlar kurarak gençliğin isyanlarını devrimcileştirerek pratikleştirdiler. Bu yüzden kapitalist sisteme karşı verilen mücadelemizin esin kaynakları olmaya devam ediyor Denizler” denildi.

    “HALKLARIN EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK TALEPLERİ FAŞİZAN UYGULAMALARLA KIRILMAYA ÇALIŞILIYOR”

    Denizler’in anısında saklı olan, egemenlerin bize ‘bol’ gördükleri demokrasiyi toplumsal yaşamın her alanında kurarak mücadele etmeye devam edeceklerini vurgulayan HDK, şöyle devam etti:

    “Kapitalist düzenin yarattığı eşitsizliklere, adaletsizliklere karşı gelişen halk mücadelesinin darbelerle engellendiği her buhran döneminde olduğu gibi, şimdi de emekçiler kölelik dayatmalarına maruz bırakıldığını, doğanın her zamankinden daha fazla yıkıma uğratıldığını, halkların demokrasi, eşitlik ve özgürlük taleplerinin faşizan uygulamalarla kırılmaya çalışılıyor. Dünya emperyalist kapitalist sisteminin yaşadığı krizle birleşen pandeminin yarattığı bu özel konjonktürde, ‘siyasi soykırım’ operasyonları ile halkların demokratik hareketini engelleyerek, bir kez daha egemenliklerini ihya etmek istiyorlar. Siyasi darbelerle tahkim ettikleri Saray rejimi, polis ve yargı operasyonları ve pandemi yasakları ile halklarımızın örgütlü mücadelesini dağıtmak, teslim almak istiyor. Aşağı bakmamızı, baş eğmemizi istiyorlar.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Onların isimleri ve mücadeleleri Türkiye halklarının yüreğinde ve zihninde yaşayacak’

    ‘Onların isimleri ve mücadeleleri Türkiye halklarının yüreğinde ve zihninde yaşayacak’

    PİRHA- HDP, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan’ın idam edilişlerinin 49. yılı dolayısıyla açıklama yaptı. Açıklamada, “Onların isimleri ve kararlı mücadeleleri Türkiye halklarının yüreğinde ve zihninde yaşamaya devam edecek” denildi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan’ın idam edilişlerinin 49. yılı dolayısıyla açıklama yaptı.

    HDP, 6 Mayıs 1972 tarihinde gerçekleşen bu cinayetle Deniz, Hüseyin ve Yusufların şahsında Türkiye halklarının eşitlik, özgürlük ve devrim talepleri darağacına çekilmek istendiğini vurgulayarak, “3 fidanın darağacına gönderilmesi ne mücadeleyi bitirdi ne de toplumun devrim ve değişim talebinin önüne geçti. Aksine, Deniz, Hüseyin ve Yusuf başta olmak üzere özgürlük, eşitlik, barış ve kardeşlik yolunda hayatını yitirenler, milyonlarca insanın yüreğinde, mücadelesinde ölümsüzleşti. Toplumun devrim ve değişim talebi daha da büyüdü. Denizlerin, Mahirlerin, Mazlumların, İboların yaktığı özgürlük meşalesi mücadele eden herkesin, hepimizin yolunu aydınlatmaya devam ediyor” dedi.

    “DENİZLERİN MÜCADELESİNİ ANLAMLANDIRMAK DAHA BÜYÜK BİR ÖNEM KAZANDI”

    Bugün ülkenin sürüklendiği karanlık siyasi ortamda, iktidarın yarattığı çürümüşlük içerisinde Denizlerin mücadelesini ve anılarını anlamlandırmanın daha büyük bir önem kazandığı vurgulanan açıklamada, “‘Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği’ sözleri, yaratılmak istenen kutuplaşmaya, toplumsal bölünmeye karşı mücadele iddiasında olan herkese yapılmış ‘ortak mücadele’ çağrısıdır. Bizler bugün de bu çağrıyı sahipleniyor ve bu çağrıyı varlık gerekçemiz olarak görüyoruz” denildi.

    “EŞİT VE ÖZGÜR YAŞAMI YARATMAK İÇİN MÜCADELEYİ KARARLIKLA BÜYÜTECEĞİZ”

    Halk adına her türlü bedeli göğüsleyenler ile kendi kişisel ikballeri için siyasi cinayetler işleyenler arasındaki tarihsel mücadele bugün de keskinleşerek sürdüğünün altı çizilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Dün 3 fidanın katledilmesine, halkın özgürlük taleplerinin bastırılmasına sebep olanlar bugün de soygun düzeninin devam ettirilmesi, kişisel ikballerinin sürmesi için muhalifleri cezaevlerine doldurmaya, partimizi kapatmaya, siyasi darbe ile halkın iradesine el koymaya yelteniyor. Dünün sorumluları utançlarından toplum içine çıkamıyor, bugünküler de aynı utançla yaşamaya mahkumlar. Devrimciler, mücadele edenler dün de baş eğmedi bugün de başı dik bir şekilde geleceğe yürümeye devam ediyor. Deniz, Hüseyin ve Yusuflar başta olmak üzere devrim ve demokrasi yolunda hayatını kaybeden ve büyük bedeller ödeyenleri saygıyla ve minnetle anıyoruz. Onların isimleri ve kararlı mücadeleleri Türkiye halklarının yüreğinde ve zihninde yaşamaya devam edecek. Miraslarına sahip çıkarak Türkiye halklarının hak ettiği eşit ve özgür yaşamı yaratmak için mücadeleyi kararlılıkla büyüteceği.”

    (HABER MERKEZİ)